MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

Nephthys 20 Şubat 2007 14:02






SEN GİDERKEN….


Sen giderken gözlerimin dolduğunu gördün mü
Yüreğimin paramparça olduğunu gördün mü
Sen giderken karanfiller sıralıydı, sıralıydı
İçlerinden biri var ki benim gibi yaralıydı

Sen giderken çiçeklerin solduğunu gördün mü
Ellerimin saçlarımı yolduğunu gördün mü
Sen giderken karanfiller sıralıydı, sıralıydı
İçlerinden biri var ki benim gibi yaralıydı.

Sen giderken bahar mıydı, nergiste çiçek var mıydı
İki nefes (soluk) alıp vermek, yaşamak bu kadar mıydı
Sen giderken karanfiller sıralıydı, sıralıydı
İçlerinden biri var ki benim gibi yaralıydı

MUSTAFA ÖZARSLAN

---------------------------------------------------


MaKaLeLe 20 Şubat 2007 14:17

Kaç Aşk Daha...

Son bir kibritim kalmış
yakabilmek için son sigaramı
ve tek atımlık bir kurşunum
Aşk için..
...
Beklemektense
Ne zaman geleceğini bilmediğim.
en uygun zamanı..
ateşledim kibriti..
en derin kuyudan su çeker gibi
çektim içime..
...
korkunç güzel son sigarayı
son ateşle yakmak..
kurutuyor dudaklarımı
sigaranın dumanı
ve susuyorum aşka..
ziyan etmemek için
çekiyorum içime
dikkatle,
son damlayı..
...
kaç kez attım karavana
her tetiğe bastığımda
henüz sayabiliyorum..
...
fakat
kaç aşk dumanı daha
kurutacak ruhumun
yeni açmış filizlerini..
kaç hayal kırıklığı daha
gerekecek çöle döndürmek için
aşk tütünü yeşerten bahçelerimi..
ve
kaç aşk daha katledeceğim
son fırdı içime çekip
son nefesimi vermeden önce...
...
son duman kavuşurken
odamın havasının, yalnızlığına
küle dönmüş
aşk filizleri gibi dururken
kül tabağımda
kibritler, hayal kırıkları
sigara ve aşk külleri
yan(a) yana
...
ve bekliyorum halâ
yakmak için..
son kurşunumu...

Metin Adalı |


Misafir 20 Şubat 2007 14:41

Yutkunmak İnsan Kârı Değil Yokluğunu

sözünü etmiyorum senden yana
her düşündüğümde çentik atıyorum beynime
şok zamanlarımda acil servis oluyordu gözlerin
biraz kaş biraz sen biraz daha sen

hiposentezim bir mol nefesindi
hayata bağlanıyordum soluduğunda
suya dönüşüyordu kristallerim
ancak görüyordum renklerin yüzüme vurduğunda

ellerinsiz açık kalıyor devrelerim
bilmem kaçıncı dönemecinde olacak intiharım
yutkunmak insan kârı değil yokluğunu
silkeliyorum penceremden tozlarını


Mustafa Kaya


Misafir 20 Şubat 2007 16:47

Baba
Sığmazsın bilirim bir kaç mısraya,
Anlatmak isterim seni dünyaya,
Acelen neydiki uçtun semaya,
Mezar,ının başında ağlarım baba,

Gururu sevgiyi senden öğrendim,
Mis gibi kokunu özledim baba,
Bu kadar genç yaşda ölmemeliydin,
Hasretin ciğerimi deliyor baba,

Bu kadar acıya nasıl dayandın,
Sabırlı olmayı öğrettin baba,
Bu koca dünyaya neden sığmadın,
Geride bıraktın bizleri baba,

Hastane yolları kaderin oldu,
Yanında biz varız üzülme baba,
O kanser illeti ecelin oldu,
Mevladan ümitler kesilmez baba,

Sen gittin kimsemiz kalmadı şimdi,
Bizi terketmeye hakkın yok baba,
Dostum dediklerin düşmandır şimdi,
İyiki namerdi görmedin baba,

Ağlarım gizlice sensiz günlerde,
Faydasız bilirim ağlamak baba,
Yaşamak isterdin sende bizlerle,
Sensizken mutsuzuz inanki baba,

Siğaran elinde kaşların çatık,
Nasılda sevdiğini gizlerdin baba,
Bir dilim ekmeğe soğanı katık,
Çayıda çok fazla severdin baba,
Şenol Mersin


Misafir 20 Şubat 2007 17:03

s/onsuz zerre



açık yaralarını kusuyor devir ağız dolusu
herkes öyle bilmiş kendi tuzunun kurusunda
sözüm ona mimarı evvel şiirin ve hayatın
seksek yaşarken mızıkmaların külliyatında

hevesi haz olsa, kuşkusuz özenle ilkin
katıp kalp suyuna içeceksin fikr-i zikrini
özüne akacaksın toprağın gövdesinde
Nâzım yazan ceviz ağaçlı bu memleketin


S.Sevinç YILDIZ


Misafir 20 Şubat 2007 19:12

Koruyalım denizleri-1

Türlü balıkları,ondan tutarım.
Yazın serinler,içinde yatarım.
Gemilerle daim,yükler taşırım.
Emanet denizleri, koruyalım.

Kirletmeyelim denizlerimizi.
Koruyalım,yiyeceklerimizi.
Allah temizdir,sever temizleri.
Emanet denizleri, koruyalım.

Denizler bizim,canımız,kalbimiz.
Damarımızda gezen,al kanımız.
Aynı yatakta,yatan sevgilimiz.
Emanet denizleri,koruyalım.

19.03.2002-(on bir heceli)
Çörni more

Osman Denizc


kambis 20 Şubat 2007 20:33

Sürgün Durağı

ne vakit bir gölge dokunsa
gidişine çektiğim perdeye
ayrılığa sürgün düşler geçiyor kıyılarımdan
durulmayı bilmiyor
içimde gelgitlenen mavi
ezip geçiyor bedenimi sessiz kıyılar
kanatlarımda yorgun bir hayat çırpınışı
sürgün duraklarında demlerim efkar...

rüzgara dolan kokun değdikçe ciğerlerime
sen alıp,ben veriyorum her solukta
geceye ilişiyor hüznümün rengi
ve sen sürüklüyorsun beni
bu kentin isimsiz sokaklarına
yüreğimin ellerinde binbir düğüm
ve ben döküldükçe dökülüyorum aşka...

bilirim
yıldızlar sönmeden sökmez şafaklar
bilirim
bir adım sonrası kül olmak bu hicranın
birazdan bitecek gece
sarhoş bir kentin yüzüne düşüyor
gün sarısı hatıralar
bir veda havasına bürünüyor gökyüzü
koca bir ayrılık kazınıyor şehrin kalbine
ve hiçbir rüzgâr
işlemiyor senin kadar içime...


Seval KEMERTAŞ


kambis 20 Şubat 2007 20:52

GECE VE KALEM



Gece

köpüren dalgaları gibi denizin

kendi sessiz çığlığında çalkalanırken

yalnızlığın hüznü vurur kalemime



Bir mektup

bir resim bırakmadan ardında

Öylece

nasıl geldiysen bu iskeleye

yine öylece gittin

Yağmur yağıyordu



Geceyi

bu kadar ürküten dolunay mıdır

yoksa ayın tam kalbine gömdüğüm

yitirilmiş duygularım mı



Ya telgrafın tellerine

konmayı unuttu kuşlar

Ya gidenlerin dönmediği

yolu yokuş bir uzak kente düştü yolun

Ne bir ses

ne bir koku senden



Gecenin

iç karartan sessizliğinde

yağmalanmış ömrüm ve yalnızlığımdır

tam karşımda gölge gibi

bir duvardan diğerine düşen



Senden sonra

bunca kuraklığıma inat

bir damla yağmur düşmedi

ne geceye ne gündüze

Oysa yağmurlara kuruyordum saatleri

ve takvimleri kırlangıç fırtınasına



Geceye

celladın yağlı ipi dokunurken

yalnızlığın kanları damlar kalemimden

şarap rengi şafak, ne kadar da uzak



Sen gittin

ben öylece kaldım

kıpırdamadan



Atila IŞIK


Mystic@L 20 Şubat 2007 22:19

Hangi Ayrılık

Hangi gün karar verdin,
Küt diye çekip gitmeye?
Hangi lafım dokundu sana,
Böyle inceden inceye?

Hangi otobüs söyle,
Hangi uçak, hangi tren;
Seni benden götüren,
Beni bir kuş gibi öttüren?

Hangi kırılası eller dolanır şimdi,
Kırılası belinde?
Hangi rüzgar şarkı söyler,
O ay tanrıçası teninde?

Hangi çirkin gerçek uğruna,
Tükettin güzel ütopyamızı?
Hangi boşboğazlara deşifre ettin,
En mahrem sırlarımızı?

Hangi cama kafa atsam;
Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?
Hangi meyhanede dellenip,
Hangi masaları dağıtsam?

Ben de bu sersem başımı,
Karakolun duvarına vursam!
Kendimi caddeye atıp,
Arabaların altına savursam!.

Hangi tercih beni,
En hızlı şekilde öldürür?
Hangi şekil öldürmez de
Ömür boyu süründürür?

Kayıp ilanı mı versem,
Şehir şehir dolanmak yerine?
Ödül mü koysam, ölü veya diri,
Seni bulup getirene?

Hangi ayrılık var ki,
Böyle diş ağrısı gibi, durmadan zonklasın?
Hangi cam kesiği var ki
Böyle musluk gibi, içime damlasın?

Hiç sanmam, hasta kalbim,
Bunu bir süre daha kaldıramaz..
Feriştah olsa, böyle
Eli-kolu bağlı, bekleyip duramaz!..

Hangi mübarek dua,
Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye?
Hangi aptal mazeret ikna eder,
Ateşimi söndürmeye?

Olur mu be, olur mu?
Bu da benim gibi adama yapılır mı?
Aşk dediğin mendil mi;
Buruşturup bir kenara atılır mı?

Vefa bu kadar basit mi?
Alınır mı, satılır mı?

Hangi hırsız çaldı
Seni yırtık cebimden?
Hangi pense kopardı,
Bizi birbirimizden?

Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini?
Hangi çöpçü süpürdü,
Yerden bütün izini?

Hangi yaldızlı otel,
Çarşaf serip barındırdı?
Hangi süslü manzara,
Seni kolayca kandırdı?

Hangi şarlatan imaj,
Böyle çabuk ilgini çekti?
Hangi pembe vaatler,
O saf kalbini cezbetti?

Dağ gibi adamı eze-eze,
Hangi anası tipli parlak çömeze
Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze?

Hangi yamyamlara yedirdin,
O masum rüyamızı?
Hangi mahluklar çiğnedi,
El değmemiş sevdamızı?

Hangi bıçak keser şimdi,
Benim biriken hıncımı?
Hangi mermi dağıtır,
İnsanlara olan inancımı?

Hangi bekçi,
Hangi polis artık zapteder beni?
Ve hangi su bağışlatır,
Hangi musalla temizler seni?

Hangi sevgili var ki
Senin kadar duyarsız ve kalpsiz?
Ve hangi sevgili var ki
Benim kadar çaresiz?

Hangi ayrılık var ki
Böyle kanasın ve böyle acısın?
Ve hangi taşyürek var ki
Benim kadar ağlasın?

Kaynak: Gözleri İntihar MaviYusuf Hayaloğlu


C.A.N.D.Y 20 Şubat 2007 22:21

ama nasil, avuclarimda camdan bir parca gibi
kalbimi sikip parmaklarimi kanatarak kirasiya, çildirasiya...
Erkek kadina dedi ki: -Seni seviyorum,
ama nasil, kilometrelerce derin,kilometrelerle dumduz,
yuzde yuz,yuzde bir besyüz yüzde hudutsuz kere yuz...
Kadin erkege dedi ki:
-Baktim dudagimla, yuregimle, kafamla; severek, korkarak, egilerek
dudagina, yuregine, kafana.
Simdi ne soyluyorsam karanlikta bir fisilti gibi sen ogrettin bana...
Ve artik biliyorum: Topragin --- Yuzu gunesli bir ana gibi
--- En son, en guzel çocugunu emzirdigini...
Fakat neyleyim saclarim dolanmis
olmekte olanin parmaklarina basimi kurtarmam kabil degil!
Sen yurumelisin , yeni dogan çocugun gozlerine bakarak...
Sen yurumelisin, beni birakarak... Kadin sustu. SARILDILAR
Bir kitap dustu yere... Kapandi bir pencere...
AYRILDILAR...
.Nazim Hikmet Ran
http://mysite.mynet.com/img/blank.gif




Mystic@L 20 Şubat 2007 22:26

Öğren De Gel

Makam mevki her şey değil
İnsanlığı öğren de gel
Öyle basit bir şey değil
İnsanlığı öğren de gel

İster müdür ister paşa
Allah mısın tövbe haşa
Artık gönül ver bu işe
İnsanlığı öğren de gel

Sakın boş bir çuval olma
Gaza gelip boşa dolma
Doğruluğa uzak kalma
İnsanlığı öğren de gel

Müdür sen ol çevren değil
Çalışanı yatanı bil
Kaş çatma da birazcık gül
İnsanlığı öğren de gel

İyilik yap kârdır sana
Bir karşılık vardır sana
Yüce Allah yârdır sana
İnsanlığı öğren de gel

İstanbul - 2004
Oğuz Cevher


C.A.N.D.Y 20 Şubat 2007 22:33


http://siir3_2.sitemynet.com/olumbiryerde.jpg


BİR YERDE ÖLÜM GÜZEL OLUYOR
İnsan bir kere oluyor ne fena
Bu düzeni değiştirmeli
Bir kere yaşamalı
Çok çok ölmeli
En büyük kederler bizim için
Bizim için karşılıksız sevgiler
Kor kuyular, çıkmaz sokaklar bizim için
Dünyaya nasıl gelmişiz sormayın
Saygı değer annelerimiz incinmesin
Her yerim ayrı ayrı ölmeli
Yoksa ölüm yok bana bu dünyada
Bir kursun beynime girsin
Bir bıçak kalbime saplansın
Kızgın bir demir dağlasın gözlerimi
Sonra gelsin bir manga asker
Sert bir komut
Bir yaylım ateş
Bırak kim bağlarsa bağlasın gözlerimi.
Çok duşundum bilek damarlarımı kesmeyi
Rönesans öncesi devirlerden kalma zehir içmeyi
Ve düşmeyi yüksek kulelerden mermerler üstüne
Ayaklarıma taş bağlayıp denizler altında ölmeyi
Yine de ölmedim görüyorsun, ölmedim
O aşağılık hesaplar, küçük korkular bırakmadı beni
Belki de sen bırakmadın, bilmiyorum
Bıraksaydın çoktan unutmuş olacaktın
Halbuki şimdi benden kaçman da zor
Anlıyorum beni sevmen de zor
Dedim ya bir yere kadar yaşamak güzel
Ama bir yerde ölüm güzel oluyor.
Ümit Yaşar Oğuzcan




Misafir 20 Şubat 2007 23:30

Sag olsun Özgürlük


Saat vurdu yine Safak zamani
Uyku tutmuyor gözlerimi
Dertler gelir gecer
Iz birakir yüzümde
Sanki siper tutmus Düsman
Dayamis Hanceri Bagrima
Korkum yok ölümden
Viz gelir Kursun
Iz birakmis mazi
Iz birakmis Musala taslari
Kan icinde yikandim
Belendim Hasret özlem aci icinde
Firarim var takipdeyim
Ihanet tutmus boynumu idama gidiyorum
Götur beni ne yazar
Kim durdurabilir ardimda bin bir Militani
Bin bir Demokrati
Vatan arayan boyun egmez hakkini arar
Kim durdurabilir bizi kim
Dokunmayin diyorum dokunmayin
Biz Kerbelayin kininden alan
Nevruz atesinden gelen bir ülkeyiz
SUAT ATAR


arwen 20 Şubat 2007 23:37

Seni duymak
yağmurdan sonra
gökkuşağını görmek
seni hissetmek
yeniden doğmak
seni sevmek ise
bir ömür tutsak olmaktır
hasretine.........



fulya aydın


tikkymelike 20 Şubat 2007 23:49

http://img165.imageshack.us/img165/3310/animation1roses9gaxk8euuj7.gif


ARA
Yorgun bir hasretle dönersen bir gün
Beni burda değil kalbinde ara!..
Ne kadr yıkılmış olsanda o gün
Beni bende değil kendinde ara!..
Saçında beyazlar taradığın gün
Maziyi yeniden aradığın gün
Hıçkıra hıçkıra ağladığın gün
Beni göz yaşında,gözünde ara..

Ahmet Selçuk İlkan


Misafir 20 Şubat 2007 23:53

SON KEZ
harmanisinin altında
son sözünü gizliyor aşk
nasıralı’nın kanlı lokması
ağzımızda, büyüdükçe büyüyor
-aynada saçlarını tarayan
geçkin bir kadının beyaz hüznü-

yüreğim sevdasıyla esrimiş
suretine vurgun kız… kuğuran güvercin!
-büyüdür aşk, büyüdür aşk, büyü-
büyüyor içimizde bir hançer
kınsız!

otur konuşalım
-amforanın sabrı çizerken bakışımızı-
damarlarımızda doz aşımı
koroner yetmezlik

son sözünü söyle(me)di(mi) aşk?

biz bu şiiri bitirmiştik
sözcükleri kim siliyor
kokulu silgilerle
yaramızda tuz çölleri
-adını bilmediğimiz egzotik bir kuşun tüyleri
aynı kadının çantasından çıkardığı
kim bilir kaçıncı kez tab vesikalık resme yağıyor-

biz bu şiiri bitirmiştik
-bitirmemiş miydik?-

kuralım çilingir sofrasını
çözülsün diye dili kilidin
-bulut rengi es
nota sehpasında pas-
çöz belinden atlas kuşağı
sapı telkâri bir hançeri soyar gibi
son kez sevişelim

DENİZSUYUKASESİ, Sayı:22


arwen 20 Şubat 2007 23:57

Nedir tavra çalımın çekilmiyor hiç nazın,
Kurşun mermiden beter sitem dolu sözlerin,
Sen vefasız sen hayırsız vijdansızsın sevgilim,
Ne sevginden aşkından görmedim senden vefa,
Seni sevmekten başka nedir suçum günahım.

Dert, çile,acı keder çektirdin bana yeter,
Vijdansıza, hayırsıza vermem sevgi aşkımı,
Unut benim ismimi yak mektubumu, resmimi,
Mazideki anılar bir gün bizi yaralar,



kadir kaya


Misafir 21 Şubat 2007 00:04


Lil Aşkına
güneşin kehribar kokulu terini
sürdüm de tenime tiril
e s r â r ile esnedi âyet
ve bilcümle mâbet

göğnüdüm göğerdim göğ oldum
ve bâdehu
kısığından geçtim şehsüvar!

sırladım kapıyı
gül aşkına
aşk verdi yeni gün
gökle yer arasında
lil aşkına

İnatla direniyorum işgal ordularına dünün
Ağzımda dikenli sapı bir gülün


Yazılıkaya Şiir Yaprağı / Sayı:12


Misafir 21 Şubat 2007 00:34

Tek taraflı bir sevgiydi,
beni sana bağlayan
ve gözyaşına boğulan yüreğimdeki..
İki tarafına da dokunsan,
hiçbir sonuç alamadığın,
bir sevdaydı benimkisi..
Ben seviyordum
ve içimden,
bağıra bağıra söylüyordum.
Ben sana aşıktım,
ama sen hissetmiyordun..
Çıkaramıyordum içimdeki gücü.
Anlatamıyordum
´seviyorum´lu biten o son sözü.
Ve gözlerimle söylüyordum
ve ben seni özlüyordum,
ama sen görmüyordun...!
Seviyordum çocuksu bakışını.
Her yere ayak uyduran,
o çılgın rahatlığını.
Ve yerinde kullandığın,
olgun tavrını seviyordum..
Her şeyinle hoşuma gidiyordun
ve bana,
her şeyinle çekici geliyordun..
Ben sana hayrandım,
ama sen bilmiyordun..
Söyleyemedim sana..
Attığım her yeni adımda,
risk alarak başlardım hayata.
Ama,
sana karşı kumar oynayamadım,
rest çekemedim hayata.
Seni kaybetmekti,
sevginin yanında
sevgimin yalnız kalmasıydı korkum
ve ben bunu,
bir türlü göze alamıyordum...!
Sana söyleyemedim...
Belki sen bunu,
hiçbir zaman bilmeyeceksin..
Ama birgün öğrenirsen,
suçu kendinde arama.
Çünkü bütün suç benim..
Ve olur ya,
birgün gelirsen bana,
ben her zaman,
her şeyimle seninim...!
UMUT CAKMAK


arwen 21 Şubat 2007 00:38

seni zamanlara böldüm
zamanları sana
-bükük
-kırık
-yorgun
ilk yazını gördüm artakalan
susadı gölgesiz güneşim
ilk güzün değdi hüznüme
kışlarında üşüdü soğuğum
öyle çok doğdum
öyle çok öldüm
ben seni zamanlara böldüm
zamansız.


demir mutlugil


Misafir 21 Şubat 2007 02:22

memleket şiiri



gaipten bir sessizlik geldi
sanki yokmuşlar gibi



onlar
bir türküyle göndere çektiğim
çığlık çığlığa yankıydılar
dokunulmazdı düşünceleri
düşünmeden önce
bir gün ortası kabusunda
kan içinde uyandılar

-uykularında bile terini çaldılar-

onlar
bir kız çocuğunun
bitmek bilmeyen
okul yolunda yorgundular
şarap kokan
mum lekeli sofralarda az
toprağı tırnaklayan
ananın feryadında çoktular
yaşamaktı sabıkaları

-bıçağı sola hiç koymadı sofralar-

onlar
yavuklunun elinde
rutubetli birer mektuptular
müebbetti ayrılıkları
sevdaları döllenmemiş
kavuşmak için
ölüme gün saydılar
bozulmamıştı oruçları

-yerine hiç gelmedi son arzular-

onlar
ölümden daha adamdılar...

onlar bizdik
bizde sureti kalan
memleket şiiri şimdi onlar

hala omuz omuza okul yolundalar



Ferhat Gülsün


arwen 21 Şubat 2007 02:24

Seni seviyorum çünkü;
Gecenin karanlığından,sabahın aydınlığına
sen doğuyorsun içime,mutlu telaşlarla
Yüreğimin çocuksu arsızlığına
şefkat oluyor gözlerin,tatlı bakışlarınla
Gururluyum,erkeğim
omzuma koyduğun başında
ve saçlarının bahar kokusunda
Aşkın ile har olup
her gün yanıp kül olsam da
Mutluyum deli gibi,sen varsın ya yanımda_______________Murat Ginlik


Seni seviyorum çünkü;
Sen herşeye değersin...
İlk gördüğüm andan beri içerimi titretensin...
Umutlarımın,hayallerimin sahibisin...
Hiç karşılık beklemeden ölümüne sevensin...
Her gece kucağında sarı güllerle pencereme gelensin...
Seni seviyorum...Çünkü;
Sen benim herşeyimsin...
Ömrüm,canım,sevdam...
Seni seviyorum çünkü;
Çünküsü yok...
Seviyorum işte..._____________________________Yasemin Ç.Tekin


Seni seviyorum çünkü;
Gözlerim gözlerinin ışıltısıyla;
Ağlarken gülümseyebiliyorsa,
Sözlerin;
Ruhumun en yerine hükmedebiliyorsa,
Heyecanlarım coşkularına arkadaşsa,
Her hayalim sana çıkıyorsa,
Mutluluğum mutluluğun olabiliyorsa,
Hüznün acıtabiliyorsa sol yanımı,
Seni seviyorum çünkü;
Yüreğim sevmiş seni……._________________________Buruk Sevda


Seni seviyorum çünkü;
Benim ictigim,
benim dokundugum.
Gördügüm herseyde varsin.
Nidalarimdaki haykiris,
Gözlerimde ki mahsun bakis,
isledigim dize dize nakis
sen oldugun icin varlar.
sen damarimdaki kan,
beni yasatan can,
gönlümdeki sultan.
Cünkü seni sevmeyi seviyorum___________________Mesut Öztürk

Seni Seviyorum çünkü;
Gizi aralamanın en gizemi doğunca yüzüme,
Akmayan göz yaşımın parıltısı oluyorsun.
Uçurumların kenarına savrulduğum zaman,
Çiğerlerimi dolduran yaşam oluyorsun.
Ay, karanlığın acımasızlığına meydan okurken,
Dehlizlerdeki ruhumun kurtarıcısı oluyorsun.
Kanım, ılıklığıyla toprağı yakacakkken,
Avuçlarını açıp bekleyenim oluyorsun.
Ölüm saçan kor alevlerde titrerken,
Adını koyamadığım hikayem oluyorsun.................M.Emin Doğan

Seni seviyorum çünkü;
Mutluluğun,aşkın varlığına inandırıyorsun...
Sen bende yaşıyor ben sende varoluyorum...
Ayrı yerlerde de olsak,
Sana kavuşacağım günü düşünmek,
Heyecan veriyor bana...
Seni seviyorum çünkü;
Sen beni benden çok seviyorsun...
Ruhumun derinliklerinde açan kır çiçeklerinin,
Bahar kokulu yapraklarının
Üzerindeki çiğ tanelerinin parıltıları gibi
Ruhuma ışıltılar saçıyorsun...
Ve en önemlisi beni içinde konuk ediyorsun...__________________Alaşara
Işık.



Seni seviyorum çünkü;
Karşılıksız kalp atışların
Her an yaşam ritmimde..
Düşünce labirentlerimdeki yangınlarımın
Şefkat yağmurusun..
Beyaz Ağıt ın gölgesinin
Duygusal şovalyesisin..
Hep yanımda ol.
Yüreğimin başköşesinde
En güzel kelimeler senin.
Hep canımda ol.
Duygularımdaki çiçeklerin
En kırmızısı senin...___________Beyaz Ağıt/ Mehtap Altan



Seni seviyorum çünkü
Zemheri ayında güneş oluyorsun
Seninle aydınlanıyor seninle ısınıyorum
Yıldız oluyorsun gökyüzünde
Yansımanla geziniyorum
Kıraç topraklara yağmur oluyorsun
Çiçek doğuruyorsun
Ben bal oluyorum özünde___________Cengiz Özkan

Seni seviyorum, çünkü;
Sende öğrendim sevmeyi, seninle sevdalandı yüreğim
Tek bir nefese bile izin vermedi
Senin adını sayıklamadığımda dudağım
Seninle atmayan kalbim ağlıyor
Neyi ifade eder ki yalnızlığım sensiz?
Yokluğunda gök kızılın...
................

Seni seviyorum...çünkü...
sen, ey.. gözleri kömür,
sen yaşanan bir ömür,
sen bitmeyen duamsın.

sen gönlümde açan gül,
sen nadide bir sümbül,
sen bağımdaki bülbül,
sen en güzel nazımsın.

seni seviyorum...çünkü...
Bana sen lazımsın. _____________Tarkan Köksoy

seni seviyorum çünkü
sen benim adım demeksin
sen kavlimin en beşer yanısın
sen güvenmiş umutların barışısın
sen namım demeksin benim.
Seni seviyorum ve biliyorum ki bitişi yok duyguların
ve yok oluyor sensizlikte umutlar
ben seninle varım...
seni seviyorum çünkü bunun için doğurdu annem beni.
hadi sende, sende sev beni___________ Mustafa Çelebi ÇETİNKAYA


Seni seviyorum çünkü;
Gökyüzünde yıldızlara denksin
Sen varya sen benim için teksin
Seni cok seviyorum ben cünkü
Arkamda dağ gibi sırtı peksin________Adnan Şahin


Seni seviyorum çünkü.
Nedeni yok!
Ben seni iyi biliyorum; bir sendin onca savaşta kazanmak istediğim.
Ne gözlerin var düşümde ne hayalin.
Yüreğimde aslı var sevdanın.
Ve her güzel gözde, her dalgalı saçta suretin.
Ne gün ne güneş yetmez derler ya.
Yetmiyor olmayan nedenlerimin olmayışını anlatmaya.
Seni sevmiyorum çünkü nedeni yok...
Seni seviyorum çünkü anlatmakla bitecek kadar kısa bir neden yok... ________________________________________________C.S.A.
2006



mehmet emin doğan


nisan_yagmuru 21 Şubat 2007 03:09

ASKA VE SEVGİYE DAİR

Aşk ikidir sevgi bir;
Aşk yalan,sevgi gerçektir.
Aşk sudur,sevgi susuzluk.
Bu yüzden sevgi hasrettir,
Özlemektir,beklemektir.
Asıl maharet:
Susuzken suyu içmek değil
Karşısına geçip seyretmektir.
Aşk haykırmaktır,sevgi ağlamak;
Aşk açmaktır,sevgi katlamak.
Sevgi saklamaktır
Yüreğini,gözlerini
Ve de ellerini saklamak
Bahar geldiğinde…
Bir çiçeğe,yeşile,çimene
Aşık olamazsın ama seversin.
Arkadaşına aşık olamazsın
Ama seversin.
Toprağa fidanı aşkla değil
Sevgiyle dikersin.
Sevgi için ölünür,aşk öldürür.
Aşk kıskançtır,nankördür
Sevgiyi öldürür.
Aşk Kabil’dir,sevgi Habil.
Aşkla sevgi aslında kardeştir
...........
Yüksel Kasım-



Adınla Seslendim Başkalarına..

Sen bilmezsin,
Başkalarına adınla seslendiğim günlerdi..
Uzaktın bana
Duymazdın o yüzden
Yokluğuna derlenmiş türküleri.

Oysa sen varken,
Kanayan gecelere merhem olurdu sesin
Gülüşün dağıtırdı gözlerimden bulutu
Ara sıra gelirdin ya?
Ben o zaman anlardım hangi mevsimi soluduğumu...

Seninle başlayan bir gün
Yine seninle biterdi..
Gecenin bir yarısı
Şehrin yollarını adımlarken
Ve bağlarken o geceyi sabaha
Hayat hiç olmadığı kadar güzeldi..

Bakışlarında mahsur kaldığımda,
Deli gibi akardı zaman...
Ara sıra hüzünler karışsa da sesine
Gecemizi karartmaya yetmezdi...
Ve ben ne zaman değsem dudaklarına,
Yüzüne bambaşka bir iklim gelirdi....

Sonra gittin...
Her gün bir takvim yaprağı,
Düştü umutlarımın arasından...
Ve durdu gözlerine daldığımda çıldıran zaman!
Başkalarına,
Adınla seslendiğim günlerim oldu.
Gelmedin...
Şimdi bilmiyorum hangi mevsimi soluduğumu...


(Sayın Akif OKTAY'ın -SEN GİDERKEN-adlı şiir albümünde yorumlanmıştır)

Okan Savcı


nisan_yagmuru 21 Şubat 2007 03:25

Amansız Eylül

Hatırla o ilk günkü heyecanı
Ürkek bakışlarını getir aklına sonra
Kaçışını
Sevdadan ayrılığa umarsız akışını düşün
Ve şimdiki ayrılığa ekle her birini
Ne kadar zamansız bu kopuş
Ne kadar da anlamsız öyle değil mi?

Oysa sevda avucundaydı
Gözbebeklerin büyüyordu aynalarda
Sen, sen olmaktan çıkıyordun
Bir sevmek geliyordu aklına....
Bir de sevilmek...
Yüreğimin mührünü görüyordum bakışlarında

Neden sonra ayrılık geldi
Şaşırmadım,
Mevsim sonbahardı...
Sabaha karşı diline vurdu elveda
Soluksuz kaldım, sustum
Sonra birden bir yağmur başladı.....

Ben bu ağrıyı iyi bilirim
Islanırım ayrılığın ilk saatlerinde
Alışkınım.....
Saatler tüm gücüyle vurduğunda geceye
Kendimi caddelere bırakırım...

Gidiyordun sonunda....
Bulutlar,
Ayrılığın sancısını bırakıyordu şehre...
Hatırlarsın?
Amansız bir eylüldü.
Ve güzün bütün yaprakları
Sen gidince döküldü.....

Okan Savcı-

-------------------------------------------------

Anlat Dinleyeceğim
Taze gülüşlere sürgün edildi mi yüzün
En son vardığın uçurumda
Çözebildin mi bulmaca’sını bir kaybın?
Eski dostuz seninle
Anlat,
Dinleyeceğim...
Hangi şom ağızlarda birikti dudakların?

Yere bakma ne olur
Kaldır gözlerini bulunduğun yerden
Bak!
Yıllar sonra yine bu evdesin...
“Tebessüm” diyorsun...
“Göç etti hayatımdan! ”
Yüzüne yeni GÜLÜŞLER ekleyemem belki ama
Kılıfında unuttuğun SAFLIĞINI
Çalabilirsin yastığımdan...

Okan Savcı
--------------------------------------------------------
Erken Ölmek Lazım Sevgili...

her şeyin fazlası zarar
hayatın da...
erken ölmek lazım
daha fazla kirlenmeden
temiz yerlerimiz kalmışken
tam zamanında...

insanlara tebessümle veda etmek
ve tükürmek hayatın suratına
sonra sessizce
belli etmeden
usul usul can vermek bir kaldırımda...

kalırsa gözü yaşlı ardımda anam kalır
ben bir kez daha can veririm...
sağlığında satılmış bır insanın ölümü
hangi sevgiliyi ağlatır?
Sahtedir güzel günlerin sevdalısı
Kim sevgilim dediyse birine: biraz yalandır...!

Dedim ya sevgili erken ölmek lazım
Bu aşağlık düzen bize göre değil...
Aşklar sevdalar ayak altında yasanıyor
Cabuk geciyor mutlu günlerimiz
Bize kör olası ayrılıklar kalıyor...
Oysa böyle kurulmamıştı hayallerimiz......

Her seyin fazlası zarar
Hayatın da!
Öyle bir anda kapatacaksın ki gözlerini
Ve öyle bir anda canını koyacaksın ki ortaya
Cesedin gülümseyecek....
toprağa doğru yol alacaksın
O gune kadar seni anlamayanların omuzlarında...

Erken ölmek lazım sevgili
Herkes yasarken.. kimsenin aklına gelmıyorken
Tam zamanında.....

Okan Savcı
----------------------------------------------------
Ayrı Zamanlardayız Seninle

Ayni zamanlardayiz seninle
Yalnızlık çölünde,
Ayaza kesiyor yüreğim.
Çok az gündüz,
Genelde geceyim...

Karanlık birisi oldum,
Senden sonra
Zifiri...
Tüm ölü düşler uyudu içimde,
Yumdu gözlerini her biri...

Artık ayrı zamanlardayız.
Senin pencerene yıldızlar dökülür
Benimkine yaprak...
Sen masmavi bir gökyüzü bulursun,
Dışarı baktığında.
Ben kahreden bir gece,
Sabaha dönüşü yasak!

Oysa;
İkimiz aynı mevsimleri yaşardık...
Aynı yağmurlarda ıslanır,
Kış olunca buz tutar,
Baharda birlikte ısınırdık.
Gecelerin yorgunluğuna inat
Ne de güzel uyanırdık...

Artık,
Farklı sabahlara günaydın diyoruz
Şimdilerde ezan sesi hatırlatıyor,
Yitirdiğim umudu...
Sen de zaman ilerlemiştir,
Kim bilir?
Güneş doğmuştur pencerende
Bendeyse hep bağbozumu....

Okan Savcı



Misafir 21 Şubat 2007 11:45

SEVMEK YÜREK İSTER!...



Sevmek bir şiirdir yârin dudağında,
O şiiri okumak yürek ister!
Sevmek bir kilimdir yârin ayakları altında,
O kilimi dokumak yürek ister!...

Sevmek bir çiçektir yârin saçında,
O çiçeği koklamak yürek ister!
Sevmek bir nefestir yârin dudakları arasında,
O nefesi solumak yürek ister!...

Sevmek bir ölümdür yârin uğrunda,
O anı yaşamak yürek ister!
Sevmek bir gülüştür yârin dudağında,
O gülüşü yakalamak yürek ister!...

Sevmek bir damla yaştır yârin gözünde,
O gözyaşını silmek yürek ister!
Sevmek bir kelamdır yârin dilinde,
O sözü dinlemek yürek ister!...

Sevmek bir dikendir yârin yolunda,
O yolda yürümek yürek ister!
Sevmek bir çiledir yârin yanında,
O çileyi çekmek yürek ister!...

…Ve sevmek öyle bir şeydir ki
Her zaman ve her yerde
Yürek ister yürek!
Hem de büyük bir yürek!...



DİLEK ÇAKMAK



Misafir 21 Şubat 2007 11:58

Ayna
 
Bana benzeyen bir gözlerim kaldı
Bir de kederli bakışlarım
Düşüncemin olmadığı
Aynalarda ben varım

Yalan değil değiştiğim, yalan değil
Şimdi her şarkı beni ağlatır
Deli eden insanı zaman değil
Zamanı unutmamak kahırdır

Zamandı avuçlarımdan uçup giden
Hayallerimin olmadığı yerde
Zamandı düşünceme hükmeden

İlk sevdiğim şimdi kimbilir nerde?
Önce hatıralarımı götürdü ölüm
Zaman aynasında ölümü gördüm
http://img159.imageshack.us/img159/966/featherrn6.gifÜ.Y.O.


Misafir 21 Şubat 2007 12:01

Kırkıncı Oda

Kırkıncı odanın kapısındayım;
Ne varsa bu kapı arkasındadır.
Açsam, ya açmasam kaygısındayım;
Aklım iki cihan arasındadır.

Kim bilir neler oluyor içerde!
Yarab! İnsan bahtım hangi ellerde?
Ha ben ha masaldaki o şehzade;
Gönlüm bir güzelin sevdasındadır.

Cahit Sıtkı Tarancı


Misafir 21 Şubat 2007 12:06

Acının Tutanakçısıyım

Acının tutanakçısıyım
Anlatıp dururum aşkları
Ayrılıkları ve o destan
Yalnızlığını ömrümüzün

Göçebe, gezgin ve aylak
Bir miydim aklıma gelmedi
Bir çingeneyle bir bilici
Hep aynı şeydi bildiğim

Ve serseriliğimdi aşklar
Bir masalcıydım belki de
Yaşadım o büyük serüvenleri
Yolculuklar tarihimdi benim

Acılar yaşanıyordu yurdumda
Peşpeşe yakılıyordu kentler
Bense hep oralardaydım
Daha yangın başlamadan önce


AHMET TELLİ


Misafir 21 Şubat 2007 12:08

Görünmez İskele


Bir vapur yarar içindeki çalkantıları
Köpüklü her tarafı kabarık

Görünürde yanaşacak limanı olmayan

Görüşmek için sözleşmedikleri
Kalabalık yabancıları taşıyan

Biriydi!.. bilindik…

Mahallenin uyuz köpeği kadar bizlik
Salamamış alışkanlık kokusu

Gerçi vapura dahi giremezdi hayvan hali
İnsanlığın üstünlüğü yine de galip!..

Dalıp çıkan varlığı sallantıda
Kayıp günü çalan soyguncu suskun

Beklemekten bunalıp atlasa derinlere
Fark edilmez boğulduğu

O’na, sana
Kimseye hoşça kal demenin
Anlamsızlığı aşikar…





Sevim Türkoğlu


Misafir 21 Şubat 2007 12:15

Gafil Durma Şaşkın Bir Gün Ölürsün

Gafil durma şaşkın bir gün ölürsün
Dünya sana baki değil ne fayda
Ettiğin işlere pişman olursun
Pişmanlığın ele girmez ne fayda

Bir gün seni iletirler evinden
Hakk'ın kelamını kesme dilinden
Kurtulmazsın Azrailin dilinden
Türlü türlü yolun olsa ne fayda

Söylersin de sen sözünden şaşmazsın
Helalini haramından seçmezsin
Kepeğin tükenir su da içmezsin
Hep deryalar senin olsa ne fayda

Teslim Abdal eder çöksem otursam
Cümle varlığımı ele getirsem
Şu yalan dünyayı zapta getirsem
Hep dünyalar senin olsa ne fayda

Teslim Abdal


asla_asla_deme 21 Şubat 2007 12:41

>>*Bir şey var aramızda
> >>Senin gözlerinden belli,
> >>Benim yanan yüzümden.
> >>Susuyoruz arada bir.
> >>Gülüşerek başlıyoruz söze
> >>Ne kadar gizlesek nafile
> >>Bir şey var aramızda
> >>Senin gözlerinde ışıldıyor
> >>Benim dilimin ucunda..
> >>Bir gece,
> >>Gecede bir uyku..
> >>Uykunun içinde ben..
> >>Uyuyorum,
> >>Uykudayım,
> >>Yanımda sen.
> >>Uykunun içinde bir rüya,
> >>Rüyamda bir gece,
> >>Gecede ben..
> >>Bir yere gidiyorum,
> >>Delice..
> >>Aklımda sen.
> >>Ben seni seviyorum,
> >>Gizlice..
> >>El pençe duruyorum,
> >>Yüzüne bakıyorum,
> >>Söylemeden,
> >>Tek hece.
> >>Seni yitiriyorum
> >>Çok karanlık bir anda..
> >>Birden uyanıyorum,
> >>Bakıyorum aydınlık,
> >>Uyuyorsun yanımda..
> >>Güzelce
> >>Ne çok şeyi sevdim
> >>Hep kavgalar oldu hayatımda
> >>Ama ben barışı sevdim
> >>Kara bulutlar çöktü üstüme
> >>Ben masmavi gökyüzünü sevdim
> >>Sevginin çürüdüğü toprakta
> >>Ben sevmeyi sevdim
> >>Soran olmadı hiç neyi sevdiğimi
> >>Oysa ben ne çok şeyi sevdim
> >>Ben çocukları, ben türküleri
> >>Ben dünyayı, ben sevdayı
> >>Ben insanı sevdim
> >>Ben mehtabı, ben yağmuru,
> >>Bir de seni sevdim....
ANONİM


C.A.N.D.Y 21 Şubat 2007 12:46

Masum Bir Aşktı


Bitti artık o masum aşk
Dönüşü olmayan bir girdaptasın
Gidersen ağlamak yok ardından
Bir şey kalmadı gözü yaşlı kızdan

Masum bir aşk değil artık
Ölümüne koşmak bu yangına
Anlayamazsın ne gizli bu mısralarda
İntikam ateşi öyle kolay sönmez bir anda

Ardından ağlarım sanma
Ölüme de koşmam ruhum rahat bulmadıkça
Seni bulurum meçhule kaçsan da
Lanetlerim elbet bir gün dikilir karşına

Ebedileşir aşkım
Sırtındaki bıçak darbesiyle
Ve: ebedileşen aşkım
Aynı bıçakla bütünleşir bedenimde
Üzgünüm ben yoksam yaşatmam senide

Nilgün Özgür Kaya



Mystic@L 21 Şubat 2007 15:37

Kırkıncı Oda

Kırkıncı odanın kapısındayım;
Ne varsa bu kapı arkasındadır.
Açsam, ya açmasam kaygısındayım;
Aklım iki cihan arasındadır.

Kim bilir neler oluyor içerde!
Yarab! İnsan bahtım hangi ellerde?
Ha ben ha masaldaki o şehzade;
Gönlüm bir güzelin sevdasındadır.

Cahit Sıtkı Tarancı




tikkymelike 21 Şubat 2007 16:34



SENSİZLİK
Sensizlik acı veriyor bana birtanem
Sensiz yaşayamıyorum,
Çünki uzaklardasın ve gelmeyeceksin
Seni bekleyeceğim ve özleyeceğim.
Sensizlik eritiyor beni
Kahrediyor kalbimi,
Ne olur dön kalbime geri dön
Dünyada on kişi seviyorsa
Onlardan biri benim.
Seni beş kişi seviyorsa
Onlardan biri de benim
Seni tek kişi seviyorsa o da benim
Bilki kimse sevmiyorsa
BİLKİ BEN ÖLMÜŞÜM ÇÜNKİ SENSİZİM..

Ümit Yaşar Oğuzcan





Misafir 21 Şubat 2007 17:01

Sevgi
Sevgi yön
Nefret sondur.

Sevgi göl
Nefret Çöldür.

Sevgi hayat
Nefret bayattır.

Sevgi düzen
Nefret üzendir.

Sevgi çokluk
Nefret yokluktur.

Sevgi Yar
Nefret dardır.

Sevgi gülüm
Nefret zulümdür.

Sevgi istek
Nefret köstektir.

Sevgi yaz
Nefret güzdür

Sevgi yarın
Nefret sorundur.

Sevgi ses
Nefret yastır.

Sevgi uzlaşmak
Nefret yozlaşmaktır.
Ayşe Mattaoğulları


Misafir 21 Şubat 2007 18:34

“Severek ayrılalım”mış!
“Dost kalalım” mış!
Nefret ediyorum bu sözlerden…
Ne saçma şey!

Hem sevmiyorsun,
Hem terk ediyorsun,
Hem de,
“Severek ayrılalım! ” diyorsun.
Üstelik, “Dost kalalım.” diyorsun.
Dalga mı geçiyorsun!

Sevmek mi…?
Severek ayrılmak mı…?
Dost kalmak mı…?
Yok öyle!
Buna ne denir!
Buna, ihanet denir…!
Senin dediğini yaparsam,
Benimkisine kerizlik denir…!

Git!
Cehenneme kadardır yolun!
Arkandan geleceğimi mi sandın?
Madem ayrılacaktın,
Neden kalbimi çaldın?

Beni sevmeyeni,
Ben neden seveceğim..?
Ben, beni seveni severim!
Seversem, TAM severim!
Aşkı bilmeyenden,
İşte, böyle NEFRET ederim!

Git, gidebildiğin kadardır yolun,
Yine de cehennem olmasın yerin!

Mehmet KIYAK

Mehmet Kıyak


nisan_yagmuru 21 Şubat 2007 18:47

ASK ÇIZGISI

Bütün yollar asktan geçiyor, görüyor musun?
Bir ask çizgisi var her seyden öte
O çizgiden baska bütün çizgiler
Aski tüketmede

Kimi dik çizgilerin ;kimi paralel
Egri bügrüsü, düzgünü, kalini, incesi
Ve bir gün sariyor bütün çizgileri
Ölüm çizgisi

Bense hep seni çiziyorum kagitlara, duvarlara
Yesillerle, morlarla, mavilerle
Resmini yapip adini yaziyorum
Renk renk çizgilerle

Tut ki iki noktayiz birbirinden uzak
Bir çizgiyle aramizi birlestiriyorum
Sonra bir ev yaparak çizgilerden
Icine seni yerlestiriyorum

Bakiyoruz geometrik yasamlara
Nokta nokta, sekil sekil
Ve bir tek çizgi oluyoruz seninle, mutlu
Öbür çizgiler umurumuzda degil

Her düsünce aska teget geçiyor
Tanigi çizgiler ,var oldugumuzun
Bir ask çizgisi var her seyden önce
Bütün yollar asktan geçiyor, görüyor musun?

ÜMIT YASAR OGUZCAN


Misafir 21 Şubat 2007 20:19

Yürüdüm…
Yürürken cebimden bilyelerimi düşürdüm…
Bilyelerim çocukluğumdu
Büyüdüm…

Yürüdüm…
Yürürken elimden güvercinler uçurdum…
Güvercinlerim umudumdu
Sustum…

Yürüdüm…
Yürürken içimden suskunluklar düşürdüm…
Suskunluklar uçurumdu
Konuştum…

Yürüdüm…
Yürürken kafamdan prangalar uçurdum…
Prangalar tutsaklıktı
Kanatlandım…

Yürüdüm…
Yürürken gözümden yağmurlar düşürdüm…
Yağmurlar sıyrılmaktı
Damladım…

Yürüdüm…
Yürürken yüzümden kederler uçurdum…
Kederler yıkanmaktı
Yıkandım…

Yürüdüm…
Yürürken elini elimde buldum…
Ellerin varoluştu
Sevdalandım…

Meltem Kaya


tikkymelike 21 Şubat 2007 22:16

AĞLAYACAĞIM
Birazdan bir yağmur başlayacak gözlerimde
Sağnak sağnak ben yine ağlayacağım
Gidişin gelecek gözlerimin önüne
Rıhtımda sana el sallayacağım
Bir hüzün şarkısı dolanacak dilime yeniden
Bir ıslık seni bölecek yalnızlığı
Bir martı havalanacak çok uzaklarda
Ve bir rüya bölünecek hıçkırık seslerimden
Yüreğimde birikecek damla damla sensizlik
İçimi dökeceğim avuçlarıma
Bir yıldız kayacak gökyüzünden
Bir ümit kervanı daha göçecek
Ve sen geleceksin tüm bunların ardından
Gidişin gelecek gözlerimin önüne
Kahırla ben yine ağlayacağım..



Mystic@L 21 Şubat 2007 22:25

N’arkadaş

Adimiz namimiz olmuştu
Adimiz arkadaşa çikmişti

Bugün namimiz ad olmuş
Adimiz ne kara

Yusuf Değirmenci


Misafir 21 Şubat 2007 22:28

Beni düşün ki

Bir gün, seni gam tutarsa eğer
Beni düşün ki, yanında olayım
Tüm zamanı durdurayım
Bütün göğü, yıldızları uçup geçeyim
Cin olup, önünde diz çökeyim.
Bir bir sırala, isteklerini
Hepsini, önüne getireyim
Yeterki, yüzünü güldüreyim
Ruhunu mutlu edebileyim.

Sibel Koçarslan


Mystic@L 21 Şubat 2007 22:31

Nasıl Bir Sevdaysa...

Ay çok mu gecikti nerdeyse çıkar
Sen yalnızlığıma varır varmaz
Az sonra yağmuru durduracaklar
Rüzgarı değiştirdim
Ustura ağzı poyraz
Yok canım yıldızları unutmadık
Mutlaka yerlerinde bulunacaklar
Kenarı yaldızlı mavi bir karanlık
Sütlü çıplaklığını örtecek kadar
Senin için olduğu asla bilinmeyecek
Yapraklarını birden dökecek dutlar
Şafak sökerken sekiz on kadar şimşek
Balkonda işlemeli müstesna bulutlar
Ayak bastığın an şehir de değişebilir
Yoksa Moskova'mı
Belki Berlin belki Dakar
Belki 30'lardan mehtap yorgunluğu İzmir
Körfez'de şerefine donatılmış vapurlar
Nerede ne zaman kaç kere yaşadık
Nasıl bir sevdaysa eskitememiş yıllar
Bitirdiğimiz herşeye yeniden başladık
Dudaklarımızda birbirimizden mısralar

Attilâ İlhan


Nephthys 21 Şubat 2007 22:33

Beni Düşün, Unutma

Ay doğarken bir söğüdün ardından
Göl yüzünde sisli bir esinti ile
Akşamın göğsüne hüzün serperek
Ve Yağmurdan geceye çiçekli perdeler çekerek

Beni düşün, Beni düşün, UNUTMA

En umarsız en umutsuz günümde
Bağrına bir yumruk çökeldiğinde
Ve dağların mazlum ateşi
O güzelim saçlarına cayır cayır yanıp ulaştığında

Beni düşün, Beni düşün, UNUTMA

Beni düşün bir kavganın içinde
Helal bir ekemeğin peşinde
Ve kurtlardan arta kalmış yüreğimin
Can çekişen o son parçasınıda, sana sakladığımı bil
Bil ki haykırırcasına bu esir gövdemi yakarcasına
Kavuşmak için o serin bağrına
Ateşten bir yol arıyorum


Kar yağarken mor dağların ucundan
Sol yerinde sessiz bir inilti ile
Yastığın yüzüne yaşlar dökerek
Ve Akşamdan gizlice bir ah çekerek

Beni düşün, Beni düşün, UNUTMA

Kan kızılı bir gelincik seherinde
Sırtıma kahbe bir hançer indiğinde
Ve bu gencecik ve bu hemencecik ölüm
Çığırtken bir gazete başlığında
Çığlık Çığlık sana kavuştuğunda

Beni düşün, Beni düşün, UNUTMA

Beni düşün şehre her yağmur yağdığında
Islak ve kırılgan bir türkünün içinde
Göğsünden dudaklarına, doğru sancılı bir isyan kabardığında
Bastırarak kalbini avuçlarınla
Sesini okşadığımı bil

Bil ki yalvarırcasına, uzayan yollara dağılırcasına
Sonsuz bir mahşerin ortasında
Bir zemzem suyu gibi seni seni özlüyorum

Yusuf Hayaloğlu


---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Misafir 21 Şubat 2007 22:39

Gecenin adı boşluk, bunalım, sıkıntı
Gözlerimizden akan nefret kanla karıştı

Yoldaş ha dese kopartıp dizginlerimizi
Bırakacaktık gecenin, umudun kucağına kendimizi

Sonra yavaş yavaş yürüdük karanlığın içine
Aydınlık sandığımız her şeye küfredercesine

Gecenin sakladığı ırmağın kıyısında oturduk
Öfkelerimizi, umutlarımızı, sevinçlerimizi kustuk

Alıp götürsün istedik ruhumuzu bedenden
Sonra saatlerce konuştuk ne istediğimizi bilmeden

Ay kıpırdamadan duruyordu olduğu yerde
Yıldızlar tek tük görünüyordu göğün göğsünde

Gece kuşları susmuş, meraklı bir fare yaklaşmakta
Hınçla akan ırmak, sabırla bekleyen gece bizden kuşkulanmakta

Kim di bu iki genç gecenin içinde
Pusu atmışlar sanki emperyalist namluya yeniden kimlik çizgisinde

Barış Sevinç


Nephthys 21 Şubat 2007 22:49

Gitti Ah Gitti

gitti ah..,
gecelere hüzünleri serperek
yarali bir kus gibi kanarcasina gitti..,
yalvaran gözlerime, elemi pay ederek,
bir kabahatmis gibi, kacarcasina gitti...

gitti ah..
sarkilara bel baglamak faydasiz.
üstüme kapilari kaparcasina gitti...
gecenin geldigini haber vermeden; hirsiz...
yasanmis bir ömrü calarcasina gitti

gitti ah... bir nehirdi,
yazamadigim siirdi.
yüzüme son bir defa
bakarcasina gitti...

gitti ah...
gözyaslari yanaklarimda kaldi.
hayatin perdesini cekercesine gitti...
belki doyulmamis toz pembe bir masaldi.
gögsümden yüregini sökercesine gitti...

gitti ah...
karsilasmak ömür boyu imkansiz.
beni hazanda koyup bahar dalina gitti...
bilmiyorum ne yapsam, ne söylesem anlamsiz.
ayrilmisti dünyamiz; kendi yoluna gitti...

gitti ah... bir mevsimdi,
cizemedigim resimdi.
kalbime bir civiyi,
cakarcasina gitti...

Yusuf Hayaloğlu
--------------------------------------------------------------------------


Nephthys 21 Şubat 2007 23:03

Ayrılık Hediyesi

şimdi saat sensizliğin ertesi
yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın
avutulmuş çocuklar çoktan sustu
bir ben kaldım tenhasında gecenin
avutulmamış bir ben...

şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
ki bu yaşlar
utangaç boynunun kolyesi olsun
bu da benden sana
ayrılığın hediyesi olsun

soytarılık etmeden güldürebilmek seni
ekmek çalmadan doyurabilmek
ve haksızlık etmeden doğan güneşe
bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun..
şimdi iyi niyetlerimi
bir bir yargılayıp asıyorum
bu son olsun be..bu son olsun!
bu da benim sana
ayrılırken mazeretim olsun!

şimdi saat yokluğunun belası
sensiz gelen sabaha günaydın!
işi-gücü olanlar çoktan gitti
bir ben kaldım voltasında sensizliğin
hiç uyumamış bir ben...

şimdi dişlerimi sıkıp
dudaklarıma kanamayı öğrettim
ki bu kızıl damlalar
körpe yanağında bir veda busesi olsun
bu da benden sana
heba edilmiş bir aşkın
son nefesi olsun...

kafamı duvara vurmadan
tanıyabilmek seni
beyninin içindekileri anlayabilmek
ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü
bütün saatleri öylece durdurabilmek için
çıldırasıya paraladım kendimi
lanet olsun!
artık sigarayı üç pakete çıkardım günde
olsun be! ne olacaksa olsun!
bu da benim sana
ayrılırken şikayetim olsun

gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun isterim sende ben gibi yan ömrüne hep ağla hep ağla bu benden son dua bu benden ayrılık hediyesi olsun) GÜL YÜREKLİM.....

Yusuf Hayaloğlu
--------------------------------------------------------------------------


Misafir 21 Şubat 2007 23:10

Kırkıncı Oda

Kırkıncı odanın kapısındayım;
Ne varsa bu kapı arkasındadır.
Açsam, ya açmasam kaygısındayım;
Aklım iki cihan arasındadır.

Kim bilir neler oluyor içerde!
Yarab! İnsan bahtım hangi ellerde?
Ha ben ha masaldaki o şehzade;
Gönlüm bir güzelin sevdasındadır.

Cahit Sıtkı Tarancı


Misafir 21 Şubat 2007 23:58

Öfke düş yakamdan



/‘kalırsam, alırım’ demiştin/

sargısız yüreğim
korkuların eşiğinde ağlarken
yarımdı kal deyişlerim
hiç bilmedin ki
ateşlerde yanmaktan
küçücüktü ümitlerim



/nefesimi unuttum sözlerinde/

sana yarım bırakılmış bir şiirim
tam da
gecelerime ışık bağlayacakken
dolunayı kokladı izlerin
bir şifre daha kırılırken gözlerinde
peşindeyim sus vurduğun gizlerin



/sen kokmuyor nicedir koynum/

en kuytu korkuları sevdim
küf bastım usanmadan umutlarıma
çalakalem yazan bir kalemden
kelimeler çaldım alelacele
hiç soğumadı ki bende rengin



/sağlamasını yaptım çürümüş dudaklarının/

sabahlar katlarken yatağımda
adaklar kuruturken yapraksız dallarda
ve toprağın tadı sıvarken damağımı
şiddeti ömür yıkan hıçkırıklar tanıdım
sen kuştüyü masallar ormanında



/sızının şavkı vurdu kıyılarıma/


penceresizim odalarda
bir nefeslik rengim kaldı
ve çığırından çıkmış birkaç nota
azalıp uzanıvermek yanına
ya da çoğalıp gitmek vakti uzaklara


MeHTaP


arwen 22 Şubat 2007 01:22

Yine şarkılar çalıyor içli
Sanki senin için bestelenmiş
Notaları tanır gibi seni
Art arda özenle dizilmiş.



sami bağcı


MaKaLeLe 22 Şubat 2007 01:26

Mona Roza

Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza siyah güller, ak güller

Ulur aya karşı kirli çakallar
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
Mona Roza, bugün bende bir hal var
Yağmur iğri iğri düşer toprağa
Ulur aya karşı kirli çakallar

Açma pencereni perdeleri çek
Mona Roza seni görmemeliyim
Bir bakışın ölmem için yetecek
Anla Mona Roza, ben bir deliyim
Açma pencereni perdeleri çek...

Zeytin ağaçları söğüt gölgesi
Bende çıkar güneş aydınlığa
Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
Seni hatırlatıyor her zaman bana
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi

Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar
Işıksız ruhumu sallar da durur
Zambaklar en ıssız yerlerde açar

Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi
Ellerinden belli oluyor bir kadın
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin, ellerin ve parmakların

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona

Akşamları gelir incir kuşları
Konar bahçenin incirlerine
Kiminin rengi ak, kimisi sarı
Ahh! beni vursalar bir kuş yerine
Akşamları gelir incir kuşları

Ki ben Mona Roza bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O masum bakışlar su kenarında
Ki ben Mona Roza bulurum seni

Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Henüz dinlemedin benden türküler
Benim aşkım uymaz öyle her saza
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza

Artık inan bana muhacir kızı
Dinle ve kabul et itirafımı
Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
Alev alev sardı her tarafımı
Artık inan bana muhacir kızı

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak

Altın bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
Bir tüy ki can verir bir gülümsesen
Bir tüy ki kapalı gece ve güne
Altın bilezikler o kokulu ten

Mona Roza siyah güller, ak güller
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!
Mona Roza siyah güller, ak güller

Sezai Karakoç |





Saat: 09:13

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık