![]() |
Fotoğraf Resmine baktığım güzel kız, genç kız Unuttum, Unuttum, Unuttum seni Eski bir albümde durursun yalnız Unuttum, Unuttum, Unuttum seni İki harf, bir imza, bir tarih; garip Besbelli üçü de mutsuz muzdarip Aklımı zorlama karşımda durup Unuttum, Unuttum, Unuttum seni Bilemem aradan geçti kaç sene Memleketin nere, kimsin adın ne ? "Hatırla" diyerek bakma yüzüme Unuttum, Unuttum, Unuttum seni. Abdurrahim Karakoç |
Şeytanın kızı Ben seversem böyle yakarım diyorsun. Eserime zevkle bakarım diyorsun. Nemrudun İbrahimi yaktığı gibi Ben yanarken sen karşımda gülüyorsun . Benim aşkımın bedeli bu diyorsun. Sana yangınlar ,ellere su diyorsun. Saçların yelpaze , gamzelerin körük. Anladım ki sen ateşe tapıyorsun . Bana bir avuc külün yeter diyorsun. Hasret yoksa sevdalar biter diyorsun, Ne sen Hint'lisin , ne bizrde ganj var. Ölmeden beni ateşe atıyorsun . Şeytan soyundanım ateşim diyorsun . Ben gel dedikçe sen kipirleniyorsun . Asrın Neron'umusun ey zalim kadın ! Sen bir gönül,sen bir gönül yakıyorsun. Yanginlar içinde yalnız koyuyorsun. Ben çaresiz dertlere salıyorsun. Sen de yan diyemem sana . Sen canımsın. Sen yanansan canım yanar biliyorsun . Ekrem Kemal Kırmacı |
Dağlar Şahidim Olsun Dağlar şahidim olsun sende erimek istedi Doruklarımda ayaz kesen her zerrem. Dudaklarında ad, İçinde can olmak istedim can. Seninle karışmak istedi her parçam. |
Kallavi Sokağı Seni ben Kallavi Sokağı'nda gördüm Sen beni görmedin, göremedin Kapıları çaldım, adını sordum Söylemediler, öğrenemedim. Seni ben Kallavi Sokağı'nda gördüm Bir daha görmedim, bilmedim "Belma Sebil" adını yakıştırdım Aklıma geldikçe her sefer Gözlerinin mavisini bitirdim Saçlarının siyahına başladım Kallavi Sokağı'nda güvercinler Benim karanlık İstanbul'um Bir esnaf kahvesine oturdum Belma Sebil ya geçti ya geçer Rüzgarını içime doldurdum Kallavi Sokağı'nda güvercinler Bunca yıl sönmemiş umudum Nisan değilse Mayıs Perşembe değilse Pazar Ben Belma Sebil'i bulurum Atilla İlhan |
Yoksun Ama Varsın Sen yoksun ama varsın sevgilim. Uzaklardasın bilmediğim, Bir yerlerde, birileri ile sohbettesin, Belki de ivedi iş koşuşturmasındasın, Sen yoksun ama varsın sevgilim, Yüreğimdesin, yanıbaşımda olmasan, Ellerimi ellerime almasan da, sıcacık, Nefesini duymasam da tenimde, Sen bilmediğim bir yerde olsan da. Sen yoksun ama varsın sevgilim. Damarlarımda dolaşan kandasın. Düşlerimi yapan ruhtasın. Sen yoksun ama varsın sevgilim. Titreyen yüreğimden biliyorum. Seni unutmayan zihnimden biliyorum. Sen varsın sevgilim, sonsuzca olacaksın. Sevgin var oldukça eserim! Verdiğin sevgiyi, sevgimle , Ta yüreğimde beslerim. Sen yoksun ama varsın sevgilim. İSMAİL TÜRKMEN |
Vuslat Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar, Ömrün bütün ikbalini vuslatta duyanlar, Bir hazzı tükenmez gece sanmakla zamanı Görmezler ufuklarda, şafak söktügü anı... Gördükleri rü'ya ezeli bahçedir aşka; Her mevsimi bir yaz ve esen rüzgarı başka. Gül solmayı; mehtab, azalıp gitmeyi bilmez... Gök kubbesi her lahza, bütün gözlere mavi... Zenginler o cennette fakirlerle müsavi; Sevdaları hülyalı havuzlarda serinler, Sonsuz gibi, bir fıskiye ahengini dinler. Bir ruh, o derin bahçede bir defa yaşarsa Boynunda O'nun kolları, koynunda O varsa, Dalmışsa O'nun saçlarının rayihasiyle, Sevmekteki efsunu duyar her nefesiyle. Yıldızları, boydan boya doğmuş gibi, varlık Bir mucize halinde o gözlerdendir artık. Kanmaz, en uzun buseye, öptükçe susuzdur Zira, susatan zevk, o dudaklardaki tuzdur. İnsan ne yaratmışsa yaratmıştır o tuzdan... Bir sır gibidir azçok ilah olduğumuzdan. Onlar ki bu güller tutuşan bahçededirler. Bir gün nereden hangi tesadüfle gelirler? Aşk, onları sevkettiği günlerde, kaderden Rüzgar gibi bir şevk alır, oldukları yerden. Geldikleri yol, ömrün ışıktan yoludur o! Alemde bir akşam ne semavi koşudur o! Dört atlı o gerdüne, gelirken dolu dizgin, Sevmiş iki ruh ufku görürler daha engin, Simaları her lahza parıldar bu zaferle; Gök, her tarafından, donanır meş'alerle! Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar, Varlıkta bütün zevki o cennette duyanlar Dünyayı unutmuş bulunurken o sularda, -Zalim saat ihmal edilen vakti çalar da- Bir an uyanırlarsa leziz uykulardan, Baştanbaşa, her yer kesilir kapkara, zindan... Bir faciadır böyle bir alemde uyanmak... Günden güne, hicranla bunalmış gibi, yanmak... Ey tali! Ölümden ne beterdir bu karanlık! Ey aşk! O gönüller sana mal oldular artık! Ey vuslat! O aşıkları efsununa ram et! Ey tatlı ve ulvi gece! Yıllarca devam et! Yahya Kemal Beyatlı |
aylar oldu görmedim seni ama yüreğim hala aynı yangında bunların hepsi yüreğimden sana aylar oldu beni unutma unutma aylar oldu... Ömer Seydi Ekinci |
Bedel yüzümde yüzündü aşk sen/de-ki zehir sunan majiskül hayat komasında sevdaya kan/adımı verdim sevmeye kuş/andım tescilli gece mahzenlerinde delik deşik hüzün n/akışı hiç bilmediğin yokluğun çoğaldıkça ölendim Sevinç YILDIZ |
SEVDİN Mİ ? Sen, Hiç sevdin mi beni Söyle sevdin mi? Vahşi kediler tırmaladı mı yüreğini Çaresizlikten? Soluksuz Dipsiz kuyularda kaldın mı ben yokken ? Bir yaz orucunda uzun saatler, Dudakların çatladı mı susuzluğumdan ? Akşam ezanlarında Dua dua doldum mu avuçlarına ? Dudaklarım geldikçe aklına, Dudaklarını dişledin mi ? Sen beni sevdin mi hiç, Söyle sevdin mi ? Ağır dolgun başaklar gibi büküldü mü boynun yalnız uyandığın sabahlar ? Açık bir yaraya tuz basar gibi, Yüreğine çöktü mü acım Küstüğümüz zamanlar ? Vapur,vapur geçtim mi gözlerinden Otururken rıhtımdaki banklarda ? Boranla, karla, sağanakla Kapattım mı yollarını Benden her firarında ? Hangi aynaya baksan, Gözlerimi gördün mü gözlerinden önce ? Sitem ettiğimde, adak mumları gibi eridin mi? Sen beni sevdin mi Söyle sevdin mi? Çıplak ayak, Kızgın kumlarda yürür gibi, Yürüdün mü acıların üstüne ? Deniz kestaneleri dağladı mı parmaklarını, Ellerim, ellerine uzakken ? Gece yarısında ansızın, Yarasa kanadı çarpmış gibi yüzüne, Issız bir yolda, Ardınca gelen yabancıdan ürker gibi, Korkudan ağladın mı bensizlikten ? Bayram sabahlarında, Yarım,yalnız,çaresiz Kimseler içinde kimsesiz Gözlerin doldu mu, Aklından ismim geçerken ? Velhasıl sevgili, Sen, Beni, Seni sevdiğim gibi Sevdin mi hiç, Söyle, sevdin mi ? Ceyda Görk |
Bana uzattığın buketi Almaya korktuğum da İlk defa titredi İlk defa tutmaya çekindi O sevgiyi ellerim Buram buram aşk kokan Rüzğarın müjdesi Bende davetsiz misafir Heyecanlı bir bekleyişti Sevgi rıhtımında soluklanan O ben değildim gülüm O bende ki korkuydu Başımda ki sevdaydı İçimde ki hasretti ve Buruk bir tatdı Sevgi denilen o aşk Aşk uğruna verilen savaş Kazanan taraf sevgi Kazanan taraf barış olmalı Ben barıştan yanayım zalım İnsan sever aşık olur ama Aşk unutulmaz Biter tükenir yok olur Er veya geç sevgi ise Daima seven gönüllerin Zırhlı yüreginde bulunur Salim Erben |
| Saat: 00:53 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık