![]() |
ßiLmiyorum... O kadar yanLızım ki; gözyasLarım kurumuş artık agLayamıyorum.. bu yanLızLık içinde boguLucagım diye korkarken.. eLimi uzatıyorum karşımda kim varsa tutmuyoLar eLimi.. kayboLuyorum! acıLar denizi oLmuşum yüregim acıyor canım acıyor.. yok oLuyorum! Bir nefes daha,bir nefes daha çekiyorum kahroLası sigaramdan.. yoruLuyorum! Beynim kasırgaLarLa boğuşuyor.. Çırpınıyorum! Başım dönüyor yüregim kanıyor dünya üstüme mi geLiyor ? Bu kadar yük fazLa değiL mi omuzLarıma ? akLım sürgün bir onda bir bunda.. yıpranıyorum! özLemek diyoLar bana soruyoLar o kadar çok özLedim ki.. benLiğimi! O kadar çok hasretim ki bir omuza bir dosta.. Gözyaşına o kadar bagımLıyım ki.. Sevmek diyoLar bana soruyoLar o kadar çok seviyorum ki.. kaLbimi! safLıgımı temizLiğimi o kadar çok arıyorum ki.. yitirdim her şeyimi gün geçtikçe kiLitLeniyorum.. kiLitLendikçe düğüm oLuyorum.. KendimLe! gözLerim buguLanıyor dünyam dönüyor.. Karışıyorum! hüzünLendikçe bir girdaba giriyorum.. yaşadıkLarımı hatırLadıkca hiç istegim kaLmıyor.. ne sevgiye ne aşka! Tükeniyorum … |
Şiir Nehri AŞK İKİ KİŞİLİKTİR Değişir rüzgarın yönü Solar ansızın yapraklar; Şaşırır yolunu denizde gemi Boşuna bir liman arar; Gülüşü bir yabancının Çalmıştır senden sevdiğini; İçinde biriken zehir Sadece kendini öldürecektir; Ölümdür yaşanan tek başına Aşk iki kişiliktir. Bir anı bile kalmamıştır Geceler boyu sevişmelerden; Binlerce yıl uzaklardadır Binlerce kez dokunduğun ten; Yazabileceğin şiirler Çoktan yazılıp bitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. Avutamaz olur artık Seni bildiğin şarkılar; Boşanır keder zincirlerinden Sular tersin tersin akar; Bir hançer gibi çeksen de sevgini Onu ancak öldürmeye yarar: Uçarı kuşu sevdanın Alıp başını gitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. Yitik bir ezgisin sadece, Tüketilmiş ve düşmüş, gözden. Düşlerinde bir çocuk hıçkırır Gece camlara sürtünürken; Çünkü hiç bir kelebek Tek başına yaşayamaz sevdasını, Severken hiçbir böcek Hiç bir kuş yalnız değildir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. ATAOL BEHRAMOĞLU |
Bugün Sen diye başlardı sevdalar, sen diye biterdi masallar. Yağan yağmurlarda sen diye kopardı fırtınalar. Korkmam ben şimşekten, çünkü onlar sen diye çakarlar. Geceleri sen diye çıkar yıldızlar ortaya. Her birinde senden bir parça. Her gece senden bir parça yanı başımda Pencereden gökyüzüne her baktığımda. Ve bu gece bir başkaydı yıldızlar Solgun ve soluksuzdular Ay sessiz ve yorgun Uzatsam ellerimi dokunacak gibiyim Ama üşüyor ellerim, donuyor Parlamıyor bu gece yıldızlar, ay hiç ısıtmıyor Neler oluyor geceme Ve bir kere daha bakıyorum penceremden geceye Sonra anlıyorum Sonra ağlıyorum Sen yoksun çünkü bu gece Sen yoksun, ne yıldızlarda, ne yağmurlarda ne de fırtınalarda Sen yoksun, sen demir almışsın yıldızlar limanından Sen vazgeçmişsin benim yıldızlarımla gecemde varolmaktan Ne olacak şimdi Kimlere emanet edeceğim gecelerimi Gidemiyorum, demir almıyor benim yüreğim bu limandan Ben geceyi seviyorum Ben güneşe doğru yelkenler fora yol alamıyorum Ben geceyi seviyordum ya da sen orada olduğunda Ama şimdi sen yoksun ben yine gidemiyorum Ben galiba geceye vuruluyorum |
Aslıma Karışıp Toprak Olunca Aslıma karışıp toprak olunca Çiçek olur mezarımı süslerim Dağlar yeşil giyer bulutlar ağlar Gök yüzünde dalgalanır seslerim Ne zaman toprakla birleşir cismim Cümle mahluk ile bir olur ismim Ne hasudum kalır ne de bir hasmım Eski düşmanlarım olur dostlarım Evvel de topraktır sonra da adım Geldim gittim bu sahnede oynadım Türlü türlü tebdilata uğradım Gahi viran şen olurdu postlarım Benden ayrılınca kin ve buğuzum Herkese güzellik gösterir yüzüm Topraktır cesedim güneştir özüm Hava yağmur uyandırır hislerim Alemler alemi ölçer biçerler Hamını hasını eller seçerler Bu dünya fanidir konar göçerler Veysel der ki gel barışak küslerim |
Sevdin mi? Bir yanım hep boş Sen yoksun diye Söyle hiç düşündün mü beni Uzaklara dalarak, Çevrenden soyutlayarak kendini Kaç kere bedenin dersteyken Ruhun yanımdaydı söyle Kaç kere aramıza birilerini soktun Kaç kere elin telefona gittide Numaramın sende olmadığını farkettin Söyle sevdiğim kaç kere kaçıp gelmek istedin Sadece beni görebilmek için Gerçekten sevdin mi beni Yada sevmeyi denedin mi İsteseydin yürekten severdin Başkalarını sevdiğin gibi... |
Bu Da Geçer Neden aradın ki sanki beni Daha söyleyecek neyin kaldı ki… Ne söyleyeceksen çabuk söyle Bağırmak mı istiyorsun Bağır… Oysa ben her şeyi unuttum Gülen yüzünü bile(!) İnan bana ellerine dokunamasam da Yüreğim seninleydi Şimdi beni acılarımla bırak Senle olmak daha beter Hep sen söylüyordun bana Şimdi ben Bu da geçer… |
YAĞMUR YÜREKLİM... Giderken yağmur vuruyordu camlara Yağmurun sesine karışmıştı ayak seslerin Çaresizliği ve umutsuzluğu yaşayan biri kalmıştı geride Ve ben, ve sen, ve sevgi ya aşkımız? Bitmişti... Hepsi bitmişti... Geride ise küllenmeye başlayan bir aşkta Hala bir rüzgar bekleyen Bir ateş parçası kalmıştı Ve bir rüzgar bekliyordu yeniden alevlenmek için İlk ayrılıktı bu... İlk aşk ve ilk ayrılık... Giderken sessizliği öğrettin bana Giderken hüznü öğrettin Hiç gelişin olmadı zaten... Bazen içimdeki umut bir mum oldu Karanlık gecelerde seni aramak için Lakin rüzgara karşı yürüdüğümün farkında değildim... Ve şimdi... Her yağmur sesinde seni düşlerim Her yağmur sesinde seni özlerim Ve hala giden sevgili seni beklerim Seni beklerim...Yağmur yüreklim... |
Bu Dörtlükler Sana Düşündüm Düşündüm de sana bir dörtlük yazmaya karar verdim Bu dörtlük diğerlerinden farklı olacak dedim Kendi kendime Çünkü bu dörtlükleri okurken Sevdayı,sevgiyi,tükenmeyen sevgiyi Haykırışı,hüznü,sevinci,kendini Ve en önemlisi beni bulacaksın Sevgi uğruna yıkılan bir hayatı Acı çekmeyi Karşılıksız aşkın Acı anlamını okuyacaksın Öyle bir dörtlük olsun istiyorum ki Sadece duyguların kağıda döküldüğü Bir dörtlük değil, İçerisinde umutsuz aşkın damlaları, Boşa çıkan bir haykırışın sesi olsun Bu şiir, bu dörtlükler bizim olsun Ve beni anlatsın sana Öyle bir dörtlük olsun ki Başkası okuyunca Şiirde, dörtlüklerde imkansız aşkı, Boşa dökülen göz yaşlarını, ölümüne sevgiyi anlasın Öyle bir dörtlük olsun i Sevgi uğruna bu dünyadan göçmek üzere olan Bir insanı anlatsın Yani beni anlatsın Her cümlede sen ol Sen kok her satırda Ve ben bir daha öleyim O satırları okurken |
Sadece Sevdim Bildiğim her şeyi bir yana atıp, Bütün yaşadıklarımdan hiç ders almadan sevdim seni. Sadece sevdim.. Sonra yeni şeylerle birlikte öğrendim seni. Sen en yenisi oldun öğrendiklerimin. En iyisiydin sevdiklerimin. Senden sonra bütün öğrendiklerimi sevdim; Gerçeklerin acı olduğunu öğrendim, Gerçekleri sevdim, Hasreti, sensizliği, gece çöken hüznü Öğrendim ve yine sevdim. Ben, Sadece sevdim.. |
Bu Eller Miydi Bu eller miydi masallar arasından Rüyalara uzattığım bu eller miydi. Arzu dolu, yaşamak dolu, Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan. Bilyaların aydınlık dünyacıkları Bu eller miydi hayatı o dünyaların. Altın bir oyun gibi eserdi Altın tüylerinden mevsimin rüzgarı. Topraktan evler yapan bu eller miydi Ki şimdi değmekte toprak olan evlere. El işi vazifelerin önünde Tırnaklarını yiyerek düşünmek ne iyiydi. Kaybolmuş o çizgilerden Falcının saadet dedikleri. O köylü çakısının kestiği yer Söğüt dallarından düdük yaparken... Bu eller miydi kesen mavi serçeyi Birkaç damla kan ki zafer ve kahramanlık. Yorganın altına saklanarak Bu eller miydi sevmeyen geceyi. Ayrılmış sevgili oyuncaklardan Kırmış küçücük şişelerini. Ve her şeyden ve her şeyden sonra Bu eller miydi Allaha açılan !; |
| Saat: 00:10 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık