![]() |
Bekleyenler İçin Bir ayak sesi duymayayım Kapıya koşuyorum Gelen sen misin diye Bir siyah saç görmeyeyim Yüreğim burkuluyor Ağlamaklı oluyorum Her şey bana seni hatırlatıyor Gökyüzüne baksam Gözlerinin binlercesini görürüm Bir rüzgar değse yüzüme Ellerini düşünmeden edemem Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer Tadı senden gelir Yediğim yemişlerin İçtiğim içkilerin Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı Bu emsalsiz hüzün Seni beklediğim içindir Resmine bakamaz oldum Uykulardan korkuyorum artık Utanıyorum odamdaki bütün eşyalardan Şu sedir hala gelip oturmanı bekliyor Şu ayna karşısında güzelliğini seyretmeni Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada Ve şu saat geldiğin anda Durabilir sevincinden Zaman çıldırabilir Çünkü benim dünyamda Ölümsüzlük, seni sevmek demektir. Bir çocuk doğmayı bekler Bir ağır hasta ölmeyi Bitkiler yağmur ve güneşi bekler Yalnız bir kadın sevilmeyi Ve düşün ki bir adam İçinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidi Seni bekler Asılmayı bekleyen bir idam mahkumu gibi Sen gelinceye kadar Pencerem kapalı duracak Rüzgar gelmesin diye Artık perdeleri açmayacağım Gün ışığı girmesin diye Sonra kahrolacağım Bu karanlıkta, bu derin yalnızlıkta Ve günlerce gecelerce haykıracağım Nerdesin diye, Nerdesin? Bir gün bu kapıdan sen gireceksin Biliyorum Ergeç bu bekleyişin bir sonu gelecek Yıllarca sonra Öldüğüm gün bile gelsen Bütün bu bekleyişimi ve öldüğümü unutup Çocuklar gibi sevineceğim Kalkıp sarılacağım ellerine Uzun uzun ağlıyacağım. Ümit Yaşar Oğuzcan |
Bırak Gitsin Sen gönlümün kapısını Boşa çalma giremezsin Bıraktığın acıların Sızısını bilemezsin Bir yakar ki ta derinden Titretiyor temelimden Gittiğin o günden beri Kan geliyor yüreğimden Yaptığını anlamamı İsteme ki anlayamam Yeterince yaktın beni Daha fazla dayanamam Ellerini ellerime Uzatma ki tutamazsın Sen bu aşkın lokmasını Bal eğleyip yutamazsın Bırak öyle dokunmadan Nere gidecekse gitsin Ben aşkınla yok olmadan Bırak bitecekse bitsin |
Ölüme Gazel Ne kötü bir dünya bu; sevgisiz, acımasız Yaşarken dolu dizgin, ölüvermek apansız Sen, en güzel yerinde olsan bile yaşamın Alırlar, götürürler bir yerlere zamansız Bütün o sevdiklerin, dostların, yakınların Koyup giderler seni orada yapayalnız Çalkalanır gidersin kapkara bir boşlukta Ne sevinç, ne de keder; artık her şey anlamsız Hakkın yok üşümeye, ağlamaya, gülmeye Unutma! ölüsün sen, boş bir kalıpsın cansız Her şey geride kaldı, ne sandın yalan dünya Gördüğün gibi işte; bir ölüm var yalansız. Ümit Yaşar Oğuzcan |
Mahşer Güneşi Geceler gündüzleri gündüzler geceleri kovaladıkça kovalıyor Saatler günlerin günler haftaların düşmüş de peşine yıllar da dizi dizi dizilmiş yılların ardına peşi sıra Amansız bir kovalamaca amansız bir tâkip sürüp gidiyor zaman yaratıldığından bu yana hep Bu böyle devam edecek Tâ ki kıyâmet kopana dek Tâ ki ufukta mahşer güneşi Parıl parıl parıldayana dek. |
Geceyle Konuştum Karanlık güneşi götürdüğünde Geceyle konuştum kendi kendime Şafağın şebnemi gözüktüğünde Geceyle konuştum kendi kendime İçim sızlar, ağladığımda Bir başka diyara uğradığımda Ansızın uykudan uyandığımda Geceyle konuştum kendi kendime Ah vah edip sızlandığımda Sevincimde ve de kızgınlığımda Yeri gelip ben de nazlandığımda Geceyle konuştum kendi kendime Hasret çekip, ruhu efkar basınca Kuşlar yuvadan göçüp uçunca Hak'kın yoluna birgün adım atınca Geceyle konuştum kendi kendime Ecel kapıma dayandığında Son bir nefesle kıvrandığımda Can bedenden ayrıldığında Geceyle konuştum kendi kendime |
AŞK MÖNÜSÜ Sen sabahlar ve şafaklar kadar güzelsin sen ülkemin yaz geceleri gibisin saadetten haber getiren atlı kapını çaldığında beni unutma ah! saklı gülüm sen hem zor hem güzelsin şiirlerimin ılıklığında açılmalısın sana burada veriyorum hayata ayrılan buseyi sen memleketim kadar güzelsin ve güzel kal |
Sevipte Sevilmeyenler icindir Bu Siiri tüm sevipte sevilmeyenlere... Bu Siiri sevgi dolu ümitlerle, sevenlere.. Hani o bin cile cekipte, güldürülmeyenlere.. Bu Siiri hayatin gercek yüzünü görenlere armagan ediyorum.... (F) Hayallerimde hale yasiyorsun.. Rüyalarimda sanki beni izliyorsun... Yüzüme gülerek bana yalan söylüyorsun ... Kizim sen insafsissin.. beni aglatiyorsun.. (F) Et tirnaktan ayrilmaz.. ben senden nasil ayriliyim ... Bu sevgim seni aglatmaz... peki ben nasil aglamiyim.. Sevipte, sevilmeyenler kavusmaz... simdi ise yanlizim.. Hatiralar ve anilar unutulmaz.. o zaman ben nasil unutiyim.. (F) Her unuttum dedigim an.. yine hatirladim Her sevmiyorum dedigim an.. yine agladim... Sanki bitmez bir aci.. belime baglanmis.. Ben sana degil güzelim .. SENIN O YALAN DOLU GÖZLERINE INANDIM(F) |
Gülölümü Herhangi bir evin herhangi bir odasında kırmızı bir gül ölümü solumakta I sen şimdi kara bir kuşkusun kalabalık bir şehrin yitiklerinde mavi ellerini de siyaha boyuyorum öylece kalıyorsun kendi cehenneminde II herşey çok boyutlu ellerinde yumuşacık bir İstanbul ellerin yine mavi İstanbul martıların, geçip giden suların, gemilerin çığlığında şimdi. III Madem ki öleceğim bir deniz ortasında ölmeliyim ya da bir gece yolculuğunda ve mutlaka mavi olmalı kefenim IV gölgelerimiz yan yana uzamıştı cadde boyu kızkulesi sağımızda kalıyordu tütün, şarap ve balık kokuyorduk ve zaman korkmadan geçiyordu suların üzerinden İstanbul beyoğlu sokaklarında dileniyordu, balık tutuyordu boğazın serin sularında, çığlıkçığlığaydı. köprüler enikonu serilmişti suların üzerine insanlar boyuna yoksullardı bir çocuk hiç durmadan simit satıyordu bir adam yoksul sandalyesinin dibinde köprü altında upuzun yatıyordu. herkes kendi dünyasındaydı. biz neresindeydik kendimizin? masmavi, ipincecik bir ipti yaşamak en çok sustuğumuz yerde kanıyordu yalnızlıklarımız eşitlenmişti bundandı belki durup durup hüzünlenmeler de en güzel yanılışım demek isterdim ellerinin maviliğine Temmuz 1989 Seyhan Can |
Üzerine Gün doğmamış düşler, Sayıkladığında kırık rüzgar baladlarını Kaç aşk boyudur zaman Bilir misin? “ Sessizliğime saklanıp Dolaşırken kuytularımda Hayat yalınayak bir öpücük, Baharsa düşmekte saçlarından. Kahküllerinde damıttığım gözyaşlarım Ruhunda imbiklenişler , Hayallerimi yatırışlarım!!! Sonrası bir dala tutunma arzusuyla Goncalarında jale olmak. O gecenin sabahında Sen daha gözlerini açmadan, Süren rüyalarının bir yerinden Sokuluvereceğim irem bahçelerine. Biliyorsun ki Dünden kalan ve de yarına ait Her şeyi yaktım gözlerinde... Şimdi senle sarılıp sımsıkı Poz vereceğiz güneşe ve Ölümsüz kılmak için zamanı Tâb olacağız gökyüzüne. Odanın bir yerlerinde unutulmuş Bir zamanların şaşaalı Müzik Dolabından Bir kırkbeşlik sarıverecek sevdayı. Ardından Sana yazdığım o şarkının La minör çırpınışları aksedecek Şöminenin alaz senkromlarında. “Gözlerine uygun renk bulamadım Hangisi olsa içim yanıyor Tenine uygun çiçek bulamadım Hepsi kokusunu senden alıyor…” *** Bittiğinde Şarkımız ; Uzanıp söyleyen dudaklara, Kaydedeceğim Veda buselerini Sevda demirbaşlarına. |
GÖLGE AŞKLAR KUARTETİ Gün döndü sevda yüklü kanatlara Döküldü tan kuşku sürgünlerine… Bir sevda yankılanır hazan düşlerimde Rüzgar yalarcasına geçer kıraçlarımı Dönemeçlerimde giz sevdalar Titremelerle girilmiş koyunlarda şüphelerim Bilirim ki Aşk ötesidir uzanışlarım… Dolunay ürküsü nazarların Gölge aşklar kuarteti misali Yoksul davul vuruşlarıyla Damla damla hazana dönüşen aşk Gecenin sabaha selamı gibi Baharda çiçek olur konfetiler Kamelyalarım sarar sevda sürgünlerini Manolya beyazlarında erer sukûta Bu sevda Açılan ellerin restidir… Anarken şiir düşlerin oylumlarını Pusulada mealsiz belli belirsiz sapmalar Kuzey güney med cezirlerinin Esaret ateşinde yalnızlıklar. Çıkarırım tüm senfonilerden Fa diyez yakarışları Bilesin… Aşk Sadece aşk olmalı Ataklarında vurgulu sazlar suskun Ortada sadece kemane dansları salınmalı Ay ağlamaklı Yürek yitik Sevda başıboş dalyanlarda Havaysa aşka dönük… Suyu ısınmış sazların Titrek bam tellerinde örtülü sevdalar Rakkas kıvrımlarında ayın dördü Ebem kuşakları yıkmakta horonu Dersin Gecenin dönümü ayrılık Sabah hasrete vuslat Dersin Bir gece uzantısı sevişmelerin Yaprak sesleri akmış bahar gözlerine Yüreği hala tutsak kuşku sürgünlerimin … |
| Saat: 21:45 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık