![]() |
yapış yapış adamlar tarihi turşusu elde silah cepte üç beş adam asabiyet yerinde gözler kıvamlı kırmızı önce incir yaprağı ele gelecek sonra adamlar dizilecek içine içine üzerlerine çöre otu sonra kapatacaksın yaprağı kini sirkelenmiş iki üç kelime azcık da ağla çıkar silahını şöyle afili bir mekan kolla kaynat bağırta bağırta ah olmadı yahu başla yeniden elde silah cepte üç beş insan ... ... Ayben |
Bir akşamüstü gel, habersiz gel Gün dağlardan giderken Kendin bile duyma ayaklarının sesini Ne umudum kaldı ne sevincim hiç direnmem. O gece gökyüzü Bir yıldız çayırına dönsün Uzak kırlarda güz çiçekleri Son güller açsın bahçelerde. Her ne zahmetse bir kadın da Geç bir saatinde gecenin Balkonunda bir sigara içimi O yıldızları izlesin. Dostum filan yoktu, kimim vardı ki Darbelerin bunalttığı İnsanların telle, iple Boğulup da ormanlara Çukurlara atıldığı Bir ülkede yaşadım Ve krallığında çalınmış paranın. Mehmet Karabulut |
İSTANBUL İstanbul ağlıyor bu gece dertli, hüzünlenmiş belli atlamış bir yürek köprüden ya da... uzak bir şehri sevmiş yağmur adam... terkedilme korkusu ve / duygusal kadın İstanbul... kapımda gözyaşı şimdi... yağmursuz bir şehre sevdalı/ her gün ağlayan yağmur adam... İstanbul, hâla duygusal kadın... düşüncemde... bir ergen mutluluk dolaşıyor elinde aşk demeti... seriyor mavisine İstanbul''un İstanbul asil kadın... Gülüyor... rüzgârında teşekkür fısıltısı gözleri melâlû dem... dili tutulmuş Marmara''nın titrek ellerinde bir veda mektubu İstanbul onurlu kadın... K A L D E M İ Y O R... artık... sessizlik zamanı yağmur adam için... biliyor... biliyor... uzakşehirde bir kalp, atıyor onun için İstanbul güçlü kadın... git diyor, git... bakma ardına... yolun öncesinde saklı yalnızlığın... git, sevil... Gökhan CENGİZ |
Ağlama belalım Ağıtlar yakma Yürek paralayıp Can parçalama Umutları tavana asıp Kadere çatma Yaşadıklarını kırıp Olanları ziyan sayma Sevgiyi bırakıp Acılara sarılma Aşkı unutup Dertlere dalma Anıları silip Yarınları sorgulama Kalan hatıraları yıkıp Geleceğe volta sallama Kaçıp gidemezsin Gelmeyi denememişsin Olmuyor deyip vazgeçemezsin Bir daha baştan istemelisin Ağlamayı ağıtı ahı unutup Tekrar sevmelisin İsyan bayrağını yakıp Başka beyaz güller derlemelisin Murat İnce |
Derviş yaramaz gözlerimin hışmına yenilişim yeni değil boy boy yasaklı şiirler yazmıştım duvarlara bekçi düdüğü yüreğimde çınladı, bir iki değil kireç sözlerimle mahkumiyetin ağır duvarlara hava ne güzel çarşı pazar seyreyledi, cümbüştü çimlerde çekirdek eşliğinde linç var avam üşüştü keçeden aba servetim, say ki bu kızıl çoban dervişti selamı sabahı her gün yeniden bağır duvarlara söz, zemberekten fırlamış an gibidir dönmez atadan yadigar, ayıp,bilinse de böyle dillenmez üç kere kırılır eflatun pena sonra ses vermez üfle yalnızlığını köşe kaldırımda sağır duvarlara Nadir Atalay |
Martıların Çığlığı Martıların çığlığı bozardı gerçekleri, yarım kalırdı hep yarınlar, yaşanacak ne varsa hayallerde saklı kalırdı, mavi bir gökyüzüne resimler çizilirdi, gökkuşağının tonlarında... kalpte gizli bir kapı aralanırdı, kırmızı güller sarardı etrafı, sen gül kokardın... hücrelerime hapsederdim de, her nefes alışımda, seninle kopardım hayattan.... alıntı... |
Uzunca bir yol... I Gözlerinin baktığı en uç nokta varya sevgili dünyalar kurulur dünyalar batar kendiliğince bir yanı ben diyer yanı sen... ben her yanında dönerim öpmelerımle kalp atışım... II ölmek mi.! .. tamda aşka namzet yaşarken oy benim başım, belalım içtiğim bir duble rakı nedir telaşım kalp atışım... Zeki Arlan... |
Hıçkırık Yar mavisi bir hıçkırıktı Gözlerimden süzülen Ve ben Geçtim karanlıklarımı Kayıt dışı Yıldız yağmuruyla Açık ve tek celsede Tutundum yalnızlığa Merhaba sabah Hoşça kal kirli sarı Açısal sapmalı Bir yaşam dolusu Merhaba Ve hoşça kal bir daha Kurşun askerlerimden uzak Çok uzak bir yaşamak Abajurdan hallice Mutlu dingin Sıralı Ayakkabılarım ve ben Acılı Karmakarışık Suat Seymen |
Yalnızlığım benim kimsesizliğim umarsızlığım ıssız kentlerde kederli sürgünlüğüm sabahsızlığım benim konkunç depresyonum kalabalıklar ortasında üryan kalmışlığım horlanmışlığım dışlanmışlığım örselenmişliğim dağ başlarında umarsızca ağlamışlığım yalnızlığm benim tükenmişliğim konkunç celladım her gün yıkılmışlığım yavan gündüzlerim cinnet gecelerim aniden yaşlanmışlığım her gün yeniden yavaş yavaş ölmüşlüğüm tüketen ve kan ağlatan yalnızlığım ürkek celladım dalgınlığım daralmışlığım çıkmaz sokaklarım melankolim devşelen azgınlaşan korkunç yanlızlığım benim kanserim habis urum hüzünlü yalnızlığım korkunç celladım ölümüm benim yalnızlığım... yalnızlığım benim. Mahmut Ayaz |
İleriye gitmez zaman mevsim son karanlık... Itırcık lı kelimeler dizmeli anlamlar katmalı aşka ki hiçbir zaman dillerde ezilmesin gıyabında sözler. söz olsaydım dilinde dolanan kerimem.! .. ah ben acımsı sözler katsaydım yüreğine dokunan zamansız çareler olsaydım derdine. acıtır sızlatır kalbi lakin hoş bir seda aşk anılarında sözlerin. bana uğradığında süslü olmalısın sürmeler çekmelisin allar olmalı leblerinde senin için şenlikler yaparım bahaneler bulurum bir sürü şiirler yazarım hasretim olur ağıtlar yakarım bakarsın kavuşamam kerimem derdimden göçer giderim Baş ucumda sedir ağacım olur musun. Ağustos / 2006 İnsanları aldatır takvim. ileriye gitmez zaman mevsim son karanlık... Zeki Arlan... |
| Saat: 20:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık