![]() |
ANLA Titrek bir el ürkekliğinde Tanıdım seni Adı günah adı yasak Adı korku adı telaş Nasılsa bütün mektupların Dili mavi En sonunda Yine sahipsiz kalacak bu aşk Bırak kelebeğin kanatlarında Dönsün dünya Sen yine ayıp gibi Öp beni Tutma Kanasın ellerindeki çığlık Sal gemilerini Zamanı kemiren dudağa Zaten bir mevsim gibi girdin kanıma Ne olur öyle ölüm gibi bakma bana Ne ayrılığa koşmaya gücüm var Ne de bu sevdaya beni anla ../ Oktay ŞAFAK |
Ayrılığın Lezzeti aşık olmak bile bile yaralamaktır kendini ki bu yaradan akan kan kırmızı değil, beyazdır ayrılığın şiirini yazmak ise iyileşmekte olan bir yarayı kaşırken duyulan hazdır Önder Nalbant |
Bir yerde Ölüm Güzel Oluyor İnsan bir kere oluyor ne fena Bu düzeni değiştirmeli Bir kere yaşamalı Çok çok ölmeli En büyük kederler bizim için Bizim için karşılıksız sevgiler Kör kuyular, çıkmaz sokaklar bizim için Dünyaya nasıl gelmişiz sormayın Saygı değer annelerimiz incinmesin Her yerim ayrı ayrı ölmeli Yoksa ölüm yok bana bu dünyada Bir kurşun beynime girsin Bir bıçak kalbime saplansın Kızgın bir demir dağlasın gözlerimi Sonra gelsin bir manga asker Sert bir komut Bir yaylım ateşi Bırak kim bağlarsa bağlasın gözlerimi. Çok düşündüm bilek damarlarımı kesmeyi Rönesans öncesi devirlerden kalma zehir içmeyi Ve düşmeyi yüksek kulelerden mermerler üstüne Ayaklarıma taş bağlayıp denizler altında ölmeyi Yine de ölmedim görüyorsun, ölmedim O aşağılık hesaplar, küçük korkular bırakmadı beni Belki de sen bırakmadın, bilmiyorum Bıraksaydın çoktan unutmuş olacaktın Halbuki şimdi benden kaçman da zor Anlıyorum beni sevmen de zor Dedim ya BİR YERE KADAR YAŞAMAK GÜZEL AMA BİR YERDE ÖLÜM GÜZEL OLUYOR. Şair: Ümit Yaşar Oğuzcan |
ab-ı çeşm -gölgeme... kadife yürek ipek gölge omzumda gül kanatlı güvercin göğsündür tekil öykümün mahşeri su sızıyor göz kırığından aşk dilde hâre dinle… sur çalıyor arşın etekleri Ferhat Gülsün |
Mona Roza Mona Roza, siyah güller, ak güller Geyvenin gülleri ve beyaz yatak Kanadı kırık kuş merhamet ister Ah, senin yüzünden kana batacak Mona Roza siyah güller ak güller Ulur aya karşı kirli çakallar Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa Mona Roza, bugün bende bir hal var Yağmur iğri iğri düşer toprağa Ulur aya karşı kirli çakallar Açma pencereni perdeleri çek Mona Roza seni görmemeliyim Bir bakışın ölmem için yetecek Anla Mona Roza, ben öteliyim Açma pencereni perdeleri çek.. Zeytin ağaçları söğüt gölgesi Bende çıkar güneş aydınlığa Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi Seni hatırlatıyor her zaman bana Zeytin agaçları söğüt gölgesi Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ve vardır her vahşi çiçekte gurur Bir mumun ardında bekleyen rüzgar Işıksız ruhumu sallar da durur Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ellerin ellerin ve parmakların Bir nar çiçegini eziyor gibi Ellerinden belli olur bir kadın Denizin dibinde geziyor gibi Ellerin ellerin ve parmakların Zaman ne de çabuk geçiyor Mona Saat on ikidir söndü lambalar Uyu da turnalar girsin rüyana Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar Zaman ne de çabuk geçiyor Mona Akşamları gelir incir kuşları Konar bahçenin incirlerine Kiminin rengi ak, kimisi sarı Ahhh! beni vursalar bir kuş yerine Akşamları gelir incir kuşları Ki be Mona Roza bulurum seni İncir kuşlarının bakışlarında Hayatla doldurur bu boş yelkeni O masum bakışlar su kenarında Ki be Mona Roza bulurum seni Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza Henüz dinlemedin benden türküler Benim aşkım sığmaz öyle her saza En güzel şarkıyı bir kurşun soyler Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza Artık inan bana muhacir kızı Dinle ve kabul et itirafımı Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı Alev alev sardı her tarafımı Artik inan bana muhacir kızı Yağmurlardan sonra büyürmüş başak Meyvalar sabırla olgunlaşırmış Bir gün gözlerimin ta içine bak Anlarsın ölüler niçin yaşarmış Yağmurlardan sonra büyürmüş başak Altın bilezikler o kokulu ten Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne Bir tüy ki can verir bir gülümsesen Bir tüy ki kapalı gece güne Altın bilezikler o kokulu ten Mona Roza, siyah güller, ak güller Geyvenin gülleri ve beyaz yatak Kanadı kırık kuş merhamet ister Ah, senin yüzünden kana batacak Mona Roza siyah güller ak güller Sezai Karakoç |
BÜYÜYORUM büyüdükçe, sentetik zamanlara kangren ayaklar bastım, izi kaldı ömrümün... kara çaldılar yüzüme bütün kara parçalarında elbette "afrika dahil" parça başı çalışan kiralık katildi zaman gülüşüm sivas yangını ağlarsam kızma... ölmek bile yakışıyor bazı adama... YIlmaz ERDOĞAN |
buralar sen kokuyor bahar gelmiş memleketime içime hasretin kokusunu çekiyorum başımı döndürüyor bu koku derinlere bir yere götürüyor senli günleri anımsıyorum buralar bahar değil, sen kokuyorsun yılların eskitemediği ilk günkü kokunla .... damarlarıma işlemişsin çıkarıp atamıyorum seni şehirlerin gücü bile yetmiyor unutmaya çok uzaktasın ama içimdesin tutmasamda ellerinden hissediyorum sıcaklığını ilk günkü kadar net yaşıyorum seni .... kalp atışlarım zayıflıyor tepkisiz kalıyorum hayata anlamını yitirmiş şehirler ölüm bile korkutmuyor yıkılacak umutlarım yok hatırlatsa da bu koku çöllerimin bahar zamanını bilirim yeşermez çöller ... ölümü bekliyorum öldüğümde önünden geçtiğimiz mezarlığa koysunlar beni öldüğümde bile çekeyim kokunu ............ BİLAL GÜLÇİÇEK |
KALBİNE YAĞARIM SANDIM Ağaç gölgesinde bekleyen korkak bir serçeydi kalbim, Eğilip elimi tutsan dünya duracak kalbim duracaktı. Yüz görümlüğü bekleyen bir gelin gibi düşer gözlerim, Gözlerin gözlerimi, bana baktığı an kurşun gibi vuracaktı. Ağaç gölgesinde bekleyen korkak bir serçeydi kalbim. Yalnızlığın Şairi gül bırakırmış sokak lambalarının altına, İşte ben o gülleri, seni bulur diye takip eder dururum. Seslenirsin: ‘’kaç! Sığın karanlıklardan ceketimin altına.’’ Bırakmaz ki peşimi, koşar durur ardımdan, beni yıkan gururum. Yalnızlığın Şairi gül bırakırmış sokak lambalarının altına. Dâ’i kalbime selamını seher yeli getirir turnalar kadar yorgun, Yedinci mevsim başlar hayalimde sana sarıldığım zaman. Radyoda söyleyen Zeki Müren, elinde beyaz bir mendil olsun, Bir daha rüyama nasıl gireceksin ve kim bilir ne zaman? Dâ’i kalbime selamını seher yeli getirir turnalar kadar yorgun. Ihlamur ağacı gözyaşlarıma şahittir sarı kanaryam kadar, Gözlerimi kapatıp kokuna dalarım, darmadağın olur şalım. Duyarım, sessiz sessiz nasıl konuşur benimle bu dört duvar, Bir posta güvercini her gece pencerene tüneyen ahım. Ihlamur ağacı gözyaşlarıma şahittir sarı kanaryam kadar. Nur koymuş adımı annem; belki kalbine yağarım sandım. Sevmedim ayışığını sensiz, seyrettiğim yağmurlar tuzaktı, Her gece penceremde, yağmurla seni beklemekten usandım Hayalin yıldız kadar yakın ve en az onun kadar uzaktı. Nur koymuş adımı annem; belki kalbine yağarım sandım. Nur Su A. |
BİTTİ O SEVDA BİTTİ O SEVDA ,KESİLDİ ÇIĞLIKLARI MARTILARIN SU GİBİ BİTTİ,SUYA KARŞIT GİBİ BİTTİ. İTTİ KIYIYI ADINA DENİZ DEDİĞİMİZ ŞEY, UNUTTUK İKİMİZ DE HER TÜRLÜ YETİNMEZLİĞİ. KAYBETTİ KUMARDA GÖZLERİM, KAYBETTİ KUMARDA GÖZLERİ... BİR KORKU RÜZGARLANDI GÖĞÜS BOŞLUĞUMUZDA SANKİ, UZAKLAŞTI AĞAÇLAR BİRBİRLERİNDEN, YAKINLAŞTI AĞAÇLAR BİRBİRLERİNE, YANİ HER SOLUK ALIP VERİŞİMİZDE BİZİM, BİR MEKİK GİBİ KALBİN, BİR MEKİK GİBİ KALBİM, İŞLEYİP DURDU BU YİTİKLİĞİ YENİDEN. NE KALDI? FARKINDA MISIN BİLMEM, GÜNDÜZLER, GÜNDÜZLER BİRAZ AZALDI.. EDİP CANSEVER |
HERSEY SENDE GiZLi Yerin seni cektigi kadar agirsin Kanatlarin cirpindigi kadar hafif.. Kalbinin attigi kadar canlisin Gozlerinin uzagi gordugu kadar genc... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kotu.. Ne renk olursa olsun kasin gozun Karsindakinin gordugudur rengin.. Yasadiklarini kar sayma: Yasadigin kadar yakinsin sonuna; Ne kadar yasarsan yasa, Sevdigin kadardir omrun.. Gulebildigin kadar mutlusun Uzulme bil ki agladigin kadar guleceksin Sakin bitti sanma her seyi,sevdigin kadar sevileceksin. Gunesin dogusundadir doganin sana verdigi deger ve karsindakine deger verdigin kadar insansin Bir gun yalan soyleyeceksen eger Birak karsindaki sana guvendigi kadar inansin. Ay isigindadir sevgiliye duyulan hasret ve sevgiline hasret kaldigin kadar ona yakinsin Unutma yagmurun yagdigi kadar islaksin Günesin seni isittigi kadar sicak. Kendini yalniz hissetigin kadar yalnizsin ve guclu hissettigin kadar guclu. Kendini guzel hissettigin kadar guzelsin.. iste budur hayat! Iste budur yasamak bunu hatirladigin kadar yasarsin Bunu unuttugunda aldigin her nefes kadar usursun ve karsindakini unuttugun kadar cabuk unutulursun Cicek sulandigikadar guzeldir Kuslar otebildigi kadar sevimli Bebek agladigi kadar bebektir ve herseyi ögrendigin kadar bilirsin bunu da ogren, SEVDIGIN KADAR SEVILIRSIN CAN YUCEL |
| Saat: 23:51 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık