MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

Misafir 23 Nisan 2007 20:32

RÜZGAR

Şimdi bir rüzgâr geçti buradan
Koştum ama yetişemedim,
Nerelerde gezmiş tozmuş
Öğrenemedim.

Besbelli denizden çıkıp
Kıyılar boyunca gitmiştir,
Tuz kokusu, katran kokusu, ter kokusu
Yüreğini allak bullak etmiştir.

Sonra başlamış tırmanmaya dağlara doğru
Bulutları koyun gibi gütmüştür,
Okşayıp otları yaylalarda
Büyütmüştür.

Köylere de uğradıysa eğer
Islak, karanlık odalarda beşik sallanmıştır,
Güneş altında çalışanlara
İmdat eylemiştir.

Sonra başlayıp alçalmaya ovalara doğru,
Haşhaş tarlalarında eflatun, pembe, beyaz,
Kıraçlarda mavi dikenler..
Toz toprak gözlerine gitmiştir.

Şehirlere uğramış ki yanımdan geçti,
Haşhaş çiçeğine benzer kızlar görmüştür,
Bir gülüş, bir tel saç, allık pudra
Alıp gitmiştir.

Şimdi bir rüzgâr geçti buradan
Koştum ama yetişemedim,
Soraydım söylerdi herhalde.
Soramadım.
http://www.balcanet.net/resima/jpg/siir10181-1.jpg
CAHIT KÜLEBI


Misafir 23 Nisan 2007 21:59

CiKaR BeNi Ne OluR AnnE

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10176-kalp.gifGünlerdir göremediğim yüzünün
Sıcağını sindiremediğim kucağının
Özlemini duyuyorum anne…

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10176-kalp.gifBir boşlukta gibiyim sensiz
Akıp gidiyor zaman avuçlarımdan
Bendini dinlemez ırmaklar gibi
Durduramıyorum anne…

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10176-kalp.gifDüşlerimde görüyorum seni, saçların bulutlar kadar ak,
Gökyüzü kadar sonsuz sevgiler yüreğinde
Şevkatle bakıyor gözlerin, herzamanki gibi
Küçücük bir bebeğim ellerinde anne…

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10176-kalp.gifBu ne sıcak bir kucak!…
Can verdiğin bedeninden bedenime
Tükenmez sevgin, sabrınla, yüreğime
Yüreğinin atışları karışıyor anne…

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10176-kalp.gifŞimdi uzaklardayım…
Hangi rüzgâr attı beni gurbet ellere…
Yüreğimdeki evlat sevgisi mi, ne?
Susma! …Ne olur söyle anne…

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10176-kalp.gifSakınırken gözlerdeki nurdan
Bir yarım orda kaldı, bir yarım burda…
Bir soluk kadar yakınımdayken
Daha, daha sarıp da koklayamadım anne…

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10176-kalp.gifYaşamın kuralı mı böyle? …
Kaybetmeden bilinmiyor kıymeti
Koşulsuz sevgi, ilgi nerde?
Bulamadım yerine koyacak birini anne…

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10176-kalp.gifKaç mevsim geçti sensiz.
Boynu bükük çiçeklerin...
Gönül bahçende bensiz
Biliyorum, özlüyorsun sen de, özlüyorsun beni anne…

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10176-kalp.gifZaman nasıl geçiyor, yanındayken bilemedim
Seni ne çok özledim…
Seni ne çok sevdim de söyleyemedim
Söyleyemedim anne…

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10176-kalp.gifHer gün bir fırtına esiyor yüreğimde
Çığlık çığlığa kopan
Kuşların kanatlarında türkülerim
Ne olur dinle, dinle anne…

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10176-kalp.gifKimi gün sızı oluyorsun yüreğimde
Kimi gün içime düşen top ateş,
Sanki gökyüzünün bütün bulutları gözlerimde
Sağnak sağnak yağmur oluyorum anne…

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10176-kalp.gifDüşününce yaşanmadan geçen günlerimi
Yalnızlık korkutuyor beni…
Sanki ölüm tutmuş eteğimi
Yaşamak istiyorum, yaşamak anne…

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10176-kalp.gifEsirgemeyip sevgini, uzat o güzel ellerini
Bir yanımla cocuğum hâlâ, anla!…
Kaybolmadan yaşam labirentinden
Çıkar beni ne olur, çıkar anne…


Leyla Işık


BLacK_HawK 23 Nisan 2007 22:06

Zaman Mı Geçti Ne

Zaman mı geçti, yok ben mi esriktim,
Zakkuma bağlardım güneşi,
Gecenin ağır ununu elerdim,
Ay benîisrail zeytini.

Anlıksal birliğin simgeleriydi
Gülkurusu, altın ve tirse,
Sirinksin yediveren sesi,
Asalbent, buhur kokuları içinde.

Ölmüşüm orda bir aralık,
Unutuverdim konuştuğum dili,
Ama ağacın kendisiydi,
Kavramı değildi görünen artık.

Melih Cevdet Anday


şirince 23 Nisan 2007 23:06

Melekler örüyor saçlarını sevgili
Dudaklarıma konan bir buse
Adına yakarmak kaldı nedensiz
Sesinden öte bir ses kaldı sevgili
Melekler örerken saçlarını

Acına hasret kaldım sevgili
Acına,
Sayarken düşen sarı yaprakları
Ve tükendi derken bütün söylenmişler
Yalnız susmak kaldı sevgili
Hasret kalmışken acına

Ölüm yaşayanlara kaldı sevgili
Mezarlardan yükselirken hayat
Uzatsan ipekten dokunuşunla parmaklarını
Zamanın derinlerine
Ölümle yaşayanlar kaldı sevgili
Ölüme sevdalananlar

Gözlerinde güneş destelenmiş sevgili
Karanlıkların içinde ararken güneşi
Adın takıldı aklıma
Ve güneş adında, adın gözlerinde
Aynalardan yansıyan ışıkların ötesinde
Sevgili,
Gözlerin güneşti destelenmiş

Bir avuç toprak kaldı sevgili
Uzatırken ellerimi aşkına
gül diye diken takıldı toprağa
Aşkın suya yazılmıştı, kırmızıya
Tutundum toprağa aşkın adına
Sevgili toprak bana yazılmıştı


Mystic@L 23 Nisan 2007 23:16

Dediğin olsun...

Ey sevdiğim güzel, benle dalaşa
Girme mi diyorsun ? Dediğin olsun...
Öfke oklarını yay gibi kaşa
Germe mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Ne demiştin bana sen geçen Salı,
Kesiyorsun şimdi bindiğin dalı,
Sakın ha bir daha, yoluma halı
Serme mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Sanma ki arzumdu düşmen bu hale,
Ne yapayım sen de kaldı ihâle,
Bundan sonra bana ne gül ne lâle
Derme mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Yarın da var amma, unutma dünü,
Yok yere harcama şu genç ömrünü,
Değmem ben, kaptırma bana gönlünü
Verme mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Hay hay dayanırsın kışa soğuğa,
Lakin sığmaz bu yük iki koltuğa,
Sen kim, mes'ut olmak kim, mutluluğa
Erme mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Akıntıya karşı çekilmez kürek,
Kolay değil ki bu, güç kuvvet gerek,
Aşk çile demekmiş, yok bende yürek
Sevme mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Dediğin Olsun - Kıvılcım Yayınları 2000

Mümtaz Beğen


şirince 23 Nisan 2007 23:20

Neler yazmadım şu deftere,senden sonra ve senleyken de...
Mutluluğum, sevgim,aşkım ve bunun yanında keder de...
Şimdi neler yazmak isterdim sana, yüreğimdeki sitemle,
Fakat biliyorum ki; anlamayacaksın gene...
Seni cümlelere sığdırmakta güçlük çekiyorum,
Herşeyi anlattım da; sana geldi sıra fakat anlatamıyorum...
Gözlerim ufak çocuklar gibi seni arıyor,
Kalbimde beni dinlemiyor, vefasızlığını anlatamıyorum...
Hasta olduğun an geldi şimdi aklıma,
Yüreğim acırdı... sana belli etmezdim ama,
Sanki kanser olmuşsun gibi korkuturdu beni
Kanser değildin, ufak bir griptin aslında...
Şimdi ben hastayım, peki sen niye aramazsın?
Bilmiyorum halini seninde,bilmem hasta mısın?
Aramam seni sevgili;
Benim olmayışın varken sesini duyunca nasıl dayanırım......

Seni anlatmak isterdim ama olmadı
Kalem kağıt yetersiz kaldı,
Sana olan sevgim o kadar büyüktü ki;
Bunu kimse anlayamadı...
Yolların hepsi ayırıyordu bizi,
Seçme hakkın olsa ne olur,
Severken seni bu kadar
Ayırıyor bizi bütün yollar!!
O kadar sevdim ki seni
Ayrılmamak için, bırakma diye beni
Önümdeki yolları görmedim
Olduğum yerde sabit kaldım,
Asla gitmedim ileri..
İmkansız aşklar mı bu kadar büyük olur sevgili;
Ulaşılmaz olduğun için mi
Bu kadar sevdim seni..


Sedef 21 23 Nisan 2007 23:25

lanet ve sevgi

seni seviyorum desem yalan nefret ediyorum desem de yalan
dün nefesimdin ve simdi nefretimsin.
keske seni tanimamis olsaydim belki bu duruma gelmezdim
kendi kendime soruyorum ki neden neden seni sevdim
hani diyerler ya askin gözu kör olur galba bende sana
karsi gör oldum.
senin askinla yasmamadim yasiyorum sandim ama daima senin
yalanlarinla yasiyormusum lanet olsun sana.
yalan degil diyorsun seni seviyorum diyorsun hani bana karsi askin
benimle oynayip seni seviyorum demek askin mi oluyor.
yaziklar olsun sana.
sen bana ersey söylemedin ama ben herseyi kendim
basima ögrentim kendinden utan yaziklar olsun
sensiz yasiyamam diyorsun ölurüm diyorsun hic düsünmedin mi sonrasini


mesut sahin |


şirince 23 Nisan 2007 23:31

her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konabilir
bir ayağı ötekilerden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine
bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin

"içinde benzetmeler olan" kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok.
Uzun bir yoldan gelen
Tedariksiz katıksız bir yokuyum
Yaralı yarasız sevdalardan geçtim
Koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
Her seyı anlattım
Olan olmayan acıtan sancıtan
Bilsem ki sana varmak içindi
Bütün mola sancıları
Bütün stabilize arkadaşlıklar
Daha hızlı koşardım
Sever adım gelirdim
Gözlerinin mercan maviliğine
Sana bakmak
Suya bakmaktır
Sana bakmak
Bir mucizeyi anlamaktır
Sana sola bakmadan yürüdüğüm
yollar tanıktır
Aşk sorgusunda şahanem
Yalnız kelepçeler sanıktır
Ne yazsam olmuyor
Çünkü bilenler hatırlar
Hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
Bahçıvanlar değil tüccarlardır
Sen öyle göz
Sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
Sen teninde cennet kayganlığı iken
Sana şiir yazmak ahmaklıktır
Bir tek söz kalır
Dişlerimin arasından
Ben sana gülüm derim
Gülün ömrü uzamaya başlar
Verdiğim butun sözler
Sende kalsın isterim
Ben sana gülüm derim
Gül sana benzediği için ölümsüz
Yazdığım bütün şiirler
Sana başlayan bir kitap için önsöz
Sana bakmak
Bir beyaz kağıda bakmaktır
Her şey olmaya hazır
Sana bakmak
Suya bakmaktır
Gördüğün suretten utanmak
Sana bakmak
Bütün rastlantıları reddedip
Bir mucizeyi anlamaktır
Sana bakmak
Allah'a inanmaktır


yılmaz erdoğan


arwen 23 Nisan 2007 23:33

Ya tuttugu bir dilek olsaydi rüzgar
Rastgele neselen sokagin sokakligi
Tutulabilen dilek olmak sonra
Rastgelinebilen sokak.
Dün susmustu yürecigin
Sustukça çildirilabilen
Bir beyaz yol gidislerinde
Islik çalmadan kaderine gidismek
Susmak bir aglamak degildir
Ellerine saglik denilebilen
Bir annenin ekmegi bölmesi
Seninle ölünebilseydi, seninle ölürdüm.
Korku ile dönülebilen her kararin
Bir susturucusu olmaliydi
Ki cinayet ses getirmesin
Suskunluguna birak mermiyi
Birak bir savas degildir sevmek
Belki bir limon tadidir
Ki zaman ne de ince isler aski
Ve ask islenmis bir konudur
Limon eksi oldugu kadar farkli
Git öyleyse ölümle yesertmekse aski
Farkli yapan
Tüm farklilarin ortasinda kalsanda
Öldür beni öldür ki
Bir sen yansin uzaklarda
Bir sen varsin aslinda
Yak ki yoklugun erisin bedenimde.


hidayet gül


Mystic@L 24 Nisan 2007 00:01

Ağır günlerin altında kalıyoruz.
Puslu havanın soluğumuzu kestiğini
Ve bir sanatçı fırçasından çıkmamış göğün,
Üzerimize yıkıldığını,
Şimdi şimdi söylüyoruz;
Şarkılarımızı nasıl söylediysek.
Oysa, çocukluk, oysa mutluluk,
Ne kadar yakındır?
Bir elmaya uzanmacasına,
Bir elma ağacının dallarından sarkmacasına.
Ağır günlerin altında adam oluyoruz.
Yağmurlu ve kirli.
Düşlerimizden yaratılmamış bir dünya bu!
Sellerinde; küçük, kağıtdan yapılmış gemilerimizle,
Birbirimize sevgi taşıyoruz.
Zaman nasılsa aleyhimizde,
Tam denize atlayacağız derken,
Ağır günlerin altında kayboluyoruz...

Ekim - 1998

Albatros



Saat: 13:24

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık