![]() |
Ay dolunay ay seni yaşatıyor bana sevgili yakamozlarla deniz beni uzakları okşuyor ay ışıkları kolların bomboş bilmekteyim hissetmek medcezirlerini bütün denizlerin aşk cığlıklarını evrenin yakomazların çakıltaşlarının tüm şarkıların sesinde baktığım noktadan aydınlıkların yansımasını anılarımın sen ben ve nevbaharın artakalan zamane aşklarından dolunay zamanlarının yarımdan iki karanlık iki ay gelişinden belli mehtap ay dolunay Nevin Kalafatoğlu |
seyrantepe'ye karpuz yüklü kamyonlar gelir sıcaktan sarkarken elektrik telleri yollarda asfaltlar erir derken ufkun göğsünden kente bir otobüs yönelir yolcular iner, abim askerden gelir seyrantepe'de öyle ter içindeyken birden gönlüme bir serinlik çömelir... Yılmaz Odabaşı |
Masal Aşk Var mısın... Masal gibi bir aşk yaşayalım seninle Bir sen bir ben bilelim yaşananları Sonra denizden bir boş sayfa açıp Var mısın... Sulara yazalım masal aşkımızı Varsın yaşanmamış olsun Dalgalar kayalarda söylesin şarkımızı Aşkımız kıyı kıyı, liman liman dolaşsın Var mısın... Bir düş olup düşelim sulara Bedenlerimiz arzulara teslim Aşk selinde yıkanalım sırılsıklam Dev dalgalarda bir bedende sarsılalım Var mısın... Koskoca bir ummanda kaybolalım Aşkımızı anlatalım uçan kuşa Dolaşıp liman liman cümle alemi Fırtınada aynı limana sığınalım Var mısın... Yazalım yaşanmış gibi yaşanmamışları Öpüşmelerimizi boş kumsalda Hayal sevişmelerimizi bulutlar altında İster adı masal olsun aşkımızın Var mısın... Bir gecede bin defa ölelim İçimizde masalsı ürpermeler Kah ağlayalım kah gülelim Sulara aşkımızı yazıp acıları silelim Var mısın... Bir masal yazalım sulara Yaşanmamış aşkımızın masalını Sonra ölelim hiç yaşamamış gibi yarın Masal aşkımız sularda yaşasın... Gürcan Günay |
Önce güneş doğardı sabahları, sonra sen Saçlarını topladığında bir şeyler dağılırdı yüreğimde, keşke görsen! bilinçsizce doğurulmuş, doğmuş kaç fakir çocuk varsa hepsinin isyanı gizliydi gözlerimizde Umut dedikleri şey artık yoktu. bir teslimiyetin son vasıfsız işçileriydik. kapkaça uğramış hayallerimizin üzerine yağmurlar yağar, ürkek adımlarımıza hendek olurdu çaresizliğimiz İşte geldim gidiyorum sözcüğünü en anlamlı kılan anlamsız bakışlarımız vardı Ama yine de, her gülüşünde güle benzemen, dizlerinde uyuturdu vazgeçtiğim aşkları Biraz kör biraz nankör, bana bugüne kadar seni hatırlatmayan ne varsa hesap soruyorum artık hesapsızca... Kalabalık bir soluktu özlemini duyduğum, ama en çok yalnızlık yakıştı bana.. Ya da yapıştı! Cesareti tipsiz, bir merhabadan korkan, sevişme özürlü yalnız gecelerde, kim olduğunu hiç bilmediğim bir sevgilim vardı, terk ettim! şimdi ise benim kim olduğumu bilmeyen ve bu yüzden hiç terk edemeyen, mutlu mesut, çelimsiz korkak, zavallı suskunluğumun yeni bir sevgilisi var... Sen. Bir bilsen! Bilirim çok uzaksın bana dokunsam, ellerin ellerimde üşür desem ki, bugüne kadar kaç sevda topladıysan, kör bir kuyuya takıl hepsini düşür Ah be güzelim, beni sevmeyi denesen de, bastığın yer ızdıraba dönüşür. Çok sevda taşıdı bu kalp Gün geldi aşk oldu, gün geldi aşık Acıya dirençli, uzaktan sevmeye alışık. İşte bu yüzden çekinmiyorum Olsun, seni sana rağmen de seviyorum turgay yıldız |
Gözlerinde bir umut dünyalara Minicik ellerin büzülmüş kundağında Büyümek yok Ya da zor bebeğim Ağlıyor annen gidenlere Ninni bekleme, büyüme bebeğim... Öldürmesinler seni üzmesinler bebeğim... Tebeşir yerine silah tutacak ellerin Alfabe yok, savaşmak tek tercihin... Kundak, kan, kefen giyeceğin Öldürmesinler seni üzmesinler bebeğim... Yıkmasınlar dünyaları, savaşmasınlar artık... Yenik düşsün savaşlar Bebekler ölmesin... Çocuklar büyüsün, büyütsün dünyayı Ölmesin bebekler Bebekler ölmesin... Aysema Arslan |
Bugün bahar bayramı, yeşil en doruğunda. Duygularım bu mevsim, yoğunlaşarak artar. Şairliğim şahlanır, konum sen olduğunda. Kalbim bir başka çarpar, nabzım bir başka atar. Seni düşünüyorum, gecenin bu vaktinde. Sen yatağında bensiz, mışıl mışıl uyursun. Ben mi gelmedim yoksa, beni davet ettinde? Bir sağa dönüyorsun, bir sola dönüyorsun. Sıcaklarda ateşli, soğuklarda büzülüp. Yatmak kaderin değil, ama sen bilmiyorsun. Uyku tutmaz gözünü, durursun dönüp dönüp. Ey kader bir kez olsun, bir bana dönmüyorsun. cihad adleyba |
" Sende sevgisizliği sevdim. İyi oldu gelmediğin". Bu yol korkaklar için değildir iyi oldu gelmediğin Bu sulardan her babayiğit içemez, Bu köprüden her benim diyen geçemez, iyi oldu gelmediğin Yumuşacık yürek gerek, sevgi kadar derin gözler, inançlı bir bilek gerek iyi oldu gelmediğin. Sen, bilindik kıyıların sığ sularından açılmadan yaşarsın Sen,okyanus mavisine uzaklardan bakarsın, Biz, yürüyemeyeceğin kadar uzak, düşleyemeyeceğin kadar renkli, ve berrak bir ülkeye birlikte gidemezdik. Sen, açık denizlerden habersiz bir balık, yalçın tepelerden uzak bir martısın. Sen, benim için korkak, herkes için heryerdeki insansın. İyi oldu gelmediğin. Alınmanı istemem, darılman üzer beni, sana yalan söyleyemem. Tabi, hep sevdim seni, sende sığ suları, sende martıları, açık denizden habersiz balıkları, sıradan insanları. Geçemeyeceğin köprüleri, düşleyemeyeceğin mavileri sende korkaklığı sevdim. Sende sevgisizliği sevdim. İyi oldu gelmediğin. Korhan Abay |
Derviş Yunus Tabtuk dergahından feyizler alan, Yanan Yunus idi,o derviş Yunus... Gönlünü derya,ummanlara salan, Dalan Yunus idi,o derviş Yunus... *** Gezer idi; iki Arşı alayı, Sevgi ile yoğururdu mayayı, Barış, Hoşgörü bir edip davayı, Bulan Yunus idi,O derviş Yunus *** Yetmiş üçe hep, bir nazar eyleyen, Herdem Hakkı hakikatı söyleyen , Aşk elinden kendin heder eyleyen, Kanan Yunus idi, o dervişYunus ... *** O bilmezdi kin ile kem hiddeti, Diler idi;Kahhar Haktan mededi, Şu fani dünyaya mehil vermedi, Canan Yunus idi,O derviş Yunus. *** Yunus Emre |
BANA BUNU YAPMAYACAKTIN Bana bunu yapmayacaktın Öyle sırtımdan vurmayacaktın beni Gelişin gibi onurlu olmalıydı gidişin Ve öylesine gururlu bitişin. Gel gör ki kötü oynadın bu oyunu Erken düştü masken yüzünden Demek sen içimde büyüttüğüm bir dev değil Bir hiçtin Görüyorsun işte Gittin Ve de bittin… Bana bunu yapmayacaktın Böyle bir hançerle yıkmayacaktın beni Bir ihanetin adresi olmamalıydı ayak izlerin Yoksa ben mi yanlış tanıdım seni? Yoksa hep böyle kirli miydi senin denizlerin? İşte ellerimde Suç ortağın bir sinema bileti Bir pastane köşesi Bir tiyatro gişesi. Bu kadar ucuza gitmeyecektin Sigara dumanlarında harcamayacaktın bu aşkı Ve aşk cellatlarına meze yapmayacaktın beni Şimdi boş bir mezar bulsam Seni böylesine sevdiği için Oraya bırakırdım kalbimi… Bana bunu yapmayacaktın Böyle küstürmeyecektin şiirlerimi Kan kırmızısı yağmurlar Yağdırmayacaktın gecelerime Kanatlarını kırmayacaktın umutlarımın Beni böyle çıldırtmayacaktın! Artık Adın ihaneti çağrıştırıyor bana Ve tadın bir yılanın en öldürücü zehrini Söyle Şimdi hangi yüreğe saplıyorsun O acımasız hançerini? .. Bil ki Bundan böyle Yasaklanmış kitaplarım gibisin bana Yaklaşmam yasak Dokunmam yasak Ve ömrümce Sarılmam yasak sana!.. AHMET SELÇUK İLKAN BANA BUNU YAPMAYACAKTIN Bana bunu yapmayacaktın Öyle sırtımdan vurmayacaktın beni Gelişin gibi onurlu olmalıydı gidişin Ve öylesine gururlu bitişin. Gel gör ki kötü oynadın bu oyunu Erken düştü masken yüzünden Demek sen içimde büyüttüğüm bir dev değil Bir hiçtin Görüyorsun işte Gittin Ve de bittin… Bana bunu yapmayacaktın Böyle bir hançerle yıkmayacaktın beni Bir ihanetin adresi olmamalıydı ayak izlerin Yoksa ben mi yanlış tanıdım seni? Yoksa hep böyle kirli miydi senin denizlerin? İşte ellerimde Suç ortağın bir sinema bileti Bir pastane köşesi Bir tiyatro gişesi. Bu kadar ucuza gitmeyecektin Sigara dumanlarında harcamayacaktın bu aşkı Ve aşk cellatlarına meze yapmayacaktın beni Şimdi boş bir mezar bulsam Seni böylesine sevdiği için Oraya bırakırdım kalbimi… Bana bunu yapmayacaktın Böyle küstürmeyecektin şiirlerimi Kan kırmızısı yağmurlar Yağdırmayacaktın gecelerime Kanatlarını kırmayacaktın umutlarımın Beni böyle çıldırtmayacaktın! Artık Adın ihaneti çağrıştırıyor bana Ve tadın bir yılanın en öldürücü zehrini Söyle Şimdi hangi yüreğe saplıyorsun O acımasız hançerini? .. Bil ki Bundan böyle Yasaklanmış kitaplarım gibisin bana Yaklaşmam yasak Dokunmam yasak Ve ömrümce Sarılmam yasak sana!.. |
Gitme Kal Diyemedim Bir sevda dudağında tutsak kaldı özlemim uzun kara trenler alıp götürdü seni hasret boyu uzayan raylara döküldü gözlerim bütün insanlar ağladı sen giderken. bütün istasyonlar gözyaşlarına boğuldu bir ben ağlamadım inanki, bir ben ince bir duman gibi kaybolup gittin oysa seni sevdiğimi söylememiştim daha sensiz yaşamayacağımı, sana aşkımı anlatamamıştım gitme kal, giden ben olayım gitme kal diyemedim kahrolası gururum, kahrolası dilim arkanı dönüp giderken hıçkırıklar düğümlendi boğazıma kızdım ,bağırdım , haykırdım, isyan ettim yine de seni sevdiğimi söylemedim ardında ağlayan bir çift göz paramparça bir yürek ve dalları kırılmış bir ağaç gibi baktım ama gitme kal diyemedim kahrolası gururum, kahrolası dilim gittin hayallerim ardında yaprak yaprak düşüyordu bir çocuk üşüyordu elleri cebinde dalında bir gelincik ağlıyordu bir dağ yanıyordu içimde gitme, gidersen baharda git sonbaharda gitme yapraklar düşmesin ardında diyemedim kızdım ,bağırdım , haykırdım, isyan ettim yine de seni sevdiğimi söylemedim kahrolası gururum, kahrolası dilim gitme kal diyemedim .../ bir rüzgara açarım şimdi kalbimi bir de sulara alıp getirsinler diye sevgimi sana bir tutam sevgiydi yaşam kalbimde bir yudum hasret oldu döküldü gözlerimde tane tane gittin, bir tren garında ömrümü rayların arasında götürdün oturdum bir köşede öylece ağladım, kahroldum bir sessiz çığlığın yarayla buluşmasıydı gidişin ardından gitme kal, gözlerin yaralarımın tek merhemi diyemedim dizlerim, ellerim, yüreğim paramparça şimdi suları çekildi canağacımın asitli yağmurlar döküldü dallarıma acılar topluyorum takvim yapraklarından her gece gözlerime kan oturdu ey yar!.. her gece bekleyişler öldürür beni gelmeyişler bir de eriyişler hasretinden her gece ah! gurbet ah! sen olmasaydın ayrılık olmasaydı hasret olmasaydı ben olmasaydım sen olmasaydın aşk olmasaydı kahrolmasaydım... Nuri CAN |
| Saat: 13:24 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık