![]() |
bugüne dair bir şey olmalı dedim hani dost cemaatinden aşırdığım ve kendime sakladığım bir şeyler günün bir tılsımı, anlamı olmalıydı oysa yine yağmur ve rüzgar vardı ve güneş sislenip bulutlar arasına bir soğuk ten bıraktı ay ile aramıza bir zifiri karanlıktı benim için gece ve cigaramla işledim ciğerlerime de ne bir dost yüzü aklımda kalan ne de sevgiye, sevgiliye dair bir tılsım sadece ben ve horultusu yalnızlığımın... oysa güne dair bir şeyler olmalıydı ki kirpiklerime kuşlar konup uyumalıydım. neyi düşündüysem ucunda pis bir küfür neye dokunduysam taş duvar, karanlıklar... bir sokak köpeğinin uzaklardan iniltisi ve rüzgarın asık sureti vardı geceye dair ışıltılar içinde yüzen bir gemiydi çamlıca bir bahar sabahı için yol alıyordu uzaklara bense uykusuz tek neferi idim kıyıda atakan yusufoğlu |
Ölüme Bir Adım Kala Ölmek çok kolaymış canım Son bir nefes sıfır tansiyon Kalp atımı yok yetişin arkadaşlar Meslektaş gidiyor sessizce Oysa bitiverse bu telaş Ömür denen şey bitse Geriye kalır Yüce allaha hesap O da o da allah kerim kaçış yok verilecek nasılsa Oysa bilmezler ki ne acılar taşır Taşırda kimselere söylemez ana yüreği Bitse bitiverse hemen iyi olmaz mı Söyleyemez ki çünkü evlatları eski eşi O acıların en ağırına sebep kişi Sadece sadece özenirdi sevgi dolu yüreklere keşke keşke beni de sevse yansız derdi birileri ne hikmettir bilinmez rastladı nasılsa Ama keşkeler el vermez o sevgiye Gerçi o sevgide gerçekmidir yürek dolusu Bilinmez kadere küsülür hep kaderin suçu ne oysa çok önceden Alın yazısı yükseklerde yazılmış bir kere Boynunu büker yaşama döndürülür o son nefesten Bu dönüşün kimbilir bir çaresi olurmu yaşama Çare mi artık bir süre daha umut mu acaba Canımmm deyip yüreği ile sevdiğinden SAdece sessizce bekliyor. kimbilir BELKİ Suna Ay |
Sevgi sahillerime demir atmış bir gemi Demir aldı ayrılık birden bire başladı Gözlerimde bulutlar yanağımda damlalar İçli bir pınar gibi ırmak gibi çağladı Korkarak bekledim ben bu anı yıllar yılı Nerde nasıl bitecek diye aşk hikayemiz Bırakıp gitme diye gururumdan vazgeçtim Ayrılmamıza engel olmadı şu sevgimiz doğan ümit aksel |
AŞK RESMİGEÇİDİ Birincisi o incecik, o dal gibi kız, Şimdi galiba bir tüccar karısı. Ne kadar şişmanlamıştır kim bilir. Ama yine de görmeyi çok isterim, Kolay mı? İlk göz ağrısı. İkincisi Münevver Abla, benden büyük Yazıp yazıp bahçesine attığım mektupları Gülmekten katılırdı, okudukça. Bense bugünmüş gibi utanırım O mektupları hatırladıkça. .............. çıkar .............. dururduk mahallede ......................... halde ............ yan yana yazılırdı duvarlara ................... yangın yerlerinde. Dördüncüsü azgın bir kadın, Açık saçık şeyler anlatırdı bana. Bir gün de önümde soyunuverdi Yıllar geçti aradan, unutamadım, Kaç defa rüyama girdi. Beşinciyi geçip altıncıya geldim. Onun adı da Nurinnisa. Ah güzelim Ah esmerim Ah Canımın içi Nurinnisa. Yedincisi, Aliye, kibar bir kadın. Ama ben pek varamadım tadına. Bütün kibar kadınlar gibi Küpe fiyatına, kürk fiyatına. Sekizinci de o bokun soyu. Elin karısında namus ara, Kendinde arandı mı küplere bin. Üstelik ....... Yalanın düzenin bini bir para. Ayten@di dokuzuncunun adı. İş başında şunun bunun esiri, Ama bardan çıktı mı, Kiminle isterse onunla yatar. Onuncusu akıllı çıktı ....... gitti ......... Ama haksız da değildi hani. Sevişmek zenginlerin harcıymış İşsizlerin harcıymış. İki gönül bir olunca Samanlık seyranmış ama, İki çıplak da, olsa olsa, Bir hamama yakışırmış. İşine bağlı bir kadındı on birinci, Hoş, olmasın da ne yapsın, Bir zalimin yanında gündelikçi. .........leksandra Geceleri odama gelir, Sabahlara kadar kalır. Konyak içer sarhoş olur, Sabahı da işbaşı yapardı şafakla. Gelelim sonuncuya. Hiçbirine bağlanmadım Ona bağlandığım kadar. Sade kadın değil, insan. Ne kibarlık budalası, Ne malda mülkte gözü var. Hür olsak der, Eşit olsak der. İnsanları sevmesini bilir Yaşamayı sevdiği kadar. Orhan Veli Kanik |
mülksüzlüğümün hançeri turnalar dalgalarımı arasa katıyorum deli yiv oluyor hasret mektuplara dolduruyorum yüreklerinizi kapatıyor kulaklarını yaşamın gardiyanı cep telefonları çavdarların soy ümidi polenleri sürüyorum gözlerinize ardıçların tavşan otlarının ve yarpuzların cemaatinde anısına papatya dikip ğüzelliğini aşka ve hayata gömüyorum ve toprağa oturup devrettiğin suyu ve şekeri öpüyorum mülksüzlüğümün hançeri turnalar hangi mevsimdeyse sesiniz bir sibirya çığı soluğuyla içiyorum Vahdettin YILMAZ |
AKASYA niçin senden ayrı bir kaderi yaşıyor kafasını yasak bir kitap gibi yüreğinde taşıyarak sonra sen sarı saçları salkım saçak ve beyaz öğlelerinde akasya neyle avunur ak duvarlardan başka eğer solarsa kaçmak her dalgası kayalara tutsak bir deniz ve yaprağı düşen akasya kör ışıklarla sabaha varır gece gözleri hep gözleri ihanetle direnir sayfalarda tükenen bir adamsa yaşamak ve kuruyan akasya niçin senden ayrı bir kaderi yaşıyor niçin kenar yollarda çiçek açar akasya Eray Canberk |
Sonbahar hüznü gibi seninle aşk Bitti bitecek söndü sönecek gibi Solgun yapraklar gibi tutar ellerimden Sonbahar solgunu ellerin Dudakların büsbütün hasret Ağustos kızılı öpüşlere Gözlerimde Eylül yağmurları İçimi kasıp kavurur rüzgarın Peşinde uçuşur gazel yapraklar Sana giden yollar güz yorgunu Ümitler bir bir buz tutuyor Titriyor dalımda kalan son yaprak Daha başlarken bitecek gibi Sonbaharda sana başlamak Gürcan Günay |
Engel Var Dağları önüne engel çekerler Ardına gitmeye yol bulamazsın Atların yorulur, dönmez tekerler Davranıp kalkmaya hâl bulamazsın Hasret yüreğini vuslata biler Hayâller gerçeğe dönüşmek diler Aklına gelir de sıladakiler Alıp gönderecek gül bulamazsın Mahmut Nacar |
Geceleyin bir ses böler uykumu, İçim ürpermeyle dolar: - Nerdesin? Arıyorum yıllar var ki, ben onu, Aşıkıyım beni çağıran bu sesin. Gün olur sürüyüp beni derbeder, Bu ses rüzgara karışır gider. Gün olur peşimden yürür beraber, Ansızın haykırır bana: -Nerdesin? Bütün sevgileri atıp içimden, Varlığımı yalnız ona verdim ben. Elverir ki bir gün bana derinden, Ta derinden bir gün bana ''Gel'' desin Ahmet Kutsi Tecer |
Sana şiirler okuyacağım, gitme Güneşler doğacak yalnızlığımdan Sana bir ışık getireceğim Büyük aydınlığımdan Sana bir dolu umut getireceğim Küçük ellerine sığmayacak Sana Afrika gecelerini getireceğim Sımsıcak Sana çiekler getireceğim bozulmuş güz bahçelerinden Sana bir serinlik getireceğim Yağmur tanelerinden Sana avuç avvuç yıldız getireceğim Güneşimden başka Sana engin denizlerin maviliğini getireceğim Köpük köpük dalga dalga Sana bir rüzgar getireceğim Dağlardan, tepelerden Gitme, sana zamanı getireceğim Zamanın bittiği yerden Ümit Yaşar Oğuzcan |
| Saat: 22:36 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık