![]() |
OYUN II (dû-şeş) ( Aylardan Eylül.. puslu bir hava.. yangın yerinde tavla.. zar tutana ceza! ) -I- Keskin bir sızı gözlerinde Ha deldi ha delecek Göğün ipek örtüsünü… Kendisine ağlayan zavallı beşer Tasından taşarken yaşın Unutma! Top tüfek altında ölüler Ah! binlerce kez toprak üstünde ezildiler.. Ömrümden ömür hanginize yeter…! -II- Gamsız bir yakarış sözlerinde Ha tuttu ha tutacak Bedduası ezberlenmiş bestelere… Kazandıkça kaybetmeyi seven kumarbaz Ahu zârımdır hep dû-şeş Yine de susma! Yazılsın adın sahipsiz mısralara Ki kaybolmasın mezar taşın -III- Ve ruhum Çıkmadan önce benden Üç kere lanet et Içmediğim suya! Yolumdaki taşa! Sudaki sahte halkalara! (oyun bitti; takvimlere geçti kayıtlar... dünyanın tüm yağmurları birleşin! Artık onbir ay var...) Eylül H.POLAT |
Nasıl Gideceksin Evet; Başlangıcı olmayan bir yolun sonuda olmazmış sevgili, Karanlık bir gecenin içinden aydınlığı kucaklamak kadar zor, Okyanusların ucsuz bucaksız derinliğine dalmak kadar imkansız, Kara kışın ortasında ayak yalın dolaşma,belki de zatüreye yakalanmaktı, Senle hesaplaşmak isteyen yaşamın en zor sınavıydı belki de bu..! Kaçmak istesen kaçamazsın,adımların geri geri gideken, Bende bıraktığın teninin kokusunu almadan mı gideceksin, Dudaklarımda bıraktığın ruj izlerini silmeden mi gideceksin, Sana aslında gitme demeyeceğim,bu son ayrılık akşamında Gittiğin yerde bir ben bulursan mutlu ol diyeceğim sadece...... alıntı... |
belki herkesin babası çıkamayacak hapisten ve belki onlar uçamayacak gümüş bir kuş gibi sevinçten bir zaman daha belki yaylım ateşlere düşecek en çocukça düşlerinin yolu belki bir zaman daha gözlerini ısıra ısıra ıpıslak bir bulut gibi yürüyecekler duvarlar boyu ve felaket şundan emin ol ki güzelim çocuk kollarının ucunda sıkışan dehşetli masum o iki yumruk alametidir kopacak kıyametin Nevzat Çelik |
Her Şey Bambaşka Gözlerimde... Bazı duygular vardır anlatılamaz, anlaşılır sadece. Sevenin sevdiğini bilmesi kadar ; Sevilen de anlar sevildiğini. Sevgi her zaman belirli kelimelerle söylenmez. Çoğu defa bir bakış yeter de artar bile... Yeryüzünde hiçbir kuvvet insanoğlunu sevme hakkından alıkoyamaz. Sevmek çoğu zaman var olmaktır. Sonunda bizi yok olmaya götürse bile. Ben şimdi varım ve seni sevmek hakkımı kullanıyorum. Sen bile buna karşı koyamazsın. Sana gelinceye kadar sonu gelmez bir arayıştı sevgilerim. Bir zaman başkalarında aradım seni, Başka yüzlerde, başka ellerde aradım. Aldandım , fakat bir gün seni bulmak ümidini kaybetmedim . Nasıl olsa gelecektin bir gün. Ve işte geldin de ! Bana tatmadığım hüzünleri tattırmaya, bilmediğim kederleri öğretmeye geldin. Acıdan yana ne kalmışsa yaşamadığım hepsini bir bir sen yaşatacaksın bana . Bir gün yaşamanın gereksizliğini de senden öğreneceğim. Bu selin akışını hiç bir şey durduramaz artık . Ummadığım ve ummadığın bir anda çıktın karşıma. Coşkun ırmaklar gibi, amansız seller gibi geldin, mutlaka yıkarak ve benden birçok şeyleri beraberinde sürükleyerek gideceksin. İşte o zaman yoklukların en dayanılmazı ile karşı karşıya kalacağım . Er geç gideceksin; beni anlayamadan, beni sevemeden gideceksin . Yalnız bir iç kırıklığı kalacak senden, tesellisiz bir hüzün kalacak . Yıllardır aradığım sendin, ama sen gittikten sonra başkasını aramayacağım . Gelmeyecek bile olsan, ömrümün sonuna kadar arardım seni. Ama geldin bir kere; ister bilerek gelmiş ol, ister bilmeden ... Geldin ya ! Şimdi her şey güzel seninle. Yürümenin konuşmanın, nefes almanın bir başka anlamı var artık. Sen varsın ya her şey bambaşka gözlerimde |
LAYIKTIR YAPILAN HİZMET SORGUN’A Çalışmaya katılımlar hızlandı Layıktır yapılan hizmet Sorgun’a Gelişmeye atılımlar hızlandı Layıktır yapılan hizmet Sorgun’a Bak gezdiğin kaldırımla yoluna Erişildi yatırımın boluna Mevla’mdan mükafat geldi kuluna Layıktır yapılan hizmet Sorgun’a Gelince sıcak su ile doğalgaz Kara kışta hemen kırılır ayaz Başkanımız görevinden aldı haz Layıktır yapılan hizmet Sorgun’a İlçenin köreldi çıban yarası Gitti kara yolun kara karası Modern bir şehir olma sırası Layıktır yapılan hizmet Sorgun’a Sancaki’m der köhne idi gelişti Görseniz çehresi çoktan değişti Nüfusu çoğaldı İl’e erişti Layıktır yapılan hizmet Sorgun’a |
Bana Yaz * bana bir masal anlat ağaçtan üç elma düşsün bizler erelim murada onlar çıksın kerevetine * bana bir şiir yaz yaşanmamış zamanların acısı su renginde olsun aşkta mızıkçılık yapanların mor salkım çıksın yüzlerinde * bana bir türkü yaz dolaşsın İzmirin kavaklarında dökülürken yaprakları biz yemene gidip dönmeyelim * bana bir şarkı yaz ortasından kırılmış bir çiçeği yerinden kaldırsın ikimizin de kirpiklerinin gölgesi güllerle bezensin * bana bir arabesk yaz duvara başını yaslayanların kanatmasın damarlarını batmasın bu dünya * bana bir makale yaz pencere camından üç günlük mazisi kadar bakanlar merdivenlerden neşeyle kayıp ayarlarına koşsunlar * Serdar San - İzmir , 11. 03 . 2006 |
Acele Eden Ecele Gider Gunes acti, uzun surmedi gozle gorulmuyor Cocuk okula basladi, uzun surmedi bir yerde calisiyor Ruzgar esti, uzun surmedi yaprak kimildamiyor Delikanli oldu ev gecindiriyor Kar basladi, uzun surmedi sular akiyor Karisi iyilesti, uzun surmedi timarhanede yatiyor Agac buyudu, uzun surmedi sobalarda yaniyor Emekli oldu, uzun surmedi kadavrada bekliyor Süreyya Berfe |
Ne uzunmuş öpüşe giden yol,aşkım Ne gezgin bir yalnızlıkmış sensizlik Trenler geçiyor yağmurun altında Ve taltal’da ilk yaz henüz bitmedi Sen ve ben aşkım, bir bütünüz biz Bir bütünüz köklerden giyisilerimizle Sen ve ben tek varlık oluncaya dek Sonyazla,baltalarla ve suyla birbütünüz Düşün,nice taşları kattı önüne ırmak Nice taşlar yuvarladı boroa’nın suları Aramıza tirenler uluslar girdi. Dileğimiz yanlızca bibirimizi sevmekti Kaynasıp herkesle erkekler kadınlarla Karanfilin kök salıp toprakla Pablo Neruda |
Bildiğim Bir Şarkı Var Merhametsiz karanlık içindeyim Ne zaman güneş doğacak bilmiyorum Mavi denizlere mor dağlara karşı Bildiğim bir şarki var onu söylüyorum Bildiğim bir şarki var onu söylüyorum Butun şarkılar gibi kederli .......... .......... Ümit Yaşar Oğuzcan |
GİTTİN Gittin…Ben arkandan sadece baktım.Oysa söylenecek o kadar çok şeyim vardı ki...’Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.Gidersen sönecek içimdeki ateş ve bir daha hiç kimse yakamayacak.Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi.O karanlıkta yolumu kaybedeceğim...'diyecektim sana KONUŞAMADIM… Gittin… Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım.Öylesine acıdı ki içim,tutup koparsalardı kolu mu,bacağımı bu kadar acı duymazdım.Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden.AĞLAYAMADIM… Gittin…Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa.Tutkum seninle olmaktı,tutkum teninde erimek,tutkum hayatı seninle paylaşmaktı.ANLATAMADIM… Gittin…Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden.Ellerim ellerim değimliydi miydi her dokunuşumda seni ürperten?Ürperirdin biliyorum.Bir kez dokunsam,bir tutsam ellerini,itmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.TUTAMADIM… Gittin… Bir yıkım gibiydi gidişin.Sen adım adım uzaklaşırken benden,çöküp kaldı bedenim olduğu yere.Nice terk edilişlere dayanan bu yürek bu kez yenilmişti.Bu kadar zayıf değildim ben,kalkmalıydım.KALKAMADIM… Gittin...Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum.Hazırdım gidişine.Kaçak zamanlar yaşıyorduk.Zaman bitecek ve sen gidecektin.Bense gidişinin ertesi günü hayatıma kaldığım yerden başlayacaktım.BAŞLAYAMADIM... Gittin...Birşeyler söyledinmi giderken?"Kal"dememi istedin mi?Son birkez"Seni seviyorum"dedin mi?"Bekle beni"Döneceğim diye umut verdin mi?Beynim öylesine uğulduyordu ki...DUYMADIM... Gittin...Nereye gittiğin önemli değildi.Binlerce kilometre uzakta olsan,iki metre ötemde fark etmiyordu.Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.Kurtulmalıydım senden bu yoklukduygusundan kurtulmalıydım.KURTULAMADIM... Gittin...Unutulanların arasına katılmalıydın.Anıları bir sandığa koyup hayatı bir yerden yakalamalıydım.Bu aşkı noktalamalıydım.Bu sevdadan vazgeçmeliydim.YAPAMADIM... Gittin...Bir okyanusun ortasında,tek küreği kaybolmuş sandalda dalgalarla boğuşan denizciyim şimdi.Bil ki sevmekten vazgeçmedim seni.Bil ki seninle birlikte sevdanıda taşıyacağım yüreğimde.Bil ki seni...Unutamadım MEHMET COŞKUNDENİZ |
| Saat: 13:24 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık