MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

DEsssT16 11 Nisan 2007 17:36

Ben Sana Mecburum

ben sana mecburum bilemezsin
adini mih gibi aklimda tutuyorum
buyudukce buyuyor gozlerin
ben sana mecburum bilemezsin
icimi seninle isitiyorum

agaclar sonbahara hazirlaniyor
bu sehir o eski Istanbul mudur
karanlikta bulutlar parcalaniyor
sokak lambalari birden yaniyor
kaldirimlarda yagmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir aksamustu ansizin yorulur
tutsak ustura agzinda yasamaktan
kimi zaman ellerini kirar tutkusu
birkac hayat cikarir yasamasindan
hangi kapiyi calsa kimi zaman
arkasinda yalnizligin hinzir ugultusu

Fatih`te yoksul bir gramofon caliyor
eski zamanlardan bir cuma caliyor
durup kose basinda deliksiz dinlesem
sana kullanilmamis bir gok getirsem
haftalar ellerimde ufalaniyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun

belki Haziran`da mavi benekli cocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir sileb siziyor issiz gozlerinden
belki Yesilkoy`de ucaga biniyorsun
butun islanmissin tuylerin urperiyor
belki korsun kirilmissin telas icindesin
kotu ruzgar saclarini goturuyor

ne vakit bir yasamak dusunsem
bu kurtlar sofrasinda belki zor
ayipsiz fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yasamak dusunsem
sus deyip adinla basliyorum
icimsira kimildiyor gizli denizlerin
hayir baska turlu olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin

Atilla İlhan


tikkymelike 11 Nisan 2007 18:45

Anlam Bozukluğumsun
Ben bir boş sayfayım hislerinin yazıldığı
Sense anlam bozukluğu içeren bir cümle
Nezaman sayfaları çevirsen çığlık çığlığayım

Dökülen harflere inat boşaltılmış havasında bir sayfayım
Sense bana inat hislerinin yazıldığı yalnızlığımınsın
Dile getirmenin zorluğu gözden çıkarmak gibi

Anlamsız duygusuzluğunun anlatım bozukluğusun
Mateme hıçkıran damarımdaki sırdaşımsın
İpte kalmayı beceremediğim idamımsın

Ben bir boş sayfayım üstüme umarsızca ismini kazıdığın
Harflerini karıştırdığın
Ben bir boş sayfayım idamımı yazdığın
Sense anlam bozukluğu tadındaki işkencemin gözyaşıyla dökülen kısmısın

Anlatım bozukluğumsun
Çünkü seni anlatamıyorum kimseye
Anlatım bozukluğumsun
Çünkü seni yazamıyorum kalbimden başka bir yere
................Alıntıdır................



iblis1907 11 Nisan 2007 19:43

Zakkum Çiçeğimsin

Gece;sessiz ve sakin uykuda,
Pörsümüş yanakları,
Esmer, yaşlı bir kadın.
Yıldızlar, yuvasından,
Kaldırmış başlarını,
Esniyorlar, mağara gibi ağızla.
Ayışığı, kirli beyaz,
Dolaşır telaşlıca,
Yitirdiği şeyi arar gibi,
Ölü bir şehrin üstünde.
Gri bulutlar, salkım saçak,
İki çukurdan fırlamışlar,
Öfkelerini boşaltırcasına.
Bir caddenin kenarında,
Rüzgar ağaçları yalarken,
Ağlamaklı,
Yarasanın solgun ışıkları.

Akşamleyin, kulakları kalbura çeviren,
Cırcırböceğinin sesi yok,
Kimbilir, belki de rüyasında şimdi.
Ya, az ötemizde dalgın dalgın gezen,
İki süt beyaz güvercin nerede,
Yassılaşmış kara gölgeleri dururken.
İşte, ıssızlığı yırtan bir vapur,
Uzaktan gelir,
Balıklara göz kırparak.
Siyah peleriniyle,
Sıska bir çocuk gibi gezer yalnızlık.
Yılların acısı demlenmişken gözlerinde.
Hışırtısı vardır, dallarda umudun,
Yanağı susuzluktan sararıp,
Hüznün damlaları, dehlizlerde saklıyken.

Ne yüzü buruş buruş bir kağıt parçası,
Ne, tel tel rüzgarı saklamış koynunda,
Ne, bakışları ekin tanesi gibi sapsarı,
Ne de, ellerindeki çizgide depolanmış keder.
Sen zakkum çiçeğimsin.
Dilin, dışarı fırlamış bir ok,
Elin, duyarsızlığı yok eden bir silah.
Gözlerin, güneşin ışığında umudu yıkar.
Umut, sende!
Hadi çek kaldır geceyi,
Ensesinden tutarak,
Çıkar, pestilini!
Sevdaya uzanan eldir zaman,
Tükenmesin kendiliğinden,
Al, beyninin fırınında,
Şekillendir.
Yüreğinde resmini çiz yarının,
Kokunu sindire sindire,
Kalp krizi geçiren bir köprüye,
Masaj yapar gibi.
Eğil, güneşten bir demet al,
Savur yüzlere, gülücük açan,
Bir meşale olsun,
Umut kışın,
Kırık dökük bir çizgiyken.

Zakkum çiçeğim,
Sen, denizin köklerinden gelen dalga gibi,
Yine dirençlisin,
Yine ayaktasın, dimdik.
Kokunu salmışsın bir kentin,
Kılcal damarlarına,
Kuşatırcasına.

Zakkum çiçeğim, sensizlik,
Fırtınayla yüreğe işleyen hançer,
Sensizlik, umuda çekilen simsiyah perde,
Sensizlik, mezar taşı gibi, gövdesini uzatmış yatan,
Zifiri karanlık bir gece.
Sensizlik,
Ablukaya alınmış bir kent,
Gitmek, bir uçurumda parçalanmak.
Kalmak, bir girdapta yok olmak gibi.
Ya sevda,
Köklerinde tomurcuklanmak, güneşinde doğmaktır.


Ali Ertan Akgün...


scanner_11 11 Nisan 2007 20:34

KANDİL MUMU

Bugün yine huzur bulmuyor ruhum
Hiçbir uzlaşmaya gelmem efendim
Senin özleminle öyle doluyum
Kül olsamda ben üzülmem efendim

Bitse yağmurlarım kurusa terim
Her an çırpınmaktan kalmasa ferim
Küf tutsa kapında parmak izlerim
Yine başka durak bilmem efendim

Çatladı direkler yıkıldı tavan
Çok sitemler ettim, utandı zaman
Böğrümü delsede birağaçkakan
Aksın yerlere kan silmem efendim

hayat pınarımsın yaşamam sensiz
Ekmek kadar mühim su kadar aziz
Tıkar hançeremi, ağıttır her söz
Sana kanmayınca gülmem efendim

Zaman oldu hep aradım izini
Zaman oldu besteledim ismini
Kandil mumu gibi beklerim seni
Sana yanmayınca ölmem efendim


Mystic@L 11 Nisan 2007 20:38

Çocuk... Hep öyle anlamlı bak çocuk
Biz,
Çiçekli bahçeleri,
Süslü bebekleri biliriz...
Kaburgalarını batır gözlerimize çocuk
Biz doydukça,
gözlerimiz acıkır,
midemiz utanmaz genişlemekten...
Gözlerinle göster,
yerinde olmayan bacağını.
Hem de biz koşarken yap bunu...
Hep öyle anlamlı bak çocuk,
buğdayı olmayan
tarlalarını görmeliyim
gözlerinde...
Aysema Arslan


tikkymelike 11 Nisan 2007 20:50

Şu senin çekip gitmelerin
Ateşe benziyor
Zaman nasıl geçer
Kimse bilmiyor
Şu senin dönüp gelmelerin
Suya benziyor
Zaman nasıl geçti
Kimse bilmiyor
Şu senin iç çekmelerin
Dumana benziyor
Kelimeler Saklanıyor
Göz gözü görmüyor
Şu senin küsmelerin
Küle benziyor
Biz yokken
Hayat ara veriyor


Uzaklara benziyor bakışların
Başka hiçbir şeye benzemiyor
Zaman durmuş dünya susmuş
Yanımdasın ama kimse bilmiyor
Şu senin ağladıktan sonra sevmelerin
Beni deli ediyor.


Murathan Mungan


Mystic@L 11 Nisan 2007 21:27

Bunca yıl çok ışık birikti avuçlarımda
Senin olsun
Esinlen sevgi dokuyan ellerimden
Bunca yıl şiirin, kardeşliğin, kavganın
Has bahçelerinde yarattım bu gerçeği,
Sabrım senin olsun.
Aşkım senin olsun.

Acıların sütüyle büyüttüğüm umutlar
Mahpushane avlularında boy verdi,
Dolunay menekşelendi kirli kara camlarda.
Her görüşte yeniden vurulduğumuz ana evren
Özgürlüğe boyadı saksımdaki çiçeği
Senin olsun.

Biz ki acılar döneminden
ellerimizi kirletmeden geçtik.
Direncim senin olsun,
sevgim senin olsun.

Şükran Kurdakul


Mystic@L 11 Nisan 2007 22:15

Acıya Alışılmaz

Hangi çığlık bir çığ gibi yarıyorsa
gecenin gerilmiş karnını bu saatte
acı tükenip bitmiştir orada artık
çırılçıplaktır tarihin bu sayfası

Fiziğin armağan ettiği bu teller
keçeleştirirken cinsel organımı
haykırıyorum insan olduğumu
ve çatlatıyor alnımın en gergin teli

Ahmet Telli


Misafir 11 Nisan 2007 22:30

DENİZDE AY

İndi solgun ve ılık
Ay ışığı denize
Bal rengi bir tatlılık
Çöktü gözlerinize.

Baktınız uzun uzun
Bu sulara baktınız,
Sulara ruhunuzun
Tadını bıraktınız!

Halit Fahri Ozansoy


Mystic@L 11 Nisan 2007 22:40

Saçların

Saçların çırılçıplak omuzlarından aksın
Mermer üzerinden geçen su gibi.
İçinde engin bir his duyacaksın
Yaz vaktinin gündüz uykusu gibi.

Saç tel tel, örtüler hep tül tül düşer
Gözümün değdiği yerlere gül düşer
Sonunda sana da bir gönül düşer
Gölümün şimdiki duygusu gibi.

Dillerde dökülüp sayılır saçın
Sıcak nefeslerle bayılır saçın
Bir tütsüdür, kalbe yayılır saçın
Kararan gözlerin buğusu gibi.

Necip Fazıl Kısakürek



Saat: 13:01

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık