![]() |
Ve Kaybetmek Seni.. O seni düşünmek yok mu Geceler dolusu seni düşünmek Sarılmak karanlıklara sen diye Sen diye kucaklamak yorganı okşamak, öpmek O seni beklemek yok mu Her gün sabahlara dek uykusuz beklemek Ahh, ayak sesleri, kapı gıcırtıları bilemezsin Bir defa yaşamaktır o, bin defa ölmek O seni özlemek yok mu Saçlarını, ellerini, dudaklarını özlemek Uzun uzun gözgöze gelmek seninle Seninle bir olmak, beraber olmak, sevişmek O seni gizlemek yok mu Kuşlardan, çiçeklerden bile kıskanıp gizlemek Seni saklamak içimde delice, divanece Öylece yaşamak seni, öylece sevmek Ve seni kaybetmek yok mu Bulduktan sonra seni kaybetmek İşte o beni yakan, yıkan, solduran Ses versem de duyamazsın artık Yüreğimde kan, gözlerimde kan, dudaklarımda kan |
Bir Veda Havası Vakit tamam!.. seni terk ediyorum. Bütün alışkanlıklardan Ve bütün sıradanlıklardan öteye, Yorumsuz bir hayatı seçiyorum. Doymadım inan, Kanamadım sevgine ... Korkulu geceleri sayar gibi, Deprem gecesinde bir yıldız, Birdenbire kayar gibi; Ellerim kurtulacak ellerinden, Bir kuru dal, ağacından Çatırdayıp kopar gibi... Aşksa, bitti... Gülse, hiç dermedik. Bul kendini kuytularda, hadi dal! Seninle bir bütün olabilirdik... Hoşça kal gözümün nuru, Hoşça kal... Vakit tamam!.. seni terk ediyorum. Bu, kırık ve incecik Bir veda havasıdır. Tutuşan ellerimden Parmak uçlarına değen sıcaklık, İncinen bir hayatın yarasıdır... Kalacak tüm izlerin hayatımda. Gözümden bir damla yaş, Sızlayıp resmine aktığında; Bir yer bulabilsem keşke Bir yer, seni hatırlatmayan; Kan tarlası gelincik şafağında... Ölümse, korktun. Savaşsa, hep kaçtın... Vur kendini kuşkularda, hadi al! Sen bir suydun oysa, Sen bir ialçtın... Hoşça kal canımın içi, Hoşçakal... |
Ağıtı Yaralı Kuşlar Konar Alnıma Ağıtı yaralı kuşlar konar alnıma Beni bir sağucu mu sanırlar Tünedikleri ömrün kâhinidir onlar Dökerler kanatlarını rehin bir nehrin avlusuna Gelir bana konuk olurlar Ağıtı yaralı kuşlar konar alnıma Sesini sebil etmiş çeşmeler durulanır Güvercin uykulardan bir menekşe uyanır Zamanın aynasında salınır salkım söğüt Göğün kırlangıcını şu ağaç tanrı sanır Ağıtı yaralı kuşlar konar alnıma Baharı firar etmiş bahçelerin imlası dökülür Bir serçenin düşünü hayra yorar bir bilge Dalında yaprak çürür Evren küçülür Ağıtı yaralı kuşlar konar alnıma Tanrının üvey çocuğu mudur onlar Bu yüzden mi şairlere dokunurlar Göğün yorgun yüzünde düşsüz uyurlar Ağıtı yaralı kuşlar konar alnıma Hüznüme usul usul yağar kar... |
Bir Vedanın Hikayesi Çalkantılı bir hüzün vakti Gözleri dolduğunda zamanın saçlarını okşuyordu zemheri rüzgarı burukluğunda eriyen bakışların. Bir yüreğin titremesiydi inilti son görüntülerini bir rüyanın, süpürüyordu dudaklar, dönmemek üzere giden bir hülyânın. Dört bir yana savururken suskunluk paramparça bir yüreğin döküntülerini… Darmadağın bir sevdânın, İmkansızdı, bir araya getirmek çöküntülerini… Çoktan hükümsüz kalmış hatıraların bıraktığı derin, paslı izlerdi gözyaşına yol gösteren, acılar kılavuzuna. Perişan vîrâne olan beklentinin girdabına dönen gözlerdi her zamanki gibi buruk güzlek hasretini yüklemiş omzuna seyrederek sevdâsının yıkıntılarını. |
Bahar Sevdalarında Üşürsün sönen bir ufkun aydınlığında beyaz sevda esintileri gelirken yüreğine, son vapurun kalkacağı rıhtımda,görmeden sevda güneşini, gidecekmisin sen. seni görmek için gelirim istersen,son kez sana sevda pınarlarından, bana ancak benden çok sen yetersin,anlarsan eger yüregimin avuçlarında. sevdanın her hecesi aşktır bana,ismine sevgiler yazıldı, ölümü olmayan, kirpiklerim örtsede gözlerimi,vuram vuram yıllar gelir,usanmaz beklerim seni. bahar sevdalarında sevdamla üşürsün bedenin titrer,bensizliğe sarılırken, ağıtlarımı koynumda gizledim,ağladığımı görme sakın,hüzün akşamlarında..... |
S u s..! http://www.myehost.de/resim/images/TmB77211.gif Bu gece yanımda olabilmeliydin Gölgeni seyredebilmeliydim holde gezinen Mutfaktan bir şeyler aramalıydın ve Kırılmadıydı bir bardak mermerde, en kıymetlisinden -Canın sağ olsun, seslenebilmeliydim, - boş ver aldırma Yüreğinin atışını duyabilmeliydim bu gece, dalga dalga Şekerini karıştıran bir kaşığın bardak sesine karışmalıydı sesin –Sen de ister misin? Bu gece yanımda olabilmeliydin Demleyebilmeliydik zamanı seninle Demlenebilmeliydik Korumasızdır yavruları kumruların / biraz saf, uçmaya hevesli Taşıyamaz kanatları oysa acemi uçuşları En uslu dokunuşlarım gezinebilmeliydi saçlarında / düşmeden önce Çenenden tutup yüzünü bana doğru kaldırabilmeliydim Körkuyu gözlerinde dibe vurabilmeliydim özlediğim Kozasında büyümeliydi mavi şafak renginde ipekten bir sevgi Ayrılık nedir bilmemeliydi ve öğrenmemeliydi Ölüme bir türlü sonsuzluk dendiğini İbadetine diz çökmüş bir bekleyişin dualarında Kokun dokunuyor önce bam teline sızımın / pan flüt eşliğinde Arka fonda gözü kan çanağı yarasa geceler bekçim Resimlerinde flu bir bulut / kir beyazı, pamuk duman Çalmayın mavimi diyorum gözlerimin mayasından Acıtıyor dudaklarımı filtresinden yanan ateş Bu kaçıncı bilmem Bu kaçıncı sigaram Bu gece yanımda olabilmeliydin, çırılçıplak ******p geçmişinden Harman yeri savrulmuş duygularıma yenik düşmüşlüğümde Küfürlerin binini bir paraya savurduğum bu yazgıya Öpebilmeliydin dudaklarımdan - Sus..! Bu gece yanımda olabilmeliydin İmansız bir acının terkisinde kırbaç ıslığı sesim ..........Sus / tura ....................bilmeliydin ..........Sus / a ....................bilmeliydim Bu gece yanımda olabilmeliydin...... http://www.myehost.de/resim/images/TmB77211.gif |
Bir Vedaya Uzaktı Ellerin kalbime bu aşkı yazan sendin. ben gönlümü yollarına sermeye hazırdım. terk edip gitmeseydin kalbimden bu aşkı taşırdım ben sonsuza kadar sen bendesin ben senin dışında kalamam ki gittin bir tek söz söylemeden hiç konuşmasız sessizce ben bu aşka ömrümü verebilirdim ama sen sen almasını bilmedin terk edip gittin bir firari gibi pusuda bekleyen hain bir bıçak gibi kestin yüreğimi sevdamın damarları koptu tutunamadım yüreğimin yaslı liflerine bırakıp gittin bir vedaya uzaktı ellerin ve ben bir vedalık sevgilin bile olamamışım |
Son Mektubumsun Sen gecenin bir vakti Başlamak isteyip de Ortasını bulamadığım Bir mektubumsun Ne yazacağıma karar veremediğim Kelimelerin anlamlarını çözemediğim Sanki bedenimin içinde ama Benden uzaktasın Geceleri yırttım sabahlar olsun diye Gündüzleri ezdim geçtim belki Aklıma gelirsin diye Yine de başaramadım Sen hala benim Ortasını bulup da Sonucu olmayan bir mektubumsun Düşünmek mi güzel yoksa unutmak mı Ne kadar düşünsem de unutmayı Yine de seni düşünüyorum Aslında çoktan bitirdim ben Bu mektubu Katladım zarfına koydum Üstüne gözyaşlarımı yapıştırdım İşe sen o zaman Sonunu bulduğum Ama yolunu bilmeyen Bir mektubum oldun Geceler sabahları Sabahlar günleri kovalarken Sürekli aklımda seni unutmayı Düşünürken Onu göndereceğim en güzel Yeri buldum Kalbine kalbimize koydum Ve ben de orda sana kavuştum... İstanbul - 16.09.2003 Deniz Kılıçkaya |
Bir yaşanmışlığın hikayesi Bir gelişin vardı ey yar, Ne manzaralar dudak ısırmazdı Ne rüyalar seyre dalmazdı seni Sende açardı solması kürre yürek acıtan çiçekler bitmeyecek şarkımızın satır satır işlemeleri notalardaki ahenk senin eserindi elbette bilmezdin verdiğin anlamı ve yüklediğin ağırlığı bana bir gelişin vardı ey yar bir dönüşün vardı ya hani.. bir gülüşün vardı ey yar hani açması zordur denilen kardelen kararlılığında bitmeyecek bir bahar düşleyen şairin sözü gibi yada şarkısında anlattığı aşkısı sevgisi gibi.. bir demet çiçekte gördüğün ahengin bir eşi sendeki dudaklarımdan hiç düşmeyen bir sevgi seli anlamsız kaldığı anlarda imdada yetişen hoşgörü çemberi sende gördüğüm sende bildiğim senden öte düşlerim ve birde ben varım, hani seni sevdikçe var olurum demiştim ya ha öyle işte.. bir gülüşün vardı ey yar bir bahar oluşun vardı... bir bakışın vardı ey yar inleten seyrü sefaların vardı her dakikasını dün gibi özlediğim görmelerin vardı beni, nazarı için korkuları saldığım içime baktığında kendimi görmelerim vardı ve bir sen vardın, sende gördüğüm bir dünya senin pencerenden bakmak vardı hani soluksuz baktığım saatler gibi.. bir bakışın vardı ey yar bir susuz kalışım vardı... Bir ölüşüm vardı ey yar diyar diyar gezip seni bulamayışım amansız kaçıp gitmelerin de vardı unuttum sanmayasın, umut abidelerini gitmelerin vardı hani, giderken ölüme ellerinle bırakışların vardı hiç korkmadan Allah'tan, ve korkmadan kendi vicdanından öylesine basit hatalardan çıkarttığın "hasar raporu" belkide ölümlü dünyanın çıkarttığı en ağır fatura idi bana bitmek zamanım gelmişti belkide bitmeliydim.. zaman denen bu acımasız ve haddi olmayan seferde bir ölüşüm vardı ey yar bir bitişim vardı.. |
Bir Damla Gözyaşının... Uzak; En az sen kadar uzak sabahı bekler Düşünü ve gülüşünü kaybetmiş yüreğim. Bir bilsen damla damla dökülen bu gözyaşları Neleri anlatır... Bir damla gözyaşımda şehirler temizlenir Bir damla gözyaşı umut taşır, düş taşır. Bir damla gözyaşı aşkı, Bir şehrin aldanışı, Ben haykırışı, yitirilişi, serzenişi, İşi gücü taşırım sabaha. Sıcak odalardan yağmur yağan şehre Elinde birasıyla edepsiz bakanlara inat Ne meze olurum sabaha, ne çökünce gece Gözyaşıma. Şehirlerde insan azalır, Arzum çoğalır, Darbıma ve adabıma Bir damla gözyaşı bir kadeh taşır. Ne çoğalır hüznüm Ne azalır. Az alır yar, az alır Yüreğim bu kentin aydınlığından az alır. Ezilir, şehirler temizlenir, Sabah şehir aydınlanır, içim kararır Öfkem çoğalır, gözyaşım çoğalır... Bu şehre inat gözyaşım bütün dağları taşır... Ali Cançelik |
| Saat: 17:40 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık