![]() |
Deniz Yaşlı bir devrimci düşürmez hiç ağzından özgürlük kelimesini ve yatmadan önce bir bardak su yerine denize bırakır takma dişlerini........ Sunay Akın |
çağırdım belki bin kez, oysa sen yoksun aşkım. gel birgün ilk otobüsle, yanına dönüş biletinide al, beğenmezsen dön aşkım hayri türkoğlu |
Sen Söylemeden de Biliyorum Seziyorum ki kaçacaksın.. Yalvaramam koşamam Ama sesini bırak bende Biliyorum ki kopacaksın Tutamam saçlarından Ama kokunu bırak bende Anlıyorum ki ayrılacaksın Çok yıkkınım yıkılamam Ama rengini bırak bende Duyumsuyorum ki yiteceksin En büyük acım olacak Ama isini bırak bende Ayrımsıyorum ki unutacaksın Acı kurşun bir okyanus Ama tadını bırak bende Nasıl olsa gideceksin Hakkım yok durdurmaya Ama kendini bırak bende... Aziz Nesin |
Anayurt Dicle, Seyhanla Toroslar... Kızılırmakla Fırat, Şaha kalkmış başı karlar dolu yüksek Ararat, İzmir'in engin üzüm bağları, Antalya, Hatay, İşte hür yurdumun üstünde gezen sevgili ay... İşte şarkında büyük Van gölü, garbında Meriç! İnce bir tül gibi işlenmede her kalbe sevinç! Herkes atmış yüreğinden koca hicran ağını, Kızların çehresi andırmada gül yaprağını! Yaşlı gözler güler olmuş... Saçı akpak nineler, Demiyorlar: "Senelerdir bu yürekler inler!." Gitmiyor genç eri yadellere artık şu dulun, İşte gül bahçesi olmuş önü binbir okulun! Çeyzinin üstüne yaşlar akıtan kızlar yok, Yok elemler dağıtan, gam dağıtan rüzgar yok, Yok, o "zemzem" diye her gün su veren şeyhin eli, Bir sevinç şarkısı halinde uçar ülke yeli!.. Dünkü ker***, basık evler ne güzel şenlenmiş, Tam otuz beş bin olan her köye cennet denmiş! Çekmez olmuş kara gurbet oylun üstünde bir ah, İşte yurdun doğuyor üstüne hulyalı sabah! İşte her şehrimizin gökleri nurlar doluyor, Yılların ördüğü mazi denilen renk soluyor! Bakın askerliğe koşmuş vatanın erlerine, En az on beş yıl olan gam dolu gurbet yerine On beş ay askeri olmuş vatanın bak, şu çocuk, Ne Yemen var, ne de Balkan... Ne yakınlaşmış ufuk! Dümdüz olmuş ve geçilmez koca dağlar, taşlar, Şaha kalkan yüce dağlar gibi kalkmış başlar!. Erzurumdan Mericin üstüne gelmiş demir ağ, Her tünel bir dağı yapmış köye zengin memba! Öğrenilmiş: Oto, tayyare, buhardan makina, Geziyor köylü çocuklar da vatandan vatana! Koca dünyalara meydan okuyor Türk eri bak!.. Kararan ülkeyi yapmış ta güneşler yeri bak. Uçuyor ruhu semamızda mukaddes (Ata)nın, Nerde bilmem eşi dünyada, bu eşsiz vatanın?. |
Şimdi gidiyorsun Git Oysa senden tek bir damla istemiştim Sana kocaman bir deniz sunmak için Şimdi gidiyorsun Git Ne zaman başladı bu hikaye Anımsamak zor Gençtim Hazırda fırtınalarım vardı dört nala sevdalarım Komazdı öyle üç-beş nöbetleri Geceler içimi acıtmazdı böyle Bir insan bu kadar eksilebilir mi Hatırlarsan sesine uyku kaçmış bir adam vardı Bu şehrin biryerlerinde Düşler ormanının gece bekçisi derdin sen ona Gözlerinde gizledi o seni sen bilmedin O adam bendim unuttun mu Bak sevdiğin adam gülmeyi bile unuttu Seni unutamadı İşin kolayına kaçmadım Uğruna ölmedim yani Uğruna ölünecek sandığım biri için yaşadım hep Sen bunu da bilmedin Ben bir bakışına bin anlam yükledim Sen aşka kestirmeden gittin Bir hayatın özetini bırakıp avuçlarıma Şimdi gidiyorsun Git Bana karanlığın ne demek olduğunu öğretmeden Bütün ışıklarımı söndürüyorsun Bu cehennem cinayetlerini işliyorsun Sonra bunlara intihar süsü veriyorsun Yazıklar olsun yazıklar olsun Susuyorsun susuyorum susayacaklarım bitmiyor Hani sen sevdiğini Yarı yolda bırakacak kadar yüreksiz değildin Düşmemeyi öğretecektin nerdesin nerdesin Uzun lafın kısası yoktur Anlatacağım çok şey var Hoyrat bir rüzgar gibi geldin Aklımı hayatımı dağıttın Şimdi gidiyorsun Git Daha ayrılığa bile çarpmadan Aşk bize döndü Bir yılan gibi soktun koynuma kimsesiz geceleri Artık ölüm sana dokunamamaktan kötü değil Ama sana dokunmak da yasak bana Göz çukurlarımdaki karanlık bunu anlatır Sen var ya sen Allah kahretsin Yani şimdi Gözleri sana benzeyen bir kızım olmayacak mı Yani şimdi başkaları mı sevecek seni Ben saçlarını okşadığım zaman Ellerin öksüz kalırdı Şimdi gidiyorsun git Kahraman Tazeoğlu |
Ay Işığında Son Tango Gece yine küsmüş rüzgara Zifiri karanlık çökmüş üstüne, Yıldızlar solmuş hazan yaprağı gibi, Ay ise yine kızgın, Karanlığa inat parlıyor, Ayrılık dansının hatrına, Ay ışığının altında, İki yaralı yürek, İki titrek el, Korkuyla birleşirken, Akıp giden zamana inat, Ay ışığında başlar son tango, Kadere inat, sebat duran başlar artık eğilmiş Diğerine bakmaya pervasızlık yapamayan gözlerden, Kalbinde saklı son hazan yaşları dükülür, Ayrılığa inat birbirine vakfeder (sarılan) bedenler, Yaşanmadan Uful edilmiş (gömülmüş) ne varsa, Ay ışığında yaşarlar son tangoda, Artık başlar isyanlar geceye, Yalvarırlar aya, bir bir kayan yıldızlara, Acı acı esen sabaya, Seherde bitecek aşklarının acısına, Ay dayanamaz kaybolur, Acun kapkara bulutlarla zindan olur, Gece kara, acun kara, Yürekler erir sanki yok olur, Son tango bile zehir olur, Ay bulutta saklı ya, Nasıl dayansın bu acıya, Yalvarır buluta son tangonun hatrına, Bulutlar karartı kurmuş ayın ışığına, Başlar ay ağlamaya, Bu sevdanın, son tangonun aşkına, Ne severlerdi yağmuruda ya, Seher vakti gelip çatar, Yüreklerde hicran akar, Takati kalmamış ay yavaş yavaş batar, Yıldızlarsa, geceden yorgun solar, Ayrılık bu varmı başkası, Az sonra gelecek, Ayrılıkkervanı Son veda edilip biter bu, Son ayrılık dansı, Ayrılır önce yürekler, Takip eder beden, Ve en son kopar birbirinden eller, İşte bitti ay ışığının aşkı, Görülmüşmü gecenin böyle yücesi, Gelin olsa değil, Son nefeste unutulurmu o tango gecesi, Ne kadar mutlu olsalarda sabahı ayrılık değilmi... Ama yinede siz Kader deyip boyun eğmeyin, son tango bile olsa, asla sevdiğinizin elini bırakmayın. İsmail Sünbül |
A Benim Kardaşlarım Dostum yok ya dostum, düşman arama! Sağolası kardaşlarım var ya benim... Melhem diye tuz ekerler yarama Sağolası kardaşlarım var ya benim... Menfaat, çıkar olunca şu konu Kimi kep'i attı kimi şifonu Ali Cengiz olur oynar oyunu Sağolası kardaşlarım var ya benim... Dursun desen de duramaz yerinde Kırk tilki var her birinin cebinde Hesap günü gelir çatar birinde Sağolası kardaşlarım var ya benim... Huri melek sandığım masum yüzler Kimi kuyum kazar, kimisi düzler Ayışığı kadar kâr etmez hiç sözler Sağolası kardaşlarım var ya benim... Böbürlenme Çağlari beş kardeşinle Ne desen boş, ne desen boş nafile Sağlığında tükürürler leşine Sağolası kardaşlarım var ya benim... Muammer Çalar (Aşık Çağlari) |
Ve Masal Bitti....! Ne bedenler yandı aşk mabedinde gizlice, Sen yanma diye söndürdüm tüm ateşleri bir geceliğine, Uzatsan da ellerini tutamam ki..! Gözlerin güneşin kızıllığında yakar bu bedeni, İçine atarsın da dertlerini, Göz yaşlarını saklayamazsın.... Yüreğinde yanardağlar patlar, Ateşi bir seni bir de beni yakar,kor dudaklarında, Sevda bulutları uçarken yükseklerden, Neden korkarsın ki uçurumdan düşmekten.... Senle yaşananlar bir sevda masalıydı, Ve masal bitti....! alıntı... |
Beyaz Gül Seni arıyorum kalabalık caddelerde, tanımadığım insanlar geçiyor, sen yoksun.. perişan hayallerimin basladığı yerde, Sana sesleniyorum, duyuyormusun? Beyaz güller açtı bahçelerde , sevdiğin.. Ya o karanfil , baygın kokulu çiçek. Gel yalnızlık bahçeme beyazlar giyin, anladımki bu ömür sensiz geçmeyecek. odamı süsleyen ellerini uzat, hazzından dile gelsin bastığın halı.. açılsın sevincinden perdeler kat kat.. ışık ve ateş senin için yanmalı.. Sonra çevir düğmesini, radyonun sevdiğin musiki dolsun odama, Dinle şarkısını büyük koronun, Beni düşün! Beni düşün aglama.. içimden bir ses diyorki sabret.. Sonu gelecek bu yalnızlığın, bütün aynalar gülecek elbet, açılacak kapılar ansızın.. yalnız sen varsın beyaz gülüm, Evde bahçede ve sokakta, Bir eylül akşamı gördüğüm , O beyaz hayalsin uzakta.. yakınsın yalnızlık kadar, uzaksın yakınmış gibi, Sensiz yasadıgım yıllar Bu kadar güzel değildi. Yeter.. Gel artık yeter.. Karanfiller açtı gel!! kış bahçesinde , güller Beyaz güller açtı gel.. Ümit Yaşar Oğuzcan |
Kalk Uyuma Kalk uyuma sıçrıyor duygularım bak ne yazacağım yağmur bahara çarpıyor yağmuru yazacağım tut elimi titrek yıldızlar gözükmüyor çaresiz kalmış güneş bulutların arasında kalk uyuma sokul bana bahar olsun yüreğim erisin bedenim tükensin bitsin çaresizliğim deli desinler bana yağmur bitse de kalk uyuma güneş kurutamasın yansımasında ıslaklığımı toprak kokusu saçlarında burcu burcu kalk uyuma sarmaşıklara inat kollarım bedeninde dolansın kalk uyuma kış batarken bahar bizi kıskansın günahı neydi sevginin uyandırılmak mı kalk uyuma sevmeyi öğrenmeden mi uyuyacaksın umutların rüyasında mısın kalk uyuma otur karşıma zamanıdır yaramazlık yapmanın. |
| Saat: 00:32 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık