![]() |
Haberin Olmaz... Bir gece ansızın rüyana girip Bir ömür yaşarım haberin olmaz Seninle bir güne,bir ömür verip Sevdana koşarım,haberin olmaz Yağmurum; güneşin ardından gelen Ferhat'ım uğruna dağları delen Belki bir mendilim yaşını silen Derdine düşerim haberin olmaz Bir şarkı olurum senin dilinde Dikensiz bir gülüm belki elinde Belki bir yağmurum bahar yelinde Saçını okşarım haberin olmaz.. Yavuz Doğan |
göz kaptırdığım renkten kulak verdiğim sesten AFFET senden habersiz aldığım HER NEFERSTEN |
Hayat Hayat bir masalmış. Dertleri uzarmış insanın... Ömürlerse kısalmış. Kimse anlamamış. Hayat bir masalmış. Pirler piri bir bakmış. Sıcak sevgiyi bulmuş İçmiş doya doya Fakat kanmamış.. Hayat bir masalmış. İnsanlar hep koşarmış. Her bakan arkasına Bir arpa boyu yol almış. Hayat bir masalmış. Bitmeyen bir melodi. Dinleyenler susarmış. Susunca sessizlik ebedi. Hayat bir masalmış. Herkes Polyanna Alice. Tek gözlü acımasız dev. Hikayemizdeki kötü polis. Hayat bir masalmış. İçinde her şey varmış. Aşk,ihtiras ve savaş. Herkeste başka bir telaş. Hayat bir masalmış. Yaşanmış ve bitmiş. Bir varmış bir yokmuş. Her şey apansız olmuş. Mehmet Kızılkaya |
Üye olduğum sitelerde kendi şiirşerimi kendim eklerim.Bir arkadaşım bu sitede bir şiirimin eklendiğini ama en azından altına adımın yazıldığını söyledi.Başka sitelerde şiirlerimin altına kendi isimlerini yazanlara da şahit olmuştum.Hiç olmazsa bu arkadaş benim adımı yazacak kadar hakkaniyet sahibiymiş.Teşekkürler bu yüzden.Ayrıca şiirimi beğenmiş olacak ki ekleme yapmış buraya. Eminim bana ulaşabilme şansı olsaydı şiirinizi şu siteye ekleyeceğim bilgisini de verirdi. Kalın sağlıcakla. |
Çocuksun Sen-II Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüm Bir çiçeğe tutundum düşerken, ordayım hâlâ Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle Zaman benim işte, nesneleşiyor tüm anlar Dursam ölürüm paramparça olur dünya Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüğüm Uçurum diyordun bir aşk uçurum özlemidir Bırakıyorum öyleyse kendimi sesinin boşluğuna Tutunabileceğim tüm umutları görmiyeyim için Gözlerimi bağlıyorum geceyi mendil yaparak (Gözlerim bir yerlerde daha bağlanmıştı, bunu Unutmuyorum unutmuyorum unutmuyorum hiç) Bir rüzgâr esse ellerin fesleğen kokuyor Kırlangıçlar konuyor alnına akşamüstleri Bu yüzden bir kanat sesiyim yamaçlarda Üzgün bir erguvan ağacıyla konuşuyorum Ayrılığın zorlaştığı yerdeyim ve dalgınlığım Bir mülteci hüznüne dönüyor artık bu kentte Çocuksun sen alnına kırlangıçlar konan Bir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer Okyanus diyelim istersen ya da sen söyle Batık bir gemiyim orda, seni bekliyorum Upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken Gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde Ve gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su Çocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiç Gülüşünün kokusuyla yeşerdi bu elma ağacı (Soluğunun elma kokması bundandı belki) Bir elma kokusuna tutundum düşerken Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle Çocuksun sen, çocuğumsun Ahmet Telli |
Geldi hazân, Yine hüzün, Yine gam . Cümbüş kırık, neyzen suskun, ney suskun geldi hazân, yine hüzün, yine hüsran, yine hicran şarkı suskun, meyhan suskun, mey suskun geldi hazân, yine giryân, yine figan,yine efgân gönüllere elem konuk her akşam... bülbülü bir güle zar eylemişler dünyayı sevene dar eylemişler sevdayı göğsüme nar eylemişler geldi hazân, yine giryan, yine hüsran, yine gam yine hicran, yine hüzün, yine efgân, yine figan bir ince sızıdır nereye baksam… hicran dilsiz, yaş gözsüz, mevsimler güz şair suskun, şiir suskun, tar sözsüz yine boyun büktü akşamlar öksüz ey vah yine hazân, yine efkar, yine ah-u zar yine firgat, yine hasret, yine gurbet, yine gam var bir ince sızıdır düşer sineye ah leyli yar rüzgar hicran inler gönül secdede nağmeler aşkı kanar her hecede ay küser bir efkâr basar gecede yine hazan, yine hüzün, yine hicran, yine gam yine figan, yine efgân, yine giryân, yine hüsran bir kara dumandır iner her akşam felek ki, demirden örmüş ağını ceylanlar aşk için yakmış dağını gazeller savurmuş gönül bağını geldi hazân, yine hüzün, yine hüsran, yine gam yan ey deli gönül dermansız derdine yan yine efkar vakti, her yer karardı bahçe gazel döktü yaprak sarardı her sokak başını bir elem sardı geldi hazân, yine giryan, yine hüsran, yine gam yine hicran, yine hüzün, yine giryan, yine hicran bir ince sızıdır nereye baksam tipi bize, boran bize, kar bize feryat bize, figan bize, zar bize hicran bize, fizan bize, har bize yine firgat, yine gurbet, yine hasret ey Ozan dinmez sızıdır yüreğimde ne yapsan gönüllere elem konuk her akşam bahçe mahsun, gül mahsun, gönül hicran bülbül bi-zar-ı figan, bi-zar-ı fizan, bi-zar-ı efgân ey vah yine hicrân, yine giryân, yine hüsran, yine gam bir ince sızıdır düşer sineye her akşam geldi hazân, yine hicran,yine hüsran yine giryân bana düştü... yine firgat, yine hasret,yine figan yine efgân cana düştü... attı felek, her birimiz bir yana düştü yan ey gönül şimdi dermansız derdine yan ah ile, vah ile geçip gidiyor zaman hüzünlere yazılmış bir ömür bizimkisi ah! neylersin... Nuri CAN |
Süvârî Şu bakır zirvelerin ardından Bir süvârî geliyor kan rengi. Başlıyor şimdi melûl akşamda Son ışıklarla bulutlar cengi! Bir bakır tasta alev şimdi havuz, Suya saplandı kızıl mızraklar. Açılıp kıvrılarak göklerde Uçuyor parçalanan bayraklar! Ahmet Haşim |
YOL Bir gemiye binip de geri dönmeyen ince bir kız tanıdım yirmi ikide ''düzdür dünya nereye gitsen herşey peşinden gelir istersen'' diye başlayan eski bir şarkı döküldü dudaklarımdan bir izmir eylül'ünde ay ışığında yunus balıklarını öptüm rüyalarımda, onlarla mercan kayalıklarında yattım sarmaş dolaş gidip de geri gelemeyeceklere ağladım durdum üstü örtülü yanlızlıklar birikmiş çeyiz sandıklarında,öpücüklerle tütsülenmiş duvaklarda. ''öp beni sevgilim, dayanamam uzun ayrılıklara'' diye devam eden bir şarkı selanik'te ekim'de gözlerimi yıldızlara diktim, yıldızlar ki bekçileridir yaşamın ormanlara hükmettim,uzaklara,seslere... sesler ki çıkıp bir et parçasından hisleri kazıyandır belleklere. ne çok acı birikmiş içimde kendi göğsümü yardım,ağladım ''beni sakın unutma, bütün hayatımı sana adadım'' diye biten bir şarkı napoli'de. rüyalar hiçbir şeydir hem,götürmüyorsa önceden gidilmemiş yerlere. SELAHATTİN YOLGİDEN |
Bir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer Okyanus diyelim istersen ya da sen söyle Batık bir gemiyim orda, seni bekliyorum Upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken Gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde Ve gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su Çocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiç Gülüşünün kokusuyla yeşerdi bu elma ağacı (Soluğunun elma kokması bundandı belki) Bir elma kokusuna tutundum düşerken Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle Çocuksun sen, çocuğumsun Ahmet Telli |
ANAHTAR Konuşmak susmanın kokusudur. Ya sus git, ya konuş gel, ortalarda kalma. Yalan korkaklığın tortusudur. Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma. ÖZDEMİR ASAF |
| Saat: 20:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık