![]() |
Kimbilir Kaç Kişi Seni Sevdi Kimbilir kaç kişi senin zarif hallerini sevdi Kaç kişi güzelliğini sevdi Belki gerçek aşkla; belki değil Ama bir tek kişi seni sevdi. Bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi. William Butler Yeats |
SEVMEDIN BENI inadim tuttu kalbin onune coktum felek, izdirap ve kahir soktum kalbine ulasmak icin ter doktum ferhatin dagi gibi yormadin beni oysa ben yoruyorum sevdam agirligi kadar sanadir sevdam sanadir sevdam her animda seni yasadim, aradim yetmedi herbir lahzada taradim gidince icimde son ukte, muradim ucan kuslardan sormadin beni oysa ben soruyorum her sorulacak yere seni aradim seni aradim gozden, gonulden seni sakindim bilsen sana sendende yakindim tasi saran yosuna bile bakindim sarmasIk misali sarmadin beni oysa ben sariyorum gunesin ulastigi kadar sendedir yuregim sendedir yuregim ruzgar mekani dokunmadigim tenin bir bana yabanci yanaktaki benin bu hep bile bile asi huylarin senin huzur otagina cagirmadin beni oysa ben cagiriyorum sevdama, gonul tahtima sanadir davetim sanadir davetim haykirdin kainata inat mi veda mi sozmu gercek yoksa aksi seda mi senli bulanmis efsanelik sevdami daglara taslara bagirmadin beni oysa ben bagiriyorum gok kubbe duysun seni seviyorum seni seviyorum seni seviyorum |
Je Taime Seni ilk gördüğüm anda vurulmuşum neydi seni bana çeken galiba unutmuşum belki anlamlı gözlerin ya da duruşun herhalde aşktan sevdadan yorulmuşsun bilmiyorum beni seviyor musun yemin ederim aklımdan çıkmıyorsun ne yapsam söylesem mi sevdiğimi Fransızca olsun itirafım je taime iyi mi |
Anla Artık Işıksız gecelerde sensiz düşler kurdum Çoban gibi rüyalarda peşinden koştum Soğuklarda ayazlarda bekledim durdum Seni ne kadar sevdiğimi anla artık Senden öncekilere ümitler vermedim Belki bir gün beni de seven çıkar dedim Seni beklemeyi kendime uhde bildim Seni ne kadar sevdiğimi anla artık Gönül kervanını can evimde hapsettim Sevda tacımızı kalbime perçinlettim Herkese bu aşkımızı izhar eyledim Seni ne kadar sevdiğimi anla artık |
Çocuksu Tavrım Yirmialtı yaşımda bu kadar cocuksu tavrımla Baharı yakalamıştım, mevsiminde ipeksi saçlarında Gözlerinde kaybolmuştum, kimsesiz halimle Sen yüreğimin dili oldun, Dilim lal oldu. Sevda tohumları kök saldı yüreğimde, Rekler anlam kazandı köhne alemde Her sabah ,sesin kulağımda olmasanda yanımda yar Bir yara var içerimde ,başından sonuna sana çıkan Her damla akan gözyaşımda,yada resmine her bakışımda İçimde bir eksiklik hissi, yüreğimden gelen o ses Sen oldun,sana yazdığım şiirlerimdesin sen yar Senleyken söz verdim, sigara içmeyeceğim Yeminimde seni asla üzmeyeceğim. Mutluluğun benim varlığım oldu, Sen gülünce, Bir çocuk var bayram sevincinde, Gözlerine düşerse iki damla yaş Damlar kanım yüreğime..... Dün akşam da düşümdeydin Saçların arasında yıldızlar Yıldızlar arasında ,huzurluydum yar Göğsünde çeşit çeşit mis çiçek kokusu Masmavi bulutlar seninleydi yine yar O pamuk ellerinde, gençliğim Tırnakların arasında bedenim Sevdiğim,sevdiceğim Ayakların altında saklı olan gerçeğim Sabaha yakın,ezan sesinde Ansızın içimde ürperdin, Uyandım,gözüm yaşlar içinde..... Mahmut Tuğrul Ağsu |
***Sendeyim Sevgili *** Aşkın semalarında, firari sevdaların ağıtlarında sevgilinin yokluğuna kıvranırken ruhum üzüntüyü sarıp sarmalayan bir yolcuyum... Acılarımı harmanlayan şimal rüzgarları ne de çabuk sustu? hüzünlü yüreğimin üzerine hangi el mutluluğu inşa edecek? Dinle; Bu akşam düşte Şahmaran gece destansı aşklara vuruyor yüzünü hilalin yarı loş ışığıyla uykusuzluk; uzuyor, düşüyor, sağır, dilsiz ama nabzı atan mısralara… Şahikalarda asılı kalan duygular ses veriyor düşüncelere; ve Sûru üflemeye hazır İsrafil’ in sabrına aşina ya yürekler aynı nizamla... Sendeyim sevgili Yüreğim göz yaşlarımı kristalleştirerek, Belkıs‘a hazırlanan tahttan daha görkemli bir taht hazırladı, zaman perdesini çektiğinde ben, sendeyim sevgili... Ayrılığın katmer katmer beslediği sevdanın; dudaklarından bir kıvılcım düşerken Kays’ın kalbine, tek bir kıvılcımla, aşkına kül olan Kays’ın gönül gözlerine tecelli eden o nazlı yarin, Leyla’nın da yüreğinde çalkalanan hasret duası ile ben, sendeyim sevgili... Melaikelerin şeffaf kanatlarında ölümsüz aşkların vaveylası, sonsuzlukta yankılanırken tuttuğum eller, sabrın huşulu raksıyla güvene hicret ettirdi ya ben, sendeyim sevgili... Bir yediverenin mevsimlerde bereketi bir de sevgilinin o emsalsiz hayali sır olup yerleşti ta içime.. Kimsesizliğe soyunmuş Alplerin güzelliğine göz kırpan tan vakti, sahipsiz umutlarla kalbe doğarken; erişilmez aşkların yıldızı Zühre’nin derin iç çekişleriyle ben, sendeyim sevgili... Ümitzeynep Kayabaş |
Vatan Haini Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala, Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala.´´ Bir Ankara gazesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntularla, bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un 66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Nazım Hikmet Ran |
seyrantepe'ye karpuz yüklü kamyonlar gelir ve gün aşınnır, dicle'ye muhteşem bir dolunay çömelir usulca hışırdarken dut ağaçlarının tırtıllı yaprakları yosunlara sırnaşarak uyur o nehrin afili balıkları kamyoncular işerler geceye, rüzgara karşı uzaklarda gümüş gibi parıldar dicle'nin nemli bataklıkları * seyrantepe'ye karpuz yüklü kamyonlar gelir sıcaktan sarkarken elektrik telleri yollarda asfaltlar erir derken ufkun göğsünden kente bir otobüs yönelir yolcular iner, abim askerden gelir seyrantepe'de öyle ter içindeyken birden gönlüme bir serinlik çömelir... Yılmaz Odabaşı |
Prangalara Bağladım Aşk’ı kırık parçalarını topluyorum bedenimin uçurum k e n a r l a r ı n d a n yine aşk mahkûm olmuşken yalnızlığa gün ışıkları da sönmüşken gözbebeklerimin ısıtmıyor artık buz kesmiş bedenimi doğan g ü n ezgiler sürüyorum kırgın bedenime kâh mutlu kâh hüzün doluyken umutlarım sabahı selamlıyorum istemeden yorgun yüreğimin durgun atışlarıyla bu kaçıncı prangalara bağlanışın a ş k çıkmaz yokuşlu uzun prangalar hayatın nersendeyim şimdi, bilmiyorum hangi yokuş başında hangi yüksek tepesinde sınavlarım ha bitti ha bitecek desem alev alıyor yangına dönüyor h a y â l l e r i m gökyüzüne çizeyim desem düşlerimi tek dost sensin b i l i y o r u m bir dolu yağıyor, bir fırtınaya dönüşüyorsun el uzattığım her şeyde gözyaşlarım yakıyor y a n a k l a r ı m ı yıldız ekeyim diyorum gözyaşlarımın yerine belki boy verir yıldız çiçekleri desem olmuyor ve yüreğim kanıyor d e r i n d e n azıyor yaralarım korkuyorum yeniden oysa hayat acı izlerine aldırmadan g e ç i y o r dibe vuruyor her aşk’ta yarınlarım olmuyor işte olmuyor bir türlü peşimden aydınlığa giden karanlıklarım ne bu yürek bıkıyor yorulmaktan ne de sızıntı misali içime akan k a n a m a l a r ı m tuzla buz oluyor bir de üstüne aşk yok biliyorum, benim için sana doymak git hadi bir daha d ö n m e m e c e s i n e zaten bir rüzgârla geldin bir fırtınayla gidiyorsun yol verdim sana artık, git gidebildiğince a ş k... *git yolun açık olsun, hazır prangalara bağlamışken s e n i... Günay Öztürk Özdemir |
En Mutlu Satırlara Yazıyorum Seni. Uykularımı haram ediyorum. Rüyalarımı bağışlıyorum. Düşlerinin içinde sabahlıyorum. Sevgimi Yetim şehrin yalnız sokaklarına adıyorum. Sevdamı teslim alan hüznün içindeki cam artıkları gibi, Yüreğimde mühürlüyorum seni. Sen; Umutsuz yarınlarımın sevda çiçeği. Gönlümün sır dolu kapılarını sana açıyorum. Bir sevdakar gibi seni işliyorum bulutlara. Kirpiklerini çağlayanlara, Gülüşlerini denizlere resmediyorum. Gamzelerin aydınlatırken gecelerimi, 'En mutlu satırlara yazıyorum şimdi seni'..... Adnan Çakır |
| Saat: 20:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık