![]() |
AŞKIMIZ BİR ROMAN Kalbimde arama eski yerini Sen gözümden akan sele karıştın İstesem de artık sevemem seni Hasret rüzgarına yele karıştın Seninle aşkımız eski bir roman Yandı sayfaları külüdür kalan Sevgilim herşeyim sendin bir zaman Ne yazık sonunda ele karıştın Kırılan kalbim var dinmez bir kini Ömrümce sürecek aşka yemini Kavuşmak imkansız artık sevgilim Dönüşü olmayan yola karıştın AHMET SELÇUK İLKAN |
Demek Şimdi Gidiyorsun Demek şimdi gidiyorsun; Yazdığımız son şiir, öyle yarım kalacak!. Demek şimdi gidiyorsun; Kuşlarımız acıkacak, Saksılarımız artık sulanmayacak!. Demek öykümüzü bir ruj lekesi gibi yapıştırıp Aynanın sahtekar yüzüne, - Oy benim yaralım - Demek şimdi gidiyorsun; Beni böyle toz gibi dağıtıp Merdivenlerin dibine!. Her şey tamam, diyorsun, git... Beni viran bir şehir gibi terket.. Haydi git! Dışarısı ispiyon.. dışarısı ihanet.. Seni bir gören olmasın, Dikkat et!.. Dostlukmuş.. ölüme yürümekmiş.. Üstüne titremekmiş.. Vefaymış!.. Aşk dediğin, zavallı bir kapıyı, Duvara çarpıp çıkıncaya kadarmış... Bana komaz deyip, Sancını bir kilo rakıya gömsen de gece yarıları, - Oy benim yaralım - Asıl sancı, uyandığında Bütün odaları boş görünce koyarmış!. Gitmek istiyorsun, git... Bir savaşçı asla vedalaşmaz!. Durma git! Dışarısı dinamit.. dışarısı enkaz!. Şunu cebine koy, Ne olur ne olmaz... Eylül mağdurlarıydık, Kimsemiz yoktu... Yaralarımız aman vermiyordu canımıza.. Kimseye kıymamıştık oysa, Masumduk... Rahatsız etmiyordu bizi bu yalancı tarih! Yırtılan bir pankart gibi, Şehirlerin ortasına çığ düşürdüyse öfkemiz; - Oy benim yaralım - En az bir karıncanın yüreği kadar, Namuslu ve çalışkandı ellerimiz!. Artık bitti, diyorsun, git... Kırılsın kapı-çerçeve, kırılsın bu cam! Sorma git! Dışarısı panik, dışarısı izdiham!. Biliyorum, seni vuracaklar bu akşam... Ne çok fire verdik üst-üste; Ne çok arkadaş yitirdik Bu tozlu yolculukta... Kimliği tespit edilmemiş, Ne çok ceset vurdu, Zeytin güzeli akşamlarımıza!. Büyük ütopyalar ve büyük dağlar gibi İçerden çürümüşüz meğerse.. - Oy benim yaralım - Her gelen ölüm yazmış, Her giden ayrılık işlemiş, Bu talihsiz gergefimize... Kendini arıyorsun, git.. Aptal bir hayat kur, İçinde beni barındırmayan.. Kalma, git! Dışarısı barut, dışarısı gardiyan!. Yine bir tek ben olurum, sana parçalanan... Demek şimdi gidiyorsun; Sonunda bizi de çökertiyor Bu ****** zelzele!. Demek şimdi gidiyorsun; Yıkılan bir duvar gibi Ömrime devrile-devrile... Demek mecburi istikametlerin, Ayrılığı gösteren o adaletsiz kavşağında; - Oy benim yaralım.. maralım! - Demek şimdi gidiyorsun, Ve bana bir tek seçenek kalıyor: Güle-güle!.. güle-güle!.. Beni öldürüyorsun, git.. Kalmasın sende kahrım, kalmasın derdim.. Bakma, git! Kafamı yumruklayıp Ardın sıra ağlarsam, namerdim... Yusuf Hayaloğlu |
Can Yarım Seni sevmekten vazgeçmiyorum Sadece kadere razı oldum Sevdamı kalbime gömüyorum Can yarım çok iyi biliyorum Gözlerin bir ömür boyu gökyüzüm olacak Saçlarının kokusu baharda esen rüzgarlarla içime dolacak Ellerin getirecek en güzel rüyaları serpecek gecelerime Bu sevda her daim can yarında olacak... Seni sevmekten vazgeçmiyorum Sadece mecburum ve gidiyorum Bir başka ömrü tamamlayacağım Kurduğum düşlerin boynu bükük kaldı can yarım Kocaman bir sevda ağlıyor şu çaresiz halime Kadere razı oldum Bir başka kaderi yaşamaya gidiyorum Bu sevdadan vazgeçmiyorum Mecburum gidiyorum... Seni bırakıp gidecek kadar çok seviyorum... F.Şeker |
Ay ışığı kutsal sevgilim Fısıltıların yumuşak toprakta Ayak izlerime doluyor Sen de terkedip gitme Sularla oynaşmaya Doğur beni ışığınla Lekeli yüzüne Bulaşmış gibi yeni bir iz Şarkımızı çalıyor dağlar Haydi dans edelim özlemle Çakışsın bedenlerimizdeki giz Mırıl mırıl büyüsün başaklar Barış içinde çoğalsın sevgimiz. A.Kadir Bilgin |
AGUSTOS CIKMAZI Beni koyup koyup gitme, nolursun Durdugun yerde dur Kendini martilarla bir tutma Senin kanatlarin yok Dusersin yorulursun Beni koyup koyup gitme, nolursun Bir deniz kiyisinda otur Gemiler sensiz gitsin birak Herkes gibi yasasana sen Isine gucune baksana Evlenirsin, cocugun olur Beni koyup koyup gitme, nolursun Atilla İlhan |
. . Ask sözle olsaydi kalem mecnun olurdu . Dil ne bilir aski,onda sevk mi var? Var diyenin akli su kalem kadar. . Ahrazi |
Ay IşığI Ay ışığı kutsal sevgilim Fısıltıların yumuşak toprakta Ayak izlerime doluyor Sen de terkedip gitme Sularla oynaşmaya Doğur beni ışığınla Lekeli yüzüne Bulaşmış gibi yeni bir iz Şarkımızı çalıyor dağlar Haydi dans edelim özlemle Çakışsın bedenlerimizdeki giz Mırıl mırıl büyüsün başaklar Barış içinde çoğalsın sevgimiz. A.Kadir Bilgin |
YaSaK SevIsmEk öteki kapımdan gel bunu açamazsın eski gözlerinle gel öldürmek vakti gel hem tetik bulun ardında biri olmasın hanidir ben bu evde saklanıyorum adımı değiştirdim başka bir adla yaşıyorum gece gündüz siyah gözlük kullanıyorum öteki kapımdan gel bunu açamazsın sabaha karşı gel bütün gözlerinle gel pancurların gerisinde kararıyorum içime belalar doğuyor sonbahar doğuyor telefonda sesini tanıyamıyorum yüzün parmaklarımdan akıp kayboluyor böyle hep bir şey kopuyor bir şey kırılıyor sabaha karşı gel eski gözlerinle gel öteki kapımdan gel bunu açamazsın hem tetik bulun ardında biri olmasın artık hiç kimse beni yaşamıyor aşklarımı büyük kemanlarla çizdiler korkularım oldum bittim kimsesizdiler yalnız bir mısra mıyım ıslanıyorum bir revolver romanımı tamamlıyor oyun bitti ışıklarımı söndürdüler yokmuşsun gibi gel öldürmek vakti gel öteki kapımdan gel bunu açamazsın üzerime kilitleyip mühürlediler hem tetik bulun ardında biri olmasın ATTILA ILHAN |
NEDEN SONRA O dedi ki: Bir gün bana gönül verdin; " Aşktır benim mayam!" derdin Sonsuz bir hisle severdin, Aklında mı? Ben dedim ki: Aşktan yana histen yana Gayri sual sorma bana Belki dün bilirdim ama, Unutmuşum! O dedi ki: Yüreğimde etkin bir koz Yaralarım oldu göz göz Yemin edip verdiğin söz Aklında mı? Ben dedim ki: Yanan yakar iyi bil ki, Ben de yaralıyım belki Unutmak ayıp değil ki, Unutmuşum! O dedi ki: Yalan söylemezdin hani?.. Unutmam derdin sen, beni Sormak suç olmasın yani, Aklında mı? Ben dedim ki: Hangi yalan hangi gerçek? Meyvesini yedi çiçek Soru sorma cevabım tek Unutmuşum! O dedi ki: Mühürledin dudaklarım; Düğümün kalpte saklarım Mektup yazan parmakların Aklında mı? Ben dedim ki: Ne mühür kaldı ne senet.. Ergeç kopar çürük kenet Uçmuş akıl denen meret, Unutmuşum! O dedi ki: Beni benden almıştın ya, Çıkla sen ben olmuştun ya Gerçek sevgi yalan dünya Aklında mı? Ben dedim ki: Vazgeç gayri iş yok bende, Yitirmişim seni sende Kimin nesisin, adın ne? Unutmuşum! Ve bilenler dediler ki: Aşk da, söz de yalan imiş; Akıl işi değil bu iş.. Ve sonra hatırladık ki, Sevenler hep boşa sevmiş ABDURRAHİM KARAKOÇ |
Gönüller fatihi büyük üstadaNuruyla bütün gönlümü fetheyleyen üstad, Gönlüm seni, kudsî heyecanlarla eder yâd.. İlhamıma can geldi beraet haberinle, Mü'minleri şâdeyleyen ulvî zaferinle.. Sıyrıldı ufuklardan o kasvetli bulutlar, Göklerde melekler, bu büyük bayramı kutlar. Milyonların imanını kurtardı cihadın, Par-par yanar imanlı gönüllerdeki yâdın.. Coşturmada imanları, binlerle vecizen, Tarihini kudsî heyecanlarla süzerken.. İlhamımı mestetti tecellâ-yı cemalin, "fâtih" gibi rehberleri andırmada halin.. Dağlar gibi sarsılmadın, en korkulu günlerde, Her ânı ölümler dolu tazyikın önünde, Dünyalara dehşet salıyor sendeki iman, Sarsılmayan imanına düşman bile hayran.. Rehber sana zira "yüce peygamberimiz"dir, Ölmez eserin: gençliğe gösterdiğin izdir.. Kur'an-ı kerim'in ezelî feyzine erdin, İnsanlığa, iman ve kemal dersini verdin.. Ey başlara cennetlerin ufkundan inen tac!... Âlem senin irfanına, irşadına muhtaç.. Derya gibi nurlar taşıyor her eserinden, "allah"a giden nurcuların rehberisin sen.. Cennetteki âlemleri seyretmede gözler.. Hikmet dolu her cümlede, kur'andaki nur var, Her lem'ada, binbir güneşin huzmesi çağlar.. "nur yolcusu" insanlığa örnek olacaktır, Kudsî heyecanlarla, gönüller dolacaktır.. Mefkûresi, günden güne erdikçe kemale, Gark olmada iç âlemi, en tatlı visale.. Coştukça denizler gibi kalbindeki iman, Bin ders-i hakikat veriyor ruhuna kur'an.. Âzadedir islâmı saran tehlikelerden, Davası temiz çünki siyasî lekelerden.. Her hamlesinin kuvve-i kudsiyesi vardır, Vicdanları mesteyleyen ulvî sesi vardır.. Aşkın ezelî sırrına erdikçe gönüller, Yer yer donatır ufkunu sevda dolu renkler.. Bir ülkeyi baştan başa fetheyledin ey nur! Nurun olacaktır, bütün insanlığa düstur.. Kur'an seni teyid ediyor mu'cizelerle, Ey şanlı gönül fâtihi hiç durmadan ilerle, Tarih-i hayatın doludur hârikalarla, Hiç sönmeden âlemde güneşler gibi parla.. Manzume-i şemsiyeyi temsil ediyorsun, Heybetli fezalarda hız almış gidiyorsun.. İmanlı nesiller seni takib edecektir, Yıllarca, asırlarca peşinden gidecektir.. Tarihi aşarken sen o iman dolu hızla, Milyonları aşmış bütün evlâdlarınızla.. Birden açılır ruhuma esrarlı bir âlem, Vasfeyleyemez aşkımı, şiirimdeki nâlem Ali Ulvi Kurucu |
| Saat: 10:46 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık