![]() |
Karar verdim artık seni unutmaya... Daha fazla yapacak hiçbir şeyim, Atacak hiçbir adımım, Ve söylenecek hiçbir sözüm kalmadı... Aşk uğruna söylenebilecek ne varsa söyledim, Ne kadar cümle varsa yeryüzünde aşkı ifade edebilmek için kullanılan; Hepsini yazdım... Elimden geleni ve hatta daha fazlasını yaptım seni kazanabilmek için; Ama başaramadım... Daha nereye kadar gider böyle? Sen beni umursamaksızın kendi yolunda ilerlerken, Ben nereye kadar daha bu işkenceyi çektirmeye devam edebilirim kendime? Artık buna dayanacak gücüm kalmadı... Senin başka kollarda zevki tattığını, Benim yerime seni aslında hiç haketmeyen kolların sarıp okşadığını bilmeye, Ve bunun için deli gibi üzülmeye daha fazla tahammülüm kalmadı... Benim olmayan, Ve hiçbir zaman da olmayacak olan bir insanı özlemeye, kıskanmaya, sevmeye, Ve beklemeye daha fazla gücüm kalmadı... Seni sevdiğim her gün kendi hayatımdan çalıyorum, Senin günün gün ederek yaşadığın her gün ben biraz daha ölüyorum; Artık yeter, bitmeli... Evet, ben seni sevdim ama sen beni sevemedin... Öyleyse bunu daha fazla zorlamanın, Bile bile üstüne gidip her seferinde bir kez daha kırılmanın hiçbir anlamı yok... Çoğu zaman senin farkına bile varmadığın ya da bilmediğin, Görmediğin kırgınlıklarımı ve acılarımı içimde yaşarken ben Bunların hiçbir getirisi olmuyor hiçkimseye... Yıprandım artık.. Bu aşk umduğundan da çok yıprattı ve yordu beni... Ve öyle çok kırdı ki kalbimi defalarca; Bir kez daha eskisi gibi olmam mümkün değil.. Sen bana dönsen bile, Herşeye yeniden başlasak bile kırgınlıklarımı ve acılarımı unutmam artık mümkün değil... Biliyorum çok uzun zaman önce yapmalıydım bunu! Bu olgunluğu bana 'bitsin' dediğin o ilk gün kendimde bulabilmeyi başarmalıydım, Ama yapamadım işte... Aylar geçti üzerinden, Ve ben ne kadar istesem de bir türlü senden kopmayı başaramadım; Ama artık yeter! Sen kendi yolunu çoktan çizmişsin, İçinde beni ve bana ait olan hiçbir şeyi barındırmayan bir hayat seçmişsin kendine yaşamak için... Öyleyse neden ben bu bana acı veren kararın gölgesinde Kendi hayatımdan vazgeçen taraf olmaya devam edeyim daha fazla? Ben mutlu olmayı, sevilmeyi haketmiyor muyum? Kötü bir insan mıyım ben? Hakkım yok mu benim de güzel günler görmeye? Bir gece olsun yatağa huzur içinde girip, Hiç ağlamadan uyumaya hakkım yok mu? Sana duyduğum bu hastalıklı sevgi beni her geçen gün biraz daha öldürüyor.... Artık daha fazla yazık etmek istemiyorum kendime ve gençliğime... Artık koparabilmek istiyorum kendimi senden, Alabilmek istiyorum hayatımın iplerini elinden.. Ve bundan sonra yalnız yürümek istiyorum kendi yolumda; Başka hiçkimseyi ve hiçbirşeyi düşünmeden, umursamadan, istemeden... Kendi hayatımın efendisi olabilmek istiyorum yeniden! Ve tek bir Tanrı'ya inanmaya devam etmek... Evet, seni sevdim! Ve bu sevgi için herşeyimi verdim, Elimden gelebilecek her türlü fedakarlığı yaptım bu sevgi için, Herşeyi göze aldım, Hiçkimsenin hiçkimse için bulunmayacağı kadar özveride bulundum, Anlayış gösterdim, sabrettim, ve bekledim... Artık bitti... Bu sevgi içimden söküp çıkarabileceğim kadar basit bir şey değil... Ama ben vazgeçtim artık seni beklemekten ve istemekten... Sevgimi kendi içimde yaşayacağım artık; Seni ve sana dair hiçbir şeyi istemeden, beklemeden, Özlemeden ve umut etmeden... Bize dair kurduğum bütün hayallerimi söküp attım içimden, Ve şimdi bir ben kaldım ortada; Ellerimin arasında bana bomboş ve anlamsız görünen hayatımla birlikte... Şimdilik ne yapacağımı, nereye gideceğimi, nasıl yaşayacağımı bilmiyorum Ve derin bir boşluğun tam ortasındayım ama alışacağım, Çünkü bundan daha kötüsü olamaz biliyorum... Ne olursa olsun bundan sonra daha iyi olacağım biliyorum... Dilerim ki senin de yolun açık olsun bundan sonraki hayatında... Ve yeniden böyle bir aşkla sevilebilmeni dilerim; Ama bu kez senin de sevebileceğin biri tarafından... Mutlu ol, mutlu kal... ŞAZİYE ÖZTİNEN |
Arwen, Biraz Kısaymış Daha Uzunu Yokmuydu. : ) ************** ********* ***** Gözüne mil çekersen Görünür gerçek dünya Aynalarda sen, hep sen Dost, sevgili, hep riya..! Kaç, kurtul kelimeden Ağlamdan,gülmeden ! Hani ya sen ölmeden, Ölecektin, hani ya....?. Necip Fazıl Kısakürek |
Gözlerine baktığım günü hatırlamadın mı? Hatırlamadın mı hastalandığında diz ucunda ağladığı mı? Hiç hatırına gelmedi mi seni öpüşlerim? Sen nasıl sevdin ki beni böyle üzdün.. Yağmurlarda senin için ıslandığımı unuttun mu? Yoksa beş parasızken sana kalbimi söküp verdiğimi de mi unuttun? Sen her yıldönümünde hediye beklerken, Sana kendimi hediye ettiğimi de mi unuttun…. Kasım on ikisiydi yıllardan ikisi… Bugün aralık on iki yıllardan altı… Sanki telefonu değil ruhu kapattındı, Sanki beni sevmeyi unuttundu! Nasıl sevdin! Gözlerim sensizliğe çökmüşken… Nasıl sevdin! Beni böyle üzerken… Ayın on ikisi! Yüreğim on iki parça! Sanki unutmuşsun beni, Soruyorum kendime nasıl sevdin beni! Bir telefon çaldırdım hasretime, Bir telefon çaldırdın hasretine! Belki bir çocuk sesi, belki bir melek! Söyle nasıl sevdin beni? Yağmurun tükenişinde üşümüştüm, Açtım, susuzdum, sensizdim, Güneşin kısıklığına, senin bakışlarına aldanmıştım, Seni ısıttığım anıda mı unuttun… Siyah saçların gibi kara sevdamı, Yoksa sana gece bakışlarımı da mı unuttun! Ben sana düşmüşken mavi, Sen bana küsmüşken mavi… Söylesene bu serzenişinin nedeni ne? Bir çocuk mu, bir melek mi? 365 günde binlerce dakika derdin, Söyle şimdi sen beni nasıl sevdin… ÖMER KÜÇÜKKAYA |
Dinlensin diyedir gözlerimiz Bu önümüzde açılıp giden manzara; Bu dünya, yoruldu mu kuşlar konsun diyedir, Ve tanrılar boşluktan bıkınca. Ellerimize malum olur nedense Suların rengi balıklarıyla, çiçekleriyle, Düşünmenin huzuru ayan olur; Soğuğun sessizliği hakeza. Yuvarlanan yıldızlar içinde saçlarımız, Boylarımız büyür usul usul; Duyulmasın diye gürültüler uykularda Yağmurlar yağar geceleri. Can Yücel |
Teninin sıcaklığı özlemim olmasın, Çıkmasın üzerimden bir an kokun. Ancak, ayrı tut O'nu benden Yarab, Cehennemdeyse bu kulun.. MEHMED KARA |
Kırılgan bir çocuğum ben Yüreğim cam kırığı Bütün duygulardan önce Öğrendim ayrılığı Saldırgan diyorlar bana Oysa kırılganım ben Gözyaşlarım mücevher Saklıyorum herkesten Ürküyorlar gözümdeki ateşten Ürküyorlar dilimdeki zehirden Ürküyorlar o dur durak bilmeyen gözükara cesaretimden Diyorlar: Bir yanı sarp bir uçurum, Bir yanı çılgın dağ doruğu. Oysa böyle yapmasam ben Nasıl korurum içimdeki çocuğu? Bir yanım çılgın nar ağacı Bir yanım buz sarayı Murathan Mungan |
Çıkageliyorsun Elinde cennet kaçkını sarışın mumlar Ruhun boğmacalı bir akşamüzeri Tren rayları döşüyorsun gökkuşağına Ayakların sürüklüyor geceyi Üzerine kızamığını döküyor zaman Yer mahmur Alıp alıp odalara gizliyorsun ateşini Odaların pervazlarına diziliyor şeyler En kırılgan danslarını ediyor şamdanlar Sabah yaratıkları şaşkın Taze çiğ yiyecektiniz daha Ellerin soğuk, kederli SEMA DENİZ |
Yarin dudağından getirilmiş Bir katre alevdir bu karanfil, Ruhum acısından bunu bildi. Düştükçe vurulmuş gibi, yer yer Kızgın kokusundan kelebekler, Gönlüm ona pervane kesildi. Ahmet Haşim |
Her renk göze bir çok anı bıraktım. Her benliğe bir özellik kattım. Bazen gülen dudaklarda güldüm açtım. Bazende solan yanaklarda kurudum. Gizlendim sandılar'ki zalimdim. Bende sevdim, Halbuki ben döktükleri gözyaşlarındaydım. Anlaşılamadık........ Bağlandım, Sevdalarına hep yalansızdım. Bende inandım, Sevginin özüdür iyi niyetliydim. Bir kalp kırmadım keşkeleri duymadım. Bilmedim beni sevdiğine pişman olanları. Sadece sevdayı aradım ama aşık olamadım. Sevda uçurumunda çok elleri tuttum......... Sanki bir yılım kaçar, Bir yılım onu kovalar gibi, Çok çabuk geçti çağlarım. Yüreğimi dağladım, Zaten zaafımdı, Zor geçti ayrılıklarım. Sevdamı aşık olunası insanı bulmak için, Yoksul döküldü gözyaşlarım....... Hç bir şey yerini tutmuyor. Sırılsıklam aşık olmak. Sevdiğinin gözlerine doyasıya bakmak. Dudaklarında kırmızı sevda olmak. Sevdiğinle el ele vermek sımsıkı sarılmak. Sonunda aşık oldum sen benim ömürlük sevdamsın...... YUSUF KEMAL ÇETİN |
Sakın bir söz söyleme...Yüzüme bakma sakın! Sesini duyan olur,sana göz koyan olur. Düşmanımdır seni kim bulursa cana yakın, Anan bile okşarsa benim bağrım kan olur... Dilerim Tanrı'dan ki,sana açık kucaklar Bir daha kapanmadan kara toprakla dolsun, Kan tükürsün adını candan anan dudaklar, Sana benim gözümle bakan gözler kör olsun! Faruk Nafız Çamlıbel |
| Saat: 11:43 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık