![]() |
MEVSİM HAZAN / DİLDE HÜZÜN Günün soluğu balkon Engin mavi çiçekler Sararmış göğün yüzü Kırlangıçlar tavafta Son bulutlar da aktı Soğudu işte güneş Boşluğa düştü sesi Yorgun çıngırakların Özgürlüğün arabası sırçadan Koşar dörtnal zayıf atı Korkusunu kırbaçlarken Sürücüsü durmadan Gün bitti mevsim hazan yapraklar Taze ceviz satar surda bir şopar Ey yazıcı uyuma ateş altında dünya Kan ağlar yüreğin gece sabaha değin İnsanlar ne yapar ya çocuklar ya kadınlar Gün bitti mevsim hazan dilde hüzün AYDIN HATİPOĞLU |
Sus İndi Gecelerine... ****um ismail sarıgene Susma Sevgili.. Beni uçurumlarda ağlıyor bulmuşken Susma!.. Alevle yakılmış kelimelerinin biri bitmeden, Diğeri saplasın ciğerlerime.. Her kelimen ayrı bir hançer acısı versin yüreğime.. Yüreğinde yara bağlamasın çıplak öfkelerin, İçinde kalmasın en gariz küfürlerin.. İşte bedenim burda, Dilinin ucunda ne varsa say sayabildiğin kadar.... Boynumu yalnızlığın ayak ucuna bükmüşken, Beni " bende " bu kadar zayıf yakalamışken, Ez, ezebildiğin kadar.. Öfkelerini kus avuçlarıma.. Ölüm fermanlarını sun yaralı canıma.. Kendim düşmüşken uçurumlara, Kendi yarınlarımı kendim hançerlemişken, Bir de sen vur, vurabildiğin kadar... Tek bir kelime etmeden vur boynumu.. Hayatında biriktirdiğin öfkelerin hesabını.. Fütursuzca benden kes sevgili!.. Mahşere kalmasın hesabın.. Hançeri al, gözlerime sun.. Giderken son hediyen olsun kanlı hançerin.. Vur vurabildiğin kadar Sevgili!.. Hakkın varsa eğer hesabın mahşere kalsın sevgili!.. Yok kalmasın diyorsan; Bana gelen yolu, Ve yüreğimin adresini biliyorsun.. Öfkelerini beline kuşanıp çık karşıma!. Doğrulttuğun namluya, Yüreğimi usulca sürmezsem namerdim. |
Hasret Seni çok,çok seviyorum Ayrıldım gülemiyorum Sensizliği çekemiyorum Bitsin artık bu hasret Hasret,artık çekilmiyorsun Hasret,bitip tükenmiyorsun Hasret,ağlatıp güldürmüyorsun Hasret,yok olasın hasret Her gün ağlar gözlerim Titrek çıkar sözlerim Uzanmıyorki ellerim Hasretlik zor sevgilim Hasret,artık çekilmiyorsun Hasret.bitip tükenmiyorsun Hasret,ağlatıp güldürmüyorsun Hasret,kör olasın hasret Hasretlik yaktı bizi Soldurdu güllerimizi Mahvetti gençliğimizi Biti ver artık hasret Hasret,artık çekilmiyorsun Hasret,bitip tükenmiyorsun Hasret,ağlatıp güldürmüyorsun Hasret,ismin batsın hasret Sabri Aksu Sabri Aksu |
Şimdi yoksun Seni dilediğim gibi düşünebilirim artık Tutar ellerini öpebilirim uzun uzun Kimseler ayıplayamaz beni Yokluğunda seni nasıl sevdiğimi anlayamazlar İşte gözlerin işte dudakların Senin olan ne varsa karşımda duruyor Ayaklarını dilediğim yere götürebiliyorum artık Sevdiğim şarkıları söyletiyorum dudaklarına Ve hoyrat ellerimle seni Her gün biraz daha güzelleştiriyorum Bütün resimler sana benziyor Hayret Bütün aynalarda sen varsın Nereye gitsem Peşimden geliyorsun Şimdi sigarasın dudaklarımda Biraz sonra beyaz bir kağıt Ve akşam içtiğim bir kadeh içki olacaksın Kimse yokluğunda bunca sevilmedi Kimse yokluğunda ilahlaşmadı bu kadar Saçların böyle daha güzel Sen daha güzelsin Gelecek mutlu günlerin ışığında Her şey daha güzel Ne var ki ayrılığın adı kötüye çıkmış Yoksa bin yıl daha yaşamak isterdim Ve seni bin yıl daha Ayrılıklar içinde sevmek isterdim Ama biliyorsun nihayet ben de insanım Umutsuzluğa düştüğüm anlar oluyor Hiç gelmeyeceksin sanıyorum O zaman kurşun gibi bir korku saplanıyor kalbime Katran gibi bir yalnızlıktır sarıyor içimi Yalnızlığımdan utanıyorum Belki karşımda değilsin yanılıyorum Bu gözler senin gözlerin değil Aldatıyorlar beni Karanlığın gözleri olmalı bunlar Bana böylesine keder veren Gülmeyi, yaşamayı haram eden Bir karanlığın gözleri olmalı Öyleyse sen hiçbir yerde yoksun Sana hiçbir zaman yaklaşamayacağım Yalan bu geçici sevinç, bu nur, bu ışık Bu karanlığın ortasında yanan alev gözler Bu bir kadeh içki gibi aydınlık Beni sevmesen ölürdüm Beni sevmesen bir çakıl taşıydım şimdi Beni sevmesen bir duvar gibi sağırdım Kördüm bir ot kadar Ölümden acıydım ölümden beterdim Beni sevmesen Dünyayı bütün insanlara zindan ederdim Ne dedimse inanma Seni değil kendimi aldatıyorum Sen istediğin kadar Varlığın ta kendisi ol Ölümsüzlüğün ta kendisi Ben günden güne yok olmaktayım Bütün ışıkları kaldırıp attım bir yana Anlamıyor musun? Gökyüzü güneş olsa Sensiz karanlıktayım… Ü.Yaşar Oğuzcan |
Ilık bir su gibidir içimde yalnızlığım, Yalnızlığım, ruhumda uzak bir ses gibidir. Her sabah ufuklardan mavi şarkılar gelir, Ve her sabah ürperir içimde yalnızlığım Güneşim aydan sarı, yarınım dünden zorsa, Sarsın artık ömrümü tunç kandillerin isi Üşüyen ellerimden tutmalıydı birisi, Eğer benim gözlerim onları görmüyorsa. Bir camın arkasında açılıyor güllerim, Havuzum pırıl pırıl... yıkar bakışlarımı. İşler temiz ziyalar suya nakışlarımı; Ruhumun dünyasından eser tahayyüllerim Rüya rüzgarlarında bir yaprak yalnızlığım Düşüncem bir neydir ki ürperir perde perde Belki bu mısralarım esecek gönüllerde Fakat herkese uzak kalacak,yalnızlığım. FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA |
Kurşun gibi çöktü aklıma sensizliğin Mil çektim seni, bak gözlerimdesin İki aydınlık gün gibi gecede Henüz sırlı bir hecede Unutulmuş, cevapsız bir bilmecedesin Sekiz adımmış saltanatla musalla Bir kulağın ezan, bir kulağın sala Acısız, dumazsız tütüyorsun canımla Güvercin gözlerinle, yusufçuk bakışınla Deliyorsun da ecel burcumu Üflüyorsun suruna israfil kanadında Kırıldı kederinde kalem Kurudu mürekkebinde zaman Eriyor akrebin zehriyle bulutta yelkovan Soluyor yüzümde ecel gibi fersiz güneşle akşam Özlüyor ıssız sahilleri perde perde yosun Bir çığ gibi akıp geçmiş damarımdan yokluğun Naaşım gibi düştü tabutuna cansız hokkam Tabulaştırmışım seni, yok yokluğun Gönül,bir sende yaşıyor unutulmuşluğu Siliyor mateminden kifayetsiz boşluğu Kuşatmış ruhumu atmosfer gibi hüzün Yaşanmış bir ömür gibi acılı ve ıslak yüzün Besliyor asırlardır bir bulutu sana susuzluğum Güneş oluyor her felekte ayrı uykusuzluğum Mıhlanmış gözlerinle dağ gibi elem ve keder Közde filizlenmiş nar gibi asude kızıl Mızrak olup kanla yıkanıyor yokluğun Aklımda sana dair her şeyi Günübirlik unutuyorum Attım oltamı batıyor şamandıram Taşplaklarda mikrofon bitti Birleştirdim avuçlarımı Sağ elim on sekiz, sol elim seksen bir Dudaklarımda mavera bitti Sönüyor kutbumun senli yıldızı Çıktığım seferlerde deniz bitiyor Hep kış oluyor hep kış, bahtımın yazı Hey hat! olabilseydi bir kez olsun ömürde vuslat Sensizliğin acı su katılmış kahvesine inat Kırıldı elimde fincan yokluğun düştü ramazan adil uysal |
|
DÜŞMEK... Ölüme düştü akşam tülbentten süzdüler bataklığı öksüz bir arı kuşu kaldı. Dalgaya düştü deniz unutup tuza döndü koynundaki balığı Maviye düştü kırlangıç kanadı bulutla oynuyor düşler ışık yokluğun öbür adı. Sevgi çağırınca düşmez savur umutlarını yele göğe yükselsinler hele. A. KADİR BİLGİN |
Her Şey Sende Gizli Yerin seni çektiği kadar ağırsın, Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın, Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin, Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün, Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kâr sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun. Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin. .......... |
E y ü p İstanbulun fethiyle anılır adı Tarihler boyunca hiç unutulmadı Ensariden bizlere yadigar kaldı Sessizdir sakindir huzurludur Eyüp Her köşesi bir tarih bir efsanedir Kalplere nur veren ziyarethanedir Orda dua orda niyaz halisanedir Sessizdir sakindir huzurludur Eyüp Mavi Haliç sahilinden gezerek gelin Mihmandarın türbesinde dualar edin Piyerlotiden bakıp şehri seyredin Sessizdir sakindir huzurludur eyüp Nihatİncekara |
| Saat: 23:18 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık