![]() |
Bir de Şu Burukluk Olmasaydı Kızgınlık ve öfke Bitmesi gerektiği için bitti sanki Artık ,daha az yer kaplıyor senden kalanlar Yüreğimde ve beynimde. Dalgın dargınlıklarım bitti . Sigaramın dumanında da yoksun Ahlar ve oflar çıkmıyor ağzımdan artık. Okuduğum şiirler , dinlediğim şarkılar ve bir çift ceylan göz, Unutturmasa da : Sürekliliği yok anımsamalarda .. İnanır mısın ? çay bile uykumu kaçırmıyor, sigaralar eskisi gibi parmaklarımı sarartmıyor. Ve hatta buzlu rakı bile sadece keyif için . Her şeyi benim için yaptığını biliyorum Galiba durmamı istediğin noktaya geldim Keşke tanışmasaydık , keşke keşke Ahh ! Ahh ! Bir de keşkelerin yarattığı Şu burukluk olmasaydı |
BASİT YAŞAMAK Basit yaşayacaksın... Meselâ; susayınca su içecek kadar basit. Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında. Tek düğmesi olacak elindeki cihazın; tek bir düğme, tek bir cümle gibi; sevince lafı dolandırmadan söylediğin “seni seviyorum” gibi. Basit bir öpücük yetecek sana; basit sıcak bir öpücük. Ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin. O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını, o öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını. Kabak çekirdeği verecek sana rakamların veremediği mutluluğu. El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak en değerli kâğıdın; hep yanında taşıdığın, atmaya kıyamadığın. İki harekette giyiniverecek, iki harekette so**nuvereceksin. Kısacık olacak uyanman ve yola çıkman arasında geçen süre; kısacık olacak, sıcacık kollara dolanman ve yolculuklara çıkman arasında geçen süre. Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını; bakışların bile anlatabilecek kendini. Beklentilerin de basit olacak. Kaf Dağı’nın önünde bekleyecek mutluluklar. Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını; ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana en ucuz aşk romanını. Pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini. Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken. Bir kasarlı tost olacak aradığın nasıl oturacağını bilemediğin sofrada; parmakların olacak en kıymetli çatalın. Yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri. İskender’in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında. Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana kontrplak bir gitarda, doğru basılmış bir “fa diyez”in mutluluğunu. Makyajın ilk “a” sına kadar bilmen yetecek. Temizlik kokacak en pahalı parfümün. “Bilmiyorum” diyebileceksin bilmediğinde ve çok normal olacak onu da bilmeyişin. Tek dereden su getirmen yetecek, bir “istemiyorum” diyebilmeye. Ne durduğu fark etmeyecek abanın altında. Saatin, sadece saati gösterecek; Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın. Küçük bir not defteri olacak bilgini en hızlı sayan. Basit yaşayacaksın, basit. Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi basit... |
Nilüfer Gibidir Sevgim Göle bezenmiş nilüfer gibidir sevgim, Kapattım çehreni, başkası nazar etmesin. Kalbe dolanmış sarmaşık gülüdür sevdam, Hapsettim kalbini, başka kullar üzmesin... Güne saklanmış yıldızlar gibidir aşkım, Yalvardım güneşe, vuslata kadar batmasın. Suya dadanmış ceylan gibidir c*****m, Ahdettim, tenine yaban kurşunu değmesin... |
Bir Deneseydin içimde sana dair ne varsa koparıyorsun bir bir bense.içimdeki yerini büyütüp büyütüp... kalbimde koyacak bir yer bulamazken kırıyorsun her defasında hiç düşünmeden : bir kelimene dünyayı değişen . sabrı agzında tesbih egleyen., siliyor içinden gün geçtikçe seni bitiyor...yok oluyor sanki sana olan o asla bitmez dedigim büyük aşkım belkide yıllardır içimde sustukça susan .herşeye evet diyen yüregim yoruldu ... kaldıramıyor artık inanmıyor artık ''seni seviyorum''dedigine hiçir şeyine anlam veremiyorum artık. herdefasında bitsin diyorum yanımda olman unutturamıyor seni:bana bitiriyorum...o durgun bakışın bir kor gibi düşüyor yüregime yakıyor yakıyor.. dayanamıyorum olmuyor.seni seviyorum beni asla anlamaya çalışmadın beni asla benim seni sevdigim gibi sevmeye çalışmadın eger bir deneseydin : benim sana hissettiklerimin sevgi olmadığını ögrenecektin.. ama denemedin... denemedin... |
Sarı Eylül bıraktığım yerde o eskici, bak.. hala sarı kazak üzerinde hani uçlarını çekiştirip durduğumuz, hani bir de başımızı altına sokup, gizlice öpüştüğümüz.. nal kesen kaldırımlarda koşardık, sırıl sıklım yağmur ve sırtımızda çamur damlacıkları başka gizli yer yoktu öpüşeceğimiz, kim bilebilirdi ki..? yaprak döken rüzgarlarıyla sarı bir Eylül düşleyeceğimiz.. |
Bir Dilek Tut Yaşadığımız günler hiçmi gelmiyor aklına Geçtiğimiz yerle,sarılıp koklaştığımız günler Benim senin bir damla göz yaşın için Dünyaları yıkacakken Sen benim yıllarca ağlamama neden oldun Peki sevmiyorsun neden beni kandırdın Neden bu tertemiz duygularımla oynadın Kurduğum düşleri yıkacak Bu dünyayı karanlık edecektin bana Neden beraber oldun Evet belki şimdi yaşıyorum Ama kalbim kırık yaşama sevincim sıfır Hani bi insan ölürde yıldız kayarmış ya Ve sen bu akşamı bekle Yıldızım kayarken bir dilek tut Bir dilek daha tutki kabul olsun Ve benim senin için döktüğüm her göz yaşı Kalbine bir mızrak gibi saplansın Ve ben sözümde duruyorum Sensiz yaşayamam demiştim ya Ve sen bunu okuduğunda Ben çoktan ölmüş olacağım Seni seviyorum ELVEDA.... |
ZULMET ÇÖZÜLÜYOR Her yanda bir ışık, karanlıklar çözülüyor, İzbelerde uğultu, yarasalarda telaş... Yalan balonları büzüldükçe büzülüyor, Kayıyor ilhad ölüm ufkuna yavaş yavaş, Her yanda bir ışık, karanlıklar çözülüyor. Milyonlarca yıldızdan milyonlarca gizli nûr, İniyor sessiz sessiz zulmetlerin bağrına.. Ve inançla ışıldayan çehrelerde huzûr, Koşup ebediyet üflüyorlar dört bir yana, Milyonlarca yıldızdan milyonlarca gizli nûr, Her gün daha da enginleşiyor mâvi ümid, Baykuşlar her yanda ölüm marşları söylüyor.. Ve işte ufukta levent boylu 'Nesl-i cedîd'! Gecelerde hırıltı, geceler boğuluyor; Her gün daha da enginleşiyor mâvi ümid... Ürpertiyor karanlıkları esen rüzgârlar, Toprak rahmete döndü çölün enginlerinde.. Ve kabarıyor denizlerde mâvi dalgalar; Renkli baharlar müjdesiyle günün birinde.. Ürpertiyor karanlıkları esen rüzgârlar. |
Bir Garip Duygu Bu Pişmanlık Bir garip duygu bu pişmanlık. Anlat desen anlatamazsın derdini, İçini dökemezsin sevdiğine. İçine atarsın,kaybolduğunu sanırsın pişmanlıklarının, Ama yanılırsın. Her şeyin güzel gittiği sırada çalar kapını. Utanırsın yaptıklarından. Sevdiğini düşünürken gelir mesajı, Geçmişini anlatır,pişmanlıklarını. Önce sevdiğin gider, Sonra sonra ruhu. Anlarsın belki doğruyu, Anlarsın belki yaptığın hataları, Yalnızlığınla başbaşa kaldığında. İstedim ki sevdiğim üzülmesin, Kalbi kırılmasın. İstemeyerek en çok onu üzdüm, En çok onun kalbini kırdım. Ama şimdi anladım; Artık ne eski ben varım, Nede eski sevdiğim. Dedim ya bir garip duygu bu pişmanlık. Ben kayboldum geçmişimde, Ben kayboldum,kaybolan sevgimde. Pişmanım şimdi geçmişimden. Pişmanım şimdi sensizliğimden. Mavi artık gökyüzü. Adını okuyamıyorum artık yeşilde, Sesini duyamıyorum artık bana her seslenende. Umudu göremiyorum kalbimde, Ruhunu duyamıyorum kaybolan benliğimde. Pişmanım şimdi bir hata uğruna, Kaybolan her bir şiirde ve mektupta. Bir gün unuturum belki pişmanlığımı, Ama bir hiç uğruna kaybettiğim seni asla... |
!!!!!!! SeNsİzLiK !!!!!!!!!!! SEN HİÇ GÖRMESEYDİM SENİNLE TANIŞMASAYDIM AŞKIMI FİLİZLEMESEYDİM NE OLURDU KARŞILAŞMASAYDIK.. ŞİMDİ BEN SANA AŞIK OLDUM AMA SEN BAŞKASINA AŞIK KAVUŞAMICAZ HİÇ BİRZAMAN AMA ŞUNU BİL SENİ HİÇ UNUTMUCAM!!! |
Bir Gece Ansızın Gelebilirim Bu kadar yürekten çağırma beni Bir gece ansızın gelebilirim Beni bekliyorsan, uyumamışsan Sevinçten kapında ölebilirim Belki de hayata yeni başlarım İçimde küllenen kor alevlenir Bakarsın hiç gitmem kölen olurum Belki de seversin beni kim bilir Kal dersen, dağlarca severim seni Bir deniz olurum ayaklarında Aşk bu özleyiş bu, hiç belli olmaz Kalbim duruverir dudaklarında. Ya da unuturum kim olduğumu Hatırlamam belki adımı bile Belki de çıldırır, deli olurum Sana kavuşmanın heyecanıyla Aşk bu, bilinir mi nereye varır Ne durdurur özleyeni, seveni Bakarsın ansızın gelebilirim Bu kadar yürekten çağırma beni. |
| Saat: 13:20 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık