![]() |
Sensizliğin İlk Sabahı Bu sabah hüzünlüyüm, dokunsalar ağlarım.. Kalbim acılarla dolu, yokluğunun ilk sabahında.. Unutmuşum saatleri, zamanlar durmuş senin için.. Gidişine sabahlar bile isyan etti.... Sensiz güneşler bile doğmuyor, gözlerimde.. Zaman acımasız, zaman hain.... Bir sözünle güneşler batırmışsın, sabahlarımda.. Atmış gitmişsin beni bir köşeye.. Yokluğun bana doyar, ben yokluğuna susamışım.. Aklıma geldiğinde yudum yudum tükenirim.. Yokluğunun ilk sabahında... Bir gün gelir bende çekip giderim sevginden.. Ama ozamana kadar bin kere ölürüm.. Bin kere dar ağacına asarım duygularımı.. Ama yinede fayda vermez, isyan ederim kaderime.. Dudaklarım boykot etmiş adını , zamansız.. Matemini dalga dalga yazarım gecelerime.. Gözlerim seni ağlar, ellerim seni yazar.. Ben çeker giderim hayatından, sen kalırsın o şehirde.. O şehirde insanlar çabuk unutulur, çabuk biter sevgiler.. İçeceğim yokluğuna , bu gece nöbet nöbet.. Lanet olsun bu karşılıksız sevdalarıma.. Lanet olsun beni hiç sevmemişliğine.... Benim olmayacağını bilerek yazacağım.. Ve benim hiç olmadığına içeceğim.. Vaad edeceğim bir şey yok sana benden başka.. Ama sen beni anlamadın istemedin asla... Uzaklarda ışık var ama senin ışığına benzemez.. Öyle bir ateş yaktın ki bende yazmakla bitmez.. Sen beni aramazsın, özlemezsin biliyorum.. Ben seni esen yellerden bile soruyorum... Öyle bir şarkı olsa ki seni anlatmasa.. Öyle bir şiir olsa ki seni yazmasa.. Öyle bir gün olsa ki senle doğmasa.. Çeylan gözlüm, yokluğunun ilk sabahında.. Sana hasretim sarılmasa... Fikret Malkoç |
MAZİDE KALDI Kalbimde ... Ender Yöntem -------------------------------------------------------------------------------- Dostluklar zamana ve mekana bağlı değildir. -------------------------------------------------------------------------------- Sana gökteki en güzel yıldızı vermek istedim Sana seni veremezdim, vazgeçtim. Sana en güzel gülleri verebilirdim, Senin yanında soluk kalırdı, vazgeçtim. Coşkulu mavi dalgaları verebilseydim, Ancak seninle anlam kazanırdı, vazgeçtim. Doğum gününde sana bir hediye vermek istedim, Senin hayatımdaki yerini kategorize etmedim, Senin bildiğini de biliyorum ama, kalbimde özel bir yerin var söylemek istedim. |
Senin Gözlerin Ağlamış Sizin diyarda gülüm Çocuklar ağlamazmış Bulutlar kararmaz Dudaklar çatlamazmış Sevenlerin gözyaşları akmaz Sevdalılar ağıt yakmazmış Doğru mudur bilmem ama Senin gözlerin ağlamış Gözlerin gülüm Gözlerime bakar Yüreğimi yakarmış Gözlerinde umutların izleri Gözlerinde yüreğim varmış Kalbin gözlerinde atar Aşkım gözlerinde yatarmış Damarları çatlatan Çığlıklar atan gözlerin Haykırmak istemiş aşkını Haykıramamış Senin gözlerin ağlamış Gözlerin gülüm Kapıları çalarmış Gül mevsiminde açar Lale gibi kokarmış Resimlere bakıp bakıp Hep adımı anarmış Ateşe atmışlar Ama yanmamış Çileleri omuzlamış Ama yılmamış Göremeyince gözlerimi Senin gözlerin ağlamış Gözlerin gülüm Gözlerin gülümBeni görebilmek için Hep arkaya bakarmış Arkanda ne ben Ne gölgeler varmış Bu hasreti duyunca Çiçekler bile ağlarmış Birden kapılar açılmış Sevdalılar yol almış Göremeyince gözlerimi Senin gözlerin ağlamış Bir çiçek gibi Bahçelerde açarmış Ah edermiş âşıklar Bülbüllerin feryadı Yürekleri dağlarmış Yusuf'unu göremeyince Züleyha Gizli gizli ağlarmış Göremeyince gözlerimi Senin gözlerin ağlamış Gözlerin gülüm Bulutlara bakarmış Göremeyince gözlerimi Gözyaşların akarmış Gözbebeklerinde belirmiş hüzün Senin gözlerin ağlamış Sizin diyarda gülüm Her gözün bir adı varmış Kimisi mavi, kimisi yeşil Kimisi elâ, kimi de karaymış Senin gözlerinin adı yokmuş Yalnız gözlerin varmış Hep umutlara uzanırmış ellerin Senin gözlerin ağlamış... Yazar: Ahmet Okan |
Cam Güzeli bak işte; çıkıp geliverdin en ücra yerinden yüreğimin... bak; yine titredi ellerim. anlamsız bakmaya başladı gözlerim, ortalık yere, öylece... yine bir mahsunluk, bir gariplik çöktü içime. ne vardı sanki böyle çekip gidecek! ne vardı beni böyle perişan edecek oysa ne sevmiştim, ne sevmiştim seni; cam güzeli.. Engin Yılmaz |
BETER Gaynanam kimseynen,dirlik edemez Elinden çekdèmi,devler çekemez Dilki şafanda* kãr*,uyhu düzemez Hep ödürlü* eder,gaynanam beter Dãdır* ardı sıra,ben deşiririm* Birem birem* toplar,derneştiririm İstedèn bişirir,õnè veririm Yeyip doyar,bènmez,gaynanam beter Neyime garışsa,muzmahal* eder Şu nezanım ömrüm,günnerim heder Olunu kişkirtir,dõşdürür geder Çok gonur* dõşgel,gaynanam beter Durdu yerde butrar*,datsız dışlıksız Dãyım gendi haklı,başgası haksız Gayın bubam öldü,sırtı dayaksız Töst* diyeni yohdur,gaynanam beter Gara çalar,bela,hazır başında Bãrır carıs* eder,eşik daşında Lingir,lingir oynar,gari yaşında Ilayıgın* bulsun,gaynanam beter Gaderime anam,yanar dövünür Hulklanır âlarım,yürem gövünür Her gaşşık çalımı*,bela bürünür Fırtıl fırtıl ed Hasan GENEYİKLİ |
Okşadım Yüreğini gördüm hastahane bahçesinde bir tekerlekli sandalyede hayatın çizgileri yüzündeydi yaklaştım yanına dinledim hikayesini üstüne yıkılmıştı acılar ve ihanetler yapayalnızdı hala gülüyordu olmayan dişlerinin arasından belli ki yüreği sevgiye aç ve öylesine gururluydu okşadım yüreğini yaşama gülerek bakan bakışlarıyla şükrediyordu haline utandım aynadaki suretimden beli bükülmüş gereksiz dertlerimden tutmayan bacaklarına bakıp yürüdüm sessizce kendi halime gülümseyerek 21.04.06 B. Ateş |
Ceylanı kurtardım avcının elinden ama daha baygın yatar ayılamadı. Kopardım portakalı dalından ama kabuğu soyulamadı. Oldum yıldızlarla haşır neşir ama sayısı bir tamam sayılamadı. Kuyudan çektim suyu ama bardaklara konulamadı. Güller dizildi tepsiye ama taştan fincan oyulamadı. Sevdalara doyulamadı. Giderayak işlerim var bitirilecek, giderayak Nazım Hikmet |
BÜYÜK ÇİLE Çilem büyük anlatılır şey değil, Ölmeden ölmeyi öğreti verin. Demir balyoz ile vurun göğsüme, Kalbimi yerinden çıkartı verin. Aklım çıldırıyor, ne var ne yoksa Bütün gördüklerim hayal mi yoksa Yalanlar gerçekte, gerçek yalansa! Çaresizim bir yol gösteri verin. Yandıkça yanıyor dünya kazanı İçine alıyor gerçek sananı Kader defterini dürüp-yazanı Nasıl bulacağım anlatı verin! Hayvandan aşağı, halife insan! İsyanda mutluluk, mutluluk isyan Kim bu bilmeceyi ömrüme koyan Korlar içindeyim kurtarı verin. Nedir ki gayemiz ezelden beri? Şeffaf bir yoldur bu göstermez kiri, Diriyken ölüyüm, ölüyken diri! Bu nasıl bir oyun söyleyi verin. Ben ki açık bir cezaevindeyim, Kendimi yaşıyor zannetmekteyim, Kaçmaya kalktıkça hapsetmekteyim, Bu ruhu bedene sığdırıverin. shiptar |
Tanrı Aşk Kutsuyor çatısız bir mekanda kadehin çin çin sesi sağlığa umuda ve biten güne vuruluyor kırmızılar içinde bir melek gözlerimde yanıyor tebessümü tanrı seni kutsuyor gölgesini kaybederken gün mavinin uçsuz bucaksız büyüklüğünde yakamozların dans ettiği deniz kıyısında ve de güneşin muhteşem sonunda büyüleniyorum tanrı ruhumu kutsuyor bütün renklerin gizemi gözlerimde düş oluyor hayalim denizler aşırı mavinin her tonunda dolunayın şavkında gece sevgi kutsuyor dans müziği eşliğinde romantizm dinletisi dans ediyorum özür diliyorum günahlarımdan soyunurken çırıl çıplak sevginin kollarına bırakıyorum sarhoş bedenimi tanrı aşk kutsuyor Cemal Karsavan |
İnat Olsun Diye Geceye İnat olsun diye geceye Kırılsın diye Karanın beli Gelin rengine bıraktım Saç tellerimi Pamuk tarlalarına Kar yağıyor şimdi! Nurten Altınok |
| Saat: 23:51 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık