![]() |
TBMM HEYETİNİN GÜZERGAHINDA MAYIN BULUNDU http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2008/kuzey_irak.jpg KERKÜK - Coşkun Ergül - Kuzey Irak'ta bulunan AK Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez ve CHP Tokat Milletvekili Orhan Ziya Diren'in de aralarında bulunduğu TBMM heyetini taşıyan konvoy, Kerkük girişinde, yolda mayın döşendiğinin tespit edilmesi üzerine durduruldu. Heyet, sabah saatlerinde geceyi geçirdiği Erbil'den çeşitli temaslarda bulunmak üzere Kerkük'e hareket etti. Heyet, Kerkük girişindeki arama noktasını geçtiler. Kerkük girişinde yola mayın döşendiğinin belirlenmesi üzerine ABD'li güvenlik güçleri olay yerine geldiler. Mayının etkisiz hale getirilmesi amacıyla yol araç trafiğine kapatıldı. Milletvekilleri ve gazetecilerin bulunduğu konvoy, kilometrelerce kuyruğun oluştuğu Erbil-Kerkük karayolunda halen bekletiliyor. Erbil-Kerkük karayolunun ne zaman trafiğe açılacağı ise henüz belirsizliğini koruyor. http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/385pxdots.gif TALABANİ'DEN GARİP AÇIKLAMA http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2008/talabani_6.jpg WASHINGTON - Irak Devlet Başkanı Celal Talabani, Türkiye, İran ve Suriye gibi komşu ülkeleri Irak'ın içişlerine müdahale etmekle suçlayarak, bundan vazgeçilmemesi durumunda Irak'ın da aynı şekilde karşılık vereceğini, o ülkelerdeki "muhalif güçleri" destekleyeceğini ve o ülkeler için sorun çıkaracağını söyledi. Talabani ABD'nin kamu radyosu NPR'a verdiği ve bugün yayımlanacak olan röportajında, bazı komşu ülkeleri Irak'ın içişlerine karışmakla suçlayarak bundan vazgeçilmesi çağrısında bulundu. Sunucunun, "bu ülkeler İran ve Suriye mi?" sorusuna karşılık Talabani, "Suriye, İran, Türkiye... Ortadoğu'daki herkes var. Belki Kuveyt hariç" dedikten sonra, "biz, bu ülkelerden içişlerimize karışmamalarını, Irak'ın egemenliğine ve bağımsızlığına saygı göstermelerini istiyoruz" diye konuştu. Talabani, sunucunun, "aksi halde ne yaparsınız?" şeklindeki sorusunu ise "Irak halkı, o zaman aynı şekilde karşılık verir, o ülkelerdeki 'muhalefeti' destekler. O ülkelerin bize yaptığı gibi, o ülkeler için sorun çıkarmaya çalışır" diye yanıtladı. a.a. |
http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/haberayrinti.gif Dünya Haber Ajansları Zirvesi... "AB ÜYELİĞİNDE DİN ETKİLİ OLMAMALI" http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2008/pirvanov-bengi.jpg SOFYA - Bulgaristan Cumhurbaşkanı Georgi Pırvanov, AB'nin genişleme süreci içinde kararlar alınırken objektif davranılması gerektiğini belirterek, ''AB üyeliğinde din faktörü etkili olmamalıdır'' dedi. Dünya Haber Ajansları Zirvesi, Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da başladı. Zirveye katılan, aralarında Anadolu Ajansı Genel Müdürü Hilmi Bengi'nin de bulunduğu toplam 25 ülkeden haber ajanslarının temsilcileri, bu sabah Cumhurbaşkanı Pırvanov ile kahvaltıda bir araya geldiler. Pırvanov kahvaltıdaki konuşmasında, Bulgaristan'ın 1 Ocak 2007'den itibaren AB'nin tam üyesi olacağını hatırlatarak, ''Bulgaristan ve Romanya'nın Avrupa ailesine katılması, bölgenin güven ve istikrarına önemli ölçüde katkı sağlayacaktır'' dedi. Pırvanov, AA Genel Müdürü Bengi'nin ''Sizce Türkiye AB üyesi olma şansını ne zaman yakalar? Bu süreci din faktörü mü geciktiriyor?'' sorusunu yanıtlarken de ''AB üyeliğinde din faktörünün etkili olmaması gerektiğini'' söyledi. Bulgaristan'ın bu konuda güzel bir örnek teşkil ettiğini dile getiren Pırvanov, ''Bizim çok iyi entegre olmuş bir Türk azınlığımız var ve bu durum AB içindeki en iyi örneklerden biridir'' diye konuştu. Cumhurbaşkanı Pırvanov, Türkiye'nin AB üyeliği konusunu değerlendirirken de ''Bu soru çok zor. Ben bile Bulgaristan'ın AB'ye ne zaman kabul edileceğini önceki güne kadar bilmiyordum. Halbuki AB ile tüm görüşme başlıklarını kapatmış haldeydik'' dedi. Pırvanov, AB'nin Türkiye ile görüşmelere başlamasının son derece olumlu bir olay olduğunu da ifade ederek, Avrupa perspektifinin Türk toplumunu ve Türk devletini motive edeceğini söyledi. AB'nin her yeni üyeyle ilgili ek ve daha zor şartlar getirdiğini kaydeden Pırvanov, ''Bence Türkiye de bu yeni ve zor şartlara hazır olmak zorundadır'' dedi. http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/385pxdots.gif 8 İLİN VALİSİ DEĞİŞTİRİLDİ http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2006/resmi_gazete.jpg ANKARA - Bazı valilerin görev yeri değiştirildi. Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yer alan atama kararına göre, Kocaeli Valisi Erdal Ata, Denizli Valisi Gazi Şimşek, Karabük Valisi Cemalettin Sevim ve Iğdır Valisi Halil Ulusoy merkeze alındı. Denizli Valiliğine Sivas Valisi Hasan Canpolat, Gümüşhane Valiliğine Rize Valisi Enver Salihoğlu, Iğdır Valiliğine Üsküdar Kaymakamı Saim Saffet Karahisarlı, Kocaeli Valiliğine Yozgat Valisi Gökhan Sözer, Karabük Valiliğine Merkez Valisi Can Direkçi, Rize Valiliğine Kadıköy Kaymakamı Kasım Esen, Sivas Valiliğine Gümüşhane Valisi Veysel Dalmaz, Yozgat Valiliğine eski APK Kurulu Başkanı, Strateji Geliştirme Başkanı Vekili Amir Çiçek atandı. http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/385pxdots.gif ''KİMSE OLMASA DA MÜCADELE EDERİZ' 'http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2006/gul_19.02.jpg WASHİNGTON - Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Türkiye'nin terörle mücadelede yanında kimse olmasa da bu mücadelesini sonuna dek sürdüreceğini söyledi. Abdullah Gül, New York'ta düzenlediği basın toplantısında, ABD'li General Joseph Ralston'ın PKK ile mücadelede özel temsilci mi yoksa koordinator olarak mı atandığını soran bir gazeteciye, Türkiye'nin herhangi bir başlığa takılmadığını bildirdi. Türkiye'nin beklentisinin ve istediğinin sonuç verecek etkili, samimi ve kararlı bir biçimde terör örgütüyle mücadele olduğunu belirten Gül, Türkiye'nin bu mücadelede ABD'nin çok açık, net ve görünür katkısını görmek istediklerini kaydetti. Gül, ''Terörle mücadelede yanımızda hiç kimse olmasa da biz kendi işimizi kendimiz biliriz ve sonuna kadar da terörle mücadele ederiz ve edeceğiz'' diye konuştu. Gül, Türkiye'nin, terörle mücadeleyi kimseye havale etmediğini vurgulayarak, ''ABD yardım etmezse ve Irak işbirliği yapmazsa biz bu işi başaramayız gibi birşey doğru değil. Sonuna kadar (terörle) mücadele edeceğiz ve neticede, eninde sonunda bu iş bitecek'' dedi. ''TALABANİ, DAHA DİKKATLİ KONUŞMALI'' Abdullah Gül, Irak Devlet Başkanı Celal Talabani'nin daha dikkatli ve sorumlu bir biçimde konuşması gerektiğini, sözlerinin üzücü olduğunu belirterek, ''Belki (bu sözler) niyetini de aşmış olabilir. Başbakanımızın dediği gibi sürçi lisan da olabilir'' diye konuştu. ABD'DEN PKK'YA REST http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/sean_mccormack.jpg ABD Dışişleri Bakanlığı, terör örgütü PKK ile kesinlikle görüşmeyeceklerini, PKK'nın koşulsuz silah bırakması gerektiğini belirtti. Bakanlık Sözcüsü Sean McCormack, son brifinginde konuya ilişkin bir soru üzerine, ABD'nin PKK ile mücadelede özel temsilciliğe atadığı Joseph Ralston'ın PKK'ya karşı Iraklılarla iyi çalıştığını ve Irak'ın, terör örgütü PKK'nın bürolarının kapatılması yönünde karar açıkladığını söyledi. McCormack, ''Biz kesinlikle PKK ile görüşmeyeceğiz. PKK'ya ilişkin tutumumuz açık. PKK terörist bir örgüt ve koşulsuz olarak silahlarını bırakmalı'' dedi. Türkiye, ABD ve Irak arasındaki üçlü mekanizmayı da olumlu bir adım olarak nitelendiren sözcü, ''Bu sorunu henüz çözmedik, ancak üzerinde çalışıyoruz'' diye konuştu. McCormack, ''General Ralston çapında birini bu göreve atamamız, bu konuyu ne kadar ciddiye aldığımızı gösteriyor. Sanırım Türk hükümeti de bunu anlıyor'' ifadesini kullandı. http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/385pxdots.gif http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/haberayrinti.gif BÜYÜK OKYANUS'TA TSUNAMİ... http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2008/tsunami1.jpg SYDNEY - Büyük Okyanus'un güneyinde yer alan Samoa ülkesi yakınında meydana gelen Richter ölçeğine göre 6,7 büyüklüğünde depremin tsunamiye yol açtığı bildirildi. Merkezi Hawaii'de bulunan Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi, deniz seviyesi üzerinde yapılan okumaların, depremin tsunamiye neden olduğunu gösterdiğini açıkladı. Açıklamada, tsunaminin depremin merkez üssü yakınındaki sahillerde yıkıcı etki yaratmış olabileceği belirtildi. ABD Jeolojik Araştırma Merkezi yetkilileri, depremin merkez üssünün, en yakın yerleşim merkezi Pago Pago kentinin 300 kilometre güneybatısında denizin 43 kilometre altında olduğunu kaydetmişti. a.a. |
Milyonda bir yasanan olay Amerikali balikci Egon Robson'un mavi renkli bir istakoz yakalamasiyla basladi. Egon Robson yakaladigi mavi renkli istakozu restorana satmayip akvaryuma bagisladi.YaklasIk 40 yasinda oldugu tahmin edilen ve 5 milyonda bir bulunabilen mavi renkli istakoz, 2 kg agirliginda ve kiskac araligi 36 cm genisliginde. Akvaryum calisanlari istakozun renginin kisa bir sure once degismis olabilecegini, eger boyle olmasa denizde bulunan etobur hayvanlarin istakozu acik rengi nedeniyle kolayca avlayabilecegini belirtti. http://img168.imageshack.us/img168/8219/2223759zq7.jpg |
Hoş geldin kızım elveda karıcığım Amerika'da bir baba, 6 aylık hamile olan kanserli karısının beyin ölümü gerçekleşince, çocuğu yaşasın diye onu makineye bağlattı. Bebek doğunca makinenin fişi çekildi http://img140.imageshack.us/img140/4141/adszdy7.png 6 aylık hamileyken beyin ölümü gerçekleşen kanser hastası anne, bir ay sonra sevdiklerine hem bir armağan hem de gözyaşı bıraktı. Amerika'nın Arizona eyaletine bağlı Phoenix kentinde yaşanan olay, büyük üzüntü yaşattı. Aaron Celis adlı adamın 36 yaşındaki karısı Veronica, hem hamile hem de ağır kanser hastası olarak Samaritan Hastanesi'ne kaldırıldı. Yazık ki, doktorların tüm çabalarına rağmen Veronica'nın 7 Ağustos'ta beyin ölümü gerçekleşti. DOĞUMA 2 HAFTA VARDI Veronica hamileliğinin 24'üncü haftasında tıbben ölü kabul edilirken, kocası o gün çok zor bir seçimle karşı karşıya kaldı. Eğer karısının ölümünü kabullenirse, doğmamış bebeğini de onunla birlikte kaybedecekti. Hem karısını hem de bebeğini kaybetmeyi göze alamayan Aaron kararını verdi ve Veronica'nın makineye bağlı halde yaşamasını istedi. Aaron, doğacak çocuğunun anne karnında en azından 32 haftalık oluncaya kadar gelişmesi ve daha sonra sezaryenle alınması için talepte bulundu. Doktorlar aynı gün Veronica'yı makineye bağladı. Bebeğin 6 Ekim'de doğması planlandı. Ancak beklenmedik bir olay yaşandı. Doğuma 2 hafta kala annenin vücudunu bakteriyel enfeksiyon sardı. Bunun üzerine doktorlar acil ameliyatla bebeğin alınmasına karar verdi ve önceki gün 1 kilo 350 gram ağırlığında sağlıklı bir kız çocuğu dünyaya geldi. VE BEBEK ANNESİNİN YANINDA... Doğumdan sonra bebek, tıbben ölü olan annesinin yanına yatırıldı. Acı ve mutluluğu aynı anda yaşayan adam, gözyaşları içinde önce karısını sonra bebeği öptü. Doktorlar Veronica'yı yaşam destek ünitesinden koparmaları gerektiğini söylediklerinde Aaron, "Bugün bebeğimin doğum günü... Karımı bir gün daha yaşatın" dedi. Babanın isteği yerine getirildi ve Veronica'nın fişi ertesi gün çekildi. |
''YAŞLILIK AYLIĞI ÇAY-SİMİDE YETMİYOR'' -TİED GENEL BAŞKANI ERGÜN: -''ÇOĞUNLUĞU BAKIMA MUHTAÇ DURUMDA OLAN İNSANLARIMIZA ÖDENEN 67,78 YTL TUTARINDAKİ AYLIK, GÜNÜMÜZÜN GERÇEKLERİYLE BAĞDAŞMIYOR'' -''BU DURUMDA YAŞLI VATANDAŞIMIZ ET ALSA, ONU PİŞİRECEK TÜP ALAMAZ. TÜP ALSA, PİŞİRECEK ET BULAMAZ'' Türkiye İşçi Emeklileri Derneği (TİED) Genel Başkanı Kazım Ergün, yaşlılara ödenen 67,78 YTL'lik ''Yaşlılık Aylığı''nın günün gerçekleriyle bağdaşmadığını savunarak, ''Bu durumda yaşlı vatandaşımız et alsa, onu pişirecek tüp alamaz. Tüp alsa, pişirecek et bulamaz'' dedi. Ergün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yarınki 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü'nün, yaşlıların ekonomik ve sosyal sıkıntılarla boğuştuğu bir dönemde kutlanacağını söyledi. Ülkeyi yönetenlerin bugünün ve yarının yaşlılarının yaşam standardını yükseltecek tedbirleri ivedilikle alması gerektiğini vurgulayan Ergün, Türkiye'de şu anda 6 Milyon civarında yaşlı bulunduğunu, bu sayının 2015 yılında 8 milyona çıkmasının beklendiğini dile getirdi. Türkiye'de yaşlıların içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıya dikkati çeken Ergün, ülkede 65 yaş ve üzerindeki 920 bin 456 yaşlının ''Yaşlılık Aylığı'' olarak bilinen ödemeden yararlandıklarını bildirdi. Ergün, Emekli Sandığının, hiçbir sosyal güvencesi olmayan 1 milyona yakın kişiye bu ad altında 3 ayda bir toplu ödeme yaptığını ifade etti. -ÇAY-SİMİT HESABI- Bunun takdir edilecek bir durum olduğunu dile getiren Ergün, şöyle konuştu: ''Ancak, yaşları nedeniyle büyük bir çoğunluğu bakıma muhtaç durumda olan bu insanlarımıza ödenen 67,78 YTL tutarındaki aylıkların, günümüzün gerçekleriyle bağdaşmadığı da ortadadır. Bu sadece 4 kilogram et parasıdır. Ya da bir başka değerlendirmeyle, tanesi 36 YTL olan yaklaşık 2 adet mutfak tüpü parasıdır. Bu durumda yaşlı vatandaşımız et alsa, onu pişirecek tüp alamaz. Tüp alsa, pişirecek et bulamaz. Her öğünde sadece 1 simit (0,30 YTL) yese ve 1 bardak çay içse (0.50 YTL), bu da günlük sadece beslenme için simite 0,90 YTL, çaya ise 1,5 YTL harcaması anlamına gelmektedir. Sadece simit ve çaya göre yapılan bu gıda harcaması hesaplamasında her yaşlı vatandaşımızın günlük 2,4 YTL harcama zorunluluğu bulunmaktadır. Bu ise ayda 72 YTL anlamına gelmektedir. Oysa ki yaşlılarımıza ödenen aylık sadece 67,78 YTL'dir.'' -''1,67 YTL ARTTI''- 1 Ocak 2006'da 66,11 YTL olan ''Yaşlılık Aylığı''nın 1 Temmuz 2006'da 1,67 YTL artırılarak 67,78 YTL'ye yükseltildiğini anlatan Ergün, ''Yapılan 1,67 YTL'lik zam tüketim maddeleriyle karşılaştırıldığında ortaya tam bir utanç tablosu çıkıyor. Bu rakam tam olarak 100 gram dana etine, 200 gram zeytine ya da 250 gram beyaz peynire karşılık geliyor'' diye konuştu. -''İNSAN ONURUNA YARAŞIR SEVİYEYE ÇEKİLSİN''- Kazım Ergün, ''Yaşlılık Aylığı''nın insan onuruna yaraşır bir seviyeye çekilmesi gerektiğini ifade etti. Mevcut miktarın protein, vitamin gibi zorunlu gıda desteklerinin bulunmadığı, en alt düzeyde hesaplanmış bir gıda harcamasına bile yetmediğini vurgulayan Ergün, mevcut aylıkların, ülkenin bir ayıbı olarak ortada durduğunu savundu. |
ARKADAŞLAR SESSİZ Mİ KALACAĞIZ BUNA BİR DUR DİYEN ÇIKMAYACAK MI? TÜRKİYENİN AKIBETİ NE OLACAK? 'Soykırım'ı tanıma üyelik şartı olsun Zeynel LÜLE / STRASBOURG/A.A http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/2107124.jpgAvrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu, Türkiye'nin sözde Ermeni soykırımını tanımasının Avrupa Birliği üyeliğinin ön şartı olmasını talep etti. Haberin devami ; http://www.hurriyet.com.tr/dunya/5031243.asp?gid=49 Arkadaslar inanilir gibi degil, Ataturk gibi "Davet ederler uygun gorursek dusunuruz"diyebilen bir lider, bir insan cikmayacakmi..Daha ne kadar el etek opmeye devam edecegiz... Terörle mücadele yasasını değiştirin. " dediler. Yasayı değiştirdik, terörle mücadele edemez hale geldik. Artık teröristler, İstanbul`da, Mersinde, İzmir`de kısacası her yerde yürüyüş yapar hale geldiler. ( Şu anda, ABD de veya AB de El kaide yandaşları Usame Bin Ladin resimleri ile gösteri yürüyüşü yapabilir mi? ) Turkiyede yapabilir neden AB oyle istedi. Biz hala sehit vermeye devam edelim.. 48 saatlik gözaltı süreniz uzun kısaltın." dediler. 24 saate düşürdük. Kendileri Londra Metro saldırılarından sonra 28 güne çıkardılar. İfade özgürlüğünü genişletin ." dediler. Atalarımıza sövenleri yargılayamazken ( O. PAMUK `un davasının hangi kanuna dayanarak düştüğünü açıklayabilecek hukukçu var mı? ) Kendileri Ermeni soykırımı olmamıştır diyenleri yargılayabiliyorlar. Dil özgürlüğünü genişletin." dediler. Genişlettik, Kürtçe, Zazaca kursları açtık. Kendileri (Hollanda) sokakta başka dillerin konuşulmasını yasaklamaya çalışıyorlar. Her türlü şartı yerine getirseniz dahi, sizin ülkeniz ve nüfusunuz çok büyük olduğundan son kararda AB nin hazmetme kapasitesine (İngilizcesi tam bu anlamı vermiyor ama gazetelerde bu şekilde tercüme ediliyor.) göre sizi alıp almayacağımıza karar vereceğiz." diyorlar. Kahin değilim ama yaptıkları çalışmalara göre, Türkiye AB`nin tahmini müzakere süreci sonunda küçülmüş iki Devlet veya Federasyon olacaktır. İnanmayan Sayın Osman DİYADİN` in Ben şehit miyim, Hain mi?.. adlı kitabını ve (3 Şubat 2006) TEMPO dergisini okusun. Adamlar Diyarbakır Kürtlerin başkentidir diyebiliyorlar. Artık hangisini hazmedebilirlerse onu alırlar. (Peki bu kadar verdiğimiz sivil - asker şehitlerimiz mi? diye sormayın nasıl olsa onlar Türk` tü (!) ) Güney Kıbrıs Rum Kesimi için; Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanıyın, yoksa giremezsiniz! " diyorlar. Bizimkiler yakında tanıyacaktırlar. Daha doğrusu tanımak zorundadırlar. Tanıdığımızda ise; KKTC`den vazgeçtiğimiz gibi, bağımsız bir ülkenin toprağını da silah zoru ile 33 sene işgal altında tutmuş olacağımızdan(!) 33 yıllık işgal tazminatı ödeyeceğiz. (Louzidiu davası benzeri) Yetmedi; 1973 Barış harekatında ölen Rum askerleri için dahi tazminat ödeyeceğiz. Tüm bu tazminatları ödeyebilmek için herhalde Trakya`yı versek yine ödeyemeyiz. (Ya bizim şehitlerimiz? diye sormayın nasıl olsa onlar Türk` tü (!) ) Ermeni soykırımını biz tanıdık. Siz de tanıyın, yoksa giremezsiniz!" diyorlar. Haklı olmamız veya bizim insanlarımızın soykırıma uğramış olması önemli değil. Önemli olan onların tanımış olmaları. Yoksa, "Sizi aramıza almayız." diyorlar. Diyelim ki tanıdık; bu kez haksız yere katil millet olarak damgalanacak ve korkunç tazminatlar ödeyeceğiz. Tazminatların peşinden toprak talebi de gelecek. (Ermenilerce şehit edilen atalarımız mı? nasıl olsa onlar Türk` tü (!) )
|
03 Ekim 2006 T.C. BAŞBAKANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI BASIN DUYURUSU 30.06.2006 İTİBARİYLE HAZİNE GARANTİLİ DIŞ BORÇ VERİLERİ Hazine garantisi altında yurt dışından sağlanan kredilere ilişkin düzenlenen veriler Hazine Müsteşarlığı’nın internet sitesindeki İstatistikler/Kamu Finansmanı/Dış Borç İstatistikleri bölümünde, Hazine Garantili Dış Borç Stok Verileri başlığı altında (http://www.hazine.gov.tr/stat/disborcistatistikleri.htm) yayınlanmaktadır.Bu çerçevede, 30.06.2006 tarihi itibariyle Hazine Garantili Dış Borç İstatistikleri yayınlanarak kamuoyunun bilgisine sunulmaktadır. Hazine garantili dış borç stoku, 2006 Haziran sonu itibariyle 2005 yılı sonuna göre 130,8 milyon ABD Doları tutarında azalarak 4,2 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Kamuoyuna duyurulur. |
ADSL kullanıcıları dikkat! ADSL kullanıcılarının bilgisayarlarına virüs ve solucanlar yağıyor ! Infonet Genel Müdürü Taner Özdeş, ADSL kullanıcılarını bekleyen en önemli tehlikenin, genişbantta daha hızlı hareket edebilen virüs ve solucanlar olduğunu bildirdi.. Özdeş yaptığı açıklamada, hızla düşen internet erişim ücretleri ve genişbant servis hizmetlerinin yaygınlaşmasının, interneti diğer iletişim araçlarının önüne taşıdığını belirten Özdeş, 1.5 milyon kişiye yaklaşan ADSL abonelerini de bir çok tehlikenin beklediğini ifade etti. Söz konusu tehlikelerin başında, virüs ve solucanların bulunduğunu anlatan Özdeş, e-posta yoluyla veya internet üzerinden indirilebilecek bu zararlı programların, bilgisayarı çalışamaz hale getirerek önemli bilgilerin kaybolmasına yol açabileceğini söyledi. Casus Yazılımlara Dikkat İnternet üzerinden gelebilecek diğer önemli bir tehlikenin ise casus yazılım (spyware) ve trojanlar olduğunu belirten Özdeş, bu ajan programların bilgisayarda bulundurulan her türlü parola, kredi kartı bilgileri gibi değerli kişisel bilgileri çalabildiğine dikkati çekti. Özdeş, trojanların ise bilgisayarın uzaktan ele geçirilmesine ve başka kişilerin amaçları doğrultusunda kullanılabilmesine imkan sağlayabilecek ''arka kapılar'' olduğunu kaydetti. Özdeş, son yıllarda bir genişbant kullanıcısını bekleyen bir başka tehlikenin ise ''Olta saldırısı'' (phishing) adı verilen bir yöntem olduğunu anlattı. Özdeş, bu yöntemle kullanıcının kandırılarak, önemli bilgilerinin çalınmasının hedeflendiğini belirtti. Olta saldırılarında en çok kullanılan yöntemin ''e-posta yolu ile kullanıcıların yanlış sitelere yönlendirilmesi'' olduğuna işaret eden Özdeş, özellikle internet bankacılığı kullanımının yaygınlaşmasının, olta saldırılarının bu alanda yoğunlaşmasına neden olduğunu söyledi. ''Geleneksel Antivirüs Programları Yetersiz'' Infonet Bilgi Teknolojileri Bilgi Güvenliği Danışmanı Murat Kültür ise eskiden beri kullanılan ve sadece virüslere karşı önlem alabilen geleneksel antivirüs programlarının bugün yetersiz kaldığını bildirdi. Saldırı tiplerine göre çok amaçlı güvenlik yazılımlarının kullanılmasının önemine işaret eden Kültür, genişbant kullanıcılarına; ''düzenli olarak güncellenen bir virüs, solucan, spyware ve trojan veri tabanına sahip olan, zararlı programları tespit edebildiği gibi, temizleme işlemini yapıp sistemi ilk haline getirebilen, Web üzerinde zararlı kod içeren sitelere erişimi engelleyen, olta saldırılarının yapıldığı sitelerin güncel bilgisini bulundurup bu sitelere erişimi engelleyen, etkin ve kolay kullanılabilir güvenlik duvarı (firewall) ve atak tespit sistemi (IDS) özelliklerini bulunduran yazılımlar'' önerdiklerini belirtti. Kültür, ayrıca bu güvenlik yazılımlarının, Web üzerinden ve diğer yöntemler ile kullanılan e-posta alışverişleri sırasında e-postaları tarayabilen, zararlı programların bilgisayara bulaşmasını kolaylaştıran güvenlik açıklarını tespit edebilen ve kullanıcının belirlediği özel bilgilerin hareketini tüm sistemde izleyip bu durumu bildirebilen yapıda olması gerektiğini vurguladı. Söz konusu özellikleri sağlayan yazılımları kullanan genişbant kullanıcılarının, bahsedilen tehlikelerden büyük ölçüde korunmuş olacaklarına dikkati çeken Kültür, internet evrimini sürdürdükçe, tehlikelerin de değişip çeşitlilik göstermeye devam edeceğini, değişen ve gelişen tehlikelerden haberdar olup gerekli önlemleri almanın, güvenli bir internet kullanımı için vazgeçilmez hale geldiğini sözlerine ekledi. 11 Ocak 2006 - 10:42 www.haber3.com/detay.haber3?ID=80382 Alıntıdır |
Firefox 2 yolda, birinci RC çıktı Açık kaynak kökenli Mozilla Vakfı, alternatif tarayıcı Firefox’un yeni versiyonunun ilk sürüme hazır betasını yayınladı. Firefox 2’nin ikinci betası RC 2, Ekim başı, nihai sürümü ise Ekim sonu çıkacak. İSTANBUL - İnternet tarayıcıları pazarının devi Microsoft Internet Explorer’ın alternatifi olarak yola çıkan ve büyük ilgi gören açık kaynak kodlu Firefox’un yeni kuşak sürümü yolda. Firefox’un geliştiricisi Mozilla Vakfı, yeni kuşak Firefox2’nin sürüme hazır versiyonu Release Candidate 1’i kullanıcıların denemesi için kamuya açtı. Ancak betanın içinde bazı açıkların olabileceği bu nedenle de kendi bilgisine güvenen kullanıların denemesi gerektiği vurgulandı. |
05 Ekim 2006 SPK'NIN LİSANSLAMA SINAVI...ANKARA (A.A) - Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından 23-24 Eylül tarihlerinde yapılan lisanslama sınavının sonuçları belli oldu. SPK'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, sınava katılan 16 bin 886 adaydan 1.597'si, lisans belgesi almaya hak kazandı. Sermaye Piyasası Faaliyetleri Temel Düzey Sınavına katılan 11 bin 94 adaydan 1.107'si, İleri Düzey Sınavına katılan 2 bin 791 kişiden 235'i, Türev Araçlar Sınavına katılan 724 adaydan da 113'ü başarılı oldu. Lisans belgesi almaya hak kazananların sınava girenlere oranı ise yüzde 9,5 olarak belirlendi. Şimdiye dek, 2002 yılından başlamak üzere, düzenlenen 13 sınavda, toplam 18 bin 569 kişi lisans belgesi almaya hak kazandı. |
| Saat: 10:24 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık