![]() |
ÖSYM'den Beklenen Açıklama Geldi Alıntı:
ÖSYM'den Beklenen Açıklama Geldi 11 Nisan 2010 tarihinde yapılan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ile 19-20 ve 26-27 Haziran 2010 tarihlerinde yapılan Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) sonuçlarına göre yükseköğretim programlarına merkezi yerleştirme işlemleri tamamlanmış olup, sonuçlar 13 Ağustos 2010 Cuma günü saat 10.00’dan itibaren ÖSYM’ye ait aşağıda gösterilen internet adresinden öğrenilebilecektir. 2010-ÖSYS Yerleştirme: Sonuçların Açıklanması (12.08.2010) Yerleştirme sonuçları ve kayıt işlemleri ile ilgili basın duyurusu da aynı saatte ÖSYM’nin internet sayfasında yer alacaktır. Kamuoyunun bilgisine sunulur. Prof. Dr. A.Ünal YARIMAĞAN İnternet Adresleri:ÖSYM Başkanı http://osys.osym.gov.tr http://osys2010.osym.gov.tr ÖSYM |
Rusya'da "Çernobil" korkusu Rusya'da yangınla mücadele ekipleri, 1986 yılında Çernobil faciasının meydana geldiği ülkenin batısındaki bölgeye yangınların sıçrayıp, tehlikeli radyoaktif maddeleri yeniden harekete geçirmesini önlemek için denetimlerini artırdı. Rusya Acil Durumlar Bakanlığı Sözcüsü İrina Yegoruşkina yaptığı açıklamada, Rusya'nın Çernobil faciasından en fazla etkilenen bölgesi olan Biryansk'ta, bu hafta içinde 6 yangının meydana geldiğini ve yangınların çok hızlı bir şekilde söndürüldüğünü söyledi. Yegoruşkina, Moskova'dan bölgeye giden radyasyon uzmanlarının, Rusya'nın Ukrayna ve Belarus sınırında incelemelerde bulunduğunu belirterek, uzmanların bu bölgedeki radyasyon seviyesinde bir artış tespit etmediğini kaydetti. Çevre uzmanları, toprağa işleyen radyoaktif maddelerin yangınların devasa ormanlık alana sahip bölgeye sıçraması halinde, dumanlar aracılığıyla ülkenin başka bölgelerine sürüklenebileceği uyarısında bulunuyor. Biryansk bölgesindeki Ormanları Koruma Ajansı Başkan yardımcısı Vasiliy Tuzov yaptığı açıklamada, özellikle Çernobil faciasından etkilenen bölgedeki devriyelerin artırıldığını belirterek, "Tehlike var, ama durumu kontrol ediyoruz" dedi. Tuzov, Biryansk bölgesinin değişik yerlerinde toplam 3 bin 900 hektarlık alanda yangınların meydana geldiğini ancak bunların çoğunun söndürüldüğünü belirterek, "Yangınların radyoaktif tozlarla kirlenmemiş bölgelere radyoaktif tozları taşıyıp taşımadığı henüz bilinmiyor. Çalışanlarımızın bunu belirlemek için ölçümler yapması gerekiyor. Şu an tüm bildiğimiz yüksek radyasyon oranlarının olduğu bölgelerde bazı yangınların olduğu" ifadesini kullandı. Rus ekoloji uzmanlarından Aleksandır İsayev de yaptığı açıklamada, ormanlık bölgenin zemininde kalan radyoaktif elementlerin büyük tehlike oluşturabileceğini belirterek, "Bu radyoaktif elementlerin karıştığı bir duman bulutu çok geniş bir coğrafyaya yayılabilir" dedi. Özellikle başkent Moskova'nın çevresinde ve Rusya'nın batı bölümünde son haftalarda meydana gelen çok sayıda orman yangını ve bataklık yangını Moskova'nın bir hafta boyunca dumanlara teslim olmasına neden olmuştu. Moskova'da günde 360-380 olan ölüm ortalaması, kentteki hava kirliliğinin normal değerlerin 7 kat üstüne çıktığı günlerde 700'e yükselmiş ve kentteki morglarda yer sıkıntısı başlamıştı. Acil Durumlar Bakanlığı, ülkenin değişik bölgelerinde 90 bin hektardan fazla alanının yanmasına neden olan 600 yangının söndürülmesi için 37 yangın söndürme uçak ile helikopterinin yanı sıra, 165 bin kişinin çalıştığını kaydetti. CNN - Türk - 12.08.2010 |
Brezilya'da uçak denize düştü Brezilya'nın başkenti Rio de Janeiro semalarında korku dolu anlar yaşandı. Üç kişiyi taşıyan özel uçak denize düştü. Ancak kazada şans eseri ölen olmadı. Rio Uluslararası Havalimanı'ndan kalkan 3 kişiyi taşıyan özel uçak, havada arızalandı. Ardından Santos Dumont Havalimanı'na yönelen uçağın, tekerleklerinin patlak olduğu anlaşıldı. Havaalanını pas geçen uçak, denize düştü. Kaza sonucu uçakta büyük maddi hasar meydana geldi. Ama uçaktaki üç kişi de kazayı hafif sıyrıklıklarla atlattı. Olay sonrası bölgedeki Santos Dumont Havalimanı bir saat kapalı kaldı. Bazı uçuşlar ertelendi. CNN Türk - 13.08.2010 |
Guam Adası açıklarında 7.2′lik deprem Büyük Okyanus’un batı kesiminde yer alan Guam Adası açıklarında 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Depremin merkezinin Mariana adalarının en güney kesiminde yer alan Guam Adası’nın 346 kilometre açığında ve 19 kilometre derinlikte olduğu tespit edildi. Havai’de bulunan Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi, deprem nedeniyle bölgede geniş çaplı bir tsunami beklenmediğini bildirdi. Kaynak: Cumhuriyet - 14 Ağustos 2010 |
Depremden ders almadık 1 ek ![]() 17 Ağustos 1999'da gece 03:00 sıralarında Marmara Bölgesi 7.4 ile sallandı. Yaklaşık 17 bin bina o depremin ilk dalgasıyla yerle bir oldu. Ve o binalardaki binlerce kişi hayatını kaybetti, onbinlercesi de evsiz kaldı. Aradan tam 11 yıl geçti. Geçen zamanda depreme dayanıklı binalar yapıldı, nasıl davranılması gerektiğini anlatan televizyon programları ve eğitimler de verildi. "Önlemler alınmalı, depremle yaşam öğrenilmeli" denildi. Ama denildiği gibi olmadı. 17 Ağustos depreminin merkez üssü Kocaeli'de ortaya çıkanlar ürkütücü. Kocaeli Valisi Ercan Topaca, depremin ardından 2 bin 557 binanın orta hasar gördüğünü ancak bunlardan 692'sinde güçlendirme ve onarım yapılmadığını söyledi. Yani hala bu evlerde konaklayan binlerce kişi tehlike altında. Kentte acilen yıkılması gereken konut sayısı 180. Ancak bunlardan bazılarında hala oturanlar var. Valilik şimdi bu evlere yeni bir tebligat göndermeye hazırlanıyor. 17 Ağustos gecesi dev dalgaların binaları yuttuğu Gölcük'te ise depremin kalıntıları adeta su altında. İlçede tedirginlik sürüyor. Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, onarılan binaların bile kendilerini korkuttuğunu söyledi.. Depremin merkez üssünde anma etkinlikleri akşam saat 21:30'da İzmit Fuar Alanı'nda başlayacak ve depremin meydana geldiği 03.02'ye kadar devam edecek. Fotoğraf sergilerinin de açılacağı alanda denize çelenk bırakılacak, saygı duruşunda bulunulacak. CNN Türk - 15 Ağustos 2010 |
500 Bin memura İkramiye Müjdesi 500 bin memura ikramiye müjdesi Meclis'te kabul edilen torba kanunla, istifa etmesine rağmen emeklilik ikramiyesi alamayan 500 bine yakın memura müjdeli haber geldi. Bu durumda olan vatandaşlar, Sosyal Güvenlik Kurumu'na müracaat ederek ikramiyesi alabilecek. Anayasa Mahkemesi'nin, istifa eden memurların ikramiyesiyle ilgili kararı sonrası çıkarılan ve 19 Haziran'da yasalaşan düzenleme, bu durumda olan çok sayıda memuru sevindirecek. Konuya ilişkin olaylar şöyle gelişmişti: * Anayasa Mahkemesi, 2829 sayılı Kanun'un ilgili maddesindeki "Son defa T.C. Emekli Sandığı'na tabi görevlerden emekliye ayrılan ve ..." ibaresini Anayasa'ya aykırı bularak 2009'da iptal etti. Bu iptal, istifa eden memurların emekli ikramiyesi almalarına imkan tanındı. * Ancak, karar, istifa eden memurların emekli ikramiyesi almalarının yolunu otomatik olarak açmadı. Emekli ikramiyesi almak isteyenler mahkemelerde dava açarak haklarını almaya çalıştı. HÜKÜMET HAREKETE GEÇTİ * Bu gelişme sonrası hükümet, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda yasal düzenlemeyi hayata geçirdi. * Resmi Gazete'de 19 Haziran'da yayınlanan ve 'Torba Kanun' olarak adlandırılan düzenlemenin 14'üncü maddesiyle memurları sevindiren değişiklik yapıldı. EMEKLİ İKRAMİYESİ VERİLİR * Resmi Gazete'de yayınlanan kanun istifa eden memurlara her hizmet yılı için bir maaş tutarında emekli ikramiyesi ödenmesini düzenliyor. * Yeni düzenlemede, konuyla ilgili olarak şöyle deniyor: "Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4'üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malûllük veya vazife malûllüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarların bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir." 500 BİN KİŞİYİ İLGİLENDİRİYOR Resmi Gazete'de yayınlanan kanuni düzenlemenin geçmişte de memurluktan istifa etmiş olan kişileri de kapsıyor. Memurluktan istifa eden 500 bine yakın vatandaşın Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) müracaat ederek memurlukta geçen süreleri kadar emeklilik ikramiyesi almaları mümkün olacak. SSK ve Bağ-Kur'dan emekli olana da yarar Yeni düzenleme devlet memurluğundan istifa ettikten sonra SSK veya Bağ-Kur'dan emekli olanlara imkan sağlıyor. Örneğin 20 yıl memur olarak çalıştıktan sonra istifa edenler, her yıla bir maaş tutarında ikramiye olmak üzere 20 maaş tutarında ikramiye alacak. Bu düzenlemeye göre istifa eden memurun istifa ettiği dönemdeki maaşı karşılığında mı yoksa aynı derecedeki memurun bugün aldığı maaş tutarında mı ikramiye ödeneceğine SGK karar verecek. Yeni yasal düzenlemeden yararlanmak için geçmişte istifa eden memurların da SGK'ya müracaat etmeleri gerektiği belirtiliyor. SGK'nın, yeni yasal düzenleme nedeniyle istifa eden ve kuruma müracaat eden memurlara ödemeyi hemen yapması gerekiyor. Ödemenin eksik yapılması halinde veya yapılmaması halinde Anayasa Mahkemesi kararı ve yasal düzenleme nedeniyle mahkemeye müracaat edilerek ikramiye alınabilir. Toplu görüşme talepleri hazır Memur örgütleri ile hükümet arasında, 2011 yılıyla ilgili toplu görüşmeler 15 Ağustos'ta başlıyor. Örgütler de, bu konudaki temel taleplerini kamuoyuyla paylaşmaya başladı: EN AZ 1650 LİRA OLSUN KESK: Örgüt, toplu görüşme masasına bir kez daha 'toplu sözleşme yapalım' diye gidecek. Örgüt, görüşmede en düşük memur maaşının bin 650 TL olmasını da talep edecek. 2 yıllık reel kayıpların yüzde 20'lerin üzerinde olduğunu tespit eden örgüt, ortalama 300 TL'lik seyyanen zam isteyecek. Örgüt ayrıca net ücret tutarında yılda iki kez ikramiye de talep edecek. 4B VE 4C KALDIRILMALI Kamu-Sen: Geçmiş dönem kayıplarından yola çıkan örgüt, seyyanen 200 lira, 2011 yılı için ise enflasyon hedefinin üzerine yüzde 2 refah payı eklenmesi suretiyle yüzde 10 maaş zammı istiyor. Buna göre de en düşük memur maaşına zam talebi 310 lira. 4B ve 4C statüsünde eleman çalıştırma uygulamasından bir an önce vazgeçilmesini de isteyen örgüt, kamu çalışanlarının iş güvencesi konusunda ısrarcı olacak. PRİM İKRAMİYE OLSUN Memur-Sen: Örgüt, toplu görüşmelerde sahici enflasyonla belirlenmiş bir zam oranı ve refah payı talep edecek. Ayrıca ortaya çıkacak yüzdelik zamma ilave olarak da ek ödeme isteyecek. Toplu görüşme priminin de 'toplu sözleşme ikramiyesi'ne dönüştürülmesi istenecek. |
KPSS'de 120'de 120 yapanların 20'si akraba çıktı KPSS'de 120 sorunun tamamını bilen 20 kişinin eş, kardeş ya da akraba olduğu ortaya çıktı! Posta gazetesinde yer alan habere göre 10-11 Temmuz’da yapılan 800 bin kişinin katıldığı Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda (KPSS) öğretmen adaylarının girdiği ‘Eğitim Bilimleri Testi’nde 120 sorudan 120’sini de 300’den fazla kişinin bilmesi “Sorular çalındı ya da kopya çekildi” şüphesini doğurmuştu. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan “İddialar ciddi değil ama yine de inceliyoruz” demişti. Sınavda birinci olanlardan 20’sinin aynı evde yaşayan eş, kardeş ya da akraba olduğu ortaya çıkınca “Sorular çalındı” şüphesi doruğa ulaştı. Adaylar sınavı düzenleyen ÖSYM’nin başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan ve bağlı olduğu YÖK’ün başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan hakkında suç duyurusunda bulunurken, Eğitim-Sen soruşturma bitene kadar öğretmen atamalarının ertelenmesi için Milli Eğitim Bakanlığı’na başvuruyor. CNN Türk - 22.08.2010 |
MEB en çok hangi dalda atama yapacak? Milli Eğitim Bakanlığı'nın 30 bin öğretmen için ayırdığı kadrolar belli oldu. 31 Ağustos'ta yapılacak atamalarda aslan payı 6 bin 865 ile sınıf öğretmenliğine ayrıldı. Okul öncesi öğretmenliği kadrosuna da 2 bin 658 kontenjan verildi. Binlerce öğretmen adayının sabırsızlıkla beklediği atama takviminin önceki gün başlamasının ardından hangi branşa ne kadar kontenjan ayrıldığı da açıklandı. 2010 Ağustos döneminde ataması yapılacak 30 bin öğretmene ayrılan kadro ve taban puanlar Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) internet sitesinden açıklandı. Öğretmen adaylarının T.C MEB Personel Genel Mdrl adresinden yapabilecekleri başvuruların 27 Ağustos'a kadar devam edeceği kaydedildi. 31 Ağustos'ta bilgisayar kurasıyla belirlenecek atamalarda en büyük pay 6 bin 865 ile sınıf öğretmenliği branşına verildi. Onu 2 bin 658 kontenjan ile okul öncesi öğretmenliği izledi. Uzun süredir atama yapılmadığı için isyan eden Türkçe öğretmenlerine de gün doğdu. MEB Türkçe öğretmenleri için bin 224 kadro ayırdı. Müfredatta ders saatleri düşürülen bilişim teknolojileri öğretmenlerine de 972 kadro tahsis edildi. |
1 bardak kola neler yapıyor neler! 1 ek ![]() Bir bardak asitli içeceğin bir saatte vücudunuza yaptığı zarara inanamayacaksınız. İşte felakete götüren kısır döngü. Asitli içecekler neden şişmanlatır? İlk 10 ve ilk 40 dakikada bakın kola vücutta kan şekerini nasıl etkiliyor? Prof. Dr. Canan Karatay, 'Asitli içeceklerden içince vücudunuzda neler olduğunun farkında mısınız?' diyerek aşağıdaki açıklamayı yaptı: 1. İlk 10 dakikada: Kanınıza hemen 10 çay kaşığı kadar şeker girer. Bu normal günlük dozun 100 katı kadardır. Bulantınızın olmamasının nedeni içinde bulunan 'fosforik asiddir'. 2. İlk 20 dakikada: Kan şekeriniz aşırı şekilde yükselir. Bunun sonucu pankreasınızda aşırı derecede insülin salgılanır ve kan şekerinin fazlası karaciğerde yağ olarak depolanmaya başlar. 3. 40 dakika içinde: Kafeinin tamamı dolaşıma girmiş olur. Kan basıncı yükselir, karaciğerden daha fazla şeker yapılarak kana geçer ve kan şekeri tekrar yükselir. 4. 45 dakika içinde: Beyinde dopamin yapımı artar, mutluluk hissi başlar (eroinin etkisine benzer bir etki meydana gelir.) 5. 60 dakika içinde: Ani açlık hissi oluşur. 6. Tekrar kolaya ve tatlılara saldırısınız. 7. Bu kısır döngü devam ettiği süre karaciğer ve göbek yağlanması artar, vücudun tüm hücrelerinde LEPTİN ve İNSÜLİN DİRENCİ gelişir. 8. Şişmanlık hastalığını başlatmıştır ve bütün dejeneratif hastalıkların nedenidir. Kaynak - 23 Ağustos 2010 Pazartesi |
Yarımağan Görevi Bırakıyor Yarımağan Görevi Bırakıyor Ösym Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, "Şevkim Kırıldı. Bu İşin Hesabını Vereceğim. Sonra da Görevi Bırakacağım" Dedi. http://img.haberler.com/haber/584/yarimagan-gorevi-birakiyor-2205584_9782_o.jpg ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, KPSS'ye yönelik iddialarla ilgili kopya bulgusuna rastlanmadığını açıkladı; ardından "Şevkim kırıldı. Bu işin hesabını vereceğim. Sonra da görevi bırakacağım" dedi. Yarımağan, sınavın iptal edilmeyeceğini de sözlerine ekledi. "Kopya bulgusuna rastlamadık. Benim yapacaklarım bu kadar" diyen Yarımağan, soru kağıtlarındaki "Ha gayret", "Ah bir öğretmen olsam" yazılarını örnek göstererek, "Böyle öğrenciler tabii ki başarılı olur" dedi. Ellerindeki adaylarla ilgili tüm verileri incelediklerini ancak "bir sonuca varamadıklarını", kopya bulgusuna rastlanmadığını belirten Yarımağan, "Bizdeki bilgilerde bir anormallik yok. Benim yapacaklarım burada bitiyor" diye konuştu. Yüksek puan alan adayların soru ve cevap kağıtlarını bizzat kendisi de inceleyen Yarımağan, 10-11 Temmuz 2010 tarihlerinde yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı'na ilişkin iddialarla ilgili açıklamalarda bulundu. işte olay açıklamadan satırbaşları: - Elimizdeki verileri incelediğimizde bir sonuca varamıyoruz. Bizdeki bilgilerde bir anormallik yok. Benim yapabileceğim başka birşey yok. - Soru kitapları, cevap kağıtları incelendi. Adaylar soru kitapları üzerinde çalışmış. Bir kısmı hesap yapmış, bir kısmı altını çizmiş. Ben buradan şu sonuca varıyorum, bu kişilere hazır cevap gelmiş olma ihtimali yok. Benim yapabileceklerim burada bitiyor. - Bizim verilerimiz burada bir usulsüzlük, bir kopya, soruların sızması biçiminde bir olayın olduğuna ilişkin bir veri içermiyor, bir bulgu yok. - Adayların üçte ikisi geçen sene KPSS'ye girmişler. Bunların içinde çoğunun geçen seneki başarıları yüksek ama çok düşük olan birkaç kişi de var. Mesela geçen seneki başarılarını üçe katlayan kişiler de var. - Eğer bir şekilde 300-500 kişiye sorular bir türlü servis edilmiş olsaydı, ben yüzde yüz eminim şimdiye kadar bunun kokusu çıkardı, birkaç kişi bize ihbarda bulunurdu. - Birşey olmuşsa, bir sızma olmuşsa nereden olduğunu ancak savcılık bulabilir. - Bu çocukların içinde sınav sırasında kendi kendini motive edenler var. Mesela 'ha gayret' diye yazmış, 'ah bir öğretmen olsam' yazmış. Belli ki yanıp tutuşuyor. Böyle bir aday bu heyecanla yıl boyu çalıştıysa başarılı da olur. - KPSS'nin genel olarak iptal edilmesini gerektirecek bir durum yok. - "Yaşanan olaylardan sonra bu sıkıntıları nasıl aşmaya çalışıyorsunuz?" sorusuna Yarımağan, boş zamanlarımda sudoku bilmecesi çözerek bunları unutmaya çalışıyorum" yanıtını verdi. iddialarla ilgili geçen hafta başlatılan araştırmalardan bir sonuç elde edilip edilmediği sorusu üzerine Yarımağan, ÖSYM olarak soruşturma yapma yetkilerinin bulunmadığını, araştırma yaptıklarını ifade etti. Yarımağan, "Bu adayların ortak yanlarını araştırdık. Hiçbir ortak yanları yok. Her üniversiteden mezun var. Tabii bazı üniversitelerden mezun olanlar biraz daha çok, neden, çünkü oradaki eğitim fakülteleri daha kalabalık olduğu için. Örneğin Gazi Üniversitesi'nden, Erzurum Atatürk Üniversitesinden, Marmara Üniversitesinden çok. Ama Boğaziçi'nden de var, Hacettepe'den de var, Abant izzet Baysal'dan da var. Her üniversiteden, her alandan var. Matematikçisi de Fizikçisi de var, Kimyacısı da Okul Öncesi Öğretmenliği, ilköğretim Öğretmenliği okuyan da var. Yani öğretmenlikle ilgili alanlardan da var, öğretmenlik dışındaki alanlardan mezun olanlar da var. Bu adaylar sınava nerede girmişler? En çok Ankara'da giren var. Sonra istanbul'dan, izmir'den var. 81 ilin 81'inde de var. Bu 350 kişi içinde de 3 bin 200 kişi içinde de. Bizdeki bilgileri açısından bu kişilerin ortak bir yanı yok. Tekrarlıyorum, bizdeki bilgileri açısından ortak yanları yok. Biz bütün bilgilerine sahip değiliz bu kişilerin" dedi. Bu adayların hangi tür bilgilerine sahip oldukları sorusunu Yarımağan, "Hangi üniversiteden, hangi alandan mezunlar, kaç yılında mezun olmuşlar, hangi sınava nerede girmişler ve bazı sınavlardaki başarıları var. Bu bilgileri var ama örneğin bizde bu adayların üniversitedeki başarıları yok. Bu adaylar üniversitede başarılı mı değil mi, bu adaylar dershaneye gidiyor mu, gitmiyor mu, gidiyorsa hangi dershaneye gidiyor gibi bilgiler ile diğer bilgileri yok. Biz o bilgileri inceleme imkanına sahip değiliz" dedi. "Kopya bulgusu yok" Yarımağan, "Bizim burada cevap kağıtları üzerinde bir manipülasyon yapılsa veya bilgisayar kağıtlarında birşey yapılsa bu görüntülerden biz anlayabiliyoruz. Yani bu kağıt bize böyle geldi, bunları inceledik. Bilgisayardaki kayıtlarla ilk görüntüler birebir uyuyor. Yani bizim burada bir değişiklik olmamış, değerlendirme doğru yapılmış. Emin olarak söyleyebileceğim birkaç şeyden biri bu. Ondan sonra soru kitaplarını inceledik. Gerçi soru kitaplarını incelememiz bize kesin bir bilgi vermez ama bir kanaat verir. Sizin de gördüğünüz gibi adayların soru kitaplarının üzerinde çalıştıkları görülüyor. Cevap kağıtlarındaki işaretlerle soru kitabındaki işaretler birebir aynı. Soru kitaplarının üzerinde hesaplar yapılmış, altları çizilmiş... Adayların hepsi bir kere kesin işaretlemiş. Bir kısmı soru kitabı üzerinde az çalışmış, bir kısmı çok çalışmış. Bir kısmı hesap yapmış. Ben buradan şu sonuca varıyorum: Bu kişilere hazır cevap gelmiş olma ihtimali yok. Benim yapabileceklerim de burada bitiyor" dedi. 350 kişi tüm soruları bilmişti Eğitim Bilimleri sınavında 350 kişinin 120 sorunun tümünü doğru yanıtladığını yineleyen Yarımağan, "Aslında bana sorarsanız, sağlıklı bir testte bu anormal değil. Nitekim bizim bütün testlerimizde tüm soruları cevaplayan adaylar birkaç bin bile çıkabilir. Çıkmasını da isteriz çıkmazsa test kötüdür. Ama Eğitim Bilimleri testinde bundan önceki yıllarda galiba bir yıl çıkmış bir-iki kişi, soruların tümünü yanıtlayan pek çıkmıyormuş. Düşündürücü olan bu ama normali de sanki bu seneki gibi. Dolayısıyla bizim verilerimizden bir sonuç elde etmemiz mümkün değil. Bizim verilerimiz burada bir usulsüzlük, bir kopya, soruların sızması biçiminde bir olayın olduğuna ilişkin bir veri içermiyor, bir bulgu yok. Her şey usulüne uygun olarak yapıldı, sorular hazırlandı" dedi. Yarımağan, "Matbaada çok sıkı güvenlik önlemleri altında sorular basıldı. Matbaanın binası soruların basıldığı dönemde jandarmanın 24 saat kontrolü altındaydı. Matbaada elektronik karartma yapıldı. Sınav evrakı her yıl olduğu gibi kapalı kamyonlarla polis nezaretinde sınav merkezlerine sevkedildi. Oralarda kapalı odalarda muhafaza edildi. Ankara'dan gönderdiğimiz öğretim üyeleri 24 saat başında beklediler. Biz bütün sınavlarda yaptığımız önlemleri bu sınavda da yaptık ve hiçbir olumsuz durum bize aksetmedi, şurada şöyle oldu, böyle oldu diye. Elimizdeki verileri incelediğimizde bir sonuca varamıyoruz. Peki sonuç nedir? ya hiçbir şey olmamıştır ki bu bence ciddi bir olasılık veya birşey olmuşsa, bir sızma olmuşsa nereden olduğunu ancak savcılık bulabilir. Yani bunu adaylarla konuşarak, ancak savcılık bulabilir kanaatindeyiz" dedi. "Başarılarını üçe katlayan var" "Eğitim Bilimleri Sınavında tüm soruları doğru yanıtlayan karı-kocanın sınav kağıtlarının incelenmesinden nasıl bir sonuç çıktığı" sorusu üzerine Yarımağan, "Sınavda aynı soyadlı kişiler var. Örneğin birisi 116, birisi 100 almış. Bunlar geçen sene de 97 almış. ikisi de gayet normal görünüyor. Tam alanları da araştırdık. Bu 3 bin 200 kişiden yaklaşık üçte biri geçen sene ya sınava girmemiş ya da Eğitim Bilimleri sınavına girmemiş. Ama üçte ikisi geçen sene KPSS'ye girmişler. Bunların içinde çoğunun geçen seneki başarıları yüksek ama çok düşük olan birkaç kişi de var. Mesela geçen seneki başarılarını üçe katlayan kişiler de var" dedi. "Motive etmek için 'ha gayret' yazmışlar" Geçen yıl başarısı çok düşük olup da bu yıl başarısını üçe katlayanların nasıl açıklanacağının sorulması üzerine Yarımağan, "Ben herşeyin olabileceğini düşünüyorum, aksi ispat edilmedikçe. Ben soru kitaplarını okuduğumda gözlerimi yaşartan ifadeler de oldu. Bu çocukların içinde sınav sırasında kendi kendini motive edenler var. Mesela 'ha gayret' diye yazmış, 'ah bir öğretmen olsam' yazmış. Belli ki yanıp tutuşuyor. Böyle bir aday bu heyecanla yıl boyu çalıştıysa başarılı da olur. 3 bin 200 kişinin 3 bin 200'ü de geçen sene çok başarısız olsa, bu sene başarılı olsalar tamam ama bunların içinde çok başarılı olanlar da var ama dediğim gibi geçen sene çok başarısız olanlar da var. Mesela geçen sene 5,5 almış bu sene 110 almış. Böyle adaylar da var ama böyle aday 3 kişi. O adayların soru kitaplarını incelediğimde soru kitaplarında bir anormallik göremiyorum. Yani benim buradan bir sonuca varmam mümkün değil" diye konuştu. ÖSYM Başkanı, "Şimdi bu beni aldatmak için mi bunu yapmış. Ben şu kanaate vardım, bu adaylara, eğer bir olay olmuşsa hazır cevap gelmemiş. Ondan eminim. Yani telefonla sınav sırasında şu sorunun doğru cevabı şudur diye cevap gelmemiş. Soruları salonda kendileri çözmüşler. Eğer bir olay olmuşsa bu olay sınavdan önce bu kişilere soruların bir şekilde ulaşmış olması olabilir. Yani sınavdan önce bir gün önce bu kişilere ulaşmışsa da ben şunu düşünüyorum: Eğer bir şekilde 300-500 kişiye sorular bir türlü servis edilmiş olsaydı, ben yüzde yüz eminim şimdiye kadar bunun kokusu çıkardı, birkaç kişi bize ihbarda bulunurdu. Çünkü Polis Meslek Yüksekokulu sınavında bunu gördük. Çok daha küçük bir sınavda adaylar bizzat bize ulaşıp söylediler, 'şöyle şöyle oldu' diye. Sonunda olay bence olay savcıya düşüyor, organize suçlara, polise düşüyor. Bir olay olmuşsa ortaya çıkaracaklar" dedi. Topu savcılığa attı Yarımağan, ÖSYM'deki araştırmanın tamamlanıp tamamlanmadığı konusunda da, "Biz araştırmaya devam etsek bile bizdeki verilerden bir sonuç çıkmıyor. Şu olsaydı mesela 470 kişinin soru kitabı tertemiz olsaydı diyecektim ki 'bu çocuklara sorular bir yerden gelmiş' veya 'soru kitaplarındaki cevaplarla cevap kağıtlarındaki cevaplar birbirinden farklı, bunlar burada değiştirilmiş' gibi şeyler söyleyebilirdim. veya bu adayların hepsi X şehrinde sınava girmiş veya X üniversitesi mezunu o zaman orada olayı araştırın derim. Ama 81 ilin 81'inde de var. 150 üniversitenin neredeyse hepsinde de var. Her üniversiteden, her şehirden biyoloğu da var, kimyacısı da var, Türk Dili ve Edebiyatı'ndan da var, meslek lisesinden matbaa öğretmenliği mezunu da var, yani adayların ortak yanları yok" dedi. "Belli grupların, bazı dershaneler olaya karıştığı yönündeki" iddiaların anımsatılması üzerine Yarımağan, "Varsa öyle birşey, soru sızdıysa, nasıl sızdı, kimden sızdı bunu güvenlik güçleri, savcı ortaya çıkarsın. Eğer yoksa onu da ortaya çıkarsın ve bu kurumu haksız yere yıpratmaya çalışmasınlar" dedi. "Şevkim kırıldı, hesap verip gideceğim" Bazı güçlerin kurum üzerinde "bilek güreşi" yaptıkları belirten ÖSYM Başkanı Yarımağan, "Soruşturma yapacaklarsa yapsınlar. Meclis de yapsın, Cumhurbaşkanlığı da yapsın. Bizim kurumsal olarak hiçbir kusurumuz olmadığı kanaatindeyim. Biz görevimizi yaptık, fazlasıyla yaptık, yapıyoruz. Bir suç varsa onu da çıkarsınlar ortaya" dedi. KPSS ile ilgili iddiaların ardından kendisi hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, soru önergeleri verildiği ve Meclis araştırması istendiğinin anımsatılması üzerine Yarımağan, "Ben kim gelecekse gelsin istiyorum. YÖK, Cumhurbaşkanlığı Denetleme Kurulu, onlar da gelsin, savcı da gelsin. Kim geliyorsa gelsin denetlesin. Birşey varsa çıkarsınlar ortaya. Kurum haksız yere eleştiriliyor" dedi. "ÖSYM'ye yönelik tepkileri haklı buluyor musunuz?" sorusuna Yarımağan, "Haksız buluyorum. Bazı güçler ÖSYM üzerinde bilek güreşi yapıyorlar" dedi. Bunları hangi güçler olduğu sorusu üzerine Yarımağan, "Bilemiyorum. Hatta bizim arkadaşlarımızın bir kısmında şu kanaat de var, bu olaylar, birilerine bir menfaat sağlamak için değil, ÖSYM'yi yıpratmak üzere planlanmış hareketler diyenler de var" diye konuştu. Hakkındaki suç duyuruları konusunda ne düşündüğünü Yarımağan, "Herşeyi yapsınlar. Ben 37 yıl şerefiyle bu kuruma hizmet etmiş biri olarak ben kurumla özdeşleşmiş biriyim. Ben gocunmam ama bütün şevkimi kırdı. Ben, şimdi kaçmıyorum ama olaylar durulur durulmaz ayrılacağım. insanın bir de sağlığı var. Haksız yere bir kurumun, bir kişinin üzerine bu kadar gelinmez. Ben buradayım. Hesabımı vereceğim ama verdikten sonra da ayrılacağım" sözleriyle aktardı. "Sınav iptal olmayacak" Yarımağan, ÖSYM tarafından bazı bilgilerin alınması amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarına verilen şifrelerin bazı kişilerce gizlice elde edildiğini belirterek, "O bilgileri çekmek için kurumlara verdiğimiz şifrelerin internet sitelerinde dolaştığını gördük ve bunun da kurumlardan elde edildiği sonucuna vardık. Bunun da bir suç teşkil ettiğini belirtmek isterim. Şimdilik şifreleri değiştirdik" dedi. "Savcılığın araştırması sonucunda birşey ortaya çıkarsa, sınav iptal edilir mi, yoksa olaya karışan adayların sınavı mı iptal edilir?" sorusuna Yarımağan, "Sınavın genel olarak iptal edilmesini gerektirecek bir durumun çıktığına inanmıyorum. En fazla (olaya karışanların sınavının iptali) o, olabilir. Onu da pek sanmıyorum. Ben açıkçası birşey çıkacağını sanmıyorum. Eğer bu sorular 100 kişiye sızmış olsaydı şimdiye kadar kokusu kesin çıkardı. Ama bu sorular 3 kişiye sızmışsa, nasıl sızdığını da bilmiyorum, ben böyle söyleyince basında da yorum yapıyorlar, 'Ünal Bey soruların sızdığını kabul etti' diyorlar ama ben çok net konuşuyorum eğer sızmışsa çok sınırlı sayıda kişiye sızmıştır ki kokusu çıkmadı" dedi. CNNTÜRK 24.08.2010 |
Bu köyde 7 yıldır sigara yasak! Bitlis'in Ahlat ilçesine bağlı Soğanlı köyünde, alınan karar gereğince bir kişi haricinde kimse sigara içmiyor! http://www.sicakgundem.com/images/news/8617517352.jpgKöylüler arasında kalp - damar rahatsızlıkları görülmesi üzerine böyle bir karar aldıklarını belirten muhtar Memduh Marangoz, amaçlarının tamamen sigara içilmeyen bir köy oluşturmak olduğunu söyledi. Köyde hiç yabancı yaşamadığının altını çizen Marangoz, şöyle konuştu: "O zaman köyde yaklaşık 50 kişi sigara içiyordu. Bunun üzerine biz de hem sağlığımızı olumsuz etkileyen hem de bütçemize zarar veren bu kötü alışkanlıktan kurtulmak için kampanya başlattık. O günden bu yana aldığımız karara uyduk. 185 nüfuslu köyde, hepimiz bir aile gibiyiz. Yaklaşık 7 yıl önce böyle bir karar aldığımızda, tüm köylü bu karara uydu. Sağlıklı bir yaşam için herkes sigarayı bıraktı. Umarım bu kötü alışkanlığı herkes en kısa sürede terk eder. Çünkü sigara birçok hastalığa neden oluyor. Havamızı kirletiyor ve çocuklarımızı olumsuz etkiliyor. Bu nedenle köyümüzde sigara içilmemesi bizim için ayrıca sevindirici bir durum.´´ Köyde sigara içen tek kişi olan Yusuf Marangoz ise, kimsenin sigara içmesini istemediğini belirterek, ´´Sigara iyi bir şey değil, çok kötü bir alışkanlık. Zaten ben de sigarayı azalttım ve bırakmaya çalışıyorum´´ dedi. |
Kırmızıda Geçenler Dikkat! http://www.genelhaberler.com//haberresim/85318248853758680028.jpg Emniyet Genel Müdür Yardımcısı ve Trafik Hizmetleri Başkanı Osman Karakuş, yeni trafik kuralları ile ilgili açıklama yaptı. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı ve Trafik Hizmetleri Başkanı Osman Karakuş, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde değişiklik yapılıncaya kadar bölünmüş (duble) yollardaki hız sınırını 90 kilometreden 110 kilometreye çıkaran yasanın uygulanmayacağını söyledi. Karakuş, TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunuyla bölünmüş yollardaki hız sınırının 110 kilometre çıkarıldığını anımsattı. Bu yasaya göre, üst sınır 110 kilometre olmak kaydıyla, hız sınırının, yolun durumu ve aracın cinsine göre yönetmelikle belirleneceğini ifade eden Karakuş, Ulaştırma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili maddesinde değişiklik yapmak için ortak bir çalışma yürüttüğünü söyledi. Değişiklik yürürlüğe girinceye kadar, bölünmüş yollarda hız sınırını 110 kilometre çıkaran yasanın uygulanamayacağını belirten Osman Karakuş, şöyle dedi: 'Yeni yasayla bölünmüş yollarda azami hız 110 kilometreye çıkarıldı. Ancak yasa, hız sınırının, yolun durumu ve aracın cinsine göre yönetmelikle düzenlenmesini istiyor. Ulaştırma ve İçişleri Bakanlığı ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili maddesinde değişiklik yapılması amacıyla çalışma başlattı. Değişiklik yürürlüğe girinceye kadar bölünmüş yollarda 110 kilometre hız limiti uygulanmayacak. Türkiye'deki bölünmüş yolların vasıfları, teknik yapıları aynı durumda değil. İyi olanlar var, olmayanlar var. Ayrıca otomobiller için 110 kilometre olarak belirlenen azami hız limiti yönetmelikle aşağıya çekilebilir. Diğer vasıtalar için hız limitleri de Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde yapılacak değişiklikle topluca düzenlenecek. Bunun çalışmaları yapılıyor.' -79 BİN ALKOLLÜ SÜRÜCÜ- Osman Karakuş, alkollü araç kullanan sürücülerin hapis cezasına çarptırılmasını öngören bir tasarı taslağı üzerine de çalışıldığını belirterek, 'Uzun zamandır üzerinde çalıştığımız yeni tasarı kanunlaştığı takdirde, alkollü halde araç kullananlara TCK'nın 179. maddesine göre 2 yıla kadar hapis cezası verilecek. Bu tasarının önümüzdeki yıl, TBMM gündemine geleceğini tahmin ediyoruz. Biz İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü olarak bu alandaki çalışmalarımızı tamamladık' dedi. Yürürlükteki mevzuata göre, alkollü araç kullananların ehliyetinin 6 ay, 2 yıl ve 5 yıllık sürelerle geri alındığını ifade eden Karakuş, şunları kaydetti: 'Belirli süreyi dolduran tekrar ehliyetine kavuşuyor. Kanunlaştığı takdirde yeni tasarıda, alkollü araç kullananlara TCK'nın 179. maddesine göre 2 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Alkollü araç kullananlar, gerek kendilerinin gerekse diğer vatandaşların can ve mal güvenliğini tehlikeye atıyorlar. Amacımız, alkollü olarak araç kullanmanın insanlara trafikte verdiği zararları ortadan kaldırmak.Bu yılın ilk 6 ayında 79 bin kişinin ehliyetini alkollü araç kullanmaktan dolayı geriye aldık. Geçen yılın ilk altı ayına göre bu oran yüzde 45 artmış. Denetim yaparak, alkolün, süratli ve uykusuz araç kullanmanın, kırmızı ışık ihlallerinin yol açtığı ölüm ve yaralanmaları asgari düzeye çekmeye çalışıyoruz. Çalışmalara bağlı olarak geçen yıla oranla işlem sayısında yüzde 45'lik bir artış olmuş. Denetimlerimizi arttırarak vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamayı amaçlıyoruz.' -KIRMIZI IŞIK İHLALİ YAPANLARIN EHLİYETİNE EL KONULACAK- Osman Karakuş, tasarı taslağında ayrıca, özellikle şehir içinde trafik kazalarının başta gelen nedenlerinden biri olan kırmızı ışık ihlallerine ilişkin düzenlemeler de bulunduğunu belirtti. Mevcut uygulamaya göre, kırmızı ışığı ihlal edenlerin sadece para cezası ödediğini, başka müeyyideyle karşılaşmadığını kaydeden Karakuş, 'Tasarıya göre, bir kişi, 1 yılda 5 kez kırmızı ışığı ihlal ederse ehliyeti geçici olarak 1 yıl süreyle geri alınacak. Kanun koyucu, kırmızı ışığı ihlal etmeyi alışkanlık haline getirenlere böyle bir yaptırım öngörüyor. 'Cezamı verir, kırmızıda geçerim mantığı bir tarafa bırakılıyor. 1 yılda 5 kez kırmızı ışık ihlali yapanların ehliyeti 1 yıl alınacak. Ayrıca ihlal yapan sürücü 1 yılın ardından ehliyetini geri alırken psikoteknik muayeneye de tabi tutulacak' diye konuştu. Güvenlik güçlerinin yaptığı çalışmaların olumlu sonuçlarını da gördüklerini ifade eden Karakuş, sözlerini şöyle sürdürdü: '2000 yılında Türkiye'de 8 milyon 800 bin araç, 13 milyon 800 bin sürücü vardı. Aynı yıl 5 bin 566 vatandaşımız trafik kazalarında hayatını kaybetti. 2010 yılı verilerine göre ise trafikte 14 milyon 300 bin araç var. Sürücü sayısı da 20 milyon 460 bin oldu. 2010 yılında 4 bin 300 vatandaşımızı trafik kazasında kaybettik. Kazalarda hayatını kaybedenlerin sayısı azaldı. Ancak bu bizim için yeterli değil. Denetimlerimizi arttırarak bu sayıyı daha da aşağıya çekmeyi hedefliyoruz. Bölünmüş yolların çoğalması, karşılıklı çarpışma şeklindeki kazaların önemli ölçüde azalması, gerek kazaları, gerekse ölüm olaylarını düşürdü.' Elektronik denetleme sistemlerini Türkiye'nin her tarafında ve günün her saatinde yaygınlaştırdıklarında, vatandaşın can ve mal güvenliğinin tam anlamıyla sağlanmış olacağını bildiren Karakuş, denetimlerde vatandaşları tuzağa düşürmek gibi bir amaçlarının asla olmadığını kaydetti. Vatandaşların güvenli seyahat etmesini amaçladıklarını ifade eden Karakuş, trafik kazalarının, denetimler sayesinde en asgari düzeye düşmesini istediklerini söyledi. Vatandaşların yaşamla zaman arasında bir tercihleri olduğunu anlatan Karakuş, 'Ya yaşamı, ya zamanı tercih edecekler. Zamanı tercih ederek acele ettiğinde yaşamını tehlikeye atmış oluyor. Biz vatandaşlarımızı sabır ve hoşgörü tavsiye ediyoruz' diye konuştu. Son Haber - Genel Haberler |
KPSS'de ilk kanaat 'KOPYA' Yüz binlerce memur adayının girdiği KPSS'de ilk ciddi kopya görüşü YÖK Denetleme Kurulu'ndan geldi: Evet! kopya ihtimali çok yüksek Yüz binlerce memur adayının girdiği KPSS'de ilk ciddi kopya görüşü YÖK Denetleme Kurulu'ndan geldi. ÖSYM'de incelemelerde bulunan ve dün de çalışmalarını sürdüren Kurul, 'kopya olabilir' kanaatine vardı. Bu kanaat üzerine incelemenin derinleştirilerek, illerdeki ÖSYM yetkililerinin de bilgisine başvurulması gerektiği görüşüne varıldığı bildirildi. YÖK Genel Kurulu, bugünkü toplantısında gündem dışı olarak KPSS'de yaşanan sıkıntıları ve ÖSYM'yi görüşecek. Toplantıda rutin gündeminin yanısıra son günlerde tartışılan KPSS'de kopya iddiaları ile hedef haline gelen ÖSYM'yi tartışacak. YÖK'ün ÖSYM'nin güven kaybından oldukça rahatsız olduğu ifade edilirken, ÖSYM'nin zarar görmemesi için nelerin yapılabileceği de toplantıda görüşülecek. YÖK Denetleme Kurulu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ise ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan'ın 'savunma'sının alınmayacağı sadece 'bilgisine başvurulacağı' öğrenildi. YÖK Denetleme Kurulu ise soruşturmaya dair kapsamlı incelemesini sürdürüyor. AKŞAM'ın edindiği bilgilere göre Denetleme Kurulu'nun incelemesi kapsamında ilk oluşan kanaatin 'kopya olabilir' şeklinde olduğu öğrenildi. Kopya kanaatinin güçlenmesi nedeniyle incelemenin daha da derinleştirilmesine karar verildi. İncelemenin derinleştirilmesi ile illerdeki ÖSYM yetkililerinin de bilgisine başvurulabileceği öğrenildi. Sınav öncesinde bazı adaylar tarfından soruların elde edilmiş olma ihtimali nedeniyle bu adımların atılacağı bildirildi. YÖK'e Davet var... Öte yandan iddialar çerçevesinde mağdur olduğunu söyleyen veya adı kopya olayına karışan adaylar YÖK'e davet edilecek. Adayların yasal olarak YÖK'e çağrılamayacakları için sadece davet edilecekleri ve gelmemeleri durumunda da bir işlem yapılmayacağı kaydedildi. Görev süresi her 6 ayda bir uzatılan Yarımağan için en son haziran ayının son haftası 'görev uzatımı' yapıldığı da öğrenildi. Yarımağan'ın görev süresinin aralık ayının son haftasında bittiği ve bu tarihte de Yarımağan'ın süresinin uzatılmasını istememesi bekleniyor. Ancak Yarımağan soruşturmaların tamamlanması halinde daha erken de ayrılabilecek. REKTÖRSÜZ ÜNİVERSİTELERE YENİ REKTÖR YÖK Genel Kurulu toplantısında Giresun Üniversitesi ve Türk - Alman Üniversitesi rektör seçimleri de gerçekleşecek. Prof. Dr. Osman Metin Öztürk'ün emekliye ayrılmasıyla rektörlük makamı boşalmış, Prof. Dr. Halil İbrahim Bahar, Rektör Vekili olarak atanmıştı. Seçimlerde 2 oy alan Prof. Dr. Yılmaz Can listeye alınmış en yüksek oyu alan adaylar ise liste dışı bırakılmıştı. Tartışmalar üzerine Yılmaz Can'ın istifa etmesi üzerine liste Cumhurbaşkanlığından geri gönderilmişti. YÖK Genel Kurul toplantısında, yeni kurulan Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, Konya Üniversitesi, Kayseri Abdullah Gül Üniversitesi ve Erzurum Teknik Üniversitesinin rektör adayları belirlenecek. Ayrıca Türk-Alman Üniversitesine rektör adayı belirlenmesi de ele alınacak. 'SINAV ÖNCESİ SIZDIRMA OLABİLİR' YÖK Denetleme Kurulu'nun incelemesinde 'sınavdan sonra ÖSYM'de bir değişiklik yapılmadığı' yönünde tespitte bulunduğu ifade edildi. Denetleme Kurulu'nun 'sınav öncesi sızdırma yapılmış olabileceği' görüşüne varıldığı öğrenildi. Bu konuda ÖSYM'de ve illerde konunun araştırılacağı, ÖSYM çalışanları ile görüşmeler yapılacağı da öğrenilidi. YÖK ve ÖSYM kaynakları, 'Olayın üzerine gidiyoruz. Sızdırma olabilir. Sınav öncesinde bir durum olmadığına dair bir şey söylenemez. Bu konuda derinlemesine inceleme yapıyoruz' dedi. Öte yandan Ankara Cumhuriyet Savcılığı da konuyu derinlemesine inceliyor. AKŞAM | EGITIM 26 AĞUSTOS 2010 Kıvanç EL /ANKARA |
400 koyunla "Hayır" yazdılar 1 ek ![]() Çine CHP İlçe Başkanı Tahir Yaman, Bodrum Yurttaş İnsiyatifi Sözcüsü Ayhan Karahan ve otuz köylünün de destek verdiği eylem Çarşamba günü akşam saatlerinde Kahraman köyü merasında gerçekleştirildi. Ankara Elmadağ Lisesi Felsefe Öğretmeni evli ve 1 çocuk babası 49 yaşındaki Cemal Beldek'in organize ettiği koyunlu ``Hayır'' eyleminde akşam saatlerinde otlamaktan dönen 400 koyun merada önceden hazırlanan hayır yazısı şeklindeki yemliklerin etrafında toplanarak 60 metre genişliğinde 15 metre enindeki "Hayır'' yazısı şeklini aldı. "Referandum yaklaştıkça baskı ve oyunlar o kadar arttı ki artık bunu koyunlar bile yememeye başladı'' diyen Öğretmen Cemal Beldek, "Türkiye'de tarım bitmiş durumda. Düne kadar iki üç umudumuzdan biri gıda egemenliğiydi. Şimdi ise Türkiye her bakımdan gıda ve besin ithal eden bir ülke haline geldi. Oysaki devlet büyüklerimiz devlet televizyonlarından yaptıkları açıklamalarda ülkenin geliştiğini ve ilerlediğini söylüyorlar. Gerçek şu ki tarım alanları da üreticinin cepleri de. Çiftçinin, besicinin durumunu anlatmak için referandum için düzenlediğimiz eylemde çobanlarımızla birlikte koyunlarla `Hayır' dedik. Referandumda oyum hayır olacak'' dedi. Bodrum Yurttaş İnsiyatifi Sözcüsü Ayhan Karahan ise, Başbakan Erdoğan'ın sürekli olarak tarım kesimini köylülerini aşağılamasına hakaretlere varan üslup kullanmasına tanık olduklarını belirterek, "Köyleri dolaşıyoruz ve Başbakan'ın bu söylemlerinin etkilerini yankılarını görüyoruz. Aydın bölgesindeki köylülerde Başbakan'ın bu söylemlerine tepki gösteriyorlar. Mersin'de bir çiftçiye, `***** da al git' dedi. Başbakan bu referandum süresince de `Koyun güdemezler' diyerek, çobanları ve köylüleri aşağılamaya kalktı. Çoban tasviri ile köylülere açık hakaretler yağdırmakta. Bu nedenle koyunlar bugün burada Başbakan Erdoğan'a `hayır' diyerek gereken cevabı verdi. Referandumdan `hayır' oyu çıkacağına inanıyoruz'' dedi. Kahraman köyündeki çobanlar adına konuşan 29 yaşındaki Volkan Alkan da, çiftçinin köylünün, çobanın sorunlarıyla kimsenin ilgilenmediğini ileri sürerek, ``Dededen, babadan kalma yöntemlerle besicilik yapmayı sürdürüyoruz. Çünkü, yapabileceğimiz başka bir işimiz yok. Ve köylü olarak her geçen yıl ekonomik olarak daha da kötüye gidiyoruz. Bu seçimde bu gidişi `dur' demek için referandumda `Hayır' oyu vereceğiz'' diye konuştu. CNN Türk - 09.09.2010 |
Dış Basında Referandum Böyle Yankılandı! EVET OYLARIYLA REKOR KIRDILAR http://img96.imageshack.us/img96/8783/1409201008334028872300.jpg Dış Basında Referandum Böyle Yankılandı! Anayasa referandumunda yüzde 58 ile evet oyu çıkması dünya medyasında geniş yer aldı. İngiliz Financial Times (FT) sonucun Başbakan Erdoğan için zafer, CHP lideri Kılıçdaroğlu için ise bir darbe niteliğini taşıdığını yazdı. Seçmen anayasa değişikliklerine destek verdi, askerler ve hakimler kaybetti başlığını atan Guardian gazetesi de, sonuçların AK Parti için kolay bir zafer olduğunu bildirdi. Gazete Türkiyenin büyük bir siyasi dönüşümün eşiğinde olduğunu kaydetti. Times: Seçmen yeni anayasaya destek verdi, ordu savaşı kaybetti. Sonuç Türkiyenin askerci geleneğine büyük bir darbe ve seçimden bir yıl kadar önce Erdoğana yönelik bir güvenoyu. Independent: Laik ve otoriter elitin destekçileriyle, AK Parti arasındaki güç mücadelesi devam edecek. BBC: Referandum sonucu uluslararası kamuoyunda destek gördü. Obama Erdoğanı aradı CNN: Başbakan Erdoğan ve AK Parti için ses getiren bir zafer. Los Angeles Times: Erdoğan büyük bir zafer kazandı. Sonuçlar Erdoğan için gelecek yılki seçime yönelik itici güç olacak. Washington Post: Türk halkı askeri dönemin kanunlarını reddetti. New York Times: Hükümet açısından büyük bir zafer. Erdoğan hükümeti için bir anlamda güven oylaması. Wall Street Journal: Sonuç Başbakan Erdoğanın inandırıcı şekilde kazandığını gösterdi. Kamuoyu yoklamalarının aksine sonuç az farkla değil büyük farkla evet. ABD Başkanı Obama Başbakan Erdoğanı telefonla arayarak halk oylamasına yüksek katılım oranının Türk demokrasisinin ne derece canlı olduğunu gösterdiğini söyledi. Bloomberg: Erdoğan laik yargı ve ordu üzerindeki gücünü artırdı. Christian Science Monitor: Referandum Erdoğanın İslam kökenli partisini güçlendirdi. Cumhurbaşkanlığına doğru Apoyevmatini: Halkın yüzde 58i çağdaş bir Türkiye için oy kullandı Elefteros Tipos: Erdoğanın Yüzde 58 ile ezici galibiyeti. Yavaş yavaş demokratikleşmeye doğru. Bu sonuçla askerler devre dışı bırakılarak adeta alçıya alındı. Ethnos: Evetlerin ezici hakimiyeti ve Erdoğanın büyük zaferi. Beklenmedik ve güvenoyu teşkil eden sonuç ile Türk Başbakanı siyasi egemenliği yönünde temelleri attı. Bu sonuçlar, 2011 seçimlerinde Erdoğanın elini güçlendirdi ve 2012 yılı için de Erdoğanın Cumhurbaşkanlığı görevine gitme olasılığı var. Ta Nea: Oyunun galibi Erdoğan. Erdoğana daha fazla değişikliğe gitmesi için yeşil ışık. Elefterotipiya: Erdoğan tek başına oynuyor. Yeni anayasanın yolu açıldı. Rum Fileleftheros: Erdoğan istediğini aldı.Evet çıkması Türk başbakanı güçlendirdi. Erdoğan yüzde 58 evet ile egemen... Halkoylaması sonuçları ile Erdoğan ve AK Partinin egemenliği kuşkusuz Simerini: İktidar için hayati bir zafer. Haravgi: Erdoğanın zaferi... Yargı ve askeri kurulu düzenle savaşta zafer. Erdoğanlı Türkiye yeni sayfa açıyor İtalyan Corriere della Sera: Türkiyede Erdoğanın zaferi. Anayasa reformuna evet. ABden alkış. Doğru adım atıldı ama gerçek sınav şimdi başlıyor. Kürtler de Erdoğana oy verseydi, evet oranı daha fazla olacaktı. Başbakan ve AK Partık artık daha güçlü ve gelecek seçimleri de büyük ihtimalle kazanacak. La Repubblica: Erdoğan kazandı. Anayasa değişikliğine evet denildi. Artık askerlerin gücü azalmış olacak. La Stampa: Türkiye evet dedi. Zafer, Erdoğanın. Erdoğanlı Türkiye yeni bir sayfa açıyor. Il Giornale: Türkler laikçi askerlerin gücünü aldı. Halk artık darbe istemiyor Yazar Elif Şafak, İtalyan Corriere della Sera gazetesine verdiği demeçte, Türkiyede siyaset asla siyah beyaz değildir. Herşey çok daha karmaşıktır. Pekçok insan bir darbe ürünü olan 1982 anayasasını değiştirmek için evet oyu kullandı. Şu apaçık ortada: Halk artık darbe istemiyor. Dolayısıyla evet: Türkiye bugün daha demokratik hale gelmiştir. Ama bu değişiklik yetmez. Siyasi uzlaşıyla şekillenecek bir anayasaya ihtiyacımız var dedi. Atatürkten Sonra En Büyük İkinci Lider İsrail Haaretz: Referandum zaferiyle Erdoğan Atatürkten sonra en büyük ikinci lider oldu. Bu, Başbakan Tayyip Erdoğanın ulusal seçimlerdeki dördüncü zaferi. Erdoğan artık halinden memnun bir şekilde önüne ve arkasına bakabilir. Ülkesini uluslararası toplumda daha zengin, daha istikrarlı ve güçlü kıldı. Erdoğanın bu sonuçların ardından 2011 seçimlerinden de galip çıkması, onu Mustafa Kemal Atatürkün ardından en uzun görev yapan ve en nüfuzlu lider haline getirecek. Geçtiğimiz gün kabul edilen reformlar 80 yıllık laik ideolojiyi tersine çevirebilir, yerine Erdoğancılık adı verilen yeni politik inancı getirebilir. Ülkem İçin Yeni Bir Dönem Başlıyor Cumhurbaşkanı Gül, İtalyan La Repubblica gazetesine verdiği demeçte, Ülkem için yeni bir dönem başlıyordedi. Gül, Ortaya çıkan tercihi kabullenmek lazım. Ben öteden beri Türkiyede anayasanın siviller tarafından hazırlanması gerektiğini söyledim. Yeni bir anayasa ihtiyacının, öteden beri önemli ve de ülke gündeminde baş sırada olmasının nedeni de budur değerlendirmesinde bulundu. Tüm maddeler, AB süreci çerçevesinde Türkiyenin standartlarını Avrupa düzeyine getirmeyle alakalı ifadesini kullanan Gül, Türkiyenin ABye tam üyelik müzakerelerinde son dönemdeki yavaşlamada ABnin sorumluluğunun daha büyük olduğunu belirtti. Hükümet için net zafer FRANSA: Le Figaro: Evetin zaferi, muhafazakar rejimi kuvvetlendirecek. Le Parisien: Türk seçmenler, yargı hiyerarşisi ve ordunun yetkilerini sınırlayan anayasal değişikliğe evet diyerek hükümete net bir zafer verdi. Liberation: Bu parlak bir başarıdır. Statükoya büyük darbe vuruldu KKTC Ortam: Türkiyede sivilleşme kazandı. Statükoya büyük bir darbe vuruldu. Yenidüzen: Türkiyede pişer bize de düşer beklentisiyle sorguladığımız Askeri darbeler bir daha yaşanmasın sloganı ile öne çıkan Darbecilere yargılanma yolu açması beklenen AK Partinin evet, CHP ve MHPnin hayırı savunduğu BDPnin boykot kararı aldığı tarihi referandum sonuçlandı. Özgürlük bayramı kutlanıyor Rus Ria Novosti haber ajansı: Türk halkının çoğunluğu Erdoğanın reform paketine destek verdi. Temmuz 2011deki seçimler öncesi yapılan referandum büyük stratejik önem arz edecek Nezavisimaya Gazeta: AK Parti 2002den bu yana Türkiye ekonomi büyümede ve istikrarda ciddi ilerlemeler sağladı. Partinin iktidar süresinde GSMH üç kat arttı. Bu yüzden iş dünyası, ticari çevreler Erdoğana güveniyor ve reformların ülkeye yabancı sermayenin akışının daha da artıracağını umuyor. RBC Daily: Türkiye ABye bir adım yaklaştı. RİA Novosti: Değişiklikler Türkiyenin Avrupa Birliğine tam üyelik ve demokratikleşme yolunda önemli kazanımlar sağlayacak. Kommersant: Türkiye haklarını gözden geçiriyor. İzvestia: Türkiyede bir kesim özgürlüklerin genişletilmesi ve askerlerin etkisinin azaltılmasını isterken, diğerleri değişikliklerin Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Mustafa Kemal Atatürkün ilkelerini tehdit ettiğinden emin. Özbekçe Yayın Yapan Ozodlik Radyosu: Değişiklikler demokratikleşme sürecine katkı yapacak. Türk Halk Vesayete Son Verdi El Kudüs El Arabi: Türkiye halk oylamasıyla demokrasiyi ileri götürecek. Geçmişi de sorgulayacak. Türk halkı vesayet rejimine son verdi. El Arabiye TV: Sağduyulu vatandaşlar özgürlüklerden yana oy kullandı. Belirli kesimlerin, halk üzerindeki vesayeti ortadan kalktı. El Cezire: Türkler, referandumda, yargıyı yeniden şekillendirecek ve ordunun güçlerini sınırlandıracak olan anayasal değişiklikler onaylandı. AB Yolunda Önemli Adım İSVEÇ: Aftonbladet: Bu sonuç, ABnin ve Türk hükümetinin umut ettiği sonuçlardı. Türkiye ABye bir adım daha yaklaşırken, sırada daha bir dizi reformların olması gerekiyor. SVD: AB, bu olayı doğru hedefe yönelik bir adım olarak yorumluyor. Dagensnyheter: AB yolunda önemli bir adım. Bir tarafta hükümet, diğer tarafta ise bütün partiler vardı. Uluslararası Haber Ajansları REUTERS: Erdoğan 2011 genel seçim yarışında bir adım Kaynak:Gençbilim(14.09.2010 / 08:33) |
ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan İstifa Etti ÖSYM Başkanı istifa etti http://img5.mynet.com/ha5/u/unal-yarimaga.jpg Öğerenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan'ın istifa ettiği öğrenildi. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, görevinden ayrıldığı açıkladı. Kopya iddialarıyla zor günler geçiren Yarımağan, görev süresinin dolacağı Aralık ayını beklemedi. YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, önümüzdeki günlerde yeni ÖSYM Başkanı'nı seçecek. KPSS'de 350 kişinin tam puan alması üzerine kopya iddiaları gündeme gelmişti. Eğitim Bilimleri Testi iptal edilirken, öğretmen atamaları da ertelenmişti. Kopya skandalıyla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında ÖSYM binasında arama yapılmıştı. Organize kopya çekildiği iddiaları üzerine 58 kişi gözaltına alınmıştı. Zanlılardan 4’ü tutuklanmıştı. Zanlıların kopya çekerken teknolojinin son nimetlerinden yararlandığı belirlenmişti. Üzerine bluetooth kulaklık monte edilmiş tişört, kolye şeklinde cep telefonu, flaş bellekler, cep telefonu kulaklıkları, kulak içine yerleştirildiği düşünülen ses algılama aparatı da ele geçirilmişti. 21 Eylül 2010 Salı Mynet ___________________________________________________________________________ ___________________________ Ve ÖSYM Başkanı istifa etti http://media1.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/100921-yar%C4%B1ma%C4%9Fanistifa%C3%B6sym.widec.jpg Art arda yaşanan kopya skandallarının ardından ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, görevinden istifa etti. ANKARA - KPSS skandalıyla ilgili soruşturma devam ederken, ÖSYM'den bir istifa haberi geldi.ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, görevinden ayrıldığı açıkladı. Kopya iddialarıyla zor günler geçiren Yarımağan, görev süresinin dolacağı Aralık ayını beklemedi.YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, önümüzdeki günlerde yeni ÖSYM Başkanı'nı seçecek. KPSS'de 350 kişinin tam puan alması üzerine kopya iddiaları gündeme gelmişti. Eğitim Bilimleri Testi iptal edilirken, öğretmen atamaları da ertelenmişti. Kopya skandalıyla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında ÖSYM binasında arama yapılmıştı. Organize kopya çekildiği iddiaları üzerine 58 kişi gözaltına alınmıştı. Zanlılardan 4’ü tutuklanmıştı. Zanlıların kopya çekerken teknolojinin son nimetlerinden yararlandığı belirlenmişti. Üzerine bluetooth kulaklık monte edilmiş tişört, kolye şeklinde cep telefonu, flaş bellekler, cep telefonu kulaklıkları, kulak içine yerleştirildiği düşünülen ses algılama aparatı da ele geçirilmişti. 21 Eylül 2010 Salı ntvmsnbc ___________________________________________________________________________ ___________________________ ÖSYM Başkanı istifa etti http://www.hurriyet.com.tr/_np/3918/11593918.jpg KPSS'de kopya çekildiğinin ortaya çıkmasının ardından ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan görevinden istifa etti. Hürriyet |
ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan'ın İstifa Etmesi Ve Alkışlarla Uğurlanması. ÖSYM'de Hüzünlü Veda. Başkan Ünal Yarımağan alkışlarla uğurlandı. ÖSYM çalışanları başkan kurumdan ayrılırken gözyaşlarına hakim olamadı. http://fotogaleri.ntvmsnbc.com/Assets/PhotoGallery/Pictures/0000150706.jpg |
ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan'ın İstifa Dilekçesi 21.09.2010 Kamuoyunca da bilindiği üzere 2010 KPSS LİSANS sınavıyla ilgili iddialar hakkında ÖSYM Başkanlığınca da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur. Konuya ilişkin ilgili Savcılık, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkanlığınca yürütülen soruşturmalar halen devam etmektedir. Bu süre içerisinde yazılı ve görsel basın organlarında ÖSYM ve ÖSYM çalışanlarına yönelik gerçek dışı yıpratıcı bazı haberler de yer almıştır. Soruşturma konusu iddialar ve gerçek dışı haberlerle ilgili olarak soruşturmalar devam ettiği için ÖSYM tarafından herhangi bir açıklama yapılması uygun bulunmamıştır. Diğer taraftan herhangi bir kanıt ortaya konulmadan verilen bu haberler hakkında kaynak olarak gösterilen kurum ve kişiler de doğrudan bir açıklama ve tekzip yoluna gitmemiştir. Söz konusu iddiaların doğru olduğunun adli ve idari inceleme sonucuna göre tespit edilmesi halinde sorumlular hakkında her türlü yasal işlem yapılacağı açıktır. Bu nedenlerle kamuoyunca ÖSYM hakkındaki güven sarsıcı asılsız haber ve yorumlara itibar edilmemesi gerekmektedir. Devam eden soruşturma sürecinde ÖSYM ve ÖSYM çalışanlarının daha fazla yıpratılmamasına katkıda bulunmak amacıyla görevimden ayrılmayı uygun buldum. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Prof.Dr.A.Ünal YARIMAĞAN |
ÖSYM'de Flaş Gelişme ÖSYM'de 9 kişi görevden alındı Genel sekreter dahil 9 kişi görevden alındı. KPSS'de kopya skandalının ardından ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan bugün görevinden istifa etmişti. İstifayla başlayan süreçte ÖSYM'nin genel sekreteri dahil 9 kişi görevden aldı... ___________________________________________________________________________ __________________ ÖSYM'de 9 kişi görevden alındı Başkanı bugün görevden istifa eden Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezinde (ÖSYM), aralarında özel kalem müdürü ve genel sekreterin de bulunduğu 9 kişi görevden alındı. Görevden alınanların çeşitli birimlerin müdürleri olduğu öğrenildi. YÖK yetkilileri KPSS'deki iddialar nedeniyle yürütülen soruşturma çerçevesinde savcılıkla görüştükten sonra ÖSYM'de birçok birimin müdürünü, halen devam eden “soruşturmanın selameti” açısından görevden aldı.Görevden alınanlar arasında Özel Kalem Müdürü Işıl Çıngı, Genel Sekreter Mehmet Altunay, Bilgi İşlem Müdürü Mustafa Tütüncü ve Test Araştırma Müdürü Haydar Altunay da bulunuyor. |
Marmara'da Deprem 1 ek ![]() Marmara Denizi'nde saat 20.49'da 4.5 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'dan da hissedildi. Marmara'da saat 20.49'da deprem meydana geldi. Deprem İstanbul genelinde hissedildi. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Deprem Dairesi Başkanlığı merkez üssü Marmara Denizi olan depremin 4.5 büyüklüğünde olduğunu açıkladı. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ise depremin 4.4 büyüklüğünde olduğunu açıklamıştı. Depremin derinliği ise Kandilli tarafından ilk önce 7.7 kilometre olarak açıklanırken daha sonra 11.2 olarak değiştirildi. Başbakanlığa bağlı Deprem Dairesi Başkanlığı ise derinliği 7.7 kilometre olarak belirledi. Depremin gerçekleştiği koordinatlar Kandilli tarafından 40.8237 enleminde ve 28.1382 boylamında olarak belirlenirken Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Deprem Dairesi Başkanlığı yapılan yazılı açıklamada depremin koordinatları 40,8170 enlem ve 28,1925 boylamı olarak açıklandı. Deprem bazı bölgelerde kısa süreli paniğe neden oldu. Depremi hisseden bazı vatandaşlar, kendilerini sokağa atarken, bazıları da olup biteni pencerelerden izledi. Eyül'de Marmara'da 19 deprem oldu Birinci derece deprem kuşağında bulunan Marmara Denizi'nde eylül ayında çok hafif şiddetli 19 deprem meydana geldi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünden alınan bilgiye göre, eylül ayında kaydedilen depremlerin merkez üssü, Tekirdağ, Gemlik Körfezi, Marmaraereğlisi, Güzelköy, Erdek ve Marmara Denizi açıkları olarak belirlendi. Marmara Denizi açıklarında 2.3, 2.5, 2.6, 2.7 şiddetlerinde 12 deprem meydana geldiği saptanırken, Güzelköy açıklarında 2.5, Marmaraereğlisi açıklarında 3.0, Gemlik Körfezi'nde 2.6 ve 3.1, Tekirdağ'da 2.7, Tekirdağ'ın Barbaros Beldesi'nde 2.7 ve Erdek açıklarında da 2.7 olmak üzere çok hafif şiddetli toplam 19 deprem kayda geçti. |
16 yaşındaki Çiğdem ‘kan ağlıyor’ İZMİR'in Tire İlçesi'ne bağlı Akkoyunlu Köyü'nde oturan tarım işçisi Kala Nurcan ve Mustafa Kala çiftinin kızları 16 yaşındaki Çiğdem, 2 yıldır her ağladığında ve canı sıkıldığında gözlerinden gelen kan damlalarıyla görenleri şaşırtıyor. Aynı anda genç kızın el ve ayak tırnakları ile çeşitli uzuvlarında başlayan kanama da ailesini endişelendiriyor. Anıl ERTAN- Yaşar CEYLAN/ TİRE (İzmir), (DHA) ‘Kan ağlamak’ deyimini somut hale getiren olay Tire’nin Akkoyunlu Köyü’nde yaşanıyor. Tarım işçisi 44 yaşındaki Mustafa Kala ve 39 yaşındaki Nurcan Kala'nın dört çocuğundan biri olan Çiğdem'in dramı yürek burkuyor. İlkokuldan terk Çiğdem'in 2 yıldır her ağladığında ve canı sıkıldığında gözlerinden akan kan damlaları hayrete düşürüyor. Aynı anda genç kızın el ve ayak tırnakları ile çeşitli uzuvlarında başlayan kanama da ürkütüyor. Esrarengiz rahatsızlığına Tire Devlet Hastanesi’nde herhangi bir teşhis konulamayan ve İzmir’e sevk edilen genç kız, doğuştan görme engelli ağabeyi Enver (17), kalbi delik kardeşi Önder (5) ve Gülşen (12) ile birlikte hayata tutunmaya çalışıyor. "TARLADA ÇALIŞIRKEN ENSEMDE BŞİR AĞRI HİSSETTİM" Maddi durumları iyi olmadığı için İzmir’deki üniversite ve araştırma hastanelerine gidemediklerini aktaran Çiğdem Kala, “İki yıl önce bir gün tarlada çalışırken bir ara ensemde kuvvetli bir ağrı hissettim. Daha sonra gözlerimin sulandığını zannedip gözyaşımı silmek istediğimde elimdeki kanı gördüm ve çok korktum. Hemen ardından, gözlerimden oluk oluk kan fışkırırken, ağzımdan ve tırnaklarımdan da kan gelmeye başladı. Hayatımı karartan o günü asla unutamıyorum. Artık ne zaman üzülsem aynı korkunç olayı yeniden yaşıyorum” diye konuştu. Tire Devlet Hastanesi’ndeki göz polikliniğinde muayene edildiğini anlatan Çiğdem, doktorların uzağı göremediği ve miyop olduğu için gözlük verip reçeteye göz damlası yazarak kendisini yolladığını iddia etti. Yeşil kartlı Kala Ailesi ise yaşadıklarından dolayı Çiğdem’in psikolojisinin bozulma noktasına geldiğini, tedavi için yardım beklediklerini söyledi. Latince adı ‘haemolacria’ olarak bilinen benzer rahatsızlığın dünyanın birçok ülkesinde ender de olsa örnekleri görülüyor. http://i.milliyet.com.tr/SonDakikaHaberGaleriler/2010/10/10/16-yasindaki-cigdem-kan-agliyor--870259.Jpeg http://i.milliyet.com.tr/SonDakikaHaberGaleriler/2010/10/10/16-yasindaki-cigdem-kan-agliyor--870257.Jpeg http://i.milliyet.com.tr/SonDakikaHaberGaleriler/2010/10/10/16-yasindaki-cigdem-kan-agliyor--870255.Jpeg http://i.milliyet.com.tr/SonDakikaHaberGaleriler/2010/10/10/16-yasindaki-cigdem-kan-agliyor--870247.Jpeg |
Kızıl zehir bizi nasıl etkileyecek? 7 ek İçinde krom ve arsenik bulunan kızıl zehir Tuna’ya akıyor. Peki bu zehir bizi nasıl etkileyecek? ![]() Çevre Bakanı Zoltan İlles, duvarları çatlamış durumdaki rezervuarda halen milyonlarca ton zehirli atık bulunduğunu belirterek, duvarların her an çökebileceğini söyledi. ![]() ![]() ![]() ![]() Greenpeace’in aldığı örneklerde çeşitli seviyelerde krom ve arsenik bulundu. Ağır metallerin havaya, suya ve toprağa karışması canlılar için çok tehlikeli. Bu tür toksik maddelerin etkileri de uzun yıllar boyunca devam ediyor. Greenpeace’in yaptırdığı analizde şu değerler ortaya çıktı: 110 mg / kg arsenik, 1,3 mg / kg cıva ve 660 mg / kg krom. Kolontar’daki küçük bir kanaldan alınan suda yapılan incelemede, litre başına 0,25 miligram arsenik bulundu ki, bu içme suyu limitinin 25 kat üzerinde. ![]() ![]() - Türkiye’deki alüminyum üretim fabrikalarında da aynı tehlike var mi? Tehlike teorik olarak var. Böyle bir felaket yaşanmışken, aynayı kendimize tutup, mevcut tesisleri incelememiz gerekli. Atık havuzları, sadece aluminyum üretiminde değil, pek çok başka madencilik ve üretim faaliyetlerinde de var. Bunlar, gözden geçirilip gerekli önlemler alınmalı. Ama bundan daha da önemlisi, bütün üretim süreçlerimizi, toksik maddelerden arındırmamız ve her alanda atık üretmeyen temiz üretime geçmemiz gerek. Kaynak: Mimdap Kaynak: NTVMSNBC |
“2 milyon İstanbullu” toplanıyor 1 ek İstanbul Boğazı’nda yapılması planlanan 3. Köprü’ye karşı çıkmak ve kesilecek olan 2 milyon ağacı savunmak için “2 Milyon İstanbullu”, 6 Kasım’da Galata Köprüsü’nde buluşacak. ![]() 2 Ekim’de gerçekleşen ilk eylem ile İstanbulluların dikkatini 3. Köprü için kesilecek 2 milyon ağaca çektiklerini belirten 2 milyon İstanbullu kampanyasının koordinatörü Yunus Muluk, bundan sonra gündeme önce İstanbul’un ulaşım sorununu, daha sonra da uygulanan yanlış kentleşme politikalarını taşıyacaklarını söyledi. Öncelikli hedeflerinin İstanbulluların kentleri ile ilgili kararlara katılmalarını sağlamak olacağını dile getirdi. 3. Köprü gibi İstanbul’un ulaşım sorununa hiçbir faydası olmayacağı aşikar olan bir projeyi durdurmanın ancak kentlilerin kararlı bir direnişiyle mümkün olacağını belirten Muluk bütün İstanbulluları 6 Kasım akşamı Galata Köprüsü’ne gelerek 2 Milyon İstanbullu’dan biri olmaya davet etti. “Birçok kuruluş 6 Kasım akşamı için yine kendi tarzlarını yansıtacak eylemler hazırlıyor. Bir çok sanatçı da Galata Köprüsü’ne sürprizlerle gelecekler. 2 Ekim eylemi için temas kuramadığımız semt derneklerini ve girişimleri de sürece katmaya çalışıyoruz.” diyen kampanya koordinatörü Yunus Muluk İstanbullulara yine sivil, şenlikli ve protest bir eylem vaad etti. Kaynak: NTVMSNBC |
Küba'daki uçak kazasında kurtulan yok 1 ek ![]() Küba sivil havacılık idaresinden yapılan açıklamada, 7 kişilik mürettebatı bulunan, 28'i yabancı 61 yolculu uçaktan kurtulan olmadığı belirtildi. AeroCaribbean şirketine ait, ülkenin doğusundaki Santiago de Cuba kentinden başkent Havana'ya iç hat seferi yapan uçak, Santi Spiritus eyaletinin Guasimal köyü yakınlarında dağlık alana düşmüştü. Uçakta Kübalıların yanı sıra 9 Arjantinli, 7 Meksikalı, 3 Hollandalı, 2 Alman, 2 Avusturyalı, bir Fransız, bir İtalyan, bir Venezuelalı, bir İspanyol ve bir Japon'un bulunduğu bildirilmişti. CNN Türk - 05.11.2010 |
İstanbul'da patlama: 1 ölü 1 ek ![]() Alınan bilgiye göre, Suadiye Bağdat Caddesi 412 numara üzerindeki bir kafede tüp patlaması sonucu yangın çıktı. İhbarı değerlendiren Kadıköy, Üsküdar, Ümraniye itfaiye ekipleri kısa sürede olay yerine ulaştı. İtfaiye ve polis tarafından yapılan ilk incelemelere göre, patlamanın mutfak tüpünden kaynaklandığı ve yangında bir kişinin yanarak yaşamını yitirdiği bildirildi. Patlama sırasında kafede personel ile az sayıda müşteri olduğu, binada büyük çaplı maddi hasar oluştuğu belirtilirken, Bağdat Caddesi güvenlik sebebiyle trafiğe kapatıldı. Çıkan yangın itfaiye tarafından söndürüldü. İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. İlk belirlemelere göre tüp patlaması sonucu çıkan yangında ölen kişiye ait olan ve kafenin tuvalet bölümünde bulunan cesedin kimliği ise henüz belirlenemedi. Bir erkeğe ait olduğu tahmin edilen ceset, incelemelerin ardından Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Yaralanan Saadet Talay (60) ile Yılmaz Erkan (23) ambulansla Göztepe Eğitim ve Araştırma, Gülay ve Sunay Akay ise Baltalimanı Kemik Hastanesine kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumlarının ciddiyetini koruduğu, cesedin ise kimlik belirleme çalışmaları için Adli Tıp Kurumu'na gönderileceği öğrenildi. Polis, Göztepe Polis Merkezi'nde kafe sahiplerinin ifadelerine başvurdu. Soruşturma sürüyor. CNN Türk - 07.11.2010 |
Açık bırakılan rögar kapağı yine can aldı 1 ek ![]() Alınan bilgiye göre, merkeze bağlı Konuklu beldesi yakınlarındaki Ay mezrasında arkadaşlarıyla tarlada oynayan Fehime Ay (10), tarladan geçen ve rögar kapağı açık bulunan, atık ve kirli suların aktığı kanala düştü. İtfaiye ekipleri ve güvenlik güçleri, Ay'ın bulunması için çalışma başlattı. Köylülerin de katıldığı, yaklaşık 2 saat süren çalışma sonucu, Fehime Ay'ın cesedi, kanala düştüğü yerden yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta bulundu. Ceset, Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesinin morguna kaldırıldı. Sinir krizi geçiren küçük kızın yakınları, başvurularına rağmen kanalın üzerinin kapatılmadığını iddia ederek olaya tepki gösterdi. CNN Türk - 10.11.2010 |
İzmir'deki peşpeşe depremler korkuttu İzmir'in Selçuk ilçesinde saat 22.08'de 4,9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Saat 21.15'te de yine merkez üssü Selçuk olan 3.7 büyüklüğünde deprem olmuştu. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi verilerine göre, saat 22.08'de merkez üssü Selçuk olan 4,9 büyüklüğünde deprem kaydedildi. Selçuk ve çevresinde hissedilen deprem korku ve endişe yarattı. Vatandaşlar artçı deprem korkusuyla evlerinden sokaklara çıkarken, depremin hissedildiği Aydın merkez ve Kuşadası ilçesinde de halk evlerini terk ettiler. Saat 21.15'te de yine merkez üssü Selçuk olan 3.7 büyüklüğünde deprem olmuştu. Aydın Valisi Hüseyin Avni Coş, merkez üssü İzmir'in Selçuk ilçesi olan ve Aydın'da da hissedilen depremin ilde can ve mal kaybına yol açmadığını bildirdi. Vali Coş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, depremle ilgili çalışmaların devam ettiğini, şu ana kadar yansıyan herhangi bir olumsuz olayın olmadığını kaydetti. "Can ve mal kaybımız yok" diyen Coş, art arda yaşanan depremler nedeniyle vatandaşların tedirginlik yaşadığını ifade etti. CNN Türk - 11.11.2010 23:16:18 |
PTT GENEL MÜDÜRÜ OSMAN TURAL’A ŞİİRLİ ÖVGÜ!.. Alaçam’a Meslek Yüksek Okulu Açan PTT GENEL MÜDÜRÜ OSMAN TURAL’A ŞİİRLİ ÖVGÜ!.. ALAÇAM HABER MERKEZİ’NDEKİ RESİMLERİ KULLANABİLİR DİĞER HABERLERİMİ OKUYABİLİRSİNİZ!.. blogcu.com Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklam Yazarı, Eğitimci ve Gazeteci Hasan Sancak (54) Samsun’un Alaçam ilçesine MESLEK YÜKSEK OKULU açan PTT GENEL MÜDÜRÜ OSMAN TURAL’ a yazmış olduğu on iki dörtlüklü ve nakaratlı ‘MESLEK YÜKSEK OKULU -OSMAN TURAL’ IN İŞİ ONA SAYGI DUYMALI-ALAÇAM’DA HER KİŞİ’ şiiriyle seslendi. Konu ile ilgili görüşlerini dile getiren Sancak:’Saygıdeğer Alaçamlı Hemşerim PTT GENEL MÜDÜRÜ OSMAN TURAL’ a Alaçamlılar adına şükran duygularımı ve sevgilerimi sunuyorum. Alaçam için taş üstüne taş koyan her değerli insan için yazı ve şiir yazacağım. Alaçam tarihinde ilk defa bir MESLEK YÜKSEK OKULU’na kavuşmuştur. Bu ilçemiz için çok önemli bir konudur. Alaçam, hem yeni bir okula hem de öğrencilerin kalacağı bir yurt binası hizmete girmiştir. Alaçam PTT Müdürlüğünün üstü onarılarak yurda dönüştürülmüştür.2010-2011 eğitim ve öğretim yılında faaliyete geçen okulumuzda 82 tane öğrencimiz okumaktadır. Yazdığım şiirimde ilçemize yüksek okulu kazandıran Osman Tural’ın doğumundan itibaren öğrenim devreleri, görev yaptığı yerler ve yüksek okul ile ilgili bilgiler sırasıyla anlatılmıştır. Ayrıca Osman Tural için kaleme alınan şiirimi çıkartacağım HER ŞEY ALAÇAM İÇİN şiir kitabıma da koyacağım. Bu şiir kitabım Alaçam’ın geçmişinden ve kuruluşundan itibaren: “Sesini duyurmak için çalışan; kalkınması için işsizlerimize iş veren, bundan sonra da sesini duyurmak için çalışacak olan, yaşayan ya da bu dünyadan göçüp giden, bütün değerli insanlarımız için kaleme alınmıştır. Bu kitabım, siyasi görüşlerini bir tarafa atarak ALAÇAM SEVDALISI olan, emek veren, verecek bütün herkese ithaftır.”Kendisinin yazdığım şiirimden ve çıkartacağım kitabımdan haberi yoktur. Alaçam için yazdığım 4 adet kitabıma da desteklerini bekliyorum.Türkiye’de ne yazık ki milli kültüre destek olanlar yoktur. İçki, sigara ve kumara milyonları akıtanlar, kitabın değerini anlayamazlar. Yetkililer, sesimize ses vermelidirler. Kültür ve Milli Eğitim Bakanlarına sesleniyorum. Niçin yarışmalar düzenlememektedirler? Bu bakanlıklar sözde değil, özde olmalıdırlar. Şiir, roman, hikâye, makale, deneme yazanların kitapları okuyucularla buluşması gerekir. Benim durumumda olan ve kitap çıkartamayan nice vatandaşlarımız vardır. Yoktan yere milyonlarca lirayı zevk ve sefaya harcayanlar, millî kültüre ne zaman destek vereceklerdir? Şairler ve yazarlar da mankenlere verilen değer kadar değer beklemektedirler. Bir şiir kitabını kalemle deftere yazmak, bilgisayara geçmek, sayfa düzenini yapmak, yanlışları düzeltmek, kelimeleri yerli yerine yerleştirmek… Büyük bir sabır ve çaba gerektirmektedir. Bunlar yapıldıktan sonra şiir kitabının okuyucuya ulaşması için paraya ihtiyaç vardır. Benim gibi maddi gücün yerinde değilse, beklemek mecburiyetindesin. Eğer gücünüz yerindeyse, şiiri seviyorsanız, reklâmınızı yaptırmak istiyorsanız bize ulaşınız. Destek olanların şiir kitaplarımın iç karton kapaklarında, renkli olarak tanıtımı olacaktır. Faturası kesilerek, kendinizi, şirketlerinizin tanıtımını ve yaptığınız çalışmaları kamuoyuna istediğiniz şekilde duyurabilirsiniz. Belediye başkanlarının yaptığı icraatlar şiirleştirilir. İl ve ilçelerin en güzel şekilde şiirle tanıtımı yapılır. Çıkan üç tane şiir kitabım(O' DUR) ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ATATÜRK ŞİİRLERİ (2000),ONLAR ANALARIMIZ (2003)BENİM ANNEM MELEKTİ ('2005)ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ANNE ŞİİRLERİ vardır.Bu şiir kitaplarımla birlikte basıma hazır 50 tane şiir kitabım ve 5000 taneden fazla şiirim okuyucularla buluşmayı beklemektedir. 400 tane seçenekli reklam senaryom vardır. Bu reklam senaryolarımın 50 tanesi noter onaylıdır. Aslen Trabzon’un Köprübaşı ilçesindenim.26 senelik evliyim. Nagehan isminde bir kızım, Alp Cihan ve Boğaç Han isminde de iki tane erkek çocuk sahibiyim. Çok değişik şiir kitaplarım vardır. Genellikle şiirlerimde sosyal konuları işliyorum. Ermeni ihanetini anlattığım 3000 mısradan oluşan şiir kitabım,4 tane Samsun’un güzelliklerini en ince ayrıntısına kadar anlattığım şiir kitaplarımla birlikte (ANNE, ATATÜRK, BAYRAK, ÇOCUK, DEPREM, GURBET,HZ MUHAMMED, KAPKAÇ, KIZILAY, KİTAP, MEHMETÇİK,MİLLİ TAKIM, ÖĞRETMEN, SEVDA, ŞAİR, ŞEHİT, ŞİİR, TERÖR,VATAN…) üzerine yazılanlar, şiir kitaplarımdan bazılarıdır. Bu duygu ve düşüncelerle Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yüzyıllarca yaşamasını Yüce Mevlâ'mızdan diliyor, en derin saygı ve sevgilerimi sunuyorum’ dedi. MESLEK YÜKSEK OKULU-OSMAN TURAL’ IN İŞİ ONA SAYGI DUYMALI-ALAÇAM’DA HER KİŞİ 12 Temmuz günü- 1964 Alaçam’da doğmuştur-bilsin bunu cemiyet ..86 yılında- Siyasal Bilgiler’ in Kamu Yönetiminden-mezun olsun haberin Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi Sinop ili Durağan-Elazığ ilimizin Alacakaya’sında-kaymakamıydı bilin Bingöl ili Yedisu-Karaisalı yeri Adana’nın ilçesi-kaymakamıydı eri Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi O Sivas ilimizin-Vali Yardımcılığı Görevinde bulundu-öğrensin bunu sağı Sivil Savunma’ mızın Genel Müdürlüğü’nde Daire Başkanıydı-burda son verdi derde Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi Ulaştırma Bakanı-Bakan Danışmanlığı Lâyıkıyla yapmıştır-kuvvetlendirdi bağı İki bin üç senesi-Posta Genel Müdürlük Yönetim Kurulu’nun-Üyesi bahtı açık Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi 7 Haziran günü -2005 tarihi ‘O Bir Genel Müdürdür’-yalan değil bu sahi 4 tane evladı var-kendisi Alaçamlı İlçemize uzattı-solmayan yeşil dalı Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi Yaptığı bu hizmeti-yazmak benim görevim Geçmişten geleceğe-hep tanıtmak ödevim Gençler yetişecektir-yurdumun dört yanında Vazife yapacaktır-huzur olacak canda Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi İlçe ekonomisi-gelen ve gidenlerle Dolup da taşacaktır-önlenecektir çile Binler ile yüz binler-tanışacaklar burda Vatanın dört yanında-yükselecektir nida Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi İsmini vermek gerek-en önemli bir yere Devamlı okunmalı-haber gitmeli ere Bu sözlerim boş değil-okunacak daima Enerji verilecek-çalışana ve hama Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi Tekel eski binası-onarıldı bütünü Büyük emek verildi-unutmamalı dünü Kimler destek vermişse-hepsine sevgi saygı Onların sayesinde-ortadan kalktı kaygı Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi PTT binasının-en üst katı yurt oldu Huzur ve esenlikle-öğrencilerle doldu Okulla yurt arası- mesafesi çok kısa Gidip de geliyorlar-düşünmüyorlar tasa Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi Okulun müdürü var-bir de eğitmenleri Ders vermeye başladı-teker teker her biri Saygı sevgi hürmeti-görmelidir insanlar Onların değerini-okuyan kişi anlar Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi Unutma ilçe halkı-ver okula değeri Durmadan çalışalım-geri durmayın geri Şair Hasan yazıyor-yayın bunu dört yana Saygı sevgi duyuyor-hizmeti veren cana Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi HASAN SANCAK ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ REKLÂM YAZARI (EĞİTİMCİ-GAZETECİ) |
Yeni yılda trafik cezaları zamlı olacak Trafik cezalarına yeni yıldan itibaren yüzde 7,7 oranında zam yapılacak. 1 Ocak 2011'den itibaren en düşük trafik cezası 53 TL, en yüksek ceza ise 15 bin 640 TL olacak. ALKOLLÜ ARAÇ KULLANANLAR Kırmızı ışık ihlali yapanlara 140 TL ceza uygulanacak. Alkollü araç kullananlar ise ilk kez yakalanmaları durumunda 590 TL, 2. defada 739 TL, 3 ve üçten sonra ise bin 185 lira ceza ödeyecekler. Hız sınırlarını yüzde 10'dan yüzde 30'a kadar aşanlara 140, yüzde 30'dan fazla aşanlara da 290 lira ceza verilecek. Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığının internet sitesinde yer alan 2011 Yılı Trafik İdari Para Ceza Rehberine göre, yeni yıldan itibaren trafik cezalarına 7,7 oranında zam yapılacak. 1 Ocak'tan itibaren kırmızı ışık ihlali yapanlara 140 TL ceza uygulanacak. Alkollü araç kullananlar ise ilk kez yakalanmaları durumunda 590 TL, 2. defada 739 TL, 3 ve üçten sonra ise bin 185 lira para cezası ödeyecekler. Ayrıca, alkollü araç kullanan sürücülerin geriye doğru 5 yıl içinde ilkinde 6 ay, ikincisinde 2 yıl, 3 ve fazlasında ise 5 yıl ehliyetlerine el konulacak. 3 veya daha fazla alkollü yakalanan sürücülere en az 6 ay hapis cezası verilecek. Bu kişiler, sürücü davranışlarını geliştirme eğitimi ile psiko-teknik değerlendirmeye de tabi tutulacaklar. Uyuşturucu veya keyif verici madde alarak araç kullananlar da bin 185 lira ceza verecek. Toplu taşım araçlarında sigara içenlere de 75 TL ceza uygulanacak. HIZ İHLALİ Hız sınırlarını yüzde 10'dan yüzde 30'a kadar aşanlar (yüzde 30 dahil) 140 TL, yüzde 30'dan fazla aşanlar da 290 lira ceza ödeyecek. Cezayı peşin ödeyenlere indirim uygulanacak. Buna göre hız sınırını yüzde 30'a kadar aşanlar 105 lira, yüzde otuzdan fazla aşanlar ise 217 lira verecek. Hız sınırlarını tespite yarayan cihazların yerlerini belirleyen veya sürücüyü ikaz eden cihazları imal veya ithal edenler bin 784 TL ila 2 bin 975 TL para ve 6-8 ay arası hapisle, bu cihazları araçlarında bulunduranlar da bin 185 TL ile bin 784 TL para ve 4-6 ay arası hapisle cezalandırılacak. Gerekli yerlerde hızını azaltmayan, öndeki aracı güvenli bir mesafeden takip etmeyen, sağa, sola dönüş kurallarına uymayan ve emniyet kemeri takmayan sürücüler 66 TL para cezasıyla karşılaşacak. SAHTE BELGE VERMENİN CEZASI Servis freni, lastikleri, dış ışık donanımından yakını ve uzağı gösteren ışıklar ile park, fren ve dönüş ışıkları noksan, bozuk veya teknik şartlara aykırı olan araçları kullanan sürücüler de 66 lira ceza ödeyecek. Sürücü belgesi almak için yanlış bilgi veya sahte belge vermenin cezası 739, araç kullanırken sürücü belgesini yanında bulundurmamanın cezası 140, sürücü belgesiz araç kullanmak ve sürülmesine izin vermenin cezası da 290 TL ve 1-2 ay, tekrarında ise 2-3 ay hapis cezası olarak belirlendi. Kamyon, otobüs ve çekicilerde takograf, taksilerde ise taksimetre kullanmayanların cezası da 290 TL olarak tespit edildi. İkamet adresi değişikliklerini tescil kuruluşuna otuz gün içinde bildirmeyenler ise 140 TL ödeyecek. Muayene istasyonu için işletme belgesi ile yetki verildiği halde, işletme şartlarına uymayan veya gerektiği şekilde muayene yapmayan kişilere 4 bin 689 TL den 15 bin 640 TL'ye kadar para cezası verilecek. Kaza mahallinde durmayan, trafik güvenliği için gerekli tedbirleri almayan, kazayı yetkililere bildirmeyen ve kaza yerinden ayrılan sürücüler, 140 TL para cezası ödeyecek. Ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarında polisten izin almadan olay yerinden ayrılanlar da 290 TL ceza ödeyecek. DİREKSİYONDA CEP TELEFONU KULLANANA 66 TL CEZA Geçme kurallarına riayet etmeyen ya da geçmenin yasak olduğu yerlerde sollama yapanlara da 140 TL ceza verilecek. Yasak yere park etme, kurallara uygun park eden araçların çıkmasına engel olacak yerlere park etme, bir araç tarafından geçilirken, geçilen araç sürücüsünün geçilme kurallarına uymaması, önlerinde giden araçları güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememek, kavşaklarda gereksiz duraklamak, yavaşlamak, taşıttan inmek veya motoru durdurmak, taşıt yolu üzerinde yaya ve okul geçitleri ile diğer geçitlerde duraklamak, taşıt yolu üzerinde otobüs, tramvay ve taksi duraklarında duraklamak, gece sis ışıklarının sisli, karlı ve sağanak yağmurlu havalar dışında diğer farlarla birlikte yakmak, emniyet kemeri bulundurulması zorunluluğu olan araçlarda emniyet kemeri bulundurmamak ve kullanmamak, araçlardan bir şey atmak veya dökmek, seyir halinde cep veya araç telefonu ile benzer haberleşme cihazlarını kullanmak gibi trafik kurallarını ihlal eden sürücülere 66 TL ceza kesilecek. HABERLEŞME CİHAZLARI Özürlülerin araçları için ayrılmış park yerlerinde park edenler 132 lira ceza ödeyecek. Ses, müzik, görüntü ve haberleşme cihazlarını şartlarına uygun olmadan araçlarda bulunduran ve bu cihazları vatandaşların huzurunu bozacak şekilde kullananlara 66 lira ceza verilecek. Park yerlerindeki araçlardan yetkisi olmadığı halde park ücreti alanlara da 66 lira ceza yazılacak. Yeni yılda zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmama, araçların muayene süresini geçirme ve araç üzerinde yapılan teknik değişikliği 30 gün içinde tescil yapan kuruluşa bildirmemenin cezası da 66 TL olacak. HAPİS CEZASI Sürücü belgeleri geri alındığı halde, geri alma süresi içerisinde araç kullananlara 290 TL para cezası ile 1-2 ay hapis, tekrarında ise 2-3 ay hapis cezası verilecek. Taşıma sınırı üzerinde yolcu alanlara 53, izin verilen azami yüklü ağırlığı aşanlara ise 538 TL ile 3 bin 231 TL arasında ceza verilecek. Sürücülerin, cezayı peşin ödemesi durumunda ceza oranında yüzde 25'lik indirim uygulaması yeni yılda da devam edecek. YAYA CEZALARI Yılbaşından itibaren, trafik kurallarına uymayan yayaların ödeyeceği cezaların miktarı da arttı. Buna göre, yayaların yürümesine ayrılmış kısımların kullanılmasının mümkün olmadığı veya bulunmadığı hallerde, taşıt trafiğini tehlikeye düşürecek şekilde taşıt yolunda yürüyen, her iki tarafta da yaya yolu ve banket bulunmayan veya kullanılır durumda olmayan iki yönlü trafiğin kullanıldığı karayollarında, taşıt yolunun sol kenarını izlemeyen, yaya ve okul geçitlerinin bulunduğu yerlerdeki geçitlerde, yayalar için ışıklı işaret olduğu halde bu işaretlere uymayan, karşıya geçişlerde işaretlere riayet etmeyen, yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde trafiği tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunan yayalara 66 TL ceza kesilecek. |
Peribacaları için yasa şart 1 ek ![]() Nevşehir’in Göreme Beldesi Aydınlı Mahallesi’nde kısa süre önce 25 metre yüksekliğe sahip peribacasında meydana gelen çöküntü ardından bölgedeki yerel yöneticiler bir araya geldi. Kapadokya bölgesinde, peribacalarının yoğun olarak bulunduğu merkez arasında bulunan Ürgüp Belediye Başkanı Fahri Yıldız, Ortahisar Belediye Başkanı Ali İhsan Özendi, Uçhisar Belediye Başkanı Osman Süslü ve Göreme Belediye Başkanı Nuri Cingil ile İl Özel İdare Genel Sekreteri Abdülkadir Tatar, Göreme Turizm Geliştirme Kooperatifi Başkanı Mustafa Durmaz, Kapadokya Scal Kulüp Başkanı Murat Özgüç ile TÜRSAB Kapadokya Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Mehmet Keçeci toplantı yaptı. Toplantıda, peribacalarının daha iyi korunabilmesi için alınması gereken önlemler görüşüldü. Toplantıda alınan kararları açıklayan TÜRSAB Kapadokya Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Mehmet Keçeci, Kapadokya bölgesinin, coğrafi yapısı ve kültürel değerleri ile dünyanın dört yanından insanların ziyaret ettiğini bölgenin Türkiye’nin en önemli kültür turizm merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Kapadokya sivil inisiyatifinin aldığı kararlar şöyle: “Peribacalarının mülkiyetinin bir an önce yerel yönetimlere devredilmelidir. Peribacalarının ve kaya oyma mekanların röleve, statik ve projeleri ekonomik anlamda desteklenmelidir. Bu konuda yapılacak çalışmalar Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından öncelikli olarak ele alınıp, acil olarak sonuçlandırılmalıdır. Sınırları içerisinde peribacası olan yerel yönetimler teknik personel olarak da merkezi yönetim tarafından desteklenmeli. Peribacaları ve kaya oyma mekânlar özel mülk içerisinde dahi olsa, yerel yönetimlere koruma amaçlı müdahale yapma yetkisi verilmelidir. Belirttiğimiz görevlerin zamanında ve tam yapılabilmesi için, bölgede bulunan ören yeri ve müze gelirlerinden yerel yönetimlere ayrılacak bir fon ile bu projeler finanse edilmelidir.” Sözcü Mehmet Keçeci, önerilerini önümüzdeki günlerde oluşturacakları bir heyet ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başta olmak üzere Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve çeşitli bakanlıklara ileteceklerini ekledi. Kaynak : Radikal |
Pakistan'da deprem: 7.2 Pakistan'da deprem: 7.2 Pakistan'da 7,2 büyüklüğünde bir deprem gerçekleşti. Bölgeden gelen ilk bilgilere sadece bir kadın kalp krizi geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti. http://media2.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/110119-pakistan_deprem.widec.jpg Sarsıntıyla birlikte halk kendini sokaklara attı. İSLAMABAD - Pakistan'da şiddetli bir deprem meydana geldi. Amerikan Jeolojik Araştırma Merkezi, ülkenin güneybatısındaki depremin büyüklüğünü 7.2 olarak açıkladı. Yerin 10 kilometre derininde meydana gelen depremin, Belucistan eyaletindeki Dalbandin kentinin 55 kilometre batısını vurduğu belirtildi. Pasifik Tsunami Merkezi'nin, Hint okyanusunda tsunami uyarısında bulunmadığı kaydedildi. Bölgeden gelen ilk bilgilere sadece bir kadın kalp krizi geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti. Pakistan'ın güneybatısındaki Belucistan eyaletinin, İran sınırı yakınındaki Dalbandin şehrinin 50 kilometre kadar batısında meydana gelen şiddetli deprem Karaçi, Multan, Lahor, Haydarabad ve Kuetta şehirlerinde de hissedildi. Deprem yüzünden bu şehirlerde halk panik içinde sokaklara döküldü. Yetkililer, büyüklüğü son olarak 7,2 olarak açıklanan depremin merkez üssünün yakınındaki köylere hasar tespiti için ekipler gönderdi. İran sınırı yakınındaki Dalbandin şehrinin 55 kilometre batısını vuran deprem, Karaçi, Multan, Lahor, Haydarabad ve Kuetta şehirlerinin yanı sıra Afganistan, Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi ve Dubai'de de hissedildi. Belucistan eyaleti içişleri bakanı Ekber Durani, Dalbandin yakınlarında bulunan köylerdeki evlerde kısmi hasarlar olduğunu söyledi. Pakistan meteoroloji kurumu, depremle ilgili henüz açıklama yapmazken, televizyonlarda konuşan uzmanlar, depremin kısa sürdüğünü, ancak çok şiddetli olduğu için yıkıcı etkisi olabileceğini belirttiler. Amerikan Jeolojik Araştırma Merkezi'nden yapılan açıklamalarda, depremin büyüklüğü 7,3, daha sonra da 7.4 olarak bildirilmişti. YİNE PAKİSTAN! Pakistan, 2010’un temmuz ayında tarihinin en büyük sel felaketlerinden birini yaşamış ve 300’ün üzerinde can kaybı olmuştu. Ülkenin kuzeybatısında 2005'te meydana gelen 7.6 büyüklüğündeki depremde de, 80 bin kişi yaşamını yitirmiş, 3 milyon kişi evsiz kalmıştı. NTV |
İran basını Ashton'u kapadı!.. İran basını İstanbul'da yapılan nükleer müzakerelerde Batılı heyete başkanlık eden Catherine Ashton'un elbisesini photoshopla oynayarak kapattı. (DHA) -- Türkiye'nin ev sahipliğinde, İran'ın nükleer programıyla ilgili yapılan görüşmelerde, Batılı heyete başkanlık eden Avrupa Birliği Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton'un İran Nükleer Başmüzakereci Said Celili ile Çırağan Sarayı'nda kameralara verdiği poz, İran'daki çeşitli gazetelerde farklı oranlarda değişime uğrayarak aktarıldı. Hemşehri, Ferheng-i Aşti, İbtikar ve Vatan-i Emruz gibi gazeteler Ashton'un elbisesindeki üst kısmı tamamen kapatırken, Cam'i Cem ve Rahi-Mardom gibi gazeteler boşluğu tam kapatmadı. İttilaat ve İran gibi gazeteler Ashton'la oynamamayı tercih etti. CNN Türk - 22.01.2011 |
Kurtlar Vadisi Almanya'yı Karıştırdı 27 Ocak'ta Almanya'da Vizyona Giren Kurtlar Vadisi Filistin'in Vizyon Günü Bazı Kesimler Tarafından Tepkilere Neden Oldu. Şimdilerde Almanya'da Kurtlar Vadisi Filistin'in yasaklanması da konuşuluyor. Hıristiyan Demokratların parlamento Dışişleri Sözcüsü Philipp Missfelder kurbanlara duyarsızlık ve saygısızlık yapıldığını söyledi. Sosyal Demokratların milletvekili Kerstin Griese, “Bu film problemli çünkü şiddeti, israil karşıtlığını ve anti-semitik duyguları körüklüyor” dedi. Yeşiller’den Jerzy Montag ise “Filmin 27 Ocak’ta vizyona girmesi tarihdışı ve sorumsuzluk” dedi. Montag filmin yasaklanma ihtimali olup olmadığı sorulduğunda da “Yasalara karşı gelmedikçe Almanya’da mide bulandırıcı şeyler de gösterilebiliyor” dedi. ‘Hassaslıktan haberdar değil’ Die Welt gazetesinde yer alan haberde, filmde Mavi Marmara’nın öcünün alındığı ve israillilerin düşman olarak gösterildiği belirtilerek, “Bir çeşit Türk James Bond olan baş karakter israilli yetkilileri dize getiriyor. Düşmanı ise Filistinli çocukları öldürmekten çekinmeyen zalim bir israilli subay” denildi. Filmin dağıtıcısı Köln merkezli Pera Film ile görüşen Die Welt, yöneticilerin tarihin hassaslığından haberleri olmadıklarını söylediklerini aktardı. Pera filmin sözcüsü gazteye filmin aslında kasım ayında vizyona gireceğini ancak prodüksiyon nedenleri yüzünden aksadığını ve sonraki uygun tarihin 27 Ocak olduğunu söyledi. Nazi Almanyası döneminde yaklaşık altı milyon Yahudi soykırıma uğradı. AUSCHWiTZ’DEN KURTULUŞ GÜNÜ 27 Ocak tarihi binlerce Yahudi’nin katledildiği Auschwitz toplama kampından geliyor. 27 Ocak 1945 günü kamp, Sovyet birlikleri tarafından kurtarılmıştı ve bu tarih 1996 yılından itibaren milyonlarca Nazi kurbanını anma günü olarak kabul ediliyor. Kaynak Kurtlar Vadisi Almanya'yı Karıştırdı |
Kadıköy metrosunun ilk vagonları Büyükşehir Belediyesi, 2011 sonunda hizmete girmesi hedeflenen Kadıköy-Kartal Metrosu için imal edilen vagonlardan dört araçlık ilk diziyi metroya indirdi. Büyükşehir’den yapılan açıklamada, sevkıyatların aylık olarak devam edeceği ve 2012 Şubat ayında 120 vagonun teslimatının tamamlanacağı belirtildi. Açıklamada, tüm araçlarda sefer sonrası park, tamir-bakım atölyesine intikal gibi operasyonların kontrol merkezindeki bir operatör vasıtasıyla ve sürücüsüz yapılabildiği kaydedildi. Son teknoloji ile donatılan vagonlar, kapalı devre kamera sistemi ile izlenebiliyor. Aracın dışında hangi yöne gittiğini gösteren ekranlar yer alırken, kapı üzerlerinde de ‘Dinamik Yol Haritası’ bulunuyor. Ayrıca yolcularla makinist arasında aktif iletişim de sağlanabilecek. Yeni vagonlarda konforlu bir yolculuk için titreşim ve ses izolasyonu ile yangın izolatörleri de düşünülmüş. Kaynak : Sabah |
3 Milyon Rus Türkiye Kapısında! Türkiye ile Rusya arasında imzalanan ve mart ayından itibaren yürürlüğe gireceği bildirilen vize muafiyeti anlaşmasının ülkemize gelen Rus turist sayısını yüzde 10 civarında artırmasının beklendiği bildirildi. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesinde faaliyet gösteren Türkiye Rusya İş Konseyi Onursal Başkanı ve Turizm Yatırımcıları Derneği (TYD) Başkanı Turgut Gür, Türkiye'ye geçen yıl 28 milyon 800 civarında turist geldiğini belirterek, bu sayede elde edilen gelirin de 20 milyar 800 milyona ulaştığını söyledi. Türkiye'ye en çok turistin 4,5 milyon ile Almanya'dan geldiğini belirten Gür, bu ülkeyi 3 milyonla Rusya ve 2 milyon 600 bin ile İngiltere'nin izlediğini ifade etti. Gür, geçen yıl gelen Rus turistlerin yaklaşık 2 milyar Dolar karşılığı döviz bıraktığını belirterek, ziyaretlerin yüzde 90'ının paket turlarla gerçekleştirildiğini bildirdi. İki ülke arasında imzalanan vize muafiyeti anlaşmasının mart ayında yürürlüğe gireceğini vurgulayan Gür, ''Vize muafiyeti iki ülke arasında gidiş-gelişleri kolaylaştıracak. Geçen yıl ülkemize gelen 3 milyon turist sayısı yüzde 10 oranında artarak 3 milyon 300 bine ulaşması bekleniyor. Rus turistlerden elde edilecek gelirin de 2 milyar 200 milyon dolara ulaşacağı öngörülüyor'' dedi. ''3 KEZ VİZESİZ GİDİLEBİLECEK'' Gür, Türkiye'den Rusya'ya gidecek olan turist sayısının da artacağını ifade ederek, ''Yapılan anlaşma kapsamında Türkiye'den Rusya'ya yıl içerisinde sadece 3 kez vizesiz gidilebilecek ve her defasında da birer ay süreli ziyaret gerçekleştirilebilecek'' diye konuştu. THY'nin dışında Pegasus Hava Yolları'nın charter uçaklarının da Rusya'ya sefer düzenlediğini hatırlatan Gür, SKY ve Atlas Jet'in de farklı destinasyonlara uçmak için başvurularının olduğunu bildirdi. Gür, daha fazla Türk charter uçaklarının hizmet vermeye başlamasıyla birlikte Türkiye'ye gelecek Rus turist sayısının daha da artacağını sözlerine ekledi. |
Mısır’da kalan tesisler parayla Bedevi’ye teslim! Mısır’daki Türk işadamları yurda dönerken, yağmaya karşı ülkedeki yatırımlarının güvenliğini yerel halkla güçlendiriyor http://im.haberturk.com/2011/01/31/596597_detay.jpg?1296458341 Mısır’da sokakların tansiyonu düşmezken, bu ülkede yatırımları bulunan Türk işadamları ve Türk şirketlerinin çalışanları yurda geri dönmeye devam ediyor. Karışıklıkları fırsat bilenlerin yağmaya girişmesi tesislerin güvenliği için her türlü tedbirin alınmasına neden oluyor. Türkiye’nin ilaç dağıtım devi Hedef Alliance’ın Mısır Temsilcisi ve üyeleri arasında Temsa, Evyap, Abalıoğlu Holding, Kordsa, Gülteks, Taha Grup gibi şirketlerin olduğu Türk Mısır İşadamları Derneği (TÜMİAD) Başkanı Zeki Ekinci, dün Türkiye’ye döndü. HT Ekonomi’nin sorularını yanıtlayan Ekinci, “Polis sokaklardan çekilince yağma başladı çünkü asker sadece kamu binalarını koruyor” dedi. Evleri ve mağazaları mahallelerde gönüllü gençlerin kurduğu grupların koruduğunu anlatan Ekinci, fabrikalar ve başka büyük işletmelerin korumasını ise yapılan ödemeler karşılığı Bedeviler’in yaptığını belirtti. Ekinci, bu yöntemi kullanan Türk işletmeleri de olduğunu bildirdi. “Mısır’da özel güvenlik veya eski asker-polis gibi oluşumlardan faydalanılamıyor mu?” sorumuz üzerine Ekinci, şunları söyledi: “Mısır Türkiye’den çok farklı. Normal zamanda bile Bedeviler’in silah taşımasına karışılmazdı. Polis onlarla pek karşı karşıya kalmak istemezdi. Geçmişte Sina’da karakol basıyorlardı. Halk da çekinir. Aşiret gibi düşünün. O yüzden bir yerin güvenliğini onlar sağlıyorsa, yağmacılara karşı caydırıcı oluyorlar. Bir arkadaşımız işletmesini bu yolla korumaya aldı. Yine bir inşaat şirketimiz işyerinde Bedeviler’den koruma hizmeti almaya başladı. Yöntem Türkler tarafından kullanılıyor.” DAĞITIM YOK Hedef’in ortak olduğu ecza depolarının çalışmadığını söyleyen Ekinci, “Sipariş alıyoruz ama dağıtım yapamıyoruz. Eczaneler kapalı, yağmaya uğrayan da oldu. Benzin istasyonları da kundaklama riskine karşı kapatıldı. Zaten Kahire içine araba sokamıyoruz. Benle beraber 4 Türk personelimiz de geri döndü” dedi. Çalışanların akrabaları güvenliği takviye etti Mısır’a yatırım furyası başlamadan önce giden Türk şirketleri arasında yer alan Evyap’ın İskenderiye’deki fabrikasında 10’u Türk olmak üzere 460 kişi çalışıyor. Türk personeli çekme kararı aldıklarını söyleyen Evyap İcra Kurulu Üyesi Mustafa Arın, “İdareyi Mısırlı personelimiz yürütecek ancak fabrikada üretim durdu” dedi. Olayların kent merkezinde yaşandığını ve fabrikaya şu ana kadar herhangi bir zarar verme girişinin olmadığını belirten Arın, “Güvenliği takviye ettik. Dışarıdan fazladan kuvvetler getirdik. Çalışanlarımızın akrabaları güvenliğe destek oluyor” diye konuştu. Evyap’ın bu yıl içerisinde faaliyete sokacağı 40 milyon dolarlık ek yatırımın devam edeceğini söyleyen Arın, “Olayların duracağını düşünüyoruz” dedi. Öte yandan Mısır’da fabrika kurmak için bir arazi alan Hayat Kimya’nın Genel Koordinatörü Orhan İdil, “Yatırıma yıl sonunda başlamayı planlıyoruz. Ülkedeki ortamın sakinleşeceğini düşündüğümüzden, yatırımdan vazgeçmiyoruz” şeklinde konuştu. Mağazalar kapandı mallar depoya gitti Ülkede hepsi aynı bayi tarafından işletilen üç Damat&Tween mağazası bulunduğunu söyleyen Orka Grup Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, “Mağazalar alışveriş merkezlerinde yer alıyor. İkisi Kahire, biri İskenderiye’de. Bayimizin altı tane telefonu var. İki gündür altısından da ulaşamadık. Sonunda yardımcısına ulaşabildik” dedi. Mağazaların kapalı olduğunu söyleyen Orakçıoğlu, “Malları tezgâhlardan indirip, depoya kaldırmışlar. Gelişmeleri takip ediyoruz” dedi. ‘Havalimanında 800 KİŞİ BEKLİYORDU’ Kendisi ülkeden ayrılırken, Kahire Havalimanı’nda 800 Türk vatandaşının beklediği bilgisini veren TÜMİAD Başkanı Zeki Ekinci, “Büyükelçimizle görüştüm. Herkesin ayrılabileceği kadar uçakların ayarlandığını anlattı” şeklinde konuştu. HaberTürk |
73 Trilyonu Bankalarda Unuttuk Açıklanacak Listede Siz de Olabilirsiniz. ANKARA Bankalarda unutulan paralara ilişkin bu yılki liste yarın açıklanıyor. 30 Nisan'a kadar görebilme olanağı bulunan listeler bankaların internet sitelerinde ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ilan edilecek. Hak sahiplerinin paralarını alabilmesi için bu tarihler arasında başvuruda bulunması gerekirken, son 3 yılda bankalarda unutulan paranın miktarı 73 milyon TL'ye ulaştı. 2010 yılında vatandaş bankalarda 37 milyon TL unuttu. Unutulan bu paranın tamamı zamanaşımına uğrayarak TMSF'nin kasasına girdi. Bankacılık Kanunu'nun 62'nci maddesine göre, "Bankalar nezdindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak 10 yıl içinde aranmayan" paralar zaman aşımına tabi oluyor. Yetkililer bu yıl da uyarılarını yineleyerek, vatandaşı yarın açıklanacak listeleri takip etmeleri konusunda uyardı. Yarın, unutulan paralara ilişkin listeler bankaların internet sitelerinden duyurulacak ve tüm listeler aynı tarihler arasında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ilan edilecek. Listeleri 30 Nisan tarihine kadar görme olanağı bulunuyor. Açıklanan listede adı olanlar bu tarihler arasında başvuru yapmazlar ise paraları zamanaşımına uğrayacağı için daha sonra paraları üzerinde herhangi bir hak talebinde bulunamayacak |
İstanbul'a yarın kar gelecek! - 31.01.2011 Yurdun büyük bir bölümü soğuk ve yağışlı havanın etkisi altında. Özellikle iç ve Doğu bölgelerde yoğun kar yağışı var. İstanbul'da ise yarın sabah saatlerinden itibaren karla karışık yağmurun etkili olması bekleniyor. Doğu Anadolu: Doğu Anadolu Bölgesi'nde aralıklarla yağan kar yağışı Van, Bitlis ve Hakkari'de etkili oldu. Zaman zaman etkisini artıran kar yağışıyla birlikte kent merkezleri beyaza büründü. Kar kalınlığı Van'da 5, Bitlis'te 26, Hakkari'de ise 20 santimetreye ulaşırken, yüksek kesimlerde bir metreyi buldu. Kar yağışıyla birlikte bölgede 353 köy ile 376 mezranın yolu ulaşıma kapandı. Doğu Anadolu Bölgesi'nde dün akşam saatlerinde bastıran soğuk hava yerini kar yağışına bıraktı. Gece saatlerinde etkili olan kar Van'da 49, Bitlis'te 71, Hakkari'de ise 133 köy ile 376 mezranın yolunu ulaşıma kapattı. İl Özel İdaresi karla mücadele ekipleri, kapalı köy yollarının ulaşıma açılması için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Kar nedeniyle araç trafiğinde zaman zaman aksamalar oluyor. Belediye ekipleri de kent merkezindeki karları temizleyerek kamyonlarla kent dışına taşıyor. Karayolları 11'inci Bölge Müdürlüğü yetkilileri, çığ nedeniyle Hakkari- Şırnak karayolunun dün akşamdan beri ulaşıma kapandığını bildirdi. Bazı bölgelerde yoğun yağış karla mücadele çalışmalarını olumsuz etkilerken, meteoroloji yetkilileri bölgede bugünden itibaren kar yağışının etkisini daha da artıracağını ve hava sıcaklıklarında düşüş olacağını kaydetti. Antalya: Antalya kent merkezine 40 kilometre uzaklıktaki Döşemealtı İlçesi'ne bağlı Dağbeli Beldesi, beyazlara büründü. Kendine özgü mimari evleriyle dikkat çeken Dağbeli Beldesi'nin beyazlara bürünmüş kuş bakışı görünümü, görenleri kendine hayran bıraktı. Aynı zamanda köyün çevresini saran Torosların zirvesini renklendiren bulutlar, görsel bir şölen Nevşehir: Dünyanın en ilginç yeryüzü oluşumlarından biri olarak kabul edilen Kapadokya bölgesindeki peribacaları, kar altında eşsiz bir güzelliğe büründü. Beyaz gelinliklerini giyen peribacalarının kış aylarındaki müdavimleri ise her zamanki gibi Uzakdoğulu turistler oldu. Kayseri: Kayseri'de 3 gündür süren kar yağışı hayatı olumsuz etkilerken, 84 köy yolunun ulaşıma kapandığı, Erciyes'te kar kalınlığının ise 1 metre 90 santime yükseldiği öğrenildi. İstanbul'a yarın kar gelecek Meteoroloji'nin verdiği bilgiye göre, Marmara Bölgesi'nde hava parçalı ve çok bulutlu, İstanbul, Bilecik, Kocaeli ve Sakarya çevreleri aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçecek. Trakya ile bölgenin iç kesimlerinde bu gece ve yarın sabah saatlerinde buzlanma ve don olayı bekleniyor. İstanbul: Çok bulutlu, bugün öğle saatlerinden sonra ve yarın sabah saatlerinden itibaren hafif karla karışık yağmurlu geçecek. Rüzgar; kuzey ve kuzey doğu yönlerden kuvvetli (30-50 km/saat) olarak esecek. Balıkesir: Parçalı ve çok bulutlu geçecek. Bu gece ve yarın sabah saatlerinde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Edirne: Parçalı ve çok bulutlu geçecek. Bu gece ve yarın sabah saatlerinde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Kocaeli: Çok bulutlu, aralıklı karla karışık yağmurlu geçecek. Rüzgar; kuzey ve kuzey doğu yönlerden kuvvetli (30-50 km/saat) olarak esecek. Bu gece ve yarın sabah saatlerinde buzlanma ve don olayı bekleniyor. CNN Türk |
Genelkurmay'dan helikopter cevabı ! http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2011125/170095_yazicioglu.jpg Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına hazırlanan DDK raporuna TSK'dan cevap; Hava Kuvvetleri Komutanlığı, eskiBBPGenel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatlarını kaybettiği helikopter kazasının olduğu tahmin edilen saatlerde, olay mahallinin 74 kilometre içerisinde F-4 ve F-16 uçakları da dahil TSK'ya ait herhangi bir hava trafiğinin olmadığını bildirdi. Hava Kuvvetleri Komutanlığı'ndan yapılan açıklamada, 29-30 Ocak 2011'de bazı gazetelerde ''Enkaz Üssünden Uçuş'' ve ''F-16 Şüphesi'' başlıklı haberlerin yer aldığı belirtildi. Haberlerde, ''Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte beş kişinin ölümüyle sonuçlanan helikopter kazası ile ilgili Devlet Denetleme Kurulu (DDK) raporlarına göre olay sırasında bölgede hava trafiğinin yoğun olduğu, Safa 51 adlı bir uçağın enkazın üzerinde daireler çizdiği ve TSK'nın yazılı olarak iletilen soruya cevap vermediği''nin iddia edildiği belirtilen açıklamada, şöyle denildi: ''Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu'nun talebi üzerine, olay gününe ait bölgedeki askeri radarlar tarafından izlenen tüm hava trafik bilgileri ayrıntılı bir şekilde incelenerek Devlet Denetleme Kurulu'na gönderilmek üzere 21 Ocak 2011 tarihindeGenelkurmayBaşkanlığına bildirilmiştir. Daha önce ayrıntılı inceleme raporlarında da belirtildiği gibi habere konu olan ve Safa 51 adlı olduğu söylenen eğitim uçuşu, kazanın muhtemel saatinden yaklaşık dört saat sonra, GMT saat dilimine göre 16.48'de (Türkiye saatine göre 18.48), anılan bölgeden 19.000 feet (6300 m) irtifadan geçiş şeklinde icra edilen TSK'nın günlük planlı rutin eğitim görevidir. Söz konusu görevin askeri radarlar tarafından takip edildiği ve kaza ile ilgili bir boyutunun olmadığı gibi, olayın olduğu tahmin edilen saatlerde olay mahalli 74 kilometre içerisinde F-4 ve F-16 uçakları da dahil TSK'ya ait herhangi bir hava trafiğinin olmadığı kamuoyuna saygı ile duyurulur.'' Öte yandan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Devlet Denetleme Kurulu (DDK) tarafından, eski BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatlarını kaybetmesine yol açan helikopter kazasına ilişkin hazırladığı raporun kendilerine ulaşmadığını belirterek, ''Bana garip gelen şey, DDK'nın yargıda olan ve ayrıca defalarca konu hakkında uzmanlıkları tartışma götürmeyen kişi ve kurumlarca yapılmış çalışmanın üzerine hangi uzmanlık marifetiyle böyle bir sonuca ulaştığını herhalde önümüzdeki günlerde kamuoyuyla daha açık ve detaylı olarak paylaşacaklardır'' dedi. Polis Meslek Yüksekokulları ile İl Emniyet Müdürlüklerinde akıllı sınıfların kurulmasına ilişkin protokol, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile İçişleri BakanıBeşir Atalayarasında imzalandı. Yıldırım ve Atalay, Ulaştırma Bakanlığındaki törende soruları yanıtladı. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, ''Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği kazadan 4 gün sonra bir fotoğraf yayınlandı. Bu fotoğrafta helikopterin uçuş bilgilerinin yer aldığı CPRS cihazının bulunduğu ancak daha sonraki fotoğraflarda bu cihazın söküldüğü ifade edildi. Bu DDK raporuna da yansıdı. Bu kayıp parçalarla ilgili Ulaştırma Bakanlığının yaptığı bir çalışma var mı?'' sorusu üzerine, kazanın olduğu andan itibaren devletin bütün imkanlarıyla seferber olduğunu, kaza raporunun da yaklaşık 9 ay sonra kamuoyuyla paylaşıldığını söyledi. Kazanın pilotaj hatasından kaynaklandığının tespit edildiğini anımsatan Yıldırım, ancak daha sonraki iddialar üzerine TBMM'de bu konuyla ilgili iki komisyon oluşturulduğunu, 4'er ay süren çalışmalardan sonra bu komisyonların raporlarının da kamuoyuna açıklandığını belirtti. Yıldırım, DDK'nın da bu konuyla ilgili bir çalışma yaptığını ve hazırlanan raporun kamuoyuna açıklandığını belirterek, şunları söyledi: ''Ancak hepimiz biliyoruz ki, biri hariç kazazedelerin tamamının, kazadan sonra ilk bir saat içerisinde vefat ettiği belirtildi. Bu kazayla ilgili birçok spekülasyon yapıldı, yapılmaya da devam ediliyor. Devlet Denetleme Kurulunun raporu henüz bize ulaşmış değil. Kaldı ki konu halen yargıda. Kazazedelerin yakınları ve sayın Genel Başkanın mensup olduğu parti bu konuyu yargıya taşımıştır. Yargı bu konuda gerekli kararı verecektir. Bana garip gelen şey, Devlet Denetleme Kurulunun yargıda olan ve ayrıca defalarca konu hakkında uzmanlıkları tartışma götürmeyen kişi ve kurumlarca yapılmış çalışmanın üzerine hangi uzmanlık marifetiyle böyle bir sonuca ulaştığını herhalde önümüzdeki günlerde kamuoyuyla daha açık ve detaylı olarak paylaşacaklardır. Tabii ki kaza olmasını hiç bir zaman arzu etmeyiz. Ama olan kazanlardan da kaza çıkarmanın, bu ülkede görev yapan kamu görevlilerine layık görülen bir şey olmaması gerektiğini düşünüyorum.'' -BAŞBAKANA SUİKAST DÜZENLENECEĞİ İDDİASI- İçişleri Bakanı Atalay da, ''MİT'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a İstanbul'da suikast düzenleneceğine ilişkin rapor hazırladığı'' yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine, ''Doğrulanmış veya açıklanmış bir şey değil. Bizim çalışmamız içinde olan bir konu değil. Bunu spekülatif bir haber olarak değerlendiriyorum'' dedi. ''Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili DDK raporunu hazırladı. İlk bulgular, helikoptere ait bazı parçaların JİTEM tarafından ortadan kaldırıldığı yönünde'' denilmesi üzerine Bakan Atalay, ''Bana gelen böyle bir bilgi yok veya bana sorulan bir soru da yok'' diye konuştu. Tahliye edildikten sonra kaçan terör örgütü Hizbullah üyeleriyle ilgili bir gelişme olup olmadığının sorulmasına karşılık Atalay, ''Yoğun şekilde çalışıyoruz. Önemli ekiplerimiz çalışıyor, yetkili arkadaşlar, ekiplerimiz alanda'' yanıtını verdi. ''Hizbullahçıların saklandıkları evde kadın kılığına girdikleri söyleniyor'' denilmesi üzerine de Atalay, ''Yok arkadaşlar'' dedi. -''TÜRKİYE BÖYLE BİR ANAMUHALEFET PARTİSİNE, BÖYLE SİYASETÇİLERE LAYIK DEĞİL''- İçişleri Bakanı Atalay, ''CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran'ın, Başbakan Erdoğanile ilgili sözlerine tepki gösterdiniz. Bir özür bekliyor musunuz?'' sorusuna şu yanıtı verdi: ''Türkiye Cumhuriyeti Başbakanını, İstanbul'da kendi semtiyle anarak, harem ağalığıyla bağdaştırır ifadeler kullanmak fevkalade büyük bir ciddiyetsizlik, seviyesizlik ve büyük bir terbiyesizliktir. Son zamanlarda CHP'nin sözcülerinin üslubunda bu seviyesizliğe çok rastlıyoruz. Anamuhalefet partisi çok önemli bir kurumdur. Türkiye gibi büyük bir ülkede de böyle olması gerekir, biz öyle bekleriz. Böyle bir partinin TBMM'deki en önemli görüşmesi de dahil bütün platformlarda sürekli böyle spekülatif, hakaret içeren ifadeler kullanması üzücüdür. Bu, partinin ciddi bir söyleminin, politikasının, ülkemiz için hiç bir projesinin, bir Türkiye vizyonunun olmadığını gösterir. Bu, günübirlik polemiklerle siyaset üretmektir. Bir Anamuhalefet partisinin genel başkan yardımcısı herhalde hangi konumda olduğunu da bilmiyor. Fevkalade cahil, cahilce, hiç bir tarih bilgisi de olmadan çok yüzeysel, çok ayıplanacak, kınanacak bir tavır içerisinde, ciddiyetsizce bu ifadeleri kullanıyor. Bunlardan biz bir şey kaybetmeyiz. Başbakanımız da bir şey kaybetmez. Bu sadece kendi seviyelerini daha da düşürür, hem Anamuhalefet partisinin hem bu ifadeyi kullanan genel başkan yardımcısının. Türkiye böyle bir Anamuhalefet partisine, böyle siyasetçilere layık değil, Türkiye için üzülmek lazım.'' Aynı soruyu yanıtlayan Ulaştırma Bakanı Yıldırım da ''Herhalde arkadaş son zamanlardaki bu televizyon dizisini fazla izlemiş. Ondan etkilenmiş'' dedi. AA (31.01.2011) |
KANDİLLİ'DEN İSTANBUL DEPREMİ TAHMİNİ Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi, İstanbul'da 7 büyüklüğündeki bir depremin 2030'a kadar olma olasılığının yüzde 64 olduğunu açıkladı. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi (UDİM) Müdürü Dr. Doğan Kalafat ile Kandilli Rasathanesi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Nurcan Meral Özel kameralar karşısına geçti. Meral ve Kalafat, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Deprem Mühendisliği Anabilimdalı tarafından 2010 yılında geliştirilen "ELER" adı verilen Deprem Hasar Tahmin Programı ve bu yazılımla hazırlanacak deprem bölgesine ait şiddet dağılım haritaları ile haritaların ne işe yarayacağını anlattı. SARSINTI, ŞİDDET, HASAR VE VE CAN KAYBI HARİTALARI Konuyla ilgili olarak ilk sözü alan Kandilli Rasathanesi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Nurcan Meral Özel, Kandilli Rasathanesinin Türkiye'de depremlerle ilgili 80 yıldır bilgi verdiğini kaydederek, bu bilgilerin basın kuruluşlarına 2 - 5 dakika içinde iletildiğini söyledi. Özel, "Geçtiğimiz yıldan itibaren bu depremin büyüklüğü, koordinatları ve derinliğinin yanında aynı zamanda deprem sonrası, meydana gelen şiddetin dağılımı, etki alanı dağılımı, maksimum ivme ve maksimum hız gibi parametreler de eski verdiğimiz deprem parametleri haritası şeklinde dağıtılmaya başlanacak " dedi. Özel, bu parametrelerin ölçümünün dünyada ABD, Japonya ve İtalya'da son birkaç yıldır yapıldığını kaydetti. Doç. Dr. Özel, sarsıntı haritaları, etki alanı haritaları, hasar tahmini, can kaybı haritaları yapıldığını söyleyerek, " Artık Kandilli Rasathanesi de Deprem Mühendisliği Anabilimdalının geliştirmiş olduğu ELER isimli bir programı kullanarak, depremden hemen sonra otomatik olarak, bu haritaları üretmeye başlamıştır. 2010 yılı boyunca biz bu haritaları test amaçlı ürettik. Özellikle Karakoçan Elazığ depreminden hemen sonra 30 dakika içinde, sarsıntı haritalarımız, şiddet haritalarımız ve tahmini hasar ve can kaybı haritalarımız üretilmiştir " diye konuştu. ŞİDDET HARİTALARI BİRKAÇ DAKİKA İÇİNDE ÜRETİLİYOR Ardından Ulusal Deprem İzleme Merkezi ( UDİM ) Müdürü Dr. Doğan Kalafat depremle ilgili temel bilgiler verdi. Kalafat bir deprem olduğunda bilinmesi gereken temel parametrelerin, depremin oluş zamanı, yer bilgisi, coğrafi koordinatları, derinliği ve büyüklüğü olduğunu söyledi. Bir deprem olduğunda ilk olarak p dalgası ( ilk gelen dalga ) ve s dalgası ( yıkıcı dalgalar ) denilen dalgalara baktıklarını dile getiren Kalafat, bu dalgaların istasyonlara gelme sürelerini aldıklarını kaydetti. Kalafat elde ettikleri bu bilgileri telefon, e- mail, sms, telsiz, uydu telefonu yoluyla ilgili kurumlara bildirdiklerini de belirtti. Kalafat, "Şimdi ise, sarsıntı haritaları dediğimiz hızlı otomatik olarak ürettiğimiz şiddet haritaları, yani can kayıpları ne olabilir , şiddet dağılımı nedir, yıkım nasıl meydana gelmiştir bunlarla ilişkili haritaları da hızlı bir şekilde, elektronik faks ve elektronik posta vasıtasıyla gönderiyoruz. " şeklinde konuştu. Kalafat yakın zamanda bu haritaları cep telefonlarına mesaj yoluyla göndermeyi planladıklarını da kaydetti. Elazığ Karakoçan'da meydana gelen depremi örnek vererek deprem şiddet haritalarının önemine değinen Kalafat, şiddet değerinin insanların alacağı tedbirlere göre değişeceğini kaydetti. ELER programıyla deprem şiddet haritalarını depremden hemen sonra, birkaç dakikada ürettiklerini kaydeden Kalafat, " Bunlar artık otomatik olarak üretilmeye başladı. Dolayısıyla bir afete hızlı müdahalede en önemli parametre olan tahmini kayıplar, tahmini hasar bilgileri çalışmaları hızlandıracak bir şekilde üretilmeye başlandı. Dolayısıyla bu yörelere hızlı şekilde sağlık ekiplerinin, kurtarma ekiplerinin intikalini bu şekilde sağlamış oluyoruz " dedi. Kalafat, İstanbul'da meydana gelebilecek olası bir deprem için de bir deprem senaryosu ve şiddet haritası oluşturulabileceğini belirtti. "2090'A KADAR BÜYÜK BİR DEPREM OLMA OLASILIĞI YÜZDE 95 " Bu haritaların nasıl oluşturulduğunu ise Elektronikçi Araştırmacı Yaver Kamer anlattı. Kamer, haritaları, depremin olduğu yerde bulunan istasyonlardan gelen bilgileri kullanarak elde ettiklerini kaydetti. Doç.Dr. Özel ise, bu dağılım haritalarını bugüne kadar verilen deprem parametreleri yanında otomatik olarak ürettklerini söyleyerek , "Bu çok büyük bir yenilik Türkiye'de. Afet durumunda ekiplerin yönlenmesinde çok büyük bir katkı. " dedi. Doç. Dr. Özel 2 ya da 3 dakikada bir deprem açıkladıklarını ancak bu haritalarla 60 saniye içinde, bu haritaları açıklayacaklarını kaydetti. Dr. Kalafat 1999 depreminde şiddet haritalarının hazırlanmasının 2 ay aldığını da kaydetti. Uluslararası Deprem Tespiti Ağı Başkanı Prof. Dr. Elçin Halilov'un, 2011-2015 arasında İstanbul ve İzmir'de şiddetli deprem olasılığının yüksek olduğuna ilişkin açıklamalarının hatırlatılması üzerine Dr. Kalafat, depremlerin önceden belirlenmesinin araştırma safhasında olan çalışmalar olduğunu kaydetti. Türkiye'de de bu tür çalışmalar olduğunu söyleyen Kalafat, bu tür haberlerin zaman zaman çıktığını bundan sonra da çıkacağını söyleyerek, öncelikli olarak yapılması gerekenin afet bilincini toplumda yerleştirmek olduğunu söyledi. Kalafat, İstanbul'da 7 büyüklüğündeki bir depremin 2030'a kadar olma olasılığının yüzde 64, önümüzdeki 50 yılda olma olasılığının yüzde 75, 90 yılda ise yüzde 95 olduğunu belirterek, "Yani İstanbul'da 2090 yılına kadar büyük bir deprem olma olasılığı yüzde 95" dedi. Kalafat, "Bizim öncelikle yapma istediğimiz afet bilincini toplumda yerleştirmek ve deprem zararlarını en aza indirmek. Depreme dayanıklı bina yapımının sağlanması ve can kayıplarını en aza indirmek çok önemli" diye konuştu. |
İstanbul karla uyandı İstanbul’da beklenen kar yağışı, bu sabah etkisini göstermeye başladı. Yüksek kesimler yer yer beyazlara büründü. İSTANBUL - Günlerdir soğuk bir hava yaşanan İstanbul, bu sabah kar yağışıyla uyandı. Hafif şekilde etkili olan kar yağışı, yüksek kesimlerde yer yer kar birikintilerine neden oldu. Araçların üzeri ve çatılarda beyaz kar örtüsü oluştu. DON VE BUZLANMAYA DİKKAT İstanbul Meteoroloji Bölge Müdürü Mustafa Yıldırım, İstanbul'da sabah saatlerinde başlayan kar yağışının özellikle kuzey ve doğu ilçelerinde daha fazla etkili olmasının beklendiğini belirterek, bugün en düşük sıcaklığın -2 derece, en yüksek sıcaklığında 3 derece olacağını söyledi. Yarın, en düşük sıcaklığın -3, en yüksek sıcaklığın 8 derece, havanın parçalı ve az bulutlu olacağını ve yağış beklenmediğini belirten Yıldırım, ''İstanbul'da bugün aralıklarla kar yağışı devam edecek. Yarın kar yağışı beklenmiyor. Özellikle çarşamba ve perşembe gece ve sabah saatlerinde görülecek don ve buzlanmaya karşı ilgilileri ve vatandaşları uyarıyoruz'' dedi. Yıldırım, perşembe günü İstanbul'da parçalı bulutlu, zaman zaman da çok bulutlu bir hava görüleceğini, sıcaklığın ise en düşük 0 en yüksek 10 derece beklendiğini kaydetti. Mustafa Yıldırım, cuma günü yağmur beklendiğini ve en düşük sıcaklığın 2 derece en yüksek sıcaklığın da 8 derece olacağını ifade etti. NTV |
Dövizli Askerlik Kabul Edildi Dövizli Askerlik İle İlgili Yasa Teklifi TBMM Genel Kurulunda Kabul Edildi. Yurt dışında yaşayıp, dövizle askerlik kapsamından çıkartılanlar veya bu hizmetten yararlanma şartlarını kaybedenler, 10 bin Avro ödemeleri ve temel askerlik eğitimini yapmaları halinde, askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılacak. Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Yasaya göre, yurt dışında yaşayıp, daha önce her ne nedenle olursa olsun dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılanlar veya bu hizmetten yararlanma şartlarını kaybettikleri sonradan tespit edilenler, kanunda belirtilen şartları taşımaları ve 10 bin Avro ödemeleri ve temel askerlik eğitimini yapmaları halinde, askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılacak. Bu kişiler, durumlarını ispat eden belgeler ile konsoloslukları aracılığıyla askerlik şubelerine başvuracak. 10 bin Avro veya karşılığı yabancı ülke parasını, başvuru sırasında defaten ödeyecekler. Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte 45 yaş ve üzeri olanlar da dövizle askerlikten yararlanabilecek. Yurt dışında yaşayan 45 yaş ve üzeri kişiler ise 15 bin Avro veya karşılığı yabancı ülke parasını başvuru sırasında defaten ödeyecek. Bu kişiler, temel askerlik eğitimine tabi tutulmadan, askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılacak; eğer 21 günlük temel askerlik eğitimini yapmak isterlerse de 10 bin Avro ödemeleri yeterli olacak. Türk vatandaşlığından çıkmalarına İçişleri Bakanlığınca izin verilenler ile Türk vatandaşlığını kaybettirilmesine Bakanlar Kurulunca karar verilenlerden; düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıl içinde vatandaşlığa alınmak üzere yetkili mercilere başvuranlar, Türk vatandaşlığına yeniden kabul edilme tarihinin ardından 1 yıl içinde başvurmaları halinde, bu hükümlerinden yararlanacak. Bu düzenlemeden yararlananların dövizle askerlik hizmeti kapsamında daha önce yaptıkları ödemeler, ödeyecekleri toplam miktardan düşülecek. Bundan yararlanan yükümlüler hakkında, saklı, yoklama kaçağı, bakaya veya noksan hizmetli statüsünde olup her ne sebeple olursa olsun askerlik hizmetini tamamlamamaktan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılamayacak, başlatılmış olanlar ise sona erdirilecek. -SAĞLIK YARDIMI VERİLECEK- Yasayla, görev sırasında, görev dışında görevlerinden dolayı saldırıya veya kazaya uğrayan erbaş ve erlerden sağlık kurumlarında tedavisi sürenlere, tedavinin sürdüğüne dair sağlık kurul raporuna istinaden sağlık yardımı verilecek. Terhislerini takip eden aybaşından itibaren verilecek sağlık yardımı, görevdeki uzman çavuşun aldığı net maaşın 2/3'ü olarak, bağlı olduğu Kuvvet Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından ilgili bütçe kaleminden ödenecek. 36 ayı geçmemek üzere yapılacak bu ödemelerde, sigorta primi dahil, hiçbir kesinti uygulanmayacak, tedavi sürecindeki gerçekleştirilen sağlık yardımı personelden tahsil edilmeyecek. Olay, kaza; keyif verici içki ve her çeşit madde kullanmaktan, her ne şekilde olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlamak veya zarar vermek amacından doğmuş ise sağlık yardımı ödenmeyecek. Aynı hükümler yedek subaylar için de geçerli olacak. Yedek subaylara yapılacak sağlık yardımı ise görevdeki emsali yedek subayın net maaşının 2/3'ü olarak ödenecek. Tedavisi sürenlerden vazife malulü ya da harp malulü aylığının bağlandığı tarihi takip eden aybaşından itibaren; malullük durumu oluşmaksızın tedavisi kesin işlemli sağlık kurulu raporuyla sonlandırılanlara, raporunu takip eden aybaşından itibaren sağlık yardımı ödenmeleri sonlandırılacak. Başkanvekili Nevzat Pakdil, teklifin yasalaşmasının ardından birleşimi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı. |
Defne Joy arkadaşının evinde ölü bulundu Ünlü sunucu ve oyuncu Defne Joy Foster, kaldığı arkadaşının evinde ölü bulundu. Alınan bilgiye göre, ''Yok Böyle Dans'' adlı programda yarışmacı da olan 32 yaşındaki Defne Joy Foster Caddebostan'da arkadaşının evinde ölü bulundu.Polis olaya ilişkin inceleme başlattı. Annesi Türk, babası Amerikalı olan Foster, 3 yıl önce evlenmiş ve bir oğlu olmuştu. İlk olarak Kral TV'de DJ olarak ekran başına geçen Foster, daha sonra çeşitli kanallarda müzik programı sunuculuğu yaptı. Foster, ''Ruhsar'', ''Beyaz Yalanlar'', ''Sihirli Annem'', ''Selena'', ''Hayal ve Gerçek'' gibi dizilerde de rol almıştı. Solunum yetmezliği mi, kalp krizi mi? Sunucu ve oyuncu Defne Joy Foster'ın ölümüne ilişkin olarak Kadıköy'deki dairede incelemeler sürüyor. Ünlü sunucunun ölümüyle ilgili olarak kalıtsal hastalığına dikkat çekildi ve iki ihtimal üzerinde duruluyor... Alınan bilgiye göre, Kadıköy Cumhuriyet Savcısı ve Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Foster'ın ölü bulunduğu Caddebostan Tanzimat Sokak'taki 3 katlı binaya geldi. Savcı ve olay yeri inceleme ekiplerinin, buradaki incelemeleri sürüyor. Bu arada, astım rahatsızlığı olduğu öğrenilen Defne Joy Foster'ın, dün gece arkadaşlarıyla eğlendikten sonra arkadaşı Kerem Halit Altan'a ait bu eve geldiği öğrenildi. ''Solunum yetmezliği'' ve ''kalp krizi'' sonucu öldüğü sanılan Foster'ın, kesin ölüm sebebinin yapılacak otopsiden sonra anlaşılacağı öğrenildi. |
Defne Joy Foster ölü bulundu Ünlü sunucu Defne Joy Foster, Caddebostan'da bir arkadaşına ait evde ölü bulundu... Foster'in dün gece arkadaşlarıyla eğlendikten sonra bu eve geldiği belirtildi. Henüz 32 yaşında olan Foster, 2009 yılında oğlu Can Kılıç'ı dünyaya getirmişti. Son olarak 'Yok Böyle Dans' adlı programa yarışmacı olarak katılan ünlü sunucu Foster, bir çocuk annesiydi. Polis, Defne Joy Foster'ın ölüm nedenini araştırıyor. Defne Joy Foster, 2 Mayıs 1979'da Sinop'ta doğdu. Annesi Türk, babası Amerikalı olan Defne Joy Foster, ortaokulu İzmir Alsancak Ortaokulu'nda okudu. İlk olarak Kral TV DJ'yi olarak ekran başına geçen Foster, daha sonra çeşitli kanallarda müzik programı sunuculuğu yaptı. Ardından dizi oyunculuğuna başladı. Uzunca bir süre Sihirli Annem adlı dizide Eda karakterini canlandıran Foster, tv8'de yayınlanan Bir İş İçin Lazım adlı programı Cemil Büyükdöğerli ile birlikte sundu. Foster, Ruhsar, Beyaz Yalanlar, Sihirli Annem, Selena, Hayal ve Gerçek gibi dizilerde de rol almıştı. Bunun dışında bir TRT programı olan Çeyiz Şov'u da sunan Foster, son olarak Yok Böyle Dans adlı programda yarışmacı olarak katılmıştı. Foster, yarışmadan geçen hafta elendi. 2008'de İlker Yasin Solmaz ile evlendi. Bu evlilikten 13 Haziran 2009'da Can Kılıç adında bir oğlu dünyaya geldi. Foster, geçen hafta yarışmadan elenmiş ve bunun nedenini de "Bebeğim bir süredir hasta. Geceleri uyutmuyor, onun için yeterince çalışamadım" diyerek açıklamıştı. SOLUNUM YETMEZLİĞİ YA DA KALP KRİZİ OLABİLİR Foster'ın ölümüne ilişkin olarak Kadıköy'deki dairede incelemeler sürüyor. Alınan bilgiye göre, Kadıköy Cumhuriyet Savcısı ve Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Foster'ın ölü bulunduğu Caddebostan Tanzimat Sokak'taki 3 katlı binaya geldi. Savcı ve olay yeri inceleme ekiplerinin, buradaki incelemeleri sürüyor. Bu arada, astım rahatsızlığı olduğu öğrenilen Defne Joy Foster'ın, dün gece arkadaşlarıyla eğlendikten sonra arkadaşı Kerem Halit Altan'a ait bu eve geldiği öğrenildi. “Solunum yetmezliği” ve “kalp krizi” sonucu öldüğü sanılan Foster'ın, kesin ölüm sebebinin yapılacak otopsiden sonra anlaşılacağı öğrenildi. kaynak |
Mübarek yanlılarıyla karşıtları çatışıyor 1 ek ![]() Mısır'da tansiyon yine yüksek. Ordu göstericilere ilk kez "Artık evlerinize dönün" çağrısı yaptı. Ancak Kahire'deki Tahrir Meydanı'nda hükümet yanlılarıyla muhalifleri çatışıyor. Ordunun uyarı ateşi açtığı, çatışmalarda ölenlerin olduğu haberleri geliyor. Muhalif lider Muhammed El Baradey de orduyu göreve çağırdı. Kahire'de kaçırılan Türkiye Fox TV muhabiri Erol Candabakoğlu'na da ulaşıldı. Bu kez Mübarek'in binlerce taraftarı, başkent Kahire'deki Tahrir Meydanı'nda bir araya geldi. Bu sırada halihazırda Tahrir Meydanı'nda muhalefetin de gösterisi sürüyordu. Tahrir Meydanı'nda karşı karşıya gelen iki taraf arasında çatışmalar yaşanıyor. İki tarafın birbirine sopalarla saldırdıklarını belirten görgü tanıkları, çatışmada bazı kişilerin başlarından yaralandığını kaydetti. El Cezire televizyonundaki haberde de, çatışmalarda ölü ve yüzlerce yaralının olduğu belirtildi. El Cezire televizyonu muhabiri ayrıca, askerlerin çatışmaları dağıtmak amacıyla havaya ateş açtığını duyurdu. Bu arada, Mübarek yanlısı bazı göstericilerin atlar ve develerin sırtında çatışmalara katılması dikkat çekti. Asker çekimser kaldı! Gün boyunca iki karşıt grubu birbirlerinden uzak tutmak için müdahalede bulunan askerlerin, çatışmalar başladığındaysa müdahale etmekten kaçındığını kaydeden görgü tanıkları, askerlerin büyük kısmının, Tahrir Meydanı'nın girişlerinde bulunan zırhlı araçlar ve tankların içine sığınmış durumda olduklarını ifade etti. Bu arada sadece sivil polislerin zor kullanarak Tahrir Meydanı'na girdiği bildirildi. Baradey orduyu göreve çağırdı Muhalif lider Muhammed El Baradey de orduyu göreve çağırdı. Hükümeti "korkutma taktikleri uygulamakla" suçlayan El Baradey, Mübarek yanlılarını da "bir avuç eşkiya" olarak nitelendirdi. Mısır Ordusu'ndan sabah saatlerinde yapılan açıklamada göstericilere, "Mesajınız ve talepleriniz anlaşıldı, eve dönün. Hayat artık normale dönsün" diye seslenilmişti. Müslüman Kardeşler, Mübarek'i eylüle kadar bile istemiyor Müslüman Kardeşler, Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in Eylüle kadar kalmasını kabul etmediklerini açıkladı. Müslüman Kardeşler, yazılı bir açıklama yaparak, Mübarek'in dün akşam yaptığı konuşmada, 'yeniden aday olmayacağını ancak Eylüle kadar görevinin başında olduğunu' söylediğini belirterek, "bunun reddedildiğini" duyurdu. Hükümet iktidar değişimini reddetti Hükümet ise, uluslararası toplumdan gelen iktidarın değişimine yönelik çağrıları reddetti. Mısır Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hüsam Zeki, uluslararası toplumdan gelen çağrıların ardından yaptığı açıklamada, "iktidar değişimini" kabul etmediklerini bildirdi. Türkiye Fox TV muhabiri kaçırıldı Öte yandan Kahire'de kaçırılan Türkiye Fox TV muhabiri Erol Candabakoğlu'na ulaşıldı. Mısır polisi, Erol Candabakoğlu ile Mısırlı kameramanı ve şoförüne ulaştı. Candabakoğlu ile kameramanı ve şoförü ifade verdikten sonra Türkiye'nin Kahire Büyükelçiliği'ne teslim edildi. Ekibin sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi. Mısır'ın İskenderiye kentinde de Mübarek taraftarlarıyla muhalifler arasında çatışma çıktı. Görgü tanıkları, çatışmada çok sayıda yaralı olabileceğini ifade etti. Google ve Twitter Mısır için işbirliği yapıyor (Metin Güneş / CNN TÜRK / Londra) Google ve Twitter internet bağlantıları kesilen Mısırlıların mesajlarını yayımlayabilmeleri için bir mikro blog sitesi oluşturdu. Mısır’dan gelen haberlere göre internete erişim, son erişim sağlayıcı Nur Grubu’nun da bağlantısının kesilmesi üzerine artık tamamen kesilmiş durumda. Ama "speak-to-tweet" (Tweet’e konuşun) hizmeti sayesinde Mısır’daki protestocular ve ülkede bulunan herkes belirli telefonları arayarak sesli mesaj bırakabilecekler. Bu telefon numaraları şöyle: +16504194196, +390662207295 ve +97316199855. Bu numaralara bırakılan mesajlar daha sonra otomatik olarak tweet haline geliyor ve aynı telefon numaralarını arayan ya da twitter.com/speak2tweet sitesini ziyaret edenler bu mesajları dinleyebiliyor. Google’ın geçenlerde satın aldığı SayNow da bu hizmetin sağlanmasında rol oynuyor. SayNow’un kurucularından olan ve Google’ın ortadoğu ve Kuzey Afrika ürün müdürü olan Abdülkerim Mardini, “Biz de bir çok kişi gibi Mısır’da olup bitenlerle ilgili haberlere yapışıp kaldık. Buradaki insanlara nasıl yardım edebliliriz diye düşündük. Bu sayede Mısır’daki halkın bu zor günlerde birbirleriyle iletişim kurmasına katkıda bulunacağını umuyoruz" dedi. ABD Başkanı'ndan orduya teşekkür Mısır'daki gelişmeleri en çok takip eden ülkelerin başında gelen ABD'nin Başkanı Barack Obama, Mısır'daki gelişmeler ile ilgili Beyaz Saray'da bir konuşma yaptı. Mısır'da eylül ayında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar görevde kalacağını belirten Devlet Başkanı Mübarek ile 30 dakika görüşen Obama, "Mübarek'le görüşmem sırasında kendisine açıkça, 'barışçıl bir iktidar değişikliğinin, çatışmasız, düzenli ve anlamlı bir şekilde hemen başlaması' gerektiğini belirttim" dedi. Mısır'daki Mübarek aleyhtarı göstericilerin aksine Obama, Mübarek'e iktidarı hemen bırakması gerektiği yönünde bir telkinde de bulunmadı. Mübarek, istifa etmesi yönünde yapılan gösterilerin ardından televizyonda yaptığı konuşmasında, eylül ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar görevde kalacağını, seçime yeniden aday olmaya niyetli olmadığını, anayasal değişiklikler için çaba göstereceğini, iktidarının bundan sonraki birkaç ayını "barışçıl bir iktidar değişikliğine ayıracağını" ifade etmiş ve "Mısır'da ölmeyi tercih ettiğini" kaydetmişti. Obama konuşmasında genç Mısırlılara da seslenerek, "Sesinizi duyuyoruz" dedi. Obama, "Mısırlılara ve özellikle de gençlere sesleniyorum, şunu bilin kisesinizi duyuyoruz ve artık iyice eminim ki kendi geleceğinizi kendinizbelirleyeceksiniz" şeklinde konuştu. Obama, müdahale etmeyip, barışçıl gösterilerin yapılmasına izin verdiği için de Mısır ordusuna teşekkür etti. CNN Türk - 02.02.2011 |
Acun Ilıcalı'dan İlk Açıklama Defne Joy Foster'in Ölümünden Sonra, Yok Böyle Dans Devam Edecek mi? Hayatını kaybeden Defne Joy Foster'ın yarışmacı olarak yer aldığı "Yok Böyle Dans"ın yapımcısı Acun Ilıcalı, AcunMedya ailesi adına basın açıklamasında bulundu. Acun Ilıcalı, mesajında Defne Joy Foster'ın ailesine baş sağlığı dileklerinde bulundu ve bu hafta program yayını yapmayacağını belirtti. İşte Acun Ilıcalı'nın basın açıklaması: Sevgili Arkadaşım Defne Joy'u kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyim. Yok Böyle Dans'ta beraber olduğumuz süre boyunca bana hep destek olmuş böylesine iyi niyetli bir insanın bu kadar genç bir yaşta aramızdan ayrılması bana ve bütün Acunmedya ailesine büyük bir acı verdi. Defne'ye Allah'tan rahmet, kederli ailesine baş sağlığı diliyorum. Takdir edersiniz ki böyle bir acı yaşarken hafta sonu hiçbir şekilde program yayını yapmamız söz konusu bile olamaz. Bu hafta sonu Yok Böyle Dans ve Yetenek Sizsiniz Türkiye yayınları olmayacaktır. |
Sözleşmeli askerlik seçimden sonra Hükümetin zorunlu askerlik süresinin kısalmasıyla ilgili çalışmayı seçim sonrasına bıraktığı bildirildi. İSTANBUL - Üç haftalık aradan sonra önceki gün toplanan Bakanlar Kurulu, “Sözleşmeli Er” düzenlemesini ve zorunlu askerlik süresinin kısaltılmasıyla ilgili taslak çalışmayı ele aldı. “Sözleşmeli er” uygulamasında görev alacak askeri personelin kadro sorunu aşıldı ve tasarı imzaya açıldı. Habertürk gazetesinin haberine göre; tasarının bu hafta içinde TBMM’ye sevk edilmesi beklenirken, askerlik süresinin kısaltılmasıyla ilgili düzenlemenin, seçim öncesine yetişmeyeceği görüşü ağırlık kazandı. Genelkurmay’ın, “askerlik süresinin kısaltılmasıyla ilgili düzenleme, Sözleşmeli Er uygulamasının vereceği sonuca göre daha sonra ele alınmalı” görüşünü dikkate alan hükümet, bu düzenlemeyi seçim sonrasına bırakma kararı aldı. |
Yok Böyle Veda Defne Joy Foster Son Yolculuğuna Uğurlandı. Kadıköy'de bir arkadaşına ait evde dün ölü bulunan sunucu ve Oyuncu Defne Joy Foster'in cenazesi, İstanbul'da toprağa verildi. Foster için Zincirlikuyu Camii'nde tören düzenlendi. Foster'in cenazesi, burada öğle vakti kılınan namazın ardından omuzlar üstünde Zincirlikuyu Mezarlığı'nda defnedileceği yere kadar taşındı. Foster'in cenazesi, daha sonra burada toprağa verildi. Foster'in annesi Hatice Foster, cenaze törenine ambulansla getirildi. Tekerlekli sandalye ile kızının tabutunun yanına gelen Foster, fenalaşınca yeniden ambulansa taşındı. Hatice Foster, bir süre sonra tekrar tekerlekli sandalye ile cami avlusuna getirildi. Tören boyunca Hatice Foster'ın yanında sağlık ekipleri bulundu. Törene Foster'in eşi Yasin Solmaz, dayısı Nejat Nayman, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ile Azra Akın, Nilgün Belgün, Metin Arolat, İpek Tanrıyar, İnci Türkay, Burcu Güneş, Emre Altuğ, Çağla Şikel, Pascal Nouma, Acun Ilıcalı, Emrah, Nedim Saban ve Açelya Akkoyun'un da aralarında bulunduğu çok sayıda Oyuncu, sunucu ve yapımcı ile vatandaşlar katıldı. Cenaze törenine Sezen Aksu, Gülben Ergen ve Ferdi Tayfur'un da aralarında bulunduğu bazı sanatçılar ise çelenk gönderdi. Bu arada, Türk Toraks Derneği Astım ve Alerji Çalışma Grubu, Defne Joy Foster'in ölümüyle gündeme gelen astımla ilgili, etikleyici faktörlerden uzaklaşmayan ve düzenli hekim kontrolünde olmayan hastaların ölümcül ataklar geçirebildiklerini bildirdi. |
ABD İLE ÇİN'E DÜNYA YETMEDİ İngiliz Daily Telegraph gazetesi, Wikileaks'in sızdırdığı gizli Amerikan Dışişleri Bakanlığı belgelerine dayanarak ABD'yle Çin arasında uzayda silahlanma yarışı yaşandığını ve bir süre önce Washington'ın Pekin'i askeri güce başvurmakla tehdit ettiğini yazdı. Daily Telegraph'a göre, iki ülke arasındaki gerginlik Ocak 2007'de başladı. Çin bu tarihte, 850 kilometre yükseklikteki bir meteoroloji uydusunu vurarak Beyaz Saray'ı şoka uğrattı. Bu deneme, Çin'in Amerika'nın askeri ve sivil uydularını vurarak kaos yaratabileceği endişelerine neden oldu. ABD, Şubat 2008'de Çin'in bu denemesine "sorunlu" bir uyduyu vurarak yanıt verdi ve Pekin'e aynı şeyi yapabileceğini gösterdi. Amerikan Yönetimi, bunun askeri amaçlı bir deneme olmadığını savundu. Ancak Daily Telegraph, "Wikileaks belgelerine göre, ABD'nin amacı farklıydı" diyor. Uydunun vurulmasından bir ay önce Pekin'i uyaran ABD, 1985'den bu yana böyle bir deneme yapmadığını hatırlattı. Dönemin Dışişleri Bakanı Condeleezza Rice'ın kurmayları, Pekin'e bu tür denemelerin ABD ve diğer ülkelerin uzay sistemlerine zarar verebileceği uyarısında bulundu ve diplomatik ya da askeri yollardan çıkarlarını koruma haklarını saklı tuttuğunu söyledi. Daily Telegraph'a göre, diğer ülkeler de Çin'in denemesinden sonra 1980'lerde terk edilen Reagan döneminin yıldız savaşları programının yeniden başlatılmasından endişe duydu. 'Ne müttefik ne de düşmanız'ABD uydusunu, yakıt tankının sağlık tehdidi yaratması nedeniyle vurduğunu açıkladı ancak Çin bunu inandırıcı bulmadı. Gizli yazışmalar da bu denemenin askeri nitelikli olduğuna işaret ediyordu. Amerika'nın kendi uydusunu vurmasından sonra iki ülke bu konuda müzakereler yürüttü. Haziran 2008'deki bir zirve toplantısında Amerikan heyeti Çin'i düşman olarak görmediklerini söyledi. Çin buna iki ülkenin ne düşman ne de müttefik olduğunu söyleyerek yanıt verdi. Uydu vurma denemelerine geçen yıla kadar devam ettiği belirtilen Çin, ABD'nin füzeleri, fırlatıldığı ülkenin topraklarında vurabilecek bir lazer sistemi geliştirmekte olduğunu öne sürüyor. |
Ankara'da ikinci patlama: Ölü, yaralı ve mahsur Ankara'da ikinci patlama: Ölü, yaralı ve mahsur OSTİM Sanayi Bölgesi'nde akşam saatlerinde bir patlama daha oldu. Torno ruhsatı olan atölyede tiner imalatı yapıldığı ve patlamanın tiner kazanında meydana geldiği belirtiliyor. İlk belirlemere göre 8 ölü, 7 yaralı var; binada bulunan 10 ile 12 kişi de mahsur durumda. http://media1.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/T%C3%BCrkiye/110203-ankarahaber.v2.jpg Ankara'nın zor günü http://media2.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/T%C3%BCrkiye/110203-ankarafoto.300w.jpg Kentte can kayıplarına neden olan ikinci patlama, tiner ve boya imalatı yapılan atölyede yaşandı. OSTİM'de patlama, en az 6 ölü İlk görüntüler http://media.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/T%C3%BCrkiye/110203-patlama2.300w.jpg Ankara'da akşam saatlerinde ikinci bir patlama oldu. İçeridekiler mesaj atıyor: Yanıyoruz... http://media1.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/T%C3%BCrkiye/110203-mesajtan%C4%B1k.300w.jpg Patlamanın tanıkları NTV'ye konuştu. 'Yoldan geçen araçlar da yandı' http://media4.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/T%C3%BCrkiye/110203-tan%C4%B1kson.300w.jpg Patlamanın tanıkları NTV'ye konuştu. 'Kaçak mazot' iddiası http://media3.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/T%C3%BCrkiye/110203-mazotvideo.300w.jpg Melih Gökçek'in sorusu ve bir vatandaşın verdiği yanıt. ANKARA - Başkent Ankara'da, bugünkü ikinci patlama akşam saat 19.30 sularında meydana geldi. Patlama, OSTİM Sanayi Bölgesi'nde 6 kişinin hayatını kaybettiği, 34 kişinin yaralandığı ve 2 kişinin de hala kayıp olduğu patlamaya yakın bir bölgede yaşandı: Henüz net olmamakla birlikte bir aracın LPG'si patladı, çıkan yangın yasal olmayan tiner ve boya atölyesine sıçradı, oradaki patlama ve sonrasında çıkan yangın da yan blogları etkiledi. Şu ana kadar 8 kişinin cesedine ulaşılırken, 7 kişi yaralandı, enkaz altında kalan 10 ila 12 kişiye de ulaşmaya çalışılıyor. Ankara OSTİM ikinci bir patlamanın şokunu yaşıyor. Patlamanın nasıl olduğuna ilişkin en net bilgi, olay yerinden NTV yayınına bağlanan Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün'den geldi: "Bir araç patlıyor ve çıkan yangın içeride çalışanların olduğu tiner atölyesine sirayet ediyor. Oradan yandaki bloğa oradan da yandaki bloğa... Şu anda 3'er katlı 5 blogdan dumanlar yükseliyor. Gördüğüm kadarıyla 16-17 araba paramparça, yerde bir ceset var ve 3 ölü daha var; 4 tane cenazemiz var. (Ölü sayısı 8 oldu) Yaralı sayısı net değil ama şu anda içeride de 15 kişi bulunduğu haberleri geliyor. Yangının çevreye sıçrama durumu yok, itfaiye tedbir almış durumda." VALİ YÜKSEL KONUŞTU İlk açıklamasında 1 ölü, 8 yaralı olduğunu belirten Ankara Valisi Alaaddin Yüksel de ilerleyen dakikalarda daha net bilgiler verdi: "Torna atölyesi olarak ruhsat aldığı anlaşılan işletme içinde tiner ve boya imalatı gerçekleştiriliyor. 19.30 sularında tiner kazanlarındaki patlama sonucunda bir ölümüz var. Ancak içeride 3 kişinin daha öldüğü yönünde bilgi geliyor. 1'i ağır 14 yaralı hastanelere sevk edilirken, 15 kişi hala içeride. Bunun nedeni ise, koku ve kimyasallar nedeniyle şu an içeriye girilememesi. Doktorlar telefon yoluyla içerideki arkadaşlarla irtibat halinde. Tüm imkanlar seferber edildi ve gelişmeleri takip edeceğiz. Karşımızda çok ciddi bir olay var ve ekipler yangının söndürülmesinin ardından cihazlarıyla içeriye girecekler. Bölgede 5 bine yakın işletme var burası örnek bölgelerden biri. Torna ruhsatı - tiner imalatı konusu şu an tartışılacak bir şey değil. Önce insanların can güvenliğini sağlayalım, sonra hiçbir şeyi yapanların yanına kar bırakmayız." Sağlık görevlileri ile itfaiye ekiplerinin olay yerindeki çalışmaları sürüyor. "BODRUM KATI TAMAMEN YANMIŞ" Patlama sonrası binada mahsur kalan ve sayılarının 10 ile 12 arasında olduğu tahmin edilen kişilerin bodrum katında olduğu iddiaları vardı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile birlikte basına açıklamalarda bulunan bir itfaiye yetkilisi şöyle konuştu: "Bodrum katı tamamen yanmış, birisi varsa kurtulması çok zor. Orası enkaz altında kalmış; deprem olmuş gibi..." NTV |
| Saat: 14:18 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık