![]() |
Eylül Kuşağı Namluya sürülmüş bir deli-fişek Geçtik eylüllerin gökkuşağından Erotik düşlere serilen döşek Ergen umutların çılgın çağından! Bildik, tekerlekler nice dönermiş Acılardan servet üreten mantık Sinagog önünde bir yığın ermiş, Dolu-dizgin aşka gelip tıkandık. Gün/doğdu sirkinin güz kampanyası Herşeyin ucuza gittiği pazar Çenginin elinde bir yılantası, Çağdaş âyinlerde döngü ve nazar. Bekleşiriz, yedi-uyurlar gibi Ne gün rüzgâr eser, dağılır bulut? El-pençe eğilip ‘buyur’lar gibi, Benlik şatosunda sihirli flüt. Eski sayfalarda efsun kokusu Tapınmaya benzer bir özge şafak Değişim: çeliği paslandıran su İki câmi arasında yaşamak! |
Hıçkırık Gözlerden inatla gelen fırtına, Bir damlanın anasıdır hıçkırık. Yılların günahı,zevkin sonunda, Asileştiren güzelliktir hıçkırık. Zamana bakınca durgunlaşıp, Anılara sarılıp kucaklaşıp, Ölüme yavaş yavaş yaklaşıp, Eceli hissedince başlar hıçkırık. RAFET gelince seninde sonun, Dünyadan ayrılırsa yolun, Tutmaz olursa birgün kolun, Bir teselli olur hıçkırık. |
ÇOK ÜZGÜNÜM DEMEN YETMEZ Kİ !.. Çok üzgünüm demen yetmez ki bana; Gitmeden bir sebep göster ne olur ? Hani, ışığındım karanlığına, Hani, ben olmazsam yaşayamazdın ? Paylaşmadan mutluluk olmaz derdin hep, Acıyı, tatlıyı paylaşmak gerek... Ne oldu bir tanem, ne oldu sana ? Hadi anlat bana, susma ne olur ? Seviyorum diyen dillerin sustu, Evimde ölüm sessizliği var.. Ne yaptım, söyle nasıl incittim ? Yaşarken öldürme, gitme ne olur.? Ben sensiz bir dünya düşünmedim ki ! Ne dost aradım kendime, ne de sevgili... Kanıma girdin, yatağıma, koynuma.. Onları boş bırakıp, gitme ne olur ? Son nefesimi bile sensiz veremem, Sebepsiz gidişine, sessiz kalamam.. Seni bensiz,beni sensiz bırakmam inan... İkimize, bu aşk'a yazık, etme ne olur ? ...BİTANEM... |
Bu Şiir Yarım Kalsın Sen bırakıp gidiyorsun. Git, ne çıkar! Nasıl olsa bütün şarkılar tükendi. Bütün köşe başlarında ben yalnızım. İçimde bütün hüznüyle bir sonbahar Ve bütün acılığıyla eski bir aşk... Sen bırakıp gidiyorsun. Git, ne çıkar! Nasıl olsa bütün şarkılar tükendi. Şimdi geniş caddelerle patikalar bir. Kalkıp yollara düşmek, boş ve çaresiz... Ha uğultulu meydanlarda terk edilmiş, Ha dağların yücesinde yorgun, esir! Şimdi bütün yüreklerde hep aynı korku... Şimdi geniş caddelerle patikalar bir. Kalkıp yollara düşmek, boş ve çaresiz... Gecelerin davetinde ne var özlenen? Hangi çılgın öpüşlerdir sabaha kadar, Hangi yeminlerdir, hangi itiraflardır, Düşündükçe şimdi bize yabancı gelen? Nedir böyle bulup-bulup yitirdiğimiz? Gecelerin davetinde ne var özlenen? Hangi çılgın öpüşlerdir sabaha kadar... Ayrı ayrı dünyalardan kopup gelmiştik. Aynı şehrin aynasından geçtik bir sabah. Saçlarımızda bir step poyrazının dağınıklığı, Yüreklerimizde bir hafiflik, bir yücelmişlik, Aynı şarkıyı söylemenin sıcaklığı dudaklarımızda... Ayrı ayrı dünyalardan kopup gelmiştik. Aynı şehrin aynasından geçtik bir sabah. |
Hiç Geri Dönmedik Ve, Her adımımızın hesabını ödeyip de attık Gürleyip de durmadık. An geldi, Yağdık en son damlamıza dek. Ve Hiç geri dönmedik. Arsızlığa karşı, Bir top ateş oldu bedenimiz, Kapaklandık ama sönmedik. |
Mevsimsiz açelyayım, gül/kanadım budanmış Bütün ağlayışlarım bir mecaza adanmış Çekilip gitmiş sular, terk edilmiş Tuna’yım Şimdi bu viran şehrin neyine tutunayım? Zihnimde dolu-dizgin atların nal sesi var Ağıtla düş arası buğulanmada duvar Bir uzak ikindide herşey çözümlenecek Bu mermer yangınında baharı bekler çiçek! |
Hiç Olmadı Hiç olmadı ki anlayanım benim ve hiç olmadı gözyaşlarımı silen Aydınlıkları hiç yaşamadım ki... nedenlere niçinlere takıldım hep Hiç olmadı elimi tutan...ve hiç kimse kaldırmadı düştüğüm yerlerden Hep hasret kaldım sevgiye sevmelere ben... Hiç yaşamadım ki düşlediğimce sevgiyi ben ...üşüdüm hep sensizliklerde Bir tek sen ol ama hepsi ol diye düşledim...sevdam.. Çünkü hiç olmadı senin gibi sevdiğim... Hep uzaklara kaçtım ben hep bilinmezliklere Hep içimde yangınlar misali yaşadım sevgimi.. Hiç kimse duymadı sessiz çığlıklarımı benim... ve farketmedi...büyük yıkılışlarımı... Hiç olmadı sevdam sensiz kalışım... Gülümsediğim içten anlarım yok...çocukluğuma dair...bir oyuncağım bile olmadı benim Ellerim hep toprak kokardı küçükken... Dugularım herşeyim di benim... Bir de seni ekledim bunlara Başka hiç bir şeyim olmadı benim bir de sana dair şiirlerim... |
Hayatın Kanatlarında Titremek; her umulmazda titremek. Hayatın kanatlarında sendeler gibi, Hep bir amaç uğruna, Senlerin olduğu yerlerde titremek. Ya bir beni parmaklarımın Üzerinde yakalamak. Ya da sonlara inat titremek. Birebir yaşamak varken, ısmarlamak Sonra üstüne basmak, ezmek. Ve sonra yine titremek. Avuçlarına sığınmak. Körü körüne bağlanmak, beğenmemek Gözlerini kapamak, kulaklarını tıkamak Nefes almadan titiremek... |
Hiç Farkında Olmadan Bahar dedim,yaz dedim, hazan gelmiş ardından. Nasıl geçtin ey ömrüm, hiç farkında olmadan. Daha dün,bir genç idim, şimdi ihtiyar oldum. Soldu bak,betim,benzim, hiç farkında olmadan. Aynalar dostum idi, artık düşmanım oldu. Hayallerim kayboldu, hiç farkında olmadan. Niçin haber etmedin, böyle tez bitecektin. Kıymetini bilmedim, hiç farkında olmadan. |
Vah Bana Vah bana Vahlar bana Eyvah Vah bana vahlar bana eyvah Ne çok aradım seni Elimden tut Gideceğin yere götür beni Beni sen aldın benden Bana geri getir beni. Kapanmış kapıları Aç ne olur Derin kuyulara düşmüşüm Tut elimden çıkar beni. Bana aşkı ancak sen öğretirsin Kelime kelime hece hece Bu gece ne karanlık gece Aydınlık sabahlara götür beni. Bu pazarda gül alınıyor Gül satılıyor On dirhemi beş paraya Gülü gül ile tartıyorlar Gözyaşı döktürme bana Pazara götür sat beni. Ali çapan sen deryalara daldın Oysa bir damla su değil misin Bir ebabil kuşunun kanadında Gideceğin yere götür beni |
| Saat: 07:50 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık