![]() |
Ölmeyen Sevginin Figüranlarıyız Biz Yitirme umudunu asla Yitirme Ben yoksam bir başkası var Kaç seven insan kavuşmuş ki Bırak bizimkisi de efsane kalsın Sevip de kavuşamayanlar efsanesi Başroller SEN ve BEN Ayrılıyoruz yakında Sen yoluna,ben yoluma Beni unut,düşünme Başka birine gönül ver Ama ben veremem Sen de veremezsin,bunu biliyorum Sen başkasını sevemezsin Sevseydin bunu hissederdim Sevdanla yanıp tutuşmazdı yüreğim Bir tek biz biliriz ayrılığı Biz anlarız ayrılık nedir Çünkü seviyoruz Sevmeyi biliyoruz Unutma beni,ne olur unutma Kiminle olursan ol Hangi şehirde olursan ol Aklında mutlaka ama mutlaka Hayalim ve sevgim olsun... Oya Fahlioğulları |
seni ezberledim Sen benim ezberimdesin Her anı nı her davranışını Nasıl uyanırsın güne başlarsın Ben herşeyini ezberledim Neye kızar neye sevinirsin Doğrularını yanlışlarını Seni hayata bağlayan tüm bağlarını Nezaman nasıl davrandığını ezberledim Sen benim ezberimdesin Hangi rengi çok sever nasıl giyinirsin Nasıl yemek yer neyi çok seversin Çayının şekerini yemeğinin tuzunu Ben senin herşeyini ezberledim Daha dudakların oynatmadan bilirim Neler söyleyeceksin Ben senin herşeyini ezberledim Senin beni farketmediğin anlarda Ben sadece seni izlemekteydim O boş bıraktığın bakışlarımda Yapayanlız buz tutmuş odalarımda Sessiz sedasız her haykırışımda Seni ezberledim Birgün seversin Birgün hissedersin Umuduyla asiye atabaş |
Sana Sana Yarınları olmayan dünlerimi bırakıyorum Bir daha hiç akmayacak olan nehirleri Ölümle burun buruna olan Özürü olmayan hatalar bırakıyorum Sana Yaşanmayan aşklarımı bırakıyorum Ölümsüz sevgilerin ölümünü Yağması imkansız Umutlar bırakıyorum sana Sana Bu kentin yağmurlarını bırakıyorum Her karışında göz yaşlarını Şehrin kalabalığında yok olan Yalnız insanlar bırakıyorum sana Sana Bir nefes daha fazla alacağın Koskoca bir dünya bırakıyorum Bir adım daha fazla atacağın Up uzun yollar Sana Kalabalıkların içinde fark edemeyeceğin Bir dünya bırakıyorum Yalnızlığında Gerçeklerle yüzleşeceğin Bensiz bir dünya bırakıyorum. Ergin Kaya |
sevdiğimi anlasana Sürgünlerde kaldım, Ateşlerde yandım, Beni seviyorsun sanmıştım, Yazık ki acı aldandım... Umudumu, pamuk ipliğine bağlamışım, Söyle, sensiz nasıl yaşayacağım, Öylesine bağlanmışım ki sana, Öylesine mecburum ki sana, Anlasana be güzelim seni sevdiğimi anlasana... seyyid burhaneddin kekeç |
Hala Seviyorum Bugünlerde yine seni düşünüyorum... Yalnız,ıssız ve çaresiz gecelerde, Seni düşünüyorum sessiz çığlıkların arasında... Kalbim senin için çarparken, İçimden "seni seviyorum" diye haykırmak geliyor!.. Ama olmuyor, Ben yine de seni seviyorum haykıramasamda çığlık çığlığa, Bir kağıt parçasına,duvara haykırıyorum aşkımı, Seni sevdiğimi yazıyorum sadece !!! Seni düşünüyorum hep gecelerde, Belki hayalin yalnızlığıma katık olur diye... Seni düşünüyorum hep gecelerde, Belki hayalinle gelirsin diye... Seni düşünüyorum hep gecelerde, Belki seni hayalinde unuturum diye... Ama ne mümkün böyle bir şey. Gözümden uzaksında,gönlümden olmuyorsun işte, Çıkmıyorsun aklımdan... Hani istemiyordumda çıkmanı. Bir ümitle bekliyorum, Hani göçüp gitmeden bu dünyadan, Bir kez olsun sevgiyle bakar diye gözlerin bana. Ben hala yalnızım buralarda, Hala yoğun duygularım,hala karanlıklardayım, Doğmasını bekliyorum güneşin, Ben hala uykusuz gecelere inat seni düşünüyorum!.. Ve ben hala seni seviyorum... Fatih Mertkollu |
Anladım anladım sabahları açılır esnaf çarşıları yeminle "bedreddinim bir ağaca asılır" anladım en büyük yalan yemindir edilir sabahları gecesini hatırlamayan esnafların tüm merasimleri gömdüm ömrümün reklam amaçlı takvimlerine anladım kimse üzgün değildi bayraklar yarıya indiğinde bir tek el isteyen yordam ve özür dileyen anladım herkese kötü şeyler hatırlatan yüzüm evet yüzümdü her görüşmeye taşıdığım kandırılmaya gönüllü bir gönülle az sütlü neskafelere sigaralar iliştirdim göz gördüm başka acılara ayarlı uzun bir yüz gördüm meğer filmin sonu diye ayarsız fin yazardı ve end zamanında bir zamanlar Fransızlar hep Fransız kalacaklar sabah sinemasında pazarları aklimi alıp doğduğum evin müze olma isteğine saklayacaklar ama kavaklar büyüyecek herkesten gizli boyatmak bir kavağın becereceği iştir ancak anladım ki ağaçlar topraga aci verdikçe büyüyorlar her pazartesi and içip cumaları marşa basan camiler dolusu yemin edip taburlarca yalan söyleyen bu toprakta bu ağaç kuruyacaktır elbet anladım kimseye acı vermeden büyünmüyor namusum ve şerefim ve çocukluğumun üzerine beton dökerim ki tüfek filan değil çimento icat edildi de bozuldu mertliğin mimarisi esrarlı bir ülkeye göçtü sabrın taş ustaları anladım altı dükkan olsun istiyor evinin ve ağlamaklı bulmuyor apartmanları benim taş ustamın karisi ve her yerde şube açmak istiyor İskender kebabını icat eden büyük İskender’in çocukları ki gölge filan etmez yoğurtlu bir ziyafet çekerdi diyojen’le karşılaşsaydı. anladım Bursalı İskender’in Romalı arkadaşından daha çoktur uygarlığa katkısı oysa bu satırlarla üstünü örten ben kelimelerle sargı bezi ve merhem yapan ozanlığı en çok kendini üzen ben anladım sadece öğlenleri açarım yaramı ve hiçbir yerde şubesi olmaz bu kanamalı hastanın anladım. |
Bir Kara Sevda önceleri renk renk açan çiçekten habersizdim yoktu derdim, neşeliydim, tasasız, kedersizdim gülerdim aşıkların döktüğü göz yaşına şimdi benim de geldi kara sevda başıma fakat yine mutluyum:bir bilinmez mutluluk yüreğimden bir sevda akıyor oluk oluk hayatım anlam buldu bir dilberin sözünde ben dünyayı keşfettim O`nun iki gözünde vücudumu birdenbire çılgın alevler sardı gözüm görmez, dizim tutmaz, saçlar ise ağardı şimdi bana sorsunlar sevmek nasıl bir şeydir sevgi bir aşık için dünyadaki her şeydir her gece sokaklarda hem açım hem susuzum sabahlarken meyhanede yorgunum uykusuzu benim için:koskoca dünyada yalnız bir ben varım,bir aşkımız, bir de süt benizli kız Müslüm Çağlı |
Rüya Yine burdayım, Yalnızlığımla başbaşa düşüncelerdeyim, Etkisindeyim hala yaşadıklarımın, yaşadıklarımızın, geçmişimdeyim, Kurtulamıyorum bir türlü, Uğraştıkça unutmaya, daha çok hatırladığımı farkediyorum , Seni, sevgini, sevmeni, bakışlarını, Hele hatırımdan çıkmayan bir manzara var ki Çıldırtıyor kahrediyor, Uyurken bile ağlatıyor beni, En son işimiz var deyipte götürmüştün ya beni, Uçsuz bucaksız yeşilin her renginin var olduğu bu şehirde hiç bilmediğim bir yere Uçurumda bir kayanın üzerine çıkıp Eşsiz bir manzara seyretmiştik elele hani, Kayanın üzerinde değilde bulutların üzerindeydik sanki, Rüya gibi, Yıllardır kurduğun gerçekleşmiş bir hayal gibi, Evet evet rüya gibi, rüyada sonunda biter çünkü, tıpkı bizim sevgimiz gibi... Dedimya düşüncelerdeyim geçmişimdeyim , O düşünceden o düşünceye atlıyorum yine, Nedenler, niçinler, sorularla, anılarla dolu düşünceler, Sanki hepsen varmışsın şimdiye kadar, Sanki sadece sen bağlıyormuşsun hayata beni, Sanki hiç dostum, arkadaşım, ailem yokmuşta Hep sen dolduruyormuşsun hayatımı gibi, Hayatım boşlukta kaldı büyük adam... Küçüğüm, küçüksün derdin ya bana hep, Bende iyice küçük sanmışım kendimi, Şimdi babasını kaybetmiş küçük bir çocuk gibi Hep ağlamak istiyorum Herkesten kaçıyorum büyük adam... Yasmin Kaynar |
TAHİRLE ZÜHRE MESELESİ Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil, bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte yani yürekte. Meselâ bir barikatta dövüşerek meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken meselâ denerken damarlarında bi serumu ölmek ayıp olur mu? Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. Seversin dünyayı doludizgin ama o bunun farkında değildir ayrılmak istemezsin dünyadan ama o senden ayrılacak yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı? Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık yahut hiç sevmeseydi Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden? Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil NAZIM HİKMET |
MEMLEKET Bir memleket havası Tütüyor burnumda kokusu Gözler onünde o görüntüsü Geliverir aklıma o mimarisi Gurbet zalim gurbet Ayırdın o güzelim yerden Hayat bizede gülecek elbet O karanlık günlerin ardından Bir memleket türküsü Geliverir aklıma öyküsü Çırpını verir birden kalbim O güzelim memleket için |
| Saat: 00:32 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık