![]() |
Güzelsin Görenler kendini beğenmiş sansın, Sen böyle havalı pozla güzelsin. Varsın âşıkların bıksın usansın, Sen böyle cilveyle, nazla güzelsin... Göz göre gelince aklım şaşıyor, Yüreğim koşmaktan yorgun düşüyor, Sığmıyor gönlüme aşkın taşıyor, Sen benim haddimden fazla güzelsin... Vadesi yakına eğleme meyil, Sen sen ol zamanı zengine eğil, Ben gibi hüzünlü hazanla değil, Sen, taze baharla yazla güzelsin... Aşk hevesle başlar, hasret, gurbetle. Solmasın gençliğin gamla, kasvetle. Çünkü sen her zaman sen muhabbetle, Şiirle, şarkıyla, sazla güzelsin... Cemal Safi |
Acıyı Bal Eyledik -Pir sultan ölür dirilir- Bak şu bebelerin güzelliğine Kaşı destan Gözü destan Elleri kan içinde Kör olasın demiyorum Kör olma da Gör beni Damda birlikte yatmışız Öküzü hoşça tutmuşuz Koyun değil şu dağlarda San kendimizi gütmüşüz Hor baktık mı karıncaya Kırdık mı kanadını serçenin Vurduk mu karacanın yavrulusunu Ya nasıl kıyarız insana Sen olmazsan öldürmek ne Çürümek ne zindanlarda Özlem ne ayrılık ne Yokluk ne yoksulluk ne İşşiz güçsüz dolanmak ne gün gün ile barışmalı kardeş kardeş duruşmalı koklaşmalı söyleşmeli korka korka yaşamak ne kahrolasın demiyorum kahrolma da gör beni kanadık toprak olduk çekildik bayrak olduk döküldük yaprak olduk geldik bugüne ekmeği bol eyledik acıyı bal eyledik sıratı yol eyledik geldik bugüne ekilir ekin geliriz ezilir un geliriz bir gider bin geliriz beni vurmak kurtuluş mu körolasın demiyorum kör olma da gör beni Hasan Hüseyin Korkmazgil |
AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur... Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında. Hindistan@da Ganj Nehri@nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork@ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de... Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan... Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye... Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya... İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır. Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır... Bazen denizler, kıyılar çeker insanı. İnsan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu. Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara... Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi... İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da denizler, kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak, yenilgimizi, umutsuzluğumuzu... Birazdan sabah olacak... Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak... Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım... Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya çalış. Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek... Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak... Aşkta yarın yoktur sevgili... Cezmi Ersöz |
|
Alda Git Kendine iyi bak deyişin kulağımda, Yazdığın elveda notu avuçlarımda, Masum bakışın göz bebeklerimde kalmış, Yeter artık emanetlerini alda git. Sıcacık ellerin,buz kesmiş ellerimde, İçimi dağlayan sesin kulak dibinde, Masum günahsız yüzün aynalarımda kalmış, Yeter artık emanetlerini alda git. Rüyamı süsleyen anıların gönlümde, Kurşun gibi delen bakışlar sol göğsümde, Topladığım çiçeklerin elimde kalmış, Yeter artık emanetlerini alda git. Seni seviyorum deyişini yüreğimde, Ben gidiyorum deyişini belleklerimde, Bıraktığın aşk sancısı içimde kalmış, Yeter artık emanetlerini alda git. Espiyeli Muhsin AKTAŞ |
Lesya Lesya Aşkım benim. umutsuzluğum. Yalnız seninle dolu ruhum.. Sevdiğimi anlardın, eğer olsaydı biraz duygun. Lakin sen duygusuzsun. -Olmaz ! Dedin. Boyun eğdim aşkıma. Kim tanıştırdı seni, kim yakıştırdı bana ? Tek dag degil, uçurumlar aramızda. Acıma istemem perişan durumuma, Yalanlar senin olsun, gerçekle gir, gireceksen ruhuma. |
Türkiye Benimle Gurur Duyacak..! Toplanın ey millet başlıyor oyun Artık şeytan bile bana uyacak Yaşarken burada bir sürü koyun Türkiye benimle gurur duyacak İlk önce futbolla başlarım işe Üç-beş gol atarak dalarım düşe Transfer ayında oldum mu köşe Türkiye benimle gurur duyacak Aslında paraya pula taparken Ağamla paşamla kaset yaparken Her türlü hileyle malı kaparken Türkiye benimle gurur duyacak Bin ceviz kırsam da ağrımaz dişim Utanmam söylerim gelmişse çişim Ülkeme hizmeti görev bilmişim Türkiye benimle gurur duyacak Hep aynı senaryo hep aynı film Her zaman gerçeği saptırır dilim Nihayet doğurdu seksi sevgilim Türkiye benimle gurur duyacak Çevremde silahlı insan ordusu Ne dünya ne ahret ne kul korkusu Nasılsa hırsızın öter borusu Türkiye benimle gurur duyacak. Muammer Baydere |
Ağlama Ağlama, gözleri kızarmış çocuk! Tek damla yaşın düşmesin yere. Bak, tek güzelliğimiz yokluk, Sana bir öğüt; ağlama boş yere. Ne olursa olsun hiçbir şey değmez, Senin bir damla gözyaşına. Ağlayana kimse boyun eğmez. Kimse bakmaz kimsenin yaşına. Ne kadar kötülük, pislik varsa; Sen herşeyi tertemiz öğren. Eğer yüzüne gözyaşı yağarsa; Seni garip sanır her gören. Ağlama sakın çocuk, ağlama! Korkmayana zarar gelmez, bunu bil. Sevgini hep söyle, sakın saklama. Aklından korkuyu, gözünden yaşı sil. |
~HIRS~ Sen kaçan bir yavru geyiksin dağda, Ben peşine düşmüş bir canavrım. İstersen dünyayı çağır imdada, Yeryüzünde bir sen,bir de ben varım. * * * * * * Seni korkutacak hep geçtiğin yollar. Peşinden gelecek ayak sesim. Sarıp vücudunu hayali kollar, Enseni yakacak ateş nefesim. * * * * * * Nefesimden havaya kattığım zehir, Solduracak bir gül gibi ömrünü. Sen benden kaçsan da şehir şehir, Yine bana kalacaksın son günü. * * * * * * Hırsım gibi sonsuz yaşasan sende, Ben ölümle sırdaş olup beklerim. Hırsıma toprağı rakip etsen de, Mezarında bir taş olup beklerim..! Necip Fazıl KISAKÜREK |
HABERİN VAR MI Sen öyle güzel ben böyle naçar seni seviyorum haberin var mı nasıl söylesem nasıl açıklasam haykırsam, bağırsam, çağırsam beylerbeyinde çamlıca caddesinde suyu akmayan çeşmenin kuruyan sarnıcın yaşlanmış çınarın altında muntazam bir rüzgâr ve kamyonların gürültüsü altında egzozları altında otobüslerin insanların bakışları altında tomurcuklanan güllerin boy atan çiçeklerin zakkum ağacının akşam sefalarının daha yeni yeni tohumların topraktan başlarını uzattıkları bu günde. Seni seviyorum haberin var mı ben ki naçar ben ki şair zanaatkâr borsadan repodan faizden uzak biri kalbim harbi bir aşkla çarpıyorken taksimdeyim kendini kendine saklayan bir şairin yanındayım benim değil etrafı duvarlarla çevrili köşkler rıhtımları deniz kenarlarını geri alamıyorum yani her şey tamam değil çocukların keyiflerini kaçırtamıyor kimse kimse rezil bir hayata teşne değil kimse kaçamıyor günahlarından duyuyor musun zikrullah esenlikler sunuyor bize. Ben sana sevgimi sen bana güllerini sun ben böyle naçar sen öyle güzel. Nurettin Durman |
| Saat: 13:24 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık