![]() |
DÜŞLERİMDE YARATTIM Düşlerimde yarattım, O engin denizleri, Uçsuz bucaksız ovaları, Alabildiğine mavi gökyüzünü, Alabildiğine yeşil ormanları, Düşlerimde yarattım... Düşlerimde yarattım, Sonsuz aşkları,sevgileri, Saygıları, Barışı ve dostluğu, Düşlerimde yarattım... Bir seni yaratamadım düşlerimde,bir seni O zaman düş görmenin ne anlamı varki.... Uyan,gerçek hayat seni bekliyor, Düşlerinden uzakta,çok uzakta.... ........................... Necdet Ergüven |
Bedava Bedava yaşıyoruz, bedava; Hava bedava, bulut bedava; Dere tepe bedava; Yağmur çamur bedava; Otomobillerin dışı, Sinemaların kapısı, Camekanlar bedava; Peynir ekmek değil ama Acı su bedava; Kelle fiyatına hürriyet, Esirlik bedava; Bedava yaşıyoruz, bedava. Orhan Veli Kanık |
Eskici Eskiler alırım, haydi eskici Eski halı, kilim, giyisi alırım Bir zahmet bana da uğra eskici Acele edersen memnun olurum Çekinme eskici, içeri buyur Burada bir aşkın ateşi uyur Baktıkça içimin yangını büyür İşte şu odada baş başa kaldık Şu ahşap masayı birlikte aldık Onun, şu gördüğün kadife koltuk Bilsen şu camları örten perdeler Neler gizlediler, neler gördüler Konuşabilseler neler derdiler Burada ne varsa hepsi senindir İlk önce duvardan tabloyu indir Hiç sorma resmini gördüğün kimdir Onun şu daktilo, şu kalem kağıt İster sat, istersen hayrına dağıt Sussun bu hıçkırık, dinsin bu ağıt Sabır mı dayanır bu ihanete Hiçbir şey bırakma kütüphanede Benim ne işim var defter kitapla Topla be eskici hepsini topla Hepsinde yaşayan bin bir anı var Hepsinin bir şeyler söyler yanı var Al götür hepsini sırdaşlarımın Kurusun kaynağı göz yaşlarımın Al götür eskici ne resmi kalsın Ne yüzü, ne izi, ne ismi kalsın Onsuzda gülmeye değer bu dünya Onsuzda görmeye değer her rüya Cemal Safi |
AŞK ve SEVGİ AŞK bir yıl sürer SEVGİ bir ömür AŞK gözünde büyütür SEVGİ razı olur AŞK aldatır SEVGİ ikna eder AŞK (aşık) kıskanır SEVGİ (sevgili) güvenir AŞK seni de onu da ikiye böler SEVGİ ikinizi bir eder AŞK zehir gibidir SEVGİ ilaç AŞK ay gibidir hep bir karanlık yüzü var senden gizlenen SEVGİ güneş gibidir hep sana bakar içini ısıtır AŞK gider (isteyince) SEVGİ kalır (isteyerek) AŞK çeker, ezer, cesaret kırar SEVGİ iter, teşvik eder, yüreklendirir. AŞK ise; o senin için hedeftir SEVGİ ise; ikiniz de aynı hedefe koşan oklarsınız. ................................... Alıntıdır |
Aynalar yolumu kesti Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik; İşte yakalandık, kelepçelendik! Çıktınız umulmaz anda karşıma, Başımın tokmağı indi başıma. Suratımda her suç bir ayrı imza, Benmişim kendime en büyük ceza! Ey dipsiz berraklık, ulvi mahkeme! Acı, hapsettiğin sefil gölgeme! Nur topu günlerin kanına girdim. Kutsi emaneti yedim, bitirdim. Doğmaz güneşlere bağlandı vade; Dişlerinde, köpek nefsin, irade. Günah, günah, hasad yerinde demet; Merhamet, suçumdan aşkın merhamet! Olur mu, dünyaya indirsem kepenk: Gözyaşı döksem, Nuh tufanına denk? Çıkamam, aynalar, aynalar zindan. Bakamam, aynada, aynada vicdan; Beni beklemeyin, o bir hevesti; Gelemem, aynalar yolumu kesti. Necip Fazil, Cile 1956 Necip Fazıl Kısakürek |
MELANKOLİK O şehirde gene şarkılar söyleniyordur Karşılık görmemiş sevgiler üstüne Işıkları sönmüş odamda Yarım kalmış şarkımı duyuyor musun Beni sorarsan gene yapayalnızım Sen sıcak döşeğinde rahat uyuyor musun Boş kalan yastığımı başkası mı doldurmuş Ellerini okşayan o yabancı kim Öyle uzak bakma yüzüme Seni artık yolundan döndürecek değilim Ne o gözlerin dolmuş yoksa ağlıyor musun Kırk yılda bir olsun beni anıyor musun Özlediğin hayatı buldun mu bilmem Gözlerinde hâlâ hüzün var gibi Gene yüzün gülmüyor anlat nedendir Gene aşksız gene bomboş mu için Niye ellerin soğuk yoksa üşüyor musun Mutluluğun peşinde hâlâ koşuyor musun Kar mı yağdı güvendiğin dağlara Seni de bir türlü umdurmadı mı kader Üzme kendini her şeye rağmen Dünya yaşanmaya değer Bu yerler bu âlem her şeyden yoksun Sana sesleniyorum duyuyor musun Mustafa İlhan GEÇER |
Kıskandır... Ateş-i aşkınla öyle dağla ki, Nar-ı cehennemde koru kıskandır... Şu kara bahtıma öyle çağla ki, Mehtabı, gurubu, nuru kıskandır! ... Bahçelere veda ederken hayat, Yeşersin gözlerin hazana inat. Allah’ın aşkına bir kahkaha at! Besbeter çatlasın, narı kıskandır! .. Kimseye yar demem senin dışında, Bekletme hasretin kara kışında. Süt beyaz sineni aç dağ başında, Kahrından erisin, karı kıskandır! ... Cemal Safi |
Dağ Gibi Bir Kadındın Sen Dağ gibi bir kadındın sen o zamanlar Bahar ağlardı yeşil gözlerinde Her dem taze çiçeklerin vardı bahçende Dağ gibi bir kadındın sen o zamanlar Herkes seni severdi Ben seni severdim Severdim kadınlığını, imkânsızlığını, Ulaşılmazlığını, çiçeklerini, bahçelerini Severdim seni Ama sevmedim hiç bir zaman Ümitsizliği sen de Sevmedim dağ gibi oluşunu Sevemedim... Öyle ya Dağ gibi kadındın sen Ve seni sevmeye Dağ gibi bir yürek gerekirdi... Mustafa Durmuş |
İMLALI AŞK Göz ve kalp, Gel de tarif yap… Kelimeler kifayetsiz, Gönül bir harap…. Sen kök, Ben mastar….. Sözlükte aşk var…. Çıkarsın oradan, Girersin cümleye, Benim önemim kalkar….. Olumsuz bir ek gelmesin sana, Beni yıkar….. Sende kalmak, Senin olmak, Yaşamak, Hayattan kim bıkar….? Virgül koyalım güneşin batışına, Sürüp gitsin bu aşk, Nokta koymayalım akışına, Tırnak içinde kalsın hep sevmelerimiz, Kimse çıkarmasın oradan, Ünlem kullanmayalım, Parentez içinde olsun evimiz…… Aşk yazalım …. İki nokta üst üste koyup; Senle beni anlatalım…… Hayatı ayırmadan kesmeyle, Yaşayalım ikimiz, İlle de nokta olacaksa, Çok olsun, Sürüp gitsin, Vesairelerimiz…….. Aramıza çizgi atma, Biz ayrı değiliz…….. Neden, Neden bu soru işaretleri, Noktalaman neden acemi, Neden koydun ünlemi....? Hangi kalem ayırdı, Hangi daktilo yazdı böyle seni..? Söylemiştim sana, Her şeyin yerini….. Neden terk ettin, Neden anlamsız bıraktın beni, Neden koydun olumsuzluk eklerini…? Sözlüklerde bulamıyorum artık tarifini……! ............Aşkın imlâsı, nasıl affedecek seni...? METİN YILDIRIM |
Gitme Sevdamsın!! Isıtan ışığımsın, inadına sevdam bitmeyen kavgamsın gitme gönlümün güneşi bir bozkır ıssızlığı gibi bu şehrin karanlık sokaklarında bırakıp beni gitme gitme közüm, gitme korum, gitme gözüm... Gidersen bütün duvarlar yıkılır üstüme kimsesizleri ağlar gözlerimde bu şehrin hüzün sarar sokakları her gece hicran yağar göklerden yağmur yerine... gitme gece gözlüm, gitme bahar yüzlüm gitme öksüzüm Ellerin yağmur sıcağı senin gözlerin düğün çiçeği dudağın gelincik bakışın ay vurup ömrümün göçmen kuşlarını hançerleyip kalbimi gitme gitme ışığım, gitme sevdam, gitme kavgam... Gitme sevdamsın gidersen duman olur ağarım sokaklara incecik bir yağmur olur yağarım uyku tutmaz geceleri uzak yıldızlara takılır kalır gözlerim kaybolup giderim bu kalabalık şehirde gitme delikızım, gitme yürek sızım, canyıldızım Gitme gönlümün nazlısı bakışlarımı bir boşluğa ilmikleyip sonsuz kederimle başbaşa bırakıp gitme gitme çöl olur, gitme ölüm olur bir yaprak gibi kurur gider ömrüm rüzgarda aysız, güneşsiz kalırım, susuz, havasız gitme ölürüm gitme Gitme gece gözlüm, gitme öksüzüm gidersen bu şehir sensiz kalır seni ararım bütün duraklarda bütün sokaklarda seni ağlarım gitme anılara kar yağar gitme dört mevsim ayaz olur dört mevsim sonbahar gitme ey yar ağlatma beni sevda kapılarında eğme boynumu üşürüm, donarım her gece sokaklarda Gitme yüreğimin sızısı gitme alnımın yazısı, gönlümün nazlısı gitme duman olur, tufan olur, ah olur kuşlarda çekip gider bu şehirde ne güneş doğar, ne sabah olur her saniye bir can verir ömrüm ölürüm sevda kapılarında ölürüm gitme gitme Nuri CAN |
| Saat: 11:51 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık