![]() |
adımı unuttum adı olmayan yerlerde ne in ne cin ne benî adem zamanlar içinde kuşlar uçuyor kervanlar geçiyor bir iğne deliğinden çarşılar kuruluyor sarayları oyuncak insanları karınca şehirler zamanları gördün mü bir iğne deliğinden adımı unuttum adı olmayan yerlerde geçip gidenlere bakarak Asaf Halet Çelebi |
Tenindeki Kutsal Mum En ayıp sözcüklerle soyardım bedenini, Düşlerimin teriyle kirletir, En sabırsız, en iştahlı, en yabancı yanımla girer, Arzularımın kanıyla kirletirdim onu. Oysa kötülendikçe, kirlendikçe yüreğinden Işımaya başlayan Hissettiğim en kırılgan bedendi seninkisi Biterdi sonra her şey... Asıl serüveni başlardı bedeninin, Çekilir bir köşeye seyrederdik... Ayıp, kirli, kötü Ne varsa, Teninin içindeki pencereerde yanan kutsal bir muma dönüşürdü... Çekilir bir köşeye seyrederdik... Cezmi Ersöz |
Geceler midir tükenip giden Aylar mı yoksa ay ışığında Ey soluğumu soluğunda sevdiğim Sesimi sesinde dinleyip,yüreğinin rengine gönül verdiğim. Bil ki senden uzak ne kuşları avutabilir beni buranın adnan yücel |
Ay bakışı... Yalnızlık düşlerde kaldı ayrılık ufka asılmış ekşi bir şarap tadında anı parçalanmış değil kalpler fırtınalardan etkilensin acım tadındaki tiryakilik sen yeniden baharım bir çift göz var bulutların arasında bir sana bir bana bakışlım ay parçam gül yüzlü yarim... Zeki Arlan... |
Sel taşkını bir akşamüstü Bulutları bağrına basan Ağaçlara sordum seni Yaprak rüzgarı tutmaz dediler Uzun uzun baktılar yalnızlığıma Yangın yeri bir yürek Bir de yağmur gösterdiler Ne olur şu yağmurların Birdenbire yağanı ben olsam Rüzgarı düğümlesem saçlarına Bir daha bırakmasam Öpsem kirpiklerini Süzülüp gözyaşlarına karışsam Çağlayıp aksam çağlayıp aksam Yüzündeki ırmaklarla geçsem ovaları Dudaklarında denizlere çıksam adnan yücel |
SAY Kİ BİR ÇOCUĞUM Say ki küçük bir çocuğum Gidişini anlayamayacak kadar küçük Saf bir bulutun çözüldüğü gibi Yağmurlarla yırtılıyor içim Saçların nasıldı, gözlerin nasıl Uzun muydun serviler gibi Nasıl kokardı yüzüme eğilen soluğun Okuduğun masallarda kaldı sesin Say ki bir çocuğum Gidişini anlayamayacak kadar küçük İçimin soruları gözlerimde büyürken Nedenini bilmeden, anlamadan, belki sezerek Ağlayan küçük bir çocuğun ardından Saf bir bulutun çözüldüğü gibi Yağmurlarla yırtılıyor içim Niye kundağına sığmayan Afacan bir çırpınışım bugün Daha yüzünün resmiyle boyamadan Aklımın bütün duvarlarını Minik kalbimi nasıl bırakıp gittin Geçen teyzem gösterdi Gökyüzündeki o teneke kuşu Onun içine nasıl sığdın annem Sahi gitmek neydi Emdiğim parmağımı Niye acıyla ısırdım o gün Aydın Öztürk |
CAM GÖBEĞİ BİR MAVİ karanlığa gizli kelimelerde bir sırrın esiri olur isteksiz bir yakamoz başlarken denizlerimde utanır dudaklarım dudaklarına değdiğinde saklanır ama yine de gelirim küçük bir kızın ürkekliğiyle gün geceye dönerken şiirler akar akar akar su damlası gibi her dem hece hece parlak gök/yüzümde tirşe düşlerimi yalnızlığımı da bırakıp şiirler de sırrına bir türlü eremediğim ak yıldız yeter derken sır veririm şehrime her gece erguvanlar açmadan sarınır senli düşlerim maviyle ve yeşile cam göbeği bir mavi seni bekler bembeyaz bir at murat olur dudağımın kıvrımında gülüşle sana gelirim Birsen ATEŞ |
https://www.msxlabs.org/forum/ads/adsixx.gif https://www.msxlabs.org/forum/images/siir.gif Ben Seni Severdim Ben seni severdim Ve canım yanardı Ben seni severdim İçim kan ağlardı Ben sana yanardım Günlerim yanardı Hiç yaşanmazlardı Seni sevdiğim her mevsim acı sonbahardı Ben severdim seni Kanardı gözlerim Yanardı canım Yine de severlerdi Ben 'seni seviyorum' derdim eskiden Şimdi ne demeli bu yorgun beden Şimdi nefretlere mi sürmeliyim sevdamı Beddualar mı yakıştımalı adının yanına Olmadı, olmuyor Ben seni severdim Kıyamam ki..... Birsen Tunç |
Veda Hutbesi... Madem terkediyorsun kaderini bende kedilerin geçmeyeceği bir yol bul kırlangıçlarıçların dayanmayacağı bir kubbe dağlarına tırmanamayan bir sis veda hutbesinde... Nursel Türkemiş |
seni seviyorum Seni seviyorum çağladıkça coşan su estikçe dellenen rüzgar ekildikçe anaçlaşan toprak öğütler bunu bana seni severken türküden türküye geçer ırmak toprak yaz yağmurlarıyla oynaşır öğle tozlarıyla dolanır rüzgar ufku adınla uyarırlar beni seni seviyorum bağda çillenen salkım dalda allanan meyva öttükçe kendini tüketen kabakçı kuşu öğütler bunu bana seni severken yaz güneşi şehvete boğar bahçeyi kükürt adetleriyle solar bağ yaprakları ballı incirde yaşar -bin bir cilveli- aşklarını turunç gerdanlı kuşlar haberler getirir sağdıçlarım gül kurusu mektuplar seni seviyorum hayra yorulan düşler ceviz sandıkta bekarlığının gül suları taş yastıklarda zümrütüanka kuşları öğütler bunu bana adnan özer |
| Saat: 22:36 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık