![]() |
İçimi Sen Isıtırsın Her bakışta, karda kışta, İçimi sen ısıtırsın. Yüreğime her akışta, İçimi sen ısıtırsın. Saçlarını döküşünde, Gönle hüzün çöküşünde Şafağın her söküşünde, İçimi sen ısıtırsın. Hakikatimde düşümde, Eserin var gülüşümde, Son nefeste ölüşümde, İçimi sen ısıtırsın. Ramazan Alemdar |
Aç Kapıyı Aç kapıyı haber var, Ötenin ötesinden. Dudaklarda şarkılar, Kurtuluş bestesinden. Biz geldik, bilen bilsin. Gönül gönül girilsin. İnsanlar devşirilsin, Sonsuzluk destesinden. Necip Fazıl Kısakürek |
Sitemim Senli merhabalardan vazgeçtim Bunu hak etmiyorsun Seni elvedalarıma ekledim Haberin olsun. Sana karşı sitemlerdeyim bilesin Bekledikçe yollarını gelmedin, gelemedin Kim bilir şu yalan dünyanın hangi dalgasındasın Hiç ummam zihnin bir an beni sayıklasın. Artık her sabah uyandığımda Güneşe seni sormuyorum Sensizliğe uyanmıyorum İnan hiç ama hiç umursamıyorum. Yar senli sitemlerdeyim bilesin Yar her gecenin zehrini ben içtim Yar sana ben yar dedim Yar ah ettim ne sevesin ne sevilesin. Yar dinle bu benim sitemim Senli sevdaları önümden biçip geçtim Bilesin yıldızlarımı sana gömdüm Sevgimi gölgelerine gizledim. Senli merhabalardan vazgeçtim Seni elvedalarıma ekledim Martılara gitmeden haber ettim Bilesin ah ettim Dilerim yanmak neymiş göresin. Handan Koca |
Benim bunda kararım yok, bunda gitmeye geldim Bezirganım mataım çok, alana satmağa geldim. Ben gelmedim dava için benim işim sevi için Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim Yunus Emre |
Ayakkabı Numaram Bilincinde zaman tanımayan bir yansıma, Toprağa bulaşan hesaplaşma, Denizlerin strike mağduru beyaz gölgeleri, Martıları kanattı uykularıma, Okşanırken kentin gecesinde yağmurlarıma, Bilmeceler sardı dört bir yanı, İşaretler atıldı yollarıma, Upuzun ve bir o kadar saçma, Kuşlar öldü çoktan, Asfaltlar yamalandı ve elimizde çıplaklığımız, Kahveler kapandı, Işık mağdur kesildi yalnızlık sokağıma, Çevreye verdiğimiz rahatsızlık saplantısında, Büyüdü birden, Derinleşti küçüldükçe reaksiyon yorgunu bakışlarımız, Tenimi bir bıçak gibi yaraladı usulsüz, Bir o kadar fırtınalar koparan her fısıldayışımız, Eskiden düşünmezdik ki biz yeniyi, Yenide zaten eski yoktu, Sımsıkı bağladık kuşların mevsimlerine sevgiyi, Her ayaklanışta kendi kutusuna kapattık, Öpemedik doyasıya, Her nefeste intihar kurgusu hiçbir cümleyi, Sahi şu denizlerin tadı ne renk, Ayakkabı numaraları neye göre verilir, Neden elbiselerim rotasız bir standart, Neden her gün aynı,hergün sabah,öğle,akşam, Bir o kadarda tesellisizdir şu yaşam, Sahi neden uyanırsın sen,aşk'a aşkmı katar bu saltanat, Yada uyumazsın,uyku ararsın, Yazarsın başıboşluğu sebepsizce, Tanımsız bir yüreğe tanımlarsın, Sahi neden, Aşk'ı aşk gibi yaşayamazsın,hep korkarsın, Neden, Topu topu üç beş kişidir tanıdığın, Binersin sırtına nereye koşarsın, Aslında hiçbirşeydir avucunda yaşadığın, Herşeyi çok iyi bildiğini sandığın, Ve perde kapanır, Ağaç yaşken eğilmez olur, Kırılır artık anlayacağın..... Birkan ASKAN |
Çile Gâiblerden bir ses geldi: Bu adam, Gezdirsin boşluğu ense kökünde! Ve uçtu tepemden birdenbire dam; Gök devrildi, künde üstüne künde... Pencereye koştum: Kızıl kıyamet! Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı! Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent, Ok çekti yukardan, üstüme avcı. Ateşten zehrini tattım bu okun. Bir anda kül etti can elmasımı. Sanki burnum, değdi burnuna (yok) un, Kustum, öz ağzımdan kafatasımı. Bir bardak su gibi çalkandı dünya; Söndü istikamet, yıkıldı boşluk. Al sana hakikat, al sana rüya! İşte akıllılık, işte sarhoşluk! Ensemin örsünde bir demir balyoz, Kapandım yatağa son çare diye. Bir kanlı şafakta, bana çil horoz, Yepyeni bir dünya etti hediye. Bu nasıl bir dünya hikâyesi zor; Mekânı bir satıh, zamanı vehim. Bütün bir kâinat muşamba dekor, Bütün bir insanlık yalana teslim. Nesin sen, hakikat olsan da çekil! Yetiş körlük, yetiş, takma gözde cam! Otursun yerine bende her şekil; Vatanım, sevgilim, dostum ve hocam! Aylarca gezindim, yıkık ve şaşkın, Benliğim bir kazan ve aklım kepçe. Deliler köyünden bir menzil aşkın, Her fikir içimde bir çift kelepçe. Niçin küçülüyor eşya uzakta? Gözsüz görüyorum rüyada, nasıl? Zamanın raksı ne, bir yuvarlakta? Sonum varmış, onu öğrensem asıl? Bir fikir ki, sıcak yarada kezzap, Bir fikir ki, beyin zarında sülük. Selâm, selâm sana haşmetli azap; Yandıkça gelişen tılsımlı kütük. Yalvardım: Gösterin bilmeceme yol! Ey yedinci kat gök, esrarını aç! Annemin duası, düş de perde ol! Bir asâ kes bana, ihtiyar ağaç! Uyku, kaatillerin bile çeşmesi; Yorgan, Allahsıza kadar sığınak. Teselli pınarı, sabır memesi; Size şerbet, bana kum dolu çanak. Bu mu, rüyalarda içtiğim cinnet, Sırrını ararken patlayan gülle? Yeşil asmalarda depreniş, şehvet; Karınca sarayı, kupkuru kelle... Akrep, nokta nokta ruhumu sokmuş, Mevsimden mevsime girdim böylece. Gördüm ki, ateşte, cımbızda yokmuş, Fikir çilesinden büyük işkence. Evet, her şey bende bir gizli düğüm; Ne ölüm terleri döktüm, nelerden! Dibi yok göklerden yeter ürktüğüm, Yetişir çektiğim mesafelerden! Ufuk bir tilkidir, kaçak ve kurnaz; Yollar bir yumaktır, uzun, dolaşık. Her gece rüyamı yazan sihirbaz, Tutuyor önümde bir mavi ışık. Büyücü, büyücü ne bana hıncın? Bu kükürtlü duman, nedir inimde? Camdan keskin, kıldan ince kılıcın, Bir zehirli kıymık gibi, beynimde. Lûgat, bir isim ver bana halimden; Herkesin bildiği dilden bir isim! Eski esvaplarım, tutun elimden; Aynalar, söyleyin bana, ben kimim? Söyleyin, söyleyin, ben miyim yoksa, Arzı boynuzunda taşıyan öküz? Belâ mimarının seçtiği arsa; Hayattan muhacir, eşyadan öksüz? Ben ki, toz kanatlı bir kelebeğim, Minicik gövdeme yüklü Kafdağı, Bir zerreciğim ki, Arş'a gebeyim, Dev sancılarımın budur kaynağı! Ne yalanlarda var, ne hakikatta, Gözümü yumdukça gördüğüm nakış. Boşuna gezmişim, yok tabiatta, İçimdeki kadar iniş ve çıkış. Gece bir hendeğe düşercesine, Birden kucağına düştüm gerçeğin. Sanki erdim çetin bilmecesine, Hem geçmiş zamanın, hem geleceğin. Açıl susam açıl! Açıldı kapı; Atlas sedirinde mâverâ dede. Yandı sırça saray, ilâhî yapı, Binbir âvizeyle uçsuz maddede. Atomlarda cümbüş, donanma, şenlik; Ve çevre çevre nur, çevre çevre nur. İçiçe mimarî, içiçe benlik; Bildim seni ey Rab, bilinmez meşhur! Nizam köpürüyor, med vakti deniz; Nizam köpürüyor, ta çenemde su. Suda bir gizli yol, pırıltılı iz; Suda ezel fikri, ebed duygusu. Kaçır beni âhenk, al beni birlik; Artık barınamam gölge varlıkta. Ver cüceye, onun olsun şairlik, Şimdi gözüm, büyük sanatkârlıkta. Öteler öteler, gayemin malı; Mesafe ekinim, zaman madenim. Gökte saman yolu benim olmalı; Dipsizlik gölünde, inciler benim. Diz çök ey zorlu nefs, önümde diz çök! Heybem hayat dolu, deste ve yumak. Sen, bütün dalların birleştiği kök; Biricik meselem, Sonsuza varmak... Necip Fazıl Kısakürek |
Gökyüzü Gül attım gökyüzü düştü Denizi bir kilime serdim Üst üste ekledim güzü Aydede.. Ah, işte orada dur! Onardım da sözü Taş gibi kavrayıp suları Saçtım yüzüne gözüne Sonra topladım çalısını çırpısını Tenindeki çiy damlasını Vurup hançeri beyaz rüzgara Mor kınalar devşirdim Soludum da tarlalar uçuştu Gökyüzü gelip usulca Konuverdi delişmen kızın sesine Konsun konmasına da ‘Da’sı var işte bir de Hadi be neyse diyecektim O Lekeler olmasaydı Külotunun öyle gizli görünmesine İlahi gökyüzü Kamaşıp durdu günlerce Soludum gökyüzü uçtu Uzandım da kanadı dağlar |
Bir Sevgili Düşlemeli seven biri sevdiğini sadece aklına düştüğünde sevmeli ve bir sevgili düşebiliyorsa akıldan arasıra akıldan hiç düşmeyecek bir sevgili düşlemeli Önder Nalbant |
AŞK DEDİĞİN DOKUZ DÜĞÜN II Suskusunda gizliydi tutkusu dudaklarının Ellerim yaban kalmış kokusuna teninin Ellerim tüm hoyratlığını hayatın soluğunda boğdu Ve gün gözlerinde doğdu. http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Ah bu yalnızlığı yaşamın bir yanıma yaslanmış Yeni masallara öykünüyor Ah sesim uykularımda uzun koşulara bileniyor. Gece birkez daha gözlerime oturmuş Git diyorum gitmiyor. http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Oysa ki küçük bir kız çocuğuydu elma şekerinin hasreti . Vakitlice uyanmak gerek. Devrimler doğuracak kadınlar. http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Bu sene de çığlık harmana kaldı. http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Ve söz efendisinin ellerinde, tutsak kelimelerim var, Cendereden geçmiş hayli yıpranmış nazik kelimelerim var. http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Ey; geceleri yorgan yapıp koynuma aldığım O muhteşem gizi hayatın Düşlerimde bilesin tahtın var… http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Tütün sardığım günlerdi gölgesinde çocukluğumun Sana nasıl anlatmalı o masalı bilemiyorum Sana sarıydı heryer desem Sade gök mavi ve yanıyordu koskoca Muş Ovası Sarı sapsarı bir öğle güneşinde. http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Helezonları ufku saran geçitler açıyordu Kavak gölgesinde. http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Ben tütün sarıyordum Harman yeri efil efil Akşamları genç kızların ve dahi oğlanların Türküleri selam duruyordu dolunayda Ve Haç-e resh¹ bütün ihtişamıyla göz kırpıyordu Küçük aralıklarla yakılan ateşlerde Pekmez kaynatılıyordu. http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Halaya duruyordu harman yeri bir yanım cergobez², bir yanım herkoşte³ Eriyordu yüreğimin yağları bir zaman sonra gelecek seni düşündükçe. http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Oysa ki daha çok vardı sana… http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif İşte en büyük yara; Sen hayallerimde bile henüz şekilleniyorken Ben yalınayak bile geçemiyordum düşlerinden. http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Sana çok vardı… http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Sana varmak için birçok toprak, birçok başak, birçok hayat kavrulmak gerekti. http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Ve ben bunu öğrenende yaş Kemal’e erdi. Polisti 945 tevellüt babam; tarladan tapandan, kağıttan kalemden, ekmekten silah silahtan ekmek düşleriyle bilinecek ve birde… http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif O benim babam. http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Ben sana örgütlerken bütün haylaz çocukluğumu sen gidiyordun. Neredesin bilemediğimden bildiğim en güzel yerdeydi hediyen… http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Devrimler doğuracak kadınlar kalkın ayağa sokakları bu ülkenin dönüşmeli harmana. http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Önce aşk gelmeli bir yanıma sonra varlık kaygısı. Ama önce aşk! kucağında herbir pozisyonda mutluluk çığlığı. Dökülüvermeli eteklerinden usul usul Tagore’un. http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Bense bu sonu gelmez şiirleri yazarak dikkatini çekerim belki çocukluğumun. Göğsümde büyüyor sancılar. Daha da bir kanıyor daha da bir kanıyor. Koşun, koşun bu gecede yalnız bir el omuzuma dokunuyor. http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif İşte o an ürpertisi aynanın, geçmişi karanlık o aynanın. Bildik dualardan sonra bilinmeyecekleri söylüyor dilim. http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Uzakların ritmiyle titriyor titriyor, dökülüyorum yalnızlığını bu şehrin / ıslıklarına. http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Dudaklarım kupkuru. Birparça bayat ekmek var aklımda Bir de göğüslerinin doyuruculuğu… http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif İlk aşkın hevesiyle öykünüyorken Kasım kasım kasılıyorken siyah beyaz cama Penceremin altında küçük bir tıkırtı keşke; hiç olmasa ama oluyor biliyorum Keşke kafama kadar çektiğim yorganım sana açılan ayaklarımı da saklasa Sana buncasına çıplak ve savunmasız yakalanmasak Ve dahi yüreğimle ben… http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Çıldırıyorum giderekten.geceleri ışığı açık bırakıyorum sen iyi geceler dileyip giderken…. http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Biliyorum halbuki arkamı dönsem sarılacağım bir ten.bilmediğim bilip te tekrar edemediğim niyeyse -ayağım açıkta kalır- -sus Allah aşkına sus. dışarıda kar var. peki ya üşüyenler..sus dedim ya üç kişilik bir bandovar odamın giriş kapısında siz de susun onlar da sussunlar. sade kar taneleri konuşsun ve hükmünü beyazın yazsın tüm aynalara. http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Ben de yazıyorum “biz buradaydık ve mutluyduk çokça” http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Yeşil bir mart sabahı yağmura doğuran beni annem. Onaltısında bezden bebeği canlanıvermiş ellerinde Kadınları toprağın doğurgan sarsılmaz şevkatiyle ne yapacağım seni Fısıldıyor kulaklarıma geçmiş masallardan Mexme Mirza delal bir delikanlıymış bir gece koynuma girmiş Sana can bana sen. Sonrasında çinko damlarında bir şehrin düşler ışıldarken Gözlerin geliyor, http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Sesin geliyor bu şehre. Şehir ayaklanıyor ıslık çalamamışlığıma inat dudaklar büzülüyor. Birtek sigara sarıyorum son kağıdımla üzerinde arapça birkaç mısra. http://www.siirparki.com/sizyildiz1.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz2.gifhttp://www.siirparki.com/sizyildiz1.gif Aşk dediğin dokuz düğün, rahminde gülveriyor. Aşk dediğin; öyle birden gelip, gitmiyor… Nihat POLAT İstanbul 2003 1-Haç-e resh: Karaçavuş Dağı ( Muş ovasında bir dağ ) 2:Cergobez : Kadın erkek karışık oynan bir tür halay. 3:Herkoşte : Sadece erkeklerin oynadığı bir tür halay. 4:Mexme Mirza : Masal Kahramanı. |
Penceremde Yağmurlar Başımda karakuş var Dayanılmaz bir acıydı bendeki Ve karşılıksız bir aşktan geriye kalan can kırıkları Üzerine basmamak için uğraştığım sen duymazken beni İçimde bir volkan var ağlıyor ve yakıyor yüreğimi Belki biraz da vuslata özlem sarıyor beni. Penceremde yağmurlar İmkansız aşkım batıyor yüreğimin sahillerinde Ve ben bir balıkçıyım İnsafsızım belki ama vicdansız asla Vuslatın hasretini çektim ben Otururken yanı başında Ve özledim seni her nefes alışımda. Penceremde yağmurlar Ve bir nisan akşamı oluyordun Serin bir nisan akşamı Kardelenler açıyordu mevsimlik Ve bir de... Bir de nisan yağmurları yağıyordu sessizce Sessizce ağlıyordu gökyüzü Karşılıksız sevgime Ruhumu bıraktığım sokaklar ıslanıyordu İlk kez nefesimin kesildiği İlk kez kalbimin sızladığı o sokak Belki seni görürüm diye sabahlara kadar beklediğim Sabahlara kadar hıçkırarak ağladığım O sokak ıslanıyordu Ömrümde ilk defa aşık olduğum İlk defa delicesine tutulduğum o kadın ıslanıyordu Bil ki bitanem sen ıslanıyordun Penceremde yağmurlar ıslanıyordu. Recep Yaşar Macan |
| Saat: 23:51 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık