![]() |
Kadın teröristler sapıklıktan kaçtı http://i.ekolay.net/i/0216/kadin-pkk-16210_ic-2147_334.jpg Kırsal alanda ağır kayıplar veren ve otorite boşluğu yaşanan terör örgütü PKK’da yaşanan "cinsel taciz olaylarının örgütten kopmalara neden olduğu" bildirildi. Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, terör örgütünün Fransa, İtalya ve Belçika kadın kolları sorumluları "Nurjin" kod adlı Z.T, "Rojin" kod adlı Ö.T, "Melal" kod adlı B.A., "Amara" kod adlı A.Ö. ve "Berivan" kod adlı N.K. "cinsel tacize uğradıklarını" iddia ettiler. Terör örgütünün üst düzey sorumluları tarafından "taciz edildiklerini" öne süren beş kadın örgütten ayrılma kararı aldı. Terör örgütünü terk eden kadın kolları sorumlularının, yaşadıkları tacizi PKK’nın Avrupa yapılanmasının başındaki Sabri Ok’a ilettikleri ve Irak’ın kuzeyine gönderilmeyi talep ettikleri; ancak Sabri Ok’un Avrupa yapılanmasında "otorite boşluğu yaşandığı izlenimi vermemek" için bu talepleri geri çevirdiği kaydedildi. Sabri Ok’un, kadınların ısrarcı davranışları karşısında "sessiz kalmaları, aksi takdirde cezalandırılacakları" yönünde tehditte bulunması üzerine kadınların ayrılma kararına vardıkları belirtildi. Öte yandan, terör örgütünün sözde Brüksel sorumlularından " Azad " kod adlı A.G’nin, Belçikalı bir kadınla birlikte yaşadığının ve kadının hamile olduğunun ortaya çıkması üzerine "özeleştiri" vermek üzere Kandil’e çağrıldığı, ancak "infaz" korkusuyla örgütten kaçtığı öne sürüldü. İran’da geçtiğimiz aylarda gerçekleştirilen bir operasyonda yaralı olarak ele geçirilen örgütün sözde bölge sorumlularından "*****" kod adlı Ayşe A’nın 4 aylık hamile olduğu ortaya çıkmıştı. Terör örgütünün Fransa, Kıbrıs Rum Kesimi, Almanya, Belçika, İsviçre ve Irak’taki yapılanmalarında, geçen yıl, örgütte yasak olan "gönül ilişkisi" nedeniyle kaçışlar yaşanmıştı. |
Boğaziçi Köprüsü'nde intihar http://i.ekolay.net/i/0217/kopru-2149_334.jpg İstanbul'da uzun süredir psikolojik tedavi gören Murat Işık (40), Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'den atlayarak intihar etti. Sultançiftliği'ndeki evinden bugün öğle saatlerinde ayrılan evli bir çocuk babası Murat Işık, taksiye binerek Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne geldi. Köprü üzerinde taksiyi durdurarak aşağıya inen Murat Işık, saat 13.00 sıralarında korkuluklara çıktı. Köprü güvenlik kameralarından Murat Işık'ın korkuluklara çıktığını gören Trafik ve Koruma Şube Müdürlüğü'ne bağlı polisler, korkuluklardan aşağıya sarkan Murat Işık'ı ikna edebilmek için yaklaşık 30 dakika uğraştı. Murat Işık, ikna çabaları sırasında cep telefonuyla konuşurken görüldü. Ancak Murat Işık, polisin ikna çabalarına aldırmayarak kendini boşluğa bırakttı. İstanbul Boğazı'nın sularına gömülen Murat Işık'ın cansız bedeni İstanbul Emniyet Müdürlüğü Deniz Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekipler tarafından Rumeli Hisarı açıklarında bulundu. Kıyıya çıkarılan Murat Işık'ın cesedi, savcının talimatıyla, 112 Acil Servis'in ambulansıyla İstinye Devlet Hastanesi'nin morguna kaldırıldı. (ekolay) |
Kaybolan çocuk 56 yıl sonra döndü http://i.ekolay.net/i/0217/halil-yesiltas-17210_ic-5823_334.jpg Ordu`nun Fatsa ilçesinde 15 yaşında ortadan kaybolan ve öldü sanılan Halil Yeşiltaş, 56 yıl sonra ana ocağına dönünce yakınlarını şaşırttı. 5 yaşındayken aniden ortadan kaybolan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Halil Yeşiltaş`ın bu sürede 5 yıl İstanbul`da, 5 yıl Hollanda ve İtalya'da, 46 yıl ise Amerika'da yaşadığı ortaya çıktı. Çok iyi derecede İngilizce bildiği belirtilen 70 yaşındaki Halil Yeşiltaş, Amerika`da çeşitli otellerde garsonluk yaptığını söyledi. Halil Yeşiltaş, "Ben Amerika`dayken annem ve babam ölmüş. Şimdi onların mezarına gideceğim ve dua edeceğim. Onları çok özledim, umarım onlar da beni çok özlemiştir" dedi. Halil Yeşiltaş`ın yeğeni Turgut Yanık ise, "Dayım yurt dışındayken emekli olmuş. 1976 yılında kısa süreli Türkiye`ye gelmiş ama biz bunu bilmiyoruz. Yurt dışındayken yaşlılar yurdunda kalmış. Daha sonra alzheimer hastalığına yakalanmış. Sokakta öylesine gezerken bir Türk vatandaşımızın dikkatini çekmiş. Dayımın hasta olduğunu anlamış ve Türkiye`ye dönmesi için yardımcı olmuş. Türkiye`ye gelince biz de çok şaşırdık, o da çok şaşırdı. Çünkü biz onu öldü biliyorduk" diye konuştu. (ekolay) |
İşte Türkiye'ye vize uygulamayan 58 ülke Başbakan Tayyip Erdoğan, son birkaç ay içerisinde Suriye, Lübnan, Libya, Arnavutluk, Tacikistan ve Ürdün ile vizeleri kaldırdıklarını anımsatarak, “Şimdi resmi vizeleri Katar’la kaldırıyoruz” dedi. Son üç ayda yedi ülke daha Türkiye’ye vize uygulamasını kaldırdı. Türkiye’ye vize uygulamayan 58 ülke şöyle sıralanıyor: “Antigua-Barbuda, Arjantin, Arnavutluk, Bahamalar, Barbados, Belize, Bolivya, Bosna- Hersek, Brezilya, Ekvador, El Salvador, Fas, Fiji, Filipinler, Guetemala, Güney Afrika, Gürcistan, Haiti, Hırvatistan, Honduras, Hong Kong, İran, Jamaika, Japonya, Karadağ, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC, Kolombiya, Güney Kore, Kosova, Kosta Rika, Libya, Lübnan, Makau, Makedonya, Maldivler, Malezya, Mauritus, Nikaragua, Palau Cumhuriyeti, Pakistan, Paraguay, St. Vincent- Grenadines, Singapur, Solomon Adaları, Sri Lanka, Suriye, Svaziland, Şili, Tayland, Trinidad-Tobago, Tunus, Tuvalu, Uruguay, Ürdün, Venezuela, Tacikistan.” (ekolay) |
ABD'de FBI binası yakınlarına uçak çarptı ABD'nin Teksas eyaletinde küçük bir uçağın Amerikan Federal Soruşturma Bürosu (FBI) binasının yakınındaki binaya çarptığı bildirildi. http://i.ekolay.net/i/0218/teksas-2122_334.jpg Teksas eyaletinin başkenti Austin'in itfaiye dairesi sözcüsü Helena Wright, uçağın Austin'de 7 katlı binaya çarptığını, ölen olmadığını ifade etti. Wright, kazada bir kişinin kayıp olduğunu, 2 kişinin hastaneye kaldırıldığını ve bu kişilerin sağlık durumunun bilinmediğini kaydetti. Amerikan İç Güvenlik Bakanlığı'ndan yapılan açıklama da olayda terörist bağlantı görülmediği belirtildi. ABD'nin Teksas eyaletinde binaya çarpan küçük uçağın pilotunun, binaya kasıtlı olarak çarptığı bildirildi. CNN televizyonuna konuşan bir federal yetkili, havalanmadan önce evini yakan pilotun daha sonra uçakla Austin kentindeki 7 katlı binaya çarptığını söyledi. Austin polisi olaydan sonra iki kişinin hastaneye kaldırıldığını bildirirken, pilotun akıbeti hakkında ise henüz bilgi edinilemedi. Amerikan İç Güvenlik Bakanlığı, olayda terörist bağlantı görülmediğini bildirmişti. (ekolay) |
Silah kanunu tasarısında askerin dediği oldu İçişleri Komisyonu gündeminde bulunan Silah Kanunu Tasarısı konusunda, alt komisyon, Genelkurmay’ın ‘silah ithalatı’ ile ilgili olarak itirazını dikkate aldı. Tasarıda, ‘Harp silahlarıyla ilgili ithalatın yine Genelkurmay tarafından yapılması’ yönünde değişikliğe gidildi. İçişleri Komisyonu gündeminde bulunan Silah Kanunu Tasarısı konusunda, alt komisyon, Genelkurmay’ın ‘silah ithalatı’ ile ilgili olarak itirazını dikkate aldı. Tasarıda, ‘Harp silahlarıyla ilgili ithalatın yine Genelkurmay tarafından yapılması’ yönünde değişikliğe gidildi. Silah Kanunu Tasarısıyla ilgili İçişleri Komisyonu bünyesinde oluşturulan alt komisyonun bugünkü toplantısında, tasarıda değişiklik yapılması benimsendi. Genelkurmay’ın tasarıya yönelik itirazları arasında bulunan silah ithalatı ile ilgili maddede değişiklik yapıldı. Tasarı, harp silahlarında da diğer silahlarda olduğu gibi ithalat yetkisini Emniyet Genel Müdürlüğü’ne verirken, alt komisyonda benimsenen düzenlemeye göre, Harp Silahlarının ithalatı eskiden olduğu gibi Genelkurmay’ca gerçekleştirilecek. Yapılan düzenlemeye göre, Harp silahlarının dışında kullandığı silahların ithalatını Emniyet Genel Müdürlüğü yapacak. Tasarıda silah ithalatına yönelik ‘İlgili kurumlar ve görevlendirecekleri şahıslar tarafından’ ibaresindeki ‘şahıslar’ ifadesine de Genelkurmay karşı çıkıyordu. Alt komisyonda yapılan değişiklikle bu ifadenin tasarıdan çıkarılması öngörüldü. Muhalefetin bu yöndeki önerisine AKP’li Nedim Öztürk de olumlu oy kullandı. Tasarıda yine Genelkurmay’ın itiraz ettiği maddeler arasında bulunan ‘askeri personele ruhsat verilmesi’ ile ilgili düzenlemede de Genelkurmay’ın itirazı dikkate alındı. Buna göre de eskiden olduğu askeri personele silah ruhsatı Genelkurmay’ca verilecek. Ancak silah ruhsatlarının kontrolü İçişleri Bakanlığı’nda olacak. Bakanlıkça oluşturulacak birimle verilen silah ruhsatları kontrol edilecek. Tasarıda CHP’li komisyon üyesi Adana Milletvekili Hulusi Güvel, silah edinme yaşıyla ilgili maddeye de itiraz etti. Güvel, av tüfeklerinde silah edinme yaşının tasarıda yer alan 18’den 21’e, diğer tabanca ve silahlarda da 21’den 25 yaşa çıkarılmasını önerdi. Ancak muhalefetin bu önerisi, alt komisyonda kabul görmedi. Tasarıya göre, ayrıca, bir yıldan fazla ceza alanlar, illerde kurulacak komisyonlarca uygun görülürse silah ruhsatı alabilecek. (ekolay) |
Elektrik dağıtım ihalesinde büyük teklif Uludağ Elektrik Dağıtım şirketi için en yüsek teklifi Limak İnşaat verdi. Teklifin 940 milyon dolar olduğu belirtildi. Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş özelleştirme ihalesine en yüksek teklif 940 milyon dolarla Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş’den geldi. Özelleştirme İdaresi bugün gerçekleştirdiği Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş, Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş., Van Gölü Elektrik Dağıtım A.Ş. ile Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş ihalelerinden toplam 1 milyar 528 milyon 850 bin Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş özelleştirme ihalesi Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nda (ÖİB) gerçekleştirildi. İhale Komisyonu Başkanlığını ÖİB Başkan Vekili Ahmet Aksu yaparken, ihaleye, Cengiz Elektrik Toptan Satış A.Ş., Çalık Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş., Park Holding A.Ş., Aydem Elektrik Dağıtım A.Ş., Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş., ETİ Gümüş A.Ş. - Söğütsen Seramik Sanayi İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. O.G.G, Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş. ile KCETAŞ ? Aygen OGG teklifverdi. ÖZEL SEKTÖRÜN PAYI YÜZDE 44’E ULAŞACAK ÖİB Başkan Vekili Aksu, ihale öncesinde yaptığı açıklamada, “Hali hazırda beş özel elektrik dağıtım şirketi 21 ilde faaliyet göstermektedir ve dağıtım piyasasının yüzde 24’ünü oluşturmaktadır. Bunlara ihalesi 6 Kasım 2009’da tamamlanan ve onay süreci devam eden Osmangazi, Çoruh ve Yeşilırmak Elektrik Dağıtım Şirketleri ile ihalesi yapılmakta olan Uludağ, Çamlıbel, Fırat ve Vangölü Elektrik dağıtım şirketlerini ilave ettiğimizde 12 özel dağıtım şirketi toplam 51 ilde faaliyette bulunacak ve özel sektörün payı yüzde 44’e ulaşacak” diye konuştu. İHALE SÜRECİ Kapalı ve elemesiz yapılan turda en yüksek teklif 451 milyon dolar oldu. Bu turun ardından beş elemeli tura geçildi. Birinci elemeli turda teklifler eşit olunca tur tekrarı yapıldı. İlk turda Aksa Elektrik, ikinci turda Aydem Elektrik, üçüncü turda KCETAŞ ? Aygen OGG, dördüncü turda ETİ Gümüş A.Ş. -Söğütsen Seramik Sanayi, beşinci turda ise Park Holding elendi. Elemeli turda en yüksek teklif 781 milyon 500 bin dolar olurken, açık artırma başlangıcı 845 milyon dolar oldu. Açık artırma aralığı ise 1 milyon dolar olarak belirlendi. Açık artırmaya Çalık, Kolin, Limak ve Cengiz elektrik kaldı. Sekizinci turda Cengiz Elektrik, onbeşinci turda Kolin İnşaat,otuzaltıncı turda ise Çalık Enerji teşekkür ederek ihaleden çekildi. Böylece Limak 940 milyon dolar ile ihaleye en yüksek teklif vererek, ihaleyi aldı. ULUDAĞ ELEKTRİK DAĞITIM AŞ Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş, Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova’yı kapsıyor. 2008 net elektrik tüketim miktarı 10 milyon 940 bin 535 megavat saat olurken, abone sayısı ise 2 milyon 278 bin 524 kişi oldu. Bölgedeki kayıp kaçak oranı ise yüzde 6 olarak tespit edildi. “YILLIK EN AZ 50 MİLYON TL’LİK YATIRIM YAPACAĞIZ” Limak Enerji İcraa Kurulu Üyesi İsmail Ergüneş ihale ile ilgili soruları yanıtladı. Ergüneş, modern bir şebeke sistemi yatırımı yapacaklarını ifade ederek, yıllık en az 50 milyon TL’lik yatırım yapmayı planladıklarını kaydetti. Ödemeyi nasıl yapacaklarına henüz karar vermediklerini belirten Ergüneş, 52 HES ihalesine de katılacaklarını söyledi. 4 İHALEDEN 1.5 MİLYAR DOLAR GELİR ELDE EDİLDİ Özelleştirme İdaresi Başkanlığı bugün gerçekleştirdiği Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş, Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş., Van Gölü Elektrik Dağıtım A.Ş. ile Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş ihalelerinden toplam 1 milyar 528 milyon 850 bin dolar gelir elde etti (ekolay) |
TEGV’den ağlatan değil gülümseten kampanya http://i.ekolay.net/i/0219/tegv-0844_334.jpg TEGV’nin 15’inci yılına özel hazırladığı reklam kampanyasının, sosyal sorumluluk kampanyalarında görmeye alışkın olduğumuz duygulara oynayan ve acıklı iletişim tonunun aksine, sıcak ve pozitif bir tonu var. Vakfın bugüne kadar hayatına dokunduğu milyonlarca çocuğa dikkat çeken kampanya hedef kitlesine soruyor: “Bir milyon… Söylemesi kolay. Peki ya sayması?” Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) geçtiğimiz günlerde 15'inci yılının anısına özel bir iletişim kampanyasına başladı. Yukarıda okuduğunuz cümleler de kampanya için hazırlanan reklam filminin dış ses metni. Ancak bunun da ötesinde vakfın geçtiğimiz 15 yıl içinde bu ülkenin çocuklarına nasıl dokunduğunun kısa bir özeti. TEGV yeni kampanyasıyla bir yandan 15'inci yılını kutluyor, diğer yandan da çocuklar için yaptığı katkının resmini çizip, neler yaptığını kamuoyuna biraz daha açık anlatıyor. Vakıf reklamlarıyla hayatımızın içinde, çoğu zaman yanıbaşımızda ama bir o kadar da uzağımızda olan tazecik hayatlarla bir kez daha karşılaştırıyor bizleri. Aslında onların da hayallerinin, yeteneklerinin, umutlarının olduğunu ve birilerinin onlara gerçekten dokunduğu zaman neler olabileceğini hatırlatıyor. (Marketing Türkiye) |
Yatalak hastaya sağlam raporu Yatalak hastaya sağlam raporu http://i.ensonhaber.com/news/216018.jpg Yüzde 92 oranında engelli 45 yaşındaki Mustafa Yıldız'a, 'kendi günlük işlerini görebilir' raporu verilmesi şaşkınlık yarattı KÜTAHYA'nın Simav İlçesi'nde, 20 yıl önce geçirdiği ameliyat sonrası yatalak kalan, yüzde 92 oranında engelli 45 yaşındaki Mustafa Yıldız'a, 'kendi günlük işlerini görebilir' raporu verilmesi şaşkınlık yarattı. Kütahya Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bu rapora dayanarak, Yıldız'ın vasisi olan emekli öğretmen Osman Uludağ'ın aylık bakım ücreti talebini reddetti. Öfkelenerek, 8 aydır bakımını üstlendiği Mustafa Yıldız'ı aracına yatırıp İl Müdürü'nün makamına götüren ve halini gösteren Uludağ, yine olumsuz yanıt alınca isyan etti. Kütahya'nın Simav İlçesi'ne bağlı Hisarbeyli Beldesi'nde oturan Mustafa Yıldız, 20 yıl önce bacak ve sırt ağrısı nedeniyle Ankara Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedaviye alındı. Bacak ve kalça ameliyatı geçiren Yıldız, sonrasında bir daha ayağa kalkamadı. Yatağa mahkum olan ve kemik erimesi hastalığı bulunduğu için vücut gelişimi de duran 1 metre 10 santimetre boyundaki Yıldız, kendisine bakan anne ve babasının 10 yıl önce ölümüyle kimsesiz kaldı. Yatalak Mustafa Yıldız'ın bakımını bu süre zarfında komşuları ve hayırsever vatandaşlar üstlendi, Simav Kaymakamlığı da yardımlarda bulundu. BAKICI MAAŞI İSTEDİ Geçen yıl Yıldız'ın dramını öğrenen emekli öğretmen Osman Uludağ, bakımını ve tedavisini üstlenmek amacayla vasisi olmak için 8 Ağustos 2009'da Simav Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurdu. Mahkeme olumlu yönde karar verdi. Bunun üzerine Uludağ, Yıldız'ın vasisi olduğunu ve bakımını üstlendiğini belirterek, yasal olarak belirlenen asgari ücret tutarındaki bakım ücretinin ödenmesi iiçin bir dilekçeyle Kütahya Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne başvurdu. Müdürlük de Kütahya Devlet Hastanesi'nden 'yüzde 92 oranında vücut fonksiyon kaybı olduğu ve ellerini kullanamadığı' yönünde raporu bulunan Yıldız'ın durumunu açıklığa kavuşturmak amacıyla 18 Aralık 2009 tarihinde Simav Sağlık Meslek Lisesi'nden bir rehber öğretmen ile Simav Kız Meslek Lisesi'nden 2 ana sınıfı öğretmenini görevlendirdi. Gelen heyet üyeleri, yatalak Mustafa Yıldız'ın 'kendi günlük işlerini görebileceği' yönünde rapor hazırlayıp Kütahya İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü'ne sundu. İŞTE ŞOKE EDEN YAZI Müdürlük de bu rapor üzerine, bakım ücreti talebini reddettiğini şoke eden şu yazıyla Uludağ'a bildirdi: "Yapılan sosyal inceleme sonucunda, özürlü Mustafa Yıldız günlük hayatın alışılmış tekrar eden gerekenleri önemli ölçüde yerine getirmede, hayatını bir başkasının bakım ve yardımı olmadan devam ettiremeyecek derecede özür yönünden bakıma muhtaç ağır özürlü olmadığı için, bu hizmetten yararlanma konusunda yönetmeliğin 4/C maddesindeki tanıma uygun olmadığı kanaatine varıldığı için talebiniz uygun görülmemiştir." YATALAK HASTAYLA MAKAMA KADAR ÇIKTI Kütahya Sosyal Hizmetler İl Müdürü Muhammet Kahraman'ın imzasını taşıyan bu yazı yardımsever Uludağ'ı kızdırdı. Otomobiline bindirdiği yatalak Mustafa Yıldız ile birlikte Kütahya'nın yolunu tutan Uludağ, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve Kütahya Valiliği'ne itirazda bulundu. Yıldız'ı makamına kadar çıkarıp halini göstermesine karşın Müdür Kahraman'dan olumsuz yanıt aldığını anlatan Osman Uludağ, isyan etti. Uludağ, "Bu ülkede, engelli ve kimsesiz bir vatandaşın bakımını üstlenmek sanki suçmuş gibi tavırlarla karşılaşıyoruz. Ama ben vicdanlı bir insanım. Tüm bunlar vicadınımın sesisini susturamayacak. Gerekirse Ankara'ya kadar gidip durumu Başbakan'a şikayet edeceğim" dedi. 'BEN OSMAN AMCALARI İSTİYORUM' Yatalak Mustafa Yıldız de 20 yılda boyunun 1 metre 76 santimetreden 1 metre 10 santimetreye kadar küçüldüğünü, bir yandan hastalıkla uğraşırken, diğer yandan da bürokratik engellerin kendisini iyice yorduğunu söyledi, "Ben Osman amcalarda kalmak istiyorum. Onlar benim ailem gibi oldu. Devlet de artık üzerine düşeni yapsın ve sıcak elini uzatsın" diye konuştu. DHA muhabirinin telefonla ulaştığı, şok cevap yazısında imzası bulunan Kütahya Sosyal Hizmetler İl Müdürü Muhammet Kahraman, yatalak Yıldız'ın Bağ- Kur'dan asgari ücret tutarında malüllük maaşı aldığı için talebi geri çevirdiklerini savundu. Kaynak |
İşsize sessiz sedasız darbe!.. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kararına göre, bundan böyle işsiz ailelerin sağlık ve doktor harcamaları 100 gün değil, sadece 10 gün karşılanacak. 1 Ekim 2009'den bu yana 90 günden fazla prim ödeyenler devletten 100 gün sağlık hizmeti alabiliyordu. 90 günden daha az prim ödeyenlere sunulan sağlık hizmeti ise sadece 10 gündü. Geçen hafta sessiz sedasız bir genelge yayınlayan Sosyal Güvenlik Kurumu, "17 aydır yasayı yanlış uygulamışız" dedi. Sağlık güvencesi tüm işsizler için 10 güne çekildi. Durum dün sağlık hizmeti almak üzere sağlık kurumlarına giden işsizlere "ücretsiz yararlanamazsınız" denmesiyle ortaya çıktı. CNN Türk - 19.02.2010 |
240 kiloluk dev anne http://i.ekolay.net/i/0219/obez-1432_334.jpg Romanya'da 240 kilogram ağırlığındaki bir kadının doğum yaptığı bildirildi. Bükreş Üniversitesi Hastanesi, 25 yaşındaki Victoria Lacatus’un, sezaryenle sağlıklı bir kız çocuğu dünyaya getirdiğini açıkladı. Lacatus’un ülkede anne olan en kilolu kadın olduğu belirtilirken, bebeğin 2 kilo 900 kilogram ağırlığında doğduğu ifade edildi. Hastanenin sözcüsü Bogdan Popescu, annenin, kilosundan ötürü ameliyat sonrası oluşabilecek komplikasyonlar nedeniyle gözlem altında tutulduğunu söyledi. Lacatus’un, ülkenin güneyinde yaşadığı köyden bu yöredeki hastanede kendisini taşıyacak yatak olmadığı gerekçesiyle doğum için başkent Bükreş’e nakledildiği kaydedildi. http://adtext.adnet.com.tr/counthighlight.ashx?t=1266625569077&ids=%287098,24844,100366%29,%287098,24819,101221%29 (ekolay) |
İnsanlık tarihi yeniden yazılacak http://i.ekolay.net/i/0219/akdeniz-19210_ic-0113_334.jpg İlk insanın atalarının, tahmin edilenden çok daha önce denizlere açıldığı ortaya çıktı. National Geographic'te çıkan habere göre, arkeologlar Yunanistan'ın Girit adasında yaptıkları kazılarda, en az 130 bin yıllık taş aletler buldu. Bilim adamları, aralarında taş baltaların da bulunduğu bu ilkel aletlerin, Akdeniz’de bilinen en erken deniz yolculuklarının kanıtı olduğu ve ilkel insanın atalarının denizcilik yetilerini yeniden düşünmek gerektiğini belirtiyor. 5 milyon yıldır bir ada olan Girit’e bu taş aletleri yapanların teknelerle geldiği sanılıyor. Akdeniz’de seyahatin tarihini 100 bin yıl kadar geriye götürebilecek bu keşifler öncesinde ilk insanların Kıbrıs, birkaç başka Yunan adası ve Sardunya adasına ulaştığını gösteren insan yapımı aletlerin yaşları, 10 bin ila 12 bin yıl öncesine dayanıyordu. Bilim adamları, anatomik olarak modern homosapienlerin deniz yolculukları yaparak Avustralya’ya bundan 60 bin yıl önce gittiğini tahmin ediyordu. (ekolay) |
Bankamatikte unutulan karttaki parayı çekti Anatalya'da işlem yapmak istediği bankanın ATM'sinde kart unutulduğunu gören 42 yaşındaki Ö.B., hesapta bulunan 600 TL'yi çekti. Bu parayla kendi kredi kartı borcunu ödeyen Ö.B., güvenlik kameralarından saptanarak yakalandı. Bir otelde garson olarak çalışan R.B. geçen 4 Ocak sabahı bir bankanın Çallı'daki ATM'sine gelerek hesabından 150 TL çekti. Çalıştığı işyerinin servisinin geldiğini gören R.B., “Başka bir işlem yapmak istiyor musunuz?” aşamasında kartını unutarak bankamatikten ayrıldı. İşyerine gittiğinde kartını almadığını hatırlayan R.B. hemen bankayı arayarak durumu bildirdi. Banka görevlileri hesapta kalan 600 TL'nin de çekilmiş olduğunu söyledi. Bunun üzerine polise giden R.B. parasını çeken kişinin bulunmasını istedi. Olay üzerine araştırma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye aldı. Polis R.B.'den sonra bankamatiğe gelen Ö.B.'nin işleme devam ettiğini ve çektiği 600 lirayı da aynı bankamatikten kendi kart hesabına yatırdığını belirledi. Polis ekipleri, dün akşam saatlerinde Ö.B.'yi evinde gözaltına aldı. Ö.B, polisteki sorgusunda suçunu itiraf ederek işsiz olduğu için yaptığını söyledi. (ekolay) |
İlköğretim kantininde esrar satışı Samsun'da bir ilköğretim okulunun kantininde uyuşturucu ticareti yapıldığı belirlendi. Polisleri bile şok eden olay sonrası kantini işleten bir kişi gözaltına alındı. Öğrencilerin aileleri şokta.... Samsun’da bir ilköğretim okulu kantinini çalıştıran 35 yaşındaki Murat Ö. uyuşturucu ticareti yaptığı gerekçesiyle polis tarafından gözaltına alındı. Kantinde yapılan aramada kutu içine gizlenen 750 gram esrar ele geçirildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’ne bağlı Narkotik Bürosu ekipleri, İlkadım İlçesi’nde Derebahçe İlköğretim Okulu'nun kantinini 1 yıldır işleten evli ve 1 çocuk babası Murat Ö.’nün esrar sattığı ihbarını aldı. Alınan ihbar üzerine dün okulun kantinine baskın düzenleyen polis kantin içinde arama yaptı. Yapılan aramada karton kutunun içine gizlenmiş 750 gram esrar ele geçirildi. Murat Ö.’nün okul kantinini üs olarak kullandığı, öğrencilere uyuşturucu satmadığı ancak okul kantinine gelen yetişkin müşterilerine esrar sattığı iddia edildi. Gözaltına alınan Murat Ö.’nün tehdit ve hakaret suçlarından sabıkalı olduğu belirlendi. Murat Ö. ifadesinde, “Ben içiciyim. Bulunan esrarı da kendim içmek için aldım. Okul kantini güvenli diye burada sakladım” dedi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor. TÜRKİYE'DE UYUŞTURUCUYA BAŞLAMA YAŞI 12 Yeşilay Genel Başkanı Mustafa Necati Özfatura, sigaraya başlama yaşı 10, alkole başlama yaşı 11 ve uyuşturucuya başlama yaşı ise 12 olarak belirlendiğini açıklamıştı. (ekolay) |
İlkokulu 7 yılda bitirdi THY Genel Müdürü oldu http://i.ekolay.net/i/0220/temel-kotil-ic1-3932_%20334.jpg Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü Temel Kotil, bu yıl 31 milyon yolcu taşımayı planladıklarını belirterek, “Başarımız, Avrupa’da etkin olmamız ve oradaki hava yollarından pay almamızdan geliyor" dedi. "Burada iş yapabilmek için kaliteye, ucuz olmaya ve global marka olmaya ihtiyacımız var” diyen Kotil, Avrasya İşadamları Derneği’nin düzenlediği toplantıda, “THY’nin bir başarı öyküsü varsa bu Türkiye’nin başarı öyküsüdür” dedi. 'İLKOKULU 7 YILDA BİTİRDİM' Kotil, konuşması sırasında ilkokul sıralarındaki anılarını da anlattı. İlkokulu 7 senede bitirdiğini ifade eden Kotil o yıllarla ilgili duygularını şöyle dile getirdi: “İlkokul yıllarının 5 yılı Rize’de geçti. Rize’de pek okumak istemiyordum. Neden? Etraf çok güzeldi. Derede balık tutmak daha güzeldi. Belki de köy okullarında olduğu gibi çocukları okumaya heveslendiren çevre, öğretmenler yok. 1969’da İstanbul’a geldiğimde yaşlı bir hocamız vardı. Hocamız ne yaptı bilmiyorum, bir anda değişiverdim. Bütün ömrüm boyunca kaybettiğim iki yılı yerine koymak için uğraştım. İki yılımı hâlâ unutmadım. İyi ki o iki yılımı kaybetmişim. Çünkü, okumak istemeyebilirdim. Büyük ihtimalle bunlar arkasından gelmeyecekti. Dolayısıyla bir sorun yaşadıysanız pozitif olmakta yarar var. THY’de de tabii birçok sorunumuz var. Bütün çalışanlarımız olaylara pozitif bakmaya çalışıyoruz.” Lodosta pistlerin kapasitesi düşüyor Kotil, uçaklardaki gecikmelerden şikâyet eden bir işadamına, rötarların önemli nedenlerinden birinin dış koşullar olduğunu belirtti. Atatürk Havalimanı’ndaki en büyük problemlerden birinin rüzgârın lodostan estiği durumlarda pistlerin yapısı nedeniyle kapasitenin düşmesi olduğunu kaydeden Kotil, “Hava şartları probleminden kaynaklanan durumu ortadan kaldırmak için kısa pist uzatılıyor. O pist uzadığı zaman rüzgar durumuna rağmen pist kullanılabilecek.” http://adtext.adnet.com.tr/counthighlight.ashx?t=1266704772801&ids=%287098,24819,101217%29,%287098,24844,100506%29,%287098,24897,100182%29,%287098,24460,100278%29 (ekolay) |
Ayakları başında buzağı! http://i.ekolay.net/i/0220/buzagi-ilginc-ic1-1402_334.jpg Kahramanmaraş'ın Afşin İlçesi'ne bağlı Çoğulhan Beldesi'nde ayakları başında, iç organları dışarıda olan bir buzağı dünyaya geldi. Afşin-Elbistan A Termik Santrali'nin hemen yanındaki Çoğulhan Beldesi'nde bugün sabah dünyaya gelen buzağı görenleri hayrete düşürdü. Ayakları başında olan buzağının tüm iç organlarının da dışarıda olması şaşkınlık yarattı. Veteriner Hekim Ferhat Fedakar tarafından sezaryenle dünyaya getirilen buzağı yaşama ihtimalinin olmaması nedeniyle iğne yapılarak uyutuldu. Santralden yayılan baca gazının hayvanların genetiğini bozabileceğini belirten Veteriner Fedakar, "Hayvanlar bu nedenle de anormal bir şekil alabilirler. Aynı yerde 2 yıl önce de bir başka kişinin buzağısı böyle dünyaya gelmiş. Santralden çıkan zehirli gazların neticesinde olabilecek bir şey. Hayvanın gen yapısının bozulmasına çeşitli gıdalar ve gazlar neden oluyor" dedi. "ZARARIMI KARŞILASINLAR" Hacıkız Savran ise ineğin normal doğum yapmaması üzerine veteriner hekim çağırdıklarını, veteriner hekimin de normal doğum yaptıramadığını belirterek, "Normal doğum olmayınca sezaryenle doğum yaptırıldı ve buzağı bu şekilde doğdu. Görünce çok şaşırdık. Annesinin karnında bu şekilde yaşamış ve doğduğunda da canlıydı. Santralin zararlı etkisinde oluyor. Başka bir gelirim yok hayvanların sütünü satarak geçinmeye çalışıyorum. Devlet benim zararımı ödesin. İneğimin de sağlık durumu iyi değil o da yakında ölecek" diye konuştu. (ekolay) |
ABD'de webcam skandalı http://i.ekolay.net/i/0220/webcam-ic1-2503_%20334.jpg ABD'de bir okul yönetimi, öğrencilerine bedava dizüstü bilgisayar dağıttı; ancak dağıtılan bu bilgisayarlarda bulunan webcam'lerin casusluk yaptığı anlaşılınca okul yönetimi ve veliler davalık oldu. Ancak ABD'de yaşanan bu olay dünyanın her yerinde görülebilir türden; zira bilgisayarlara yüklenen casus bir uygulama sayesinde webcam'ler kolayca casusluk amacıyla kullanılabiliyor. ABD'nin Pennsylvania eyaletindeki bir lise, öğrencilerine ücretsiz dizüstü bilgisayar dağıttı. Ancak dağıtılan bu dizüstü bilgisayarlara yerleştirilen bir yazılım, bu bilgisayarlarda bulunan webcam'leri casus kameraya çevirince okul yönetimi ve öğrenci velileri mahkemelik oldu. Olay ise okul müdürünün bir öğrencisine evinde gerçekleştirdiği bir eylem neticesinde ceza vermesi ve delil olarak webcam'de çekilen bir fotoğrafın gösterilmesiyle ortaya çıktı. Çocuklarının başına gelen bu olayı mahkemeye taşıyan Michael-Holly Robbins çifti, dizüstü bilgisayarlarda bulunan webcam'lerin başka bir bilgisayar tarafından aktive edildiğini ve webcam'in istekleri dışında görüntü aldığını iddia etti. (ekolay) |
'Yeni Seviştim' yoğunluğu Türkiye'de http://i.ekolay.net/i/0221/sevisme-haritasi-ic1-4802_%20334.jpg Geçen sene kurulan kimin nerede, ne zaman, nasıl seviştiğinin takip edilebileceği bu erotik atlasta Türkiye üzerindeki yoğun hareket dikkat çekiyor... Milliyet Cadde'den Ceren Şehirlioğlu'nun haberine göre, Ijustmadelove.com’da (Biraz önce seviştim) haritada yerini işaretleyen ziyaretçi sayısı bugüne kadar 81 bin. Kullanıcılar, seçenekler arasından pozisyon, yer (iç/dış mekan, araba, tekne), prezervatif kullanımı, ‘ilk kez’ gibi şıkları işaretliyor. Son bir haftada 3 bin 875 kişi siteye seviştiğini haber verdi. 440’ı homoseksüel ilişki yaşadı. 259 kişi açık havada, 333’ü arabada, 70’i teknedeydi. Denizde ilk cinsel deneyimini yaşayanlardan biri de Urla’dan bir Türk erkeği. Bu hafta Türkiye’den 20 kişi giriş yaptı. Altı kişiyle Ankara önde. İstanbul’da üç kişi var. Çankırı da bir kişiyle listede. Dün 12.30 itibariyle Türkiye’den tek kayıt Bodrum’dan geldi. Çift, prezervatif kullandı ve iç mekanı tercih etti. 241 kişi, geçen hafta hayatlarının ilk cinsel deneyimini yaşadığını bildirdi. Prezervatif kullanmada Türkiye yüzde 42.1 ile altıncı. Birinci İspanya. Dün en çok sevişen ülke Polonya oldu. Dünya şampiyonu açık arayla ABD... Türkiye de yoğun sevişen ülkeler arasında. (Milliyet Cadde) |
Sarkan göğüs pahalıya patladı http://i.ekolay.net/i/0221/gogus-460-5334_334.jpg Muğla'nın Marmaris İlçesi'ndeki otellerde animatörlük yapan Özden Doyranlı ile Selma Nur Uçar, Estetik Cerrah Prof.Dr. Cenk Demirdöver'e açtıkları tazminat davasını kazandı. Göğüs ve burun amaliyatını beğenmeyen Doyranlı 11 bin, burun ameliyatını beğenmeyen Uçar ise, 6 bin lira tazminat kazandı. Arkadaş olan Özden Doyranlı ve Selma Nur Uçar 2004 yılında İzmir'de Prof.Dr. Cenk Demirdöver'e ameliyat oldu. Özden Doyranlı burnunu düzelttirdi, göğüslerine silikon taktırdı. Selma Nur Uçar ise, burnuna cerrahi müdahale yaptırdı. Ancak, bir süre sonra iki kadın da yapılan cerrahi müdahaleyi beğenmeyip İzmir 2'nci Asliye Hukuk Mahkemesi'ne avukatları aracılığıyla dava açarken uzman doktorun güzelleştirme yerine kendilerini çirkinleştirdiğini öne sürdü. İki kadın toplam 32 bin lira tazminat istedi. Animatör olan Doyranlı, şöyle dedi: “Mesleğim gereği mayo giyiyorum. Görevim, müşterileri eğlendirmek. Doğum sonrası sarkan göğüslerimi ve burnumu düzeltirmek için doktor ile anlaştım. Bandaj açıldığında burnumun eskisinden kötü, göğüslerimin ise sarktığını gördüm. Eşimle cinsel ilişkim bitti. Silikonlar göğsümde dönüyor. Eşim ile aram bozuldu ve benden soğudu. Başka bir yerde ikinci kez ameliyat olmak zorunda kaldım. Amacım başkalarının zarar görmemesi.” Selma Nur Uçar da Prof.Dr. Cenk Demirdöver'in ameliyatında kusurlu olduğunu öne sürerken, “Ameliyat sonrası manevi çöküntü içine girdim. Sağlıklı iken ameliyat sonrası sağlıksız bir buruna sahip oldum. Çektiğim acıları bir tek ben biliyorum” dedi. Suçlanan Prof.Dr. Cenk Demirdöver ise, avukatları aracılığıyla verdiği cevap dilekçesinde “Her iki davacı yönünden de operasyon başarıyla tamamlanmıştır. Ameliyat öncesi ve sonrası çekilen fotoğraflarla da açıkça görülmektedir. Bugüne kadar kimseden şikayet gelmedi. Kendileri ameliyat sonrası görüşmelerinde bana teşekkür etmişlerdir” dedi. Adli Tıp Kurumu'ndan gelen raporda doktorun ameliyatta kusurlu olduğu belirtildi. Hakim, toplanan kanıtlara göre davanın reddine karar verip 2007 yılında kararı açıkladı. Uçar ve Doyranlı'nın avukatı Yılmaz Yaman, kararı temyiz etti. Yargıtay 15'inci Hukuk Dairesi yerel mahkemenin verdiği kararı esastan bozdu. Yargıtay, mağdurların zararlarının giderilmesi gerektiğini, doktorun, raporlara göre kusuru bulunduğuna dikkat çekip dosyayı mahkemeye gönderdi. Bunun üzerine yeniden görülen davada hakim Muharrem Ünal şikayetçileri haklı buldu. Hakim Ünal kararında, şöyle dedi: “İnsanların estetik amaçlı olarak doktora başvurmalarının tek nedeni halen bulundukları görünüm ve konumdan daha iyi bir duruma gelme amacıyladır. Dolayısıyla günümüzde her kişinin estetik amaçlı operasyon yaptırmadığı belinmektedir. Bu operasyonu yaptıranların bu konuda hassas oldukları ve buna çok önem verdiklerinin kabulü gerekir. Bu bağlamda davalı tarafından yapılan işlem yeterli olmadığına göre her iki davacının da bununla ilgili olarak önemli üzüntü ve sıkıntılar çektiğinin kabulü gerekir. Dosyadaki belgelerde davacıların eski konumlarına bile gelmekte zorlandıklarına göre davalının yaptığı işlemden manevi zarar gördükleri anlaşılmıştır.” Hakim, Özden Doyuranlı'ya burun ve göğüs operasyonu ile ilgili yasal faizi hariç 10 bin TL manevi, 1000 TL maddi, Selma Nur Uçar için 5 bin TL manevi, 1000 TL maddi tazminat ödenmesine karar verdi. Mağdurların avukatı Yılmaz Yaman, daha önce verilen kararın yanlış olduğunu, müvekillerin bu olaydan dolayı psikolojilerinin bozulduğunu, sürekli doktorlara gidip eski hallerine dönmek için uğraştıklarını belirtti. Yaman, “Bu karar diğer mağdurlar için de örnek teşkil edecek” dedi. Ameliyatları yapan Cenk Demirdöver'in avukatları kararın temyizi için başvurdu. |
Alıntı:
http://i.ekolay.net/i/0221/abd-saldiri-ic1-2513_%20334.jpg ABD’de geçen perşembe vergi memurlarına kızıp uçağını devlet binasına çakan Amerikalının eylemi ‘terör’ tanımına uyduğu halde bu gruba dahil edilmedi. Müslümanlar, “Saldırgan Müslüman değilse, resmen terörist sayılmayacak mı” diye tepki gösterdi. ABD’de, Teksas Eyaleti’nin başkenti Austin’de geçen perşembe günü tek motorlu uçağıyla vergi dairesi binasına kamikaze dalışı yaparak kendisi dahil iki kişinin ölümüne neden olan Joseph Stack, yeni bir tartışma başlattı. Vergi müfettişlerinin baskılarından yılıp intikam almaya karar veren Stack, geride bıraktığı intihar mektubunda “siyasi motivasyonlu” ifadeler kullanmasına rağmen resmi belgelerde “terörist” olarak tanımlanmadı. İnternette saldırgan, “kahraman” ilan edirken, eyleminden övgüyle bahsedildi. Amerikalı yetkililer, bir “yalnız kurt” tarafından gerçekleştirilen saldırının “kasten bir devlet kurumunu hedef aldığını, ancak uluslararası terörizmle bağlantılı görünmediğini” bildirdiler. Terminolojik çifte standart Amerikan-İslami İlişkileri Konseyi bu duruma tepki gösterdi. Kurumun başkanı Nihad Awad, “Öyle görünüyor ki birçok kişi ve kurum, bir Müslüman tarafından gerçekleştirilmediği sürece hiçbir şiddet eyleminin terörizm olarak yaftalanamayacağı yönünde bir pozisyona sahip. Bir çifte standart uygulanıyor” dedi. Konsey, saldırıyı birkaç saat içinde “terörist” olarak niteleyerek kınamıştı. Tepkiler artınca, Beyaz Saray da açıklama yaptı. Sözcü Robert Gibbs, saldırıyı bir terör eylemi olarak sınıflandırabileceklerini, ancak soruşturma bitmeden bunu yapmayacaklarını açıkladı. 11 Eylül gibi ABD İç Gelirler Hizmeti’nin (IRS) Austin’deki binası, “anarşist” saldırının ardından ağır hasar görmüş, çevreyi kaplayan yoğun duman Amerikalılara 11 Eylül’ü hatırlatmıştı. Saldırgan Stack ise internette neredeyse kahraman ilan edildi. Obama Yönetimi’ne karşı çıkmak adına Stack’i sahiplenen Cumhuriyetçiler de var, “İşte Bush yıllarının eseri” diyen Demokratlar da... Kamikaze: Sayıma kendi cesedimi de eklemeliyim Vergi müfettişlerinin beyan usulsüzlüklerini öne sürüp 40 bin dolarına el koyduklarını ve emekliliği için artık elinde tek kuruş kalmadığını öne süren 53 yaşındaki yazılım mühendisi Stack’in intihar mektubunda şu ifadeler dikkat çekiyor: Ceset sayımı başlamadıkça hiçbir şey değişmeyecek. O sayıma kendi cesedimi eklemezsem, hiçbir şeyin değişmeyeceğinin de farkındayım. Ne yazık ki bütün hayatım boyunca bunun tersine inandım ama şimdi şiddetin bir cevap olmadığını, tek cevap olduğunu biliyorum. Yasal tanıma göre terör ABD’de bir eylemin terörizm olup olmadığını belirlemek için, 22/2656f numaralı yasaya başvuruluyor. Bu yasaya göre, bir eylemin terörist sayılması için zorunlu sayılan beş unsur şöyle: Kasıtlı yapılacak. Şiddet içerecek. Hedefi sivil olacak. Siyasi amacı bulunacak. Saldırgan, bir kişi veya grup olacak. (ekolay) |
İzdivaç programında bulduğu kadın dolandırdı http://i.ekolay.net/i/0221/izdivac-ters-tepti-ic1-3048_%20334.jpg Bayburt’ta yaşayan 82 yaşındaki Azimet Karatekin, bir televizyon kanalında yayımlanan evlilik programında tanıdığı kadının, evlenme vaadiyle kendisini dolandırdığı iddiasıyla savcılığa şikayette bulundu. Karatekin, “Kendisine taktığım 5 bin 250 TL’lik altın ile kayboldu. Daha sonra pişman olduğunu söyleyip dönmek için yol parası istedi. 150 TL gönderdim. Yine dönmeyince dolandırıldığımı anladım” dedi. http://adtext.adnet.com.tr/counthighlight.ashx?t=1266784447521&ids=%287098,24832,100186%29 (ekolay) |
NATO yine hedef şaşırdı: 33 ölü NATO, Afganistan'da sivilleri vurmaya devam ediyor. Son olarak, Birliğin Afganistan'ın güneyinde gerçekleştirdiği bir hava saldırısında "yanlışlıkla" 33 sivil hayatını kaybetti. Afganistan hükümeti, NATO güçlerinin Uruzgan vilayetinde bir ana yola çıkan üç minibüsü vurması sonucu, 33 kişinin öldüğünü, 12 kişinin de yaralandığını açıkladı. NATO, bölgedeki savaş uçaklarının içinde isyancıların bulunduğunu sandıkları bir grup araca ateş açtıklarını, ancak daha sonra araçlarda kadın ve çocukların olduğunun fark edilmesi üzerine ateşi kestiklerini açıkladı. Afganistan kabinesi saldırıyı kınarken, ölenlerin arasında dört kadın ve bir çocuğun bulunduğunu belirtti. NATO ise can kaybı sayısı konusunda açıklama yapmadı. NATO ÖZÜR DİLEDİ NATO komutanı General Stanley McChrystal saldırıdan dolayı derin üzüntü duyduklarını belirtirken, Birlik'ten yapılan açıklamada, komutanın şahsen Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai'den de özür dilediği ifade edildi. Afgan hükümeti ile NATO, operasyondaki sivil can kayıplarıyla ilgili soruşturma başlatırken, Uruzgan'daki hava saldırısının komşu vilayet Helmand'da yürütülen Müşterek Operasyon'la ilgisi olmadığı bildirildi. ROKETLER EVE İSABET ETMİŞTİ Taliban'a karşı 2001'den bu yana girişilen en büyük operasyon olan ve yaklaşık 15 bin NATO askeriyle Afgan güvenlik güçlerinin ortak olarak düzenlediği harekatta geçtiğimiz hafta, iki NATO roketinin bir eve isabet etmesi sonucu 12 sivil hayatını kaybetmişti. (ekolay) |
Check-up indirimi mesajlarına dikkat Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya, cep telefonlarına gelen “ücretsiz ya da indirimli check-up kazandınız” şeklindeki mesajlara karşı dikkatli olunmasını istedi. Nazım Kaya, son dönemlerde check-up dolandırıcılığının artış gösterdiğini belirtti.Cep telefonlarına gelen mesajlarda “Müjde ücretsiz veya indirimli check-up hizmeti kazandınız, bizi arayın” yazdığını belirten Kaya, firma arandığında piyasa fiyatının oldukça üstünde rakamların ortaya çıktığını bildirdi. Bu tür mesajlara karşı dikkatli olunmasını isteyen Kaya, şunları kaydetti: “Sağlık konusu, tüketicinin önem verdiği bir nokta olduğundan bir çok art niyetli kişinin geçim kapısına dönüşmüş durumdadır. Tüketicinin numarasını nasıl elde ettikleri sorusu üzerine ise 'GSM firmaları ile ortak çalıştıklarını, özellikli müşterilerin telefon bilgilerinin GSM şirketleri tarafından verildiğini' söylüyorlar. GSM şirketleri, SMS gönderilen numara sahipleri hakkında yargı girişimi başlatarak, sorumluluklarını yerine getirmelidir.” ÜCRETSİZ AMBULANS HİZMETİ VAADİ Kaya, tüketicilere, kendilerine gelen mesajlara dayanarak kredi kartı bilgisi vermemesi ve ödeme yapmaması uyarısında bulunarak, şöyle devam etti: “Kendilerine SMS gelen numaraları ve art niyetli firmaları, abonesi oldukları GSM şirketine, Sağlık Bakanlığına ve tarafımıza bildirmeleri halinde gerekli takip yapılabilir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) check-up dolandırıcısı bir firma hakkında 10 bin lira ceza uyguladı. Tüketiciler bu gelişmeyi dikkate alarak ilgililerin cezalandırılmasını sağlayabilir. Yine art niyetli bazı kişiler, tüketicileri arayıp telefonla danışmanlık, hastanelerden indirimli yararlanma ve ücretsiz ambulans hizmeti verdiklerini söyleyerek, 30-50 lira karşılığında bu hizmetlerden 1 yıl süre ile yararlanabileceklerini belirtmektedir. Tüketicinin kredi kartından yıllık 350-600 lira çekim yapılabilmektedir. Tüketiciler bu tür aldatmalara fırsat vermemelidir.” (ekolay) |
'Soykırım' tasarısı resmen ABD Kongresi'nde ABD'de yasamanın iki kanadından biri olan Temsilciler Meclisi'nin Dış İlişkiler Komitesi, Ermeni "soykırımı" yasa tasarısını bu yıl da gündemine aldı. "Amerikan dış politikasının Ermeni soykırımı iddialarına ilişkin duyarlılığı yansıtmasını" isteyen ve ABD Başkanı Barack Obama'yı 1915 olaylarını resmen "soykırım" olarak tanımaya çağıran tasarı, 4 Mart tarihinde komitede görüşüldükten sonra oylamaya sunulacak. Geçtiğimiz yıl Mart ayında Temsilciler Meclisi'ne sunulan 252 no'lu tasarının şu ana dek 130'dan fazla Kongre üyesi tarafından imzalalanarak desteklendiği belirtiliyor. http://adtext.adnet.com.tr/counthighlight.ashx?t=1267042080106&ids=%287098,24995,100278%29 (ekolay) |
Memura 317 TL fark Maliye Bakanlığı, kamuda döner sermaye alan 400 bin memuru ilgilendiren bir çalışma başlattı. Buna göre memurlara artık izin ve rapor döneminde de döner sermaye ödenecek. Ek ödeme miktarı hemşire için 317, hizmetli için 268 TL olacak. Mevcut uygulamada, izinli ya da raporlu memur, o ay sadece çıplak maaş alıyor. Yeni düzenlemeyle artık kamu çalışanlarının aylık geliri, maaş artı ek ödemenin altında olamayacak. Zaman gazetesinin haberine göre çalıştıkları kurumların geliri düşük olduğu için daha az ek ödeme alan memurlar için de önemli bir adım atılıyor. Bu durumdaki çalışanlar, şimdiye kadar, düşük aldıkları döner sermaye farklarını yıl sonunda toptan alıyordu. Örneğin Siirt Kurtalan Kayabağlar Sağlık Ocağı'nda çalışan bir hemşire aylık 190 lira döner sermaye alırken, Ankara'daki meslektaşı 350 TL alabiliyordu. Düşük döner sermaye alan bu durumdaki kişiler, ek ödeme tabanı olan 317 lira baz alınarak yıl sonunda mahsuplaşmaya gidiyordu. 317 liranın altında aldığı aylardaki farklar, yıl sonunda kendine ödeniyordu. Şimdi ise her ay en az 317 TL ek ödeme alacaklar. Düzenlemenin hayata geçmesi için hükümetle memur sendikaları toplu görüşme masasında mutabakata varmıştı. Maliye Bakanlığı, düzenlemenin ayrıntılarını belirlemek için 9 Mart'ta yetkili sendikaların temsilcileriyle masaya oturacak. Düzenleme en fazla sağlık çalışanlarını ilgilendiriyor. Çünkü döner sermaye alan çalışanların önemli bölümü sağlıkçı. Sağlık-Sen Başkanı Mahmut Kaçar, sağlıktaki döner sermayelerin, diğer kamu çalışanlarına yapılan ek ödemenin altında olduğunu belirtiyor. Yapılacak düzenleme ile aylık döner sermaye ödemesi, 317 TL'lik ek ödemenin altında olamayacak. Yıllık izin ve rapor durumlarında da sağlık çalışanlarının döner sermaye gelirlerinin kesildiğine dikkat çeken Kaçar, düzenlemenin hayata geçirilmesiyle birlikte yüz binlerce kamu çalışanı için çok önemli bir mağduriyetin çözüleceğini aktarıyor. Kaçar, "2009 toplu görüşmelerinde sendikamızın talebi üzerine aylık ek ödeme mahsuplaşmasına gidilmesi konusunda mutabakata varıldı. Aylık ek ödeme mahsuplaşması hayata geçirildiğinde, döner sermaye geliri 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de belirlenen ek ödemenin altında olmayacak. Ayrıca kamu çalışanları, yıllık izin ve rapor dönemlerinde ek ödeme alabilecek. Maliye Bakanlığı ile yapacağımız toplantıda sürecin bir an önce tamamlanması konusunda ısrarlı olacağız." değerlendirmesini yaptı. http://adtext.adnet.com.tr/counthighlight.ashx?t=1267043718079&ids=%287098,24835,100024%29,%287098,24844,100240%29 (ekolay) |
Dünyanın en güzel molekülü http://i.ekolay.net/i/0223/molekul-23210_ic-1230_334.jpg Harvard Üniversitesi’nden üç uzman, “en iyi bilim fotoğrafı” ödülünü kazandı. “Dünyayı kurtaralım, yeşil olalım” başlıklı mikroskobik fotoğrafta, plastik moleküllerinin parmak gibi sardığı yeşil bir küre görülüyor. Mühendislik Fakültesi’nden Sung Hoon Kang, Boaz Pokroy ve Joanna Aizenber tarafından çekilen fotoğraf büyük takdir toplamıştı. (Hürriyet) |
Dev kertenkele dehşeti! http://i.ekolay.net/i/0223/komodor1-2518_334.jpg Endonezya’da Komodor ejderi adı verilen dev bir kertenkele türünün saldırısına uğrayan bir park bekçisi canını zor kurtardı. Endonezya’ya bağlı Komodor Adası’nda gerçekleşen olayda, Marcelinus Subanghadir isimli park bekçisi yaşadığı barakanın bahçesinde iki metre uzunluğundaki kertenkelenin saldırısına uğradı. Associated Press haber ajansına konuşan Komodo Ulusal Park yöneticisi Tamen Sitorus, Subanghadir’in çığlık sesleri üzerine diğer bekçilerin koşarak olay yerine geldiğini söyledi. Ancak bekçi arkadaşları, talihsiz adamın düştüğü durumu görünce gözlerine inanamadı. Sitorus’un ifadesine göre, bekçiler, Subanghadir’în bir bacağını ağzıyla kavramış ve dişlerini geçirmiş olan Komodor ejderine tahta sopalarla vurmaya başladı ve 34 yaşındaki adamı dev sürüngenden kurtardı. Vücudunda derin yaralar açılan Subanghadir’in Bali’deki bir hastaneye kaldırıldığı ve sağlık durumunun iyiye gittiği belirtildi. Vahşi doğada yaşayan Komodor ejderleri, dünya üzerinde sadece Endonezya’nın Komodor, Padar ve Rinca adalarında yaşıyor. Sayıları 4 bini aşmayan ve dünyanın en büyük kertenkele türü olan Komodor ejderlerinin boyları üç metreyi geçebiliyor. Komodor Adası’nda 2007 yılında bir Komodor ejderinin saldırısına uğrayan sekiz yaşındaki bir çocuk hayatını kaybetmişti. http://adtext.adnet.com.tr/counthighlight.ashx?t=1267045289735&ids=%287098,24965,101360%29,%287098,24844,100240%29,%287098,24994,100162%29 (ekolay) |
Tecavüzcüye 4 asır hapis cezası http://i.ekolay.net/i/0224/boker-4437_334.jpg ABD'de tecavüzden yargılanan sanık, 430 yıl hapisle cezalandırıldı. New York'un güneydoğusundaki Brooklyn'de yargılanan Boker Thomas, bir kız çocuğu ve 6 kadına tecavüzden suçlu bulundu. DNA testi ve video görüntülerine rağmen suçsuz olduğunu iddia eden sanık, hukuki hataya kurban gittiğini söyledi. Hakim ise, "İblis, toplum düşmanı, çocuklara saldıran vahşi ve hastalıklı cani" olarak nitelendirdiği sanığı 430 yıl hapis cezasına çarptırdı. (ekolay) |
Rize'de arazi anlaşmazlığı nedeniyle araç yolu yapılamayan binaya ulaşılabilmesi için, ana yoldan itibaren yaklaşık 20 metre yüksekliğinde, 164 basamaklı merdiven yapıldı. Rize Belediyesi, binayla ilgili inceleme başlattı. Merkeze bağlı Kale mahallesinde bir inşaat firması tarafından ana yolun üst kesiminde yaptırılan 9 katlı binaya ulaşım için, arazi sahiplerinin yer vermemesi sonucu araç yolu yapılamadı. Araç yolunu yaptıramayan müteahhit Yakup Güngör, çareyi apartmana ana yoldan ulaşımın sağlanması için yaklaşık 20 metre yüksekliğinde, 164 basamaklı beton merdiven yapmakta buldu. Dış cephe boyası ve bazı dairelerinde iç tesisat çalışmaları henüz tamamlanmayan apartmanda çalışan işçiler her gün bu merdiveni kullanarak binaya ulaşıyor. 24 daireli apartmana şimdilik 3 ailenin taşındığı bildirildi. Asansör de yaptıracaklar Vatandaşlar, evlerine ulaşmak için patika yolu veya 164 basamaklı merdiveni kullanıyor. Müteahhit Yakup Güngör, gazetecilere yaptığı açıklamada, Rize'de arsa sorunu olduğunu belirterek, "Bina yapımına başlamadan önce araç yolu için vatandaşlarla görüşmüştük. Ancak daha sonra araç yolu yapılamadı. Bu nedenle çareyi merdiven yapmakta bulduk. İlerleyen zamanda binaya ulaşmak için dışarıdan asansör de yaptıracağız" dedi. Yakup Güngör, 9 katlı binanın zemin olarak çok dayanıklı bir arazide inşa edildiğini söyledi. Binada çalışan inşaat işçisi Recep Duman, her gün 164 basamağı birçok kez inip çıkmak zorunda kaldıklarını, bu nedenle çok yorulduklarını ifade etti. Ayhan Kaya ise ilk kez böyle bir bina gördüğünü ve çok ilgisini çektiğini ifade ederek, "Çok dikkat çekici bir bina. Neden bu kadar yüksek bir yerde bina yapıldığını anlayamadım. Ben de üniversitede inşaat bölümünde okuyorum ama bu binayı çözemedim" dedi. Binaya inceleme Belediye Başkanı AK Partili Halil Bakırcı, kendisinden önceki dönemde ruhsat verilen ve yasaya aykırı bir durumu bulunmayan binanın inşaatı sırasında müteahhidi yamaca inşaat yapmaması konusunda çok kez uyardıklarını belirterek, "Bakıldığında binada bir güvenlik riski yok ama, bu hiç olmayacağı anlamına gelmez" dedi. Bina ile ilgili inceleme başlattıklarını belirten Bakırcı, durumunun değerlendirileceğini ve yasalara aykırı bir tespit halinde gereğinin yapılacağını belirterek, "Göreve geldiğimizde müteahhide bazı telkinlerde bulunduysak da çok etkili olamadık. Bakıldığında bir güvenlik riski yok ama, hiç olmayacağı anlamına gelmiyor. Bina arazi yetersizliğinden dolayı yamaca inşa edildi. İlimiz ilginç insanlar ve ilginç olaylarla anılan bir il. İnşaatlarımız da böyle oluyor. Yandaki merdivenler yeni yapıldı. Arkadaşlarımız teknik olarak inceleme yapacak. Hukuka aykırı bir şey varsa gereğini yapacağız. Müteahhidin şartlarını zorlayarak oluşturduğu binalarından biridir. Sorunlu inşaatları ile biliniyor. İnşallah bu sorunlu inşaatlarının sonuncusu olur. Belki de ilimizde yapacağı son inşaat olur" dedi. Binanın ön tarafına kalın perdelerle önlemler alındığını kaydeden Başkan Bakırcı, "Bina zemini kaya üzerine oturtulmuş. Kaya parçalanmadığı sürece bir şey olmaz ama, bu kayanın parçalanmayacağı anlamına da gelmez. Müteahhit son 4- 5 yıldır söylediğimiz telkinlere uymamıştır. Bina ruhsatlı olmasına rağmen yapılacak incelemenin ardından bizde yasaların emrettiği şekilde gerekeni yapacağız" dedi. CNN Türk - 24.02.2010 |
Tarkan'a Uyuşturucu Gözaltısı İstanbul'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, aralarında şarkıcı Tarkan'ın da bulunduğu on kişi gözaltına alındı. Yayına Giriş: 26.02.2010 02:18:39 İstanbul’da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, aralarında bazı işadamları ve gazetecilerle, sanatçı Tarkan’ın da bulunduğu 10 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü’ndeki sorgusu sürüyor. Narkotik polisi, bazı kişilerin uyuşturucu temin edip sattıkları bilgisi üzerine operasyon başlattı. Operasyonun ilk aşamasında gözaltına alınan zanlıların verdikleri ifadeler doğrultusunda, sanatçı Tarkan’ın Ömerli’deki villasına baskın yapıldı. Villada bir miktar uyuşturucu bulunurken, Tarkan da gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında bazı işadamları ile magazin dünyasından isimler ve gazeteciler de bulunuyor. Zanlıların emniyetteki sorgusu sürüyor. trt.net |
Firari er G-3'le dehşet saçtı http://i.ekolay.net/i/0227/firarier-5638_334.jpg Kütahya'da birliğinden 2 G-3 piyade tüfeğiyle firar eden er 23 yaşındaki Mustafa Taşyürek, durdurduğu minibüsteki 4 kişiyi rehin aldı. Polis ve jandarmanın 6 saat süren kovalamacası sonucunda Taşyürek, kendini göğsünden yaraladı. Er Taşyürek hastaneye kaldırıldı, rehinelerden Orhan Çavuşoğlu ise polis ekip otomobilinin çarpması sonucu ayağından yaralandı. Dumlupınar ilçesinde saat 02.00 sıralarında birliğinden 2 tüfeği alıp firar eden er Mustafa Taşyürek, yaklaşık bir saat sonra yoldan geçen içerisinde 4 kişi bulunan 64 HE 478 plakalı minibüsü durdurdu. Minibüste bulunanlardan biri araçtan inip kaçtı. Taşyürek, minibüsteki Fahrettin Erdoğan, Orhan Çavuşoğlu ve Himmet Akgün'ü rehin aldı. Diyarbakırlı, Eğitim Fakültesi mezunu olduğu, vatani görevini Dumlupınar İlçe Jandarma Komutanlığı'nda kısa dönem er olarak yaptığı, psikolojik sorunlarının olduğu belirtilen Mustafa Taşyürek, rehin tuttuğu minibüstekilere İzmir'e gitmek istediğini söyledi. Daha sonra fikir değiştirerek Kütahya yönüne gidilmesini isteyen Taşyürek, elindeki otomatik silahlarla yol boyunca zaman zaman dışarı ateş etti. Panzerler yol kesti Olay üzerine polis ve jandarma ekipleri alarma geçti. Minibüs, bugün saat 09.00 sıralarında Kütahya- Afyonkarahisar karayolunun 7'nci kilometresinde panzerlerle barikat kuran güvenlik güçleri tarafından durduruldu. Rehinelerden Orhan Çavuşoğlu minibüsten atlarken, arkadan gelen ekip otomobili ayağının üzerinden geçince yaralandı. Jandarma er Mustafa Taşyürek, bir süre minibüsteki 2 rehine ile kaldı. Bir polis panzerinin minibüsün yanına yaklaşması üzerine Taşyürek araçtan atladıktan sonra polis ekip otomobiline 1 el ateş ettikten sonra tüfeklerden biriyle kendisini göğsünden vurarak yaraladı. Yaralı er Mustafa Taşyürek, ambulansla Kütahya Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Ayağının üzerinden polis otomobili geçmesi sonaca yaralanan Orhan Çavuşoğlu da Kütahya Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Diğer rehineler Himmet Akgün ile Fahrettin Erdoğan ise, yara almadan kurtulurken, saatler boyunca kabus yaşadıklarını söyledi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi. (ekolay) |
Dev buzul koptu geliyor http://i.ekolay.net/i/0226/buzdagi200-2231_334.jpg Antarktika’da büyük bir buzdağının Mertz Buzulu’yla çarpışması sonucu Lüksemburg büyüklüğünde yeni bir buzdağı oluştuğu açıklandı. Bu ay başında yaşanan çarpışma sonucu Mertz Buzulu'nun su seviyesinin üzerindeki kısmından toplam yüzölçümü 2,500 kilometre kare olan bir buzul koptu. Avustralya Antarktika Araştırmaları uzmanları, kopmanın 97 km uzunluğundaki B-9B olarak adlandırılan buz dağının çarpması sonucu gerçekleştiğini belirtirken, buz bilimci Rob Massom, "buzuldaki kopmanın küresel ısınmanın sonucu değil, doğal bir süreç olduğunu" kaydetti. Mertz Buzulu’ndaki bölünme ve çatlakları araştıran bilim insanları, B-9B buz dağının 1987’de beş bin km kare büyüklüğündeki başka bir buzuldan koptuğu belirtti. Çarpışmanın yaşandığı bölgenin küresel okyanus akıntıları için mühim olan yoğun, tuzlu su üretimi için önem taşıdığını belirten bilim insanları, uzantının kırılması ve akıntıya kapılan buz dağlarının açık su alanını daraltacağına dikkat çekti. Massom, Lüksemburg büyüklüğündeki iki buz dağının okyanusta sahil veya sığ alan oluşturmaları halinde okyanusun dibine batan tuzlu su üretiminin azalabileceğini ve bunun okyanus akıntılarını olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Diğer bir buz bilimci Neil Young, B-9B ve çarparak oluşmasına neden olduğu devasa buz dağının Antarktika’da 150 km açıkta yüzdüklerini belirtti ve bu olay sonucu dünya okyanuslarının oksijen seviyelerinde büyük değişim olabileceğinden endişelendiklerini belirtti. (Hürriyet) |
Güney Amerika'nın turizm gözdesi Şili'de 8.8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremde en az 122 kişi hayatını kaybetti. Ülkede afet durumu ilan edildi. Tüm Pasifik Havzası'nda tsunami alarmı verildi. Depremin merkez üssünün Şili'nin üçüncü büyük şehri Concepcion olduğu açıklandı. Türkiye saati ile 08.40 sıralarında meydana gelen deprem başkent Santiago'da da şiddetli olarak hissedildi ve binalar 1.5 dakika sallandı. Yetkililer, Şili'nin orta kesimlerine çok büyük zarar verme kapasitesine sahip depremden sonra binaların yıkıldığını, elektrik ve telefon hatlarının kesildiğini söyleyerek, depremin verdiği hasarın boyutunu tahmin etmenin zor olduğunu ifade etti. Santiago'daki uluslararası havaalanı da kapatıldı ve yeni bir duyuruya kadar tüm uçuşlar iptal edildi. Deprem güneydeki iki kentte tarihi alanlara da ciddi hasar verdi. Depremden sonra insanların sokakları doldurduğu, birbirlerine sarılarak ağladıkları bildiriliyor. Amerikan Jeolojik Araştırma Kurumu, depremin merkez üssünün Santiago'nun 325 kilometre güneybatısı ve Concepcion kentine 115 kilometre uzaklıkta olduğunu belirterek, depremin yerin 35 kilometre altında meydana geldiğini duyurdu. Nüfusu 250 bin civarında olan Concepcion, Santiago ve Valparaiso ile beraber ülkenin en önemli üç şehrinden biri ve Santiago'dan sonra ülkenin ikinci önemli ekonomi merkezi durumunda. Bu arada, depremin Arjantin'de de hissedildiği de gelen bilgiler arasında. Şili'de 22 Mayıs 1960'da aynı bölgede meydana gelen 9.5 büyüklüğündeki depremde 1655 kişi ölmüş, 2 milyon kişi evsiz kalmıştı. Tsunami uyarısı! Depremin ardından Şili, Peru, Kolombiya, Panama, Kosta Rika, Antartika, Güney Amerika, Hawaii, Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya, Filipinler, Rusya ve bazı Pasifik adaları için tsunami alarmı verildi. Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi, tüm Hawaii Adalarını tehdit eden bir tsunaminin oluştuğunu bildirdi. Hawaii'deki bütün sahil şeridinin tehlikede olduğunun açıklamasının ardından, kıyı bölgeler tahliye ediliyor. Tahliye işlemlerini Şili donanması yürütüyor. İlk tsunami dalgasının Hawaii'yi Türkiye saati ile 23.00'te vurabileceği tahmin ediliyor. Paskalya Adası tahliye ediliyor Bu arada, dev dalgaların tehdidi yüzünden Paskalya Adası'nda tahliye işlemlerinin başladığı bildirildi. Şili Devlet Başkanı Michelle Bachelet, şiddetli depremin ardından oluşan ciddi tsunami riski yüzünden adanın kısmen tahliyesine başlandığını açıkladı. Bachelet, tahliye işlemlerinin Şili donanması tarafından yürütüldüğünü kaydetti. Öte yandan, ABD batı kıyıları tsunami uyarı merkezi, ABD ve Kanada'nın batı kıyıları boyunca tsunami olmasının beklenmediğini, ancak yine de durumun yakından takip edildiğini açıkladı. Rusya'nın uzakdoğusundaki bölgede de henüz resmen alarm verilmediğini, bununla birlikte durumun yakından izlendiğini duyurdu. Artçı sarsıntılar Amerikan Jeolojik Araştırma Kurumu, 90 saniye süren depremin ardından geçen 2.5 saatlik süre içinde, 5'i 6'nın üzerinde olmak üzere 11 artçı şok kaydedildiğini duyurdu. Ülkedeki Türklerin durumu Depremde Türkiye'nin Santiago büyükelçiliği binasında hafif derecede maddi hasar oluştuğu öğrenildi. Ülkede herhangi bir Türk vatandaşının hayatını kaybettiği yönünde ise şu ana kadar bilgi bulunmuyor. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Burak Özügergin, Santiago ve çevresinde yaklaşık 200 kadar Türk vatandaşının yaşadığını belirterek, ülkedeki iletişim kanallarında yaşanan sorun nedeniyle bu kişilerin hepsine ulaşılamadığını, ancak şu ana kadar kendilerine Türk vatandaşlarından herhangi bir kayba dair bilginin ulaşmadığını kaydetti. Kızılay yardıma hazır Türk Kızılayı, iletişime geçtiği Şili Kızılhaç yetkililerine, yaşanan depremle ilgili gerekli yardımı yapmaya hazır olduğunu bildirdi. CNN Türk - 27.02.2010 |
8,8'lik deprem Şili'yi vurdu Şili Devlet Başkanı Michelle Bachelet’in görev süresinin dolmasına 10 gün kala meydana gelen depremde ölü sayası 82’e yükselirken ülkede olağanüstü hal ilan edildi. Arjantin’den Japonya’ya kadar hissedilen deprem sonrası hemen helikopterle olay yerine giden Bachelet, Şili halkından sakin olmalarını ve çok gerekli olmadığı takdirde yola çıkmamalarını rica etti.. Şili’nin en büyük bakır madeni reservlerine sahip bölgesinde bulunan Maule ve Aracuania şehirleri, depremden en fazla etkilenen şehirler olurken bölgeye tüm uçuşlar durduruldu 8,8 şiddetindeki depremin nüfusun seyrek olduğu Şili’nin orta kesimlerini etkilediğini başkent yakınlarındaki bir depremin sayıları onbinleri bulan kayıplara yol açabileceğini vurgulayan Şilili yetkililer, felaket sonrası, birçok binanın yıkıldığını, elektrik ve telefon katlarının kesik olduğu için tam olarak bölgede depremin verdiği hasarın tespit edilmesinin şimdilik mümkün olmadığını kaydetti. Şili İçişleri Bakanlığı Ulusal Acil Yardım Ofisi, Başkent Santiago’nun 900 km güneyindeki Mercalli’de ve 120 km batısındaki Valparaiso’da depremin 6 şiddetinde ölçüldüğünü, belirtilen bölgelerde bulunan Curico, Temuco, Santiago ve Valparaiso şehirlerinde çok sayıda evin çamur altında kaldığını açıkladı. Şili Devlet Başkanı Michelle Bachelet, Robinson Crusoe adasının deprem sonrası oluşan dev dalgalarla sular altında kaldığını bölge halkının adanın yüksek yerlerine nakledildiğini ama bölgede tsunami meydana gelmediğini açıkladı. Şili donanma yetkilileri de bölgede şimdilik tsunami tehlikesinin olmadığını belirttiler. SANTİAGO HAVALANI UÇUŞLARA KAPATILDI Santiago Uluslararası Havalanı Müdürü Eduardo del Canto, havalanı terminallerinin deprem sonrası büyük hasar gördüğünü bu yüzden havalanın en az 24 saat hizmete kapatıldığını açıkladı. Santiago’ya yönelik uçuşlar bölgeye yakın havaalanınlarına ve komşu ülkere aktarılıyor. Başkentte metro seferleri de iptal edildi. Deprem sonrası ülke genelinde birçok cezaevinde mahkumlar koğuşlarını ateşe vererek isyan çıkardı. DEPREM ARJANTİN’DE DE HİSSEDİLDİ Şili depremi komşu ülke Arjantin topraklarında, Mendoza, San Juan, Rio Negro ve La Rioja eyaletlerinde hissedildi. Şili sınırındaki Mendoza’da çok yoğun hissedilen deprem can kaybına yol açmazken, maddi kayıplar meydana geldi. San Juan eyaletinde de hissedilen depremde bölgeye yerel bir festival için gelen 50 bin kişinin arasında büyük paniğe neden oldu. Birço kişi bölgeyi terk etti. Güney Amerika’nın depremlerden en fazla etkilenen ülkesi Şili, aynı zamanda çok şiddetli depremlerin meydana geldiği bir ülke. Şili’de 1960’da meydana gelen 9,5 büyüklüğündeki deprem 5000 kişinin hayatına mal olmuş ve 2 milyon insanı evsiz bırakmıştı. Şili, en son 1985’de 8,0 şiddetinde sallanmış 177 kişi hayatını kaybetmişti. Tsunami ilerliyor Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi, 8.8 büyüklüğündeki depremin ardından tüm Hawaii Adalarını tehdit eden bir tsunaminin oluştuğunu bildirdi. Merkezden yapılan açıklamada, bütün sahil şeridinin tehlikede olduğu belirtilerek, can ve mal kaybının önlenmesi için acilen harekete geçilmesi gerektiği kaydedildi. İlk tsunami dalgasının Hawaii'yi yerel saatle 11.19'da vurabileceği tahmininde de bulunuldu. Daha önceki bir açıklamada da Pasifik kıyıları için Hawaii'yi de kapsayan bir tsunami uyarısı yapılmıştı. Bu arada, dev dalgaların tehdidi yüzünden Paskalya Adası'nda tahliye işlemlerinin başladığı bildirildi. Şili Devlet Başkanı Michelle Bachelet, şiddetli depremin ardından oluşan ciddi tsunami riski yüzünden adanın kısmen tahliyesine başlandığını açıkladı. Dev bir dalganın Şili kıyılarının 660 kilometre açığındaki Robinson Crusoe adasına ulaştığını ifade eden Bachelet, tahliye işlemlerinin Şili donanması tarafından yürütüldüğünü kaydetti. Rusya da tsunami tehdidi yüzünden alarma geçilip geçilmeyeceği konusunu ele alıyor. Yerel tsunami izleme merkezi, Rusya'nın uzakdoğusundaki bölgede henüz resmen alarm verilmediğini, bununla birlikte durumun yakından izlendiğini duyurdu. Depremin ardından en büyüğü 6.9 olmak üzere artçı şoklar da meydana geldi. Depremden sonra verilen tsunami alarmı, Güney Amerika, Hawaii, Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya, Filipinler, Rusya ve bazı Pasifik adalarını kapsayacak biçimde genişletilmişti. Amerikan Jeolojik Araştırma Kurumu da, depremin, Şili'deki merkez üssü yakınlarındaki sahil boyunca yıkıcı etki yaratabilecek tsunami oluşturduğunu açıklamıştı. Nüfusu 250 bin civarında olan Concepcion, Santiago ve Valparaiso ile beraber ülkenin en önemli üç şehrinden biri ve Santiago'dan sonra ülkenin ikinci önemli ekonomi merkezi durumunda. Şili 1960 yılında da 9.5 büyüklüğünde bir depremle sarsılmıştı. Binlerce insanın öldüğü deprem 20. yüzyılın en büyük depremi olarak kaydedilmişti. (ekolay) |
Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Pasaport Şube Müdürlüğü, kurduğu bant sistemiyle vatandaşın müracaatından itibaren 1,5-3 saat içinde pasaportu veriyor. Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Pasaport Şube Müdürü Hasan Akgün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu göreve 7 ay önce atandığını, vatandaşlara en iyi hizmeti vermeye çalıştığını kaydetti. Vatandaşların pasaport alım süresini azaltmak yönünde çalışmalara hız verdiklerini ifade eden Akgün, şöyle konuştu: "İlk önceleri bir iş gününde vatandaşlara pasaportlarını veriyorduk. Pasaport işleminin uzamasının nedeni vatandaşlar hakkındaki yapılan araştırmalardan kaynaklanıyor. Vatandaş hakkında bir yakalama emri var mı? Yurtdışına çıkması için önünde bir engel var mı? Onu araştırıyoruz. Bilgisayardan kimlik sorgulaması yapıyoruz. İlk hedefimiz olan en kısa zamanda pasaport verme işlemini gerçekleştirdik. İl Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın göreve başlamasıyla hedefimizi yakselttik. 6 hafta önce başlattığımız çalışmayla en geç 3 saat içinden vatandaşlara pasaportlarını veriyoruz. Ancak, 16.30'dan sonra pasaport başvurusu yapan vatandaşların pasaport işlemleri bir gün sonraya kalıyor. Saat 10.00'da başvuru yapan vatandaşlarımıza pasaportunu 11.30'da hazır hale getirip kendisine teslim edebiliyoruz." Çevre illerden akın ediyorlar Akgün, şube içinde 25 personelin özveri ve disiplin içinde çalıştığını belirterek, sistemin iyi yürümesi şube içinde bir bant sistemi kurduklarını bildirdi. Şube çalışanlarının yerinden kalkmadan en kısa sürede bir pasaportu hazır hale getirdiğini anlatan Akgün, şöyle devam etti: Irak'a gidecek vatandaşın imdadına yetişti "Vatandaşlarımızın acil durumuna göre pasaport verme süresini kısaltabiliyoruz da. Trenle Irak'a gidecek bir vatandaşımız, trene binmesine 1 saat kala pasaportunun süresinin dolduğunu fark edip 11.55'te bize geldi. Ben de harcı yatırdığı sürede kendisini 13.00'te kalkacak trene yetiştireceğimi söyledim. Harcını yatırıp geldi, biz de mesai saati dışında çalışıp, 12.55'te pasaportunu teslim ettik, vatandaşımızı Irak'a gönderdik. Pasaportları en geç 3 saatte teslim ettiğimiz için Ankara, Afyonkarahisar, Bilecik, Kütahya, Bursa gibi illerden pasaport çıkartmak için Eskişehir'e geliyorlar. Kente, Ankara'dan hızlı trenle gelenler veya kent dışından gelen vatandaşlar, kentte gezerken pasaportu hazır hale geliyor. Hızımız iş yoğunluğumuzu da artırdı." Akgün, geçen yıl kentte 15 bin 71 kişiye pasaport verildiğini, bu yıl sadece 2 ayda 3 bin 150 kişiye pasaport hazırladıklarını belirlediklerini anlatarak, "Geçen yılı geçeceğiz. Hedefimiz ilerleyen günlerde 1,5 saatlik minimum süreyi 15 dakikaya indirmek. Bu yöndeki çalışmalarımız sürüyor" dedi. CNN Türk - 27.02.2010 |
Narkotik Şube'de Tarkan şarkıları Uyuşturucu kullandığı gerekçesiyle gözaltına alınan megastar Tarkan, Narkotik Şube’ye getirildiği dakikalarda bir sürprizle karşılaştı. Bazı polislerin bilgisayarlarında yüksek sesle şarkılarını dinlediğini gören Tarkan, polislere tebessüm etti. Geçen perşembe gece yarısı 23.30’da Beykoz Ömerli’deki çiftlik evinde gözaltına alınan ve evinde 12.5 gram esrar bulunan Tarkan, kapıdan içeri girdiğinde Narkotik Şube’nin bilgisayarlarında şarkıları yankılanıyordu. Bazı polisler çalışma odalarının bilgisayarlarında yüksek sesle Tarkan dinliyordu. Şaşkınlık yaşayan Tarkan, polislere tebessüm etti ve polislerin dinlenme odasına alındı. Tedavi olacağım Tarkan Tevetoğlu, narkotik dedektifleriyle sohbeti sırasında uyuşturucuyu bırakmak için tedavi olacağını belirtti. Tarkan, “Esrarı kimden aldın?” sorusuna, “Esrar benim değil, şoförümün. Ben kokain kullanıyorum” yanıtını verdi. Polisler Tarkan’a uyuşturucunun zararlarıyla ilgili bilgi verdi, tedavi olursa uyuşturucuyu bırakabileceğini anlattı. Tarkan da “Uyuşturucu kullandığım için pişmanım. Tedavi olarak bırakmak istiyorum. Uyuşturucudan kurtulmak istiyorum” dedi. Sekiz saat ifade verdi Altı aylık telefon ve fiziki takipte uyuşturucu kullandığı belirlenen Tarkan’ın, ifadesi önceki akşam alınmaya başlandı. Zaman zaman çay ve kahve molasının verildiği ifade yaklaşık sekiz saat sürdü. Tarkan’la ilgili suçlamanın, diğer dokuz kişinin ifadesinin alınmasından sonra netlik kazanacağı belirtildi. General muamelesi devam etti Tarkan, Narkotik Şube’deki ikinci gecesini de Balyoz Operasyonu’nda gözaltına alınan emekli generaller gibi polis dinlenme odasında başında bir polis memuruyla geçirdi. Üzerindeki kıyafetleri ağabeyi Hakan Tevetoğlu’nun getirdiği kıyafetlerle değiştirdi. Akşam yemeğinde pizza yedi. Sabah peynir, zeytin, reçel ve çaydan oluşan kahvaltısını yaptı. Kahvaltıdan sonra kahve ikram edildi. Dün sabah erken saatlerde emniyetten gizlice çıkarılarak sağlık kontrolünden geçirildi. Tarkan ve diğer dokuz kişinin, pazartesi günü İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na sevk edilmesi bekleniyor. Alman basını haberi böyle verdi Dünya yıldızı gözaltında Ünlü yıldız Tarkan, Alman gazetelerine de haber oldu. Almanya’nın en çok satan gazetesi Bild, gözaltı haberini “Türk polisi dünya yıldızını gözaltına aldı” başlığı ile verdi. Alman Süddeutsche Zeitung Gazetesi, “Tarkan’a suçlama” başlığı ile verdiği haberinde, “Tarkan Türkiye’nin en ünlü müzisyeni” yorumunu yaptı. Spiegel Online ise, “İstanbul’da düzenlenen geniş çaplı uyuşturucu baskınında tanınmış Türk pop sanatçısı Tarkan gözaltına alındı. Tarkan, uyuşturucudan yakalanan ilk Türk müzisyeni değil” bilgisine yer verdi. |
Fil mi, tavşan mı? http://i.ekolay.net/i/0228/fil-tavsan-460-3045_334.jpg Filistinli tavşan çiftliği sahibi Fadi Alawni, doğum yapan tavşanlarından birinin yavrusunun tavşandan çok file benzediğini görünce şoka uğradı. Doğum yapan tavşanın 12 yavrusundan biri olan canlının sadece beş saat yaşadığını açıklayan Alawni, böyle bir olaya daha önce şahit olmadığını söyledi. (milliyet) |
Şili'nin orta kesiminde meydana gelen 8.8 büyüklüğündeki 50 yılın en şiddetli depreminde, güvenlik kameraları 1.5 dakika süren sarsıntıyı kaydetti. Ölü sayısı 700'ü geçti, çöken bir binada ise 100 kişi mahsur. Depremin ardından Pasifik havzasında verilen tsunami alarmı kaldırıldı. Dalgalar Hawaii, Japonya ve Rusya'ya ulaştı, ancak bir hasara neden olmadı. Şili Devlet Başkanı Michelle Bachelet, depremde ölenlerinin sayısının 708'e yükseldiğini açıkladı. Devlet Başkanı, düzenlediği basın toplantısında, 8,8 büyüklüğündeki depremden en çok etkilenen Maule ve Biobio bölgelerinde "istisnai durum" uygulanmasına karar verildiğini de belirterek, depremin vurduğu yerlerde halka gıda yardımı dağıtılmasına başlanacağını duyurdu. Bu arada, depremin ardından kapatılan Santiago uluslarası havaalanına seferlerin başladığı bildirildi. Devlet televizyonundan yapılan açıklamada, ülkenin en büyük havayolu olan LAN'a ait uçakların havaalanına iniş yapmaya başladığı duyuruldu. Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın Latin Amerika turu çerçevesinde Şili'ye yapacağı ziyaret planında bir değişiklik olmadığı bildirildi. Dışişleri bakanlığından bir yetkili, "Planlandığı gibi Şili'ye gideceğiz ancak oradaki programımızda değişiklik yapabiliriz" dedi. Yerel televizyonlar başkent Santiago'nun merkezindeki tarihi binaların zarar gördüğünü duyururken, Italia 1 kanalı başkent Santiago'daki güvenlik kameralarının kaydettiği görüntüleri yayınlarken sallantının 1.5 dakika sürdüğünü vurguladı. Çöken binada 100 kişi mahsur Depremin merkez üssüne en yakın kent olan Conception'da çöken bir binada yaklaşık 100 kişinin mahsur kaldığı bildirildi. Şili sallanmaya devam ediyor Papa: "Şili'ye dua ediyoruz"Dün 8,8'lik depremle sarsılan, 300 kişinin öldüğü Şili ile tüm kalplerin beraber olduğunu belirten Katolik aleminin ruhani lideri Papa 16. Benedict, "Şili için dua ediyoruz" dedi; dayanışmanın hep süreceğini belirtti. Ülkede artçı sarsıntılar ise sürüyor. Amerikan Deprem Gözlem Merkezi, 8,8 büyüklüğündeki depremin ardından Şili kıyılarında 6,1 büyüklüğünde yeni bir artçı sarsıntının meydana geldiğini duyurdu. Sarsıntının merkez üssü Talca kentinin 63 kilometre kuzeyi olarak açıklandı. Bu arada 8,8 büyüklüğündeki bir depremle sarsılan Şili'de, dünden bu yana en şiddetlisi 6,9 olmak üzere 60 kadar artçı deprem meydana geldi. Yağma başladı Öte yandan, depremden en fazla etkilenen Concepcion kentinde, bir süpermarket ve bazı mağazaların yağmalandığı bildirildi. Şili devlet televizyonu TVN, onlarca kişinin süpermarketi yağmalarken çekilen görüntüleri yayınlarken, başka yağmalama olaylarının da olduğunu duyurdu. Polis, su ve gözyaşartıcı gazla kalabalığı dağıttı. Görüntülerde, birçok kişinin süpermarketten gıda ürünleri aldığı görülse de, bazı gençlerin elektronik ev eşyaları çaldığına ilişkin görüntüler de mevcut. Depremde çok sayıda bina kullanılamaz hale gelirken, birçok hastane de hasar gördü. Şili Devlet Başkanı Michelle Bachelet, ülkeyi sarsan deprem felaketinin ardından ortaya çıkan yağma olaylarına karşı polise yardımcı olması için ordunun da görevlendirildiğini bildirdi. Ülkede yaklaşık 1,5 milyon kişinin evsiz kaldığı belirtiliyor. Arama kurtarma ekipleri enkaz altında kalanları çıkarmak için uğraşıyor. Haiti'de bulunan Türk Kızılay ekibinin de Şili'ye hareket ettiği belirtildi. Bölgede telefon hatlarında da sorun yaşanıyor. Başkentin büyük bölümüne elektrik verilemiyor. Arjantin'den de hissedilen depremin meydana geldiği Şili'de 22 Mayıs 1960'da aynı bölgede meydana gelen 9.5 büyüklüğündeki depremde bin 655 kişi ölmüş, 2 milyon kişi evsiz kaldığı hatırlatıldı. Depremin neden olduğu tsunamide Hawaii, Japonya ve Filipinler'de ölenler olmuş, ABD'nin batı kıyıları zarar görmüştü. Deprem, 20. yüzyılın en büyük depremi olarak kayıtlara geçmişti. Tsunami alarmı kaldırıldı, korkulan olmadı Hawaii'deki Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi, depremden sonra Pasifik genelinde verilen tsunami uyarısının kaldırıldığını belirtti. Merkez, depremin hemen ardından Pasifik'teki 53 ülke ve bölgede tsunami uyarısı yapmıştı. Depremden sonra bugün Japonya ve Rusya kıyılarında küçük dalgalar görülmüş, ancak dalgaların herhangi bir hasar ve kayba yol açmadığı bildirilmişti. Tsunami sadece Şili'nin güney kesimindeki Talcahuano limanını vurdu. Limandaki tekne ve konteynırların çevreye dağıldığı ve limana açılan caddelerin sular altında kaldığını gösteren görüntüler bölgesel televizyon kanallarında yayınlandı. CNN Türk - 28 Şubat 2010 |
Türkiye'nin 'Heron'ları yola çıktı http://i.ekolay.net/i/0228/heron-2802-460-5056_334.jpg İsrail, Türkiye için yapımı sürdürülen Heronlardan (insansız hava araçları) 6'sını Türkiye'ye sevk etti. Heronlar ve iki yer kontrol istasyonu Cuma günü Türkiye'ye ulaşırken, kesin kabullerinin de önümüzdeki bir iki hafta içinde yapılması ve uçakların Silahlı Kuvvetler'e teslimi bekleniyor. Edinilen bilgiye göre, uçakların son 1 yılı aşkın süredir devam eden testleri tamamlandı. Sözleşme gereği, İsrail tarafının Türkiye'ye verilecek toplam 10 Heron'dan 6'sının geçici kabulleriyle ilgili çalışmalar Ocak ayının ikinci haftası içinde başladı ve Şubat ayı ortalarında tamamlandı. Kalan diğer 4 Heronun sevkıyatının da Mayıs veya Haziran ayı içinde yapılması öngörülüyor. Böylece, 10 uçak, yer kontrol istasyonları ile veri terminali teslimatları tamamlanmış olacak. Bu teslimata, yedek parçalar da dahil bulunuyor. İnsansız hava araçlarının kullanımı için gerekli pilot eğitimi de dahil işletme bakım eğitimleri daha önce İsrail'de tamamlanmıştı. Yetkililerden alınan bilgiye göre bu eğitimler, söz konusu uçakların işletme ve idamesinin Türkiye'de sürdürülmesi ve bu işlerin Türk teknik ekipleri tarafından yapılmasını sağlayacak şekilde gerçekleştirildi. Bu eğitimlerde Hava Kuvvetleri'nden yaklaşık 45 kişi gerekli eğitimi aldı. Pilotlardan bazılarının "eğitmen" olarak yetiştirileceği ve bundan sonra pilot ihtiyacının Türkiye'nin kendi imkanlarıyla karşılanacağı da belirtiliyor. İnsansız hava araçlarının en büyük özelliği, üzerlerinde Türk yapısı bir çok ürünün bulunması. Bunlar arasında ASELSAN tarafından yapılan telsizler, yine ASELSAN üretimi gece-gündüz termal kameraları ile "ataletsel seyrüsefer cihazları" yer alıyor. (ekolay) |
Danıştay'dan TEKEL işçilerine iyi haber Danıştay 12. Dairesi, TEKEL işçilerinin 4/C’ye geçiş için verilen süreye yaptığı itirazı kabul etti. Tekgıda-İş Sendikası, Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Geçici Mahiyetteki İşleri Yürütmek Üzere Geçici Personel İstihdamı ve Bu Personele Ödenecek Ücretler Hakkında Karar’ın 2. maddesinde yer alan “30 günlük süre içinde” ibaresi, bunun dayanağı Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “30 gün içerisinde” ibaresinin iptali istemiyle Danıştay’a dava açmıştı. Daire, davaya ilişkin ara kararını bugün verdi ve işçilerinin 4/C’ye geçiş için verilen 1 aylık sürenin idarenin savunması alınıncaya kadar yürütmesinin durdurulmasına karar verdi. Dairenin kararının gerekçesinde ise temel hak ve çalışma hayatına ilişkin bir konuda Bakanlar Kurulu’nun başka bir kararına atıfla süre zorunluluğunun getirilmesinin hukuka aykırı olduğu ifade edildi. Sendikanın başvurusu dilekçesinde ise “İşçiler, iş akitlerinin feshi tarihinde yürürlüğe girmemiş koşulları, 30 gün içinde değerlendirmek zorunda bırakılmaktadırlar. 30 günlük süre, hak arama özgürlüğünü de ihlal edecek ölçüde kısa bir süredir. Bir idari karar olan Bakanlar Kurulu kararına dava açma süresi 60 gün olup, işçiler pek çok yönden Anayasa ve imzalanan uluslararası sözleşmelere aykırı yönleri olan bu çalışma ilişkisine karşı dava açma ve açılacak davada verilecek karara göre, geleceklerini belirleyecek karara varma şansına da sahip olabilmelidirler” denilmişti. (ekolay) |
770 bin emekliden habersiz kesinti! http://i.ekolay.net/i/0301/emekli-1310_ic-3448_334.jpg Habertürk gazetesi yazarı Ali Tezel, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarından Türkiye emekliler Derneği için aidat kesintisi yapıldığını iddia etti. Ali Tezel'in iddialarının doğru olduğunu söyleyen İ.M. Bağkur EM. Der. Başk. Hamdi Öz, yıllardan beri emeklilerin maaşlarından bu dernek içine kesinti yapıldığını, bu paraların da SGK bürokralarına verildiğini söyledi. Ali Tezel'in konuyu bugünkü köşesine şu cümlelerle taşıdı: "SSK ve Bağ-Kur emeklilerine adam başı 60 lira zam yaptığı hasebiyle Başbakan'a çiçek veren derneğin başkanına kıyak olsun diye, 500 bin SSK ve Bağ-Kur emeklisi hiç haberleri olmadan derneğe üye yapıldı ve şubat ayında her emekliden en az 12 lira dernek aidat kesintisi yapılıp gönderildi. Hangi hükümet olursa olsun, yandaşları sever. Örgütlü toplum istemez ama örgütü kendisi idare edebiliyorsa çok sever. İşte bu sebeple yandaş emekli dernekleri yandaş memur sendikaları, yandaş işçi sendikalarına sınırsız destek verilir. Ülkemizde en çok üyeye sahip emekli derneği SGK'ya üye gönderir. Bu sebeple emekli dernekleri kendi başına bırakılmaz. Bazıları korunur, kollanır; emekliler hiç haberleri olmadan derneğe üye olmuş gibi gösterilirler ki üye sayıları çok olsun. BAŞKAN İÇİN DERNEĞİN İSMİ DEĞİŞTİ İşte hükümet destekli, eski adı Türkiye İşçi Emeklileri Derneği (TİED) olan ve ismini sadece başkanlarının bildiği, başkanlığı devam etsin diye yeni adı Türkiye Emekliler Derneği olan dernek için 500 bin emekliden bir yıllık dernek aidat kesintisi yapıldı. Esasen İşçi Emeklileri Derneği'nin başkanı da işçi emeklisi olması lazım ama SGK yönetim kuruluna girip hükümete yalvarıp, işçi emekliliğine son verilip memur emeklisi yapılan ve aylığı da 700 liradan 4 bin liraya çıkarılan Kazım Ergün'ün başkanlığı devam etsin diyederneğin ismi bile değiştirildi. Şimdi ankara'da 200 metrekarelik, banyolu, yatak odalı makam odasında oturup, gariban emeklilerin haklarını savunuyor!!' Bu savunmayı iyi yapabilsin diye de emeklilerin hiç haberi bile olmadan şubat ayı aylıklarından derneğe kesinti yaptılar ve bir milyon liraya (eski parayla bir trilyon) yakın parayı Kazım Ergün'ün derneğine aktardılar." EMEKLİLER FARK ETMİYOR ÇÜNKÜ... Ali Tezel emeklilerin kesintiyi farketmemelerini de şöyle açıkladı: "Emeklilerin hemen hiçbiri derneğe üye olduklarını bile bilmiyor. Kesinti yılda bir kere, o da zam verilen ayda yapıldığı için farkına da varmıyorlar. Üstelik bu ayrıcalık sadece bu derneğe tanınıyor. Başka emekli derneklerinini üyelerinden kaynakta kesinti yapmayan SGK sadece TİED üyeleri için kaynakta kesinti yapıp, hesaplarına aktarıyor. İDDİALAR ÇOK VAHİM Ali Tezel Habertürk TV'de konuyla ilgili açıklamalarda bulunurken, programa telefonla bağlanan İ.M. Bağkur EM. Der. Başk. Hamdi Öz, kendisinini de geçmişte bu dernekte çalıştığını, bu hukuka aykırı uygulamayla ilgiliolarak 2007 yılında Danıştay'a dava açtığını, bu davanın henüz sonuçlanmadığını açıkladı. Yıllardan beri emeklilerin maaşlarından bu dernek içine kesinti yapıldığını, söyleyen Öz, kesilen paraların da SGK bürokralarına verildiğini, bu bürokratların oldukça yüksek maaşlar aldıklarını söyledi. Öz, Tezel'in ifadesini düzelterek "500 bin değil 770 bin emeklinin maaşından 18 TL kesinti yapıldı" dedi. (ekolay) |
5 bin 200 kişi çıplak poz verdi http://i.ekolay.net/i/0301/tunick_a-0905_334.jpg Sdyney'deki Opera Binası'nın merdivenlerinde toplanan ve birbirleriyle kucaklaşan çıplakların çeşitli pozları, fotoğrafçı Spencer Tunick tarafından bir saatten uzun bir sürede fotoğraflandı. Kamuya açık yerlerde çıplak insanların fotoğraflarını çekmekle ünlü Tunick, çalışması sırasında heteroseksüel katılımcıların, eşcinselleri kucaklamasını ve tam tersini sağlamada zorlandığını belirtirken, "sonunda herkesin bir araya gelerek, dostça ya da aşkla birbirlerini öpmesinden" memnun olduğunu söyledi. (ekolay) |
200 tank ormanda unutuldu http://i.ekolay.net/i/0301/tank522-0902_334.jpg Rusya'da orduya ait 200 T-72 ve T-80 tankın, ülkenin merkezindeki Urallar bilgesinde bulunan bir ormanda terk edilmiş halde bulunduğu kaydedildi. LifeNews adlı internet sitesinde , bir ormanda "unutulan" tankların görüntüsünü yayınladı. Görüntülerde, kilitsi ve korumasız tankların malzemelerini inceleyen ve kapaklarını açıp içine bakan siviller görünüyor. Motorları çalıştıran anahtarların kaybolduğu belirtiliyor. Gazete, olayı Rus ordusu için "utanç verici bir skandal" olarak niteledi. Görgü tanıkları tankların neredeyse 4 aydır karların altında olduğunu ve fırsat bulunduğunda rahatlıkla kullanılabileceğini belirtiyor Bir ordu sözcüsü, tankların terk edildiğini yalanladı ve çevrede güvenlik önlemi alındığını iddia etti. Ancak konunun medyaya yansıması üzerine resmi bir soruşturma başlatıldığı kaydedildi. (ekolay) |
Bu Michael Jackson görüntüleri tepki çekti http://i.ekolay.net/i/0301/jackson-1310_ic-2043_334.jpg VH1 televizyonu tarafından 30 dakikalık bir programda yayınlanan görüntülerde, Michael Jackson'ın ölümünden sorumlu olduğu iddia edilen Dr Conrad Murray'i oynayan bir aktör, Jackson'ın benzeri olan aktörü hayata döndürmeye çalışıyor. Görüntülerde Jackson'ın yatağından hastaneye kaldırılması canlandırılıyor. En şoke edici ise Jackson'ı otopsi için morgda çıplak halde yatarken ve daha sonra yavaşça morg çekmecesine konulurken gösteren görüntüler oldu. Geçen yıl 25 Haziran'da yaşanan trajik olayda yer alan Los Angeles İtfaiyesinde çalışanlarla yapılan röportajlara da yer verilen programda, aktörlerin yanı sıra gazetecilerin, magazin ve internet sitesi editörlerinin Jackson'ın ölümünün nasıl gerçekleştiğine dair derlemeleri kullanıldı. Jackson'ın bilincini yitirmiş halde gösterildiği canlandırma görüntülerine yer verilirken, bu görüntülere fonda geçenlerde yayınlanan gerçek 911 kayıtları eşlik etti. Görüntüler Jackson hayranlarının tepkisini çekti. Jackson 50 yaşında geçen yıl 25 Haziran'da kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. (Milliyet) |
3. Amenhotep'in dev heykeli bulundu http://i.ekolay.net/i/0301/amenhotep-1310_ic-0906_334.jpg Mısır'ın en ünlü firavunlarından biri olan 3. Amenhotep'in dev heykelinin kafa kısmı, Luksor'daki kazılarda ortaya çıkarıldı. Tutanhamun’un dedesi 3. Amenhotep’in kızıl granitten heykeli, firavuna ait tapınak mezarda bulundu. Bunun, firavunun şimdiye kadar bulunan en iyi korunmuş durumdaki büstü olduğu belirtildi. Kazı başkanı Dr. Houring Sourouzian, "Diğer heykellerde daima, burun ucu gibi bir yerler kırıktır veya yüz tahrip olmuştur. Bunda ise taçtan çeneye kadar her yer sapasağlam" dedi. Mısır Eski Eserler Kurumu Başkanı Zahi Havas da heykeli "yüksek sanatsal kaliteye sahip bir başyapıt" olarak nitelendirdi. Diğer parçaları daha önce bulunan heykelin sadece kafasının yüksekliği 2,5 metre. 3. Amenhotep, Mısır’da MÖ. 1387-1348 yılları arasında hüküm (ekolay) |
15'lik dahi silah icat etti Rusya'ya bağlı Başkortostan'da bir lise öğrencisi elektrikle çalışan yeni bir silah icat etti. Başkortostan'ın başkenti Ufa'da yaşayan lise öğrencisi Maksim Kotelnikov tarafından icat edilen silahın, Büyük Hadron Çarpıştırıcısının çalışma prensibine göre çalıştığı ve özelliklerinin keskin nişancı tüfeği "sniper"den daha ileri olduğu ifade edildi. Rus Lifenews internet sitesinde yayımlanan habere göre, Kotelnikov'un icat ettiği ve Rusya Savunma Bakanlığının ilgilendiği silah ateşlendiğinde ses ve alev çıkarmıyor, geri tepmiyor. Kotelnikov, "çekirdek sistemi" olarak adlandırdığı, hızlandırıcı bobin ve manyetikleşen kurşunlarla çalışan tüfeğin sadece elektrikle çalıştığını ve ateşleme sırasında kurşunun anında hız kazandığını ifade etti. Kotelnikov, bir yıl emek verdiği icadını, elektromanyetik silahlara ilişkin televizyonda izlediği bir filmden ilham alarak geliştirdiğini belirtti. Sankt Petersburg'da düzenlenen "Rusya'nın Genç Beyinleri" yarışmasında en iyi icat dalında birinciliği kazanan Maksim Kotelnikov, silahıyla ilgilenen Rusya Savunma Bakanlığının kendisini tesislerinde "elektromanyetik sniper tüfeği"ni yapmaya ve denemeye davet ettiğini aktardı. Savunma Bakanlığının bilim adamları ve uzmanları denetiminde yapacağı bir aylık staj döneminde 15 yaşındaki mucidin, 3 adet örnek silah yapması gerekiyor. Kotelnikov, silahın başarılı bulunması durumunda Savunma Bakanlığıyla anlaşma imzalayacağını ve silahın Rusya Silahlı Kuvvetleri envanterine gireceğini ileri sürdü. (ekolay) |
Kürtajını 'canlı' yayınladı http://i.ekolay.net/i/0301/Angie-Jackson-1310_ic-2722_334.jpg Düşük yapmaya yol açan hapı içtikten sonra yaşadıklarını YouTube'da yayınlayan kadın internet dünyasını sarstı. Amerika'da yaşayan Angie Jackson, 22 Şubat'ta yaptıklarıyla internet dünyasını sarstı. Kürtaja karar veren Angie, düşük yapmayı sağlayan bir ilacı içtikten sonra kamerasını çalıştırdı ve tüm yaşadıklarını kaydedip, YouTube üzerinden dünya ile paylaştı. Videosuna yazdığı açıklamada "Bir çok nedenden dolayı, ki bunlara sağlığımı da büyük tehdit altına sokması sebebiyle kürtaj oluyorum. Şu anda. Evet, tam şu anda kürtaj oluyorum. Kötü değil, korkutucu değil, sadece düşük yapmak gibi" YouTube videosuyla da yetinmeyen Angie, yaşadıklarını bir yandan Twitter'a yazmayı da ihmal etmedi. Twitter'da da konuyla ilgili açıklama yapan kadın, "Bunu ilgi çekmek ya da kendimi haklı çıkarmak için yapmıyorum. Zaten kararımla barışığım. Bunu kürtaj konusunu açıklığa kavuşturmak ve diğer kadınlara örnek olmak için yapıyorum." satırlarını yazdı. Angie bu konuda ilk değil. Daha önce de Penelope Trunk Twitter üzerinden düşük yapmasını canlı olarak yazmıştı. Yaptıklarıyla büyük tepki gören Angie, buna şaşırdığını ama kesinlikle utanmadığını açıkladı. (Milliyet) |
TARKAN SERBEST ADLİYEDEKİ SORGUSUNUN ARDINDAN SERBEST BIRAKILDI 01.03.2010 İstanbul'daki uyuşturucu operasyonu kapsamında 4 gündür gözaltında tutulan Tarkan Tevetoğlu'nun da aralarında bulunduğu 3 kişi adliyedeki sorgularının ardından serbest bırakıldı. Tarkan savcılık sorgusunda uyuşturucu madde kullandığını belirterek, 'Pişmanım' dediği ifade edilmişti. Tarkan'ın savcının, "Arkadaşlarına uyuşturucu temin ettin mi" sorusuna ise "Temin etmedim" yanıtını verdiği öğrenildi. Tarkan'ın savcıya 45 dakika ifade verdiği belirtilmişti. SEVENLERİ TARKAN'I YALNIZ BIRAKMADI Uyuşturucu operasyonu kapsamında adliyeye sevk edilen Tarkan'ın savcılık sorgusu sürerken hayranları da Tarkan'ın serbest bırakılacağına inandıklarını belirterek, "Tarkan bizim için bir idol. Bu olay, bizim Tarkan'a olan sevgimizi asla azaltmadı. Çıkışını bekliyoruz. Eminiz ki serbest kalacak" diye konuştular. Hayranları, Tarkan'ın "Sabret" isimli şarkısının sözlerini söyleyerek, ünlü sanatçıya destek verdi. Öte yandan, Tarkan'ın yıllardır birlikte çalıştığı şoförü, iddiaların sorulması üzerine, "Öyle bir şey yok. İnanmıyorum" diyerek ünlü şarkıcıya destek verdiler. |
Hangi meslek işsiz bırakmıyor? Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ilk kez meslek gruplarına göre işsizlik oranlarını açıkladı. Hem anne babaların hem de üniversite sınavlarına hazırlanan gençlerin rüyası olan bilgisayar mühendislerinin yüzde 20'si işsiz. Bilgisayar mühendisleri en çok işsiz kalan meslek gruplarında ilk sıralarda. TÜİK, ilk kez eğitim durumu ve mezun olunan okullara göre işsizlik verilerini açıkladı. Buna göre en yüksek işsizlik oranı yüzde 31.3'le sosyal hizmetler okuyanlarda. Ancak Türkiye için çok yeni bir meslek olan bu alanda sadece 24 bin öğrenci eğitim görmüş. Gene bir başka yeni alan olan ulaştırma ve çevre korumada da sadece 20 bin kişi eğitimişsizlik oranı yüzde 21.1. Uzun süredir eğitim verilen alanlardan sanatta işsizlik oranı yüzde 24. Bilgisayarcıya iş yok! İşsizlik oranında bilgisayar okuyanlar da başı çekiyor. Bilgisayar mezunlarının yüzde 20.6'sı işsiz. 178 bin bilgisayar eğitimi alan kişinin 55 bini hiç iş aramazken, 98 bini çalışıyor. 25 bin bilgisayar mezunu ise işsiz. Buna karşın en düşük işsizlik oranı güvenlik hizmetleri alanında eğitim alanlarda görülüyor. Bu konuda eğitim görenlerin sadece yüzde 1.6'sı işsiz kalıyor. Güvenlik alanında eğitim alıp çalışan 94 bin kişiye karşılık sadece 2 bin kişi işsiz. Sağlık da en az işsizlikle karşılaşılan sektörlerden. Sağlık alanında eğitim alanlar arasında işsizlik yüzde 4. Hukuk eğitimi görenlerin yüzde 4.3'ü, veterinerlik eğitimi alanların yüzde 6.8'i işsiz. Eğitim durumu ve işsizlik Tabloya eğitim durumuna göre bakıldığında da ilginç bir sonuç ortaya çıkıyor. Türkiye'de okuma yazma bilmeyen 5 milyon 787 bin kişi bulunuyor. Bunların 4 milyon 698 bini iş aramayıp evinde otururken, 1 milyon 2 bini çalışıyor. Okuma yazma bilmeyenler iş aramadıkları için işsiz sayılmadıklarından bu grupta işsizlik oranı yüzde 8. Okul bitirmeyip okuma bilen 3 milyon 689 bin kişinin de 2 milyon 522 bini evde, 988 bini iş hayatında yer alıyor. Burada da işsizlik oranı yüzde 15.3. İlkokul mezunu 19 milyon 84 bin kişinin 9 milyon 690 bini evde otururken, bu eğitim seviyesinde işsizlik yüzde 12.2. Ortaokul mezunlarının yüzde 17.6'sı, genel lise mezunlarının ise yüzde 18'i işsiz. CNN Türk - 02.03.2010 |
Haydar Dümen hakkında şok iddia http://i.ekolay.net/i/0305/haydar1-5919_334.jpg Dümen'in seanslarına katılan hastalar ATV'deki Deşifre programında inanılmaz iddialarda bulundu... ATV ekranlarında yayınlanan Deşifre programının bu haftaki konusu Haydar Dümen'in hastalarına uyguladığı vajinismus tedavisiydi. Bu hastalık nedeniyle tedaviye giden çiftin anlattıklarıyla şoke etti. Katıldığı televizyon programlarında, ilaçsız olarak tek seansta vajinismus hastalığını tedavi edeceğini söyleyen Haydar Dümen, hastalarını çift olarak muayeneye alıyormuş. Hastalara asıl şoke eden olaylar bundan sonra başlıyor. Çünkü muayene sırasında kendileriyle aynı sorunu paylaşan en az 7 çift daha ortak muayeneye katılıyor. En mahrem konuları başkalarının yanında konuşuyorlar. Yüklü muayene ücretini peşin olarak ödedikleri için diğer çiftlerin sorunlarını da dinlemek zorunda kalıyorlar. Seans öncesi bayanların dudağına bir krem sürdüren Dümen, ardından bir sürü ilaç ve sıcak su tavsiyelerinden bulunarak hastalarını evlerine uğurluyor. Toplu seansın ardından hastaların Haydar Dümen ile görüşebilmeleri için 1500 lirayı gözden çıkarmaları gerekiyor. 1500 liranın bedeli de baş başa sadece 5 dakikalık bir görüşme.. 'Bu seans sonrası ya başarılı olamazsak ne yapacağız? diye soran çifte Haydar Dümen'in ‘Eğer başaramazsanız size bir kod vereceğiz gelip burada benim önümde seks yapacaksınız’ dediğini iddia edildi. Programa çıkan bir diğer çift ise; 'Dümen'in sapık olduğundan bile şüphelendik, size belden bir iğne ile anestezi yapacağız ve burada seks yapacaksınız' dediğini söyledi. Tedavi olamayan hastaların Haydar Dümen'i tekrar görmek istemelerine rağmen bunu asla başaramadıkları iddia edildi... (Haber3) |
| Saat: 07:32 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık