MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

Mystic@L 20 Haziran 2006 23:18

gönül yılgın
gönül üzgün
anlaşılır gibi değil
ama gönül umutsuz değil

ruh yaşıyor
kalp söylüyor
dil anlatıyor
inanmıyorlar gibi
ama gönül umutsuz değil

bir ben yaşıyorum
bende beni
bir ben yaşıyorum
bende sizi
'bir girseniz benden içeri'
gönül umutsuz değil...


arwen 20 Haziran 2006 23:22

Ben ve Sen


attığım her adımda,
aldığım her nefeste,
benden özge tüm hayatta,
ben ve sen vardık, varız.

karanlığın ortasında,
gecenin sessizliğinde,
mekanın zamanın yoksunluğunda,
ben ve sen vardık, varız.

derinleşen ummanda,
tutsaklaşan düşüncelerde,
tedirgin bir yaşamın içinde,
ben ve sen vardık, varız.

meçhul atimin içinde,
mazimin bıraktığı izlerde,
hayata hırcınlığımın resminde,
ben ve sen vardık, varız.


Misafir 20 Haziran 2006 23:23


ISLAK GÜL


Seninle paylaşmak uykularda en büyük günahları
Seninle uyanmak nice çılgın gecelerden sonra.
Alır, götürür beni kokun uzaklara, en uzaklara
Ağzın; dudaklarımda ıslak bir güldür sabahları

Tenin çekiyor beni, tenin tutmuş saçlarımdan
Afrikalı kölenim senin, esirinim, mecburunum
Gözlerin değmese gözlerime kahrolurum
Ölürüm, çekersen ellerini avuçlarımdan

Dönsün başım, tutuşsun damarlarımda kanım
Gel, otur yanı başıma, erişilmez kadınım
Yum iri gözlerini, devir kirpiklerini
Ser önüme, bir hazine gibi güzelliklerini

Sana en muhtaç olduğum şu anda gel.
Yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel...


Mystic@L 20 Haziran 2006 23:24

Seni seviyorum diye
Gelişine kadar rötar yapmış hayatımı
Seninle yaşamaya hazırlanırken
Sana uzanan yollarımı kapaman niye?
Biliyorum haykırışlarım boşuna
Şahin pençesinde asılı serçe gibi
Nafile tüm çırpınışlarım
Boşuna sesleniyorum duymayacağını bile, bile
Seni beklemem nafile Gözlerinde zifir siyah bir perde
Alkış tutuyorsun alabildiğine
Şamdandaki mum gibi eriyip bitişime
Sen kulaklarını değil
Yüreğini tıkamışsın sana seslenişime Oysa ben
Tüm yokluğuna inat varlığını yaşatırken içimde
Gül pembesi çizgilerle resmini işliyorum
Karanfil moru gecelere
Şiirleri seninle yüklüyorum kanatırcasına
Dizeleri ağlatıyorum.
Seni işliyorum hecelere Tüm yaşayamadıklarıma inat
Seni yaşamak istememdi ütopyalarım
Tek sana adanmışlığımdı ölümüne
Tek senin doldurduğundu rüyalarım
Şimdi
Bir tutam gücüm kaldı en sona sakladığım
Bilmiyorum
Ansızın çıkıp gelecekmisin aniden
Bir avuç toprak olmadan sonunda
Sen diye kucakladığım. Bir gün
Anlayabilme ihtimalin var ya sevdiğimi
Düşüp gelme umudun var ya yüreğinin peşine
Yüreğin bende emanet biliyorsun
Ve ben
Yüreğin yüreğimde
Yüreğin ellerimde
Çok yakında
Çekip gideceğim yok oluşun koynuna
Beni düşürdün ya bu hale
Günahı boynuna.


Misafir 21 Haziran 2006 00:26

ARARSAN
Beni aramaya çıkarsa düşlerin
Hüznün ruhuna çizdiği resimlerdeyim
Gamsız bir gecenin karanlığında değil
Yüreğinde kanayan kesimlerdeyim

Aklına düşerim hani olur da
Güzelliklerin görünmeyen yüzünde ara
Sevginin menfaate döndüğü yerde
Bir gönül yarasının izinde ara

Yıkılmış umutların enkazından geç
Öksüz bir çocuğun gözünde ara
Ağıtların tüttüğü evlere uğra
Bir *****n boş kalmış dizinde ara

Beni yıldızlarda arama boşa
Yüreğini yasa boğan sızılardayım
Dertlerinle bulursun beni başbaşa
Senin gibi karayazılardayım

Sahte sevgileri tanımaz kalbim
Beni seven gönüllerin ocağında ara
Menfaatle bakmasını bilmez gözlerim
Beni gerçek dostlukların kucağında ara

Mutluluğu anlatan şarkılarda değil
Yaralı yüreklerin ağıtlarında ara
Beni menfaat ve ihanetten uzakta
Yağacak sevgi bulutlarında ara

Öyle senden çok uzaklarda değilim
Görmesini bilen gözlerin bakışındayım
Belki sana senden daha yakın bir yerde
Çarpan kalbinin her atışındayım

Aklına düşerim hani olur da
Beni sığmadığın duyguların içinde ara
O kadar da kolay bulurum sanma
Beni benim seni görebileceğim biçimde ara.


arwen 21 Haziran 2006 00:32

Ben ya da Sen


Ne ben bendim sende
Ne de sen sendin bende
Ama sen hep kalbimde
Tam ortasında canevinde

Ne ben bendim sende
Ne de sen sendin bende
Ben şimdi belki bir köşede
Belki de yırtık bir resimdeyim sende

Yada hala kalbinde bir yerde
Belki de bendeki gibi en güzel köşesinde
Ne ben bendim sende
Ne de sen sendin bende

Sen şimdi kim bilir nerde?
Bense bu issiz kimsesiz evde
Yine yalnız,yine sensiz,yine sende
Ne ben bendim sende
Ne de sen sendin bende

Şimdi sana hatırla desem de
Neler yaşadık o güzel günlerde
Gezdiğimiz o sahilde izlediğimiz o filmlerde
Ne ben bendim sende
Ne de sen sendin bende

Hatırlıyor musun seni ilk öptüğümde?
Ben hatırlıyorum o bakışını bırakıp gittiğinde
O bakışın hala benliğimde
Ne kadar silmek istesem de
Ne ben bendim sende
Ne de sen sendin bende

Belki en doğrusuydu yaptığımız
Belki de en büyük kazancımız
Çünkü ne sen sende olurdun
Olduğun kadar bende
Ne de ben bende olurdum
En az olduğum kadar sende....


Misafir 21 Haziran 2006 00:50

YÜREĞİNDE YER VARMI?
Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Hisset!
Hisset, Parmaklarına değen kağıdın içinde
Dolaşan damarlarımı...
Hisset damarlarımın, kanımın
Seni aramak için
Deliler gibi dolaşmasını...

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Dinle; duyuyor musun yüreğimin ritmini?
Gönlümde esen rüzgârları dinle...
Nefesimi tutmasam
Gözlerindeki derin ovalarda titreyen
Bütün yeşillikler kül olur,
Sazlar büyür simsiyah,
Kuruyan gözpınarlarında...

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Yazık! Mekanlar durduruyorsa seni.
Ve yazık, kendini bağladıysan maddelere...
İpsiz bir uçurtmayım ben... Ve kuyruksuz
Saçlarının çizgilerinde süzülen...
Rüzgârım sensin.
Susma ve sakın gözlerini kapatma, düşerim!
Yüreğinde yer var mı?

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Ve bir kaynak suyundan oluşan derenin
Üzerine düşen yaprak gibi;
Düşürüyor musun gülüşlerini
Ve öpüşlerini sesimin üstüne?
Akıyor musun benimle beraber,
Akıyor musun yıldızlara doğru?
Yıldızlar... Yıldızlar neden böylesine vefasız?
Neden her üşüyüşümde
Lapa lapa yağıyorlar avuçlarıma,
Neden eriyip kayboluyorlar?

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Bilmiyorum. Bilmek istemiyorum...
Ama parmaklarının ucunda şu an ne olur hisset beni...
Hisset!
Hisset, damarlarımdaki kanımın,
Seni aramak için deliler gibi dolaşmasını...
Söylemiştim değil mi?
İpsiz bir uçurtmayım ben...Ve kuyruksuz...
Saçlarının çizgilerinde süzülen...
Rüzgarım sensin.
Susma ve sakın gözlerini kapatma, düşerim.
Yüreğinde yer var mı?




arwen 21 Haziran 2006 01:02

Ben Yağmurda Yürümeyi Severim


Ben yağmurda yürümeyi severim küçüğüm.
İliklerime kadar ıslanmayı.
Ağlamayı severim ıssız bir köşede kimse görmeden,
Konuşmayı severim kendi gölgemle.
Biraz denizi,martıları , dalgaları severim.
Ben beni severim küçüğüm başkasını değil.
Hiç sıcak bir omuz olmadı başımı dayayacağım.
Hiç sıcak bir göğüs olmadı,sessizce uyuyacağım.
Sıcak bir yatağımda olmadı,aşkımda olmadı tanıyacağım.
Ben sokak fenerlerini severim küçüğüm,
Hiç ışığım olmadı altında oturacağım.
Ben ağaçları severim küçüğüm,ulu ağaçları.
Bana hiç kol kanat geren olmadı sığınacağım.
Gölgesini severim ulu çınarların yapraklarını,
Gölgesinde uzanmayı severim serin , korkusuz,
Beni hiç koruyan olmadı küçüğüm,koruyan olmadı.
Ben beni severim küçüğüm,başkasını değil.
Ben İstanbul'u severim delice.
Kaldırımlarını severim ,dar sokaklarını.
Aşiyan'ı ,Bebek'i ,Çamlıca'yı , Emirgan'ı
Bir baştan bir başa yürümeyi severim caddelerinde.
Ezanlarını severim,dört bir yandan duyulan ezanlarını.
Bir ilahi güç verirde yüreğim çarpar.
Benim hiç gücüm olmadı,korkarım bu yüzden.
Ben beni severim küçüğüm,başkasını değil.
Ben beni severim küçüğüm...
Seni hiç değil..


Misafir 21 Haziran 2006 01:09

Dilara



Baharı bekleyen kumrular gibi,
Sen de beni bekle ey sevgili!
Varlığı isteyen yoksullar gibi
Sen de beni iste ey sevgili!

Yokuşlar çıkar elbet düze umursama,
Düzlükler senindir be ey sevgili!
Yorgunluk bu gün de yakışmıyor sana
Biraz da dinlensen be ey sevgili!

Yaşamak üretmektir, dönüp baktın mı?
Sana ne kolaylıklar ne ihsanlar sevgili!
Sen de benim gibi kalkıp gittin mi,
Bahtiyar olmak mı, sanma sevgili!

Ne ahuların tığı gibidir bakışlar
Ne de bülbül-i şeydanın saytı ey sevgili!
Varlığın bir sırma gibi içimi nakışlar.
Yokluğunu tasavvur edip baktın mı ey sevgili!

Sevgili! Irmağın kenarı soğuktur sanma!
Sanma ki bahtiyarım yoksulluğunda.
Karanfil elimde solup dururken;
İçimin aheste durgunluğunda.


arwen 21 Haziran 2006 01:17

Ben Yalnız Seni Sevdim



Kapıyı anahtarla açmayı sevmiyorum
Zili çalmalıyım ve sen açmalısın kapıyı
‘’Hoş geldin canımmm..’’ deyip boynuma sarılmalısın
Uzun uzun öpüşmeliyiz kapı aralığında,
Elelele tutuşup içeri yürümeliyiz

Sen biçırpıda sıralamısın;
Belki de üçü önemli otuzbeş kırk haberi birden
’’Sular yoktu bütün gün biliyormusun’’
Demelisin mesela.
’’Yemeği ocakta unutup yakmamışmıyım pilavın dibini
Sonra da tüpgaz bitti alay eder gibi’’ demelisin mesela.
Adları da saçları gibi hep birbirine benzeyen ortaokul arkadaşların
Çatkapı yapmış olmalı aniden ve öğlen.
Annen aramış yakında geleceklermiş
Bana da selam söylemişmiş olmalı mesela.
O kadar işinin arasında,
Camları da silmiş serinmiş olmalısın.
Eskilerini eskiciye verdim,o eski mintanlarını filan demelisin
Pilastik leğen, mandal bi de faraş almış olmalısın karşılığında
Bi gündüz yayınında faydalı en az on şey öğrenmiş olmalısın
Çıkmayan lekeleri kolayca çıkarmaya
Şarap şişelerini kolayca açıp,
Boş şişelere mumlar damlatıp dekor yapmaya
Bi ton faydalı şeyler

Ben mutlaka; ’’yaaaa öylemi olmuş’’
Diyeceğin haberler varmeliyim sana
Süratle beni kızdıracak bişeyler yapmalısın
Ben zaten seni kızdıracak bisürü şey yapmış olmalıyım dışarda
Gözüme bakıp anlamalısın yediğim herzeleleri
Sen anlamazlıktan gelmelisin hepsini
Yüzlememelisin yine de
Usulca utanmalıyım
Anladığını anlamazdan gelmeliyim
Anladığını anladığımı anlamamalısın
Bu böylece sürüp gitmeli bi vakit

Ben yine herzamanki gibi, yarın rejim yapmaya
Spora başlamaya, sigarayı artık bırakmaya karar vermeliyim.
Sen bikaçgüne kadar bi iş bulup artık çalışmaya,
Bi ev bulup oraya geçmeye
Hayatına bi çeki düzen vermeye, karar vermelisin

’’Çay koyyyy’’ yapmalı, yine ben hatırlatmalıyım
Radyo yine tuhaf şarkılar çalan bi gavur kanalına ayarlı olmalı
Televizyon yine senin kanallarına kilitli
Ve kül tablaları, çay tabakları yani
Firar etmiş olmalı ortalıktan yine

Gözlerinde güzellikten başka
Güzellikten başka bişey yokmuş gibi
Sıkıntı yüklü, soru yüklü bakışları görememeliyim
Sevgimin büyüklüğü herşeye yeter sanmalı
Hiçbi bunaltını anlamayacak kadar dangalaşmalıyım
İkide bi sözlerini kesip,çocuksuluğunu
Saflığını, yalınlığının sularını kurutup
Ciddi, akarlı, kerametli konulara davet etmeliyim seni.

Ve bigün....
Bigün çekip gitmelisin evden
Gitmenle anlamalıyım;
Bu ev sevdasız olana bol gelir,
Yürü yürü bitmez koridorlar
Evin manzarası karanlığa göz kırpar,
Bu evde tek başına yaşayanlara, köpekler bile havlamaz bahçede
Çay pişmez, yemek yenmez
Sigaranın bile tadı kaçar
Dışarda itiş kakış kalabalıklarda yiter gider evin sahibi
Kendini arayıp arayıp bulamaz
Merhabaların da anlamı kalmadığından;
Kimselere selam verip alamaz
Denizde,karada,yatakta;
Hiçlik solukları alıp verir

Bi şiirin dizeleri okunur kitaptan
Şair sankimde bilmiş gibi;
’’Düşmesin bizimle yola
evinde ağlayanların gözyaşlarını
boynunda ağır bi zincir gibi taşıyanlar,
çekilsin yolumuzdan kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar’’
yazmıştır.

Şiire de, şaire de, yaşama da kızılır
Kapının önüne gelinir
Alışkanlık icabı kapı çalınır
Yalnızlık pusuya yatmıştır içerde
Duyar, ama açmaz kapıyı
Neden sonra hatırlarsın
Anahtarını çıkarırsın
Kapıyı anahtarla açmayı sevmiyorum be...

Yalnızlığımı sevmiyorum
Ben yalnız, ben yalnız seni, yalnız seni
ÇOK... VE ÇOK....VE ÇOKKKKK...
SEVİYORUM!...



Saat: 04:37

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık