![]() |
Suriye Konusunu Görüştüler Suriye Konusunu Görüştüler http://d.haber3.com/news/660792.jpg Davutoğlu, Suriye konusunda ''bekle-gör'' tavrı içinde olamayacaklarını vurgulayarak, "Bu konuda Türkiye olarak Cenevre'deki BM İnsan Hakları Komisyonu'nda yeni bir girişim başlattık" dedi. Davutoğlu-Clinton görüşmesi Davutoğlu ve Clinton, önce çalışma yemeğinde bir araya geldi. Davutoğlu ve Clinton, daha sonra yaptıkları ikili görüşmenin ardından ABD Dışişleri Bakanlığı'nda ortak basın toplantısı düzenledi. Davutoğlu, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Türk-Amerikan ilişkilerinin, ABD Başkanı Barack Obama'nın tanımladığı gibi bir model ortaklık ilişkisi olduğunu kaydederek, bu ilişkilerin sadece güvenlik boyutlu değil, aynı zamanda ekonomik alanda da bir model ortaklık ilişkisi olmasını istediklerini kaydetti. Suriye'de gerçek bir insani trajedi yaşandığını belirten Davutoğlu, "BM Güvenlik Konseyi'nde yaşanan çıkmazdan sonra, uluslararası toplum ve bölgesel ortaklar olarak 'bekle-gör' tavrı içinde olamayız'' dedi. Suriye halkına insani yardımlar konusunda yeni bir girişim gerektiği konusunda Clinton'la mutabık kaldıklarını belirten Davutoğlu, "Bu konuda Türkiye olarak Cenevre'deki BM İnsan Hakları Komisyonu'nda yeni bir girişim başlattık diye konuştu. Davutoğlu, ayrıca Tunus'taki toplantının, Suriye halkına yönelik dayanışmanın gösterilmesi ve Suriye rejimine şiddet yanlısı politikalarını sürdüremeyecekleri yönünde güçlü ve net mesaj gönderilmesi bakımından önemli bir uluslararası platform olacağını kaydetti. Diplomatik baskıları yoğunlaştıracağız Clinton, Suriye'deki rejimin, masum halka karşı toplar ve tanklar kullanmak da dahil olmak üzere ülke içindeki kentlerde şiddeti artırmasının içler acısı bir durum olduğunu dile getirerek, ''Suriye halkının yanındayız ve barışçıl bir çözümün gayreti içindeyiz'' dedi. Hillary Clinton, ABD ve Türkiye'nin, Suriye'deki rejime, ''Arap Birliği'nin son çabalarına ve uluslararası toplumun 'derhal sivil ölümlere son vermesi, yerleşim yerlerinden askeri güçlerini geri çekmesi, gazeteciler ile gözlemcilere giriş izni vermesi, siyasi mahkumları serbest bırakması, gerçek ve samimi bir demokratik değişim sürecine başlaması ve muhalefetle ciddi bir diyaloğa başlaması' yönündeki çağrılarına kulak vermesi'' çağrısında bulunduğunu kaydetti. ABD olarak, Arap Birliği'nin Kahire'deki toplantısında alınan kararlara güçlü destek verdiklerini ifade eden Clinton, Arap Birliği'nin girişimiyle ilk toplantısını Tunus'ta yapacak olan 'Suriye'nin Dostları' grubuna katılmayı arzuladıklarını bildirdi. Clinton, hem Davutoğlu hem kendisinin, Suriye'deki krize çözüm yolunda çok aktif rol oynayacaklarını ve rejime, şiddet kampanyasına son vermesi için diplomatik baskıları yoğunlaştıracaklarını belirtti. Hedefe odaklı yaptırımları güçlendireceklerini ve Esad rejiminin eylemlerinin kınanması noktasında uluslararası toplumu bir araya getireceklerini kaydeden Clinton, hem Suriye içindeki hem de Suriye dışındaki muhalefet gruplarına yönelik erişimlerini artıracaklarını söyledi. Türkiye, acımasız Esad rejimine bir alternatif örnek Clinton, ''Özellikle de Türkiye ve diğer ortaklarımızla, Suriye'de zor durumda olan halka, giderek aciliyeti artan insani yardımların ulaştırılması konusunda birlikte çalışacağız'' ifadesini kullandı. Clinton, ''Türkiye liderlerden biri ve komşu olarak bu konuyla en fazla ilgili ülkeler arasında. Suriye halkının çektiği acıları anlayan bilinç sahibi bir ülke. Türkiye, acımasız Esad rejimine bir alternatif örnek oluşturuyor'' diye konuştu. Umarım diğer senaryolar için planlara gerek kalmaz İki bakan daha sonra soruları yanıtladı. Suriye konusunda şu anda diplomatik ve insani adımlar üzerinde durduklarını, ancak siyasetçiler ve karar vericiler olarak, önlerindeki tüm seçenek ve senaryoları düşünmeleri gerektiğini belirten Davutoğlu, ''Suriye'de insani trajedi devam ederken sessiz kalamayız. Şu anda diplomatik ve insani adımlar üzerinde konuşuyoruz, ancak umarım diğer senaryolar için planlara gerek kalmaz'' dedi. Türkiye'nin Irak'ta tek istediğinin, etnik ya da mezhepsel altyapılarına bakmaksızın, tüm Iraklıların refahı olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Irak'a birşeyler söylediğimizde, bunun arkasında bir müdahale niyeti değil, tam tersine, yardım etme niyeti yatıyor" dedi. ABD Dışişleri Bakanı Clinton da Suriye'ye barış gücü talebinin, uzlaşıyı gerektirecek bir talep olduğuna işaret ederek, Suriye'yi buna ikna edip edemeyeceklerini bilmediklerini belirtti. Clinton, ''Suriye'de bir iç savaş görmek istemiyoruz. Dolayısıyla Esad rejimini ve onu destekleyen çevreleri, ya barış ve demokratik değişime açılan ve bizim de desteklediğimiz yol, ya da hepimizin kınadığı, kaos ve şiddet getiren yol olduğunu anlamalarını sağlamamız lazım'' diye konuştu. Clinton, "Türkiye'nin AB üyeliğinin eninde sonunda gerçekleşeceğini düşünenlerden biriyim. Kimsenin cesaretinin kırılmasını ve bu süreçten uzaklaşmasını istemiyorum" ifadelerini kullandı. Davutoğlu-Panetta görüşmesi ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü George Little, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile ABD Savunma Bakanı Leon Panetta arasındaki görüşmede, iki ülkenin Suriye'deki duruma ilişkin kaygıları ve Afganistan konusunda devam ettirdikleri işbirliği dahil olmak üzere, iki ülkenin ortak güvenlik çıkarlarını ele aldığını bildirdi. Little, Davutoğlu-Panetta görüşmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, ''Bakan Panetta bugün, ABD ve Türkiye'nin Suriye'deki duruma ilişkin kaygıları ve Afganistan konusundaki devam ettirdikleri işbirliği dahil olmak üzere, iki ülkenin ortak güvenlik çıkarlarını ele almak üzere Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nu ağırladı'' ifadesini kullandı. Bakan Panetta'nın, Türkiye'nin NATO'ya devam eden katkıları ve NATO füze savunma mimarisi bünyesindeki erken uyarı radarına ev sahipliği yapma kararından dolayı Türkiye'ye teşekkür ettiğini bildiren Little, ''İki bakan da, Chicago'da bu yıl düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde, NATO Komuta Yapısı Reformu dahil olmak üzere, Lizbon'daki 2010 NATO zirvesinde varılan kararların tam biçimde uygulanmasına destek sözü verdi'' dedi. |
Meclis'te Hakan Şükür tartışması AK Parti Milletvekili Hakan Şükür’ün futbol yorumculuğu yapması, partisi ile CHP’yi karşı karşıya getirdi. CHP'li İnce, 'takibe aldım' dediği Şükür'ün Meclis karnesini açıkladı. Meclis Genel Kurulu’nda CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce ile AK Parti grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı arasında Hakan Şükür tartışması yaşandı. Bahçekapılı'nın, Şükür'ün Genel Kurul'da bulunmamasına rağmen CHP'liler tarafından eleştirildiğini iddia etmesi tartışmaya neden oldu. Şükür'ün rahatsız olduğu için evinde bulunduğunu ifade eden Bahçekapılı, ''Burada olduğunu zaman yüreğiniz varsa aynı sözleri tekrar edersiniz ve cevabınızı alırsınız'' dedi. Bunun üzerine Muharrem İnce, 'Ben Hakan Şükür'ü bu kürsüde aylık takibe aldım. 4 komisyon toplantısının üçüne katılmamış. 35 açık oylama yapılmış 25'ine katılmamış. Bir defa yerinden konuşma yapmış" ifadelerini kullandı. Hakan Şükür'ün bir televizyonda yorumculuk yapmasını eleştiren, kendisinin bir okulda ücretsiz ders vermek istediğini ama bu isteğinin Meclis Başkanlığı tarafından reddedildiğini hatırlatan İnce, "Hakan Şükür'e 200 bin TL'ye yorum yaptıracaksınız ama bana izin vermeyeceksiniz. Hangi vicdan bunu kabul eder" ifadelerini kullandı. |
MİT Yasası Köşk'te MİT Kanunu'nda değişiklik yapan kanun, Çankaya Köşkü'ne gönderildi. ANKARA - Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nda değişiklik yapan yasa, TBMM Kanunlar ve Kararlar Başkanlığı'ndaki son okumadan sonra Meclis Başkanı Cemil Çiçek tarafından imzalandı. Yasa, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün onayına sunulmak üzere Çankaya Köşküne gönderildi. Anayasa uyarınca, Cumhurbaşkanı Gül'ün TBMM tarafından kabul edilen kanunları 15 gün inceleme süresi bulunuyor. Kanuna göre, MİT mensupları veya Başbakan tarafından belirli bir görevi yerine getirmek üzere kamu görevlileri arasından görevlendirilenler, görevin niteliğinden doğan veya görev sırasında işledikleri iddia olunan suçlardan dolayı haklarında soruşturma yapılması Başbakan'ın iznine bağlı olacak. Bu kişilerin, özel yetkili mahkemelerin görev alanlarına giren suçları işledikleri iddiasıyla haklarında soruşturma yapılmasında da Başbakanın izni aranacak. Kanun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle devam eden soruşturma ve kovuşturmalarda da Başbakan'ın iznine bağlı olma hükmü uygulanacak. |
Gül'den MİT yasasına onay Meclis Genel Kurulu’da kabul edildikten sonra Köşk’e gönderilen MİT yasası, Cumhurbaşkanı Gül tarafından onaylandı. İSTANBUL - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, MİT kanununda değişiklik öngören tek maddelik yasayı jet hızıyla onayladı. Dün Meclis Genel Kurulu’nda 12 saat süren tartışmalı bir oturumun ardından kabul edilen yasa değişikliği, bugün öğleden sonra Meclis Başkanı Cemil Çiçek tarafında imzalanarak Çankaya Köşkü'ne gönderilmişti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çankaya Köşkü'ne gönderilmesinden yaklaşık beş saat sonra yasayı onayladı. MİT kanununun 26. maddesinde değişiklik yapan yasa, resmi gazetede yayımlanmak üzere Başbakanlık’a gönderildi. Yasa, resmi gazetede yayımlandıktan sonra resmen yürürlüğe girmiş olacak. |
MİT’çileri yakalama kararı kaldırıldı İstanbul Özel Yetkili Savcılığı 4 MİT’çi için yakalama kararını kaldırdı. İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığınca 4 MİT'çi hakkındaki yakalama kararı kaldırıldı. MİT Müsteşarı Fidan'ın ifadeye çağrılma kararı geri alındı. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensupları veya bazı kamu görevlileri hakkındaki ceza soruşturmalarında "Başbakan izni" şartını yeniden düzenleyen kanunun Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından, Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı, CMK'nun 103/2 maddesi gereğince 4 MİT'çi hakkındaki yakalama kararını kaldırdı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadeye çağrılma kararı da geri alındı. Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı yakalama kararını geri aldı. Eski MİT Müsteşarı Emre Taner, eski MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş ile iki MİT personeli hakkındaki soruşturma dosyası yeni yasa gereği, soruşturma izni talebi ile Başbakanlığa gönderilecek. İzin çıkmaz ise soruşturma sona erecek. NE OLMUŞTU? KCK soruşturmasında ifadeye çağrılan eski MİT yöneticileri Emre Taner ve Afet Güneş'in de aralarında bulunduğu 4 MİT görevlisi için 10 Şubat’ta yakalama emri çıkarılmıştı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadesinin alınması için ise Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na talimat yazısı yazılmıştı. |
Savcılar MİT'çiler için Başbakan'a gidecek! MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve 4 eski MİT'çinin KCK operasyonu kapsamında ifadelerini almak isteyen özel yetkili savcıların, yasa değişikliğinin ardından, bu isimler için Başbakan'dan izin isteyecekleri ileri sürüldü. Türkiye'nin günlerdir konuştuğu ifade krizi, MİT yasasının değiştirilmesiyle farklı bir boyut kazandı. MİT görevlileri hakkındaki soruşturmaları Başbakan'ın iznine bağlayan yasa değişikliğinin ardından, izin talep edip etmeyeceği merak konusu olan savcıların, birkaç gün içinde Başbakanlık'a başvuracakları ileri sürüldü. İddiayı, Hürriyet gazetesindeki köşesinde dile getiren Taha Akyol oldu. Akyol, Başbakan'a gönderilecek talep yazısında, emniyetin ele geçirdiği ve savcılık makamında suç şüphesi yaratan belge ve iddiaların da yer alacağını yazdı ve ekledi: "Başbakan'ın izin vermeyeceğinden eminim..." Akyol'un, 'Vurun savcılara!' başlıklı yazısının başında sorarak 'izin isteyecekler' yanıtı verdiği, "Özel yetkili savcılar MİT görevlileri hakkındaki soruşturmaları Başbakan'ın iznine bağlayan yasa değişikliği üzerine soruşturmadan vaz mı geçecekler yoksa soruşturmayı yürütmek için Başbakan'dan izin mi isteyecekler?" sorusunu, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da dile getirmişti. Özel yetkili savcılar, MİT görevlilerinin soruşturulmasını Başbakan'ın iznine bağlayan yasanın yürülüğe girmesinin ardından, MİT görevlileri hakkındaki yakalama ve çağrı kararlarını kaldırmıştı. 'TALEP GİTTİ' Bu arada, savcıların söz konusu izin talebini Başbakanlık'a gönderdikleri de iddia edildi. |
Tutuklu vekillere maaş ödenecek Meclis Başkanlık Divanı, tutuklu vekillerin biriken maaşlarının ödenmesine karar verdi. ANKARA - Meclis Başkanlık Divanı, uzun süredir Meclis bürokrasinin üzerinde çalıştığı tutuklu vekillerin özlük haklarını görüşmek için toplandı. Toplantıda, 8 tutuklu vekilin hesaplarında biriken yaklaşık 100’er bin TL’nin kullanıma açılmasına karar verildi. Ayrıca tutuklu bulunan milletvekillerinin özlük haklarından yararlandırılmaları, ödenek ve yollukların verilmesi de karara bağlandı. |
4+4+4 asıl kızlara yarayacak' Eğitimle ilgili Meclis’e gelen yeni yasa tasarısına yöneltilen eleştirilerin başında, kız öğrencilerin okula gitme oranını düşüreceği geliyor. AK Parti’den bunun tam tersi olacağı iddiası geldi. http://media.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/T%C3%BCrkiye/120223-caniklihaber.widec.jpg TBMM’ye sunulan yeni yasa tasarısı eğitime 4+4+4 formülü getiriyor. Bugün Meclis komisyonunda görüşülecek olan tasarıya ilişkin, kamuoyunun bir bölümünün ve muhalefetin eleştirileri arasında, okullaşma ve kız çocuklarının okula gitme oranını düşüreceği geliyor. Bu iki iddiayı, tasarının altında imzası olan AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, NTV yayınında değerlendirdi ve tam tersi bir tablo çizdi. Yeni sisteme yönelik eleştirileri normal karşıladıklarını ve saygı duyduklarını belirten Canikli, bu eleştirilerden bazılarını ise hayretle izlediklerini kaydederek sözü okullaşma ve kız öğrencilere getirdi: "Okullaşma oranının düşeceği iddiası var. Tam ekisine, 1997’de uygulamaya konulan kesintisiz 8 yıllık eğitimin ülkeye vurduğu en büyük darbe, özellike kız çocuklarının okula gitmesini engellemesi oldu. Bu nasıl mı oldu? 8 yllık kesintisiz eğitimden önce kırsal kesimdeki köylerimizde 5 yıllık ilkokullar vardı. Aileler çocuklarını yakın olduğu için bu okullara gönderiyorlardı. Kesintisiz eğitimle birlikte bu okullar kapandı. Kırsal bölgedeki aileler özellikle kız öğrencileri taşımalı eğitim yoluyla köylerden dışarıya göndermek istemediler ki bu durum Türkiye’nin yapısına bakıldığında beklenmeyen bir şey değil. Bu kesintisiz eğitimin vurduğu büyük bir darbeydi. Bizim öngördüğümüz sistemde, fiziki binaların ayrılması var. Bu, kanun yürürlüğe girdikten sonra köylerde kapatılan okulların 4 yıllık olarak yeniden açılacağı anlamına geliyor. Yani, kırsal kesimdeki aileler kız çocuklarını okula çok daha fazla gönderecekler ve kızlarımızın eğitim sistemine girmesi ikinci 4 yılın da önünü açacak. Yeni sistemin en büyük olumlu etkisi okullaşma oranını artırması ve kırsal kesimdeki özellikle kız çocuklarının okula gitmesini sağlaması olacak. Sonuç olarak söylenenlerin tam aksi bir durum söz konusu." 'TÜRBAN İLKÖĞRETİME' İDDİASI Yeni sisteme yönelik eleştirilerden biri de, örgün eğitimle yapılan zorunlu eğitime ilk 4 yıldan sonra açıköğretim alternatifinin getirileceği ve bunun türbanın resmen ilköğretime girmesi anlamına geldiğiydi. |
Dink raporunda sansürlenen altı sayfa Devlet Denetleme Kurulu'nun "devlet sırrı" gerekçesiyle Hrant Dink raporunda sansürlediği 6 sayfalık bölümde, emniyet ve jandarmaya yönelik suçlamalar yer alıyor. Raporda, "Dink'in öldürülmesine yönelik silah temin edildiği şeklindeki açık ve net istihbarat, Trabzon Jandarma Komutanlığı'nca işleme konulmadı deniliyor. Habertürk gazetesinin haberine göre, "Devlet sırrı" olarak karartılan bölümde, emniyet ve jandarmaya yönelik suçlamalar yer alıyor ve ihmalleri bulundukları halde kamu görevlilerinin yargı önüne çıkarılmadığı anlatılıyor. İşte 649 sayfalık raporun karartılan 6 sayfalık bölümü: İSTİHBARAT TRABZONA VERİLMEDİ Yasin Hayal tarafından, Hrant Dink'e suikast düzenleneceği yönünde Yardımcı İstihbarat Elemanı Erhan Tuncel'den alınan ve 15 Şubat 2006 tarihinde değerlendirmesi yapılan istihbari bilginin gereği için dönemin Trabzon Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne gönderildiği ancak olayın Jandarma Komutanlığı yetki alanı olan Pelitli'de mukim kişilerle ilgili olmasına rağmen, alınan istihbaratın İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne gönderilip Trabzon valiliği ve Trabzon Jandarma Komutanlığı'yla paylaşılmadığı görülmüştür. SORUŞTURMA İÇİN YETERLİ Özellikle cinayetin işlendiği dönende görevde olan emniyet personeliyle ilgili ihmal iddialarının soruşturma/kovuşturma açılabilmesi açısından yeterli düzeyde ve ciddi olduğu değerlendirilmiştir. İŞLEM YAPILMADI Trabzon Jandarma Komutanlığı'na, Trabzon Emniyet Müdürlüğü'nce edinilen istihbaratın benzerinin, daha net ve ayrıntılı olarak başka kaynaklardan intikal etmiş olduğu görülmüştür. Hrant Dink'in öldürülmesine yönelik olarak silah temin edildiği istihbaratına rağmen, bu istihbarat Trabzon Jandarma Komutanlığı'nca işleme konulmamış ve herhangi bir adli ya da idari birimle paylaşılamamıştır. SAHTA RAPOR DÜZENLEDİLER İstanbul Emniyet Müdürlüğü görevlileriyle ilgili olarak, İstanbul Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü'ndeki görevlilerin, Trabzon'dan gelen yazı üzerine istihbarat gereklerini yerine getirmedikleri, Yasin Hayal'ın ağabeyi Osman Hayal'ın çalıştığı yerde araştırma yapmadıkları halde yapılmış gibi gerçeğe aykırı tahkikat raporu düzenledikleri görülmüştür. YARGI ÖNÜNE ÇIKARILMADILAR Yazılan raporlarla ilgili kamu görevlilerinin ihmam şüphesinde makul ve yeterli delillerle ortaya konulduğu, ancak İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'nin kararıyla yargı önüne çıkarılamadıkları görülmüştür. |
Matkap: Yeni tüzük hemen uygulanacak Pazar günü kurultaya gidecek olan CHP’de sular henüz durulmuş değil. Muhalifler boykot çağrısı yaparken Genel Merkez ise ilk kurultay ile muhaliflerin taleplerinin karşılanacağını söylüyor. ANKARA - NTV’nin sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun, tüzüğün 1 Mart’tan itibaren geçerli olmasını istediğini söyledi. Çarşaf liste, önseçim, hazine yardımının yüzde 40’ının örgütlere aktarılması düzenlemeleriyle muhaliflerin önemli taleplerinin karşılandığını belirten Matkap, CHP Antalya Milletvekili Baykal’ın “İçim yanıyor ama konuşamıyorum” sözlerini değerlendirdi ve “Baykal’ın kurultaya katılacağını düşünüyorum” dedi. “Sayın Önder Sav kurultaya gelmezse büyük bir eksiklik olur. Umarım gelir ve onu ben karşılarım” diyen Nihat Matkap, yüzde 33 kadın kotasının devrim niteliğinde olduğunu da sözlerine ekledi. |
MGK'da sürpriz bakan Başbakan Erdoğan, rutin mesaisine MGK toplantısı ile başladı. Toplantıya MGK üyesi olmayan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer de katıldı. Bakan Dinçer’in eğitim alanındaki çalışmalarla ilgili olarak kurula bilgi verdiği belirtildi. ANKARA - Geçirdiği ikinci ameliyatın ardından bir süre dinlenen ve çalışmalarını İstanbul’da sürdüren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugünkü Milli Güvenlik Kurulu toplantısıyla rutin mesaisine başladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başkanlığında Çankaya Köşkü’nde yapılan Şubat ayı olağan toplantısı saat 13.55'te başladı. SÜRPRİZ KONUK Kurulun önemli gündem maddeleri arasında Suriye’deki durum ve terör olaylarının bulunduğu öğrenildi. Ayrıca Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer de MGK toplantısına katıldı. Bakan Dinçer’in eğitim alanındaki çalışmalarla ilgili olarak kurula bilgi vereceği öğrenildi. Bakanlık kaynakları bu katılımın aylar öncesinden planlandığını kaydetti.Bakan Dinçer, saat 15.20'de toplantıdan ayrıldı. MGK toplantısı devam ediyor. MGK ÖNCESİ TOPLANTI Bu arada, toplantı öncesinde Başbakan Tayyip Erdoğan, kurul üyesi bakanlarla bir araya geldi. Başbakanlık Resmi Konutu'nda 1 saat 45 dakika süren toplantıya Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Hakan Fidan da katıldı. ERDOĞAN GRUPTA KONUŞACAK Erdoğan Salı günü ise TBMM’de partisinin grup toplantısında milletvekillerine hitap edecek. Pazartesi günleri yapılan Bakanlar Kurulu toplantısının ise Çarşamba günü yapılması bekleniyor. Son olarak 30 Ocak’ta toplanan Bakanlar Kurulu yoğun bir gündemde Çarşamba günü Başbakan Erdoğan başkanlığında toplanacak. Erdoğan’ın Perşembe günü ise haftalık olağan görüşmelerini gerçekleştirmesi beklenirken, rutin program kapsamında çeşitli kabullerinin de olması öngörülüyor. |
4+4+4'e yeni formül AK Parti 4+4+4 kesintili eğitim teklifinde değişikliğe gidiyor. Açıköğretim seçeneği ikinci 4 yılın sonunda geçerli olacak. http://media3.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/120228-egitim-kom.hlarge.jpg TBMM Milli Eğitim Komisyonu’nda sert tartışmalar yaşandı. Kız öğrencileri okuldan koparacağı gerekçesi ile tartışma yaratan 12 yıllık temel eğitim düzenlemesi elden geçiriliyor.AK Parti Grubu, eğitimde kademeli sisteme geçişi öngören ve TBMM’de görüşülmeye başlanacak kanun teklifinde yer alan “evde eğitim” önerisinde, muhalefetin tepkisi üzerine değişiklik yapmaya hazırlanıyor. AK Parti, açık eğitimin teklifte olduğu gibi 1’inci 4 yıl yerine, 2’nci 4 yıldan sonra yapılmasını önerecek. TBMM Milli Eğitim Komisyonu’nda sert tartışmalardan sonra alt komisyona havale edilen teklifte bir dizi revizyon yapılacak. Muhalefet, düzenlemenin öğrencileri kuran kurslarına ve imam hatiplere yönlendirmeyi hedeflediği görüşünü dile getirmişti. |
28 Şubat Basın Açıklaması Bolu F Tipi Cezaevi'nde 28 Şubat Basın Açıklaması Biz bugün Dreyfus ve Rosenbergler Davası'ndan haberdarsak, bunu borçlu olduğumuz kimselerin başında; Emile Zola ve onun yolundan giden haysiyetli aydınlar gelmektedir! Yeni devir Hukukçular derneği "28 Şubat Basın açıklamasıyla"' Bolu F Tipi cezaevinde olacaklarını bildirdiler. 'İleri demokrasi'den, 28 Şubat'la hesaplaşmaktan bahsedildiği şu günlerde Mirzabeyoğlu Davası ısrarla unutturulmak isteniyorsa; bunu borçlu olduğumuz kimselerin başında; yine zamanın aydınları gelmektedir! Tıpkı Dreyfus ve Rosenbergler Davası gibi baştan sonra bir hukuksuzluk örneği olan, davasına bakan her iki hâkim tarafından emir ve talimatla hareket edildiği itiraf edilen, kararı veren mahkemeler kaldırılsa da hükmü HÂLÂ cari olan, hukuksuzluğu artık her türlü ispat ve izahtan vareste olduğu için hiçbir kayıt, şart ve taleple bağlı olmaksızın RE'SEN ve yeniden görülmesi gereken Mirzabeyoğlu Davası'nda adalet HÂLÂ tecellî edip, zararlar tazmin edilmemişse; 28 Şubat farklı aktörler eliyle 15 yıldır devam ediyor demektir! 'İleri demokrasi'den, darbelerle hesaplaşmaktan, devletin sebebiyet verdiği zararları tazmin etmesi gerekliliğinden bahsedildiği şu günlerde 28 Şubat kararları kaskatı bir vakıa olarak devam ettiği için, sürecin aktör ve sonuçlarıyla hesaplaşmaya buradan başlanılması gerektiğini düşündüğümüz Bolu F Tipi Cezaevi'nde, 28 Şubat 2012'de, saat 14'de yapacağımız basın açıklamasına herkesi bekleriz. Kaynak:Timetürk(27 Şubat 2012,16:18) |
Ankara'da Okullar 1 Gün Tatil Ankara Valiliği, hava şartları nedeniyle kentteki okulların yarın tatil edildiğini açıkladı. http://www.dha.com.tr/newpics/news/280220122333448201423_2.jpg Ankara Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, kar yağışı nedeniyle resmi ve özel ilk ve orta dereceli okulların yarın bir gün süreyle tatil edildiği bildirildi. Yarın ayrıca kamuda çalışan kronik hastalıkları olanlar ve özürlü personelin de idari izinli sayılacağı belirtildi. |
28 Şubat Kararları İBDA-C Lideri İçin Protestoda Bulundular İBDA-C lideri Salih İzzet Erdiş'in cezaevine girişinin 13'üncü yılı nedeniyle Bolu F Tipi Cezaevi'nin önünde toplanan yaklaşık 100 kişi, sloganlar atarak protestoda bulundu. Yeni Devir Hukukçular Derneği adına açıklama yapan Salih İzzet Erdiş'in avukatı Ali Rıza Yaman, "İleri demokrasiden, darbelerle hesaplaşmaktan, devletin sebebiyet verdiği zararları tazmin etmesi gerekliliğinden bahsedildiği şu günlerde 28 Şubat kararları kaskatı bir vaka olarak devam ettiği için, sürecin Aktör ve sonuçlarıyla hesaplaşmaya Bolu F Tipi Cezaevi'nde başlanılması gerekmektedir. Bugün 60'a yakın eseri bulunan, 28 Şubat sürecinde tutuklanıp, 28 Şubat hukukuna göre yargılanan, tek eylemi kitap yazmak olan, sırf fikirlerinden dolayı idam cezası verilen ve 13 yıldır cezaevinde bulunan, 12 yıldır da 'telegram' isimli işenceye maruz kalan Salih Minzabeyoğlu'na Atlantik ötesinden gelen emirler doğrultusunda saldırıda bulunulmuştur" dedi. Ali Riza Yaman, Salih İzzet Erdiş ile görüşmek için cezaevine girdi. Cezaevinin önüne gelen kişiler daha sonra dağıldı. Kaynak:Haberler com (28 Şubat 2012,17:25) |
ABD askeri Malatya’da NATO füze savunma kalkanının ilk ayağı olan Malatya Kürecik üssünün faliyete geçtiği bildirildi. http://media2.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/T%C3%BCrkiye/120229-malatya-abd.hlarge.jpg Uzun süredir tartışılan NATO’nun radar savunma üssü faaliyete geçti. Malatya'nın kürecik ilçesi yakınlarına konumlandırılan savunma üssünde 50 Amerikan askerinin çalışmalara başladığı bildirildi. Açıklama, Avrupa'daki Amerikan ordusunun komutanı Korgeneral Mark Hertling'den geldi. General Hertling'in faliyetin başladığı dediği bölgede güvenlik önlemleri de üst düzeye çıkarıldı. KOMUTA TÜRK SUBAYLARINDA Edinilen bilgilere göre tesisin komutası Türk subaylar tarafından yürütülüyor. Ayrıca, çevre güvenliğinin de 7. Ana Jet Üssü'ne bağlı birlikler tarafından sağlandığı belirtildi. ÜSSÜN ÖNÜNDE EYLEM Üssün İsrail’i korumak için kurulduğunu ve ili tehlikeye soktuğunu düşünen Malatyalılar ise üssün önünde kurdukları çadırlarda eylemlerini sürdürüyorlar. |
14 ilde kar tatili! Yoğun kar yağışı nedeniyle bazı il ve ilçelerde eğitime ara verildi ANKARA Ankara’da kar, hayatı olumsuz etkiledi. Bugün okullar bir günlüğüne tatil edildi. Ankara Valiliğinden yapılan açıklamada, başkentin soğuk ve yağışlı havanın etkisi altında bulunduğu belirtilerek, vatandaşlardan tedbirli olmaları istendi. Kar yağışı nedeniyle resmi ve özel ilk ve orta dereceli okullar, yaygın eğitim kurumları, anaokulları ve kreşlerin bir gün süreyle tatil edilmesinin kararlaştırıldığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Beklenen ani sıcaklık düşüşlerinin buzlanma ve don olayına sebep olacağı ve birlikte aralıklı kar yağışı beklendiği değerlendirildiğinden, Ankara İl Hıfzıssıhha Kurulunun kararı ile 29 Şubat Çarşamba günü ilimiz kamu kurumların görevli hamile ve emziren bayanlar, kalp-böbrek yetmezliği, kontrol edilemeyen tansiyon yüksekliği ve kronik hastalıkları olanların ve özürlü personelin idari izinli sayılması, resmi ve özel ilk ve orta dereceli okullar, yaygın eğitim kurumları ile anaokulları ve kreşlerin ise bir gün süreyle tatil edilmesi kararlaştırılmıştır.” BURSA Bursa’da kar yağışı, buzlanma ve soğukların artması nedeniyle eğitime bugün bir gün süre ile ara verildi. Bursa Valiliği’nden yapılan açıklamada Merkez Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer ilçeleriyle birlikte il merkezinde kar yağışı beklendiği ayrıca buzlanma ve soğukların artması nedeniyle resmi ve özel ilk ve orta dereceli okullar, yaygın eğitim kurumları, anaokulları ve kreşlerin bir gün süreyle tatil edildiği bildirildi. ÇANKIRI Çankırı'nın il merkezi ve bazı ilçelerinde kar yağışı nedeniyle eğitime bugün ara verildiği bildirildi. Çankırı Valiliğinden yapılan açıklamada, devam eden yoğun kar yağışının ulaşımı olumsuz etkilemesinden dolayı Kızılırmak, Eldivan ve Kurşunlu ilçe merkezleri, bağlı belde ve köylerdeki okul öncesi eğitim, ilk ve ortaöğretim kurumları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde eğitime ara verilmesine karar verildiği belirtildi. Açıklamada, Korgun ve Ilgaz ilçelerinde taşımalı eğitim yapılan okullar, Yapraklı ilçesinde ise belde ve köy okullarında da eğitime ara verildiği kaydedildi. Orta, Çerkeş, Şabanözü, Bayramören ve Atkaracalar ilçelerinde de eğitime ara verilmişti. BARTIN Bartın Valisi İsa Küçük, kar yağışı nedeniyle kent merkezi ve bağlı ilçeler ile belde ve köylerde bugün eğitime ara verildiğini kaydetti. DÜZCE Düzce Valiliğinden alınan bilgiye göre, olumsuz hava koşulları nedeniyle, İl Hıfzıssıhha Kurulunca il merkezi ve tüm ilçelerdeki okullarda bugün 1 gün süreyle eğitime ara verilmesi kararlaştırıldı. BOLU Bolu'da yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle, Dörtdivan ve Gerede'de ilk ve orta dereceli okullarda bugün eğitim öğretime bir gün ara verilmesi kararlaştırıldı. ISPARTA Isparta Valisi Memduh Oğuz, kar yağışı nedeniyle Sütçüler ve Aksu ilçesiyle, bu ilçelere bağlı belde ve köylerde eğitime bir gün ara verildiğini bildirdi. ADANA Adana'nın Tufanbeyli ilçesinde okullar bir gün süreyle tatil edildi. ORDU Ordu'nun Akkuş, Çaybaşı, İkizce ilçelerinde okullar bir gün tatil edildi. KIRIKKALE Kırıkkale'de kar yağışı ve olumsuz hava koşulları nedeniyle il genelinde eğitime bir gün ara verildi. YOZGAT Yozgat Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, yoğun kar yağışı nedeniyle il merkezi ve merkeze bağlı köylerde okul öncesi eğitim, ilk ve ortaöğretim kurumlarında eğitime bugün ara verilmesi kararlaştırıldı. Akdağmadeni, Sorgun ve Çekerek ilçelerinde de taşımalı eğitim yapılan yerleşim yerleriyle ilçelere bağlı köy ve beldelerde okullar bugün tatil edildi. KASTAMONU Kastamonu Bozkurt Kaymakamlığı, kar yağışının geceden beri aralıksız sürmesi nedeniyle, ilçedeki tüm okullarda eğitime bugün ara verilmesini kararlaştırdı. Karar, sabah belediye hoparlöründen vatandaşlara duyuruldu. ANTALYA Antalya'nın Akseki ilçesi kaymakamı Mekan Çeviren kar yağışı ve tipi nedeniyle eğitime bir gün ara verildiğini belirterek, “İki gündür devam eden kar yağışı ilçede hayatı olumsuz etkiledi. Taşımalı olarak eğitim gören öğrencilerin ilçeye ulaşımında sorun yaşanacağından ilk ve orta dereceli okullarda eğitime bir gün ara verildi” dedi. KONYA Kar yağışı nedeniyle Konya'nın Akören, Bozkır, Kadınhanı, Sarayönü,Derebucak, Seydişehir, Cihanbeyli ve Kulu ilçelerinde eğitime bir gün ara verildi. |
Hocalı mitingine 'yasal takip' İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada provakasyona dönüşen Hocalı katliamı ile ilgili yasal takibin başlatıldığı bildirildi. İSTANBUL - İçişleri Bakanlığı, geçen Pazar günü İstanbul’da düzenlenen Hocalı katliamını protesto mitingiyle ilgili bir açıklama yaptı. Mitingde bazı provakatif gruplarca taşınan, mitingin amacına aykırı söz ile davranışların olduğunu ve bunların tasvip edilmesini mümkün olmadığı belirtildi. Açıklamada bu kişi ve gruplarla ilgili gerekli yasal takibin de başlatıldığı kaydedildi. BAKANIN KONUŞMASI ÇARPITILDI Açıklamada ayrıca İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin tarafından mitingde yapılan konuşmaya da değinildi. Şahin’in konuşmasının çarpıtıldığı ve amacından çarptırıldığı belirtilen açıklamada, konuşmaya ‘bazı kısımlarının öne çıkartılarak, konuşmanın bütünü yerine söylenmemiş sözler ve kastedilmemiş anlamalar yüklendiği’ belirtildi. Açıklamada bu yayınlarla ilgili de hukuki yollara başvurulduğu iletildi. NTVMSNBC |
Sivas - Malatya karayolu ulaşıma kapandı Sivas'ta akşam saatlerinde etkisini artıran kar yağışı ulaşımda aksamalara yol açıyor. Özellikle görüş mesafesinin düştüğü Kangal-Hekimhan bölümünde etkili olan kar yağışı ve tipi nedeniyle Sivas-Malatya karayolu ulaşıma kapandı. Ekipler, Kangal ve Hekimhan yönünden araçların geçişine izin vermiyor. GÖRÜŞ MESAFESİ DÜŞTÜ Bu arada ilçeler arası bazı yolların da ulaşıma kapalı olduğu belirtildi. Şehri çevre illere bağlayan diğer karayollarında da ulaşım güçlükle sağlanıyor. Görüş mesafesinin düşmesi nedeniyle Karayolları ekipleri çalışmalarını zor şartlar altında sürdürüyor. |
'İntibak' yasalaştı Emekli maaşları arasındaki farkları kaldırmayı amaçlayan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda değişiklik yapan yasa teklifi, Meclis Genel Kurulu'ndaki görüşmelerin ardından kabul edildi. http://media1.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/T%C3%BCrkiye/120301-tbmm.hlarge.jpg Kamuoyunda 'intibak yasası' olarak bilinen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda değişiklik yapan kanun tasarısı Meclis genel Kurulu’nda kabul edildi. Yasa, 2000 yılından önce emekli olanlarla, 2000 yılından sonra emekli olanlar arasındaki maaş farklarını bir ölçüde gidermeyi amaçlıyor. Yasayla işçi emeklilerine 10 ila 320 lira arasında zam yapılacak. ‘BAĞ-KUR’LULAR DA KAPSAMDA Yasaya sonradan dahil edilen madde ile Bağ-Kur emeklilerinden düşük maaş alanlar da 100 ila 150 lira arası maaş artışından yararlanacaklar. İLAÇTA KATKI PAYI DÜŞÜRÜLDÜ Yasayla ilaçta katılım payında da değişiklik yapıldı. Daha önce yüzde 10 ile yüzde 20 arasında alınan pay, emekliler lehine esnetilerek yüzde 1 ila yüzde 20 arasında belirlendi. Kronik hastalığı olmayan ancak tedavisinde yüksek tutarlı ilaç reçete edilen hastalardan alınan katkı payı da yüzde 10'dan yüzde 1'e çekildi. Cumhurbaşkanı Gül'ün onaylamasının ardından emeklilerin merakla beklediği intibak yasası yürülüğe girecek. |
'Kılıçdaroğlu'nun 10 fezlekesi hakaretten' Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, ''Sayın Kılıçdaroğlu hakkındaki fezleke sayısı zannediyorum 14'e çıktı. Bunlardan 9 tanesi iftira ve hakaret suçlarıyla ilgili hazırlanan fezlekeler. Son fezlekeyle 10. hakaret fezlekesi oldu'' dedi. http://media.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/120303-kilic-bozdag.hlarge.jpg Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Erciyes Kayak Merkezi'nde düzenlenen Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) Bölge Toplantısı öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında TBMM'de hazırlanan fezlekelerin çoğunun iftira ve hakaret nedeniyle hazırlandığını belirtti. Gazetecilerin, Kılıçdaroğlu hakkında fezleke hazırlandığını hatırlatmaları üzerine Bozdağ, milletvekillerinin konuşmalarını yaparken eleştiri sınırları içerisinde yapmaya özen göstermeleri gerektiğini belirtti. Meclis'e gönderilen fezlekeler arasında hakaret ve iftira üzerine fezlekeler olduğunu ifade eden Bozdağ, şunları söyledi: ''Bu, Meclis için iyi bir not, iyi bir görüntü değildir. Meclis'teki fezlekelerin büyük bir kısmı da CHP'ye ait. Sayın Kılıçdaroğlu hakkındaki fezleke sayısı zannediyorum 14'e çıktı. Bunlardan 9 tanesi iftira ve hakaret suçlarıyla ilgili hazırlanan fezlekeler. Son fezlekeyle 10. hakaret fezlekesi oldu. Türkiye'deki ana muhalefet adına son derece üzüntü verici bir tablodur. Bir genel başkan hakkında 14 fezleke olması bunların çoğunun hakaret ve iftira konularından olması hoş bir şey değil. Kılıçdaroğlu'nun oturup düşünmesi lazım 'Ben nasıl konuşuyorum' diye düşünmesi lazım. Cidden kötü ve üzücü bir durum. Kendi düşüncelerini eleştiri sınırları içerisinde yapmaya, iftirada bulunmamaya özen göstermelidir. Bu iftiralardan bir tanesi de Kayseri Büyükşehir Belediyesi hakkında yapılmıştır. Onunla ilgili dava açılmazsa, şöyle böyle olmazsa özür dileyeceğini söylemişti. Bunun en büyük iftira olduğu daha sonra ortaya çıktı. Ama sayın Kılıçdaroğlu çıkıp kimseden özür dilemedi. Onun aksine başkalarını suçlamaya devam etti. Bir kişinin konuşmalarında eğer hakaret ve iftira ön plana çıkıyorsa konuşmalarını bunlarla süslemeden yapmıyorsa, bu onun ciddi aczi içinde olduğunu, plan ve projesinin olmadığını gösterir. Sayın Kılıçdaroğlu, otaya koyduğu plan ve projelerle gündeme gelmeli. Böyle olursa Türkiye de kazanır.'' Fezlekelerin her dönem olduğunu ancak fezleke üzerine siyaset yapan bir genel başkanın daha önce olmadığını belirten Bozdağ, ''Biliyorsunuz bütün milletvekillerini alıp Meclis bahçesinde yürüdüler. İlk defa böyle bir şey oluyormuş gibi, başka fezleke yokmuş gibi. Bunun üzerine başka bir siyaset bina etmek istediler. Kılıçdaroğlu'nun iftira ve hakaret yerine gerçek eleştiri yapması gerekir. Muhalefetin güçlü olması bizim de işimize yarar. Ama hakaret ve iftira üzerine siyaset olmaz'' diye konuştu. |
Rusya'da zafer Putin'in Rusya'da seçimi Putin kazandı Kameralı seçimde zaferini ilan etti Rusya lideri Vladimir Putin 4 yıl aradan sonra yeniden devlet başkanlığı koltuğuna oturdu. Seçimlerin şeffaf bir ortamda yapıldığını kanıtlamak için sandıklara 200 bin internet kamerası yerleştiren Putin yüzde 60 oy aldı. Başbakanlığa da selefi Medvedev’i getiriyor. Rusya’da Putin-Medvedev ikilisine 2030 yılına kadar iktidarda kalma yolunu açan test niteliğindeki seçimlerden beklenen sonuç çıktı. 109 milyon seçmen dağılan Sovyetler Birliği sonrası 6’ncı kez devlet başkanını seçmek için sandığa gitti. Akşam saatlerinde gelen sonuçlar, Medvedev’in başkanlığı döneminde yapılan değişiklikle görev süresi 4 yıldan 6 yıla çıkarılan devlet başkanlığı için Putin’in rakipleri karşısında büyük bir zafer kazandığını ortaya koydu. Putin, kendisine parlamento seçimlerinde zafer getiren sonuçların hile ile elde edildiği iddiasını bu seçimde bertaraf etmek için dünyada bir ilke imza attı ve hemen hemen her büyük seçim sandığının başına bir internet kamerası koydurdu. İletişim Bakanı Igor Shcyogolev, yaptığı açıklamada, “Dünyanın en büyük ülkesinin genel seçimleri için 100 bin oy merkezi kuruldu. Yaptığımız başarılı planla seçimleri herkese canlı olarak izletebileceğiz. 200 bin kamera için 90 binden fazla iletişim noktası da kurduk. Böyle bir şey dünyada daha önce yapılmamıştır” diye konuştu. Kozmonotlar da oy verdi Rusya İçişleri Bakanlığı da, seçimde güvenliğin sağlanması için başkent Moskova’dan değişik bölgelere 6 bin polisin gönderildiğini kaydetti. Seçimi yaklaşık 700 uluslararası gözlemcinin yanı sıra gönüllü olarak gözlemci olmak için başvuran binlerce Rus vatandaşı izledi. Putin Bilimler Akademisi’nde eşi Ludmila ile oy kullandıktan sonra gazetecilere kısa bir açıklama yaptı. Seçime katılım oranının fazla olmasını umduğunu ifade eden Putin, “Dün gece iyi uyudum. Sabah egzersizimi yaptıktan sonra buraya geldim. Merkez Seçim Komisyonu merkeziyle temas kurmadım. Ben katılım oranının yüksek olacağına inanıyorum ve bence bu çok önemli. Hepimiz bir başkan seçmemiz gerektiğini ve bunun ülke siyasetimiz açısından hayati bir nokta olduğunu biliyoruz” diye konuştu. Öte yandan Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görev yapan Rus kozmonotlar Anton Şkaplerov, Anatoliy İvanişin ve Oleg Kononenko da özel bir kapalı oturumda oylarını kullanabildi. Koltuklar değişiyor Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev de eşi Svetlana ile geldiği seçim merkezinde oy kullandıktan sonra gazetecilere herhangi bir açıklama yapmadan ayrıldı. Putin daha önce seçilmesi durumunda başbakanlığa selefi Medevdev’i getireceğini açıklamış, Medvedev de görevi kabul edeceğini belirtmişti. |
Başbakanlık'tan Çıkan Dersim Belgesi http://rsm.haber365.com/H/1330948103_22_dersim2t.jpgDersim olayları ile ilgili önemli bir belgenin daha ortaya çıktığı belirtiliyor. Başbakanlık arşivinde yer alan belgeye göre, Dersim olayları 1938 yılında değil, 1939'da sona erdi. Başbakanlık arşivinde yer alan belgelere göre; Dersim olayları 1938 yılında değil, 1939'da sona erdi. Sözkonusu belgeler, açılan bir dava nedeniyle arşivden çıktı. 83 yaşındaki Ali Doğan, 1938 yılında annesi ve iki kardeşinin de bulunduğu 20 yakınının Dersim olayları sırasında öldürüldüğü gerekçesiyle Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açtı. Doğan, kendilerinden özür dilemesini de istedi. 11 milyon 695 bin liralık manevi tazminat davası, devleti temsilen Cumhurbaşkanlığı'na açıldı. Ayrıca Başbakanlık’a, İçişleri Bakanlığı'na, Milli Savunma Bakanlığı'na ve ilgili kurumlara konuya ilişkin belgelerin gönderilmesi için yazı yazıldı. Başbakanlık, bu talebin ardından konuyla ilgili belgeleri mahkemeye gönderdi. Cumhuriyet arşivindeki belgelerin birinde, Tunceli'de 1938'de sonlandırıldığı bilinen askeri harekatın 1939 yılında da devam ettiği ortaya çıktı. 'ÇOCUKLARI BİLE PUSUYA DÜŞÜRDÜLER' Avukat Barış Yıldırım'a göre belgeler harekatta kadıların ve çocukların da öldürüldüğünü gösteriyor. Avukat Yıldırım, şöyle konuştu: “Belgede 'Yılan Dağı’ndan kaçmak isteyen 40 kadar silahlı, 30 kadar çoluk-çocuktan oluşan haydutlar 38. Alay’ın pususuna uğradı' deniliyor. Buradan çıkan şu; Dersim’de yaşayan her canlının askeri harekatın hedefi olduğudur. Çocukların bile pusuya düşürüldüğü askeri harekattan bahsetmekteyiz.” Cumhurbaşkanlığı'nın mahkemeye gönderdiği belgede, savunma için ek süre istendi. |
http://i.sabah.com.tr/sbh/2012/03/06/Haber/341095612145.jpg?34141401630920120306092901 Üniversiteye kadar sınav yok! Katsayının kaldırılması, okul öncesi eğitimin yaygınlaşması ve FATİH'ten sonra 4+4+4 sistemiyle ortaöğretimde köklü reformlar yolda. Çocukların kabusu sınavlar kalkıyor! Katsayının kaldırılması, okul öncesi eğitimin yaygınlaşması ve FATİH projesiyle başlayan ilköğretimde devrim niteliğinde köklü değişimler sürüyor. Milli Eğitim bakanlığı, yeni 4+4+4 sisteminde öncelikle lise eğitiminde önemli değişikliklere gidecek. 4+4+4 sisteminin ilköğretimden itibaren kusursuz işlemesi için Bakanlık, lise giriş sınavları (SBS) tamamen kaldırmak için harekete geçti. Özellikle 4. sınıftan sonra yeni bir sınav koyulur mu tartışması yaşanırken, Milli Eğitim Bakanlığı yeni bir düzenleme hazırlığına başladı. 3 kademeye ayrılan sistemde, sınavlar ve okul türleri yeniden ele alınacak. Henüz taslak halinde düzenlemenin haziran ayında tamamlanması planlanıyor. 4+4+4 formülüne göre önce okul türleri düzenlenecek. Bunun için iki alternatif üzerinde duruluyor. İlk alternatife göre, sistemde sadece meslek liseleri ile anadolu liseleri kalacak. Genel lise, fen lisesi, anadolu öğretmen lisesi, sosyal bilimler lisesi, güzel sanatlar ve spor lisesi türleri böylece tek bir çatı altında birleştirilecek. LİSELER İKİYE AYRILACAK Öğrenci seçmeli dersler yoluyla ekstra fen, matematik, sosyal bilimler, güzel sanatlar derslerini alacak. Ancak bu alternatife fen lisesi, sosyal bilimler lisesi gibi nitelikli liselerin yeri doldurulamaz endişesiyle çok da sıcak bakılmadığı öğrenildi. Bakanlığın üzerinde çalıştığı ikinci alternatif lise türlerini 3'e indirmek. Buna göre tüm düz liseler anadolu lisesine dönüştürülecek. Fen liseleri ile sosyal bilimler liseleri birleştirilecek. Bir de güzel sanatlar ve spor liseleri sistemde yerini korumaya devam edecek. Akademik eğitim veren liselerin dışında mesleki eğitim veren liseler var. Bu mesleki liselerin tamamı da mesleki ve teknik lise ile imam hatip lisesi olarak ikiye indirilecek. BAŞARI ESAS ALINACAK Bu liselere nasıl girilecek sorusunun yanıtı da bakanlığın çalışması ile yeniden düzenlenecek. Düzenlemeye göre, seviye belirleme sınavları kaldırılacak. SBS kalkınca öğrenciler, okuldaki notlarına ve yeteneklerine göre aile ve öğretmenleri tarafından yeni belirlenen lise türlerine yönlendirilecek. Yeni sistemde, fen liselerinin sayısının da azaltılması üzerinde duruluyor. Buna göre, her ile bir fen lisesi, toplamda 81 fen lisesi planlaması var. Ve bu liselere ülkenin en zeki çocukları öğretmenler tarafından yönlendirilecek. Öğrenciler okuldaki başarılarına göre sıralanacak. Ders notlarının ortalamasına göre fen lisesine alınacaklar. OYUNLA EĞİTİM YAPILACAK 4+4+4 sisteminde önemli değişikliklerin yapılacağı kademeler arasında ilköğretim 1. kademe de var. İlköğretim birinci kademenin müfredatı yeniden ele alındı. Pek çok ülkenin eğitim sisteminin incelendiği çalışmada, İlk yılda çocuklara akademik bilgiler verilmek yerine oyunla eğitim yapılacak. İlkoukul 1. sınıfa başlayan çocuğun en geç şubat ayına kadar okumayı öğrenmesi için yarışa sokulmayacak. Okumayı öğrenme işi birinci sınıfın sonuna kadar yayılabilecek. Bir diğer önemli düzenleme ise ders saati konusunda yapılacak. Türkiye'de haftalık 30 saat olan ders saati, gelişmiş ülkelerdeki gibi 25 saate düşürülecek. Bu uygulamaya önümüzdeki eğitim öğretim yılında geçilmesi için hazırlıklaar yapıldığı öğrenildi. İlkokul 5. sınıftan itibaren alan öğretmenleri devreye girecek. Bu yıl 4 ve 5. sınıfı okutan sınıf öğretmenleri de gelecek yıl birinci sınıflara ders verecekler. Gelecek yıl hem 6, hem de 7 yaş grubunn birinci sınıf öğrencisi olması nedeniyle öğretmen yığılması da yaşanmayacak. Kaynak: Yeni Şafak |
MİT'çi oğuldan çelişkili ifade Aracında ölü bulunan eski emniyet müdürü Hasan Eryılmaz'ın MİT'te çalışan oğlunun, basına yaptığı konuşmayla polis ifadesi arasında farklılık olduğu iddia edildi. Eryılmaz, önceki gün aracında ölü bulunmuştu. Asayiş Dairesi eski Başkanı Hasan Eryılmaz, önceki akşam Ankara İncek kavşağında aracında başından tek kurşunla vurularak ölmüş halde bulunmuştu. 12 Eylül Darbesi öncesi Ankara Siyasi Şube Müdürü olarak görev yapan Eryılmaz'ın tamamlanan otopsinin, intihar olasılığını güçlendirdiği kaydedilirken, Akşam gazetesinden Soner Arıkanoğlu imzalı haber, dikkatleri oğul Oğuz Eryılmaz'ın üzerine çekti. MİT'te çalışan Oğuz Eryılmaz'ın basına yaptığı açıklamalarla polise verdiği ifadeler arasında çelişki olduğu iddia edilen haberde, Eryılmaz'ın el svaplarının polis tarafından alındığı belirtildi. Esrarengiz ölüme ilişkin oğul Eryılmaz'ın, polise ifede vermeden önce gazetecilere yaptığı açıklama şöyle: "Olaydan 5 dakika önce beni arayarak 'takip ediliyorum, birileri önümü kesiyor, takip edenler dün şüphelendiğim o iki kişi. Durup onlarla konuşacağım, telefonumu da açık bırakıyorum' dedi. Bunun üzerine hemen evden çıkarak babama doğru gittim. Telefon da kısa bir süre sonra kapandı. Gittiğimde babamı öldürülmüş buldum. Aracı çalışır vaziyette, silahı ise sağ koltuğundaydı. Büyük ihtimalle babam kendisini takip edenlerle konuşmak üzere durdu. O sırada olası bir saldırı karşısında çantasında olan silahını çıkartarak sağ koltuğu bırakmış. Ancak durur durmaz saldırıya uğramış. 12 Eylül soruşturmalarından sonra babamın ismi çok geçti. 12 Eylül'le bağlantılı olduğunu düşünüyorum." POLİS İFADESİ Akşam'ın haberine göre Oğuz Eryılmaz polis ifadesinde, olaydan önce babasıyla birlikte olduklarını, daha sonra babasının eve gitmek için yanından ayrıldığını, kısa süre sonra da cep telefonundan arayarak 'birileri önümü kesmeye çalıyor' dediğini anlattı. Oğuz Eryılmaz, görüşmenin kesilmesi üzerine peşinden gittiği babasının aracını İncek kavşağında yolun sağına park edilmiş bulduğunu söyledi. Vurulduğunu anlayınca da önce 112 Acil'i, ardından da 155 Polis İmdat'ı aradığını anlattı. Babasını bulduğunda silahın sağ elinde olduğunu söyleyen oğul Eryılmaz, silahı babasının elinden aldığını ve sağ ön koltuğa bıraktığını ifade etti. SORUŞTURMA NE AŞAMADA? — Habere göre; oğul Eryılmaz'ın ifadesi üzerine bölgedeki MOBESE kayıtları mercek altına alındı ancak tüm görüntüleri inceleyen polis, aracın sakin seyrettiğini, herhangi bir sıkıştırma ya da yol kesme belirtisine rastlanmadığını belirledi. — Eryılmaz'ın ruhsatlı tabancası olduğu, birinin aracın torpidosunda bulunduğu öğrenilirken, Eryılmaz'ın yaşamına son veren mermininse aracın ön koltuğunda bulunan Smith Wesson marka toplu tabancadan çıktığı belirlendi. — Polis, tabancayı kimin ateşlediğini belirlemek amacıyla hem Eryılmaz'ın hem de oğlunun el svaplarını aldı. Barut izi Eryılmaz'ın sağ elinde çıkarsa olay, kayıtlara intihar olarak geçecek. — Eryılmaz'ın Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsisi tamamlanırken, ölüme neden olan merminin, sol şakağından girdiği, kafatası içinde hafif bir meyille aşağıdan yukarı ilerledikten sonra kafasının sağ üst kısmından çıkarak aracın tavanına saplandığı belirlendi. Bu da intihar olasılığını güçlendirdi. — Eryılmaz'ın sol şakağında ise atışın 'bitişik' olduğunu gösteren namlu yanığı tespit edildi. Bu durum da Eryılmaz'ın tabancayı şakağına dayayarak kendisinin ateşlediği şeklinde yorumlandı. |
Pentagon'a Göre Türkiye Pentagon'un Gözünden 50'li Yıllarda Türkiye ABD Savunma Bakanlığı'nın 1950'li yıllarda 263.2457 kod numarasıyla hazırladığı Türkiye tanıtım filminde, ABD'nin "müteffik" Türkiye'ye bakışı çok net bir şekilde ortaya çıkıyor. Tanıtım filminde Türkiye ve Yunanistan'ın komünizmle savaşta "ileri karakol" olduğu vurgusu yapılarak, Yunanistan Kralı Paulos'un Ankara'ya ziyareti övülüyor. Filmde Türkiye'nin Kore Savaşı'nda ABD'nin yanında yer alan BM üyesi ilk ülkelerden biri olduğu belirtiliyor ancak Türk askerinin Kore Savaşı'ndaki kahramanlıklarından hiç söz edilmiyor. Türkler Savaşmıyor Meslek Öğreniyor Alaycı bir dille Türk askerinin Kore'de modern savaş tekniklerini öğrendiği savunuluyor. Ayrıca Kore'de savaşan Türk askerlerini burada meslek öğrenerek, ülkelerine daha saygın vatandaşlar olarak döndükleri iddia ediliyor. Türk Çobanın Gelecek Rüyası Tanıtım filmi bir Türk çobanın geleceğe olan umuduna vurgu yaparak sona eriyor. Koyunları arasında gösterilen çoban için şu sözler sarf ediliyor: "Bu çoban 'eski yöntemleri' çok iyi biliyor ancak geleceğe de büyük bir inancı var. Kaynak:NTVMSNBC(05 Mart 2012,11:37) |
ABD'nin Hile Yaptığı F-35 Projesi Pentagon'da F-35 Skandalı http://img20.imageshack.us/img20/9190/pentagoonhlarge.jpg ABD’nin yeni nesil hayalet uçağı F-35 Müşterek Taarruz Uçağı’nın kapasitesini ölçmek için Şubat ayında yapılan testte, gözlemcilerin sonuçları değiştirdiği ortaya çıktı. İlk olarak InsideDefense sitesi tarafından duyurulan skandalda, F-35’in taarruz kapasitesini ölçmek için düzenlenen testte yer alan gözlemcilerin, alınan sonuçları istenilen seviyenin üzerinde göstermeyi kabul ettikleri anlaşıldı. Kısaca, ABD ordusu kendi düzenlediği testte hile yapmış oldu. F-35’lerin savaş kapasitesi üzerinde yaşanan skandalın, Pentagon’un geleceğe yönelik projelerini inceleyen JROC (Joint Requirements Oversight Council) organından kaynaklandığı düşünülüyor. JROC, yapılan testlerde, F-35’in istenilen sürede havalanabildiğini ve belli mesafeleri belirtilen sürelerin altında alabildiğini belirtmişti. Kara Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Deniz Piyadeleri Kolordusu’ndan komutanların yer aldığı denetleme konseyinin, F-35A modelinin standart uçuş profilinde değişiklik yaptığı ve menzilini 50 km artırdıkları anlaşıldı. Ayrıca, konseyin F-35B uçağının kalkış için ihtiyaç duyduğu pistin uzunluğunu 15 metre uzattığı öğrenildi. Kritik Zamanda Kritik Gelişme ABD ordusunun Şubat ayında açıkladığı 2012 bütçesi, kullanılmakta olan 100’den fazla savaş uçağı projesinin sonlandırılmasını öngörüyor. Öte yandan, 13 ciddi tasarım hatası bulunmasına rağmen, F-35’lerden 2,500 tane üretilmesi hedefleniyor. F-35 savaş jetlerinin 50 yıl boyunca kullanılması halinde oluşacak maliyetin, 1 trilyon dolar olması bekleniyor. Bu rakam, insanlık tarihinin en pahalı askeri projesi anlamına geliyor. Analistler, “Ana Performans Parametrelerinin” silahların geliştirilmesi süresince değiştirilebileceğini belirtiyor. Ancak bu değişimler, ordunun ihtiyaçları ve operasyon şartlarına bağlı olarak gerçekleşiyor. Bu kapsamda, JROC’un F-35 testlerinin sonuçları üzerinde oynamasının, aşırı maliyetli ve fazlasıyla ertelenen projede bir yeni skandalı örtmeyi amaçladığı düşünülüyor. Pentagon’un F-35 projesine olan saplantısı geçmişte de uzmanların tepkisini çekmiş, savunma analisti Winslow Wheeler, ABD Savunma Bakanlığı’nı, “domuza ruj sürmeye çalışmakla” suçlamıştı. Sonuçlar Gayet Normal Deniz Piyadeleri Kolordusu’ndan Yarbay David Berke, geçtiğimiz ay Florida’daki Müşterek Taarruz Uçağı eğitim okuluna iki F-35 gelmesini, “teknolojide önemli bir atılım” olarak yorumlamıştı. Birkaç hafta sonra uçaklara uçuş izni verildi, ancak sadece kıdemli test pilotlarının uçakları uçurabileceği ifade edildi. F-35’lerin tüm testleri hileyle geçebildiği düşüncesinin destek bulduğu günlerde,söz konusu savaş jetlerinin üreticisi Lockheed Martin yetkilisi Stephen O’Bryan, Wheeler’a cevap verdi. O’Bryan, “F-35’lerin tüm Ana Performans Parametleri’nde istenilen seviyeye ulaştığını veya bu parametreleri aştığını” belirtti ve şu ifadeyi kullandı: “Öğretmenin, öğrencisinin zaten başarılı olacağını bildiği bir sınavda yüksek puan vermesi gayet normal.” Kaynak:Ntvmsnbc / InsideDefense (06 Mart 2012,14:11) |
İstanbul'da iki ayrı yerde kazı İstanbul'un iki ayrı yerinde patlayıcı araması yapılıyor. İstanbul'un iki ayrı yerinde patlayıcı madde aranıyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi, Olay Yeri İnceleme ekipleri, İstihbarat Şubesi ve Bomba İmha uzmanları İstanbul'un iki ayrı bölgesinde patlayıcı arama kazısı yapıyor. Arama kazılarından biri Sarıyer Zekeriyaköy bir diğeri ise Bayrampaşa'da gerçekleşiyor. Aramaların KCK operasyonları kapsamında ele geçirilen bilgiler neticesinde yapıldığı bildirildi. |
Meclis'te 8 Mart mesaisi Meclis, kadına karşı şiddetin önlenmesine yönelik tasarıyı bugüne yetiştirmeye çalışıyor. Yasayla, şiddet uygulayanlara elektronik kelepçe veya bileklik takılabilecek. Kadının hayati tehlikesi varsa kimliği bile değişebilecek. ANKARA - Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü.Meclis, kadına karşı şiddetin önlenmesine yönelik tasarıyı bugüne yetiştirmeye çalışıyor. 26 maddelik tasarının ilk 11 maddesi kabul edildi. Yasayla ilgili konuşan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, kadına yönelik şiddetin toplumsal bir sorun olduğunu ve derhal gereğinin yapılması gerektiğini belirtti. Şahin, "Şiddet bir halk sağlığı sorunu, şiddet bir sağlık sorunu. Kadın ve çocuklarımızın maruz kaldığı şiddet, tehdit, baskı ve zulmün engellenmesi için bir kanunun çıkarılmasına uzun zamandır ihtiyaç duyulmaktaydı" dedi. Tüm partilerin hemfikir olduğu yasa teklifiyle birlikte kadına yönelik şiddete ağır cezalar geliyor. Tasarının yasalaşması halinde şiddet uygulayan veya uygulama ihtimali bulunan kişiler evinden ya da bulunduğu yerden uzaklaştırılacak. Hakkındaki tedbir kararına uymayanlara ise hapis cezası geliyor. Bu kişilere ayrıca elektronik kelepçe veya bileklik takılabilecek. KİMLİĞİ BİLE DEĞİŞEBİLECEK Şiddete karşı korunan kadına ve çocuklarına uygun barınma yeri sağlanacak, geçici maddi yardım yapılacak. Korunan kişinin, hayati tehlikesinin bulunması halinde kimlik ve diğer bilgi ve belgeleri değiştirilecek. ŞİDDETE UĞRAYANA KREŞ YARDIMI Tasarıya eklenen bir madde ile şiddete uğrayan kadınlara kreş yardımından yararlanma olanağı da getirildi. Buna göre, çalışmayan kadınlara 4 ay, çalışan kadınlara da 2 ay süreyle kreş yardımı yapılacak. MAĞDUR ERKEKLER DE KAPSAMDA Yasa, yalnızca kadın ve çocukları korumaya yönelik değil, şiddet mağduru erkekler de korunacak. |
Sonunda Chrome da devrildi Siber korsanlar, bugüne kadar güvenlik duvarı aşılamamış olan tek internet tarayıcısı Chrome’un bu unvanını tarihe gömdü. Google’ın bu yıl altıncısı düzenlenen Pwn2own siber korsanlık yarışmasında, Windows 7 işletim sistemi kullanacak hackerlara, toplamda 1 milyon dolar ödül vaat edilmişti. Kanada’da düzenlenen yarışmaya katılan Fransız Vupen grubu, Google Chrome'un bugüne dek aşılamayan güvenlik sistemini beş dakikadan kısa bir sürede yıkmayı başardı. Siber korsanlar, geçtiğimiz yıl düzenlenen Pwn2own yarışmasında Safari ve Internet Explorer’ın güvenlik duvarını aşmayı başarmış, Chrome’a düzenlenen tüm saldırılar ise geri tepmişti. Vupen, Google’ın yarışmada en başarılı olacak gruplara vereceği para ödülü olan 60 bin doları da kazanmış oldu. Bazı analistler ise Fransız grubun hükümetlere casusluk yazılımı satan bir şirket olduğunu ve güvenlik çevreleri tarafından şüpheyle karşılandığına dikkat çekti. Vupen araştırma ekibinin başında yer alan Chaouki Bekrar, ZDNet’e yaptığı açıklamada, “Chrome’un alt edilemeyecek bir yazılım olmadığını göstermek istedik... Geçtiğimiz yıl, Chrome’un güvenliğinin aşılamaladığına dair sayısız haber gördük. Bu başarıya bu yıl ulaşmak istiyorduk” dedi. Vupen, Pwn2own yarışmasının organizatörü ve sponsoru HP’nin Zero Day Initiative (ZDI) programı tarafından 32 puanla ödüllendirildi ve birinciliğini de neredeyse garantiledi. Yarışma, Google’ın vaat ettiği toplam bir milyon dolar ödüle ulaşılıncaya kadar devam edecek. NASIL BAŞARDILAR? Vupen, Chrome’un güvenlik duvarını yıkmak için, tarayıcının bugüne dek fark edilmemiş iki zayıf noktasından yararlandı. Chrome, sahip olduğu “sandbox” güvenlik sistemi sayesinde, bulunduğu bilgisayardaki işletim sisteminden kendini izole ederek çalışabiliyor. Böylece, siber korsanlar bilgisayarın kontrolünü ele geçirse de Chrome’a sızamıyorlar. Vupen, iki “böcek” kullanarak, Chrome’u hem kod uygulamasıyla hem de sandbox sistemini deşifre ederek alt etti. Böceklerden biri, Chrome’un kötü yazılımlara karşı koruyucu izolasyon sisteminden (sandbox) çıkış noktası bularak, tıpkı işletim sistemini ele geçirdiği gibi tarayıcı da ele geçirmeyi başardı. ALTI HAFTA ÇALIŞTILAR Bekrar, ekibinin Pwn2own öncesinde Chrome’un hassas noktalarını bulmak için altı hafta çalıştığını söyledi. Vupen, bu süre boyunca Mozilla Firefox ve Internet Explorer’a saldırmak için de yeni yöntemler bulduklarını belirtti. Fransız hacker, “Sandbox sistemini aşarak tüm güvenlik duvarlarını yıkmak çok kolay bir iş değil... Şunu söyleyebilirim ki Chrome karşımıza bugüne dek çıkan en güçlü tarayıcı” dedi. Vupen, Chrome sandbox hakkında elde ettikleri bilgilerin saklı tutulacağını ve sadece müşterilerine sunulacağını ifade etti. BEYAZ HACKERLARA DAVET Google Chrome güvenlik ekibinden Chris Evans ve Justin Schuh, Pwn2own yarışması öncesinde, “Chrome güvenlik duvarının aşılmasının, daha iyi sistemler geliştirilmesi için gerekli olduğunu ve beyaz korsanların kendilerini geliştirebilmeleri adına ödül miktarını artırdıklarını” belirtmişti. Google, Microsoft ve Facebook gibi şirketlerin, hackerlarla çalışarak güvenlik sistemlerinin seviyelerini yükseltmeye çalıştıkları biliniyor. Goole, Pwn2own yarışmasının bu amacı taşıdığını önceden belirtmişti. Google, Vupen’ın başarısından etkilendiklerini belirtti. Justin Schuh, “Etkileyici bir saldırıydı... Chrome’un nasıl çalıştığına dair derin bilgileri ortaya koydu. Çok zor bir iş başardılar ve bu yüzden onlara 60 bin dolar vereceğiz” dediler. Google Güvenlik Ekibi, Chrome’un açıklarına yama yapmak için çalışmalara başladıklarını belirtti. |
Memur mesaiye 1 saat erken gelecek Kamuda çalışan memurların mesai saatlerine düzenleme geliyor. Bakanlığın yeni düzenlemesiye ile memur, mesaiye 1 saat erken başlayacak. Saatlerin bu ay sonunda bir saat ileri alınmasıyla erken mesai uygulamasına geçilmesi ve bunun sürekli hale getirilmesine yönelik tasarı Bakanlar Kurulu’na sunulacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği sohbet toplantısında gündeme gelen ‘erken mesai’ konusuyla ilgili bazı yayın organlarının yaptığı haberler üzerine bakanlık yazılı bir açıklama yaptı. Bakan Yıldız’a erken mesai uygulamasının hatırlatıldığı ve bunun üzerine Yıldız’ın da şu ifadeleri kullandığı kaydedildi: “Bu ayın sonunda saatler bir saat ileri alınacak. Bunun sürekli olması için bakanlık olarak bir çalışma yürütüyoruz. Bu çalışmayı da Bakanlar Kurulu’na sunacağız. Biz bu konuya mesai açısından değil, enerji sektörü açısından bakıyoruz. Düzenleme ile gün ışığından daha fazla yararlanma sonucu enerji kullanımında tasarruf etmek mümkün olacaktır.” Açıklamada Yıldız’ın gazetecilere ‘gün ışığından yararlanma’ ve ‘enerji tasarrufu’ kısımlarıyla ilgili bu uygulamanın yapıldığı ülkelerden örnekler verdiği belirtilerek, “Sayın Yıldız, Bakanlar Kurulu’nun uygun görmesi halinde yapılacak yasal düzenlemenin mesai saatleri, ulaşım sektörü, finans sektörü gibi çeşitli konuları da ilgilendirdiği için konunun ilgili bakanların da görüşleri alınması gerektiğini ifade etmiş ve konuyu tartışmaya açmak istediğini ifade etmiştir.” denildi. Bakanlık açıklamasında şunları yer verildi: “Saat dilimi olarak ülkemizin yılın 7 ayında 45 derece Doğu Boylamı, 5 ayında 30 derece Doğu Boylamında bulunması yerine sürekli olarak 45 derece Doğu Boylamında, yani yaz saatinde kalıcı olunması halinde ortaya çıkacak sonuçları da değerlendiren Bakan Sayın Yıldız, mesai saati değişikliğinin de ancak bu şekilde gündeme gelebileceğini, bunun kararını ise ilgili bakanlığın vereceğini dile getirmiştir.” “CUMARTESİ MESAİSİNİN GERİ GELECEĞİ YÖNÜNDE AÇIKLAMA OLMADI” Bakan Yıldız’ın cumartesi mesaisinin tekrar geri geleceğiyle ilgili olarak hiçbir beyanatının olmadığı kaydedilen açıklamada, “Sayın Yıldız, bu konudaki görüşleri üzerine bu uygulamanın 70 ve 80’li yıllarda uygulandığını, ancak daha sonra vazgeçildiğini söylemiştir.” ifadelerine yer verildi. Haber7 |
Gurbetçiler alkışladı, Bağış karşı çıktı Belçika'da gurbetçilere seslenen Bakan Egemen Bağış, AB'ye girilmemesi yönündeki sorunun alkışlanması üzerine, 'Siz neden Avrupa'da yaşıyorsunuz?' dedi ve AB projesini savundu. http://media.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/T%C3%BCrkiye/120307-bag%C4%B1sab.hlarge.jpg AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Brüksel'de Türk Dernekler Birliğinin onuruna verdiği yemekte konuştu. Avrupa'daki soydaşların sayısının 5.5 milyonu aştığını ve bugün artık evsahibi konumunda olduklarını belirten Bağış, kendisine yöneltilen ve alkış alan sorular karşısında AB projesini savundu. Bağış, '''Avrupa Birliği hasta, girerek kimyamızı neden bozalım' diye soru geldi, alkışladınız. 'Türkiye Avrupa Birliği'ne gireceğine bir Asya Birliğine girse' diye soru geldi, onu da alkışladınız. Çok değerli kardeşlerim o zaman siz neden Avrupa'da yaşıyorsunuz?'' deyince alkış aldı. Egemen Bağış, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Bugün AB'de bir rahatsızlık olabilir ama altını çizmem gereken bazı gerçekler var. Bugün kişi başına düşen refahta dünyanın en önde gelen coğrafyası burasıdır, o yüzden burada yaşıyorsunuz. İnsan haklarını, ifade özgürlüğünü, gıdaların hijyenini, çocuklarınızın oynadığı oyuncakların standartlarını, trafik kurallarını, vergi düzenini, işçi-işveren ilişkilerini ve bütün bunları değerlendirdiğimiz zaman AB bir değerler birliğidir. Bunun da ötesinde AB insanlık tarihinin en kapsamlı barış projesidir. AB sayesinde asırlardır birbirleriyle savaşmış olan İngilizler, Fransızlar, Almanlar barış içerisinde yaşayabiliyorlarsa Türkiye'nin katılımı o kıtasal barış projesini küreselleştirecek bir süreçtir. O yüzden AB'ye girmek istiyoruz.'' 'BİN YILDIR AVRUPA'YA YÜRÜYORUZ' ''Ama şunu da unutmayın; Biz bin yıldır batıya doğru ilerleyen bir milletiz. Orta Asya'dan Viyana'ya kadar gitmişiz. Şimdi de Brüksel'e, Genk'e geliyoruz'' diyen Bağış, Türkiye'nin AB üyeliğinin başka birlikler ve örgütler kurmasına ya da bunlara üye olmasına engel oluşturmadığını vurguladı. ntvmsnbc |
ABD'nin Aktif Reddetme Sistemi (ADS) Projesi ABD'nin Süper Silahı Artık Hazır http://media2.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/NTVBilim/120312_ADS.hlarge.jpg ABD, öldürücü olmayan en son teknoloji silahı ADS'yi basına tanıttı. ABD, düşmanı öldürmeden etkisiz hale getiren en son teknoloji ürünü silahı Aktif Reddetme Sistemi'ni (ADS) basına tanıttı.ABD’nin 2010 yılında Afganistan'da denediği ancak istenen başarıyı gösteremediği için geliştirme sürecine devam edilen ADS silahı, Virginia eyaletindeki Deniz Piyadeleri Kolordusu üssünde yerel ve uluslararası basına tanıtıldı. Silah, yüksek frekanslı elektromanyetik ışınlar yayarak insanların derisinde katlanılması mümkün olmayan bir acıya neden oluyor. ADS, bir milimetre boyundaki ışınlarla derinin üst kısmını yakıyor ve kurbanı harekete zorluyor. Bugüne kadar 11 bin insan üzerinde denenen silahın, sadece iki kişide ikinci derece yanığa neden olduğu belirtildi. Menzili bir kilometre olan ADS’nin, kalabalık grupları etkisiz hale getirmek için kullanılması planlanıyor. Bunun nedeni silaha maruz kalanların hemen kaçmaya başlaması. ABD ordusunun öldürücü olmayan silah projesinde yer alan Albay Tracy Tafolla, “ADS, insan hayatını tehdit etmemek konusunda sahip olduğumuz en gelişmiş silah... Bu silahı duymayacak, görmeyecek ve kokusunu almayacaksınız. Sadece hissedeceksiniz” dedi. “Fırına Girmek Gibi” Birçok uluslararası basın kuruluşunun yer aldığı tanıtımda, gazeteciler ADS’nin etkisini hissetmek için birbirleriyle yarıştı. Gazeteciler, silaha maruz kalmanın “sıcak bir fırına girmeye benzediğini” ifade etti. AFP Pentagon muhabiri Mathieu Rabechult, elektromanyetik dalgalara maruz kaldıktan sonra saçları dikilmiş bir halde kameralara yansıdı. Bir diğer gönüllü El Cezire muhabiri Trudy Hutcherson’ın suratında da silahın etkisi açıkça belirdi. Hava Aracı Olarak da Üretilebilir Zırhlı bir askeri aracın tepesine yerleştirilen ADS, 2008 yılında Afganistan’a konuşlandırılmış ancak istenen başarıyı gösteremediği için 2010’da geri çekilmişti. Albay Tafolla, ADS’nin geliştirilme aşamasının ardından kullanıma hazır olduğunu ve görev yerinin belirlenmesi için Pentagon’dan emir beklendiğini söyledi. ADS, kalabalıkları dağıtmanın yanı sıra, belli bölgere izinsiz girişleri engellemek ve şüpheli araçların durdurulması için de kullanılacak. Bazı söylentiler, Pentagon’un ADS’yi hava aracı olarak da tasarlayacağı yönünde. Yaralanma Riski Çok Az ADS projesinin politika ve strateji yetkilisi Susan LeVine, “silahın bağırmak ve vurmak arasında bir alternatif sunduğunu” ifade etti. LeVine, ADS ile biber gazı veya plastik mermilere kıyasla yaralanma ihtimalinin daha düşük olduğuna da dikkat çekti.Olası yaralanmaların önüne geçilmesi için, silahın tetiği, basılmasının ardından üç saniye otomatik olarak kilitleniyor. Hava Kuvvetleri Araştırma Laboratuarı’nda çalışan Stephanie Miller, bugüne kadar 11 bin kişi üzerinde denenen silahın kanser, kısırlık veya doğum sakatlıklarına neden olmadığını söyledi. Mikrodalgadan Daha Güvenli ADS’nin elektromanyetik ışınları, sıkça mikrodalgalar ile aynı zannedilse de benzer etkiyi yapmıyor. ADS, hedefte sadece 0.4 milimetre ilerliyor. 1 GHz civarında olan mikrodalga frekansı ise daha hızlı ilerliyor ve daha derine etki yapıyor. ADS program müdürü Brian Long, “Bu silaha maruz kalındığında kaçmaya başlamak evrensel bir tepki haline geldi” diyerek, istedikleri sonuca ulaştıklarını ifade etti.Konuya yakın kaynakların verdiği bilgiye göre, ADS projesi Pentagon’a 120 milyon dolara mal oldu. Kaynak:Ntvmsnbc / BBC (12 Mart 2012,14:11) |
BDP'li Sakık AK Parti'li Kiler'e vazo fırlattı TBMM'de AK Parti’li Vahit Kiler ile BDP’li Sırrı Sakık arasında kavga çıktı. Kavgada BDP'li Sakık, AK Parti'li Kiler’e vazo fırlattı. Olayın ardından Sakık, “Kavga edince adam gibi ederim” derken; Kiler, “Kendini dağda sanıyor” dedi. TBMM'de tansiyon yine yükseldi. Bu kez kavganın adresi muhalefet kulusi oldu. Meclis İdare Amiri ve BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, karşılaştığı AK Parti Bitlis Milletvekili Vahit Kiler’i çay içmeye davet etti. Sakık ve Kiler, bir yandan çay içerken bir yandan da keyifli bir sohbete başladı. Ancak sohbet sırasında Sırrı Sakık’ın “BDP’li belediyelere daha az yardım gittiğini” söylemesi tansiyonu yükseltti. Sakık, Kiler'e ''Yanlı hizmet yapıyorsunuz. İstediğiniz gibi at koşturuyorsunuz. Ben Bitlis'te olsaydım meydanı sana bırakmazdım" dedi. Bunun üzerine ikili arasında hararetli bir tartışma yaşandı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. İddialara göre; tartışma sırasında çok sinirlenen Sırrı Sakık, AK Parti'li Vahit Kiler’e vazo fırlattı. Çevredekilerin araya girmesi üzerine kavga son anda önlendi. SAKIK: KAVGA EDİNCE ADAM GİBİ EDERİM Güçlükle sakinleştirilen BDP'li Sırrı Sakık, iddialarını sürdürerek, konuyla ilgili bazı belgeleri gazetecilere gösterdi. Sakık, Kiler'in kendilerini yardımın dağıtımı konusunda yalancılıkla suçladığını belirterek, ''Biz senin iktidarına boyun eğmeyiz'' dedi. ''Kiler'e bardak ve vazo fırlattığınız doğru mu?'' sorusu üzerine Sakık, ''Ben kavga edince adam gibi kavga ederim. Kavga sırasında bardaklar ve vazo kırıldı'' dedi. KİLER: KENDİNİ DAĞDA SANIYOR AK Parti'li Vahit Kiler ise, Sakık'ın kendisine bardak fırlattığını öne sürerek ''Herhalde kendini dağda zannediyor'' dedi. |
CHP’den ‘4+4+4’e karşı teklif: ‘1+8+4’ CHP, AK Parti ve muhalefet milletvekilleri arasında kavgaya neden olan eğitimde “4+4+4” düzenlemesinin yerine “1+8+4” modelini önerdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sencer Ayata, yazılı açıklamasında, CHP Bilim, Yönetim ve Kültür Platformu tarafından hazırlanan ''Politika Notları''nın siyasi gündemin en üst sıralarına yerleşen eğitim konusunu ele aldığını'' söyledi. Konu ile ilgili iki çalışma yaptıklarını ifade eden Ayata, ''Bunlardan birincisi iktidar partisi milletvekilleri tarafından TBMM Başkanlığına sunulan kanun teklifinin içeriğini ve AKP'nin kanunu gerçekleştirmek amacıyla izlediği yöntemi ayrıntılı bir eleştirel değerlendirmeye tabi tutmaktadır. İkinci çalışma ise Türkiye ve dünyada eğitim konusunda meydana gelen önemli gelişmelerin ışığında CHP’nin görüşlerini ve önerilerini ortaya koymaktadır'' dedi. Ayata, yaptıkları çalışmaya hazırlanırken, akademik uzmanlık bilgisinin yanı sıra, Türkiye'nin ve dünyanın önemli düşünce kuruluşları, uluslararası örgütler ve ilgili resmi kurumlar tarafından hazırlanan raporlardan yararlanıldı. ‘DÖRT DÖRTLÜK EĞİTİM TUZAĞI’ Ayata tarafından açıklanan ve ''AKP'nin Dört Dörtlük Eğitim Tuzağı'' adını taşıyan ilk çalışmada, şu ifadelere yer veriliyor: ''AKP'nin gerçekleştirmek istediği değişiklikler, ilk bakışta 12 yıllık eğitimi zorunlu hale getirecek gibi görünmektedir. Oysa getirilen yasa teklifinde 12 yıllık zorunlu eğitimin başlangıç tarihinin belirlenme yetkisi Bakanlar Kurulu'na verilerek, uygulamanın ötelenmesinin yolu açılmıştır. Bu durum, eğitimdeki düzenlemenin esas amacının, zorunlu eğitim süresini uzatmaktan çok, sekiz yıllık zorunlu ilköğretimi bölmek olduğu kanaatini güçlendirmektedir... ‘TEKLİFİ GERİ ÇEKİN’ Ortada mevcut sistemin bir etki analizi dahi yoktur. Kesintisiz 8 yıllık eğitim sisteminin belirgin bir yanlışı saptanmamıştır. Aksine, okullaşma oranı bu sistem sayesinde artmıştır. Tüm bu veriler ışığında, kesintisiz temel eğitimden geri adım atılmaması gerektiği açıkça görülmektedir. Sistemin uygulamadan kaynaklanan aksaklıkları giderilmeli, kesintisiz eğitim daha nitelikli bir yönde geliştirilmelidir. AKP'nin gündeme getirdiği kanun teklifi eğitim sistemimizi, daha yüksek kalite ve daha fazla eşitlik hedeflerinden uzaklaştırmaktadır. Günlük kaygılar ve geçmişe dönük duygusal hesaplaşmalara dayanan ve eğitim sistemimizi yeni bir kaosun eşiğine getirecek bir tekliftir. İktidar partisini, eğitim sistemimizin temel sorunlarına yönelik hiçbir çözüm önerisi getirmeyen ve geri dönülmez pek çok soruna yol açacak bu teklifi geri çekmeye davet ediyoruz.'' ÇALIŞTAY ÖNERİSİ ''Eğitim Sistemi Tartışmaları'' başlığıyla sunulan ikinci çalışmada ise CHP'nin önerileri yer alıyor. Çalışmada, CHP'nin Türkiye'nin başarılı örneklerin arasına girmesi için önerdiği, eğitimde atılması gereken temel adımlardan bazıları ise şöyle: ''Anayasal bir hak olan parasız eğitimin tesisi için katkı payı uygulaması kaldırılmalıdır. İkili eğitim ortadan kaldırılarak, tüm eğitim kademelerinde 'tam gün' eğitime geçilmelidir. Temel yeterlik düzeyinin altındaki çocuk oranının yüzde 15'in altına düşürülmesi hedeflenmelidir. Öğretmenlerin ve idarecilerin niteliklerinin, değişen dünya koşulları ve gelişen teknolojilere uyum sağlayabilecekleri şekilde yükseltilmesi sağlanmalıdır. Kalabalık gruplarda yürütülen 'birleştirilmiş sınıf' uygulamalarına son verilmelidir. Okullar arasındaki altyapı farklılıkları azaltılmalı, teknolojik altyapının geliştirilmesinin yanı sıra, çocukların çok yönlü yetiştirilmesi için oyun ve spor alanlarının, bahçelerin, sınıfların ve kültürel etkinliklerin geliştirilmesine önem verilmelidir. Bu anlayışla, gündemdeki gibi bir değişiklik yapılmadan önce mümkün olan en geniş katılımla bir Ulusal Eğitim Çalıştayı düzenlenmelidir.'' ‘1+8+4’ MODELİ CHP için, ''eğitimde niteliğin artırılması ve eşitsizliklerin azaltılmasının'' temel amaç olduğu belirtilen çalışmada, ''Bu amaç için, önerilen eğitim modeli, bir yıl okul öncesi eğitim, sekiz yıl kesintisiz temel eğitim ve meslek eğitimini de barındıran dört yıl lise düzeyinde eğitim, yani 1+8+4 modelidir'' denildi. ‘DEMOKRATİK MÜCADELEMİZ SÜRECEK’ Çalışmada, iktidarın uygulamak istediği eğitim sisteminin, fırsat eşitliğini yok ederek, sınıfsal farklılıkları derinleştireceği ve yoksul aileleri daha da yoksullaştıracağı savunulurken, ''CHP, ne demokrasimizin yok edilmesine, ne de çocuklarımızın geleceğinin çalınmasına izin vermeyecektir. Bu doğrultuda mücadelesini demokratik yöntemlerle ve hukuk yoluyla sürdürmeye de devam edecektir'' ifadeleri kullanıldı. |
Diyarbakır'a da Nevruz yasağı geldi İstanbul'dan sonra Diyarbakır Valiliği de Nevruz’un Pazar günü kutlanmasını yasakladı. BDP yönetimi toplantı halinde. Diyarbakır Valiliği, BDP'nin 18 Mart'ta yapmak istediği Nevruz kutlanmasına izin vermedi.BDP'ye bu konuda henüz resmi yazı ulaşmazken, BDP Eş Genel Başkanları ve milletvekilleri konuyla ilgili toplandı. BDP'lilerin basına kapalı toplantısı sürüyor. |
Bir madenci göçük altında Yer yine Zonguldak... 3 gün arayla kentten yine bir maden ocağında göçük haberi geldi ve bir işçi göçük altında. http://media2.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/T%C3%BCrkiye/120322-madenci.standard.jpg Gelik beldesindeki özel bir kömür ocağında göçük meydana geldi. İşçilerden Selçuk Yılmaz'ın (30) göçük altında kaldığı bildirildi. Yılmaz'ın göçük altında kaldığını fark eden arkadaşları hemen kurtarma çalışmalarına başlarken, çalışmalara Türkiye Taş Kömürü Kurumu'nun (TTK) arama kurtarma ekipleri de katıldı. Kurtarma çalışmaları devam ediyor. Zonguldak’taki Türkiye Taşkömürü Kurumu Üzülmez Müessesesi Asma-Dilaver İşletme Müdürlüğü’ndeki maden ocağında 19 Mart’ta bir göçük meydana gelmiş, 37 yaşındaki işçi Tahir Kuru hayatını kaybetmişti. |
Cudi'de şehit sayısı 6'ya çıktı Cudi Dağı’nda iki gündür yaşanan çatışmalarda şehit sayısı 6’ya yükselirken, 10 güvenlik görevlisi yaralandı. Çatışmalarda 7 PKK’lı terörist de öldürüldü. http://media3.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/120322-ozelharekat-6-sehit-spot.hmedium.jpg ŞIRNAK - Baharın gelmesiyle birlikte özellikle kırsal kesimlerde terör örgütü PKK’nın faaliyetlerini artırması üzerine operasyonlar hız kazandı. Şırnak'a bağlı Cudi Dağı’nda düzenlenen hava destekli operasyonlarda PKK hedefleri ateş altına alındı. Yaşanan sıcak temasta dün 5 Özel Harekat Polisi şehit oldu. Bölgeden bugün de 1 polisin daha şehit olduğu haberi geldi. Böylece şehit sayısı 6’ya çıktı. Çatışmalarda 10 güvenlik görevlisi de yaralandı. Cudi'deki çatışmalarda 7 teröristin öldürüldüğü, 1 teröristin de sağ olarak ele geçirildiği öğrenildi. Öte yandan, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Jandarma Genel Komutanı Bekir Kalyoncu ve Emniyet Genel Müdürü Mehmet Kılıçlar bu sabah saatlerinde Şırnak'a gitti. Cudi Dağı'ndaki operasyonda şehit olan polisler için bugün tören düzenlenecek. Törenin ardından şehitler memleketlerine uğurlanacak. |
'Torpilli iller' şark hizmetinden çıkartıldı Terör olaylarının bitmesi nedeniyle geçen yıl 4 yıllık görev süresi 6 yıla çıkarılan Rize, Yozgat, Tokat ve Kahramanmaraş, artık polisin mecburi görev alanında değil. http://media1.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/T%C3%BCrkiye/120326-polishaber.hlarge.jpg Emniyet Genel Müdürlüğü, geçen yıl doğu illerindeki polis sayısı ve görev süreleriyle ilgili olarak çalışma başlattı. Çalışmalarda, son 5 yıl içerisindeki asayiş ile terör olayları mercek altına alındı. Sonuç olarak şark hizmeti görevi içerisinde yer alan Rize, Yozgat, Tokat ve Kahramanmaraş, polisin mecburi görev alanından çıkarıldı. Polislerin mecburi olarak seçmesi istenen iller arasında yer alan bu 4 il 'torpilli iller' olarak adlandırılıyordu. Şark hizmeti öncesi görev yapacak olan memur ve rütbeliler öncelikli olarak bu illeri seçiyorlardı. Bu illerde biten terör olayları sonrası geçen yıl 4 sene olan görev süresi 6 yıla çıkarılmıştı. Terör olaylarının çok olduğu Şırnak, Hakkari ve Tunceli gibi illerde görev süreleri 2 yıl olarak uygulanıyor. |
'Dershaneler bizim projemiz' 4+4+4 sistemiyle birlikte hükümetin devreye sokmaya çalıştığı dershanesiz eğitim dönemi için CHP tepkili. http://media3.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/120326-hamzacebi-caldi.hlarge.jpg CHP, bedelli askerlik, intibak yasası önerilerinden sonra dershanelerin kaldırılması önerisinin de AKP projesi gibi kamuoyuna sunulduğunu savundu. CHP Basın Birimi'nden, yapılan yazılı açıklamada 'Başbakan Erdoğan'ın 'olmaz' dediği CHP projelerini daha sonra sahiplendiği' iddia edilerek şöyle denildi: ''CHP'nin seçim öncesi hazırlayıp kamuoyu bilgisine sunduğu, bedelli askerlik ve intibak yasası önerilerinden sonra sınav sistemiyle dershanelerin kaldırılması önerisi de Başbakan tarafından AKP projesi gibi kamuoyuna sunuldu. Hükümet, CHP'nin projelerini kaynak belirtmeden kendi projesiymiş gibi kullanırken, CHP bu projeleri açıkladığında görmezden gelen yazarların, çizerlerin, gazetecilerin 'CHP proje üretmiyor' demeye devam etmesi ise, hükümetin intihalci eğilimine medyanın göz yumması anlamına gelmektedir.' Açıklamada CHP'nin seçim öncesi hazırladığı ve kamuoyuna açıkladığı Eğitim Raporu'nda dershanelerin kaldırılmasını öngören bölüme de yer verildi. PAZARLAMA STRATEJİSİ CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise ''10 yılda dershanelerdeki öğrenci sayısını 2'ye katlayan AKP, bugün dershanelerin kalkacağını söylüyor. 4+4+4 teklifinde böyle bir şey yok. Böyle bir tabloda, Sayın Başbakan'ın 'dershaneleri kapatacağız' cümlesi sadece ve sadece bir pazarlama stratejisidir, 4+ 4+ 4'ü milletin gözünden kaçırma stratejisidir'' dedi. |
Yeşilçam Emektarları Artık Sokakta Ölmeyecek Yeşilçam emektarlarına sosyal yardım geliyor Emektar Yeşilçam sanatçıları için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı devreye girdi. Bakanlık Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kendisine vereceği "zor durumda olan Yeşilçam çalışanları" envanterine göre sanatçılara sosyal yardım yapacak. "İhtiyacım var" diyen Yeşilçam çalışanlarına evde bakımdan, sağlık yardımına kadar pek çok hizmet ücretsiz verilecek. İki bakanlık, kadın, çocuk, engelli, yaşlı ve muhtaç durumda olanları ilgilendiren konularda bugün bir protokol imzalayacak. EMEKTARLAR UNUTULMADI Protokolün en dikkat çekici maddelerinden biri,Yeşilçam emektarları için yapılacak düzenlemeyle ilgili. Aile Bakanlığı, "sinema sektöründe uzun yıllar çalışmış, sinema sanatının muhtelif dallarında temayüz etmiş; ancak yaşlılık, sağlık sorunları gibi nedenlerle işgücü kaybına uğrayan ve herhangi bir sosyal güvenlik kapsamında yer almadığı için halihazırda yaşamını idame ettirecek geliri olmayan sanatçılara" destek sağlayacak. Söz konusu sinema emektarları, Bakanlığın sunduğu sosyal yardımve hizmetlerden faydalandırılacak. Bir dönem herkesin tanıdığı, peşinden koştuğu fakat sonrasında yaşamları bir trajediye dönüşen Yeşilçam yıldızları, önce Kültür Bakanlığı'nın yapacağı envanter çalışması ile tespit edilecek.Muhtaç durumda olanların sayısının çıkarılmasıyla, hızla "sosyal yardımlar" bağlanacak. EVLERİNDE YALNIZ ÖLMEYECEKLER Sinemaya yıllarca emek verdikten sonra unutulan, yalnızlaşan, yaşamlarını yokluk içerisinde devam ettirmeye çalışan oyuncuların dramlarına son vermek amacıyla yapılacak uygulamada, maddi yardımın yanı sıra "evde bakım", huzurevine yerleştirilme gibi tüm hizmetler sunulacak. PARKTAKİ BANKTA ÖLMÜŞTÜ - Yadigar Kuzu (Bilinen adıyla Yadigar Ejder): Ev kirasını ödeyemediği için evinden atılmış ve kışın ortasında Taksim Parkı'nda bir bankta yatınca sabaha kadar donmuş ve ölü bulunmuştu. Yıldırım Önal:Tiyatro ve sinema oyuncusu, yönetmen Yıldırım Önal, 11 Ekim 1982'de İzmir'de beyin kanamasından ölürken yoksulluğun pençesindeydi. AİLEYİ DESTEKLEYEN DİZİLERE DESTEK Protokolle birlikte aile yapısını destekleyen, kuvvetlendiren, ailenin önemini anlatan televizyon dizilerinin, programların teşvik edilip desteklenmesi amacıyla işbirliğine gidilecek. Ayrıca dizilerde vatandaşlardan da sık sık eleştiri alan "ailenin yozlaşması, kadının sömürülmesi, çocuk istismarı" gibi unsurların ortadan kaldırılması için farkındalık oluşturmak adına yapımcılarla bir araya gelinecek. Kaynak:Ensonhaber.com ---------- Mesaj tarihi 00:17 ---------- Önceki mesaj tarihi 00:11 ---------- PKK katır başına 100 dolar alıyor Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nden yaplan açıklamada çarpıcı detaylara yer verildi. http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/esh6814.jpg Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü tarafından 8 ay süren 'Şemsiye' adı verilen operasyonda toplam 5 milyon 411 bin 500 lira değerinde 1 milyon 352 bin 870 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildi. Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam, kaçak sigaraların katır sırtında yurda sokulduğunu ve terör örgütünün katır başı 100'er dolar pay aldığını söyledi. PKK'YA ŞEMSİYE OPERASYONUYLA AĞIR DARBE Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi Mali Büro ekiplerinin son 8 ayda düzenlediği operasyonlarla ilgili Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam açıklama yaptı. Sağlam, gümrük kaçağı sigaraların sınır ülkelerinden Türkiye'ye kaçak yollarla sokulduğunu, Batı illerine götürülerek satışa sunulduğunu söyledi. "Şemsiye" adı verilen operasyonu yaklaşık 8 aydır sürdürdüklerini belirten Sağlam, şöyle dedi: "B.G. ve N.D. liderliğinde sigara kaçakçılığı yapan suç örgütüne yönelik son 8 ay içerisinde yapılan 21 ayrı operasyonda piyasa değeri yaklaşık 5 milyon 411 bin 500 lira olan toplam 1 milyon 352 bin 870 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiş, kaçakçılık olaylarında kullanılan gizli bölmeli 7 araca el konulmuştur. Gümrük kaçağı sigaraların orijinal cam bardak kutuları içerisine, çay paketleri ve deterjan kutuları içerisine 'zulalı' tabir ettiğimiz yerlerde gizlenerek sevkıyat yapıldığı tespit edilmiştir. Yapılan planlı çalışmalar sırasında örgüt liderlerinin organizatörlüğünde gümrük kaçağı sigara taşımacılığının yanı sıra, kaçak sigaraları temin eden, piyasada satışa sunulmasında aracılık yaptıkları tespit edilen ve suç örgütü adına faaliyette bulunarak ülke ekonomisi zararına haksız kazanç temin eden şahısların yakalanmalarına yönelik olarak, Emniyet Müdürlüğümüz koordinesinde Diyarbakır, Batman, Mardin, Bitlis, Şanlıurfa, Van, Şırnak, Hakkari, Bursa, Siirt, Kocaeli, Tekirdağ, Kayseri ve İstanbul illerinde yapılan operasyonlarda araların da örgüt liderinin de bulunduğu 42 şahıs yakalanmıştır." ÖRGÜT KATIR BAŞINA 100 DOLAR PAY ALIYOR Kaçak sigaraların yurda nasıl sokulduğuyla ilgili bir soruyu yanıtlayan Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam, sigara kaçakçılarının sınır kesimlerindeki dağlık alanları kullandığını, terör örgütünün kaçak sigara taşıyan katır başına 100'er dolar pay aldığını söyledi. Sağlam, "Sınır kesimlerinde güvenlikli olan- olmayan birçok yer var. Dağ başlarında katırlarla, belli araçlar içerisinde bizim bildiğimiz açık ithalat yapar gibi gelmiyor bunlar. Terör örgütünün payı, sınırlardan geçen her kaçakta onların payı var. Katır gidip geldikçe 100'er dolar pay alıyorlar" dedi. Açıklamanın ardından kaçak sigaraların muhafaza edildiği depoları inceleyen Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam, bir kamyonda bulunan koliler dolusu sigaraları gösterdiği sırada, koliler kayarak üzerine yıkıldı. Sigara kolilerini Müdür Sağlam ve korumaları tutmaya çalıştı. Müdür Sağlam, "Gördüğünüz gibi kaçak sigaralar artık depolara hiçbir yere sığmıyor. Altında kalacaktık" dedi. Kaynak:Ensonhaber.com |
Dul Kadınlara Çift Maaş Müjdesi Dul kadınlara çift maaş müjdesi Yargıtay, eşinden ölüm aylığı alan dul kadının, ölen babasından da aylık almak istemiyle açtığı davayı reddeden mahkeme kararını bozdu. Yüksek Mahkeme, 6 Ağustos 2003`den önce hak sahibi kız çocuklarına bağlanan gelir ve aylıkların, evlenme ve çalışma halleri hariç geri alınmayacağını hükme bağlandığı için 6 Ağustos 2003`ten önce ölen babası nedeniyle hak sahibi olan davacının, eşinden ölüm aylığı alsa bile babasından da ölüm aylığı alabileceğine karar verdi. Ölen eşi üzerinden dul aylığı alan bir kadın, daha önce ölen babasından da yetim aylığı almak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu`na (SGK) başvurdu. SGK, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu`na göre, babasından aylık bağlanan kadının, kocasından da aylık almaya hak kazanması halinde, bu aylıklardan yüksek olanın ödeneceği, bu nedenle yalnızca eşinden aylık alabileceği gerekçesiyle başvuruyu reddetti. YARGITAY, YEREL MAHKEMENİN KARARINI BOZDU Kadın, bunun üzerine Ankara 13. İş Mahkemesi`nde dava açtı. Mahkeme, SGK işleminin doğru olduğu, davacının dava açmada haklı olmadığı gerekçesiyle davayı reddetti. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı görüşen Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, yerel mahkeme kararını bozdu. Dairenin kararında, 506 sayılı yasa gereği, babasından aylık bağlanan kadının, kocasından da aylık almaya hak kazanması halinde, bu aylıklardan yalnızca fazla olanının ödeneceği belirtildi. Kararda ancak, aynı kanuna 2005 yılında eklenen geçici 91. madde ile “6 Ağustos 2003`den önce hak sahibi kız çocuklarına bağlanan gelir ve aylıkların, evlenmeleri, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi çalışmaları veya kendi çalışmalarından dolayı buralardan gelir veya aylık almaları halleri hariç olmak üzere geri alınmaz. Bunlardan, yukarıda belirtilen haller haricindeki nedenlerle gelir veya aylıkları kesilen veya durdurulan kız çocuklarının gelir ve aylıkları, kesme veya durdurma tarihi itibarıyla talep şartı aranmaksızın yeniden başlatılır” şeklinde düzenleme getirildiği kaydedildi. DUL KADINA HEM EŞİNİN HEM ÖLEN BABASININ MAAŞI BAĞLANACAK Olayda, davacı kadının eşinin 27 Ağustos 2003 öldüğü, 1 Ekim 2003`ten itibaren de eşinden ölüm aylığı aldığı, 1 Nisan 1996`da ölen babasından dolayı ölüm aylığı talebini ise 4 Ocak 2008 itibariyle dile getirdiği ifade edilen kararda, “Davacının evli olması nedeniyle eşinin ölüm tarihi olan 27 Ağustos 2003`ten önce ölüm aylığı talep etmesi mümkün değildir. Ancak 506 sayılı Kanuna eklenen geçici 91. madde ile getirilen düzenlemeye göre 6 Ağustos 2003`ten önce ölen babası nedeniyle hak sahibi olan davacı, eşinden ölüm aylığı almakta olsa dahi evliliğinin ölüm nedeniyle son bulmasından sonra babasından da ölüm aylığı talep etme hakkına sahiptir” denildi. Kaynak:Haberortak |
Kayseride 31 Tonluk Altın 31 tonluk altın rezervi bulundu Kayseri'nin Develi ilçesinde yapılan çalışmalarda 31 tonluk altın rezervi bulundu. Altının çıkarılması için 2012 yılında sondaj çalışmaları sürdürülecek. Develi ilçesi Öksüt köyü ile Zile kasabası arazisi arasında bulunan Pıtıraklı mevkii, Şeben, Çamboğazı, Uzun Güney, Moduga Kalesi bölgesinde yapılan 57 sondaj çalışması sonucunda, Wardell Armstrong International şirketi tarafından yapılan kaynak hesaplamaları dahilinde 2 ayrı lokasyonda yaklaşık 31 ton altın kaynağı bulundu. Çalışmalarla ilgili bilgi veren Öksüt Adencilik Genel Müdürü Bahri Yılmaz, Develi ilçesi Öksüt köyü ve Zile kasabası sınırları içerisindeki altın cevherleşmesi ile ilgili olarak Stratex Madencilik şirketi tarafından Ekim 2007 tarihinden 10 Nisan 2008 tarihine kadar jeolojik harita ve kayaçlardan numune alındığını kaydetti. 2008 yılından itibaren yörede yapılan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli jeolojik harita, kaya ve toprak numune alımı şeklinde yürütülen çalışmalarda altın cevherleşmesinin ekonomik olabileceğinin belirlendiğini bildiren Yılmaz, 17 Ağustos 2008 tarihinde sondaj çalışmalarının başlatıldığını, 17 Ağustos 2008'den 11 Mayıs 2009 tarihine kadar toplam 13 adet sondaj ile sahanın büyük bir bölümünde jeofizik etüt yapıldığını belirtti. 11 Mayıs 2009 tarihinde Stratex Madencilik ile Kanada Orijinli Centerra Gold arasında Öksüt cevherleşmesinin araştırılması ve ekonomik rezerv bulunması halinde işletilmesi amacıyla anlaşma imzalandığını açıklayan Yılmaz, "Yeni gelişmelere bağlı olarak 12 Ekim 2009 tarihinde Öksüt Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi kurularak Stratex Madencilige ait Öksüt Zile civarındaki 9 ruhsat Öksüt Madenciliğe transfer edilmiştir. Golder Association tarafından Şubat 2011 tarihinde ön çevre çalışmasının 1. bölümü ve 26 Aralık 2011 tarihinde ise ön çevre çalışmasının tamamı bitirilmiştir. Bu çalışma maden arama çalışmaları başladığı andaki çevre durumlarını (flora, fauna, yer altı ve yer üstü suları ve hava kirliliği) kapsamaktadır. Maden sahasında 17 Ağustos 2008 tarihinden 2011 yılı sonuna kadar toplam 57 adet sondaj metre yapılmıştır. Bu sondaj çalışmalarında, Wardell Armstrong International şirketi tarafından yapılan kaynak hesaplamaları sonucu 2 ayrı lokasyonda yaklaşık 31 ton altın kaynağı belirlenmiştir. Belirlenen altın kaynağını geliştirmek için 2012 yılında sondaj çalışmaları devam edecektir" ifadalerini kullandı. Kaynak:Haber7 |
Angry Birds 3 günde 10 milyon kez indirildi Üç günde rekorları alt üst etti Finlandiyalı sosyal medya oyun şirketi Rovio’nun üç gün önce yayımlanan Angry Birds Space (Öfkeli Kuşlar Uzay) oyunu, bu süre zarfında 10 milyon defa indirildi. Üç gün önce yayımlanan Angry Birds Space (Öfkeli Kuşlar Uzay) oyunu, bu süre zarfında 10 milyon defa indirildi. İşte oyundan kareler. Öfkeli Kuşlar sayesinde piyasaya değerini neredeyse dokuz milyar dolara çıkaran Rovio, elde edilen başarıyı dün Twitter üzerinden attığı mesajla duyurdu. Angry Birds’ün bir önceki versiyonu Rio, 10 milyon rakamına 10 günde ulaşmıştı. Mobil cihaz analiz şirketi Flurry’nin Başkan Yardımcısı Peter Farago, “Bu kadar kısa zamanda daha iyi bir performans gösteren başka bir uygulama hatırlamıyorum... OMGPOP’nin Draw Something uygulaması beş haftada 20 milyon kez indirilmişti, ama Angry Birds’ün bu rekoru tarihe gömeceği belli” dedi. Angry Birds, ilk yayımlandığı 2009’dan bu yana 500 milyonu aşkın kullanıcı tarafından indirilme başarısı gösterdi. Oyuncak çeşitleriyle mağazaların değişmez ürünleri arasına giren Angry Birds, aynı zamanda yapımcısı Rovio’nun NASA, National Geographic ve ABD’nin en büyük perakendecisi Walmart ile ortaklık kurmasını da sağladı. Rovio, artan ününü Finlandiya ve İngiltere'de kuracağı Angry Birds parklarıyla iyice pekiştirecek. YENİ ÖZELLİKLER Angry Birds Space, Apple iPhone, iPad ve iPod Touch, Android işletim sistemi kullanan mobil cihazlar, Mac ve masa üstü bilgisayarlarda oynanabiliyor. Rovio’nun CEO’su Mikael Hed, uzaya çıkan kuşların Windows Phone işletim sistemi kullanan telefonlarda da yakında belireceğini müjdeledi. Angry Birds Uzay, özellikle yerçekimi kuvveti gibi fizik kanunlarına dayalı içeriğiyle dikkat çekiyor. Yumurtalarını çalan domuzların peşindeki öfkeli kuşlar, gezegenlerin yerçekimi kuvvetlerini kullanarak domuzları beklenmedik atışlarla gafil avlayabiliyor. Angry Birds Space, 60 bölümden oluşuyor. Şu an için sadece iPhone versiyonunda ek özellikler içeren oyunda, gizli bölümler, yeni özellikler de yer alıyor. Oyunun sunduğu iki yeni karakter ise Buz ve Lazer Kuşu. Balistik kuşların domuzların barınaklarını hayava uçurmaya uzayda devam ettiği Angry Birds Space, Google Play’de 2.99, iTunes’da ise 0.99 dolar. Oyunun Mac versiyonu Mac App Store’dan, PC versiyonu ise doğrudan Rovio’nun internet sitesinden indirilebiliyor. Analistler, yeni oyunun toplam bir milyar indirilmeye ulaşabileceğini öne sürmüştü. Kaynak:Ntvmsnbc |
2011 Göç Haritası İl il Türkiye'nin göç alış veriş rakamları 2011 yılının Türkiye göç haritası oluşturuldu. Nüfusa oranla en fazla göç Tekirdağ'a yapılırken, en fazla göçü Vanlılar yaptı. İşte en fazla göç alan ve veren iller sıralaması http://image.haber7.com/haber/haber7/bigmanset/678220120328064400451.jpg 2011 yılında nüfusa oranla Net Göç Artışı en yüksek il Tekirdağ oldu. Tekirdağ'ı sırasıyla Antalya, Ankara, Gümüşhane, Eskişehir, İstanbul, Kocaeli, Muğla, Bursa ve Malatya izledi. Net Göç Düşüşü en fazla olan şehir ise Van oldu. Van'ı sırasıyla Yozgat, Çankırı, Kırıkkale, Kars, Trabzon, Ağrı, Adıyaman, Ardahan, Niğde ve Bitlis takip etti. Göç haritası raporunda en dikkat çeken il Artvin oldu. Artvin'in aldığı göç ile verdiği göç rakamları birbirini dengeledi. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) 2011 yılı nüfus verileri şu şekilde oluştu: Tekirdağ nüfusu 829 bin 873. Aldığı Göç 42,265 Verdiği Göç 28,62. Net Göç 13,645 Net Göç Hızı 16,58. Antalya nüfusu 2 milyon 43 bin 482 Aldığı Göç 89,731 Verdiği Göç 62,875. Net Göç 26,856 Net Göç Hızı 13,23. Ankara nüfusu 4 milyon 890 bin 893. Aldığı Göç 191,864 Verdiği Göç 137,385. Net Göç 54,479 Net Göç Hızı 11,2. Gümüşhane nüfusu 132 bin 374. Aldığı Göç 10,426 Verdiği Göç 8,988. Net Göç 1,438 Net Göç Hızı 10,92. Eskişehir nüfusu 781 bin 247 Aldığı Göç 35,045 Verdiği Göç 27,908. Net Göç 7,137 Net Göç Hızı 9,18. İstanbul nüfusu 13 milyon 624 bin 240. Aldığı Göç 450,445 Verdiği Göç 328,663. Net Göç 121,782 Net Göç Hızı 8,98. Kocaeli nüfusu 1 milyon 601 bin 720. Aldığı Göç 63,314 Verdiği Göç 50,07. Net Göç 13,244 Net Göç Hızı 8,3. Muğla nüfusu 838 bin 324. Aldığı Göç 35,409 Verdiği Göç 29,604. Net Göç 5,805 Net Göç Hızı 6,95. Bursa nüfusu 2 milyon 652 bin 126. Aldığı Göç 74,243 Verdiği Göç 58,258. Net Göç 15,985 Net Göç Hızı 6,05. Malatya nüfusu 757 bin 93 Aldığı Göç 32,925 Verdiği Göç 29,515. Net Göç 3,41 Net Göç Hızı 4,51. Sakarya nüfusu 888 bin 556. Aldığı Göç 28,537 Verdiği Göç 24,633. Net Göç 3,904 Net Göç Hızı 4,4. Bolu nüfusu 276 bin 506. Aldığı Göç 12,545 Verdiği Göç 11,386. Net Göç 1,159 Net Göç Hızı 4,2. Gaziantep nüfusu 1 milyon 753 bin 596. Aldığı Göç 45,991 Verdiği Göç 38,634. Net Göç 7,357 Net Göç Hızı 4,2. Çanakkale nüfusu 486,445. Aldığı Göç 17,278 Verdiği Göç 15,623. Net Göç 1,655 Net Göç Hızı 3,41. Yalova nüfusu 206,535 Aldığı Göç 10,267 Verdiği Göç 9,782. Net Göç 485 Net Göç Hızı 2,35. İzmir nüfusu 3 milyon 965 bin 232. Aldığı Göç 110,364 Verdiği Göç 101,42. Net Göç 8,944Net Göç Hızı 2,26. Kayseri nüfusu 1 milyon 255 bin 349. Aldığı Göç 34,387 Verdiği Göç 31,787. Net Göç 2, Net Göç Hızı 2,07. Düzce nüfusu 342 bin 146. Aldığı Göç 11,253 Verdiği Göç 10,679. Net Göç 574 Net Göç Hızı 1,68. Bilecik nüfusu 203 bin 849. Aldığı Göç 9,25 Verdiği Göç 8,914. Net Göç 336 Net Göç Hızı 1,65. Aydın nüfusu 999 bin 163. Aldığı Göç 32,077 Verdiği Göç 31,056. Net Göç 1,021 Net Göç Hızı 1,02. Balıkesir nüfusu 1 milyon 154 bin 314.Aldığı Göç 37,143 Verdiği Göç 36,638. Net Göç 505 Net Göç Hızı 0,44. Kırklareli nüfusu 340 bin 199. Aldığı Göç 11,979 Verdiği Göç 11,829. Net Göç 150 Net Göç Hızı 0,44. Artvin nüfusu 166 bin 394. Aldığı Göç 7,948 Verdiği Göç 7,948. Net Göç 0 Net Göç Hızı 0. Rize nüfusu 323 bin 012. Aldığı Göç 14,558 Verdiği Göç 14,56. Net Göç -2 Net Göç Hızı -0,01. Edirne nüfusu 399 bin 316. Aldığı Göç 14,494 Verdiği Göç 14,588. Net Göç -94 Net Göç Hızı -0,24. Denizli nüfusu 942 bin 278. Aldığı Göç23,454 Verdiği Göç 23,853. Net Göç -399 Net Göç Hızı -0,42. Konya nüfusu 2 milyon 38 bin 555. Aldığı Göç 52,134 Verdiği Göç 54,533. Net Göç -2,399 Net Göç Hızı -1,18. Şırnak nüfusu 457 bin 997. Aldığı Göç 13,403 Verdiği Göç 13,957. Net Göç -554 Net Göç Hızı -1,21. Kastamonu nüfusu 359 bin 759. Aldığı Göç 15,023 Verdiği Göç 15,482. Net Göç -459 Net Göç Hızı -1,28. Hakkari nüfusu 272 bin 165. Aldığı Göç 8,775 Verdiği Göç 9,133. Net Göç -358 Net Göç Hızı -1,31. Mersin nüfusu 1 milyon 667 bin 939. Aldığı Göç 51,328 Verdiği Göç 54,63. Net Göç -3,302 Net Göç Hızı -1,98. Manisa nüfusu 1 milyon 340 bin 74. Aldığı Göç 33,312 Verdiği Göç 36,021. Net Göç -2,709 Net Göç Hızı -2,02. Tunceli nüfusu 85 bin 62. Aldığı Göç 6,187 Verdiği Göç 6,419. Net Göç -232 Net Göç Hızı -2,72. Batman nüfusu 524 bin 499. Aldığı Göç 18,429 Verdiği Göç 19,902. Net Göç -1,473 Net Göç Hızı -2,8. Sinop nüfusu 203 bin 27. Aldığı Göç 10,038 Verdiği Göç 10,618. Net Göç -580 Net Göç Hızı -2,85. Şanlıurfa nüfusu 1 milyon 716 bin 254. Aldığı Göç 35,888 Verdiği Göç 41,57. Net Göç -5,682 Net Göç Hızı -3,31. Burdur nüfusu 250 bin 527. Aldığı Göç 8,873Verdiği Göç 9,712. Net Göç -839 Net Göç Hızı -3,34. Karabük nüfusu 219 bin 728. Aldığı Göç 8,239 Verdiği Göç 9,066. Net Göç -827 Net Göç Hızı -3,76. Uşak nüfusu 339 bin 731. Aldığı Göç 8,653 Verdiği Göç 10,138. Net Göç -1,485 Net Göç Hızı -4,36. Hatay nüfusu 1 milyon 474 bin 223. Aldığı Göç 29,509 Verdiği Göç 37,164. Net Göç -7,655 Net Göç Hızı -5,18. Giresun nüfusu 419 bin 498. Aldığı Göç 17,058 Verdiği Göç 19,346. Net Göç -2,288 Net Göç Hızı -5,44. Kütahya nüfusu 564 bin 264. Aldığı Göç 17,547 Verdiği Göç 20,655. Net Göç -3,108 Net Göç Hızı -5,49. Adana nüfusu 2 milyon 108 bin 805. Aldığı Göç 50,523 Verdiği Göb,26. Kayseri nüfusu 1 milyon 255 bin 349. Aldığç 62,402. Net Göç -11,879 Net Göç Hızı -5,62. Bartın nüfusu 187 bin 291. Aldığı Göç 6,56 Verdiği Göç 7,619. Net Göç -1,059 Net Göç Hızı -5,64. Osmaniye nüfusu 485 bin 357. Aldığı Göç 15,675 Verdiği Göç 18,42. Net Göç -2,745 Net Göç Hızı -5,64. Bingöl nüfusu 262 bin 263. Aldığı Göç 9,292 Verdiği Göç 10,782. Net Göç -1,49 Net Göç Hızı -5,67. Elazığ nüfusu 558 bin 556. Aldığı Göç 16,862 Verdiği Göç 20,054. Net Göç -3,192 Net Göç Hızı -5,7. Aksaray nüfusu 378 bin 823. Aldığı Göç 10,778 Verdiği Göç 13,142. Net Göç -2,364 Net Göç Hızı -6,22. Diyarbakır nüfusu 1 milyon 570 bin 943. Aldığı Göç 36,622 Verdiği Göç 46,834. Net Göç -10,212 Net Göç Hızı -6,48. Samsun nüfusu 1 milyon 251 bin 729. Aldığı Göç 35,103 Verdiği Göç 43,408. Net Göç -8,305 Net Göç Hızı -6,61. Isparta nüfusu 411 bin 245. Aldığı Göç 15,325 Verdiği Göç 18,269. Net Göç -2,944 Net Göç Hızı -7,13. Bayburt nüfusu 76 bin 724. Aldığı Göç 3,997 Verdiği Göç 4,57. Net Göç -573 Net Göç Hızı -7,44. Erzurum nüfusu 780 bin 847. Aldığı Göç 27,719 Verdiği Göç 33,599. Net Göç -5,88 Net Göç Hızı -7,5. Karaman nüfusu 234 bin 5. Aldığı Göç 7,593Verdiği Göç 9,365. Net Göç -1,772 Net Göç Hızı -7,54. Mardin nüfusu 764 bin 033. Aldığı Göç 25,447 Verdiği Göç 31,302. Net Göç -5,855 Net Göç Hızı -7,63. Nevşehir nüfusu 283 bin 247. Aldığı Göç 8,995 Verdiği Göç 11,374. Net Göç -2,379 Net Göç Hızı -8,36. Amasya nüfusu 323 bin 079. Aldığı Göç 11,424 Verdiği Göç 14,142. Net Göç -2,718 Net Göç Hızı -8,38. Kahramanmaraş nüfusu 1 milyon 54 bin 210. Aldığı Göç 21,716 Verdiği Göç 31,005. Net Göç -9,289 Net Göç Hızı -8,77. Iğdır nüfusu 188 bin 857. Aldığı Göç 6,915 Verdiği Göç 8,579. Net Göç -1,664Net Göç Hızı -8,77. Afyonkarahisar nüfusu 698 bin 626. Aldığı Göç 17,219 Verdiği Göç 24,063. Net Göç -6,844 Net Göç Hızı -9,75. Kırşehir nüfusu 221 bin 015. Aldığı Göç 9,598 Verdiği Göç 11,87. Net Göç -2,272 Net Göç Hızı -10,23. Tokat nüfusu 608 bin 299. Aldığı Göç 29,576 Verdiği Göç 36,342. Net Göç -6,766 Net Göç Hızı -11,06. Sivas nüfusu 627 bin 056. Aldığı Göç 22,884 Verdiği Göç 30,131. Net Göç -7,247 Net Göç Hızı -11,49. Erzincan nüfusu 215 bin 277. Aldığı Göç 11,523 Verdiği Göç 14,218. Net Göç -2,695Net Göç Hızı -12,44. Siirt 2011 Nüfusu 310 bin 468. Aldığı Göç 10,274 Verdiği Göç 14,228. Net Göç -3,954Net Göç Hızı -12,66. Zonguldak nüfusu 612 bin 406. Aldığı Göç 15,822 Verdiği Göç 23,658. Net Göç -7,836Net Göç Hızı -12,71. Çorum nüfusu 534 bin 578. Aldığı Göç 15,174 Verdiği Göç 22,441. Net Göç -7,267 Net Göç Hızı -13,5. Kilis nüfusu 124 bin 452. Aldığı Göç 4,692 Verdiği Göç 6,42. Net Göç -1,728 Net Göç Hızı -13,79. Muş nüfusu 414 bin 706. Aldığı Göç 12,895 Verdif6b,26. Kayseri nüfusu 1 milyon 255 bin 349. Aldığği Göç 18,663. Net Göç -5,768 Net Göç Hızı -13,81. Ordu nüfusu 714 bin 039. Aldığı Göç 23,963 Verdiği Göç 34,472. Net Göç -10,509 Net Göç Hızı -14,6. Bitlis nüfusu 336 bin 624. Aldığı Göç 11,419 Verdiği Göç 16,61. Net Göç -5,191 Net Göç Hızı -15,3. Niğde 337 bin 553. Aldığı Göç 11,769Verdiği Göç 17,023. Net Göç -5,254 Net Göç Hızı -15,44. Ardahan nüfusu 107 bin 455. Aldığı Göç 4,908 Verdiği Göç 6,673. Net Göç -1,765 Net Göç Hızı -16,29. Adıyaman nüfusu 593 bin 931. Aldığı Göç 13,873 Verdiği Göç 23,939. Net Göç -10,066 Net Göç Hızı -16,81. Ağrı nüfusu 555 bin 479. Aldığı Göç 15,508 Verdiği Göç 25,182. Net Göç -9,674 Net Göç Hızı -17,27. Trabzon nüfusu 757 bin 353. Aldığı Göç 24,858 Verdiği Göç 38,446. Net Göç -13,588 Net Göç Hızı -17,78. Kars nüfusu 305 bin 755. Aldığı Göç 10,654 Verdiği Göç 16,376. Net Göç -5,722 Net Göç Hızı -18,54. Kırıkkale nüfusu 274 bin 992. Aldığı Göç 12,19 Verdiği Göç 17,482. Net Göç -5,292 Net Göç Hızı -19,06. Çankırı nüfusu 177 bin 211. Aldığı Göç 10,582 Verdiği Göç 14,322. Net Göç -3,74 Net Göç Hızı -20,88. Yozgat nüfusu 465 bin 696. Aldığı Göç 15,251 Verdiği Göç 26,921. Net Göç -11,67 Net Göç Hızı -24,75. Van nüfusu 1 milyon 22 bin 532. Aldığı Göç 23,415 Verdiği Göç 72,273. Net Göç -48,858 Net Göç Hızı -46,67." Kaynak:İHA |
4+4+4 görüşmeleri gergin başladı TBMM Genel Kurulu'nda kademeli eğitim sistemi görüşmelerinde ilk gün tamamlandı. 6.5 saat süren oturumda sinirler yine gergindi. Meclis'te bugünkü görüşmeler saat 14:00'te başlayacak. http://media4.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/T%C3%BCrkiye/210327-meyhane-tbmm.hlarge.jpg Zorunlu eğitimi kademeli olarak 12 yıla çıkaran kanun teklifinin Meclis Genel Kurulu'ndaki ilk gün görüşmeleri tamamlandı. 6 buçuk saat süren görüşmelerde yine gerginlik hakimdi. Zaman zaman tansiyonun yükseldiği Genel Kurul’da ilk tartışma CHP’li Şevki Kulkuloğlu'nun, AK Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu'nun CHP sıralarına yönelik küfür ettiği iddiası üzerine çıktı. Usul tartışmasında söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'nin konuşması devam ederken CHP Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu ile AK Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu tartışmaya başladı. Yerinden ayağa kalkan Kulkuloğlu, Çavuşoğlu'na doğru parmağını sallayarak, ''Küfür ettin, özür dileyeceksin'' diye bağırdı. Kulkuloğlu'nun tepkisinin sürmesi üzerine bazı AK Parti milletvekilleri, arkadaşlarına, ''Bu adamı muhatap almayın'' diye uyarıda bulundu. Çavuşoğlu'nun da yanıt vermesi üzerine tartışma büyüdü. Çok sayıda CHP ve AK Parti milletvekili ile grup başkanvekilleri, iki grubun sıralarının birbirinden ayıran kısımda tartışmaya başladı. Kulkuloğlu'nun, ''Özür dileyeceksin'' diye bağırmasına Çavuşoğlu, ''Edepsiz adam'' diye yanıt verdi. MEYHANE TARTIŞMASI Oturuma verilen aranın ardından bu sefer de AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar'ın sosyal paylaşım sitesi Twiter üzerinden paylaştığı bir mesaj gerginliğe neden oldu. Tayyar'ın "4+4+4 okulları değil meyhaneleri vurdu. CHP'li vekiller tam kadro Meclis'te" mesajına CHP Grup Başkanvekili Muarrem İnce tepki gösterdi. İnce "Bu ahlaksızlığı kınıyoruz" ifadelerini kullandı. Meclis'te bugünkü görüşmeler saat 14'te başlayacak. |
Huzurevinde Yaşlılar Yatağa Bağlanıyor Huzurevinde Yaşlılar Yatağa Bağlanıyor Bir çalışanın ihbarı, huzurevi yönetimi tarafından doğrulandı ve savunma: Hastaların yakının isteği ve düşüp kendilerine zarar vermesinler diye. http://media2.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/T%C3%BCrkiye/120328-huzurevi.v2.jpghttp://media3.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/T%C3%BCrkiye/120328-huzur3.standard.jpg Çalışanın çektiği fotoğrafta (sağda), bir yaşlının yatağa bağlandığı görülüyor Avrupa’nın ikinci büyük huzurevi ve beş yıldızlı otel konforunda olmakla övünen İzmir Narlıdere Bakımevi’nde yaşlılar insanlık dışı muamele görüyor. 'Olanlara dayanamıyorum' diyen huzurevi çalışanı skandalı Taraf gazetesine haber verdi. Gazete de, çalışanın gizlice çektiği fotoğraflar eşliğinde haberi manşetine taşıdı Skandalla ilgili huzurevi müdürü Zekeriya Altın'dan gelen açıklama, "Evet, düşüp kendilerine zarar vermesinler diye yatağa başlıyoruz" oldu. Son iki yılda iki yaşlının intihara kalkıştığı ve birinin yaşamını yitirdiği huzurevinde yaşananlarla ilgili Aydın Tabibler Odası Başkanı Dr. Eralp Atay, "Bu asla kabul edilemez bir uygulama. Bu bir insan hakkı ihlalidir. Bu yönde hiçbir yönetmelik, hiçbir madde yok, olamaz" açıklamasında bulundu. Kaynak:Ntvmsnbc |
29 Mart Başlıca Haber Başlıkları Terörün esnafa 7 yılda verdiği zarar 5 milyon lira Gösterilerde esnafa ve vatandaşa verilen zararı devlet kasasından ödüyor. http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/esh7976.jpg Terör örgütü mensuplarının şehirlerde yaptığı eylemlerin faturası halka çıkıyor. Son 7 yılda sadece İstanbul'da sivil vatandaşa verilen zararın boyutu ise milyonlarca lirayı geçti. 7 YILDA 5 MİLYON LİRA ZARAR Devlet, 2004 yılında yürürlüğe giren "Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun" kapsamında evleri yakılan, araçları kundaklanan, işyerleri zarar gören, hayvanları telef edilen, şahsî can ve mal kayıplarına uğrayan sivil vatandaşların zararlarını, zararı belgelendirdikleri takdirde karşılıyor. Bu kapsamda İstanbul'da da 2005 yılından beri Valilik bünyesinde oluşturulan 'Terör Mağdurlarının Zararlarını Tazmin Komisyonu' faaliyet gösteriyor. Komisyon raporlarına göre İstanbul'da 2005 yılından bu yana terör eylemlerinde can ve mal kaybına uğrayan 865 kişiye toplam 5 milyon 200 bin lira tazminat ödedi. Başvurular 60 gün içinde yapılmalı Komisyonun sadece sivil özel ve tüzel kişilerin zararlarını kapsadığını belirten bir komisyon yetkilisi, "Kamu kurumlarının zararlarını devlet karşılamıyor. Ayrıca terör olaylarından mağdur olan sivil vatandaşlardan da aracı kaskolu olanlar ile evi ve işyeri sigorta kapsamında olanlara da tazminat ödenmiyor." diye konuştu. Terör olaylarından mağdur olan vatandaşların zararlarını devletten tazmin edebilmeleri için olayın yaşandığı tarihten sonra 60 gün içinde zararını belgelendirerek komisyona başvurması gerekiyor. Devletin, terör olaylarında yaralanma, sakatlanma ve ölüm hâllerinde yapacağı ödemenin miktarı duruma göre artabiliyor. Buna göre ölüm halinde hayatını kaybeden kişinin mirasçılarına yaklaşık 22 bin lira tazminat ödeniyor. Yaralanan ve sakatlananlara ise derecelerine göre tazminat ödeniyor. Kaynak:Ensonhaber __________ 4+4+4'te 8 madde kabul edildi TBMM Genel Kurulu'nda konuşulan 4+4+4 ile ilgili kanun teklifinin ilk 8 maddesi kabul edildi. http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/esh_16714.jpg CHP Isparta Milletvekili Ali Haydar Öner, TBMM Genel Kurulu'nda, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanun teklifinin ''yok hükmünde'' olduğunu öne sürerek, teklif metnini yırttı. Genel Kurul'da görüşmeleri devam eden teklif üzerinde söz alan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam'ın, 28 Şubat'ta ve 8 yıllık kesintisiz eğitimle ilgili şura kararının Tebliğler Dergisi'nde yayımlandığı tarihte Milli Eğitim Bakanı olduğunu söyledi. Bunun üzerine söz alan Mehmet Sağlam, ''Şura kararlarının Bakan olduğum dönemde yayımlanması, benim o kararlara katıldığım anlamına gelmez. Şurada karar alındığında ben Bakan değildim'' dedi.Değişiklik önergesi üzerinde söz alan CHP'li Öner, konuşmasına başlamadan önce, Başkanlık Divanı'na ve Hükümet sıralarına, teklifin komisyon görüşmelerinin görüntülerinin bulunduğu CD'leri bıraktı. KÜRSÜDE TEKLİF METNİNİ YIRTTI Öner, ''Görüntüler incelendiğinde, bugün olmayan bir metin üzerinde çalıştığımız daha iyi anlaşılacak. Bu metin sahte evrak tanzimi hükmündedir. Olmayan bir metin imzalanarak Meclis Başkanlığı'na gönderildi. Meclis Başkanı da bunu işleme koydu'' diye konuştu. Öner, ''Yok hükmündedir'' dediği teklif metnini kürsüde yırttı. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, teklifin 8. maddesinin kabul edilmesinin ardından birleşime ara verdi. Verilen aranın ardından Komisyon ve Hükümetin yerine oturmaması üzerine Yakut, bugün saat 14.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı. Kaynak:Ensonhaber _________ Metrobüsün mucidinden İstanbul'a öneri Metrobüsün mucidi, İstanbul'daki trafik sorununu çözebilmek adına önerilerde bulundu. http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/esh2655.jpg 'Metrobüsün Mucidi' olarak kabul edilen ve Kolombiya'nın başkenti Bogota'nın eski belediye başkanı da olan Enrique Penalosa, Kiev ve İstanbul'da birkaç köprü daha yapmak istendiğini belirterek, "Oysa New York'ta kimse daha fazla köprü ya da tünel yapmaktan bahsetmiyor. Çünkü yeni köprü ve yollar yaparak trafik sorununu çözemeyeceklerini anlamışlar. Toplu taşımaya ağırlık vermeleri gerektiğini fark ettiler" dedi. Arkitera Mimarlık Merkezi'nin Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlediği gayrimenkul sektörünün aktörlerini bir araya getiren "ArkiPARC 12 Buluşmaları"nın açılışında konuşan Penalosa, bütün vatandaşların şehrin sağladığı imkanlardan eşit bir şekilde yararlanma hakkına sahip olduğunu söyledi. Penalosa, bir şehirde insanların parkları, bahçeleri, koşu ve bisiklet yollarını tercih etmesinin o şehrin insanlarının mutlu olduğunu gösterdiğini belirterek, iyi şehirlerin çocuklara, engellilere ve yaşlılara özgürce yaşam alanı sunduğunu kaydetti.Ülkesindeki gecekondu sorununa vurgu yapan Penalosa, sözlerini şöyle sürdürdü: "DAHA FAZLA YOL ATEŞE BARUTLA GİTMEKTİR" "Yıllardır devam eden gecekondulaşma sorununun çevreye de çok olumsuz etkileri mevcut. Bunu önlemek için şehrin dışından arazi satın aldık. Özel imar yerleri kurduk. Şehrin etrafındaki arazilerde izinsiz konut yapımının önüne geçmiş olduk. Zenginleştikçe daha iyi evlerimiz, şehirlerimiz ve hayatımız olacağını sanıyoruz ama zengin oldukça daha fazla araba ve trafik sıkışıklığı oluyor. Peki İstanbul'da bu problemi nasıl çözeceğiz? Daha fazla yolla bu sorun çözmek ateşe barutla gitmek gibidir. Trafik sorunlarını daha fazla yol yapmakla çözemezsiniz. Amerika'da da trafik son yıllarda daha fazla sıkışmaya başladı. Oysa daha geniş yollar yapmanın trafik sıkışıklığını önleyeceğini düşünürüz ama tam tersi oluyor. Trafik sıkışıklığın oluşturan şey, arabaların sayısı değil. Bu sadece üç nedenden biri. Bu yapılan yolculukların uzunluğu ve sayısına da bağlı. 'Araba kullanımını nasıl sınırlayabiliriz?' diye düşünüyor şimdi uzmanlar. Paris, Londra, İstanbul gibi şehirlerde geniş yollar dar bir yerde toplanıyor. Mesela Kiev ve İstanbul'da birkaç köprü daha yapmak istiyorlar. Oysa New York'ta kimse daha fazla köprü ya da tünel yapmaktan bahsetmiyor. Çünkü yeni köprü ve yollar yaparak trafik sorununu çözemeyeceklerini anlamışlar. Toplu taşımaya ağırlık vermeleri gerektiğini fark ettiler." "GENİŞ YOL - BİSİKLET YOLU" Penalosa, geniş yollarda otobüs ve bisiklet yolu ile kaldırımların olması gerektiğini ifade ederek, "Toplu taşımanın ilerletilmesi gerekir. Bizim Bogota'da plakalarla ilgili bir kısıtlama yöntemimiz var. Yine park alanlarının da sınırlandırılması gerekir. Park bulamayan insanlar toplu taşımaya yönelir. Dünyadaki eğilim böyle, İstanbul'da bu uygulanabilir. Yayalara iyi davranan şehirler yapmak lazım. Bir de elektrikli bisiklet kullanımı da teşvik edilmeli İstanbul'da. Ancak bunun için bir alt yapıya da ihtiyaç var. Bisiklet yolları aslında bir sembol, eşitlik sağlıyor" ifadelerini kullandı. "OTOBÜS YOLDAN ÇIKARSA İSTANBUL'DA YOLUN İÇİNDE KALIYOR" Ülkesinde metrodan daha hızlı yolcu taşıyan bir otobüs sistemi kurduklarını anlatan Penalosa, "Bu sistemde otobüsler için ayrı bir yol açtık. Otobüs bozulunca yoldan çıkarabiliyorsunuz ama bu İstanbul'da mümkün değil. Yolun içinde kalıyor. Ufak tefek bazı değişikliklerle bu sorunu çözebilirsiniz. Ayrıca otobüs sayısı daha arttırabilir. Otobüs kaldırıma daha yakın durmalı. Engellilerin daha rahat binebilmesi için İstanbul'un sorunları çözmek aslında teknik değil, politik bir sorun" şeklinde konuştu. Bogota'da geniş bir bisiklet yolu açtıklarını dile getiren Penalosa, 10 binlerce insanın bisiklet kullandığını, bunun da ulaşımı büyük ölçüde rahatlattığını söyledi. Kaldırım, yürüyüş ve park alanlarına yer ayrılması ve binaların sağlam zeminde olmasına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Penalosa, sahilleri de özel kişilere vermek yerine kamuya açılmasının şehri güzelleştireceğini kaydetti. Kaynak:Ensonhaber ---------- Mesaj tarihi 09:11 ---------- Önceki mesaj tarihi 08:55 ---------- Irkçı twitter mesajına hapis Futbol maçı sırasında kalp krizi geçiren futbolcu Fabrice Muamba ile Twitter üzerinden dalga geçen öğrenciye hapis cezası verildi. Futbol maçı sırasında kalp krizi geçiren Afrika kökenli İngiliz futbolcu Fabrice Muamba ile sosyal medya sitesi Twitter üzerinden dalga geçen İngiliz öğrencinin 56 gün hapis yatacağı açıklandı. 21 yaşındaki Liam Stacey ırkçı mesajlar gönderdiğini kabul etti. Swansea Üniversitesi öğrencisi Stacey, Boltonlu futbolcu daha henüz bilinçsiz bir şekilde pistte yattığı sırada yazdığı ilk mesajında, Muamba'nın öldüğünü belirtip, yüksek sesle güldüğünü ifade eden bir kısaltma kullanıyor. Stacey'nin izi, mesajını okuyanların polise şikâyet etmesi üzerine bulundu. Irkçı nefrete tahrik suçundan ceza alan öğrenci, mesajları yazdığı sırada sarhoş olduğunu söyledi. Öğrencinin yargılandığı davanın hâkimi John Charles, suç karşısında hapis cezasından başka bir alternatif bulunmadığını söyledi. 17 Mart Cumartesi günü Bolton ile Tottenham arasında oynanan Hotspur FA Kupası mücadelesinde kalbi duran ve hastaneye kaldırılan Muamba kritik aşamayı atlattı ancak hala yoğun bakımda tutuluyor. Futbolcunun kalp krizi geçirip yere yığıldığı dakikalarda 1-1 olan maç 41 dakika boyunca durdurulmuş ardından da iptal edilmişti. Press Association ajansı, Muamba'nın tekrar nefes alabilmesi için sağlık görevlilerinin iki saati aşkın süre çabaladıklarını duyuruyor. Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde doğan Muamba 11 yaşında İngiltere'ye gelmiş 16 yaşından itibaren Arsenal'in genç takımında yetiştirilmişti. Kaynak:Ntvmsnbc |
Cem Garipoğlu'nun Cezası Onandı Cem Garipoğlu'nun cezası onandı Yarfıtay, Münevver Karabulut cinayetinde Cem GAripoğlu'na verilen 24 yıl hapis cezasını onadı.. http://media4.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/120329-cem-garipo%C4%9Flu.hlarge.jpg Münevver Karabulut'un öldürülmesine ilişkin olarak, sanık Cem Garipoğlu, "çocuğa karşı, tasarlayarak, canavarca bir hisle ve eziyet ederek öldürmek" suçundan, 24 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Yargıtay verilen bu hapis cezasını onadı. Geçtiğimiz yıl Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, son sözü sorulan Cem Garipoğlu, "Çok üzgünüm, çok pişmanım, cezam neyse çekmeye razıyım" demişti. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Garipoğlu'nu, "çocuğa karşı, tasarlayarak canavarca bir hisle ve eziyet ederek öldürmek" suçundan 24 yıl hapis cezasına mahkum etmiş, baba Garipoğlu ise beraat etmişti. Kaynak:Ensonhaber ---------- Mesaj tarihi 09:51 ---------- Önceki mesaj tarihi 09:47 ---------- İkna Odası’na ilk sorgu YÖK, İstanbul Üniversitesi’ne müfettiş gönderdi; İ.Ü. Öğrenci İşleri Müdürü, 12 kişnin ismini verdi. Müfettişler bu isimleri ifade vermeye davet etti. Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) müfettişleri tartışmalara neden olan 'ikna odalarına' ilişkin ilk incelemeyi başlattı. Star Gazetesi'nin haberine göre, İstanbul Üniversitesi’nde o dönem görev yapan 12 kişi ifadesi alınmak üzere İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünde kurulan çalışma merkezine davet edildi. Önceki gün için randevu verilen ancak mazeret bildirmeden gelmeyenlerin ise YÖK Başkanlığı'nda ifadeye çağrılacağı belirtildi. Dönemin İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı olan CHP Milletvekili Prof. Dr. Nur Serter’in uygulamaya koyduğu ‘İkna Odaları’nı mercek altına alan YÖK tarafından görevlendirilen müfettişler ilk olarak İstanbul Üniversitesi’nin 20 yıllık Öğrenci İşleri Müdürü ile görüştü. Öğrenci İşleri Müdürü’nün, 'ikna odalarında' kız öğrencilerle görüşüp baskı yaparak başlarını açtırmaya çalıştıkları iddiasıyla 12 kişinin ismini verdi. Müfettişlere ifade için listedeki isimlerden kaçının randevuya gittiği tam olarak öğrenilemezken, randevuya gelmeyenler için ise YÖK Başkanlığı tarafından işlem yapılacağı öğrenildi. Kaynak:Ntvmsnbc |
Ahmet Hakan: Bu durumda CHP neye karşı Ahmet Hakan, CHP'nin yeni eğitim sistemine karşı gelmesini haksız buldu. http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/esh4164.jpg Hürriyet yazarı Ahmet Hakan son günlerin tartışmalı konularından biri olan yeni eğitim sistemi ile ilgili olarak CHP'ye yönelik çeşitli eleştirilerde bulundu. Hakan yazısında CHP'ye çeşitli göndermelerde bulunarak 'bu durumda CHP neye karşı' sorusunu yöneltti. İşte Ahmet Hakan'ın o yazısı; CHP NEYE KARŞI "4+4+4" modelinde "kesinti" olmayacak. Kademe getiriliyor. "Kademe" demek, "kesinti" demek değil. Öğrenciler ilk 9 yıl aynı dersleri görecekler. Sadece ilk dört yılın ardından bazı dersleri "seçmeli" alabilecekler. Yani bir "kesinti" söz konusu değil. Soruyorum: Bu durumda CHP neye karşı? "BUNDA İTİRAZ EDECEK NE VAR" İmam-hatiplerin orta kısmında fazladan sadece "Kuran-ı Kerim" ve "Arapça" dersleri söz konusu idi. Yeni sistemde bu iki ders, "seçmeli dersler" kapsamına alındı. Bunda itiraz edecek ne var? İsteyenin istediği dersi seçmesinde ne sakınca var? Soruyorum: CHP bu konuda neye itiraz ediyor? Meclis'e gelen teklifte... "Çocuk işçi" ya da "küçük anne" gibi itirazları gerektirecek hususlar ortadan kaldırıldı. Yani... 9 yaşındaki bir çocuğun mesleğe yönlendirilmesi söz konusu değil. Yani... "9 yaşından sonra evde eğitim seçeneği" de gündemden düştü. Soruyorum: CHP neye itiraz ediyor? Kaynak:Ensonhaber ---------- Mesaj tarihi 12:44 ---------- Önceki mesaj tarihi 12:37 ---------- Erdoğan-Ahmedinejad görüşmesi sona erdi İran'da temaslarda bulunan Başbakan Recep Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ile bir araya geldi. Görüşmeye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi de katıldı. GÖRÜŞME DÜN AKŞAM YAPILACAKTI AMA.. Erdoğan ile Ahmedinejad arasında planlanan görüşme dün akşam yapılacaktı ancak Ahmedinejad'ın sağlık sorunları gerekçe gösterilerek bugüne ertelendi. Ertelenme nedeni ile ilgi olarak İran'dan her hangi bir resmi açıklama yapılmazken, Ahmedinejad'ın dün akşam saatlerinde Türkmenistan'dan gelen bir yetkiliyi kabul ettiği İran basınında yer aldı. BASIN MENSUPLARI GÖRÜNTÜ ALDI Başbakan Erdoğan dün akşam saatlerinde de İran Meclis Başkanı Ali Laricani ile görüştü. Basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmede; Kürecik'teki füze kalkanı sistemi, Suriye ve Irak meseleleri üzerinde duruldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Tahran'da İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ile görüşmesi başladı. Görüşme öncesi basın mensuplarının görüntü almasına izin verildi. GÖRÜŞME SONA ERDİ 2 lider arasındaki 1 saat 35 dakikalık görüşme sona erdi. Kaynak:Ensonhaber |
| Saat: 00:47 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık