![]() |
Haykırış yıldızlar parlıyor gökyüzünde bu akşam ay ovardalık yapıyor gönlünce yüreğimde bir heyecan var dinmek bilmeyen içimden haykırmak geliyor gökyüzüne, benide alın yanınıza diye. bulutlara yazmak istiyorum şu sözleri; çocuklar ağlamasın, sevenler ayrılmasın bu güzel dünya zalimlere kalmasın. |
Bu Şehir ve Sen Ömrümün en güzel senelerini Alıp da gittiniz bu şehir ve sen Gönlümün en masum ümitlerini Çalıp da gittiniz bu şehir ve sen Döktüğüm yaşlara aldırmadınız Giden gençliğime acımadınız Düştüğüm yerlerden kaldırmadınız Basıp da gittiniz bu şehir ve sen Beni iyi tanır bu kaldırımlar Bu kuytu köşeler bu taş sokaklar Sizlerden bir ömür alacağım var Çalıp da gittiniz bu şehir ve sen Beni tanır bu kaldırımlar Bu kuytu köşeler bu taş sokaklar Sizlerden bir ömür alacağım var Çalıp da gittiniz bu şehir ve sen Bağlayıp durdunuz hep ellerimi Delik deşik ettiniz seven kalbimi İçimde dağ gibi hayallerimi Yıkıp da gittiniz bu şehir ve sen Biriniz sağırdı duvardan bile Biriniz kalpsizdi taşlardan bile Bütün acıları dizip önüme Yakıp da gittiniz bu şehir ve sen Kimsesiz yalnızdım kollarınızda Her şeyi kaybettim yollarınızda Şimdi bir hesap var aramızda Vermeden gittiniz bu şehir ve sen Ben yine yaşarım içimde yasla Ya siz neylersiniz bu ihtirasla Bir daha dönmek mi buraya asla İçimde bittiniz bu şehir ve sen |
Sensiz Sen'ler kaç sevgilide seni unuttuğumu sansam o kadar hatırlattılar seni bana kendimden çok sevdiğim senler oldu beni sevdiğini söyleyenler oldu bir ben sevemedim kendimi sevmedim sanma kaç sevgiliyle seviştim ama bir elini tutmanın yerine geçemedi hatta senin gözlerine bakmayı hayal etmeyi kaç sevgilinin kendisiyle değiştim bir sen değişmedin dönmedin bana kaç sevgiliye senler anlattım sen olsun diye benden benleri götürdü den kaldı o da senden oldu belki de sadece sevememenden oldu sevmedin ya... |
Haykırışça beni bende unuttum ben dün gece bir kadeh aldım elime şarap dolusu bir haykırıştı benimkisi ve unutulmuş gençliğimi haykırdığım mısralardı şiirlerim ... Şimdi sen sil gözlerini ağlama ulan içim kan,yürek kan Ortalık kanrevan... Yaşam iki satırlık bir yalan ve yılan ve acıdır bana kalan rolümü oynuyorum şu an Hey gelmeyin üstüme acılar ölürüm lan ... |
Hazan Yuvasız kalmasın kuşlar kış ortasında, Dökmesin çiçeklerini ağaçlar zamansız, Güneş ısıtsın hep içimizi kanasıya İçimdeki çocuk büyümesin apansız ! Olmasın karanlık, uyanmasın korkular, Saf kalsın her şey, beklentisiz çıkarsız Canım yanmasın, üşümesin yürekler Uzatsın başını kardelen gibi, ürkmesin sevgiler ! Ayrılık gelip oturmasın kapımızda Özlem sadık kalmasın yaşamımıza Bitmesin sevgiler, ayrılmasın eller Yıkılsın kendimize ördüğümüz duvarlar ! O duvarlar ki korkularımı saklar, Öyle sanırdım pek çok zamanlar, Oysa sevgi sınır tanımaz, Hapsetsen de yüreklere sığmaz ! Bırak bentler kurmayı, Ertelemeyi bırak, Kaldır zincirlerini, Maskelerini çıkar Kim söyleyebilir ki? Zamanımız mı var? Erteleyecek kadar! |
Bu Şehri Terkedeceğim Sen bastın diyerek bu sokaklara bütün kaldırımları çiğneyeceğim adını lanetle taş duvarlara yazıp ta bu şehri terkedeceğim. Bu şehir bir mezar oldu gönlüme bu şehir sebeptir süründüğüme bir sabah bütün dertlerimi katıp önüme bu şehri mutlaka terkedeceğim. Kim gezerse gezsin sahil yolunda kim olursa olsun artık kolunda bu aşkın bütün günahlarını takıp ta boynuma bu şehri mutlaka terkedeceğim. |
Haziran mektubun geldi arkadaşım haziran da geldi şimdi sen, denizi de yazmışsındır beni beter edeceksin ya martılarını ve simidini İstanbul'un göz nurum suyun çiçeğe çimene yürüdüğü bir mevsimde bana umudu yazmana ne hacet hadi biraz şehrin şarkısından ve arkadaşlarından bahset mektubun geldi arkadaşım haziran da geldi gönderdiğin gibi duruyorum burada hiç ağlama ağlamak yakışmıyor haziranda adama iyi yanları da yok değil ama bak erken kalkıyorum mesela gökyüzüne bakabiliyorum arada sırada arada sırada koymuyor değil koyuyor hasretlik onca kahrıyla, ama arada hadi çocuklardan bahset herkes iyi diye bir yalan yaz mesela pazar günleri onları güneşe çıkar ellerinden tut götür uzak bir limana sevgili karıma da bir gül diziyorum boncuktan mahsus selam ediyorum bütün arkadaşlara mektubun geldi arkadaşım haziran da geldi kimin aklına gelirdi ki aşkın ve sevdanın hatrına bir menekşe büyüteceğim iki ranza arasında sonra türküler öğreneceğim zulmün, ayrılığın ve turnaların adına gönderdiğin kitapları da okuyorum elin değerse ve zor değilse biraz çimen taze bir gül yaprağı karımın sesinden ve çocuklarımın gülüşünden de koy bir daha ki mektuba arkadaşların yüreğini de unutma mektubun geldi arkadaşım haziran da geldi yağmur da yağıyor mu ıslanıyor musunuz eskisi gibi eskisi gibi anıyor musunuz arkadaşınızı hiç unutmadığım adlarınızı adımın yanına yazıyor musunuz bu pazar açık görüş var çocuklarımı, karımı ve arkadaşlarımı istiyorum konuşuruz ordan burdan elleriniz elime yüreğiniz yüreğime dokunur tamam, biraz da ağlarız ağlarız işte n'olur mapusluk mevsiminde o kadar olur mektubun geldi arkadaşım haziran da geldi gönderdiğin gibi duruyorum burada hiç ağlama ağlamak yakışmıyor haziranda adama iyi yanları da yok değil ama bak erken kalkıyorum mesela gökyüzüne bakabiliyorum arada sırada arada sırada koymuyor değil koyuyor hasretlik onca kahrıyla, ama arada hadi çocuklardan bahset herkes iyi diye bir yalan yaz mesela pazar günleri onları güneşe çıkar ellerinden tut götür uzak bir limana sevgili karıma da bir gül diziyorum boncuktan mahsus selam ediyorum bütün arkadaşlara mektubun geldi arkadaşım haziran da geldi gönderdiğin gibi duruyorum burada hiç ağlama ağlamak yakışmıyor haziranda adama iyi yanları da yok değil ama bak erken kalkıyorum mesela gökyüzüne bakabiliyorum arada sırada arada sırada koymuyor değil koyuyor hasretlik onca kahrıyla, ama arada mektubun geldi arkadaşım haziran da geldi |
Ayın Gölgesi Gün ışığı göz kamaştırır, Öğle saatlerinde. Ay ışığı isim değiştirir, Su üstündeki gölgesiyle. Gece karanlığında, Esen rüzgârın soğukluğu, Kurt ulumaları, keyif kaçırır, Korku sarar sesleriyle, Görünmezlikleri arasında, Varlıklarını hissetmek, Korkunun sebebi... Karanlıkta, Görmeyen gözlerin takipçisi, Karanlığın sahibi, Ay ışığının gölgesi. |
Hep Sonrası Akşam sona ermek üzere. Akşam değil. Sonra? Sonrası gece. Koylar gördüm Tanınmamış resuller gibi. Ama ben geceyi Bilirim. Sonra? Sonrası düşleri, Bütün düşleri. Küçük bir kuş vurdum, Topal kaldı Temmuz'da. Sonra? Sonrası sabah, dağdan indim Günün yamacına. Baktım o değil, Değil küsken tanıyan beni. Komşuları gördüm sonra da, Bir bildikleri varmış gibi Akşama bakıyorlar ve geceyi bekliyorlar |
Bu Sen Değilsin Gölgeler düşmüş güzel yüzüne, İnanmıyorum, bu; sen değilsin... Aklar dolmuş saçların her teline, Yanılıyorum, bu; sen değilsin... Yıllar senden çok şey, almış götürmüş, Güzelliğin; zerre zerre; bitirmiş, Anıların yüreğine oturmuş, Yoo, aldanıyorum, bu; sen değilsin... Bir çok dostun artık unutmuş adım, Ne o eski keyif, ne; eski tadım, Yıllarımı; dostlarıma adadım, İşte; ona yanıyorum, bu, sen değilsin... |
| Saat: 07:50 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık