![]() |
Bakışlar * barışmak isteyen umutlarımı denizlere attım lastikle yakılmış bir hıdırellez gününde şişelere itinayla yerleştirdim gönderirken körfeze önce boşlukta gezindiler isteklerim batmadan önce attıklarımı geri almadan körfezden çıkıp geldiler sessizlikler içinde kendimi yargılarken savcı edasıyla seni nasıl üzdüm elime bir çiçek almadan bu yüzden bir senin giderken ki kızgın bakışını bir beni devamlı döven kimya hocasının bakışını unutamadım * önce gözlerim sonra dilim sürgülendi gidişine imbatlı körfeze yine bir gemi yanaşıyor başka bir gemi çapalarını palamarsız alırken gidenler el sallıyor gelenler el sallıyor gözlerimin dolaştığı yerlerde gidenlerin ayak sesleri kaldı İzmir sokaklarında bir senin gelen ayak sesin yok gittiğinden beri bu yüzden bir senin giderken ki kızgın bakışını bir beni devamlı döven kimya hocasının bakışını unutamadım * Serdar San - İzmir , 16.05.2006 |
Unutamadım Sevgimiz hatıra kaldı,yaban ellerde Çözülmedin Çözemedim ben seni. Duygularım saklı kaldı,meylerde şişelerde Kana kana, İçemedim ben seni! Sevgiye nankör oldum,tattığım sevgilerde Çok aradım, Bulamadım ben seni! Gururum saklı kaldı,en tenha köşelerde Kimselere şikayet, Edemedim ben seni! Sevgime düşman oldum,karanlık gecelerde Sevince ne yapsam, Silemedim ben seni! Aşkın gizli kaldı,benim kalbimde Bir türlü mazilere, Gömemedim ben seni..! M. Levent ÖZGEÇ |
İkinci Tekil Yalnızlık - Kipi Kendinden Meçhul Şiir - N.Nedja İvanic Şiir-geceler! amca Bir kağıt düşü çocuk bu geceler Adına yakın bir kafiye bulsam; Gizdüşümü olur kırık dökük heceler, çaresiz karanlığa kaçarım amca bir şiir daha düşmüş şu kaldırımlarda -Islak- belli ki yağmur yemiş güz yanından…. ben seni bulut-arar, şimsek çakar; korkardım ah çocuk yağmur yağsa susardım; kaldırımlardan gülücük toplardım…. şimdilerde ben şiir-çıplağım amca! utanır mı gece bir çocuğun gözlerinden…. -hadi ört üstünü çocuk şehir ıslak üşütmesin mısralar- utanır mı hiç şair çırıl-çocuk mısralardan… şehir susunca; ben şiir-ağlardım amca! Söndür şehrin ışığını çocuk, Açıkta kalır gözyaşların.. Bir gören olmasın; -vurmasınlar misketlerimizi- kan adımlar çocuk bu insanlar, bense şiir topallarım… kapat gözlerini ne olur amca okuma bu şiiri! ah çocuk bir bilsen vuracaklar herkesi saklan amca ne olursun önüm arkam sağım solum ah sen henüz öldürülmemiş bir çocuksun . . . amca sus yoksa şiir-oynarım…. hadi çocuk mısra-uyu, -sizde susun insanlar bağrışmayın-! amca görüyor musun? bak şehir! bak insan! yine mi gidiyorsun? görmüyor musun? şiir yağıyor geceye çocukların gözlerinden... hadi durma çocuk, soyun! çık dışarı! .. bu oynayacağımız son oyun gidelim mi buralardan amca çok korkuyorum ah çocuk şiir kovulduğum şehrin kaldırımları bu seni topluyorum duymuyor musun korkmayın ne olur insanlar ! Kaçışmayın sokaklara! küstürmeyin çocukları; kelime-ezilirim! amca kimseler yok ki kime bağırıyorsun . konuşmak kâr etmiyor düşen çocuk ben olunca -amca sen mısra mı ütüyorsun gecelerden? ah çocuk ana dilimi bırakıp gözlerinde, yine şiir susuyorum… |
Sus... Hiç birsey duymak istemiyorum, hiç birsey. Hani sen benim aklimi severdin? Hani bizi birbirimizden daha iyi taniyan, baska hiç kimse olmayacakti dünyada... Eger hala böyleyse, o zaman sus... Neden konusuyorsun? Sus.... Anliyorum, biliyorum, Bitmisligimi, bitmisligini hissediyorum. Sus, hiç birsey duymak istemiyorum.. Senden duymak istedigim tek sey, benden uzaklasan ayak seslerin.... Sus ve git... aşivan |
Nisan yagmurlari yagiyordu sehre Benden vedasiz ayrildigin gün Yaprak döktü yüregimdeki bahar Karanfiller soldu, güllerim kurudu Ihanet etsen Yada bir baskasini sevsen Belkide bu kadar kizmazdim sana Ama sen En ummaz biranda en ummaz bir zamanda bir daha dönmemek üzere gittin Baksana O en sevdigin karanfilleri getirdim sana Al koklasana Birseyler söyle konus benimle Öylesine özlem doluyumki sana solmus resmin dahi yetmiyor artik Biliyormusun Artik nisan yagmurlarini sevmiyorum artik Seni Seni benden aldigi için Yüregimi mezar tasin yaptim Topragina göz yaslarimi akittim Tipki nisan yagmurlari gibi Toprak olmadan bedenin Benimdi ellerin ve gözlerin Son sevdayi yasarken gönlüm Neden onu benden aldin Allah'im Simdi Simdi hüzün isgalinde yüregim Ben yanlizca bir seni Birde kirmizi karanfilleri sevmistim Senden sonra sevmedim bahari Sevmedim nisan yagmurlarini Seni Seni benden aldigi için. barış demir |
İzler Hem küçük, hem de azıcık bir parça umut gibi diyorum. Peşim sıra dalgalar, fırtınalar kopuyor günlerimden. Uzun yolların arasından nicedir özlemişim diyorum Kararıyor ortalık gecenin zifiri ayazına doğru. Bekliyorum. Bekliyorum. Bekliyorum. Tam o anda şafak sökerken dağınık saçların gibi kızıl. Seni görüyorum. Denizleri birleştiriyorum. Sonsuz ve hiç bitmeyen Yağmur ıslatıyor sabahın serinliğini... Kızıl saçlarında parlayan yağmur kristalleri Kayıyor yüzüne doğru ince ve sakin Bakıyoruz bir palyaçonun o umursamaz o sevecen görüntüsüne, sen, ben ve bir gülümsemeyle, hatırlanan o eski ve kırık düşleri unutturan yaşanası Şu hayat!... Çağatay Kaçar |
Gurbet Akşamları Hiç istemem yine gelir, Çatar gurbet akşamları Yüreğime hançer olur, Batar gurbet akşamları. Öldürecek beni dertler, Bende geçti bini dertler, Dertlerime yeni dertler Katar gurbet akşamları. Bilmiyorum dertten gamdan, Zevk mi alır intikamdan? Kanlım gibi şu yakamdan, Tutar gurbet akşamları Şimdi akşam bak şu anda, Zindandayım ben zindanda, Zindan ne ki zindandan da Beter gurbet akşamları Acılara beler beni, Kesip doğrar diler beni, Parça parça böler beni, Yutar gurbet akşamları. Memleketim ilim obam, Kavim, gardaş, dost, akrabam, Gözlerimde anam, babam, Tüter gurbet akşamları. Kadir Mevla’m yardım etsin Ozan Arif yurda gitsin Bitsin artık bitsin bitsin... Yeter gurbet akşamları. Ozan Arif |
HAKKIN YOK Sevmeyi bilemedin Sevilmeye hakkın yok Gün sayıp beklemedin Özlenmeye hakkın yok! Sevdamla coşmadın ki Dağ deniz aşmadın ki Umutla koşmadın ki Kavuşmaya hakkın yok! Hakkın yok bir tek söze Konuşmaya hakkın yok Taştan farksız o kalbi Taşımaya hakkın yok! Aşk nedir bilmedin ki Sevildin sevmedin ki Mutluluk vermedin ki Mutluluğa hakkın yok! Anlarsın bir gün gelir Bunu her seven bilir Terkeden terkedilir Ağlamaya hakkın yok! AHMET SELÇUK İLKAN |
ŞAFAK VAKTİ Şafak vaktidir Terket beni artık hatıra Bundan böyle ben artık dağılıp boydan boya mısralarıma esirler açlar ve mağluplarla hürriyet ekmek ve zafer türküsünü gücümün yettiği kadar söyleyeceğim Sonra bu dehşet ve sefalet içinde mesut günler vaadeden Bir silah sesi gibi titreyeceğim Arif DAMAR | |
Hem küçük, hem de azıcık bir parça umut gibi diyorum. Peşim sıra dalgalar, fırtınalar kopuyor günlerimden. Uzun yolların arasından nicedir özlemişim diyorum Kararıyor ortalık gecenin zifiri ayazına doğru. Bekliyorum. Bekliyorum. Bekliyorum. Tam o anda şafak sökerken dağınık saçların gibi kızıl. Seni görüyorum. Denizleri birleştiriyorum. Sonsuz ve hiç bitmeyen Yağmur ıslatıyor sabahın serinliğini... Kızıl saçlarında parlayan yağmur kristalleri Kayıyor yüzüne doğru ince ve sakin Bakıyoruz bir palyaçonun o umursamaz o sevecen görüntüsüne, sen, ben ve bir gülümsemeyle, hatırlanan o eski ve kırık düşleri unutturan yaşanası Şu hayat!... Çağatay Kaçar |
| Saat: 13:24 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık