MsXLabs
Sayfa 3 / 161

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

Misafir 7 Aralık 2006 00:39

Bu kirli düzenin düzenbazları
Azrail'e rüşvet vermeyi dener
Ölünce dünyanın en kurnazları
Torpille cennete girmeyi dener

Abdurrahim Karakoç


arwen 7 Aralık 2006 00:46

Bir Fotoğrafta Sen

Dün bir fotoğrafta gözlerini gördüm
İki uzak yıldız gibiydiler, dalgın
Bilsen neler anlattı bana, sessizce
Bir sevgiyle derinleşen bakışların.

Orda değildin sanki, bir başka yerde
Ötelerde, uzakta benimle vardın
Güzellikler bahçesi ayna gibi
Yansıdığını gördüm yüzünde aşkın.

Bir ara çıktın resimden usulca, ürkek
Bir ceylan gibi kollarıma atıldın
Özlemli dudaklarınla yangın yangın

Seni gördüm, yaşadım bir fotoğrafta
Her zamankinden daha çok bana yakın
Gelecek o mutlu günleri anlattın.


Ümit Yaşar Oğuzcan


CaNaRY 7 Aralık 2006 01:17

Boşver be yaşı başı!

gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver?..
şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna,ondan haber ver?
koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
ama aklını kaybedecek bir aşk varsa avuçlarında,
bırak aksın yollarına.
yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
sen inan yüreğine,
hem ona geçmezse kime geçer sözün?..
büyü büyü...
bak ellerin ayakların kocaman.
aklın da maaşallah yerinde,
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,
boşver yaşı başı,
aşk var mı aşk, sen ondan haber ver?

takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere.
o çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir kış günü,
öl gitsin...
parayı pulu savurup,
bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır isteğin,
savrul gitsin...
Boş ver be yaşı başı,
kim tutar seni kim,
kendi yüreğinden başka kim?.
Aklını al da öyle git,
ister bir duvara, ister bir odaya, ister kıra bayıra vur da git.
Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle bırakmadıkça birine.
O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
seveceksen ve öleceksen uğruna...
yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa...

yaş 70'e gelse bile, hayat daha bitmemiş.
sen mi biteceksin?
çekeceksen bile bayrağı,
yaşadım ulan dibine kadar diyemiycek misin?


Can Yücel


arwen 7 Aralık 2006 03:11

Geceleyin bir ses böler uykumu,
İçim ürpermeyle dolar: -Nerdesin?
Arıyorum yıllar var ki ben onu,
Aşıkıyım beni çağıran bu sesin.

Gün olur sürüyüp beni derbeder,
Bu ses rüzgarlara karışır gider.
Gün olur peşimden yürür beraber,
Ansızın haykırır bana: -Nerdesin?

Bütün sevgileri atıp içimden,
Varlığımı yalnız ona verdim ben,
Elverir ki bir gün bana derinden,
Ta derinden bir gün bana “Gel” desin.



Ahmet Kutsi Tecer


Misafir 7 Aralık 2006 04:55

Barış Koyun Çocukların Adını

Oyunu sever bütün çocuklar
birdirbir, uzun eşek, körebe
bu yüzden anlamı aynıdır, değişmez
oyun sözcüğünün halkların dilinde

Oyun koyun çocukların adını

Savaşa karşıdır bütün çocuklar
kışın: kar altında her sabah
tükenip erise de solgun nefesi
yazın: göğsü sırmalı fabrikalarda
çarkları döndürse de yoksul alevi
savaşa karşıdır bütün çocuklar
nice ölümlerden geçmişlerdir
nice rüzgarlar içmişlerdir
gelincik tarlası çocuklar

Emek koyun çocukların adını

Gökyüzünün penceresinden şimdi
bir kuş havalansa
kanat çırpışlarında
hayatın yağmalanmış sevinci
- Kuş uçar rüzgar kalır

Sevinç koyun çocukların adını

Uzay denizlerinde şimdi
bir balık ağlasa
gözyaşı billurlarında
yüz bin umut kıvılcımı
- Alev uçar nazar kalır

Umut koyun çocukların adını

Çocuk bahçelerinde şimdi
bir çiçek açsa
hüzün sevince dönüşür
sevinç çiçeğe
- Ölüm uçar çocuklar kalır

Mutluluk koyun çocukların adını

Barıştan yanadır bütün çocuklar
sabah: kuşatılmış bir toplama kampında
ayrılığın tetiğini okşasa da elleri
akşam: yıldızların mor orağıyla
sessizliği devşirse de yetim öksüz sesi
barıştan yanadır bütün çocuklar
nice çığlık emmişlerdir
nice korku gezmişlerdir
yürekten hisli sevmişlerdir
güvercin harmanı çocuklar

Devrim koyun çocukların adını

Barışı sever bütün çocuklar
beştaş, saklambaç, elim sende
bu yüzden anlamı aynıdır, değişmez
barış sözcüğünün halkların dilinde

Barış koyun çocukların adını...
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gifRefik DURBAŞ


Misafir 7 Aralık 2006 09:50

HERŞEY SENDE GİZLİ

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...

CAN YÜCEL


Misafir 7 Aralık 2006 13:30

BOYLE BIR SEVMEK

ne kadinlar sevdim zaten yoktular
yagmur giyerlerdi sonbaharla bir
azicik oksasam sanki cocuktular
biraksam korkudan gozleri sislenir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
boyle bir sevmek gorulmemistir

hayir sanmayin ki beni unuttular
hala arasira mektuplari gelir
gercek degildiler birer umuttular
eski bir sarki belki bir siir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
boyle bir sevmek gorulmemistir

yalnizliklarimda elimden tuttular
uzak fisiltilari icimi urpertir
sanki gokyuzunde bir buluttular
nereye kayboldular simdi kimbilir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
boyle bir sevmek gorulmemistir.

Şair: Atilla Ilhan



Misafir 7 Aralık 2006 14:10

MIRILDANDIKLARIM

Kırdın mı incittin mi birilerini
Kimleri kazandım, yitirdiklerim kimler.
Kendimi yeniledim mi yazdıklarımda?
Yeniden düşünmeliyim
Dostluklarımı, ilişkilerimi
Gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı
Yitirdim mi yoksa masumiyetimi?
Borçlarımı ödedim mi?
Doğru seçtim mi soruların fiillerini?
Tırnaklarım kesilmiş, dişlerim fırçalanmış,
saçlarım taranmış, giysilerim ütülü, odam düzenli mi?
Geri verdim mi aldıklarımı:
Aşkları, dostlukları, sevgileri, güvenleri, bağları,
Kitaplara, sayfalara, satırlara borcumu ödedim mi?
Yokladım mı duygularımı
Hala sevebiliyor muyum insanları?
Ovmalı gümüşleri, bakırlarımı; cila geçmeli ahşaplarıma
ovmalı umutları
Saklı tutmalı gelecek inancını, yarınları eksik
etmemeli ağzımızdan
Ey uzak akrabalarım, üvey aşklarım
Mevsim sonu dostlarım, işporta malı ayrılıklar
Arkadaş ölümleri, dost hançerleri, talan ettiğimiz zulalar
Gece telefonları, ıssız konuşmalar
Mağrur incelikler, vurgun yemiş ilişkiler
Uçurum duygusuyla yaşadığımız hayat ey
O kadar çok anlattım ki
Kendime kaldım anlatmaktan...
Bunaldım kendisiyle boğuşmasını
Başkalarında çözmeye çalışan insanlardan
Usandım sözcük oynamalarından, tılsımlı sıfatlardan,
Ofset duyarlılıklardan
Kaç zamandır duru, yalın, çalışkan, iyi insanlar özlüyorum
'içtenliğin' yada 'dünya görüşünün' kirletmediği
Kendime bir yeni yıl kartı yazarak bunları diliyorum
Aranıp duruyorum adresini yitirdiğim insanları
vitrin camlarına yansıyan yüzlerde
Bilmiyorum kalmış mıdır adresini yüzlerinde taşıyan
insanlar
Hala bir umut var mıdır
Çikmaz bir sokağa benzeyen bu avare avunması vitrinlerde
Ne çıkmaz sokaktayım nede mutsuz
Sadece rüzgarlardan daha güçlü olmak istiyorum o kadar
Açık denizlerde nice yolculuklara yelken açarken
Kış güneşinin mutlu ettigi bir kedi gibi mutlu, emin,
tasasız
Sere serpe ve keyifli olmak tek isteğim ve dileğim
senin ve benim , yani bizim için...

Murathan Mungan



Mystic@L 7 Aralık 2006 15:57

Ben Yağmurum Kararır gökyüzü ansızın,
Çarpar bulutlar kahrederek,
Ve bir ateş yanar...
Bulutlar yanar,
Yürek yanar.
Sonra tek tek düşer damlalar,
Toprak kokar,
Yağmur kokar.
Bir ateş yanar rüzgarında,
Bin ateş söner.
Ben yağmurum
- gününe ve gecene yağan.
Kararırsa bulutların ansızın,
Ve şimşekler çakarsa özünde,
Bak gözündeyim.
Önce tek tek,
Sonra sel olurum göğsüne...
Aydınlanırsa yüreğin,
Güneşler açarsa yüzünde,
Neşeyim şimdi özünde.
Yürürken bahtının yollarında.
Yalnız ve dalgın,
Ve görürsen açmış,
Bir dal çiğdem
Üzerinde çiğ damlası.
O,benim.
Sabahları dağılırken bulutlar,
Yürüyorsan sokaklarda,
Düşünüyorsan Nisan yağmurlarını,
Havayı kokla,
O,benim.
Ararsa ellerin ellerimi,
-gözlerinde yağmurlar,
Üzülme.
Yum gözlerini usuldan.
Bak yüreğindeyim.
Estirme hüzün rüzgarlarını,
Kov sahilinden deli dalgaları.
Sakin serin pınarlarda çağlar damlalarım.
Dağlardan esen meltemlerde,
Akan çeşmende benim.
Yıka yüreğini temiz sularımda,
Gönlünde melankoli kalmasın,
Şifalıdır damlalarım,
Ben yağmurum,
Yağmur,
Benim...
Çiğdem Altınöz


arwen 7 Aralık 2006 18:40

Bir yanımda elli yılın tecrübesi
Diğerinde bir o kadar yorgunluk
Sevgilim bırak artık kıskançlıkları
Beni senden başkaları söyle ne yapsın

Huyumu suyumu bilenim sensin
Derdimi kederimi anlayan sensin
Canı benimki ile acıyan sensin
Beni senden başkaları söyle ne yapsın

Toyluğum gençliğim geride kaldı
İyi huylarımı çocuklar aldı
Bedenim yoruldu, saçım ağardı
Beni senden başkaları söyle ne yapsın

Bakışımdan bile anlar dilimi
Birazcık hüzünlendem dalar gözleri
İçimi bir hoş eder tatlı sözleri
Beni senden başkaları söyle ne yapsın.



TURAN GÖKMENOĞLU


Mystic@L 7 Aralık 2006 18:50

Ağıt değil

Gücünüz varsa sizin
Sözcüğü tutuklayın.
Öğrenci, kitap, türkçe
En güzel kavramı dilimin
Özgürlüğü tutuklayın.

Ben ki düşünüyorum
Var olduğumdan beri
Silahlar bana dönük
Savaşlar sizin için
Gücünüz varsa artık
Usumu tutuklayın.

Açtı kendini, bir bayrak gibi işte
Ölümün üzerinde Hasan Tahsin...
Bu silah başka silah
Bu ölüm başka ölüm
Gücünüz varsa sizin
Ölümü tutuklayın.

Şükran Kurdakul


Mystic@L 7 Aralık 2006 19:46

Hasret Sokaklarında

Bir ıslığın ahenginde döner duygular,

Dalar gidersin uzaklara.

Bir martı kanadıyla akşam olur,

Bir meyhanede sabahlarsın,

Yüreğine yerleşir kalır acılar.



Gözlerin yağmurlarla dolar,

Ellerin cebinde düşersin yollara.

Seni uzak gecelerin birinde unutur,

Birinde soluk bir resimle hatırlar.



Sigara dumanlarında şekillenir kahırla,

Çaresizliğine içerlersin.

Ağlarsın, ağlarsın...

Seni deli sanırlar.

Ahmet Beltekin


Misafir 7 Aralık 2006 21:02

GÖZLERIME VURDULAR
KÖR KARANLIĞI


Paslı umut zincirleriyle
Bağladılar beni
Gözlerime vurdular kör karanlığı
Ve bir kanlı kırbaçla
Dağıttılar duygularımı

Çaresizliğimi yazdım gözyaşlarımla
Çiviledikçe bakışlarımı
Sersem umutlara
Gözlerime indi yitik düşler
Ve... sen oldun bir güç
Yalnızlığımda.


Üzeyir Lokman ÇAYCI


Mystic@L 7 Aralık 2006 21:23

Hoş geldin

hoş geldin Sibel, dur sarılayım önce
çok engeller aştın yorgunsundur
her gelişin ilk gelişin gibi
nasıl çarpıyor yüreğim biliyor musun
duvarlar devriliyor içimde seni görünce
ne güzel şey beklemek yollarını
geleceğini bilmek, gelirken görmek
sevgi, sevinç, umut, coşku, mutluluk
neler neler veriyorsun sıcak gülüşünle
hoş geldin Sibel, geç otur gönlüme

hoş geldin Sibel, hoş geldin yalnızlığıma
güneşlerle geldin, evreni getirdin
yıldızlar serpiştirdin karanlığıma
dudakların ne güzel öyle
konuşsan da konuşmasan da
sen aydınlatmasan renkleri seçemiyorum
gözlerin olmasa aşk nedir bilemiyorum
sana sarılınca anlıyorum ırmak olduğumu
akıyorum hep uzak denizlere doğru
hoş geldin Sibel, seni kendime ekliyorum

Celal Kabadayı


Misafir 7 Aralık 2006 22:41

Ey Mihri Yar ( Yağmur Makamı )



ey mihri yar
virane sözlerle süslenmiş mektupların
neden noktaları çukur kadar derin
virgülleri gözyaşı kancasıdır
veda satırlarında niçin elleri olan sözcükler yoktur
zaman hangi ayrılığın parantezinde vuslatı simgeler
duvarlar hangi mevsimdedir gün dökerken
sarı güllerin hükmü var mıdır mektupların küllerinde
bu şehri dolaşan efkar niçin gözlerinde efsunlaşır
hangi göz sırata eş değer bir yoldur kalbe
ey mihri yar
ayaz bakışlı bir rüzgarın güzelliğini gazellediği vakit
kelebeğe küsen çiçeklerin vebalini düşün
aşiyansız serçelerin
yollara sırt döndüren türküleri nasıl susar
bunca dileği koca gökyüzünde
bir topal yıldız nasıl taşır
gözlerimi silecek mendil
ne zaman döner düğün eğlencelerinden
ey mihri yar
artık yağmur hangi makamda yağar

Recep Koç


arwen 7 Aralık 2006 23:43

Bir gün sen de doyasıya bakacaksın
Kaybolacaksın gözlerimin
Derinliklerinde.
O engin denizde sen de
Boğulacaksın.



MURAT KARA


Misafir 8 Aralık 2006 00:03

Bu akşam vakti deniz,
O bütün hasretimiz,
Sanki gelmiş de dile,
Nedametin sesiyle,
Çarparak kayalara,
Yetmez mi, diyor deniz,
Karada çektiğiniz?

Cahit Sıtkı Tarancı


arwen 8 Aralık 2006 00:07

Gözlerin de şiir var,
Sanki aşkımı yazar,
Kalp aynasından bakar,
Bakışların içimi yakar.

Şiir dolu gözlerin,
Anlatırlar her şeyi,
Sanki kalbim gibi,
Çırpınıyor gözlerin.

Şiir gözlüm cananım,
Ben sana hayranım,
Kalbine al yanayım,
Senle mutlu olayım.


SAFFET AKKAYA


Misafir 8 Aralık 2006 00:16

Ödünsüz bir sobanın
yanında titreyen
çocuğu görse yağmur
gözyaşlarını odaya
tavanarasındaki delikten
usulca bırakır

Sunay Akın


arwen 8 Aralık 2006 00:21

Bilemezsin seni kac kez andim bu gece.
Bilemezsin kac yildiz topladim dileklerimde.
Seni,sen diye sevdim,gozyaslarimi.

Kac orman yaktim gonlumde.
Kac sevda harcadim,seni sevdigimde.
Bilemezsin.....
Ve....
Bilemezsin, seni oldurdugunde icimin.
Kac bin kez oldurdugumu ruhumu.



FATMA AY


Misafir 8 Aralık 2006 00:29

Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde
Şarkılarımda, sözlerimde.

Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.

Sen göreceksin duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.

Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.

Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.

Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.

Bir gün, tam anlatmaya...
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım...
Anlayacaksın.

Özdemir Asaf


arwen 8 Aralık 2006 00:41

Sakın ağlama!
Yoksa,
Ağlar yüreğim! ...

Sakın gitme!
Yoksa,
Göçer yüreğim



HIZIR İRFAN ÖNDER


Misafir 8 Aralık 2006 00:43

Bilerek mi yanına
almadın giderken
başının yastıkta
bıraktığı
çukuru
Güveniyordum
oysa ben sevgimize
vapur iskelesi
ya da tren istasyonundaki
saatin doğruluğu kadar
Beni senin gibi
bir de annem terketmişti
ki göbeğimde durur
onun yokluğundan
bana kalan
çukur

Sunay Akın


arwen 8 Aralık 2006 00:54

suskun başladı gece
öksüz öylesine..
kendi yenilgime şaşkın..
koynumda bir kalp ağrısı..
gözlerimi gözlerine dikip dakikalarca aradım;
benden hiçbir dokunuş,hiçbir iz,hiçbir öpüş,
hiçbir düş..kalmamış.
içimde üşüyen kendimi alıp çıktım..
anadilin ben değildim artık
anladım..



GÖKÇEN ÖZTÜRKLER


Misafir 8 Aralık 2006 01:00

Sensiz de denizi seyredebiliyorum.
Hem dalgaların dili seninkinden açık.
Ne kadar hatırlatsan kendini boş.
Sensiz de seni sevebiliyorum.
Hep boş konuşurduk hatırlar mısın, bula bula,
Karşılastığımız zamanlarda.
Sen, sevgiden şımaran çocuk,
Ben şaşıran budala.

Özdemir Asaf


arwen 8 Aralık 2006 01:08

Ayrılık içimde yara,
Acısı inletir beni,
Gidişin gelir aklıma,
Sebebi söyletir beni…

Neden oldu, nasıl oldu,
Bu ayrılık bizi buldu,
Güzel günler mazi oldu,
İzleri ağlatır beni…

Sana çıkar bütün yollar,
Seni bulur bütün fallar,
Canlandıkça hatıralar,
Yaşarken öldürür beni…

Gözlerimde hep hayalin,
Dudağımdan düşmez ismin,
Hala duvarımda resmin,
Baktıkça bitirir beni…

Geçmiyor zaman geçmiyor,
Takvimden yaprak düşmüyor,
İçimde özlem dinmiyor,
Yaktıkça kavurur beni…


ERSİN KAYIŞLI


Misafir 8 Aralık 2006 01:21

Çoktan bitmiş konuşacaklarımız,
Tekrar tekrar konuşalım.
Akşamdır alkol, aslında kanıksamışız
Gel yine sevişelim.
Boş Ver bir dolu
Düşlerde derviş.
Kırmızı beyaz güller
Mezarda bitermiş.
Düşündüler çok mu az,
Gel biz de düşünelim.
Her geceye giden parfüm sevişmek,
Gel yine sürünelim.

Behçet Necatigil


arwen 8 Aralık 2006 01:32

Unuttum seni
sadece sarkilardasin artik
hayallerde
düslerde
küçük bedenlerde
eskimis taslarda
sararmis bir denizde
unuttum seni

bende degilsin artik
tahtalarda
mavide
gecelerde
küçücük yüreklerde
sözlerde hecelerde
unuttum seni
orada durdugun yerde
unuttum seni




YAVUZ İGRET


Misafir 8 Aralık 2006 01:35

Annelerin ninnilerinden
spikerin okuduğu habere kadar,
yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı,
anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık,
anlamak gideni ve gelmekte olanı.

Nazım Hikmet Ran


arwen 8 Aralık 2006 01:48

her akşam seni düşünüyorum
her gün seni düşündügüm gibi
her an düşündügüm gibi
her anında sen varsın dolu dolu,
sahilde kaldırımda dolaştım şimdi
yenikapı serindi üşüdüm
biraz önce,
ısınmak için denize gittim
denizime gider gibi
senin ısıttıgı gibi ısıttı beni,
denizi seyrederken,denizimi düşündüm,
aynı sendeki gibi dalgalı,
sendeki gibi hırçın
sen gibi magrur
sen gibi özgür
sendeki gibi asil
sen gibi dalgaları yüksek,
sen gibi vefalı oda
o havada,bu ayda,elbiselerimle girdim
sanki sıcak bir mangala oturdum gibi
ısıttı beni,
seni anlattım ona,
seni seviyorum dedim,
aynı sen gibi o da dedim,
bazen gereksiz dalgakıran yapıyor dedim,
güldü bana mavinin kızı,
çok dalga,çok manevradır dedi,
yapmaz dedim
fırtına çıkarsa yanarsın dedi
dayanamazsın dedi
canım sanada onada feda dedim
sadece bilinmezin peşinde dedim
gelmiyor dedim
gelir dedi
ben gibi kucaklayacak dedi
senin adın akdeniz dedi
tanıdım seni dedi
biz yabancı degiliz sana dedi
bizler sana dökülürüz
aslında sende dogarız dedi
bende o kadar çok varki
su dedim hepinizle karışırım dedim
ama ben sadece denizimi istiyorum dedim
dalgaların içine baktım
gözlerini görebilmek için
denizde bile o göz yoktu
vuruldum ben onlara denizim....




ALİ NİYAZİ GÜL


Misafir 8 Aralık 2006 01:57

Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
oynasınlar türküler söyliyerek yıldızların arasında
dünyayı çocuklara verelim
kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi
hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
çocuklar dünyayı alacak elimizden
ölümsüz ağaçlar dikecekler

Nazım Hikmet Ran


arwen 8 Aralık 2006 02:15

Yıldızlar dans eder,ay’da ışıltı,
Gündüzden sakınır saklı düşlerim.
Mehtap gölgelenir duyar fısıltı,
Sevdaya bakınır,saklı düşlerim.

Sevgi ocağından temiz düşünce,
Umut filizlenir, Aşk yeşerince,
Hasret dalga dalga sevda pişince,
Gurbetten çekinir saklı düşlerim.

Hayalim peşimde düşte, rüyada,
Bir nefes özlemle gönlüm hülyada,
Sevgiyle yaşadım aşkı dünyada,
Gözlerden okunur saklı düşlerim.

İmkansıza darbe düş’le vurulur,
Güzeller içinden sevdam sorulur,
Gönül kaf dağında tahta kurulur,
Tâcını takınır saklı düşlerim.


KADİR KAYA


Misafir 8 Aralık 2006 02:19

gelmediniz, ben hep sizi bekledim
eksilen yanlarımla
sizden saklı eskidim

her şeyden önce aşk verilmiş bir sözdü benim için
gün, ay, saat, hafta; takvimişi zaman yani
Aldıkça dönemeçleri değişmedi hiçbir şey
yalnızca ufuklar yeniledim

Kaç aşktan oluşmuş bir şeydi aşk
her sevgiliyle biraz daha
biraz daha sizden saklı eskidim

Murathan Mungan


arwen 8 Aralık 2006 02:29

Özlemini çektim kısa bir an
Saniyeler, saniyeleri kovalıyordu.
Sanmıştım ki
Yıllar geçiyor.
Nereye gittin benden uzak?
Saatime baktığımda
Birkaç saniye olmuş ayrılalı.
Ne kadar zormuş meğer
Senden saniyeler kadar
Uzakta bulunmak.

Gidiyorsun işte!
Benden birkaç adım uzakta,
Özlüyorum seni.
Ayrılmak istemiyorum.
Çok zor geliyor artık
Dakikaları saniyelere ayırarak
Yolunu gözlemek,
Günlerce,
Senden uzak.



MEHMET ASLAN


Misafir 8 Aralık 2006 02:33

Gitmek. Bir hançeri inceltip
Okyanusa daldırmak isteği
Ya da düşebilmek atlasların
Dışına ki ey kalbim
Yalnızsın bu yolculukta da

Gitmek. O kaos duygusu, aklın
Sarsıntılarla yorgun düşüşü
Bilincin kamaşması belki de.
Rehin bırakılacak bir şey yok
Unuttuklarından başka.

Gitmek. Bir büyü gibi saran
Ağrılar yumağı, kışkırtılmış
Düşlerdir ki sen şimdi
Esirgeme kendini kalbim
Kederin o derin yalnızlığından

Ahmet Telli


arwen 8 Aralık 2006 02:46

seni ilk soluduğum andı
benim yok oluşumun habercisi
hücre hücre
yerleştin bedenime
aynada ki aksimin
dudağının kıvrımı bile
benziyor seninkine
öyle sindirmişim ki
içime seni
farkında olmadan
sana vermişim
hayattaki yerimi...



ASLI DEMİREL


Misafir 8 Aralık 2006 02:55

O siyahtı
kurşuna dizenler beyaz
silah sesinden
ürkerek gökyüzüne
uçuşan kuşlar
bembeyaz

Sunay Akın


arwen 8 Aralık 2006 03:04

Uyudum,
Uyudum uyandım uykulardan bu gece
Terden sırılsıklam olmuş bir haldeyim
Alaz, alaz olmuş bir bedende
Bir kuşun kanat çırpması heyecanıyla
Atar, atar da bir yürek
Anlatamaz derdini nedense…

Sağıma döndüm boş
Sol tarafta bir can,içinde canan
Sabahlar olmaz mı
Bitmez mi bu kara geceler
Sisler arasından bir sabah güneşi hayal olmaz mı
Gecemden doğacak sabahıma…
Sokak lambaları birer, birer sönerde
Aydınlanır mı kara sevdam…

Gelmez mi
Işıl, ışıl güzel günlerin beraberinde
Yaşanası aşklar,sevdalar
çiçekler derilmez mi tutkunun koynunda
vicdanlardan sual olunmaz mı esaretin
Ela gözlerimde ele vermez mi kendini
Uykusuz gecelerimin deminde
Ses olmaz mı
Gecemin sessiz çığlığı



SONAY ÇAKMAKLI


Misafir 8 Aralık 2006 03:14

Söyleyin dağlara rüzgara
Yurdundan sürgün çocuklara
Düşmesin kimse yılgınlığa
Geçit vardır yarınlara

Göç yolları
Göründü bize
Görünür elbet
Göç yolları
Bir gün gelir
Döner tersine
Dönülür elbet

En büyük silah umut etmek
Yadigar kalsın size

Yolverin kanatlı atlara
Sürgünden dönen çocuklara
Ateşler yakın doruklarda
Geçit vardır yarınlara

Dağılsak da göç yollarında
Yarın bizim bütün dünya

Murathan Mungan


arwen 8 Aralık 2006 03:31

Aldırmıyorum artık kimseye
O onu dedi bu beni dedi
Derlerse desinler bana ne
Herkes istediğini düşünsün
İstediğini söylesin
Eleştirsin yersin hatta övsün
Hiçbirinden bana ne
Ben seni yaşayacağım
ve kendimi sana sunucağım
Başkalarından bize ne
Artık takmıyorum
Kimseyle göbeğim bir kesilmediki
Herkes baksın işine
Bu hayat bana verildi
Ve ben yaşayacağım
Yalnızca
Kime ne?


GÜLCE ŞEREN





Misafir 8 Aralık 2006 03:37

Ye's öyle bir bataktır ki,
Düşersen boğulursun
Azmine sarıl sımsıkı
Bak ne olursun

Mehmet Akif Ersoy


arwen 8 Aralık 2006 03:44

Ben senin gözlerine bakıyordum
Sende benim gözlerime bakıyordun
Seni seviyorum diyemedim sende aynı
Bir gün diyecektım seni seviyorum
O gün hiç bir zaman olmadı ve olmayaçakta


MAHİR ÖZER


Misafir 8 Aralık 2006 03:54

Bilerek mi yanına
almadın giderken
başının yastıkta
bıraktığı
çukuru
Güveniyordum
oysa ben sevgimize
vapur iskelesi
ya da tren istasyonundaki
saatin doğruluğu kadar
Beni senin gibi
bir de annem terketmişti
ki göbeğimde durur
onun yokluğundan
bana kalan
çukur

Sunay akın


koza_kelebegi 8 Aralık 2006 05:30

Basit eşitsizlik...
 
Yine;

Bir beyaz sayfayı seninle dolduruyorum

Kirletmek istemezdim oysa bu sayfayı

Sütten çıkmış ak kaşık gibi beyazım demeyesin kendine

Bak beyaz satırlarda nasıl da belli oluyorsun,



Sevinmeli mi, yoksa üzülmeli misin?

Bilemem…

Yine seni yazdığıma?

Şiirler hep sevgi adına yazılırken

Gel gör ki sevgisizlik de ne kadar yakışıyor beyaz satırlara,



Sevgisizlik, vefasızlığı ve anlayışsızlığı denklemin sol yanına,

Seni diğer tarafa koysam

Bilir misin eşit olursunuz?

Senin yanına artı ne koyduysam;

Sevgimi,

Sevdamı,

Diğer taraf da arttı nedense,

Anlamış değilim,

Eşitliği bozmak istemiyorlar…

Bu denklem bozulmuyor…

Sevgisizlik artı, vefasızlık artı, anlayışsızlık ve eşittir sen

İspatı mı denklemin?

Çok kolay,

aynaya bak!

Halil Kartal

acemiliğimi bağışlaın konu başlığı açtım farkında olmadan. Diğer forumlara alışkanlıktan kaynaklandı. özür diliyorum arkadaşlarımdan. düzeltilmesini rica ediyorum...

sevgilerle..


gizem_mechul 8 Aralık 2006 10:57

Celal Okumuş

Kendime...

gözler sevgiliye hasret kaldı
ki ben,bir hazan gül gibi naçar kaldım..
kalbimi bürüdü bir kapkara zulmet
ki ben,dut yemiş bülbüle döndüm...

ah rabbim!
günahkarım! sefilim! ve kimsesizim!
ki sensin kimsesizlerin kimsesi..

kalbim dünyanın boğucu karanlıklarıyla gafletle doldu..
hep hüsran,hep isyan!
isyanım büyümüş ki o kadar,
dağlar parçalanmış,ben dikilmişim kibrimle
ki kalbim,bir taş kadar da yumuşak kalamamış...

fakat yine de içimde bir umut,içimde bir imkan,
ne kadar olsam da günahkar,affetmen mümkün...

Rabbim!
şimdi ben senden istemem senden gayrisini,
sevmek istemem senden gayrisini
ki ibrahim gibi diyesim gelir:
KAYBOLUP GİDEN ŞEYLERİ SEVMEM!

herşey bir gün zevale mahkum..
ver artık gelsin senden bir hüküm
ben faniyim;giderim belki bugün yarın
Rabbim!
gitmeden bu dünyadan,
ne olur,kalbimi mühürleme sakın...

eller ister seni seven sevgili..
eller sevgili,eller cennette bir huri..
lakin benim duam odur ki musa (as) gibi:
RABBİM! ŞÜPHESİZ Kİ BEN, SENDEN GELECEK HER HAYRA MUHTACIM!

Ve rabbim! yine de sana gelmeden,
bana ver ki öyle bir sevgili,
en azından ben göremesem de o görsün cenneti.................


Birsen Ateş

Mavi düşlerim...


Mavi düşlerim vardı,
Küçük bir çocuğun gölgesine,
Sığınan.
Devler ülkesinde...

Anlayamadığım...

Acımsı bir tat kaldı,
Yüreğimde acı.
Her daim yanık kokusu...
Gözyaşlarım,
Mavi Mavi...

Her yol adım adım,
Mayın tarlası...
Karanlık gecede,
Lodosa yakalanmış,

Yaşam...

Yürek gemim,
Alışık değil,
Böylesi sürüklenmeye...

Sığınılacak bir liman,
İnandığım,
Anladığını sandığım...

Duygu çıkmazım,
Kavgam,
İnadım,
Bencilliğim...

Ve yine de,
Yürek çarpıntım,
Sıcaklığım...

Martı telaşında,
Özgürlüğüm...

Sonsuz sevgim,
Mavi düşlerim...


Mystic@L 8 Aralık 2006 13:15

Güzel Havalar Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.
Orhan Veli


Misafir 8 Aralık 2006 14:10

Bir tek şeyi unutma
seni sevdim ben
kalbim şimdi bir sokak çocuğu
kelebekleri göç etti gönlümün
ıssızlaştı hayat sanki
sanki sabahı eksik şiirlerimin
sanki gecesi hep kanayan bir yara
ve sanki artık hep kanayacak
ağlanacak bir aşkın kıyısına vurduysa gözlerim
çare yok ağlayacak

Bir tek şeyi unutma
seni sevdim ben
kapıları kendime ben açamadım
ya da yanlış saatlerde bekledim gelmeni
ter içinde takvimler
istasyon öksüzlüğünde gözyaşım
düşünüyorum da sen gideli ne çok yalnızım
sarmaşık aşkın sarısında kaldım, sarılamadım
savunamadım seni kimselere
anlatamadım seni kimselere
kimsesiz kaldım
en çok da sensin

Bir tek şeyi unutma
seni sevdim ben
sana uyumak
sana uyanmaktı hayat
sıratını geçtim yaşarken,korkmadan
korkumu geçtim cesarete ihanetle
berduş bir,yalan masumiyeti öptüm bile bile
tek sen gitme diye
sonbahar oldum,yaprak yaprak
ağaç oldum köklerimi unutarak
tesellisiz bir geceye fırlatıldım
kalbimi dar bi kafese kapatarak
içimde bir kanarya
hiç susmadan ağlayacak

Bir tek şeyi unutma
seni sevdim ben
yakamozlarında yıkadım sevdamı çırılçıplak
seni sevdiğimi bağırdım mehtabına
beyazında aklandım bulutunun
mavi mavi sevdim seni
içim kan ağlayarak

Bir tek şeyi unutma
seni sevdim ben
anlattıkça kış vuruyor satırlarıma
anlattıkça üşüyor,anlattıkça ısınıyor yüreğim
bu gün sardunyalarım da açmadı
belkide küskün renklere
ellerimde ibadet gibi yaşadıklarım
ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
sensiz soluyorum anlayacağın
mavi mavi ölüyorum
duyuyor musun
orda mısın
var mısın
yok musun?
Bir tek şeyi unutma
seni sevdim ben
yanarak
yıkılarak
aklıma her geldiğinde AĞLAYARAK
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gifNaşide GÖKTÜRK


Misafir 8 Aralık 2006 14:22

Ağıt

Çiçekçi bana bir gül ver
sevgilime değil bir ölü için
Çiçekçi bana bir gül ver
İçine gözyaşlarımı sığdırabileyim.

Yakasına böyle bir gül takmıştı
O gün bir görseydin sen onu
Çiçekçi bana bir gül ver
Sanki o güldendi bütün mutluluğu

Sen de: - Bir arkadaşın öldü
Ben diyeyim: - Kardeşim!
Çiçekçi bana bir gül ver
Götürüp tabutuna iliştireyim.

Kaldırımlarda kömür tozları
Bacalarda koyu bir duman var
Kara bir gökyüzü tek özelliği bu kentin
Çiçekçi bana bir gül ver

Kapalı perdeleri açabilse gülüm
Kapalı kapıları kırabilse
Kapalı yüreklere girebilse...
Çiçekçi bana bir gül ver

- Beyim, gül olmaz ki bu mevsimde!

AHMET ERHAN


Mystic@L 8 Aralık 2006 19:59

Aynalar ve zaman

erguvanlar geçip gittiler bahçelerden
geriye sadece erguvanlar kaldı

şair! Bahçelere özenecek ne vardı?
İşte tenha her yanımız, hep tenha
ne aradık sözcüklerin kuytularında
ne bulduk soldukça çoğalan dilimizde?
Zaman'ın sırı hâlâ duruyor olmalı ki üzerimizde
biz bakınca görünen aynalardı

nasıl var olduysanız öyle kayboldulardı
bir yazın tiniyle bir güzün bedeni
hem birleşti hem de ayrıldı sizde
şair! Gördünüz kimbilir kaç aşkın battığını
o derin sulara kapılmış şiirlerinizde..
Nedeni, ne kayalar ne fırtınalardı:

kultulardı, geçip gittiler sözlerimizden
geriye sadece kuytular kaldı

Hilmi Yavuz


Misafir 8 Aralık 2006 20:56

Soylu Kız

Mevsimleri şaşırtırsın güzelim
Tuvalinde bahar güze dönüşmüş

Sarmaşık gibi salkım saçak yüreğin
İçindeki alev köze dönüşmüş

Oku yüreğini okut gönlünü
Unut yasakları unut suçları

Ulaşmayacağı hangi doruk var
Şöyle bir yürekte soylu bir meralın

Murat Çakır



Saat: 19:05
Sayfa 3 / 161

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık