![]() |
Bir damla sen Ve ayrılık uzayan yolda tek sırdaşım. Bu oyunun son sahnesi olacak; Perde kapandıktan sonra, Ne sen beni bir daha göreceksin, Nede ben seni... Bu birlikte son oyunumuz. Son kez gülümse, Son kez tut ellerimden. Sonra düşeceğim dipsiz karanlıklara... Alkışlarla beraber göz yaşlarımı duyacaksın. Bir gün Anlayacaksın bir damla sen isteyişimin sebebini. İşte o zaman; sende ağlayacaksın! |
DAHA GENÇECİKTİ Gözlerinde, buğulu akşamların, Kuru izleri vardı sessiz sakin... Yüreği kar, Yüzü alev alev, Gözleri belki de derin... Gökyüzüne baktı, Gündüzler parça parça, Bulutlar selamsız Güneşe ELVEDA... Dedi: karanlıklar, Güzel mi?... Dedim: güzeldir, belki de... Dedi: gündüzler. Onu gel sen bana sor... Rüzgarın tatlı uğultusunda, Tüyleri diken diken, Geceleri parça parça... Gündüzleri de artık sevsen!... Dedi: genciz Dedim: gençsin! Dedi: yüreğim yara! Dedim: doğrudur seversin... Derken, Rüzgarın uğultusu Bulutların türküsü, Yavaş yavaş uzaklaştı buralardan... Baykuşlar öttü, Sesler kesildi kaldırımlardan, Yürekler kavruldu, Ezan sesi geldi uzaklardan... Şuracıkta bir genç yaşardı Şimdi; O DA ARTIK TOPRAKTA!... |
Bir Damlaydın Gözlerimde Bir damlaydın gözlerimde; çoğaldın, Yüreğimde sel olmuşsun, daha ne... Bir bakışla ömrümü; sen esir aldın, Ölümüme yol olmuşsun; daha ne... Her zerremde sancım olsan, sızlatsan, Her yarama ellerinle tuz atsan, Yıllar yılı bana derman aratsan, Derde derman; sen olmuşsun; daha ne... Yok ki bir başkası, olamaz asla, Kalan ömrüm sensiz; geçse de yasla, Sensiz vereceğim o son nefesle, Ahretime mal olmuşsun; daha ne... .Adınız Yalnızlık. Bugün sıkılmış adanın tüm deniz fenerleri |
|
Seni Yasamak Seni her özledigimde sevgilim, Gökyüzüne bakiyorum; Gögün mavisinde gözlerini görüyorum çünkü. Seni her özledigimde bir tanem, Denizlere bakiyorum. Ufuga bakinca mucizeni görüyorum çünkü. Seni her özledigimde bir tanem, Kuslara bakiyorum. O kanatlardaki özgürlügünü görüyorum çünkü. Ve askim, seni her özledigimde, Adinda isyan ediyorum. Seni özlemek istemiyorum ben, Ben seni yasamak istiyorum, Seni her özledigimde sana bakmak istiyorum Ve seni sende görmek sadece.. Behçet Necatigil |
SON GÜL BU Son gül bu içimden sana sunduğum Dilsiz, suçsuz, dikensiz... Niceydi sustuğum Gönlü bülbülün son şakıyışı bu dudaklarımda Seyr-ü seferin sonudur bu ufuklar, bu bulutlar Tepelerinde karanfiller, eteklerinde kır çiçekleri; Kocaman bir dağ Ve sahici bir uçurum. Sen...ben...ve kavrulan enginler. Oysa bir zaman Yağı bitmez kandil kandil semanındı yıldızlar Apaydınlık Kocaman bir gökyüzü; hem gece Sen...ben...ve çıktığımız seyr-ü sefer. Peki niçin çektik onca acıyı? Hüzün bir kumardı, kaybettik sonbahardı Neyimiz kaldı bize ait olan? Biz tam alışmaya başladık; Yaşamaktan keyif almaya başlamıştık Ölümü unutmuştuk tam! Söyle kim kime doydu? Yoksa bilmiyor muydun cennet gözlüm Ben seni doymamacasına sevdim.Doymamacasına. Seyr-ü seferin sonudur bu ufuklar, bu bulutlar. Yanımdaydın bir zaman Sanki kokladığım bütün çiçekler Tenin kokuyordu. Oysa Ölümü ilk ben kokladım avuçlarından Sen yeni doğmuştun. O zamanlar bu tatlı uykular Sıcacık sarıvermezdi gülüm. Kocaman rengarenk bir düş; Sen....ben...ve yine Sen. Son gül bu içimden Sana sunduğum |
SEN BENİM İÇİN ÖZELSİN Duru bir suya baktığımda eğer tertemiz yüreğin yansıyorsa gözlerime, BEN SENİ SEVİYORUM. Aramadığın sormadığın zamanlarda, eğer yüreğimde inceden bir sızı duyuyorsam SENİ ÖZLÜYORUM. Her şarkıda, her şiirde ve okuduğum kitabın tüm satırlarında seni yaşıyorsam SENİ ÖNEMSİYORUM. Ve uğrunda vazgeçebileceğim mutluluğumken, düşünmeden feda edebiliyorsam SEN BENİM İÇİN ÖZELSİN... |
AŞKTIR AŞK BİR KADERDEN KORKARIM BİRDE SENDEN NEDİR BU ÇEKTİĞİM SENİN ELİNDEN YALAN OLSAYDI YAKMAZDI DERİNDEN AŞKTIR AŞK BUNU BİLİYORMUSUN NE ZÜLUMLER NE AHLAR DAFA FAZLASIYLA YÜREYİM YANAR DEVASI YOK BU DERDİN GÖZLERİM DOLAR AŞTIR AŞK BUNU BİLİYORMUSUN |
Artık...geldiğinde ben olmayacağım... Ve büyük ihtimalle, gelmeyeceksin de zaten... Tıpkı, aslında hiç gitmediğin gibi... Ne ile kavgalı ya da barışık olduğumu bilemedim asla... Bilemeyeceğim de.. Neyi sevdiğimi? Ne kadar sevdiğimi? Ne istediğimi?... Ve bugün, fazla bir yol da almış sayılmazken aslında.. Çok..ama çok yorgun hissediyorum kendimi.. Mesafeleri boşverip yürüyeceği yerde, Hızla koşmuş insanlar gibi nefes nefeseyim... Beynim, düşüneceği milyarlarca şeyi düşünmüş, Kalbim, atacağı milyarlarca atışı yapmış sanki.. Kendilerine tanınan zamandan çok önce... Karşıdaki Yunan adasının ışıklarını seyrederek bira yudumladığım, Bodrumun o deniz kokan, rüzgarlı barında, Gecenin içindeyim... Karmakarışık bir hüzünle beraber ve her şeyin kendiliğinden düzeleceği duygusuyla... Düzelecek olanın ne olduğunu ise hiç bilmeden... Mutsuz olduğumu söylersem eğer, sıkıldığımı çok sıkıldığımı.. Duyanların güleceğini bile bile, Mutsuzum demekten korka korka kendime.... Artık geldiğinde ben olmayacağım.... Beraber yaşadıklarımız ne kadardıysa o kadar kalacak... Sana söylediklerimden bir sözcük bile fazlasını duymayacak kulakların... Bana söylediklerini sadece hatırlayacağım, her geçen gün unutarak sesinin tonunu... Beraber gittiğimiz yerler daha fazla olmayacak hiçbir zaman... Ne birlikte kahvaltı yapacağız bundan böyle, Ne beraber yıldızları seyredeceğiz... Ve uyanmayacağız hiç bir zaman ayni yatakta yan yana.... Artık...geldiğinde ben olmayacağım... Ve büyük ihtimalle gelmeyeceksin de zaten... Tıpkı aslında hiç gitmediğin gibi... Yarın da böyle olacak bu. Ve her zaman....... |
SEN AKLIMA GELİNCE Çıksam, Çıkıp gitsem uzaklara, Burdan çok uzaklara, Yine yanımdasın ya, burkulur içim.. Hani sen gider gidersin de Evler,köyler durur ya orda, Akşamsa kuşlar göçer, Işıkları yanar evlerin, Bir hüzün çöker ya hani Karanlık iner dağlara.. Buğulanır gözlerim,burkulur içim.. Kaçsam, Kaçıp bağırsam dağlara, Feryadım yine sen olursun ya, Burkulur içim... Hani bağırsan da çıkmaz sesin Uyansam bitse bu karabasan dersin, Bir gülüş, bir dokunuş arar yüreğin.. Uyanır bakarım yoksun, Boğulur sesim... Girsem, Girip yıkansam sulara, Buz gibi denizlerde yanar, Etim cayır cayır seni bağırır ya Burkulur işte o zaman içim... Aksini görüp sularda Sarılır kucaklarım hayalini... Koşsam, Koşup karışsam kalabalığa, Gürültülü, cıvıl cıvıl, Işıl ışıl vitrinler Gidenler gelenler. Telaşlı koşarak yürüsem, Sanki bir yere yetişecekmişim, Aceleymiş işim, Bekleyenim varmış gibi hani... İçim burkulur yine Sen gelirsin aklıma. Ayaklarım ağırlaşır gitmez... Buluşurmuşuz seninle Dediğimiz yer ve saatte. Özlermişiz, Elele yürür gülüşürmüşüz. Çok şeyimiz olurmuş konuşacak, Kimseyi görmezmiş gözlerimiz. Dünya durur, seyreder Yollarımız gül olurmuş ya hani, Dertler tasalar biter, Simit alır yermişiz Dilenciye para verirmişiz hani, İçim burkulur, burkulur içim... Kalksam, Kalkıp sofralar kursam, Mumları yaksam, donatsam, Herkesi çağırıp toplasam Sen gelirsin yine aklıma Burkulur içim... Hani çok açmışız da Güle oynaya iştahla Bağıra çağıra, döke saça yer, '' Bugün neler oldu neler '' diye Hepbir ağızdan konuşurmuşuz ya... Bir sessizlik boynunu büker, Yemekler tatsız tuzsuz olur, Kurur ekmek, lokmalar büyür. Çınlar tabak çatal Sessizlik ölüm olur Dağıtmak için pusu Sözler diken olur, Sofra küser, Gönüller alıngan olur... İçim burkulur burkulur... Düşsem, Düşüp yatsam yataklara, Sen gelirsin yine aklıma... Hani çocukmuşuz, hasta olmuşuz Gözlerimiz baygın, buğulu Yanaklarımız al al, ateşli, Dışarda oyunlar oynanır neşeli Kalkamaz yataktan Kesiliriz ya iştahtan hani... Öyle işte, boynum bükülür Sen gelirsin aklıma öksüz, yalnız Bakarım camdan, yoksun Burkulur içim.... Ölsem, Ölüp gitsem mesela, Nasıl öldüğümü bilmeden, aniden. Sen gelirsin aklıma yine... Hani ölmüşüm de Sevdiklerim, sevmediklerim, Üzgün, ağlamaklı herkes. İyiliğim, güzelliğim, bahtsızlığım, Pişmanlıklar, keşkeler, feryatlar.. Ürpertiler rüzgarla karışık, Sessiz dualarla örtülür ya toprak... İçim burkulur, üzülürüm.. Ölüp gittiğime değil de Seni burda yapayalnız, bensiz Koyup gittiğime yanar, yanar içim... Sen aklıma gelince Sessizce akar süzülür gözyaşım. Sevdiğim, yoldaşım, aşkım... Burkulur yanar içim... |
| Saat: 13:19 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık