MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

Misafir 26 Nisan 2007 22:12

Vazgecemedim

Gözlerin bir kilit vurdu gönlüme
Senden başkasını hiç sevemem
Ne engeller koydu kader önüme
Yine de ben senden vazgeçemem

Aşkın ateş oldu kahrolmam için
Hasret kurşun oldu vurulmam için
Günler asır oldu yıkılmam için
Yine de ben senden vazgeçemedim

Ne büyük bir aşktın anlatamadım
Kimler gelip geçti unutamadım
Uğrunda mevsimler yıllar harcadım
Yine de ben senden vazgeçemedim.

Ahmet Selcuk Ilkan



Misafir 26 Nisan 2007 22:24

Her Şey Nihâyet Bulur


Hiç düşünme sen beni aşkınla perişânım,
Sözüm sözdür bilesin dönersem biter şânım.
Aşkın bende ebedî sensiz geçmiyor ânım,
Her şey nihâyet bulur, "gidenler unutulur"!


Söz bitti deyişinle damarda durdu kanım,
Nedâmet sardı beni tutmuyor hiçbir yanım,
Dönmek istesem bile izin vermez vicdânım,
Her şey nihâyet bulur," gidenler unutulur"!


Gidişinle soldu bak tarumar gülistânım,
Köşkler saraylar neymiş artık yalnız sultânım!
Dönüşü yok demiştin bunda haklısın canım,
Her şey nihâyet bulur," gidenler unutulur"!



Mehmet Nuri Parmaksız


Nephthys 26 Nisan 2007 22:32

Sen hiç bilmedin ama, ben hep sevdim seni...


Seynur İnal


Sen hiç bilmedin ama,
ben hep sevdim seni...
Gülümsediğinde,
nazlı ceylanlar inerdi
yüreğimin umut pınarlarına...
Kırkikindiler yağardı ansızın
gönlümün vahalarına...

Sen hiç bilmedin ama,
bir derdin olduğunu anlardım
gözlerin daldığında...
İçim titrerdi,
düşman kesilirdim seni incitenlere,
hüzün dalgaları vururdu
gönlümün kıyılarına...

Sen hiç bilmedin ama,
seni her düşündüğümde
yıldızlar sevgiyle gülümserdi
ruhumun semalarında...
Keyifle uyanırdı düşlerim
rengarenk şafaklara...

Sen hiç bilmedin ama,
gözlerin değdiğinde gözlerime,
yeşerirdi bozkırlarım...
Baharı yaşardım zemherilerde,
sevda kuşları konardı
yüreğimin ucuna...

Sen hiç bilmedin ama,
“Ne haber” dediğinde,
denizine kavuşan martılar gibi
çığlık çığlığa, kanat çırpardı sevinçlerim...
Sihirli bir el değmişcesine
silinirdi bütün hüzünlerim,
günüm aydınlanırdı,
güneşim batmazdı dağlarımda...

Sen hiç bilmedin ama,
kabul etmek istemesem de,
kış ortasında düşen şaşkın cemreler gibi,
zamansız düşmüştüm sevdana...
Sen çoktan geçmiştin o yolları
mümkün değildi geri dönüşün...
Bilirdim vuslatın imkansızlığını,
yollara düşesim gelirdi,
ağlardım kuytularda...

Sen hiç bilmedin ama,
yas tuttum ardından
uzaklara gittiğinde...
Tutunacak bir daldan mahrum kalan
sarmaşıklara döndüm...
Köksüz kaldım,
öksüz kaldım,
sensiz kaldım,
şu koskoca dünyada...


Misafir 26 Nisan 2007 22:33

Gülüşün

gülüşünde bir mana var
saklayamazsın
sarılışında ne düşler
ne düşükler
sakınamazsın

aynı yolları,
kimsesiz mekanları
birlikte özleme hasreti...
yalnızlığımın dert ortağı gastrit...

gülüşünde bir mana var
saklayamazsın

bütün iç savaşlarda
rehin alındı bu yürek
kandıramazsın

hangi çekilişin
büyük ikramiyesi bu,
en uzak sevişmelerin
yeni yetme utancı
lakin aşk
biraz da utanmaktır yaşamaktan...
sakınamazsın...
yeni yetmelik işine gelince
o zaten hepimizin gizli öznesi
Türkçe'de var
bazı dillerde yok

gülüşünde bir mana var
saklayamazsın
kime niyet kime felaket bu aşk
anlayamazsın

ödümüz patlıyor acı çekmekten
oysa
biraz da acıdır
aşkın mayası...
kaçınamazsın...

gülüşündeki manayı saklayamazsın
tutunacak verimiz yok
resmi tutanaklarda

gülüşünde bin yıllık hasret var
saklayamazsın
............................. ............

bu yazık karşılaşmanın
alnımıza çakılıyor anafikri :

aşka cesaretimiz yoksa
başka zaman görüşürüz!


Yılmaz ERDOĞAN


Nephthys 26 Nisan 2007 23:28

Sana Gel Demek - 3

yumruk sıkmak / kavga vermektir / sana gel demek...

İmdat Özcan

Sıkıca bir parka giymektir
Sana gel demek
Soğuk kuytular inadına
Yumruk sıkmak
Kavga vermektir
Kime , neye , neden , niçin
Sualler takılı kalırken gökyüzünde
Gözü kapalı adımlar atmak
Namlu namlu vurulmak
Ölümsüzlük şarabını kanmaktır

Yağmurları ıslatmaktır
Sana gel demek

Yağmur sineye düşende gel...
Yürek hayta hayta çoşanda gel...

Nikotinsiz geceleri aşındırmaktır
Sana gel demek
Pranga tutsaklığına başkaldırı
İsyanın i - sidir sana gel demek
Sevdanın tamamı
Köz körüklemek
Yangın yeri acıları boğmaktır

Yangınım İstanbul ‘u saranda gel...
İstanbul yangınıma gül verende gel...

Uykularım bölük pörçük
En hayırlı rüyalara dalmaktır
Sana gel demek
Kucaklamak bütün çocuklarını dünyanın
Irgat teri akması ak alından
Bahar vuslatıdır

Gül yüzün geceme değende gel...
Gülmeler kurşun olup yağanda gel...


Mystic@L 27 Nisan 2007 00:22

Ay ışığı kutsal sevgilim
Fısıltıların yumuşak toprakta
Ayak izlerime doluyor
Sen de terkedip gitme
Sularla oynaşmaya
Doğur beni ışığınla
Lekeli yüzüne
Bulaşmış gibi yeni bir iz
Şarkımızı çalıyor dağlar
Haydi dans edelim özlemle
Çakışsın bedenlerimizdeki giz
Mırıl mırıl büyüsün başaklar
Barış içinde çoğalsın sevgimiz.
A.Kadir Bilgin


Sedef 21 27 Nisan 2007 00:23

TALİHSİZ

Arzunun bir hayalet sardığı bir geceydi,
Bir geceydi hakikat yalanlara baş eğdi.
Bu gecenin susuzluk mahsulüsün bunu bil.

Kundaksız uzatıldın iğneli beşiğine
Ve böylece Azrail
Istırabı mıhladı küçücük benliğine.

Ecelin kucağında erirken çocukluğun,
Aleme sırdı senin varlığın ve yokluğun.
Hala bilinmez nedir kalbindeki bunalan.

Lambanı yaktılarsa lambanı kendin söndür,
Söndürmekle oyalan,
Gir geceler koynuna,deme yarın gündüzdür,

Belirecek gündüzler sönenlerden yüzsüzdür.


Cahit Sitki Taranci |


Nephthys 27 Nisan 2007 01:10

Karanfil Korkusu

Levent Ümit Temiz


Bir karanfil kokusuyla
Büyür yalnızlığın
Bu saatlerde
Hep bu saatlerde
Ölüm insana
Değecek kadar yakın

Kapanır üzerine
Ağır ağır
Gecenin matem rengi kepengi
Başlar yüreğinde duyguların
O ısrarlı
O ürperten ahengi

Çocukluk
Kül kedisi
Pinokyo
Gençlik rüzgar misali
Ve birden
Kapındadır sonbahar
Ömür yalandır böyle
Küçük bir masal kadar

Sevdiklerin nerede
Neden bahçen çiçeksiz
Nasıl kurumuş dallar
En insafsız sorular
Hep bu saatlerde başlar

Ah bu karanfil kokusu
Bir yalanın sorgusu
Büyür yalnızlığınla büyür
Hep bu saatlerde büyür
Bu karanfil korkusu


Misafir 27 Nisan 2007 01:41

CAN YARIM

Seni sevmekten vazgeçmiyorum
Sadece kadere razı oldum
Sevdamı kalbime gömüyorum
Can yarım çok iyi biliyorum
Gözlerin bir ömür boyu gökyüzüm olacak
Saçlarının kokusu baharda esen rüzgarlarla içime dolacak
Ellerin getirecek en güzel rüyaları serpecek gecelerime
Bu sevda her daim can yarında olacak...
Seni sevmekten vazgeçmiyorum
Sadece mecburum ve gidiyorum
Bir başka ömrü tamamlayacağım
Kurduğum düşlerin boynu bükük kaldı can yarım
Kocaman bir sevda ağlıyor şu çaresiz halime
Kadere razı oldum
Bir başka kaderi yaşamaya gidiyorum
Bu sevdadan vazgeçmiyorum
Mecburum gidiyorum...
Seni bırakıp gidecek kadar çok seviyorum...

Emine Çakır


arwen 27 Nisan 2007 02:50

Beni rüzgâra verme
Öfkeli bir deniz gibi
Üstünden atma beni
Yazdığın gibi silme

Yumlama parçalama
Ne yapsam kırılmaz diye
İtme koca dağlardan
Gidip gelip ağlatma

Bu bensiz yapamaz de
İçimin derinlerine sakla
Gösterme kimseye beni
Gönlünde tut bırakma

Kuşlara parçalatma
Çöllere koyup dönme
Gözden çıkarma beni
Tam her şeyimi aydınlatırken
Yeter bu kadar deyip sönme

Bir gidip bir gelip
Çocuk gibi oyalama
Korkutma yıldırma beni
Beni sakın bırakma



afşar timuçin



Saat: 10:46

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık