![]() |
ÖLÜM Hep böyle belki Görmeden geçmek mavi mineyi Nasıl suskun nasıl güçlü Sokağın ortasında Kedi Bağıra bağıra öldü. Yelda Karataş |
O Beklenen Hiç Gelmeyecek Devrildi bir çınar.../ Şimdi bir çift mavi göz / Umutsuzca bekliyor pencerelerde. Kâmuran Esen Devrildi bir çınar... Şimdi bir çift mavi göz Umutsuzca bekliyor pencerelerde. O gözler Böyle her gün hüzünle Gelmeyeni bekleyecek. Özleyecek dağlar kadar güvendiği sevdiğini Ömrü beklemekle tükenecek. Biliyor ki o bir çift mavi göz, Beklediği dönmeyecek. Hiç dönen olmadı gidenlerden. Yine de o Beklemekten vazgeçmeyecek. Sular dolmayacak bakraçlara Yeşermeyecek ektiği tohum. Yürüdükçe çakılacak yerine Zaman duracak sanki, Onsuz günler geçmeyecek... Ne ekmek giderecek açlığını Ne su söndürecek hararetini, Onsuz yaşama kahredecek her gün Devrilen çınarın serinliğini özleyecek. Devrildi bir çınar. Şimdi bir çift mavi göz Umutsuzca bekliyor pencerelerde. Kimbilir daha ne kadar bekleyecek. Kural değişmedi bu güne kadar Değişmeyecek. Dönen olmadı hiç gidenlerden Onun beklediği de dönmeyecek, Gelmeyecek. O bir çift mavi göz Hep bekleyecek Bekleyecek. |
Kim bilir kim bilir yokluğuna açılan pencereden kaçıncı bakışım bu ve kim bilir bu kaçıncı yakışın tanımaz ayağımı bastığım toprak iz’im benden gideli çok oldu gözlerine değer biçemezken kim bilir gözlerimden kaçıncı akışın bu sussa yıldızlar gökyüzünde ay kapatsa perdelerini kim bilir sessiz gecelerime şimşek olup kaçıncı çakışın bu acımdan yel geçti kurutmadı kanımı kim bilir yalan sevdanı süsleyip yüreğime işlediğin kaçıncı nakışın bu Mehtap |
dünü yaşarken şimdideydin yarını yaşarken de şimdide olacaksın bu mısraları şimdi yazmıştım sen de şimdi okuyacaksın neden okulda beş zamanı öğrettiler ki hep şimdideyiz anlayamadın mı hala? bülent ışıkçı |
bBEN HALA BENDE SENİ YAŞIYORUM Sen git diyorsun bana, Sil ismimi beyninden, Sevdamı kalbinden, Kolay mı be güzelim kolay mı... Sensizliğin acısıyla, Bazen melankoli, Bazen hercai, Duygularında kaybolmuş serseriyim, Çek vur beni, Ölümüm elinden olsun beyaz gülüm.... Gül dalında goncayım, Sen, yaprağımdaki şebnem, Hazan vuran yüreğimde, Sen umuda açan kardelen... Yine yüreğim darda Geceler, bütün karanlığıyla ruhumda, Sanki toprak çekiyor beni, Tenim toprak kokuyor, Sen yoksun ya, Umutlar da tükendi, baharlarda.... Bütün gece yine seninle beraberdim, Yokluğunda hayallerinle avundum, Zavallı biçare yüreğim yorgun, Kadehlere vurdum kendimi, Onlar bile tartamadı kederimi... Yine hüzün bastı, Şarkılar avutmuyor, Bir sigaram bile yok Gözyaşlarımı dindirmeye Yine sabah olmuş, Umutlar yarınlara kalmış, Duygular paramparça, Bir ben miyim hep hazanlara gebe... Ben bütün çiçekleri kurban ederken sana, Gözlerinde iki damla yakamoz pırıltıları, Ve nerden geldiği bilinmeyen içli bir keman sesi, Sen sokağın sonunda, ben ortasında, Sanki beyaz perdeden, Hüzünlü bir son sahnesi canlanıyor. Sevda anlatılmıyor sevdiceğim, Gözlerden dökülen yaş mı yoksa sevgi mi bilinmiyor.... Çok şey öğrendim senden çok, Sevmeyi, sevilmeyi, terk edilmeyi, Pişman değilim çektiğim acılardan, Yaşattığın mutluluklardan, Gönlüme kattığın güzellikler için, Sana çok teşekkür ederim, Belki inanmayacaksın ama, Ben hala bende seni yaşıyorum... SEYYİD BURHANEDDİN KEKEÇ SENİ ÇOK SEVİYORUM |
Abdullah Hocam Mızrap vurup perdelerle dans eder, Türküler söylüyor Abdullah hocam Çileler yumağı ömrü hep keder Gönüller eğliyor Abdullah hocam Munzur dağı gibi ak ak saçları Ellidörde doğru gelmiş yaşları Gönül ehli olmuş hep yoldaşları Sevgiyle bağlıyor Abdullah hocam Türküler çağırır hep Türk'ü söyler Halk ile yaşıyor başkasın neyler Ondan sakınsınlar ağalar beyler Durmayıp taşlıyor Abdullah hocam Kara bahtı kör talihi yoldaşı Yüreği yangınlar tek arkadaşı Elindeki sazı onun sırdaşı Kalbimi dagliyor Abdullah hocam Onmaz yaralara merhem sürüyor Hak bildiği yolda durmaz yürüyor Bu haksızlık bir gün bitecek diyor Durmayıp çağlıyor Abdullah hocam Erzincan ilinden yiğit bir erdir Herkese yetecek sevgisi vardır İNCE ne söylesen vallahi zordur Dertlere bağlıyor Abdullah hocam... Sabit İnce... |
Bilseydim Meydan mI verirdim bu ayrılığa? Bilseydim bu kadar zor olduğunu. Bilseydim dünyanın böyle karanlık, Bilseydim bu kadar dar olduğunu. Dilimden sıçrayan bir kıvılcımın Bilseydim bir anda kor olduğunu. Bilseydim şu anki gönül acımın Senin yokluğundan var olduğunu. Boyun mu bükmezdim sitem etmene, Bilseydim sükutun kar olduğunu. Sebep mi olurdum dargın gitmene, Bilseydim küsünce sır olduğunu. Bilseydim yüzümün dört mevsimi güz, İçimin ağlayan nar olduğunu. Bilseydim odamın dört duvarı buz, Sensiz yatağımın kar olduğunu. Fırsat mı tanırdım bu dargınlığa Bilseydim bu kadar zor olduğunu. Bilseydim zindandan daha karanlık, Bilseydim hücreden dar olduğunu.... Cemal Safi |
Ümid etmektir yaşamak Ümid etmektir yaşamak Ümit etmektir yaşamak örnek ol ibret ol yaşama ders ol geceden sık sık bak gökyüzüne yıldızlara bak güneşli ilk baharın umududur yıldızlar bir elvadalık hükmü var yaşamın ölüm geldimi vakti sorulmaz Serçe kuşu gibidir ümid etmek dal yorulur serçe yorulmaz...... Ertuğrul Sönmez |
Bir Adın Kalmalı bir adın kalmalı geriye bütün kırılmış şeylerin nihayetinde aynaların ardında sır yalnızlığın peşinde kuvvet evet nihayet bir adın kalmalı geriye birde o kahreden gurbet sen say ki ben hiç ağlamadım hiç ateşe tutmadım yüreğimi geceleri koynuma almadım ihaneti ve say ki bütün şiirler gözlerini bütün şarkılar saçları söylemedi hele nihavent hele buselik hiç geçmedi fikrimden ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın içimin nehirlerinden evet yangın evet salaş yalvarmanın korkusunda talan evet kaybetmenin o zehirlisi buğusu evet isyan evet kahrolmuş sayfaların arasında adın sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı bu sevda biraz nadan birazda hıçkırık tadı pencere önü menekşelerinde her akşam dağlar sonra oynadı yerinden ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı yani ben seni sevdiğim zaman ayrılık kurşun kadar ağır gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın yinede bir adın kalmalı geriye bütün kırılmış şeylerin nihayetinde aynaların ardında sır yalnızlığın peşinde kuvvet evet nihayet bir adın kalmalı geriye birde o kahreden gurbet beni affet KAYBETMEK İÇİN ERKEN SEVMEK İÇİN ÇOK GEÇ ibrahim sadri |
BİR BEYAZ GEMİ Ne zaman karşıdan bir gemi geçse Kalbim durur, ölür gibi olurum. Ayrılıp gidişin gelir aklıma Mendiller sallanır ben kahrolurum. Üstüme yıkılır bu koca şehir Kalbim paramparça bir taş olurum Ne zaman karşıdan bir gemi geçse Gözümde kurumuş yaşlar bulurum Hele o beyaz bir gemiyse geçen O günü hatırlar deli olurum Açar kollarını mavi bir deniz Dalgalar içinde kaybolurum. AHMET SELÇUK İLKAN |
| Saat: 11:51 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık