![]() |
*Sen Doğarken Hep hayal ederdim Güneş olup doğuşunu Bu sabah gözlerimle gördüm Nasıl heyecanlandım bilsen. Önce kızıla kaydı gece Sonra yavaş yavaş karanlık kaçtı senden Ardından Aydınlığa gark oldu gökyüzü İnan gözlerimle gördüm Bu sabah seni doğarken. Sırf benim için de değildi Sessizce bekler gibiydi tabiat Kuşlar Nasıl sevinç çığlıkları atıyordu görsen. Sonra ışıkların daha da arttı İçime dolmak istercesine Gözlerime hücum ettin birden Şimdi tepeden tırnağa Seninle doluyum mor menekşem. Bu sabah seni Güneş olup doğarken gördüm Yemin ederim İnan bana Bak şahit gözlerim. (Son çıkış) Sami Bağcı |
Bir Eylül akşamı sokağa atılmış Bir kedi gibi ay Öyle hüzünlü öyle kırık Bulutlar taş olmuş sanki Rüzgarlar yumruk Dudağı kanıyor ay’ın Yıldızlar çığlık çığlık celal aksu |
hayat sevginin üzerinde yol alır geçmez darda günler eser sevgide çok tatlı rüzgarlar ona aşk'ı bahar yeli derler sizlerede bu yakışır elinizde sevgi ışık saçan fenerler gibi ne mutlu yakalarsanız her geceniz böyle olsun seherin o vaktine kadar gözler inanmaz bir sel ki bardak dolmaya doymaz nedir seni sıkan gecenin karanlığımı yoksa mutsuz hissettiğin an mı geriye sadece göz yaşlarını bırak bak bahar da geldi biraz ötesi sıcak aylar sonrası aşkının sonbaharı o sonbaharda atacaksın kurumuş yapraklarını kış'a öyle bir huzurla gireceksin ki 'kar tutmayacak o güzel yüreğin' murat yılmaz |
Uykunda Öpüyorum Seni Uykunda ağlıyorsun... Uykunda öpüyorum seni... Korkmadan ağlıyorum seninle... Senin için bir şey yapamayışıma, seni bu dünyada yapayalnız, kimsesiz bırakışıma ağlıyorum... Senin için gerçeklik yok, bu hayat, bu hayatın kuralları yok... Kendine nasıl derinden ve katıksız inanıyorsan, bu hayata, bu insanlara da öyle inanıyorsun... Bunu sana ben anlatamam. Bak bu sensin, bak bu da hayat, bu da kuralları; bak, insanlar seni aslında nasıl görüyor, yok bu hayatta duygularının Cezmi ERSÖZ |
Seni İÇimden Terkediyorum Binmediğim hiçbir otobüs beklemediğim hiçbir durak kalmadı bu şehirde Gittikçe azalıyor hayat Neyi erken yaşadıysam hep ona geç kalıyorum, Sana göçüyorum her sonbahar Yolların çıkmıyor aşkıma Unuttuğun yağmurların adı saklımda Seni içimden terk ediyorum... Susmaktan yoruldum kuşlar ve şarkılar bu şehri terk edeli beri Efkar demliyorum gözlerimde Yaşlarımı yanağıma varmadan öldürüyorum Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp Seni içimden terk ediyorum... Ne unutacak kadar nefret ettin ne hatırlayacak kadar sevdin Yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin biliyorum Beni hep bulmamak için aradın Yanılgımdın Yandığımdın Yangındın... Sensizliğe yenilmek sana yenilmekten zor olsa da Ardımda bir sürü belkiler bırakarak Seni içimden terk ediyorum... Şimdi içimizde öldürülecek bir anı bile bulamayan iki yarım kaldık Tamamlayamadık bizi Elimden tutmadın yalnızlığımın Saçlarımı da uzaklarına gömdün İçimin mavisi senin okyanusundandı Al geri veriyorum Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim Sana bensizliği terk ediyorum... Yarime uzanmayan bütün dallarım kırılsın demiştin Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi... Ne tuhaf değil mi İçimi acıtanda sendin acımı dindirecek olanda Ya öldür beni dedim ya da git benden İçi bulanık bir sevdanın ucunda seni kaybettim... Aldırmadın aldırmalarıma Bir gecede yakıp yarini Şafaklara sattın ihanetini Külüme basanlar bile utandı yaptığından... İşte soluk bir ömrün son nefesi Benden içimden terk ediyorum... Kahraman TAZEOĞLU |
ZAMANIN RAKSI karanlık gecelerin koyu zifir koynunda raksı var zamanın bak yıldızların oynunda hüzün yabancı değil ikinci adresimdir halim kara tuvale kara kalem resimdir kaç kaçabilirsen kaç yağlı urgan boynunda.. karanlık gecelerin koyu zifir koynunda.. haber var mı öteden.. büyük nasıl- niçinden? reçete aramak boş ilaç yok çin-maçinden kaç yıldız akıp geçti saydın mı maveradan? .. görmek için göz gerek perde sıyır aradan çıkabilirse çıksın noksan akıl içinden haber var mı öteden.. büyük nasıl- niçinden? Kenan Mim ERYİĞİT |
Ağlarsın Kırdığın kadehte kalan ömrümden, Ağlarsın içtiğin yılları bilsen. Hicrinle sararıp solan ömrümden, Ağlarsın biçtiğin dalları bilsen. Sefiller gücünü bende sınadı, Kimi kaçık dedi, kimi bunadı; Berdûş eleştirdi, sarhoş kınadı, Ağlarsın düştüğüm dilleri bilsen. Ar ettim sakladım uğraşlarımı, Haberdâr etmedim sırdaşlarımı. Gizlemek isterken göz yaşlarımı, Ağlarsın seçtiğim yolları bilsen. Felsefe böyledir dîvânelerde, Teselli aranır bahanelerde, Bir kadeh mey için meyhânelerde, Ağlarsın döktüğüm dilleri bilsen. Ateşe su dedim göz göre göre, Aklım zavallıydı duyguma göre, Bahtına şükretti Mecnûn bin kere, Ağlarsın düştüğüm çölleri bilsen Cemal Safi |
Papatya Sevenlere Yaprağını Saydırır Papatya sevenlere yaprağını saydırır, Nilüfer bu duyguyu hep göllerde kaydırır, Gül dedinmi gidecek olanıda caydırır, Çiçeklerle hasbihal etmeyi denedinmi. Lale dersen endamı anlatmaya ne gerek, Karanfil acılar çiçeği oldumu desek, Kardelen asil yalnızlığı seçen çiçek, Çiçeklerle muhabbet etmeyi denedinmi. Kırçiçeği sevginin bir başka ifadesi, Menekşe çiçeklerin renkleriyle gözdesi, Manolya şarkıların türkülerin özdesi, Çiçeklerle hasbihal etmeyi denedinmi. Kasımpatı begonya sümbülüde unutma, Seversen çiçeği yaprağını kurutma, Bir demet çiçek ile hiç kendini avutma, Çiçeklerle hasbihal etmeyi denedinmi. Gelincik dokunmaya bile gelmez narindir, Çiğdem sarı beyaz bahar çiçeği yarindir, Leylak ağaçtaki gizli güzellik al indir, Çiçeklerle muhabbet etmeyi denedinmi. Ümüt Güngör |
Gurbet Akşamları Hiç istemem yine gelir, Çatar gurbet akşamları Yüreğime hançer olur, Batar gurbet akşamları. Öldürecek beni dertler, Bende geçti bini dertler, Dertlerime yeni dertler Katar gurbet akşamları. Bilmiyorum dertten gamdan, Zevk mi alır intikamdan? Kanlım gibi şu yakamdan, Tutar gurbet akşamları Şimdi akşam bak şu anda, Zindandayım ben zindanda, Zindan ne ki zindandan da Beter gurbet akşamları Acılara beler beni, Kesip doğrar diler beni, Parça parça böler beni, Yutar gurbet akşamları. Memleketim ilim obam, Kavim, gardaş, dost, akrabam, Gözlerimde anam, babam, Tüter gurbet akşamları. Kadir Mevla’m yardım etsin Ozan Arif yurda gitsin Bitsin artık bitsin bitsin... Yeter gurbet akşamları. Ozan Arif |
Ahu Gözlüm.. Ahu gözlüm böyle oyun Duydum desem yalan olur. Senden gayrı yare boyun Eğdim desem yalan olur. Erdim aşkın değerine, Yandım derinden derine, Seni bin leyla yerine, Koydum desem yalan olur. Akışlarda bu coşkuyu, Nakışlarda bu dokuyu, Çiçeklerde bu kokuyu, Duydum desem yalan olur. Vazgeç artık şu kuşkundan, Ne umarsın bu şaşkından, Ecel gelse yar aşkından, Caydım desem yalan olur. Aciz olmak ne beter şey, Gene yoksun geldi hey hey, Her bakışın bir kadeh mey, Aydım desem yalan olur. Dile kolay yedi sene, Son diyorsun öl desene, Yedi veren gül busene, Doydum desem yalan olur. Cemal Safi |
| Saat: 11:51 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık