![]() |
Bir gunes batımı denizn kızıl sularına Sukunete dalmıs yasamım ve ben Bir kez daha gömülüyor tarihe O cılgınca yasadıgımız ASKIMIZ Masalları bile kıskandıran beraberligimz Ayrılıgı lanetlercesıne Hayat sakin ve sessiz Birbirine kenetlenmis ellerimiz Ayrılmamalıydı Boylemı olmalıydı Mutlulugun doruguna ulastıgımız an Adeta sevgi seline donmus beraberligimz BİR ANLAMSIZ GURUR UGRUNA BITMEMELIYDI Şimdi ucurumlar kdr derin Yalnızlıgım ve ben Boslukda kaybolup giderken Benligimde zor bir soru NEDEN CANIMINİÇİ NEDEN.... |
Birer Yolcuyduk Birer yolcuyduk Düş yorgunluğu gecesinde yolunu kaybeden Poyraz esen gölgelere sığınan bir çiğ damlasıydık bir tomurcuktuk. Adı tesadüf olan bir yer vardı hep orada karşılaşırdık Kelebek suretindeydik Gül yapraklarını aşındıran. Gülümseme tadındaydı öğrendiklerimiz adı yıldızları saymaktı Zifir karanlık gecelerde Papatya falıydı Her sonu aşk ile biten kelime bir gün geldi biri kanadımızı kırdı Biri suyumuzu içti biri son yemeği yeğip gibi Her şeyi kirletmişti. Oysa Adını güneş koymuştuk parıltımızın Yıldızdı geceleri sulayan Aydı en büyük dostumuz O yerinden söküp gitti. |
Saat Bahara Çeyrek Var Kış ayazında katılaştı yüreğim Buz duvarlar ardında, ateşsiz Kısık hecelerle yarım hislerim Tahammülü bitti, haddinde dirençsiz... Saat bahara çeyrek var Soğuk gecelerde seyrim donmak üzere Harlı ateşlere üşürsem, alevler üşür Parmaklarım el tutamaz, avuçlarımda büzüşür... Gözlerim donuk bakıyor Tabiatın cilveli endamına Ferman, sevgi kelamında imzasız İnatla, icazet vermez baharıma... Saat baharı buz geçiyor Sevgi kanadımda, soğuk şefkat eziyeti Kaynağı merhametli sıcaklık gerek Yaralı kuş yüreğime ılık bir nefes gerek Düş zamanım baharda bitti Soğuk hislerim yaz güneşine ertelendi Gönlüm, sıcak baharların özlemiyle Bahara çeyrek kala tükendi |
Aldanmaktan yoruldun mu Acılarla yoğruldun mu Hiç sırtından vuruldun mu Ne bilirsin yağmur olup Çağlamayı ne bilirsin Kahkahalar savururken Ağlamayı bilir misin? |
Aynada Gördüklerim Bir elimde gençlik diğer elimde şimdiki resmim Kendi kendime sordum nerde benim gençliğim Akıl durdu, dil tutuldu, karşıdaki ayna konuştu Öyle konuştu ki; her şeyi alenen ortaya koydu Aynalar sadık bir dost gibi gerçekleri gösteriyor Başımdaki alameti farikalar, aynayı doğruluyor Her baktığımda, az daha yaşlandığımı söylüyor Şöyle ihtar ediyor, gençlik gitti, ihtiyarlık geliyor Ölüm, yaş-baş tanımıyor, her yaşa-başa geliyor Aynanın yansıttığı gerçeklerden ibret alan alıyor Alın çizgileri, hayatta yürünen patika yollar gibi Gözler de güzde batmaya yüz tutan güneş gibi Baştaki saçlar sanki hazan görmüş yapraklar gibi Yüzdeki gamzeler solmaya yüz tutmuş güller gibi Göz çukurları sanki darbe görmüş buzlu cam gibi Bacaklar sanki işkence görmüş mahkumunki gibi Şair bilir, yazsa gibilerin ardı arkası gelmeyeceğini Bırak uğraşma anlatmaya aynalar anlatsın gerçeği İnsan aynaya baktıkça zamanla anlar yaşlandığını Yaşlandıkça ancak anlar, şu dünyanın da faniliğini |
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN Ben giderim adım kalır, Dostlar beni hatırlasın. Düğün olur, bayram gelir, Dostlar beni hatırlasın. Can bedenden ayrılacak, Tütmez baca, yanmaz ocak, Selam olsun kucak kucak, Dostlar beni hatırlasın. Açar solar türlü çiçek Kimler gülmüş, kim gülecek Murat yalan, ölüm gerçek, Dostlar beni hatırlasın. Gün ikindi akşam olur, Gör ki başa neler gelir, Veysel gider, adı kalır Dostlar beni hatırlasın |
Birgün Gelir Hadi, gürlesin ağzından küfürler Yağdır nefretinden yağmuru Sarmaş dolaş sustuğun belki de geleceği kustuğun o yalancı sarılışın, senin kadar yabancıymış bana. Hatırlıyorum da, bir ömrü paylaşmanın heyecanıyla her aşkı bize benzetir, her çocuğu sevdamıza büyütürdük. Oysaki büyütemediğim tekşey, bencilliğine gizlediğin sevginmiş. Her sen oluşumda, biraz daha benden sonralarına yaklaşırken gözlerinden kayan sevdamızın yıldızlarına dilekler tutup, bitmesin sarılışların diye, masum sandığım dudaklarına adaklar kondururdum. Bak, şimdi bir aşk ölüyor senin yüzünden. Merhametin kadar ıssız, yaşantın kadar sefil, görebildiğin kadar kör bir ömre kaybetmişliğinin kefili yaptın beni. Ve acıların hissesinden yangınıma bir pay, bir kül bıraktın. Sen gerçeklerin yalancısı, sevdaların yabancısı Terk etmeyi kar sayma sakın Bir gün gelir, sevdamın tokadı kalbinde patlar. |
DAYAN KALBİM Seni dağladılar, değil mi kalbim, Her yanın, içi su dolu kabarcık. Bulunmaz bu halden anlar bir ilim; Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık. Sensin gökten gelen oklara hedef; Oyası ateşle işlenen gergef. Çekme üç beş günlük dünyaya esef! Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık! |
Biri Biri vardı, o ilk ağlamayı bulup Herkesi güldüren Sonra bunu unutup Ağlarcasına gülen |
ÖZLEDİM SENİ.. özledim seni... ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir. beynimi uyuşturuyor özlemin... çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zamandır içimi ısıttığını yeni yeni anlıyorum Yokluğun, Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp mütemadiyen bir boşluğa Sabahları seni okşayarak başlamaları aksamları her isi bir kenara koyup seninle baş başa konuşmaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü... Nasılda serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne kadar yumuşak bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken Gitmeni asla istemediğim halde buna mecbur olduğunu görmek ve sana bunları söylemeden 'git artık' demek 'beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa' demek sana nede zor seni görmemek ve belki yıllar sonra karsılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden... yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek.... |
| Saat: 17:40 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık