![]() |
SAKLAN KARANLIKLARINA Ahh Kem bakışlı Gam dokunuşlu sevdam Çatlar dudağım Tel tel yüzülür derim Ter ter damlarsın şakağımdan Kızgın ve hoyrat çöller yatağın olsun Ahh Nefesi zehirli Sözü yetim sevdam Semayı kucaklarken Bağrımı hançerler ellerin Yalan yanlış konuşma ardımdan Yalnız ve soğuk geceler yoldaşın olsun Umuduma adadığım zaman Sığmazken avuçlarıma Sana geldiğim yollar çizik içinde Yokluğunun hesabını sorduğum Sokak lambaları küskün Yorgun bir şal omuzlarımda Ahh garip sevdam Ezber ettikçe özlemeyi kaldın yine bir başına Ahh Yalancı sevdam Güneşe aşık bir kızın Saçlarını örerdim gözlerinde Göğün rengi çekilirdi damarlarımdan Öyle bir dünyadaydın ki Bir kez çevirip başını Bakmadın yalancı aynalardan Beddua etmeyi sevmezdim ben amma Yerime ateş ve keder öpsün artık dudaklarından MeHTaP |
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE Sen Türk'sün, Türk kanı akar bağrından Yer-gök inler Allah diyen çağrından Eser kalmaz vücuttaki ağrından Vatan için şehit düşen Mehmedim Sen ölmedin asla ölmeyeceksin Düşmanlara fırsat vermeyeceksin Bu güzel Vatanın koruyanısın Vatan için şehit düşen Mehmedim Nice küçük-büyük Mehmetçiğimiz Vatan için canınızı verdiniz Çanakkale oldu en son yurdunuz Vatan için şehit düşen Mehmedim Canla-başla giriştiniz savaşa Binlerce rahmetler Mehmet çavuşa Ve kınalı yavru ve ağa-paşa Vatan için şehit düşen Mehmedim Seller gibi aktı temiz kanınız Allah diye diye gitti canınız Dünyalara destan oldu şanınız Vatan için şehit düşen Mehmedim Düşmanla sarıldı dört bir yanınız Çağlayanlar gibi aktı kanınız Gani gani rahmet dolsun canınız Vatan için şehit düşen Mehmedim Mehmetçiksin kafirlerin başında On dördünde ya da seksen yaşında Hiçbir zalim duramadı karşında Vatan için şehit düşen Mehmedim Destanların dilden dile dolaşır Ünün-şanın dünyalara ulaşır Gece-gündüz Allah diye savaşır Vatan için şehit düşen Mehmedim Seher Atan |
Siyah-Beyazmavi.. Önümden iki karaltı geçti Önde sakal Arkada çarşaf Seyrimde doğa manzarası İstanbul Yeniköy boğazı Mavi Beyaz Deniz mavi Gök beyaz Karanın ne işi var İnsan kara Doğa mavi beyaz İnsan iki siyah Simsiyah İki bin beşin ilk günü Kalender bunu da yaz.. Kalender Kılıç |
Bu Gece Ağlayacağım... Birazdan akşam olacak bitanem Yalnızlık aç kurtlar misali Üstüme çullanacak. Ben çaresizlik içinde Sana teslim olacağım Kör sağır gecelere tutsak Sana mahkum yaşayacağım Özlemin devleşecek içimde Yüreğim titreyecek Ellerim soğuyacak sensizlikten Dudaklarımdan, şarkımız dökülecek Yarım yamalak, bir kez daha Seni sensiz yaşayacağım... Bu gece ağlayacağım sevgilim Hangi saatte bilinmez Kendimi bir kenara çekip sorgulayacağım. Ne yapmak istiyorsun, böyle nereye gidiyorsun deyip, Biraz da çatacağım. Hatırladıkça seni Sevdan kokacak evimin her yanı. Sensizliğin çaresizliği çökecek Kan gibi yüreğime Kahredecek yokluğun beni milyon kere... Bu gece ağlayacağım sevgilim Sen de benimle ağlayacaksın Uzaklarda bir yerlerde Biliyorum, biliyorum ki Yüreğin yüreğime değecek. Aynaya baktığımda Hep ben yerine sen olacaksın. Adını bile bilmediğim bu duygular için Sen de, sen de benimle ağlayacaksın... Nuri CAN |
İŞTE BÜTÜN HİKAYE BU... işte bütün hikaye bu kısa küçük iç burkan, ama,yıllar uzunluğunda... sanki, itilip kakılmış, yakılıp yıkılmış, külleri savrulmuş, belki de hiç başlamamış, hiç yaşanmamış, özlemi hep saklananbir gençlik hikayesi, ilk aşk gibi... bir masal ki, kaf dağının ardında... işte bütün hikaye bu... bir kibrit alevi yanan tütün savrulan duman , göz gözü görmezken katran karası yıllanmış tenhalığında bir şimşek çakımında atılan adımın şaşkın yordamında, o gördüğün yüz ve bir anda okunuveren tek bir şiir ki, destan tadında... işte bütün hikaye bu... hiç bir dayanağı hiç bir tutanağı olmayan korunaksız kelimelere muhtaç kelimeleri unutmuş iki yürek, sözde laf cambazı, kavga ustası, davasına sevdalı iki kırık kalem… şaşkınca karaladıkları bir kırık şiir gözlerinin kamaşmasında… sonra, yeniden kalıvermek eski karanlığında... işte bütün hikaye bu… ne öncesi var ne sonrası olacak, iyi yürekli cadılar, kötü yürekli periler, mağlup olmayan silahşörler, ölümüne sevdalara ölümüne yeminlere karışacak… destansı bir özleyiş kalacak bu gönül tuzağında… zaman, avını bekleyen örümcek gibi ağlarını kurmakta… işte bütün hikaye bu… kısa küçük iç burkan ama yıllar uzunluğunda… Ceyda Görk |
UNUTTUM SENİ Yalan değil sevgili, Unuttum artık seni. Günü birlik aşklarla, Gül, oyna,seviş emi. Sakın bulurum sanma, Benim gibi seveni. Yalan aşka kanıp ta, Rezil etme kendini. Bilirim söz dinlemez. Hercai yüreğin var. Hüsran olursa sonu, Sanma bekleyenin var.. Hala, sevsem de seni, Aşkında ihanet var. Affedemem birtanem, Yaradana sözüm var.. İnsaf Caner |
dün / bugün hürriyet... mor dağların kıskacında yaşam dökülür bir genç kızın elinden kınası yedi sancılı mayası zulüm kader sandıkta mühürlü sivas'ın yanık şarkısı deniz... kül rengi düş darağacında üç güvercin yuvası bir nesil yağar yerden göğe kızıldere'den gelir merminin sessiz yankısı ve çocuklar... susuz toprağında karanfil şiir sorguda yalınayak ebe doğmak dediğin kanlı kimlik yarası Ferhat Gülsün |
Yak Sevdanın Çırasını Ne hüzünler kurtarır seni ne çeyiz sandığının ceviz gölgesi ve ne de acının ses duvarındaki yorgun ve bıkkın bekleyişler Acılar karartmışsa bile günlerin duvağını düşürmüşse de ilkyazın tomurcuklarını fırtınalar hayat kendini yeniden yaratan bir bahardır verecektir en olgun meyvelerini mutlaka yeter ki hüzünler sarartmasın yüzünü Yak sevdanın çırasını türkülerle barajını yıkan bir ırmak gibi katıl hayata hüznün isyana dönsün artık bitsin bezginliğin ölümcül suskunluğu evde kalmış bir cinsellik değildir çünkü dünya Ahmet Telli |
İtiraf şimdi ne desem boş hangi birinden başlayayım ne söylememi bekliyorsan söyleyeceğim ki o beklediğin iki kelimeyi tüm gün söylesem de boş ben seni dilimle değil ilk gördüğüm gün yüreğimle sevdim... Birsen Ateş |
Eskilerden kalma, Bir sevda türküsü dillerde, Yürekler üşümüş, Gönüller kırgın bu günlerde. İlmek ilmek örülmüş sevgi bağları, Nakış nakış işlenmiş gergeflerde, Sevdanın her tonu içimize işlemiş, Ne yapsan kaçışın yok bu alemde. Günlerce, aylarca yanmış, Onca sevginin içinde sevgisiz kalmış, Bir gülücüğe hasret, yaralanmış, Yürek üşümüş, Gönül suskun bu günlerde. ayşe manav |
| Saat: 23:18 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık