![]() |
yoktu yok ve tarla sınırlarında kan vardı analar en güzel çocuklarını çocuklar yüreklerini ve silah hiçbir zaman böylesine kutsal olmadı yoktu yok ve bıçak dayanmıştı kemiğe açlıkta işsizlikte ezilmişlikte kim söyler bu türküyü kim düzer bu ağıdı kim kocaman eller midir bu bağlamalarda efendiler efendiler efendiler! bütün davullar gülünç bütün silahlar saçma onlara gitti o davullar, şimdi yok onlarla kaldı o silahlar, şimdi var efendiler efendiler efendiler! yoktu yok bir sömürge havasıydı aşk diye damarlarda ve bütün sınırlarda kan vardı bir ekmek bulup bölüştüler bir türkü bulup bölüştüler ve sokaklarda dolaştırmak için özgürlüğü ve vatanı anavatan yapmak için bir anda efendiler efendiler efendiler! kim söyler bu türküyü kim düzer bu ağıdı kim ve kim varmış barışa elyordamıyla yoktu yok verecek hiçbir şeyleri yoktu yüreklerinden başka ve barışın demir kapılarında sıkılmış yumrukları toprağı sürer gibi demiri döver gibi dövüştüler düştüler birgün yine kalkmak için ayağa ve bu çetin kavganın mustafa kemal dedik adına efendiler efendiler efendiler! Hasan Hüseyin Korkmazgil |
Sessiz Akşamları ışıkta Renk veren sensin Umuda kafa tutarken Ses veren sensin Yudum yudum İçerken sarabı Tad veren sensin Yalnızlıkta Sessiz sessiz inleyen sensin Sessizlikte takdim Şenlen olan geceleri. Dilan Kanat |
Yaren Kırıldı kanadım gurbette kaldım Derdimi unutup hülyana daldım Bahardım, kendimi hazana saldım Kanayan yaramı dağlarım yaren Görürüm kendimi o gözlerinde Tebessüm bulurum can sözlerinde Uyusaydım bir kez dost dizlerinde Nehir oldu yürek çağlarım yaren Yıldız kadar uzak bana ellerin Acı söyler şimdi baldan dillerin Kurudu mu bana akan sellerin Aktıkça sözümü bağlarım yaren Çekmedi kanadın dostça bir nazım Dinlemedin sözüm kırıldı sazım Lal ettin dilimi kış oldu yazım Özledikçe seni ağlarım yaren Serpil Doğan |
Açılır kapılar Alır seni korum damla damla suyuma, ekmeğime, aşıma, kaygıma, sevincime, acıma, umuduma, sabrıma, gücüme Alır seni bölerim parça parça, dağıtırım topraklara, denizlere, geceye, Açılır her sabah kapılar gözlerinde, girerim ışıltılı, yemyeşil bir bahçeye A.Kadir |
Ben Seni Sevdim Ben, Seni sevdim... Öylesi bir bahar akşamında Soğumuş çay tadında Dudaklarımda seni özlemenin Tarifini sevdim... Günahı boynuna suçların Diz çökmeyen kavgasında Yine de 'SEN' demenin Bir tek sana yenilmenin Sancısını sevdim... Ben, Seni sevdim... Hani bir otobüs garında O son bakışı hafızama çizerken İçin ağlamak dolu Yüzüme gülümserken Sana veda etmenin Hüznünü sevdim... Aklımı çelerdi yokluğun Hani en sensiz kaldırımlarda Genzimi yakarcasına Gözlerime dolan o sarhoşluğun Sebebini sevdim... Ben, Seni sevdim... Uskumru bir akşamda Bir deniz kıyısında Avcundan öptüğüm zaman Kirpiklerinden damlayan Tek bir gözyaşıyla Bana bakışına... Bende kalışına... Benim oluşuna şükrettiğim O duayı sevdim... Ben Yarım kalmış bir şiirin son cümlesi Boğazımda düğümlenen o Selanik türküsü Yaşanmamış bir sevda öyküsü dediğim Ama istediğim... Şimdi her akşam düşlerime doğan O Dolunayı sevdim... Ben.... Seni.... Çok sevdim....... *Bilinmeyen bir şehirden, bilinmeyen bir şehire: Kavgasını verdiğim, yüreğim kan revan olup vazgeçmediğimsin.. Tek'sin...Sonsuza dek'sin..Soluk almak, yorulmak, gülümsemeksin... Seni de..Kavganı da severim...Sevmeksin.. Deniz ÜLKEGÜL |
Seni bir ben bilirim, Ben bilirim. Seninle her yere Ben gelirim. Yolların yolumdur, Ey sevgili, Sormam ne yana; Dur, desen Durur. Vur, desen Vururum… Sen, dilek taşımsın benim! Bunca derdi açsan da başıma, Derdimin çaresini Sende bulurum. Çetin ÖZDEMİR |
belki bir şehir olur göl kıyısında saçağından umut sarkan sırça evler oğul akmaz oğul yarasından diner göz yamacında ayaz karanfil kokar belki bütün eller olur ya annem ağlamaz... Ferhat Gülsün |
Tan sabahı sona erdirirken Doğan güneşi sen diye karşılıyorum Gün boyu seninleyim Sıcaklığında, ışığındayım Gurubu kızıla boyayıp gidiyorsun giderken Gözlerimde bir renk kızılımsı Akan gözyaşlarımla uğurluyorum seni Mora çalan siyaha teslimim şimdi Karanlığım Aya yansıttığın şavkınla aydınlık Ay mı güzel sen mi güzelsin Aydan bir parçasın sevdiğim Yıldızlarda parlıyor gözlerin Sessizliği yarıyor kulaklarımda kalan sesin Geceme renk katıyor hiç unutamayacağım gülüşlerin Şimşek gibi dudaklarıma çarpıyor öpüşlerin Başka güneş yok, yüreğimi ısıtacak Başka ay yok, gecemi aydınlatacak Başka yıldız yok,parlayacak Sen bir tanesin Şimal yıldızım Bir daha doğmasın gün, sensiz doğacaksa Bir daha olmasın sabah sensiz olacaksa Ecelim olsun, gecenin karanlığı Haram olsun bana senden başka yıldızın parlaklığı MertlerinEfendisi / Arap kurt |
tey tey yürüdüğümüz bütün yollar siliniyor bu şehrin haritasından biz yeni bir keşfe çıkıyoruz adı;yalnızlık kendi takvimimizin yapraklarını koparıyoruz zaman biziz kamçılıyoruz içimizdeki ruhsuz köleleri çölümüze yağmur beklerken kum fırtınaları yürüdüğümüz bütün yollar silinirken bu şehrin haritasında her defasında yarım bıraktığımız şiirle dokunduk zaman aşımına uğramış aşklara kaybolduk ertelenmiş yaşamların pişmanlığı kavururken içimizi acırken biz sızlatırken aşk her defasında yarım bıraktığımız şiirle seviştik saçının yüzüne düşümünün bir anlamı oldu hep kesinlikle bir anlamı vardı dudak ısırışlarının sesin burkulduğu yerdeydi aşk o gece ölsek de üşürdük gözlerin kilitlendiği vakit puslu bir İstanbul sabahı terlerken iki komşu cam ıslak bakışlarının yüzüme düşümünün bir anlamı olmalı kesinlikle bir anlamı var dudak ısırışlarımın yürüdüğümüz bütün yolları siliniyor bu şehrin haritasından yaprak cinayetleri ve sarı kızlar ölüyorken arnavut kaldırımlarına aşk kendimi temize çıkarıyorum Ayben ÇEVİK |
Üvercinka Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye Lâleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor Bütün kara parçalarında Afrika dahil Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma Yatakta yatmayı bildiğin kadar Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor Bütün kara parçaları için Afrika dahil Senin bir havan var beni asıl saran o Onunla daha bir değere biniyor soluk almak Sabahları acıktığı için haklı Gününü kurtardı diye güzel Birçok çiçek adları gibi güzel En tanınmış kırmızılarla açan Bütün kara parçalarında Afrika dahil Birlikte mısralar düşürüyoruz ama iyi ama kötü Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar Bütün kara parçalarında Afrika dahil Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası Kalanalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok Aklıma kadeh tutuşların geliyor Çiçek Pasajında akşamüstleri Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor Bütün kara parçalarında Afrika hariç değil Cemal Süreya |
| Saat: 11:51 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık