MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

Misafir 9 Temmuz 2006 02:16

Gönlüm Ay Işığında Ayyaş



Mühürlerimi söktüm,
Kilitlerimi açtım,
Kapılarımı araladım,
Sen içeri gir diye.
İçimde duygular sarmaş dolaş,
Gönlüm ay ışığında ayyaş,
Canlandı yeniden
Uyuyan umutlar.
Yalnız gecelerimde
Seni düşünürken ben,
Nöbet tutar başımda yıldızlar
Bir bulutun üstündeyim
Ayaklarım şimdi yerden kesik
İstanbul’u seyrederken bir tepeden
Gözlerim her yerde bir seni arar
Karanlık kalkıyor bakarken Çamlıcaya
Benden yana şimdi güneş doğmakta
Köhne geçen zamanların arkasında
Gizlenmiş güzellikler şimdi yanımda
Dudaklarımda senin şarkın
Gözlerimde artık bakışların
Altımdan bir ılık rüzgar geçmekte
Senin sıcaklığını hissettirmekte
Bir yanda yaşanmış anılarım
Diğer yanda sana kavuşmalarım
Yelkenlerim artık fora
Seninle mutluluğa
Artık ne gam ne keder
Bu kalp bir tek seni sever.


Mystic@L 9 Temmuz 2006 02:18

Ve Gülüm

Kollarım hep yara bere
kollarım hep beni anlatır...
Aklım hep karadır...
Ve gülüm
namusumun bekçisiyim
Ve gülüm
şerefimin bekçisiyim...
namussuz ve ********leri korurum ben
bilmediğinin, duymadığının,
anlamadığının
kepçesiyim ben
Batırma, batarım...
Gözlerinden
gözlerinden akarım
...


Misafir 9 Temmuz 2006 02:18

Solduğunda Güller



Sevdayı anlamayanlara

Solduğunda güller, gözyaşlarımı
Dindirmeye gücüm yetmez, ne yapsam!
Başlar yüreğimde güller yangını
Söndürmeye gücüm yetmez, ne yapsam!

Bülbüller peşimi bir an bırakmaz...
Ağlarım, gözümden damla yaş akmaz
Umutlar ruhuma batar da çıkmaz...
Kandırmaya gücüm yetmez, ne yapsam!

Yapraklar ıslatır ayaklarımı
Hicran boğar, sağar her bir yarımı
Hükmetmem imkansız, umutlarımı
Sindirmeye gücüm yetmez, ne yapsam

Çekip gitmiş bahar âni kararla
Kapanır her günüm bin bir zararla
Reddetmem gelse de yağmurla, karla
Döndürmeye gücüm yetmez, ne yapsam!


Mystic@L 9 Temmuz 2006 02:23

Vedasız Gidene Name


Bir Cumartesi sabahıydı....
Her zamanki gibi doğmadı o gün güneş
Hüzünlü olduğunu anladım;
Siper etti bulutları bakamadı yüzüme...
Ve şimşek çaktı umutsuzluk bulutları,
Senin gidişini haykırıyordu gökyüzü...
Olanca hızıyla yağan yağmur
Senin boşluğunu doldurmak için yağıyordu sanki...
Kurumuş dudaklar açılmadı,
Mecalsiz diller dönmedi,
Titrek sesler anlatamadı senin gidişini...
Oysa senin gidişini anlatıyordu buğulanan gözler,
Dolan ve taşan gözler senin içindi...

Sular çağlayarak akmaz oldu
Sensizliği sürükledi açık denizlere,
Dalgalar sensizliğin resmini çizdi sahillere,
Güller çiçekler soldu, matemini tuttu sensizliğin,
Uçan kuşlar sensizliğin hüznünü taşıdı kanatlarında,
Zamanın yelkovanı akrebine takıldı
Geçmiyor günler sensiz...

O her an gülen yüzün gözlerimin önünde
Ve sıcacık sevgi dolu sözlerin kulaklarımda çınlıyor.
Her şeyi terkedip ansızın gittin
Yapayalnız öksüz çocuklar gibi bıraktın!
Hayır kızmadım darılmadım yanlış anlama sakın;
Alın yazısı değişmez, feryad ve figan edilmez
Sadece bir mükedder oluş bu...
Sana bu kadar alışmışken
Ve sana daha çok ihtiyacım olduğu bir anda
Veda etmeden, sessizce gidebileceğini düşünemeyişimin ıstırabı....

Saf ve engin bir sevgiyle yad edeceğim seni
Kabrin Cennet gülleriyle dolsun...


Misafir 9 Temmuz 2006 02:33

Bana Gözlerini Getir



Bana gözlerini getir
Hint yeşili, bahar alası
Uysal, çocuksu, gönül budalası

Sevap mabetlerini yıkan
Hırsız aşufte gözlerin
Hep yollarda kalsın kınalı avuçlarınla
Engin semalardan akan
Umut gözlerini bana getir

Sen, gönül telim
Dilimden uçup giden sözüm
Saçları sarmaşık, gözleri kâfir karası
Gönül ucumun dinmez yarası
Bin tövbeler bozası
Bana gözlerini getir

Yüz rengin var kan kokarsın
Bin kokun var gül satarsın
Her delikten bedenimi
Bir yılan gibi sokarsın
Ah seni gözleri kâfir karası
İşvesi bin tövbeler bozası
Düşlerimi gören ölüm iksiri
Sırlı sözlerini getir

Manâ pınarından efsunlar döken
Aşk kırmızısı sözlerini getir
Bana tövbekâr gönülleri gören
Ermiş gözlerini getir
Bana gözlerini getir
Bana gözlerini getir.




arwen 9 Temmuz 2006 02:34

Bu Son

Dokunma yarama bırak kanasın
Gözyaşlarımı silme asla
Ardından doya doya ağlasın gözlerim
bu son.
Bu son diyordum kendime
Ne bitmez dert, ne tükenmez çilem varmış Allah'ım
Dayanamıyorum
Yokluğuna, sana uzaktan bakmaya
Seni sensiz yaşamaya...


PuS 9 Temmuz 2006 02:38

Ne dondurucu rüzgârlar üşütür beni,
Ne kışın karı, soğuğu.
Üşümeyi, dostlardan ayrı,
Sevgiliden uzakta görürüm.
Bir güler yüz,
Aydınlık bakışlar,
Tatlı sözcüklerde bulurum sıcaklığı,
Üşüdüğümde onları düşünürüm.


Aldırmam yağan kara,
Acı soğuğa.
Ben yalnızca,
Sevgisizlikte
Ve yalnızlıkta üşürüm.

...BİTANEM...


Misafir 9 Temmuz 2006 02:38

Yağmur Gözlüm



Yağmur Gözlüme..

Serin bir İstanbul sabahının erken saatiydi..
Bana tatildi ama haftanın tam iş saatiydi..
İstanbul yağmurlu, kalbim kupkuruydu..
Bir fıkra gördüm uzakta, neşelendim..
Ben de anlatmak istedim..

İşine gidememiş bir yüreğe dokundum..
Dokunduğum yürekte sızı vardı,
Aşk vardı,
Hüzün vardı,
Sıcaklık vardı..
Ve anlatamadığı, kelimeleri olmayan yaşanmışları vardı..
Bana gök delindi sanki evde kaldım dedi,
Boşver tadını çıkar diye avutmak istedim.
Evde kalmış bir yüreğin içindeki fırtınanın tadı nasıl çıkarsa!!
O hissettiğim halde gülümsemesi için yaptığım
Anlamsız gülücükler nasıl acılara karışırsa..
Bana söylemedi ama
Yağan yağmur kadar hüzün doluydu kalbi,
Esen rüzgar kadar fırtınalıydı yüreği..
Hissettim.. Sadece hissettim..

Fıkralara sığınmış bir yüreğin
O kadar yaşanmışları varmış ki..
Dinledikçe benim de kalbime sızı düştü.
Ve bana dedi ki!
"Keşke şu an gözlerime bakabilseydin.."
Kalbime düşen bir sızıyı daha güzel hangi söz ifade edebilirdi ki!!
Benim yağmur gözlüm olabilmeyi başka hangi yürek bu kadar kolay başarabilirdi ki!!

O serin İstanbul sabahını karşıladığım gerçek dışı dünyada
Duyguların gerçekliğini buldum.
Yağmura sığınmış bir yürek buldum..
Adeta içimden kopmuşları yeniden yaşatacak
Beni bu dünyanın duygusuna yeniden bağlayacak
Ruhu olan bir sözü olacak
Bir yürek buldum..
Ve haykırdım..

Merhaba yağmur gözlü, merhaba..


Misafir 9 Temmuz 2006 02:39

YOKLUĞUNA ALIŞTIM

Ben seni unutmadım, yokluğuna alıştım
Aslıda sensiz sabahlara uyanmadım
Sen öyle sandın
Beni esirgediğin, seni buldum sensizlikte
Yokluğunda, yokluğuna alıştım
Varlığın belki aşk, ama yokluğun aşktan ileri
Hep yanımda benimleydi, gittiğinden beri
Onunla doldurdum, boşalttığın kalbimi
Sen farklı şehirlerdeyken, yokluğun benimleydi bütün gece
Kuşlar kanatlarına gökyüzünü yüklemişken
Güneş kucaklaşırken dağlarla
Yokluğunla kalbimizi bağladık
Kayan yıldızların kuyruklarına
Söz verdik, hiç ayrılmayacağımıza
Ben seni unutmadım, yokluğuna alıştım
Aslında sensiz sabahlara uyanmadım
Sen öyle sandın...



Misafir 9 Temmuz 2006 02:44

Eskici



eskici geldi eskici
ben bir eskiciyim
eski yeni farketmez
bütün kederlerinizi verin bana
yerine mutluluk vereyim
mandal misali
gönül ipinize mandallayın mutlulukları
hiç bir rüzgarda düşmemecesine

eskici geldi eskici
ben bir eskiciyim
eski yeni fark etmez
bütün üzüntülerinizi verin bana
yerine sevinç vereyim
tas misali
içi silme neşe dolu

eskici geldi eskici
ben bir eskiciyim
bende her şey bedava
keder getirin mutluluk alın
üzüntü getirin sevinç alın
*****lik getirin dostluk alın
nasıl olsa mutluluk haram bana.



Saat: 07:50

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık