![]() |
Bir bahar sabahının karanlığında ıssız Gökte diz çökmüş iki titrek ışıklı yıldız Olan gözleinize aşıkım, Bayan ülker! Mutlu, esen ve hoşken ve gülerken gülerken Nerden gelir bilinmez üzgünlüklerle birden Solan gözlerinize aşıkım, Bayan Ülker! Ne zaman perdelese içlerini bir buğu Ölümüm güzelliği, özlemim yorgunluğu Dolan gözlerinize aşıkım, Bayan Ülker! Kalbinizin sezilmez parıltıcıklarını Bir büyük ateş gibi göstermenin sırrını Bulan gözlerinize aşıkım, Bayan Ülker! Ahmet Muhip Dranas |
Aşıklar Ölemez Hiç düşünmüyor musun beni söylesene Sana olan aşkım sanma ki öylesine Seviyorum seni ben hem de ölürcesine Hasret kaldım bekliyorum iki çift güzel sözüne Masmavi gözlerin aldı beni benden Ölürümde vazgeçmem bir tanem senden Hiç haber gelmiyor ki bırakıp da gidenden Allah korusun seni kötü bakan kem gözden Ne olurdu sevseydin sen de beni çok Ben seviyorum ama aşkımın karşılığı yok Ben ne söylesem sanırım ki sana boş Ben sana koşuyorum sen de bana koş Ne yazmakla biter derdim ne de çekmekle Ömrüm geçti bir vefasızı sevmekle Ben yıllardır bekledim birazcık da sen bekle Sen dert çekme sakın benim derdime ekle Derdini çilesini çekmeyen bilemez Aşıksın sen kardeşim aşıklar ölemez Aşıksın sen yazıktır aşıklar gülemez Herkes sen ben gibi yürekten sevemez...! yazarı bilinmiyor |
sen sus! eğ başını öne! git sevdiğim!... S e m r a B a k a n http://grafik.izedebiyat.com/ikon/35.gif Küçük adımların ne demek olduğunu en iyi ben bilirim Senin hep küçük adımların vardı… Bana gelen yollarında, Bir de; kuralların Hani şu bildiğimiz bir demet kır çiçeğini bile, Bana çok gören, Eksilen çiçekler olacaksa senden, sırf sen üzülme diye Bahçene girmem bundan böyle… Ellemem kime saklandığı belli olmayan mor menekşelerini…. Bu sonbaharla birlikte bırakır dallarını Kaçırırım gözlerimi gözlerinden sevdiğim, Canımı acıtan bahanelerine inanmasam bile Yeter ki sus! Sen yalan söyleme!… Gözlerime bakmayı, gözlerimsiz yaşamaya tercih edişinin… ……..bilmem kaçıncı günü bugün!… ve bilmem kaçıncı gemidir bu geçen? İçinde sana el sallayan bir benim olmadığım, Aynı saatlerde , 200 kilometre hızla koşan ben Gel gör ki; Hala topraklarında olduğumun, ….daha yeni farkına varıyorum. Yaz gecelerinde üşüyen bedenleri Güz akşamında yağan yağmurları, ucuz bahaneler biriktirmeyi Bir de küçük adımları oldum olası hiç sevmediğimi öğrendim Yıkılan kumdan gemin olacaksa Sırf sen üzülme diye, çırpmam ayaklarımı senin kıyılarında… yeter ki sus! Üzül benim için sevdiğim… Iyiliğimi istiyorsun adı altındaki gitmelerinin Beni başından atmak için olduğunu …..bir Cumartesi ikindisinde anladım ben!… Sen sus! Eğ başını öne… Bırak…. kelimeler kifayetsiz kalsın!… Altı üstü bir hayaldi işte kurmayı beceremediğimiz, Gönlünün kapısından dönüş biletim elimde, ……..çoktan geçtim ben Içimdeki senin elini bile sıktım!… Söndürmek için öksüzlüğümü… Beklediğim yağmurlar yağar belki, bugün-yarın! Tek sen kalma buralarda, Sırf sen gelme kapımı çalmaya Eğ başını öne… Hadi git sevdiğim!…. |
Sessiz sakin bir şırıltıyla akıyordu dere Ellerimi bıraktın sanki büyü bozuluverdi Şimdi bomboş kalan o cennet köşe Anladım aşkımızın sona erdiği yerdi Şimdi kurumuş dere akmıyor artık Sevdiğim yüzüme bakmıyor artık Bir zamanlar gözgözeydik,diz dize Şimdi aşk bitti....Sevgi yok artık SCANNER_11 |
Kandil Bugün ellerini semaya gönlünü Mevlaya aç, bugün günahlardan olabildiğince kaç, bugün en gizli incilerini onun için saç çünkü bugün kandil, kandilin mübarek olsun. NiliM |
Rücu Sen benim gözümde bir rivayettin İlk değil alçağı yüksek görüşüm Sanma ki sen bana ihanet ettin O senin aslına rücu edişin Gün olur kediye düldül derim ben Gün olur baykuşa bülbül derim ben Tedirgin etse de gerçek ötüşün O senin aslına rücu edişin Caymadım cüceyi yüce görmekten Caymadım cahile cüret vermekten Gözümden düşse de hal ve gidişin O senin aslına rücu edişin İlk defa vurmadım başımı taşa Yanıla yakıla geldim bu yaşa Sanma ki sen beni aldattın hâşâ Çoktandır başladı bende bitişin O senin aslına rücu edişin Kahrını çektiysem vardır bir neden Sensin bu duyguyu bende üreten Gübredir toprağı verimli eden Kim kimi kullanmış şöyle bir düşün O senin aslına rücu edişin Oyun bitti bu son perde son gala Güçlü olsan başarırdın pekâlâ Aslan rolü yakışmıyor çakala Bırak da kendine gelsin gidişin O senin aslına rücu edişin... Cemal Safi |
HER GÜNÜM SENİNLE Güzel olan Her günü seninle tekrar tekrar yaşamak Erimek yarını olmayan zamanlarda Durdurmak bir yerde bütün saatleri Bütün kuralları kırıp parçalamak Sonra varmak o yerlere Mevsimlere dur demek Kar yağarken çiçek açtırmak ağaçlara Güneşi bir akşam saatinde tutup bırakmamak Sonra doldurmak ayışığını kadehlere Delicesine içmek Ve unutabilmek her şeyi ansızın Sevmek seni en yücesiyle sevgilerin Birlikte geçmiş, gelecek bütün çağları aşmak Güzel olan Sevmek seni Tanrılar gibi Seninle Tanrılaşmak Bir gün bu akan sele dur diyeceğim Göreceksin Ne bu şehirler kalacak Ne bu duygusuz sürü Bu korkunç kalabalık Her vapur seni getirecek bana Bütün istasyonlarda seni bekleyeceğim Kapılar sana açılacak Senin için söylenecek şarkılar Şiirler senin için yazılacak Her evde bir resmin Her meydanda bir heykelin olacak Ve sen kimi gün bir rüzgar gibi Kimi gün denizler gibi, bulutlar gibi Kopup ötelerden, ötelerden Yalnız bana geleceksin Bir gün bu akan sele dur diyeceğim Göreceksin Ben eskimeyen tek güzelliği sende gördüm Sende buldum erişilmez hazları Yanında sıyrıldım korkulardan, yalanlardan Duyguların en ölmezini sende duydum Susuzluğum dudaklarında dindi Yalnızlığım ellerinde Çoğu gün unuttum açlığımı Sende doydum İlk defa seninle bütünlendim, anlıyor musun Anladım yaşadığımı her nefes alışta Seninle geçtim bütün zamanlardan Seninle var oldum Eridim seninle bir sonsuz çalkanışta Boynunda bir yer vardır ben bilirim Ne zaman oradan öpsem değişir gözlerinin rengi Yanar dudakların, terler avuçların Dökülür kapkara bir aydınlık gibi omuzlarına saçların Gitgide artar kalbinin vuruşları Bir musiki halinde dünyamı doldurur Ansızın bütün sesler kesilir Zaman durur Bir başdönmesi başlar o en yükseklerde Her gün seninle yeniden varoluruz Eriyip kaybolduğumuz yerde. Sesini duymadığım gün Yaşanmış değil Açan çiçek değil Öten kuş değil Yüzünü görmediğim gün İçimde yıldızlar sönük Güneşler güneş değil Seni sevmediğim gün Seni anmadığım gün Olacak iş değil Balıklar denize muhtaç Çiçekler toprağa ve suya Umutsuz yaşamıyor insanlar Dal yapraksız olmuyor Meyva ağaçsız Tanrı bizsiz Tanrı değil Biz Tanrı'ya muhtacız Ve ben de sana muhtacım sevdiğim Su gibi, ekmek gibi Adın dudaklarımda Bir sabah uyanınca Nefes alabilmek gibi Her günüm seninle geçsin O güneşe en yakın Kimsenin varamayacağı bir dağbaşında Uçsuz bucaksız uzak denizlerde İnsan ayağı değmemiş ormanlarda Uzaklarda, en uzaklarda O gemilerin uğramadığı limanlarda Işığım ol, alınyazım ol benim Vatanım ol, evim ol Yeter ki bir ömür boyu benim ol Her günüm seninle geçsin. Ümit Yaşar Oğuzcan |
Mum Kokar Geldiğin Yerler* ____kırmızı bir gül'dür sevda taşınır kalpte ____şeytana inat beklenir kapısında c e n n e t i n.. bir kar bulutudur yağan şiir deniz olmuş gözleri kadının adını sanını unutmuş geçmişten birkaç i z.. hangi sıcak tende izlenir nefesin bu senin kendin değil olsa olsa kaderin ve hâlâ g ü l (e) b i l i y o r s a n.. düş der ki savrulmakta "an" döker yapraklarını anbean yâr gelir ser(p)ilir gülüşler ardında yapayalnız uç/an y a z.. ve hâlâ gül(e)biliyorsan depreşir geride fotoğraflar ki bilirim efsanedir alabora "m u m k o k a r g e l d i ğ i n y e r l e r.." Ali Hakan DÜZ |
Şimdi seni düşünüyorum, biliyorsun Aklıma ellerin geliyor önce Yağmurlu bir gün hatırlıyorum Islanmış bir serçe kuşu hatırlıyorum Durup durup ölümü hatırlıyorum Alnıma bir ışık vuruyor karanlıkta Sonra alabildiğine bir sessizlik başlıyor Alabildiğine bir deniz Alabildiğine kum İçim ürpertilerle dolu Karanlık denizlerin ortasında Seni düşünüyorum… Hani denizin insanı deli eden maviliği Nerde o güneş parıltıları nerde Göremiyorum ama duyuyorum Yaklaşan fırtına sen olmalısın Bu rüzgar senin hayallerin olmalı Senin ümitlerin Senin arzuların olmalı Bütün karanlıklara razıyım Yalnızlık uzaklarda, çok uzaklarda Bir gemici feneri yanmalı Şimdi bütün gün üstüme yağmur yağıyor Bütün gece kar Yalnızlığın tam ortasındayım artık Yalnızlık kadar Bilsen nasıl üşüyorum Al şu ellerimi ısıt biraz Ya da al götür bu soğukları Bu yağmurları Görmüyor musun? Beni öldürecekler artık Beni öldürecekler diyorum sana Geçmiş gelecek bütün yıllarım Bütün umutlarım senin olsun al Beni bu karanlık denizlerde bırakma Ümit Yaşar Oğuzcan |
Ölümlü İnsanlar İçin Hepiniz öleceksiniz! Tanrı katına çıkacaksınız utanmadan! Ruhlarınız koyup kaçacak sizi! Topraklara gömüleceksiniz. Kurtlar, böcekler, solucanlar Sevinçle saldıracak üstünüze. Elleriniz bomboş kalacak, Kimse bakmayacak resminize. Sevilmiş kadınların hayali Dumanlar gibi dağılacak; Faydaydı, şöhretti, merhametti Semtinize uğramayacak. Gözleriniz yok artık! Dünyamızı göremeyeceksiniz! Okşamak, gülmek, konuşmak Yok olmuş bir selde yüzeceksiniz, Yavaş yava çürüyeceksiniz. Cahit Külebi |
| Saat: 09:22 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık