![]() |
AŞK YAŞAYANLAR İÇİNDİR Ağladığını istemem ben ölürsem. Beni en sevdiğin halimle hatırla. Uzak bir yerde çalıştığımı düşün. Hayatta olduğuma inan Bir gün gelir kendiliğinden Geçer bütün üzüntün Her yeni gelen günü Yeni bir ümitle beklemeli Her yeni gün yeni havalarla gelir Gece, yağan yağmurla uyursun Sabah, birde bakarsın odan güneşli. Her gelen vapur, tren Yeni insanlarla gelir... Ben esmerdim güzelim Bu sefer bir sarışını seversin Aşk yaşayanlar içindir... |
sen deyilmiydin haram olsun senle yasadigim o üc saate haram olsun iste ne cabuk unuttun unutturdun kolaymis ha bitti demek sen deyilmiydin sensiz yapamam diyen sen deyilmiydin gözlerime bakip dalan sen deyilmiydin her seyi arkasinda birakip bana gelen ne güzel bakiyorsun diyen ne güzel gülüyorsun diyen sen deyilmiydin simdi sen bitti dedin ama ben bitiriyorum ben senle arkadaligimizida bitirdim sen nekadar arkadas kalalim desende ben seninle arkadasligimida bitiriyorum seni telefonumdan deyil seni hayatimdan siliyorum elimde olsa senin sonrada benim hayatimi siler gider kefenimide giyerdim ve senden ayrildiktan sonra ilk defa rahat bir uyku cekerdim ama yapamiyorum seni hala cok seviyorum |
Gelincik hele bir çıkayım şu dağlara da göreyim istedim seni göreyim de hasret gidereyim istedim bir nefeslik aha şurada yatmıştın yüzü koyun yüzün gelinciklere dönük sen gelincik severdin ben papatyayı dağların gülü derdin onlara öyle dalar bakardın neler derdin bilmem gözlerinle ben sana bakardım çokça uzak uzak ulaşılmaz gelirdin bana hoş bak hala ulaşamadım sana ya çatlak dudakların uzanırdı öperdin gelinciğin yaprağını ben çömelmiş cigaramı çekerdim içime kıskanırdım sana bakardım gelincik olurdum aklım sıra sen gelinciği severdin dağların kızıl gülü derdin hep ona Necmettin Davulcu |
SENSİZLİKTEN ÇOK KORKUYORUM İÇİMİ ACITIYOR YOKLUĞUN SENSİZ GEÇEN HER GÜNE LANET EDİYORUM SESSİZCE AĞLIYORUM KORKUYORUM AŞKIM SENSİZLİKTEN ÇOK KORKUYORUM. ÜRPERTİYOR İÇİMİ YOKLUĞUN SENSİZLİK BANA VERİLMİŞ EN BÜYÜK CEZA YOKLUĞUN İÇİMDE KANAYAN BİR YARA GİBİ HER DAİM ACITIYOR CANIMI ÖLESİYE HAYKIRMAK İSTİYORUM SENİ SEVDİĞİMİ SENSİZ OLAMADIĞIMI,SENDEN KOPAMADIĞIMI KORKUYORUM AŞKIM SENSİZLİKTEN ÇOK KORKUYORUM. |
BEN BİR EYLÜL- SEN HAZİRAN Bir eylüldü başlayan içimde Ağaçlar dökmüştü yapraklarını Çimenler sararmıştı Rengi solmuştu tüm çiçeklerin Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı Katar katar gidiyordu kuşlar uzaklara Deli deli esiyordu rüzgâr Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar Neydi o bir zamanlar Sevmişliğim, sevilmişliğim O heyheyler, o delişmenlikler neydi Ne bu kadere boyun eğmişliğim Ne bu acıdan korlaşan yürek Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım Beni kötü yakaladın haziran Gamlı, yıkık eylül sonuma Bir ilk yaz tazeliği getirdin Masmavi göğünle Cana can katan güneşinle Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime Çiçekler açtı dokunduğun.. Çimler büyüdü yürüdüğün Ve güller katmer katmer oldu güldüğün yerde Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi Oldurduğun yemişlerin ağırlığından Dallarım yere değiyor Güneşi batmadan saçlarının Bir dolunay doğuyor bakışlarından Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık Başım dönüyor, off başım dönüyor yaşamaktan Ölebilirim artık Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma Baksana; parmak uçlarım ateş Lavlar fışkırıyor gözbebeklerimden Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan Benimle meydan oku her çaresizliğe Benimle uyu, benimle uyan Birlikte varalım onuncu aylara Ben bir eylül, Sen haziran... Ümit Yaşar Oğuzcan |
Eylül Ezgisi Ak nergis açtıran bayır al gül de açtırır Göz görmedik çiçekleri eylülde açtırır Dal dal eğildi secdeye salkımsöğüt bugün Yalvarmak üzre Tanrı’ya seccade açtırır Mor salkım asmadan koku, tad, renk, ışık sağar Eylül gelince güz yeni bir belde açtırır. Nar mayhoş, ayva ekşi, ceviz ham, üzüm buruk Yaz sahnesinde güz yeni bir perde açtırır Şair hem öz katar yeniden gündelik söze Hem sağlı sollu düş yolu bir cadde açtırır Varsın dirensin uykusu bol, paslı sürgüler Bir el kapatsa gitse öbür el de açtırır. |
GÜNAYDIN GÜNAYDINDIR HER DOĞAN GÜNE GÜNEŞE GÜNAYDINDIR TÜM UMUTLARA NEŞE Kİ HER UMUT UMMAKSA LUTFULLAHI NE YAPSIN ALLAH UMUTSUZ ABDULLAHI.. ANLADIM Öyle bir yaşıyorum ki, Cenneti de gördüm, cehennemi de. Öyle bir AŞK YAŞADIM Kİ, Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de. Bazıları seyrederken hayatı en önden, Kendime bir sahne buldum oynadım. Öyle bir rol vermişler ki Okudum, okudum, ANLAMADIM Kendi kendime konuştum bazen evimde. Hem kızdım hem güldüm halime. Sonra dedim ki ''söz ver kendine.'' Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin. Sevilmek istiyorsan,ÖNCE SEVMEYİ BİLECEKSİN Uçmayı seviyorsan (Kİ KELEBEKSİN) düşmeyide bileceksin Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayatı seyredersin Öyle bir hayat yaşadım ki, Son yolculukları erken tanıdım Öyle çok değerliymiş ki ZAMAN Hep acele etmem bundan, ANLADIM.. |
Asi ve Mavi Seni ilk gördüğümde; Bahar yeni gülümsüyordu yüzüme Bir beyazlık doğmuştu göğüme İlk çıkmazlığım mı demeliyim buna? Yoksa çıkmaz sokak mı? Sonra hep seni aradı gözlerim Sağım sen olmuştun, solum sen Bakmak ilk kez korkutuyordu sanki Senin gözlerimi ilk okşayışında O an; Masumluğunu hissetmişti buzlu ellerim Titreyen ellerim miydi yoksa Gözlem mi ilk dokunuşunda? Ve gülüşünü bekledim sonra Soluk gözlerime ilk gülümsemende Tekrar açtı bahçemdeki sardunyalar Sen bilmezsin o günlerimi Ak güvercinler gibi havalandım hayallere Sevda tohumları attın bilmeden yüreğime Sana ilk aşık olduğum gün Yağmurlar sildi yeryüzünden acıyı Ve ben hayalleri boyadım gökkuşağı rengine Elele dolaşmak istedim hayat yolunda seninle Seninle ilk yürüdüğümde Ayaklarım başka takvimlerin izindeydi Ve farklı yelkovanlar peşinde Ölümsüz ırmakların kıyısında haykırmak istiyordum; Aşkımı ve hayalimde kurduğum ebem kuşağını Artık biliyordum; Sevdalı değil karasevdalıydık Sevdadan yana kim olursa olsun Yaşça başça ileri Geçemezdi ikimizi Ve biz asi ve maviydik Gökyüzünün beslediği renk Rüzgarın uzaktan üflediği nefes... |
Ben Seni Beklerim Ben seni beklerim İnan bana... Sonsuzla beraber otururuz karşı kaldırımda Arabalar geçer gider, güneş doğar batar Ben, yine seni beklerim. Arada bir içim sıkılır Kırılırım sana, bana hiç bakmamana Gülmene, ama sadece dudaklarınla Gelmene, ama başkalarına Sevmene, ama herkesten fazla değil Ben seni, bu umarsız halinle beklerim. Uzatırım ellerimi zamanlı zamansız Kalır havada... Ne yapacağımı bilemem, kaybetme korkusuyla Bir laf atarım ortaya ve gülerim kahkahalarla Yalandan da olsa Ben seni, çaresiz kapılarda beklerim. Ruhum titrer, üşürüm mavi akşamlarda Çok üşürüm Sarılmak isterim, doygun sevdana Sığınmak isterim, kalbinin az köşesine de olsa Yetinmek isterim, yetmeyeceğini bile bile Ben seni, bencilce beklerim. Yıldızsız gökyüzünde ay oluveririm Pencereden izlerim, acırım kendime Ben senden, ben herkesten uzağımdır artık Olsun... Zaten, Ben seni, uzakta beklerim. Beyaz bir karanfile bürünür bazen sevgin Her kıvrımı bir yürek atışı Vurgun güzelliğinden sonra Bırak koparmayı, dokunamam bile Dokununca kan damlar, Kıyamam Ben seni, koklamadan beklerim. Ben seni beklerim... .... Kaç zaman sonra, Hangi sonsuzluk uçurumunda Bilemem ama... Ben yine seni, Ben hep seni, ... .... Beklerim... |
Adını Gelincik Koydum Sonra yürüdüm hiç geriye bakmadan Piyangocuları, kebapçıları, biracıları bırakarak Bacaklarının kalınlığını falan bırakarak. Kendimi sorguladım çırılçıplak. Bağırsam dağlar bağırırdı, yatsam odalar Sigara sardı beni,korku sardı,ama işte o kadar. Babasına giydirdiği mavi tulumlar... Kirpiklerinin kendinden boyalı gibi duruşu... Gövdesinin bir anaya andaç oluşu... Yatsam her saat erkendi, kalksam geç, Bir kızı sevmek buydu işte, üzgün ve güleç. Ali Cengizkan |
| Saat: 00:46 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık