![]() |
Analar Garibin anası pencerelerden Yanık türkülerle yollara bakar İncecik yüzünde her akşam üstü Çizgi çizgi nokta nokta bir efkar. Fakirin anası her sabah sessiz Ağlar çocuğunun aç çıplak durduğuna Elleri koynunda kalır çaresiz Bin pişman doğduğuna,doğurduğuna. Mahkumun anası susar konuşmaz Suçu kendisinde sanır. Kaçar insanlardan aydınlıklardan Duvarlara bile baksa utanır. Açılsa üstüm biraz,duyar da gece yarısı Kalkar yatağından gelir Bir mübarek el usanır yorganıma usulca Bilirim anamın elidir. Bir merhamet bir sıcaklık bir gurur Yavrum diyen sesinde Ve huzurun günde beş vakit nabzı vurur Beyaz tülbentinde,seccadesinde. Karımın anası anama benzer Öylesine yakın duygulu ince. Özü sözü bir,yayla gözesi kadar berrak Oturtacak yer bulamaz çıkıp yanına gidince Yüreği destanlar gibi sımsıcak. Ve alnım açıksa,başım dikse Dirliğimiz varsa,mutluysam Yüzüme gülüyorsa böyle bu şehir. Bir beyaz zambak gibi pırıl pırılsa yavrum Ve yavrumsa herşeyi bana sevdiren bir bir Bu mutluluk bu düzen bu bitmeyen aydınlık Anasının yüzü suyu hürmetinedir. Yavuz Bülent Bakiler |
Olsun yaşam bir diklenikmiş olsun kara kışlarda açan kar çiçeğim var dört yan sivrisinekmiş olsun yürek yaylamda uçan kelebeğim var dünya kor cehennemmiş olsun acıları kutsayan can meleğim var insanlar şeytan cinmiş olsun gönlümü kanatlayan bir can perim var Bilal Kayabay |
SENİ BENİM KADAR SEVEMEYENLER seni benim kadar sevecek olan başını taşlarda çürütmelidir yarasına dikenleri sarmalı kalbinde dağları yürütmelidir gözleri her sabah başka bir çeşme her akşam krater, her gece duman gökleri günboyu alevlenirken boynunda bir kement olmalı zaman yollar düğüm düğüm boğmalı onu ızdırap sızmalı baktığı yerden kaplan tutuşmalı, kurt inlemeli saçından bir teli yaktığı yerden sana benim kadar tutulmak demek vurulmak demektir kartallar gibi tâcını, tahtını kaybetse bile gülümseyebilmek krallar gibi seni benim kadar sevecek olan ruhunu kapından kovabilir mi seni benim kadar sevemeyenler seni benden fazla sevebilir mi Nurullah Genc |
şurada burada sıkılmış limon kesikleri paslanmaya bırakılmış demir çubuklar tertemiz kaynaklara atıksu tarifesi taze sürgünlerin ince boyunlarında ağır kementler henüz sıcaklığı soğumamış körpe cesetler karanlıklar ortasında bir ışık adası gibi talancıların gözünden nasılsa kaçmış çimenler birkaç tomurcuk üç-beş yeşil yaprak ıslak bir kağıt gibi yırtıp atmış kentin dokusunu acımasız kasırgalar arıtmıyor sabun çıkartmıyor sular giysilerden yalnızlığın kokusunu aşk mevsimi değil miydi bahar elele tutuşmaktan korkan ürkek ceylanlar hani nerede eşlerine kur yapan kumrular kuş cıvıltılarına hasret kulaklar denizler denli derin içezikliği geleceksen sekizinci günde gel sevgilim burada haftanın yedi gününde de aşka geçit vermiyor yağmurlar yalnızca bir ad yaraşabilir bu mevsime: “acı bahar” Mustafa Yıldız |
Özlediğim Şehir İstanbul Yalnız kentin direksiz sokaklarında büyüdüm ben Ve her gece karanlığında ay ışığında uyudum ben Çığlıklarımı yalnızlar duyardı kendi sesleri gibi İçimizdeki sevgiyi büyütemedik sevgilimiz izin vermedi İstanbul koca şehir özledim seni Haliçin ayağını Boğazın direğini Çamlıca'nın rüzgarını İstanbul koca şehir özlettin kendini Kaldırımsız caddeleri çocuksuz parkları Ve yaşadım acımasız gecelerin en derin saatlerini En güvenilir sevgilinin ihanetini Dost dediğim canların nefretini Ve ezilen yüreğimin erimesini Duvarlara yumruk salladığım günler Seni düşünmeden uyuduğum geceler Ve kahrolası ayrılık saatleri Ve kahrolası ihanetin bedeli Şimdi konuşmuyor vurduğum duvarlar Şimdi anlatmıyor yıldızsız saatler seni Her anışımda Seni bir kez daha kahroluyorum Tıpkı hiç gelmeyecek gençliğim gibi... |
Ölümcül Ayrılık Veda akşamı düştüm yollara Ne ben bende ne sen bana ait Sitem edip hatıranla yıllara Ne sen bende ne ben sana ait Gece soğuk, gündüz karanlık Sendin ısıtan ateş ışıyan güneş Her şey olsaydı da sonsuza dek Olmasaydı bu ölümcül ayrılık Hamdullah Arvas |
Küskün Bir Şiir küserdim kendime susardım da gecelerce sadece o parça çalardı sessizce gözyaşlarıma engel yokken, kirpiklerime saklanırdı gözyaşlarım damla damla... saatler geçerdi,günler geçerdi, mevsimler değişir,kış biter yaz gelirdi yolculuklar başlar,ayrılıklar biterdi, gece güneşle buluşurdu denizin ortasında, yakamoz yakamoz... bir ben yanlız kalırdım,birde gölgem, tenimde kuralıklık başlar, dudaklarım çatlardı, ellerim cebimde öksüz,yetim kalırdı sessiz sessiz... alıntı... |
SENDEN SONRA Bak yine güneş doğuyor yine sabah oluyor Penceremden sızan güneş yokluğunla beraber bedenimi daha da yakıyor Gözlerim her yerde seni arıyor dalıyor mazilere Yüreğimde harlanmış bir ateş gözlerimde yalnız sen Ne gören var bu ateşi nede duyan mazideki sesleri Her gün aynı ses Her yerde aynı yüz durmadan titreten ellerimi Dışarıda rüzgar var Belki yağmur yağar yağarda söndürür yüreğimdeki yangını Belki sel olur alı götürüm yüreğimden sana dair her şeyi Sevmeyi sevilmeyi O kadar yaklaşmışken tam bu seferde oldu derken beklemediğin anda Kaybetmeyi Ağlamayı Bilmediğin bir karanlıktayken çıkış kapısını bulamamayı Kısacası senin bana tattırdığın her şeyi ama her şeyi Hayır her şeyi olamaz Ya senin yanındayken geçirdiğim o günleri Onlar asla olamaz Mutluydum belki sahte bir mutluluktu bendeki Ama huzurluydum güvende hissederdim kendimi senin yanındayken Hele gözlerine baktığım o an İşte o an dururdu sanki zaman her şey ikimizin etrafında gelişirdi Ne gözlerim senden başkasını görür ne kulağım senin sesinden başkasını algılar Ne de yüreğim senden başkasını için çarpar Her şeyim yalnız sen ve senin sevdiğin her şeydi Yağmurdu Buluttu Rüzgardı Yalnız bu üç kavramdı seni benden alan Gözlerin gülüşün ve sana sevgimdi Her seferinde üç kavrama inat beni sana daha da bağlayan |
Yine kendimle sonsuz bir savaşın içine girdim ßirkez daha aşka küskünlüğümü haykırmak istiorum Ama olmuyor... Olmuyor işte yapamıorum.. Yine sensizliğe yenik düşüyorum... ßir yanım haykır diyor..ßir yanım unut... Aslında kendimde biliorum yine olmayacağını Yine boşuna haykırmak için güçsüz olduğumu... Ama deli yüreğime engel olamıorum işte... Yalnızlıkmıydı benim istediğim yoksa senmiydin?? ßilemiorum... ßelkide benim için en iyisi yalnızlıktı.. Hayır...Hayır.. Tam olarak istediğim yalnızlıkta değil aslında €vet..€vet yalnızlık değil sensizlikti benim istediğim... Ama bir türlü olmadı işte... Ne yalnız kalabildim ne de sensiz... €n sonunda anladım; Hayal gözlüm sensiz olmaz...!!! |
Aldanma Cahilin Kuru Lafına Aldanma cahilin kuru lafına Kültürsüz insanın kulu yalandır Hükmetse dünyanın her tarafına Arzusu hedefi yolu yalandır Kar suyundan süzen ceşme göl olmaz Gül dikende biter diken gül olmaz Diz diz eden her sineğin bal'olmaz Peteksiz arının balı yalandır İnsan bir deryadır ilimle mahir İlimsiz insanın şöhreti zahir Cahilden iyilik beklenmez ahir İşleği ameli hali yalandır Cahil okur amma alim olamaz Kamilik ilmini herkes bilemez Veysel bu sözlerin halka yaramaz Sonra sana derler deli yalandır Aşık Veysel Şatıroğlu |
| Saat: 13:24 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık