![]() |
^^^senli günlerimi uğurladım sana^^^ Hey sevgili haberin yok senin Umutlarımı yolculadım bugün Bitmek tükenmek bilmeyen sancılarımı vurdum yollara Evet ayrılmak zor oldu biraz Önce dedim ya gelirse ya yeniden başlarsa her şey Sonra aklıma geldi gidişin vazgeçişin sevdama yenilişin Aklıma geldi bitti bitmeli deyişin İrkildim Sevgili haberin yok senin Senli günlerimi uğurladım bugün Her saniyesini gülüşlerinle Gülüşlerimle süslediğim senli zamanlarımı uğurladım Köşe başında karşılaştım seni seviyorum diyen gözlerinle Nefesini hissettim ensemde Sonra ellerim üşüdü birden Kalbim acıdı Anladım bittiğini anladım temelli gittiğini Ben senimi uğurladım yaşlı gözlerimle buruk bir elveda bile diyemeden Ak gözyaşım susma gönlüm Bu senin son feryadın bu senin son yenilişin Bu senin son demin Sen sevdama yenilirken sen benden vazgeçerken Ben senden hiç geçemedim Sevgilim senli günlerimi uğurladım sana Birde benim dünyamdan bak Bakda gör Gör ki anla Anla ki artık sen ağla Anla ki artık sen ağla |
Çırpınış Ve güneş doğuyor içime Sıcak bakışlarında Bu kar kıyamette. Yüreğim tutuşuyor alev alev Yüzündeki masumiyeti gördükçe Ayazda kalmış bedenimde. Seni yaşıyorum her soluduğumda Çaresizliğin dalgalarıyla boğuşuyorum Senden uzak olduğumda. Baharlara özlem duyuyorum Çığlığını susturmak için yüreğimin Mutluluğa kanat açmak istiyorum. Çiçeklere uzatıyorum ellerimi Aklıma sen geliyorsun İncitmeye kıyamıyorum. Özleminle boğuluyorum Uzaktan uzağa sana baktığımda Düşüncelerimi senden uzaklaştıramadığımda. Kendime kızıyorum bazen Suskunluğuma umutsuzluğuma Seni senden çalamadığıma. |
Şimdi Sen De Herkes Gibisin Şimdi yaralısın bilirim için acıyor Çeken bilir derler Sevdin mi tam sevenlerdeniz Gözümüz kör yüreğimiz kor olur Herkes bizde kalanı küçük bir sıyrık sanır Oysa adımız deli kalbimiz divane Neden dokundun harflerime?. Kuşatmalarımın misafiri Beni neden bilmek istemedin?. Oysa sen evet sen Yaşamıma dokunandın Sen benim söyleyemediklerimdin Deneyip de başaramadığımdın Karanlıklarda beliren umudumdun Sılamdın gurbetimdin Farkında olduğumun farkıydın Yanlışımın doğrumun ötesiydin Sen benim seçilmişimdin Bittiğimde başlangıcımdın Yok olmuşlarımın geri geleniydin Sen unuttuğum acılar kadarsın Sen yaşanmamış mevsimlerimsin Sen içimden çekip çıkardığımsın Nazım'ın dediği gibi "Bence artık sen de herkes gibisin" |
Hayal Bir hayalin peşinden koşmak nedir bilir misin? Savrulmak bilmediklerinin ardından Yaşlı gözlerini gökyüzüne çevirdiğinde canının acıması nasıldır bilir misin? Hayallerimin en titrek zamanında cemre düştü yüreğime. Tüm bilinmezliklerden sıyırıp bedenimi takıldım hayallerimin peşine. Yeşilliklerin arasında bir fincan kahve dumanında paylaşmalıydım hayallerimi. Sessizliğinin anahtarı soramadıklarımdı. Suskunluğumun kilidi açılmazdı. Düşlediklerimle düşleyemediklerimin toplamıydım ben, Yarım kalmışlığım geçmişimden hatıraydı. Bir sokak çocuğunun gözlerine saklamıştım hayallerimi, Kimsesiz her çocuğun göz yaşına saklamıştım. Gecenin lacivertliğinde kayan bir yıldızın parlayışıydı hayallerim ama sen yıldızın kaydığını görmemiştin. Bilmezdin yakıcı güneşin alnında hayal toplamayı, Sağnak yağmurda şemsiyeni evde bırakıp, hayallerinle ıslanmayı bilmezdin. Bir savruluştu her şey senin için; Rüzgarın yönü, güzel bir kadının kokusuydu savruluşun. Sen öylesine yaşardın, ben hayallerim için. Param yoktu ama hayallerim vardı. Paran yoktu ama paranın kokusunu seviyordun. Çok uzaklarda yanan bir ışığa adardım hayallerimi. sokaktan geçen yalnız bir adamın ıslığıydı zenginliğim. Yaşlı gözlerle gökyüzüne her baktığımda canım acırdı yine de hayal ederdim. Çünkü; Yaşamın en güleç yüzüydü hayallerim. Ya senin gibi hayallerimi de yitirseydim... Bir hayalin peşinden koşmak nedir bilir misin? Bir çocuğun gözyaşlarına saklamak hayalleri Hayal etmek ne demektir bilir misin? |
Çocuksu Düşlerde Kırılma.. Nasılda kanıksadık, Yaşamlarımızın zengin kaynağı çocuk savrulmalarını... Bir an ben oldum onun yerinde... Elim eliyle, bedenim bedeniyle yer değiştirdi... Şimdi onun yerinde ben vardım... Sokağın orta yerinde nasılda kalakaldım… Ellerim yere düştü.. Hıçkırıklarım boğazımda düğüm düğüm... Gelip geçene haykırışlarım ulaşmadı, Diğer dünyaların hoyratça yaşamlarında savrulan bir güz yaprağı olmayı ne çok istedim... Varlıkla tepinenlerin yanı başında, Yoklukla kırılmayı yaşadım... Ben hiç olmadığım kadar, o olmuştum... Sonra kendime geldiğimde, Kendimde değildim... Ben onu aslında hiç anlamadım. Bedenim bedeniyle, Anlasaydım ağlardım... Ağlasaydım o Beden orada olmazdı... |
Bir Martı Çığlığı Bir çocuktan aldık gülücüğü biz, Bir sokak şarkıcısından ağlamayı. Hiçbir zaman kocaman bağıramadık. Geceyi yırtan sesimiz olmadı bizim. Kırılmadı ellerimizde gül dalları mor menekşeler. Nergisler de solmadı ellerimizde. Sadece kuşların kanadına aşk yazıp kaçıyordu ellerimiz. Ellerim ellerini değiyordu susarken. Nafile bir kaderin esiri değildi yüreğimiz, Esmer bir gecenin umudu. Umuttan yana unuttuğumuz bir dünyanın ortasındaydık ikimiz. İkimiz vardık, sadece ikimiz. Ne esen rüzgardan medet umardık, Ne de ay ışığından. Bir şiirlerimiz vardı avuçlarımızda. Bir de dualarımız dudaklarımızda. Gözünde baharın kokusu, ellerinde yüreğim. Yüzündeki tatlı pembelik, alıyor gözlerini benden. Ellerim ellerini değiyordu susarken. Hüzünlenince zor bir akşamın sabahı, Gözlerimiz kayardı ufuktan. Şarkılar söyleriz; hiç eskimez yüzümüz. Bir bahar solar şarkılarda, Bir deli rüzgar öper yüzümüzü, Çatlak dudaklarımızı bir biz. Hiç sevmedik ölümü biz. Hiç böyle yalnız da kalmadık. Solunca başka bir akşam hiç ağlamadık. Kor alev düşse de yanmadık. Ayaz vurmazdı yüzümüze. Biz güçlüydük. Güneşi anlat bana. Kanadına aşk yazıp kaçtığımız kuşları. Kırılan gül dallarını, Açmadan solan son geceyi. Esmer bir gece olsun avuçlarımızda. Serin bir seher vakti, Bir çay içimi dudaklarımızda yine aynı dua, Yüreklerimizde yine aynı umut. Şarkılar söyleriz aşktan yana, Ellerin avuçlarımda. Dudaklarımızda demli bir öpücük. Koca bir geceden beklediğimiz bir demet yıldız çiçeğiyse, Koca bir sabahtan beklediğimiz bir tutam umuttu. Hiç sevmedik ölümü biz, Hiç böyle yalnız da kalmadık. Ne esen rüzgardan medet umardık, Ne de ay ışığından. Bir şiirlerimiz vardı avuçlarımızda, Bir de dualarımız dudaklarımızda. Bir bahar solar gözlerinde, Bir gün batımı ufuktan, Bir martı çığlığı kopar yüreklerimizden Ve sonra yıkılışı hayatın umarsız. Aklımız almıyordu ölümü. Çok küçüktü aklımız ama, Koskocamandı yüreğimiz. Yumruk kadar da olsa koskocaman. Bir çocuktan aldık gülücüğü biz, Bir sokak şarkıcısından ağlamayı. Ağlasam sen de ağlar mısın bebeğim? Anlatsam bir daha dinler misin aşkımı? Dinlesem anlatır mısın aşktan? İstesem bir parça da bana vermez misin kara topraktan? Bir yürek kadardık ikimiz, bir dünya kadardı yüreğimiz. Bir çocuğun üşüyen yanaklarının pembeliğinden sor beni. |
Özür Dilerim Bilirmisin dilimden düşmedi adın, Bir gün biter sandım inadın Sevildiğini hiç anlayamadın Bilemedim,sevmişim özür dilerim. Sanmıştım en güzel duygularım sende Şimdi umutsuz günlerdeyim istemesemde Hiç önemli değil her ne desende Sevilmeden sevmişim özür dilerim. Sana kalbimi verdim,hiç almadım, Sana olan sevgimi yalan sandın Oysa ben sana gönülden bağlıydım. Bilmeden sevmişim özür dilerim... |
Meccanen... bazen ben aptalcada olsa, okyanusların ıssızlığını,gökyüzünün maviliğini düşünürüm... kuşların kanat çırpışını,çöldeki susuzluğu düşünürüm... bazen ben aptalcada olsa, dağların heybetini,göllerin ezilmişliğini düşünürüm... tarlaya ekilen tahılı,biçilen buğdayı düşünürüm... bazen ben aptalcada olsa, beni ısıtan ateşi,can veren suyu düşünürüm... parçam olan toprağı,nefes aldığım havayı düşünürüm... bazen ben aptalcada olsa, yaşamın kahrını,hayatın acımasızlığını düşünürüm... meleklerin sesini duyar onların şeklini düşünürüm... aslında ben aptalca olmayan bir tek şey düşündüğümü düşünüp seni düşünürüm... |
Öldürdün beni.. Kursağımda kaldı gözlerin.. Tükendi nefesim.. Göğsümde bıraktığın gözyaşların, titredi utancından.. utandı anılar.. Ve ben,kahrettim kendime, bunca sene sakladım diye seni kalbimde.. Hiç bir şey acıtmadı beni bu denli.. Ne ele yar oluşun.. Ne dönmeyecek oluşun.. Ben yokluğunu ölüm sanarken, meğer nasılda aldanmışım.. Meğer en büyüğüymüş acıların, beni ezip geçişin.. Öldürdün Bu can'ı. Sensiz kahrolduğum bu şehirde, onca acıya direndim de, ne de kolay vurdun Bu can'ı. Nasıl can çekiştim bilemezsin.. Nasıl koptu tenimden yüzün.. Nasıl öldüm bilemezsin.. Bilemezsin.. |
Hece Tırnaklarım kanıyor geceleri, Sırra dair tüm heceleri, Kazıyorum fatihasız toprağa. Sözleri insanların bir kör kuyu. Düşme sakın sen, Bakma yüzlerine. Tırnakların kanasın karanlık geceye, Sana bir sen verecek hecelerin, Arkadaşın olacak uyuduğun gecelerin. Lügatındaki sözcükler o geceye sığmaz, Bin parçaya ayrılsan da yinede bu az ........ Kömür karası gözlerinle bakacaksın, Can çekilmiş ten gibi şaşacaksın, Korkutmasın bu yitik düşünce seni, Onu arıyordun buldun oda seni. Gözünde bir serap, Dilinde bir cevap, Öte olmaktan geçti hayat. Hala ne duruyorsun, Neden bana susuyorsun, Kör ,sağır insanların yüzüne, Hayatı kusuyorsun... Bırak meçhulün elini, Ve göreceksin içindeki evreni... Azat et zamanı bedeninden, Koru aşkını gündüzün şerrinden, Çünkü hikmet geceye saklanmıştır, Bölünmüştür tarifsiz bin bir heceye. |
| Saat: 04:37 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık