![]() |
Ay Geceye Sürgün ismail sarıgene Mevsimler sen kokarken Ay, geceye sürgün biliyorum.. Zemheri artığı umutlarımla Geceye inat yürüyorum. Gözlerini arıyorum, Karanlıkların düştügü kaldırımlarda.. Cehennem yangınlarından Kirpiklerine firar ediyorum. Ateşini söndüremezsem hasretinin, Korkma canım, Ateşlere gözlerini verdim diye... Sen; saçlarını bırak rüzgara, Küllerimden saçlarına gülleri işlemeden Ölümü dudaklarından öpmeyeceğim. Takvimler, yaprağından acıyı elerken Yıldızlar, karanlığa küskün biliyorum. Alnıma, kavgalarını alıp Cellatlığına soyunuyorum Gecmiş yıllarının.. Suskunluğunu almayın kurşunların. Yarimi yaralamadan, Gözbebeklerinden öpeyim ölümün... Menzil, bir kez ıskalarsa da gögsümü Ben serileyim elvedası topraga... Şafakları sökerken karanlıklardan Her sabah sana gülümsüyorum. Şimdi gülümseme zamanı ey yâr. Dünden miras kalsa da acıların, Hep güllerle anılacak ömrün. Aydınlığa çevir yüzünü, Meleklerin kirpiklerine yazılacak Bahar kokan o naif gülüşün.... |
Nasıl anlatacağımı bilsem sana duygularımı Hani bazı geceler vardır Sabaha zor çıkılır ya Güneş ne zaman doğacak diye Sabahlara kadar uyku tutmaz insanı Sonra tepelerin ardından Gözlerinin ferini alan bir kıvılcım yayılır O an kendinden geçersin ya Hani hep aynı duyguyla uyanmak Aynı rüyayı görmek için Aynı yastığa baş koymak vardır ya Aynı yorganın altına saklanmak Deli gibi susamışken dudakların Suya hasret bardakların suyla buluşması vardır ya Nasıl anlatacağımı bir bilebilsem Bir bilsem seni anlatacak kelimeleri Mana verebilsem bu anlamsız koşuşturmalara Kalabilsem yapayalnız ama sadece senle İşte o zaman cümlelerim bir mana oluşturur belki Belki o zaman sana olan duygularım Yüksek dağların şelalesi gibi akar dudaklarımdan Akarda belki gönlüm huzur bulur bu kargaşada O zaman sende inanırsın bu temiz duygularıma Olurda olurda birgün ulaşırsam umutlarıma Bilki sana ulaşmış olurum ilk umuduma adil özder |
Kanat Çırpışında... /__Bir meleğin seher vakti melankolik kanat çırpışının rüzgarından doğan şiirdir__/ Kadın: “Yeni bir evren getirdim hayatın sıfırlandığı dolunaylı çöl gecesinde sana,” Adam: “Yeni bir evren getirdim gönlüne üzümlerimin buğulandığı hüzünlü İstanbul ezanında.” Aşk : “Pandora’nın kutusunda bekledim bin yıllarca, sizlere olan umutla, ______hoş geldiniz dünyama”... Yasemin tenli çiçeğim, Koparmaya kıyamadığım, Koklamaya doyamadığım... Gönlünün duvarından sarkan Eylül kokulu hanımelim; Sırtıma üşümeyeyim diye verdiğin giysim. Deseler de: “Saba dağıttı yapraklarını,” İnanma onlara: Saba ılıktır, Sabah ezanı yumuşaklığında, Dağıtmaz umutları ve narin yapraklarını, Sil zambak gözyaşlarını, ağlama... Geç bulduğun erken yolunum hem ben senin, Sevinçli olmalı, terlemeli ellerin, Heyecanlanmalı üç zamanlı kalp atışında... Deseler de: “Artık seni beklemiyor,” Beklerim aşk sağanağın altında, Sakın derim, kahrolma... Sesim hep güzel kulaklarına ve içli; Siyahın mavi ile vedalaşma saatlerinde Akıt derdini, damla damla içime. Kaldırırım ağırlığını dertlerinin, damla seslerinde... Deseler de: “Başkalarına söyledi şarkılarını,” Eteklerine dökülür notalarım, Şarkılarım neşelidir nihavent görünse de; Yalnız Sana uzanır duygularım, Senindir bütün uykularım... Deseler de: “Başkalarına yağmur oldu” Bilirsin bir tek kime yağarım. Deseler de: “Başkalarına ateş oldu” Bilirsin bir tek sende yanarım. Deseler de: “O şimdi başka düşlerde,” Bilirsin kiminle uyurum el ele, göz göze. Süzülürken sol yanağımdan sağ yanağına, Gamzelerini öper damlalarım. Hayatın dinginliği üçlü koltuk köşesinde, Bir meleğin kanat çırpışı serinliğinde, Gözlerimin gözlerinde erimesinde, Öyle işte!.. Kadın: “Tut elimden gidelim Kızkulesi'ne martılara gecikmeden,.” Erkek: “Götür beni yedi tepesinde de ______Aşkımı haykırmak istediğim ______Bilmediğim, ______Ama her kaldırımını seninle ezberlediğim alemine...!” Aşk : “Tuttum kalbinizden....” Ali KUMAK |
Bir ney sesinde dalmış gibi Daldım işte Sesinin ahengine Gözlerim kara gecede Hasretim hasret Nefesinin rengine Bir sıcak espri Sanki gülmüş gibi Yayıldı dudağım Belirginleşti gamzelerim Kilitli dudağım Donuk gözlerim Gülüşüm ambargoda Gülüşler zindnda Kahrettim ben Bu güne ve her güne Cevapsızdır bende tüm sorular Dün gömülmüşte Bugün ölmüş gibi mustafa acıoğlu |
NANKÖR ÇİÇEK "Sen değil bundan böyle Anlarsa beni biraz şarkılar anlar" Bu taş duvarlar anladı beni Bu boş sokaklar Kaldırımlar Sabahçı kahveleri Bu buz yataklar Bu ıslak yastıklar Bir sen anlayamadın Ona yanarım Kimsesiz çocuklar tanıdı beni Terk edilmiş kadınlar Unutulmuş adamlar Çiçek satan çocuklar Evsizler barksızlar parasızlar Açlar serseriler sarhoşlar Bir sen tanıyamadın Ona yanarım En yoksul sofralar çağırdı beni mutluluğa En umutsuzlar Boynu bükükler çaresizler Bulutlar çağırdı beni yanına Yıldızlar uçurumlar Ölüm çağırdı beni ecel çağırdı Bir sen çağıramadın Ona yanarım Sorgularda polisler inandı bana Sınırda jandarmalar Gözü kara katiller inandı Hırsızlar soyguncular Hatta putperestler Allahsızlar Bir sen inanmadın Ona yanarım A.S.İLKAN |
Ben Sokak Çocuğuyum şu dört direkli köprünün altında açmışım gözlerimi sahipsiz rüzgar sarmış kundağımı yağmurla beslenmişim adımı insanlar koymuş benden habersiz benimsemişim serseri derler, hırsız derler .... derler, anlamam da alınmam da hiç fiyakalı dolaşmadım sokaklarda marka satmadım gökyüzü yorganım oldu hep dirseğim yastık alışkınım; kara, yağmura, soğuğa üşümem sıcak dokunur bana özlemem, hiç tanımadığım hisleri istemem varlığını bilmediğim şeyleri kıskanmam hiç kimseyi özenmem halbuki bilmez kimse kendilerinden şanslı olduğumu daha özgür ve daha zengin şu deniz herkesten çok benimdir arkasındaki orman da bütün sokaklar benimdir herkesten çok her simitçi biraz bana çalışır aslında her çocuktan daha çocuğum canım hiç sıkılmaz buralarda en sevdiğim oyundur köşe kapmaca yalnız da değilimdir yüzlerce kardeşim var benim gibi, bana benzer kimse ayırt edemez bizi birbirimizden geceleri toplanmaya başlarız el ayak çekildikten sonra konuşuruz, güleriz, dertleşiriz biraz farklı olsa da herkes kadar biz de umut besleriz hayallerimiz de vardır ayın dolaştığı yerlerde herkes kadar okumuşluğum da vardır her tip insandan bir harf öğrendim insanları en iyi ben tanırım okuldan, öğretmenden anlamam ama bu sokakların mektebini bitirdim bana lazım olanı öğrendim herkes kadar insanım da galiba herkes kadar ben de bazen ağlarım kafam da var, kalbim de severim de, düşünürüm de yalnız ben sokak çocuğuyum sokaklarda yaşamak tek suçum bir gün ben de gideceğim buralardan herkes gibi yalnız biraz sessizce kimseler anlamadan cenazem omuzlar üzerinde gitmeyecek belki belediye kaldıracak gürültüsüzce ağlayanlar olmayacak başucumda bir hayırsever uğramazsa geçerken mezarım da çorak kalacak sonunda benim gibi içimizden kimin gittiği fark edilmeden biri alacaktır yerimi vakit geçmeden evet, ben sokak çocuğuyum bu sokaklarda ne ilk ne de sonuncuyum Reşide Sarıkavak |
Ağlarsın Kırdığın kadehte kalan ömrümden, Ağlarsın içtiğin yılları bilsen. Hicrinle sararıp solan ömrümden, Ağlarsın biçtiğin dalları bilsen. Sefiller gücünü bende sınadı, Kimi kaçık dedi, kimi bunadı; Berdûş eleştirdi, sarhoş kınadı, Ağlarsın düştüğüm dilleri bilsen. Ar ettim sakladım uğraşlarımı, Haberdâr etmedim sırdaşlarımı. Gizlemek isterken gözyaşlarımı, Ağlarsın seçtiğim yolları bilsen. Felsefe böyledir dîvânelerde, Teselli aranır bahanelerde, Bir kadeh mey için meyhânelerde, Ağlarsın döktüğüm dilleri bilsen. Ateşe su dedim göz göre göre, Aklım zavallıydı duyguma göre, Bahtına şükretti Mecnûn bin kere, Ağlarsın düştüğüm çölleri bilsen. Cemal Safi |
http://img367.imageshack.us/img367/9569/jtmgraveda8.gif Ne hasta bekler sabahı, Ne taze ölüyü mezar. Ne de şeytan, bir günahı, Seni beklediğim kadar. Geçti istemem gelmeni, Yokluğunda buldum seni; Bırak vehmimde gölgeni, Gelme, artık neye yarar. |
TEK HECE Varmı beni içinizde tanıyan Yaşanmadan çözülmeyen sır benim Kalmasada şöhretimi duymayan Kimliğimi tarif etmek zor benim Kimsesizim hısmımda yok hasmımda Görünmezim cismimde yok resmimde Dil üzmezim tek hece var ismimde Barınağım gönül dene yer benim. Bülbül benim lisanımla ötüştü Bir gül için can evinde tutuştu Yüreğine toroslardan çığ düştü Yangınını söndürmedi kar benim Niceler sultandı,kraldı ,şahtı Benimle değişti talihi bahtı Yerle bir eyledim tac ile tahtı Akıl almaz hünerlerim var benim Kamil iken cahil ettim alimi Vahşi iken yahşi ettim zalimi yavuz iken zebun ettim Selimi Her oyunu bozan gizli zor benim İlahimle mevlanayı dindirdim Yunusumla öfkeleri dindirdim Günahımla çok ocaklar söndürdüm Mevla'dan hayır benim şer benim Sebep bazı Leyla bazı Şirin'di Hatrım için yüce dağlar delindi Bilek gücüm Ferhat ile bilindi Kuvvet benim,Kudret benim,fer benim Yeryüzünde ben ürettim veremi Lokman hekim bulamadı çaremi Aslı için Kül eyledim Keremi İbrahimin atıldığı kor benim BENİM ADIM AŞK........... C.SAFİ |
Çiçek satıyordu Oturmuş yerde Elbisesi kirli Saçı beyazdı Sevdiği dostları Kimbilir nerde Görsede kimseler Tanıyamazdı. Toprağı kurumuş Kırık dal şimdi denizler içinde Batan sal şimdi Hayatı dilinde Bir masal şimdi Anlatsada kimse Dinleyemezdi. H.YALÇIN |
| Saat: 23:18 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık