![]() |
Kuş Eski bir aynada çoğalıyordum. Birden On, onken yirmi; büyüyor kalabalığım. Fırıncı, demirci, sabuncu, meyhaneci; Deniz ben, sokak ben, ağaç ben, yalnızlık ben. Kendimi içiyordum bardaktan, kendimi Dişliyordum elmada.Yat kalk, uyu uyan Çevreye serptiğim benler içinde ben Sonra gün battı, morardı dağların ardı. Bir kuş öttü ovada, başka bir hamurda, Aynamızda ay ışığı gibi yansıyan. |
Kime Emanet.!!! Hak Nebinin diline nifak sayılmış emanete ihanet, Tohum toprağa,yavru yuvaya,yuva anaya emanet, Şak şak olmuş toprak suya,su buluta emanet, Yusuf kuyuya,Mısır Yusufa emanet, Hak Nebi mağaraya,Medine Hak Nebiye emanet, İbrahim ateşe,İsmail bıçağa emanet, Ne bıçak, ne ateş, ne kuyu, ne de mağara etmedi ihanet, Asrın İbrahimleri sana emanet! Arkadaş!Gel sen de bir kor gibi yak sineni, Çünkü hepsi Allaha emanet. İçine doğru derinleş,dibi görünmeyen bir kuyu ol, Sakla Yusufları koynunda, Yusuflar sana emanet! Mağarada yılan olma, Güvercin gibi vefalı,örümcek gibi tehlikelere perdedâr ol, Mağara gibi al Muhammedileri,al yedi genci,al bütün bir gençliği Hz.Sümeyrâ, Hak Nebiyi evlâtlarına emanet etti. Sakın Ona bir şey olursa eve dönmeyin dedi. Dönmeden emanete sahip çıkamayacaklarını anlayınca vazgeçtiler eve dönmekten. Evlerinden çıkamayanlar neyin emanetçisi acaba? Bilecik İstasyonunda yaşlı ana,oğlunu cepheye uğurlarken ona; Oğlum babanı Dİmetokada, dayını Şibkada, ağabeylerini Çanakkalede kaybettim, Sen benim son yongamsın, sen de dönmezsen ben Allaha emanet! diyordu. Ve ilâve ediyordu Git, sen de git! Minareler ezansız, camiler Kurânsız kalacaksa, sen de git. Ezan, Kurân ,Vatan kime emanet? Galiçyada , Şibkada, Dimetokada kalanların evlatları kime emanet? Ben sağ dönseydim uğrunda öldüğüm Kurânı, Canımdan çok sevdiğim, İslâmı yavruma öğretirdim” diyen Ve fakat şimdi mabet yüzü görmeyen bu şehit evlatları kime emanet?.. Cafer-i Tayyar şehit olmuştu, Hak Nebi geldi, yetimlerinin başını okşadı ve ağladı. Baş okşayan kim? Gözyaşı kime emanet? Cephede kanlar içinde son anlarını yaşarken, vücudundan kanlı kurşunu çıkarıp; Arkadaşım Memiş, şunu al oğluma emanet et. Ben yaşadığım müddetçe vazifemi yaptım, inandığım mukaddesler uğruna can veriyorum. Senden de bunun hakkını vermeni istiyorum dediğimi ilet. Mukaddes kurşun kime emanet! Sütçü İmamım!İki bacımızın yaşmağını aldılar diye Maraşı kana buladın. Senin şuurun kime, yaşmak kime emanet? Şair Hz. Amineye, Ey Ebvada yatan ölü, Bahçende açtı dünyanın en güzel Gülü, Derken bahçe kime, Gül kime emanet? Bilâller, dem tutan bülbüller nerede? Arkadaş! Gül de,bülbül de, bağ da, bahçıvan da, Bıçak altındaki İsmailler, ateş içindeki İbrahimler, kuyudaki Yusuflar, Şu gerideki isimsiz kümbet, şu ilerideki ıssız mabet, Unutma hepsi sana emanet!!! |
Sevgi Limanı Ağlamak bana zor gelirdi Sensiz olduğum akşamlarda Beni adeta boğan o duvarlar Seni tanıdıktan, senden bir iz taşıdıktan sonra Sevgiye açılan bir liman gibi Beni kendilerine çektiler Çünkü seni sadece onlara anlatabiliyordum Ve sadece onlarla paylaşabiliyordum Hatta onlardan kıskanıyordum Belki de bu yüzden onları yumrukluyordum Onlardan hıncımı çıkarıyordum Ama artık sevgi limanından ayrıldım Ve biliyor musun artık arkandan Yapabildiğim tek bir şey kaldı Ağlamak Evet, sen bana ağlamayı öğrettin |
Bir Sevda Masalı Bir sevda masalı okuyorum Boş zamanlarımın dışında Birinci bölüm Geçmişin ışık görmeyecek karanlığı İkinci bölüm Gelmiş geçmiş hayatımın en büyük aşkı Öyle bir masal Güneş tanrısı olsanda Sabahı olmayacak;birinci büölüm Nefret ateşi yaksamda İçimde kül olmayacak;ikinci bölüm Bir sevda maskesi taşıyorum suratımda Bir yüzü Günahsız ama afsız mazide kalan hatan Öbür yüzü attı atalı kalbimin Görmediği kara sevdan Öyle bir maske Ne gözyaşlarım silebildi onun bir yüzünü Ne küsmelerin nede sırtını dönmelerin Atabildi onun öbür yüzünü Bir sevda denizinde yüzüyorum gençliğimin Suyun altında Tarihe gömülmüş koca bir batık Suyun üstünde Tarihe yazılmış kör bir aşık Öyle bir deniz Ne kadar uğraşsan çıkaramazsın Batık hep orada kalacak Suyun altında Ne kadar çeksen beni aşağıya başaramazsın Ben hep orada kalacağım Suyun üstünde... |
Öğreneceksin Gözyaşların sele dönüştüğünde Saatlerin yok olup gittiğinde İnsanı yıkıp gitmek neymiş Elbet sende öğreneceksin. Gördüğünde içine nefret dolarsa Her şeyde bahanen o olursa Bir kurşun sıkıp kurtulmak istemeyi Elbet sende öğreneceksin. Her şeyin hesabını verememek Sevgiyi bir hiçe dönüştürmek Gözyaşlarının hesabını görememeyi Elbet sende öğreneceksin. Gün gelecek sende çekeceksin Bir gün elbet sende göreceksin Severken ayrılmak neymiş Elbet sende öğreneceksin. |
Düşler Sokağı / Hüsnü AktanBen kuşlardan da küçüktüm bir gece vaktiydi Aşk tuttu elimden benimGeçtim düşler sokağından bir gece vaktiydi Ceplerimde hacıyatmazlar Yağmur yağsa, uykum kaçsa Bir kuş konsa badi parmağıma Ağlardım bir başıma Sevdadandır dedi annem aldırma Aldırma gel yanıma Kaç mevsim aşk pazarında geçti yalanlarla Düş sattım aldanmışlaraAklım kaçıverdi elimden bir gece vaktiydi Sevdiğim başka, sevenim başka Yağmur yağsa, uykum kaçsa Bir kuş konsa badi parmağıma Ağlardım bir başıma Sevdadandır dedi annem aldırma Aldırma gel yanıma |
Bir Şey Var Aramızda bir şey var aramızda ne tarif edebildiğim ne şiirlerde yazabildiğim bir şey var aramızda yüreğimde hissedebildiğim ama dile getiremediğim bir şey var aramızda bedenimde çoğalan ama elimde olmayan bir şey var aramızda biri sana ait biri bana büyük bir sevgi aramızda |
içten içe ağladığım kaç gecenin hesabını verebilirsin ki en fazla söyle? en fazla kaç intiharıma sebep olabilirsin? Yüreğimin sancılarını nasıl yok edebilirsin? http://www.okyanusotesi.com/spaces/images/160fq5jl.jpg Vakit tamam seni terk ediyorum Bütün alışkanlıklardan öteye Yorumsuz bir hayatı seçiyorum Doymadım inan kanmadım sevgine Korkulu geceleri sayar gibi Birden bire bir yıldız kayar gibi Ellerim kurtulacak ellerinden Bir kuru dal ağaçtan kopar gibi Aşk sabittir gülse hiç dermedik Bul kendini kuytularda hadi dal Sen bir suydun sen bir ilaçtın Hoşçakal iki gözüm hoşçakal Vakit tamam seni terk ediyorum Bu incecik bir veda havasıdır Parmak uçlarına değen sıcaklık İncinen bir hayatın yarasıdır Kalacak tüm izlerin hayatımda Gözümden bir damla yaş aktığında Bir yer bulabilsem seni hatırlatmayan Kan tarlası gelincik şafağında Ölümse korktum savaşsa hep kaçtım Vur kendini korkularda hadi al Seninle bir bütün olabilirdik Hoşçakal iki gözüm hoşçakal |
Son bahar Kapı girişinde gülüşün kalmıştır Koltuk örtüsünde gözyaşın Damaklarımda son pişirdiğin yemeğin tadı Ben zaten özlemiştim ağlamayı Topuklarından düşen çamurları ararım ayakkabılıkta Askıdan kokun gelir burnuma Yorganımda tokadın kalmıştır Bana en çok yalnızlık yakışmıştır Aynada saçların savrulur Kulaklarımdadır hala son söylediğin türkü Yanık bir kahve içerim Bir sabah gelirsin diye seni beklerim Ben hala merdivenlerde senin arkandan çıkarım eve Abartılı basarım kapı ziline Ayakkabılarımı dışarıda bırakırım Gülüşümü ayakkabılıkta. |
Love... Belki ayrı şehirlerdeyiz Ama her gece aynı mehtapta buluşur, Yağmur yağarsa, çıkar Aynı yağmurun altında ıslanırız... Bu aşkı ancak biz biliriz.. Şiirleri güvercinlerin kulağına fısıldar, Mektupları suya yazarız. Biz belki ayrıyız... Ama her gün aynı geceyi sabahlarız... Melekler bize ağlar.... Biz halimize güleriz... http://img468.imageshack.us/img468/3766/alua4bd.gif |
| Saat: 17:40 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık