![]() |
Desem ki....! Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır, Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor, Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini. Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim, Senden kopardım çiçeklerin en solmazını. Toprakların en bereketlisini sende sürdüm, Sende tattım yemişlerin cümlesini. Desem ki sen benim için, Hava kadar lazım, Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir şeysin; Nimettensin, nimettensin! İnan bana sevgilim inan, Evimde şenliksin, bahçemde bahar; Ve soframda en eski şarap. Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, Rüzgarlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber. Günlerden sonra bir gün, Şayet sesimi farkedemezsen Rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden, Bil ki ölmüşüm. Fakat yine üzülme, müsterih ol; Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini. Ve neden sonra Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede, Hatırla ki mahşer günüdür, Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum. ........................................... Cahit Sıtkı Tarancı |
Yinede Ayrılık düşer bazen merhabalarımıza… Oluşturduğumuz “biz” kalıpları çöker… Var olan iki ayrı kutuptur artık… Ya “vazgeçen” oluruz bu ayrılıkta.. Ya da “ vazgeçilen”… Bir tercihtir vazgeçmek.. Eksilmiştir yüklediğiniz değerler, gidip de dönmemeyi, dönüp de bakmamayı göze almışsınızdır… Oluşturduğunuz o “biz” kalıbından kendinizi alır ve gidersiniz bu merhabadan … Hayata başka bir yerden, başka bir noktadan başlamaktır vazgeçmek… Yeniden başlamaktır.. Yarın vardır önünüzde.. Ve yarına ait umutlar… Seçeneksizliktir vazgeçilen olmak… Giden gitmiştir ardında boşluğunu bırakarak… Ve siz kalansınızdır… Orda… Öylece… Eksilmektir vazgeçilen olmak… Bir yokluğun sızısını yüreğinizde anbean taşımaktır… Vazgeçenden geriye kalan tenhalığı,ıssızlığı kalabalıklarla…. Sessizliği hiçbir sesle dolduramamaktır… Nedenler ve niçinlerle daha da kararıp uzayan gecelerdir… Bir sızıyla bölünen uykulardır… Dağılmak, parçalanmaktır çokça… Unutmak için zamana umut bağlamaktır… Zaman akıp giderken hayatımızdan… Kimi zaman ” vazgeçen” oluruz bir merhabada… Bir başkasında “vazgeçilen” belki… Vazgeçmenin umursamazlığında da olsak… Vazgeçilmenin umarsızlığında da… Anlar ve anılardır yanımızda kalan… Sonra… Bir maske takıp yüzümüze… Sevginin çıplaklığını örtsün diye… Katılırız akan zamana yine de… Esin Ardıç |
Gel Gayrı... Azad edip gönlümü, saldım aşk kucağına. Girem dedim bağına, bağın neden çoraktır. Gönlün bana şafaktır, daldım aşk bucağına. Geleceksen gel gayrı, can vuruldu dallarda... Coşkun seller nerede ? niye ki bu duruluş. Çağla gönül telinden,niçin ki bu yoruluş. Konuştur gözlerini, nedendir ki bu susuş. Geleceksen gel gayrı, can yoruldu kollarda... Ay saklanmış buluta, ben doğayım gecene, Dağlar küsmüş yankı yok, ses olayım hecene, Kafiyesiz de olsa, dizele aşk bestene, Geleceksen gel gayrı, can duruldu yollarda... Sakın deme olmadı, biz bunu aşk mı sandık. Boşuna mı kavrulduk, böylesi içten yandık. Daha yolun başıydı, ne de çabuk usandık. Geleceksen gel gayrı, can soruldu sallarda... Aynur Dağlı |
Ben yolunda ölmez miyim Türkiyem Kurban olayım toprağına taşına Ben yolunda ölmez miyim Türkiyem Hasret kaldım baharına kışına Kıymetini bilmez miyim Türkiyem Ben yolunda ölmez miyim Türkiyem Özleminle cayır cayır yandıkça Gönlümdesin, hep sendeyim sandıkça İçim bir hoş olur seni andıkça Sana koşup gelmez miyim Türkiyem Ben yolunda ölmez miyim Türkiyem Öz vatanım, ana yurdum mekânım Helâl olsun sana canım ve kanım Senin için olsa ölmek imkânım Ölürken de gülmez miyim Türkiyem Ben yolunda ölmez miyim Türkiyem Geçirsem de gurbet elde çağları Koparamam asla senden bağları Aşkın için nice yüce dağları Ferhat gibi delmez miyim Türkiyem Ben yolunda ölmez miyim Türkiyem Mikdat Bal |
_____ Vardı / Yoktu _____ ufacık ellerin vardı, yüreğime koyduğum... / yüreğimi yaralayan mahur gözlerin vardı, ağladıkça üzüldüğüm.... / göz yaşlarımı çalan gülüşlerin vardı, kulaklarımda yankılanan.... / sahtemiydi bahar kokan teninde, yaşanmış kaçıncı mevsimin hiç bahsetmediğin...... / kandığımı sandığın alıntı |
Anadolum Anadolum Türkiyem benim eşsiz vatanım Ankara’dır başkentim Konya buğday ambarım Ben ezelden beridir hür doğdum hür yaşarım Sana kem gözle bakan tüm gözleri oyarım Çukurova,Şanlıurfa,Ağrı diyor ben varım Antalya ovasında gelmiş benim baharım Erzurum yaylasında yeni doğmuş kuzular Yılın dört mevsiminde senin başkadır tadın Fırat'la Dicle nehri boydan boya uzanmış Menderes kollarıyla bin bir bereket salmış Gülümsüyor Atatürk bize Anıttepe’den Kaderde bir kez ölüp bin kez dirilmek varmış Anadolum yaşadım suyunla toprağınla Kol attın damar damar kanın var vücudumda Bana nasip olmasın senden başka bir vatan Acımadan kıyarım ben o zaman canıma Türkiyem bak tarihe şanlı yazıldı adın Mehmetçikler sınırda bekliyor adım adım Önce vatan yazılı dağın taşın toprağın Türkiyem Anadolum benim eşsiz vatanım Şükran Çamoğlu |
Mutlumusun Sevgilim Sen bilmem hangi evde Mutlu günler yaşarken Başka kınalı eller Heran seni okşarken Ben yine burda sensiz Ben yine sana hasret Yaşadığın bu günler Mutlu olsun sevgilim Anma beni anında Sil bütün hatıranda Adım varsa aklında Siliver gitsin şaşkın Yıllar önce açlığı Sefilliği çekmiştik Ayrılılık olmasın diye Yemin bile etmiştik Sen şimdi ayrı evde Ben yine hayallerde Bilmem hangi günlerde Nasıl sevda çekmiştik Bu ayrılık kelimesi Ağzımızdan çıkmazdı Gözün hep gözlerime Bakar iken bıkmazdı Sen şimdi başka evde Mutlumusun şaşkınım Ben mutlu olamadım Hala sana küskünüm Bilirmisin düğün dernek Beni mutlu etmiyor Yıllar geçsede inan Kinim sana bitmiyor DÖNER bitir bu işi Adam olmaz bu kişi Serserilik dir onun işi Saten bitirdim bu işi Döner Özeke |
Hoş Geldin Ey Rasül Hoş Geldin Nebi Davet etti Mevla’m miraç gecesi Çağırılan insanlığın yücesi Seni selamladı orda nicesi Hoş geldin Ey Resul Hoş geldin Nebi Mevla’mın daveti mükafat mutlak Mescidi aksadır birinci durak Bineğin gelmiştir cennetten burak Hoş geldin Ey Resul hoş geldin Nebi Mevla’m demiş artık gam kederi sil O gece Rabbin sana uzak değil Sana eşlik eden elçi Cebrail Hoş geldin Ey Resul hoş geldin Nebi Katları geçerken selam eyledin Ümmetinden dosta selam söyledin Günahı olanı bilmem neyle din Hoş geldin Ey Resul Hoş geldin nebi Hakkın huzuruna vardığın zaman Dedin ümmetimin hali çok yaman Bizler için Rabden diledin aman Hoş geldin Ey Resul hoş geldin Nebi Lokman Bal |
Ay dolunay ay seni yaşatıyor bana sevgili yakamozlarla deniz beni uzakları okşuyor ay ışıkları kolların bomboş bilmekteyim hissetmek medcezirlerini bütün denizlerin aşk cığlıklarını evrenin yakomazların çakıltaşlarının tüm şarkıların sesinde baktığım noktadan aydınlıkların yansımasını anılarımın sen ben ve nevbaharın artakalan zamane aşklarından dolunay zamanlarının yarımdan iki karanlık iki ay gelişinden belli mehtap ay dolunay 30.06.2004 Nevin Kalafatoğlu |
|
| Saat: 13:01 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık