![]() |
Nasip Değilmiş Bir nefes sevda umduk, akıbet keder oldu, Ben de bilmem sevgili, nasıl düştük bu hâle. Bir ufacık sebepten, arzular heder oldu, Nedir senin cevabın, acaba bu suale ? Sevdan yaktı kavurdu, bütün ruhumu amma, Bitiverdi bir anda, oluverdi muamma. Nice yıllar geçse de, güzelim yanmam sanma, Bahtımızın elinde, sönüp giden hayale. Daldık bin bir ümitle, sevda denilen ize, Ne yazık ki, sonunda, hicranı kaldı bize. Ermek nasip değilmiş, sevgili ikimize, Ne kadar çok sevsek de, yine de o visale. Ey gönlümün dilberi, bana sorarsan eğer, Ömrü yarım kalsa da, sevgi her şeye değer. Çünkü zerresi bile, eşsiz bir hazmış meğer, Bülbülün aşkı bile, gelmez inan misale. Veli BOSTANCI |
O Yerler Otuz beş sene sonra “o” yerlerdeyim, Yaşanmışı arıyorum, kendimdeyim. Geri gelmeyen sahipsiz günlerdeyim, Karanlıklara gömülmüş mazideyim. Bomboş kalmış anılarda, seninleyiz, Ben ve hayalin, kalbimin içindeyiz. Serap görüyorum, kum çöllerindeyiz, Hayal peşinde, cansız akislerdeyiz. Paşalar Caddesi, gam savuruyordu, Eskimiş parke taşları, ağlıyordu. Yollar, ağaçlar, hep seni soruyordu, Havuz başında banklar boş duruyordu. Radyo Evi, Köşk, son şahidi bu aşkın, Sensiz duygular, son raddesinde taşkın. Efkâr esiyor, Palandökenden yakın, Hasret-sevgi bir garip dolaşır bıkkın. |
Hasretinden Prangalar Eskittim Seni anlatabilmek seni. İyi çocuklara, kahramanlara. Seni anlatabilmek seni, Namussuza, halden bilmeze, ***** yalana. Ard- arda kaç zemheri, Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu Dışarda gürül- gürül akan bir dünya... Bir ben uyumadım, Kaç leylim bahar, Hasretinden prangalar eskittim. Saçlarına kan gülleri takayım, Bir o yana Bir bu yana... Seni bağırabilsem seni, Dipsiz kuyulara. Akan yıldıza. Bir kibrit çöpüne varana. Okyanusun en ıssız dalgasına Düşmüş bir kibrit çöpüne. Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin, Yitirmiş öpücükleri, Payı yok, apansız inen akşamdan, Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene, Seni anlatabilsem seni... Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır Üşüyorum, kapama gözlerini... Ahmed Arif |
Kendine Benim İçin Bir Gül Ver sensizlikle flört etmeyi sen değil sensizlik bilir sesi ses/sensizliği sensizlik bilir korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin ellerinden tuk! çok ağrımış kendinin, siyah ve ayaz kendinin hep avuttuğum düşler için bana bir gül ver... * bak, palandöken dağlarında karlar erimiş teknelerde kol kola bahar sulara inmiş dağlar için, sular için bana bir gül ver bir gül ver söküldüğüm günler için -ve önce kendinin ellerinden tut!- * kendimin ellerinden tutunca içimden nehirler gibi akmak geliyor yollara çıkmak, yolculuklara bakmak geliyor geberesiye içip salaş meyhanelerde buralardan böyle ceketsiz kaçmak geliyor tutunca kendimin ellerinden pusulasız gemilerde yatmak yaşlı ve şefkatli bir azizenin koynunda sabaha dek kıpırtısız susmak geliyor sevgilim, iyi insan, tutunca ellerimden ömrümün içinden akmak geliyor... * sessizlik sensizliği ezbere bilir sensizlik her şeyi bilir... korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin ellerinden tut! sonra bana aşkı öğretmeyen kendimin ellerinden; bak, yıllarım sırılsıklam yağmurlar giymiş günlerin avlusuna yeni yeni çocuklar inmiş dağlar için, sular için bana bir gül ver avuttuğum düşler için bana bir gül ver bir gül pusulazıs gemiler, sökülmüş günler için... * ben bütün yeşillerimi inatçı ayazlara çaldırdım sen kendinin ellerinden tut ve kendine benim ------------------------------------------------------------- *Dıngılava: Diyarbakır'da bir havuz adı. Yılmaz Odabaşı |
Gideceksen bir gün eğer Alıştırma beni aşkına Sarma beni kollarınla Yüreğimdeki boşluğa Zor alışmışken ben Yüreğimdeki boşluğa Zor alışmışken ben Yüreğimdekiyle bir başıma Bırakma beni Tüm hatıralarımı Bütün sevdalı anılarımı Birde son sevgiliden kalan O büyük acıları Yıllar önce koydum Bir zarfa Ve Yaktım onu kor ateşlerde Ruhumu yakar gibi Yeniden mutluluğa Alıştırma beni Gideceksen sende Aşka sevgiye Alışmak kolaydır Mutluluğu sevgilinin Kollarında tatmak Yar olmak kolaydır Yalnızlığa alışmak Tekrar hüzünlere dönmek Acılarla kavrulmak Çok zordur Soğuk yastıklarda Yapayalnız uyumak Bırakacaksan Gideceksen eğer Alıştırma teninin kokusuna Tekrar döneceksem Yalnızlıklarıma Ne olur bırak beni Ne olur sevme beni Gideceksen eğer sende.. nazlı cengiz |
Hüzün Yıllardır yütürdüğüm güneşi arıyorum Hüznümü kolarımla sımsıkı sarıyorum Sanki dev bir kasırga emiyor yüreğimi Yoksa bu derin acı ruhumun gömleğimi Bu hayal,bu pelerin giyen esrarlı kadın Uçan kelebeği mi,dudağımda feryadın Kah görünüp kaybolan, kah konan pencereme Kah demir yumruk gibi sıkışan hançerime Nurullah Genç |
Hayatımın yaprakları dökülüyor bir bir... Bunu görebildiğim anmış büyümek.... Hayatımın renkleri soluyor bir bir.... Bunu görüp de hiç bir şey yapamamakmış hayat! .... Ta ki yeni bir bahara kadar... Hep öyle olmadı mı! ? ... Sewen sewilmedi sewildiği kadar! ... Ağlayan duyulmadığı ağladığı kadar.... Öyle olmadı mı kara yazılar hiç silinmedi,silinemedi aptal hayatlar kadar! ... Öyle olmadı mı! ? ? ? Hep öyle oldu! ... Güller açtı bahçelerde de.... Bir gül kalmadı işte şimdi durduğun yerlerde! ... Bir kar geldi durdu yüreğine.... Yaşlanmak dediler... Çizgilerden öte, yüzünde değildi yıllar... Yılların yalnızlığı çizgilerde falan değildi! ! ! .... Bir kar geldi... Gitmedi! ... Yüreğe bir değil bin çizgi düştü de.... Yüzlere düştü sandılar hep o çizgiler! ! ! ... Yüreklere oturdu kaldı oysa! ! ! ... Yüreklere düştü o karlar... Tüm yalnızlıklarıyla we çizgileriyle.... Koskoca hayatlar yüreklere düştü... dÜŞTÜDE,kaldı işte! ... Kaldı! .... Bize ne kaldı diye düştü bir soru.... Gökten üç elma... Bana hep sorular... Bize ne düştü! ? ... Düşen kimdi düşlerinde... Düş kimdi! ? ... We hayat düşen bir düş olabilir miydi! ? .... Aklıma düşenle, yüreğime düşen bir miydi! ? ... Hayatı kim buruşturup atabilirdi böyle! ? ... Bahçemde buruşmuş yapraklar.... Tek bilmediğimiz.... Bir bitmeyen bahar olacak mıdır! ? ... Çok bilinmeyenli bir denklemde... Hayatımı düşlere ve yapraklara benzeterek... Tek bir bitmez bahar daha beklemek... Bilmem akıl karı mıdır! ? ... Bunun gönül karı olacakmıdır! ? ... Yoksa gönül hep karlar içinde mi kalacaktır! ? ... Benim tek bildiğim, hiç bir şey bilemediğimdir! ... Hala... Öpüyorum güzel gözlerinden... aşkın egeli |
https://www.msxlabs.org/forum/images/siir.gif İki Hecelik İsim İki hecelik ismin var, Ne güzel gözlerin var, Seni seven şu gönlün, Sana olan haykırışı var. Seni seviyorum demek kolay değil! Yanıyorsa yüreğin buna hazır değil, Aşk varsa ucunda durmak doğru değil, Bırakıp gitmek bana göre değil. Alkışlar yağdırıyorum kendime, Sevincimi paylaşıyorum herkesle Sevdiğin çiçeklerle girmek istiyorum düşlerine, Bakamıyorum bana baktığın gülüşlerine… YÜCEL REİSOĞLU |
Bahar geldi güzel gözlüm, Antalya ya bahar. Sen bahardan önce gelirdin, oysa yoksun bu bahar. Mevsimlermi kısaldı, yoksa bizmi değiştik? Benim gönlümde hala, hüküm sürer SONBAHAR... Seni meltem rüzgarlarında yitirdim, Bende yine fırtınalar... Veda bile etmedin,koptun benden, Bir gülün ayrılışı gibi dikenden. Umuda mendil sallayacak açık delik bırakmadın, Giderken. Madem gidip gelmeyecektin, Neden önce söylemedin? Benim baharımı da zehrettin. Bahar gelsede güzel gözlüm,Antalya ya bahar, Sen başka baharlardayken, Bende hala SONBAHAR. emine özbakır |
MAVİ hapsedilmiş katmerli bir maviyle engin sularında akdenizin yeşile yatkın bütün tonlarıyla sevdim gözlerinde maviyi RAMAZAN ADİL UYSAL |
| Saat: 11:51 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık